...
Limited şirket vergi borcundan şirket ortağı ve müdürün sorumluluğunu anlatan makale görseli; takvim üzerinde “tax deadline” notu.

Limited Şirketlerde Ortaklar ve Müdürün Şirket Vergi Borçlarından Sorumluluğu

Eylül 7, 2025

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Anonim Şirketlerde Yetkililerin Şirket Vergi Borcundan Sorumluluğu

Anonim şirketlerde hissedarların, şirketten tahsil edilemeyen vergi borçlarından dolayı şahsi malvarlıklarıyla hiçbir sorumluluğu yoktur. Ancak Yönetim Kurulu Üyeleri (Kanuni Temsilciler), görev dönemlerine ait borçlardan tüm şahsi varlıklarıyla sınırsız sorumludur. Bu kapsamda düzenlenen ödeme emirlerine karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde Vergi Mahkemesinde dava açılması, icra işlemlerini durdurmak için şarttır.


Anonim şirketlerde vergi borcu sorumluluğu, kural olarak şirketin tüzel kişiliğine aittir. Ancak borcun şirketten tahsil edilememesi durumunda, VUK Madde 10 ve 6183 Sayılı Kanun Mük. Madde 35 uyarınca yönetim kurulu üyeleri şahsi mal varlıklarıyla sorumludur. Hissedar ortakların, sadece taahhüt ettikleri sermaye payı kadar sorumluluğu bulunmaktadır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 329. maddesine göre anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş; borçlarından yalnızca malvarlığı ile sorumlu olan bir sermaye şirketidir. Kanunun aynı maddesine göre pay sahiplerinin şirkete karşı sorumluluğu, yalnızca taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır ve şirketin borçlarından dolayı kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulamazlar. Anonim şirket, TTK’nın 335. maddesi uyarınca ticaret siciline tescil edilmesiyle tüzel kişilik kazanır. Yönetim ve temsil organı, TTK’nın 359. maddesinde düzenlenen yönetim kurulu olup bu kurul, pay sahibi olsun ya da olmasın, gerçek veya tüzel kişilerden oluşabilir. Bu makalede Anonim Şirketlerde Yetkililerin Şirket Vergi Borçlarından Sorumluluğu incelenecektir. Vergi hukukundan kaynaklı diğer uyuşmazlıklarla ilgili makalelere ''Vergi Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Yönetim Kurulu Üyeleri Vergi Borcundan Şahsen Sorumlu mudur?

A.Ş. yönetim kurulu üyeleri, görev dönemlerindeki şirket borçlarından tüm şahsi varlıklarıyla sınırsız sorumludur. Ancak temsil yetkisi, esas sözleşmeyle bir 'Murahhas Üye' veya müdüre devredilmişse; temsil yetkisi olmayan diğer üyeler bu borçlardan sorumlu tutulamaz. Usulsüz düzenlenen ödeme emirlerine karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde Vergi Mahkemesinde dava açılması gerekmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 365. maddesine göre anonim şirketlerin yönetim ve temsil yetkisi yönetim kurulunda bulunmaktadır. Bununla birlikte TTK 367. maddesi, şirket esas sözleşmesine eklenecek hükümle yönetim kurulunun yönetim ve temsil yetkisinin kısmen veya tamamen devredilebileceği belirtilmiştir. Buna göre yönetim kurulunun görev ve yetkileri; bir veya birden fazla yönetim kurulu üyesine devredilebileceği gibi üçüncü bir kişiye (En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisinin bulunması gerekmektedir.) de devredilebilecektir. Görev ve temsil yetkisinin yönetim kurulu üyesine devredilmesi halinde bu üye veya üyelere murahhas üye, üçüncü kişiye devredilmesi durumunda ise murahhas müdür sıfatına sahip olacaktır.

1.1. Yönetim Kurulu ve Şirket Yetkilisinin Sorumluluğu

Yönetim kurulunun, murahhas üyenin ve murahhas müdürün amme alacaklarından sorumluluğu 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 10. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda yönetim ve temsil yetkisine sahip kişi veya kişiler bu dönem içerisinde meydana gelmekle birlikte, şirket varlığından tahsil edilemeyen vergi ve vergi cezalarının faizleri ile birlikte sorumlu olacaktır.

