Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Sosyal Güvenlik Hukuku

Sosyal güvenlik hukuku; Anayasa'nın 60. maddesinde güvence altına alınan "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir" ilkesi doğrultusunda, bireylerin iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm gibi sosyal risklere karşı korunmasını sağlayan temel bir kamu hukuku dalıdır.
Türkiye’de bu alanın temel dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (ve mülga 506 ile 1479 sayılı kanunlar), sigortalıların haklarını, prim ödeme yükümlülüklerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile olan idari ilişkilerini düzenler.
Sosyal Sigorta Kolları ve Kapsamı
5510 sayılı Kanun uyarınca sigortalılara sağlanan haklar, riskin niteliğine ve sürekliliğine göre temel olarak iki ana grupta toplanır:
Kısa Vadeli Sigorta Kolları: İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerini kapsar. Bu sigorta kollarından sağlanan haklar arasında; istirahatli kalınan süreler için geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası) ve kalıcı hasar durumunda bağlanan sürekli iş göremezlik geliri ile emzirme ödeneği yer almaktadır.
Uzun Vadeli Sigorta Kolları: Malullük, yaşlılık (emeklilik) ve ölüm sigortasını içerir. Sigortalıların belirli bir prim gün sayısı ve sigortalılık süresini doldurmasıyla yaşlılık aylığı, çalışma gücünü %60 oranında kaybetmesi durumunda malullük aylığı ve vefatı halinde geride kalan hak sahiplerine (dul ve yetim) ölüm aylığı bağlanmasını güvence altına alır.
Genel Sağlık Sigortası (GSS): Kişilerin prime esas kazançlarına (PEK) veya gelir testi sonuçlarına göre sağlık hizmetlerinden eşit şekilde yararlanmasını sağlayan, Türkiye'de ikamet eden herkes için zorunlu koruma sistemidir.
Sosyal Güvenlik Hukukunda Uzmanlık Gerektiren Davalar
Sosyal güvenlik mevzuatı, sık değişen genelgeler, torba yasalar ve karmaşık usul kuralları barındırdığından, SGK ile yaşanan uyuşmazlıkların çözümü mutlak bir teknik uzmanlık gerektirir. Hukuk büromuzun yoğun olarak takip ettiği başlıca dava türleri şunlardır:
Hizmet Tespiti (Sigortalılığın Tespiti) Davaları: İşyerinde fiilen çalışmasına rağmen sigortasız çalıştırılan veya SGK'ya prime esas kazançları (PEK) eksik/asgari ücretten bildirilen işçilerin, bu çalışmalarının resmi kayıtlara geçirilmesi amacıyla açılan davalardır. (5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir).
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminatları: İş kazası sonucu meydana gelen bedensel zararlar (maluliyet) veya vefat hallerinde; kusurlu işverene karşı açılan maddi-manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı davaları ile SGK maluliyet oranının tespitine itiraz davaları.
Emeklilik, EYT ve Malullük Uyuşmazlıkları: Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) kapsamındaki hak talepleri, 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanması işlemleri, fiili hizmet süresi zammı (yıpranma payı) uyuşmazlıkları ve Kurum tarafından reddedilen malullük/yaşlılık aylığı taleplerine karşı açılan iptal davaları.
SGK İdari Para Cezalarına İtiraz ve Yersiz Ödemeler: Kurum müfettişleri veya denetmenleri tarafından işverenlere kesilen fahiş idari para cezalarının (İPC) iptali, asgari işçilik oranlarına itirazlar ve SGK tarafından "yersiz ödendiği"iddia edilerek geri istenen aylıkların iadesi (istirdat) taleplerinde hukuki savunma süreçleri.
Zorunlu İdari Başvuru ve Yargı Süreci
SGK işlemleri idari nitelikte işlemlerdir. Bu nedenle, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, SGK'ya karşı doğrudan İş Mahkemesinde dava açmadan önce, uyuşmazlığa konu işlemin düzeltilmesi için Kuruma zorunlu idari başvuru yapılması şarttır. Kuruma başvuru yapılmadan açılan davalar usulden reddedilmektedir. Başvuru sürelerinin kaçırılması veya davanın yanlış husumetle açılması, telafisi imkansız hak kayıplarına yol açar.
Sosyal güvenlik sistemindeki haklarınızı güvence altına almak, SGK ile olan uyuşmazlıklarınızı emsal Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında çözmek için hazırladığımız detaylı hukuki makalelerimizi aşağıdan inceleyebilirsiniz.




