İtiraz Türleri ➔ 7 Günlük Süre ve Hesabı ➔ Başvuru Usulü ➔ İtirazın Sonuçları ➔ Alacaklının Hukuki Yolları
İcra takibine itiraz; aleyhine ilamsız icra takibi başlatılan bir borçlunun, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 62. maddesi çerçevesinde icra müdürlüğüne yazılı veya sözlü başvuruda bulunarak takibi durdurma hakkıdır. Bu hak, borçluya yargısal denetim imkânı tanıyan ve malvarlığının korunmasını sağlayan temel bir usul güvencesidir.
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yalnızca 7 günlük hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu süre içinde itiraz edilmemesi, takibin kesinleşmesine ve alacaklının haciz işlemi başlatmasına zemin hazırlar. Öte yandan süresinde ve usulüne uygun yapılan bir itiraz, takibi kendiliğinden durdurur; alacaklı ise ancak itirazın iptali (İİK m. 67) veya itirazın kaldırılması (İİK m. 68) yoluna başvurarak takibi sürdürebilir.
Bu makalede; itiraz türleri, 7 günlük sürenin hesaplanma yöntemi, başvuru usulü, itirazın hukuki sonuçları ve alacaklının başvurabileceği hukuki yollar, güncel Yargıtay içtihatları ışığında kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''İcra ve İflas Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. İlamsız İcra Takibi ve İtirazın Hukuki Temeli
- 2. İcra Takibine İtiraz İçin 7 Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?
- 3. İcra Takibine İtiraz Türleri
- 4. İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? Başvuru Usulü
- 5. Süresinde Yapılan İtirazın Hukuki Sonuçları (İİK m. 66)
- 6. Alacaklının Başvurabileceği Hukuki Yollar
- 7. Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipte İtiraz (Örnek 10 — 5 Günlük Süre)
- 8. Sonuç
- 9. İlgili Makaleler
1. İlamsız İcra Takibi ve İtirazın Hukuki Temeli
İlamsız icra takibi; alacaklının elinde mahkeme ilamı veya ilam niteliğinde bir belge bulunmaksızın, doğrudan icra dairesine başvurarak alacağını tahsil etmeye çalıştığı takip türüdür. Alacaklı, icra dairesine takip talebiyle başvurduğunda icra müdürü, alacağın gerçekten var olup olmadığını araştırmaksızın borçluya ödeme emri gönderir.
Borçlu, ödeme emrini tebellüğ ettiği andan itibaren hukuki anlamda harekete geçmek zorunda kalır. İşte bu noktada İİK m. 62 kapsamındaki itiraz hakkı, borçluya icra takibini durma noktasına getirme ve alacağın yargısal denetime taşınmasını sağlama imkânı sunar.
2. İcra Takibine İtiraz İçin 7 Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?
7 günlük itiraz süresi, İİK m. 62'de açıkça düzenlenmiş olup hak düşürücü nitelik taşır. Bu sürenin başlangıcı, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği andır. İİK m. 19/1'deki Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz hükmü gereğince, tebliğin gerçekleştiği gün süre hesabına dahil edilmez.
Örneğin ödeme emri 5 Mayıs 2026 tarihinde tebliğ edilmişse, 7 günlük süre 6 Mayıs 2026'da başlar ve 12 Mayıs 2026 günü sona erer. Bu tarihe kadar icra müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir.
İcra Takiplerinde Adli Tatil Uygulanır mı?
Adli tatil (20 Temmuz – 31 Ağustos), kural olarak icra dairelerinde uygulanmaz. Nitekim Yargıtay ve bölge adliye mahkemelerinin yerleşik içtihadında da icra müdürlüklerine yapılan itirazlarda adli tatil süresinin uzatıcı etkisi bulunmadığı kabul edilmektedir.
Bu çerçevede adli tatil döneminde tebliğ edilen bir ödeme emrine yönelik itiraz süresinin, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren olağan biçimde işlemeye devam edeceği unutulmamalıdır.
3. İcra Takibine İtiraz Türleri
Borçlu, ödeme emrine karşı üç temel başlık altında itiraz yoluna başvurabilir. Her bir itiraz türünün hukuki dayanağı, kapsamı ve takip üzerindeki etkisi birbirinden farklıdır.
| İtiraz Türü | Hukuki Dayanak | Kapsam | Takibe Etkisi |
|---|---|---|---|
| Borca İtiraz | İİK m. 62 | Borcun hiç doğmadığı, ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası | Takip kendiliğinden durur |
| İmzaya İtiraz | İİK m. 62/4 | Senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiası | Takip kendiliğinden durur |
| Yetkiye İtiraz | İİK m. 62/son | Takibi yapan icra dairesinin yetkisiz olduğu iddiası | Sadece yetki yönünden durur |
| Kısmi İtiraz | İİK m. 62/4 | Talep edilen miktarın bir bölümüne itiraz | İtiraz edilen kısım için durur |
| Gecikmiş İtiraz | İİK m. 65 | Kusursuz engel nedeniyle süresinde itiraz edilememesi | Paraya çevirme bitene dek başvurulabilir |
3.1. Borca İtiraz
Borçlunun, takip konusu borcun hiç doğmadığını, tamamıyla ödendiğini, takas veya mahsup yoluyla sona erdiğini ya da zamanaşımına uğradığını ileri sürmesidir. Esasa yönelik bu itiraz; icra müdürlüğüne dilekçe vermek veya sözlü beyan tutanağa geçirilmek suretiyle yapılır.
