...

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

İş Hukuku

İş hukuku; Anayasa'nın 49. maddesinde güvence altına alınan "Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir" ilkesi doğrultusunda, işçi ile işveren arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen, bireyin ekonomik ve sosyal güvenliğini iş ilişkisi ekseninde koruyan temel bir özel hukuk dalıdır.

Türkiye'de bu alanın temel dayanağını oluşturan 4857 sayılı İş Kanunu (ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri), iş sözleşmesinin kurulmasından sona ermesine kadar geçen tüm süreçteki hak ve yükümlülükleri, ücret, çalışma koşulları ve iş güvencesini ayrıntılı biçimde düzenler.

İş Hukukunun Temel Dalları

4857 sayılı Kanun ve bağlı mevzuat çerçevesinde iş hukuku, niteliği ve tarafları bakımından iki ana koldan ele alınır:

  • Bireysel İş Hukuku: İşçi ile işveren arasında kurulan iş sözleşmesini, sözleşmenin türlerini, tarafların hak ve yükümlülüklerini, ücretin korunmasını, çalışma sürelerini, yıllık ücretli izin hakkını ve iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle sona erdirilmesini kapsar. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade güvencesi bu dalın en kritik uygulama alanlarıdır.
  • Toplu İş Hukuku: Sendika kurma ve üyelik hakkını, toplu iş sözleşmesi müzakereleri ile bağıtlanmasını, uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk ve grev-lokavt süreçlerini düzenler. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu bu alandaki temel mevzuatı oluşturmaktadır.

İş Hukukunda Uzmanlık Gerektiren Davalar

İş hukuku mevzuatı; sık değişen yargısal içtihatlar, karmaşık hesaplama yöntemleri ve katı usul kuralları barındırdığından, işçi-işveren uyuşmazlıklarının çözümü mutlak bir teknik uzmanlık gerektirir. Hukuk büromuzun yoğun olarak takip ettiği başlıca dava türleri şunlardır:

  • İşe İade ve Feshin Geçersizliği Davaları: İş güvencesi kapsamındaki işçilerin iş sözleşmesinin geçerli neden gösterilmeksizin ya da usule aykırı biçimde feshedilmesi halinde açılan davalardır. Yargılama sonucunda feshin geçersizliğine hükmedilmesi durumunda işçi; işe iade kararının kesinleşmesine kadar geçen süre için en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ile işe başlatılmaması halinde dört ila sekiz aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatına hak kazanır. (Fesih bildiriminden itibaren 1 aylık başvuru süresine tabidir.)
  • Kıdem ve İhbar Tazminatı Davaları: İş sözleşmesinin işverence tazminatsız biçimde sonlandırıldığı ya da yasal ödeme yükümlülüklerinin eksik yerine getirildiği durumlarda açılan alacak davalarıdır. Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, hizmet süresi ve fesih nedeninin doğru tespiti, davanın seyrini doğrudan etkileyen belirleyici unsurlardır.
  • Ücret, Fazla Mesai ve Diğer İşçilik Alacakları: Temel ücret alacaklarının yanı sıra fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve ulusal bayram/genel tatil çalışma ücretleri, yıllık izin alacağı ile ikramiye ve prim gibi ek haklardan kaynaklanan uyuşmazlıkları kapsar. İş yerindeki puantaj kayıtları, tanık beyanları ve işyeri kayıtları bu davalarda kritik delil niteliği taşır. (Genel kural olarak beş yıllık zamanaşımına tabidir.)
  • Mobbing (Psikolojik Taciz) ve Ayrımcılık Davaları: İşyerinde sistematik biçimde uygulanan psikolojik baskı, yıldırma ve aşağılama eylemlerinin tespiti ile buna bağlı maddi ve manevi tazminat taleplerini kapsar. 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce ve benzeri nedenlerle yapılan ayrımcılık hallerinde işveren, işçinin dört aya kadar ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.
  • İş Kazası Tazminatları: İşyerinde veya işverenin yürüttüğü iş nedeniyle meydana gelen kazalarda kusurlu işverene karşı açılan maddi-manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı davalarını kapsar. SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin maddi tazminattan mahsubu gereken rücu miktarlarının hesaplanması özel bir uzmanlık gerektirir.