213 sayılı sayılı Vergi Usul Kanunu Kanuni Temsilcilerin Ödevi başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrası;

  • Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.’’ şeklinde düzenlenmiştir.

Asıl sorumlu şirket tüzel kişiliğinin kendisi olmakla birlikte; şirketin varlığından tahsil edilememesi durumunda yönetim kurulu, murahhas üye/üyeler veya murahhas müdürün sorumluluğuna gidilebilecektir. Öncelikle şirketin kesinleşmiş bir amme alacağının bulunuyor olması ve bu borcun şirket varlığından tahsil edilememesi durumunda yukarıda bahsedilen ilgililere başvurulabilmektedir. Yetkili tarafından yapılan ödeme yine mükellef olan şirkete rücu edilebilecektir.

1.2. Yöneticiye Gönderilen Ödeme Emrine Kaç Gün İçinde İtiraz Edilir?

Şirket borcu nedeniyle yöneticiye tebliğ edilen Ödeme Emrine karşı, 15 gün içinde Vergi Mahkemesinde iptal davası açılması zorunludur. Sürenin kaçırılması, borcun şahsen kesinleşmesine ve kişisel malvarlığına haciz uygulanmasına yol açar. Bu dava tahsilatı kendiliğinden durdurmadığı için, icra işlemlerini engellemek adına dilekçede mutlaka Yürütmeyi Durdurma (YD) talep edilmelidir.

Tüzel kişilerin varlığından alınamayan verginin kanuni temsilcinin malvarlığından istenebilmesi için konuya ilişkin olarak kanuni temsilciye ihbarname esasında tebligat yapılması gerekir. Böylece tarh, tahakkuk, ödeme ve itiraz prosedürü yeniden başlatılacak ve bu yolla temsilciye kendini savunma hakkı tanınmış olacaktır. Buna karşılık uygulamada kanuni temsilci adına ayrıca ihbarname çıkarılmamakta, 6183 sayılı kanunun 55. maddesine göre ödeme emri çıkarılmak suretiyle doğrudan doğruya takibata geçilmektedir. Kanuni temsilcinin birden fazla olması halinde ise amme alacağının tamamı için her bir temsilciye ayrı ayrı ödeme emri çıkarılmaktadır. Bu uygulamanın genel olarak Danıştay tarafından da kabul gördüğü anlaşılmaktadır.

‘’Vergi borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirketin bir diğer yönetim kurulu üyesi olan ve diğer yönetim kurulu üyeleriyle birlikte müştereken temsil yetkisi bulunan … adına düzenlenen başka bir ödeme emrinin iptali istemiyle … Vergi Mahkemesinde açılan davaya ilişkin E:… sayılı dosyada yer alan ve asıl borçlu şirket hakkındaki Olağanüstü Hal İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu'nca düzenlenen raporda, şirketin toplam varlığının 24.898.516,54 TL, toplam vergi borcunun ise 1.739.919,66 TL olarak belirlendiğinin görüldüğü dolayısıyla ödeme emrine konu vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketin hazineye devredilen mal varlığından tahsili cihetine gidilmesi gerekmekte iken, bu yol izlenmeden davacının mal varlığına uygulan hacizde hukuka uygunluk görülmediğinden aksi yöndeki gerekçeyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.’’

  • şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.

Vergi idaresinin yönetim kurulu üyeleri, şirket yetkilisi/yetkililerini başvurusu genel olarak ödeme emri gönderilmesi yoluyla yapılmakta olup, şirketin amme alacağından kaynaklı borçları için ödeme emrinin tebliğ edilmesinin akabinde 15 gün içerisinde yetkili mahkemede dava açılması gerekmektedir. Bu sürenin kaçırılması veya gereği gibi işlem yapılmaması hak kayıplarına sebebiyet verecek olması sebebiyle vergi hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukat ile görüşmek hak kayıplarının önüne geçecektir.

2. Anonim Şirket Ortağı (Hissedarı) Şirketin Vergi Borcundan Sorumlu mudur?

Anonim şirketlerde, yönetimde görev almayan pay sahiplerinin (hissedarların) şirketin vergi borçlarından dolayı şahsi hiçbir sorumluluğu yoktur. Ortağın tek yükümlülüğü, taahhüt ettiği sermayeyi şirkete ödemektir. Kamu borcu nedeniyle ortağın malvarlığına veya banka hesabına haciz konulamaz. Bu kurala aykırı her türlü icra işlemi hukuka aykırı olup 15 gün içinde Vergi Mahkemesinde iptal edilmelidir.