Borca itiraz yapıldığında, icra müdürünün itirazın haklı olup olmadığını, sunulan belgelerin gerçekliğini ya da delilleri inceleme ve değerlendirme yetkisi bulunmamaktadır. Müdür yalnızca itirazın yasal 7 günlük süre içinde yapılıp yapılmadığını denetler; usule uygun itiraz karşısında takip kendiliğinden durur.
"...itiraz süresi geçirildiği için takip kesinleşmiştir. Alacaklının icra dairesine başvurarak kesinleşen takibi sürdürme olanağı vardır. İcra dairesinin aksine kararı hakkında şikayet yoluna başvurulmalıdır..."
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2007/2373, K. 2007/5292, T. 20.03.2007
3.2. İmzaya İtiraz
Kambiyo senedi (bono, poliçe, çek) veya senet içeren bir takipte borçlunun, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesidir. İmzaya itiraz, borca itirazdan usul açısından farklı işleme tabi tutulur: İtirazın iptali davası yerine itirazın kaldırılması yolu açık olmayıp bu iddianın ilamsız genel takiplerde icra mahkemesi önünde incelenmesi gerekir.
3.3. Yetkiye İtiraz
Takibin, yetkisiz bir icra dairesinde başlatıldığının borçlu tarafından ileri sürülmesidir. Yetkiye itiraz, borca itirazdan bağımsız olarak yapılabileceği gibi onunla birlikte de yapılabilir. İİK m. 62/son hükmü uyarınca yetki itirazının kabulü hâlinde takip, yetkisiz icra dairesince durdurulur ve dosya yetkili icra dairesine gönderilir.
3.4. Kısmi İtiraz
Borçlunun takip konusu alacağın tamamını değil yalnızca bir bölümünü reddettiği durumlarda başvurulan itiraz türüdür. İİK m. 62/4 gereğince kısmi itirazın geçerli olabilmesi için itiraz edilen miktarın dilekçede rakamsal olarak açıkça ve kesin biçimde gösterilmesi zorunludur.
3.5. Gecikmiş İtiraz (İİK m. 65)
Borçlunun kendi kusuru bulunmaksızın bir engel nedeniyle 7 günlük süreyi kaçırdığı hâllerde başvurabileceği olağanüstü yoldur. Paraya çevirme işlemleri tamamlanıncaya dek kullanılabilecek bu yolda borçlu, engelin ortadan kalktığı günden itibaren 3 gün içinde mazeretini ispatlayan belgelerle birlikte itiraz sebeplerini bildirmek zorundadır.
4. İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? Başvuru Usulü
İtiraz için özel bir form zorunluluğu bulunmamakla birlikte dilekçede asgari olarak şu bilgilerin yer alması gerekir:
- Borçlunun adı, soyadı ve adresi
- İcra dosya numarası ile icra dairesinin adı
- İtiraz türü (borca, imzaya, yetkiye veya kısmi itiraz)
- İtiraz gerekçesinin özeti
- Tarih ve imza
Öte yandan itirazın hangi icra dairesine yapılacağı meselesi de önem taşır. İİK m. 62/2 uyarınca, itirazın takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapılması halinde bu daire, gerekli masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine göndermekle yükümlüdür; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.
"...İİK'nun 62.maddesinde; borçlunun itirazını ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne bildirmek mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır. İtiraz için öngörülen yedi sürenin başlaması için, alacaklıya, borçlunun itirazının tebliği zorunlu olup, anılan süre öğrenme ile başlamaz..."