Zorunlu Arabuluculuk ve Yargı Süreci

İş hukuku uyuşmazlıklarının büyük bölümü dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk sürecine tabidir. Bu nedenle, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca, işe iade ve işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda doğrudan İş Mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davalar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmektedir. Başvuru sürelerinin kaçırılması, fesih bildirimindeki itiraz sürelerinin gözden geçirilmemesi veya davanın yanlış husumetle açılması, telafisi güç hak kayıplarına yol açar.

İş hayatındaki haklarınızı güvence altına almak, işveren-işçi uyuşmazlıklarınızı güncel Yargıtay içtihatları ışığında çözmek için hazırladığımız detaylı hukuki makalelerimizi aşağıdan inceleyebilirsiniz.

Mayıs 13, 2026
Askeri kamuflaj ve siyah botlarla uygun adım yürüyüş yapan askerler; askerlik nedeniyle işten ayrılma ve kıdem tazminatı sürecini temsil eden görsel.

Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılma

Muvazzaf askerlik hizmeti, Türk hukukunda işçiye iş sözleşmesini feshetme ve kıdem tazminatı talep etme hakkı tanıyan en güçlü yasal zeminlerden biridir. Ancak bu hak, belirli usul kurallarına ve sürelere sıkı sıkıya bağlıdır. Bu makalede askerlik nedeniyle feshin yasal dayanakları, şartları, 5 yıllık zamanaşımı hesabı, zorunlu arabuluculuk süreci ve güncel Yargıtay kararları kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
Mayıs 12, 2026
Ofis eşyalarını bir kutuya toplayarak işten ayrılan kadın çalışan; evlilik nedeniyle işten ayrılma ve kıdem tazminatı hakkının temsili.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma: Kıdem Tazminatı Hakkı, Arabuluculuk ve Dava Süreci

Türk iş hukukunda evlilik, kadın işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme ve kıdem tazminatı talep etme imkânı tanıyan özel bir düzenlemedir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine atıfla uygulanan mülga 1475 sayılı Kanun hükmü gereği evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılan fesih geçerlidir. Bu makalede hakkın kullanım şartları, arabuluculuk süreci, dava yolları ve Yargıtay içtihadı sistematik biçimde açıklanmaktadır.
Mayıs 12, 2026
Toplantı masasında elindeki fesih belgesini işverene sunan işçi; emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi feshi ve kıdem tazminatı sürecini temsil eden ofis görüşmesi.

Emeklilik Nedeniyle İş Sözleşmesi Feshi: İşçinin Alacak Hakları

Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden işçi; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ücreti ile ödenmemiş fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücretlerine hak kazanır. İhbar tazminatı ise bu fesih türünde ne işçi ne de işveren tarafından talep edilebilir. SGK belgesinin işverene tebliğ zamanı, faiz başlangıcı açısından belirleyici rol oynar.
Mayıs 10, 2026
Ahşap bir masada karşılıklı oturan yönetici ve çalışan; masada geçerli nedenle fesih veya savunma sürecini simgeleyen tablet, gözlük, kalem ve yazılı evraklar yer alıyor.

İşverenin Geçerli Nedenle Feshi: Şartlar, Usul ve Hukuki Sonuçlar

İşverenin iş sözleşmesini geçerli nedenle feshedebilmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18-21. maddeleriyle iş güvencesi kapsamında katı şartlara bağlanmıştır. Bu makalede; geçerli neden grupları, zorunlu savunma alma prosedürü, işletmesel feshin denetim kriterleri, geçersiz feshin sonuçları ve arabuluculuk süreci Yargıtay içtihatları ışığında kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
Mayıs 10, 2026
Haklı nedenle fesih süreci sonrasında kişisel ofis eşyalarını bir karton kutuya toplamış halde taşıyan takım elbiseli çalışan.

İşverenin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı: 4857 Sayılı İş Kanunu Kapsamında Hukuki Analiz

İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiş olup işverene bildirim süresi beklemeksizin iş sözleşmesini sona erdirme yetkisi tanır. Sağlık, ahlak ve iyi niyet ihlalleri, zorlayıcı sebepler ve tutukluluk başlıklarında incelenen bu hak; tazminat yükümlülüklerini, ispat kurallarını ve hak düşürücü süreleri doğrudan etkiler. Yargıtay içtihadı ışığında her fesih türünün sonuçları bu makalede kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.