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/14762, K. 2013/21563, T. 10.06.2013
5. Süresinde Yapılan İtirazın Hukuki Sonuçları (İİK m. 66)
İİK m. 66 uyarınca müddeti içinde yapılan itiraz, takibi kendiliğinden durdurur. Takibin durması; alacaklının haciz, satış veya banka hesabı blokajı gibi cebri icra işlemlerine devam edememesi sonucunu doğurur. Alacaklı ancak itirazı bertaraf ederek takibi yeniden işler hâle getirebilir.
| Durum | Hukuki Sonuç |
|---|---|
| Süresinde itiraz yapıldı | Takip kendiliğinden durur; haciz ve satış işlemi başlatılamaz |
| Süresinde itiraz yapılmadı | Takip kesinleşir; alacaklı haciz talep edebilir |
| Kısmi itiraz yapıldı | Yalnızca itiraz edilen kısım için takip durur; geri kalan kesinleşir |
| Yetkiye itiraz yapıldı | Dosya yetkili daireye sevk edilir; takip o dairede sürer |
| Gecikmiş itiraz kabul edildi | Önceki hacizler kalkar; alacaklı 7 gün içinde karşı dava açabilir |
"...İİK'nun 62. maddesine göre; ''...itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.'' Aynı kanunun 66. maddesinde de, müddeti içinde yapılan itiraz ile takibin duracağı, itiraz müddetinde değil ise alacaklının talebi üzerine icra müdürünün takip muamelelerine alacağın tamamı için devam edeceği hükme bağlanmıştır..."
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/34843, K. 2015/3273, T. 19.02.2015
6. Alacaklının Başvurabileceği Hukuki Yollar
Borçlunun süresinde itiraz etmesi halinde alacaklının takibi yeniden işler hâle getirmek için iki temel yolu bulunmaktadır: itirazın iptali davası (İİK m. 67) ve itirazın kaldırılması (İİK m. 68). Bu iki yolun birbirinden ayrıldığı temel ölçütler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
| Durum | Hukuki Sonuç |
|---|---|
| Süresinde itiraz yapıldı | Takip kendiliğinden durur; haciz ve satış işlemi başlatılamaz |
| Süresinde itiraz yapılmadı | Takip kesinleşir; alacaklı haciz talep edebilir |
| Kısmi itiraz yapıldı | Yalnızca itiraz edilen kısım için takip durur; geri kalan kesinleşir |
| Yetkiye itiraz yapıldı | Dosya yetkili daireye sevk edilir; takip o dairede sürer |
| Gecikmiş itiraz kabul edildi | Önceki hacizler kalkar; alacaklı 7 gün içinde karşı dava açabilir |
İtirazın İptali Davasında 1 Yıllık Sürenin Başlangıcı
İİK m. 67/1 uyarınca itirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023 tarihli içtihadı bu konuda kritik bir tespit içermektedir:
"...2004 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 'Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.' hükmünü, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası ise '’Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.’' hükmünü haizdir. Anılan hükümlere göre takibe itirazın alacaklıya tebliğ edilmesi zorunlu olduğu gibi itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden işlemeye başlamaz..."
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/617, K. 2023/3521, T. 06.06.2023
Bu karara göre yalnızca takibin durdurulmasına ilişkin icra müdürlüğü kararının tebliği, itirazın iptali davasındaki 1 yıllık hak düşürücü süreyi başlatmaya yetmez. Sürenin işlemeye başlaması için itiraz dilekçesinin bizzat alacaklıya tebliğ edilmesi gerekmektedir.
7. Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipte İtiraz (Örnek 10 — 5 Günlük Süre)
İlamsız genel haciz yoluyla takipte (Örnek 7) itiraz süresi 7 gün iken, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte (Örnek 10 — çek, bono, poliçe) bu süre 5 gün olarak öngörülmüştür (İİK m. 169). Ayrıca kambiyo takiplerinde süresinde yapılan itiraz yalnızca satışı durdurur; takibin tümüyle durdurulabilmesi için borçlunun icra hukuk mahkemesinden tedbir kararı alması gerekir.
| Ödeme Emri Türü | Takip Yolu | İtiraz Süresi | İtirazın Etkisi |
|---|---|---|---|
| Örnek 7 | İlamsız Genel Haciz | 7 Gün (İİK m. 62) | Takip kendiliğinden durur |
| Örnek 10 | Kambiyo Senetleri (İİK m. 167 vd.) | 5 Gün (İİK m. 169) | Yalnızca satışı durdurur; tedbir gerekir |
8. Sonuç
İcra takibine itiraz, borçluya tanınmış en temel ve en kısa süreli hukuki güvencelerden birini oluşturmaktadır. 7 günlük hak düşürücü süre; alacaklı ve borçlu arasındaki usul dengesini gözeten, ancak bir kez kaçırıldığında ağır sonuçlar doğuran katı bir zaman sınırıdır.
Öte yandan alacaklı açısından da itiraz dilekçesinin kendisine usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, itirazın iptali davasında 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihini doğrudan etkilediğinden titizlikle takip edilmesi gereken bir ayrıntıdır.
İtirazın türü, gerekçesi ve icra takibinin niteliği (ilamsız genel haciz mi, kambiyo senedine dayalı mı) doğrultusunda izlenecek hukuki yol farklılık göstermektedir. Bu nedenle ödeme emri tebellüğü sonrasında süreçlerin en başından doğru yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.