Türk Ticaret Hukuku’nda anonim şirket, sermaye şirketi türleri arasında en güçlü kurumsal yapıya sahip şirket modelidir. Bu şirket türünde ortakların sorumluluğu, kural olarak taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlıdır. Limited şirketin amme alacaklarından kaynaklı borçları bakımından istinai olarak ortaklara sermaye payları oranında sorumluluk yüklenmiştir. Anonim şirketin borçlarından dolayı ortakların kişisel malvarlığına başvurulması mümkün değildir. Bu kural, hem özel hukuk borçları hem de vergi borçları açısından geçerlidir.

Vergi borçları bakımından şirketin borçlu sıfatı şirket tüzel kişiliğine aittir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi, vergi ödevlerinin yerine getirilmemesinden doğan sorumluluğu “kanuni temsilcilere” yüklemektedir.

Anonim şirket ortağının sorumluluğu, yalnızca şirkete karşı taahhüt ettiği sermaye payı borcu ile sınırlıdır. Bu sermaye borcu şirket tüzel kişiliğine karşıdır; vergi dairesine veya kamu alacaklısına karşı bir yükümlülük doğurmaz.

Başka bir ifadeyle, anonim şirket ortağı;

  • Şirketin kamu borçları, vergi borçları veya idari para cezalarından sorumlu tutulamaz,

  • Şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen kamu alacağı nedeniyle şahsi malvarlığına başvurulamaz,

  • Ortaklık sıfatı dışında herhangi bir temsil veya yönetim yetkisi yoksa kanuni temsilci gibi değerlendirilemez.

‘’Dosyanın incelenmesinden ... Tekstil Boya San. ve Tic. A.Ş'nin ödenmeyen vergi borçlarının, yönetim kurulu üyesi olan davacıdan tahsili amacıyla davacıya ait üç adet araç üzerine davaya konu haciz işleminin uygulandığı görülmekte ise de, dosyada mevcut Ticaret Sicil Gazetesi suretlerinden, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde yönetim kurulu başkanı ...'nın şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkilendirildiği, davacının şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı açık olduğundan, taşınmazları üzerine uygulanan haciz işleminde ve davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.’’

  • şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.

3. Sonuç

Anonim şirketlerde (A.Ş.) pay sahiplerinin, şirketin vergi ve kamu borçlarından dolayı şahsi malvarlıklarıyla sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak şirketi idare eden yönetim kurulu üyeleri (kanuni temsilciler), şirketten tamamen tahsil edilemeyen vergi borçlarından şahsen sorumludur. Bu temel ayrım, şirket yöneticilerine gönderilen haksız ödeme emirlerinin iptali davalarında belirleyici hukuki dayanağı oluşturmaktadır.

1. Anonim şirketin amme alacağından kaynaklı borçlarından dolayı öncelikle tarh edilmiş bir vergi borcunun mükellefe tebliğ edilmesi ve tahakkuk ettirilerek amme alacağının tahsil aşamasına gelmesi gerekmektedir. Tahsil aşamasına gelmiş olan amme alacağının mükellef olan şirket tarafından ödenmemesi durumunda, mükellefe ödeme emri çıkartılarak amme alacağının kesinleştirilmesi gerekmektedir.

2. Mükellef bakımından kesinleştirilmiş olan amme alacağının şirket varlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Şirket varlığının amme alacağını karşılamaması üzerine yönetim kurulu veya şirket yetkilisi/yetkilileri veya murahhas müdüre başvurulabilecektir.

3. Yönetim kurulu veya murahhas üye veya murahhas müdüre, kendi sorumluluk dönemleri içerisinde meydana gelmiş olan amme alacaklarından kaynaklı olarak ödeme emri çıkartılması gerekmektedir. Vergi idaresi (Vergi Dairesi, Belediye Başkanlığı, Gümrük Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu vs.) tarafından hazırlanmış olan ödeme emrine karşı 15 günlük süre içerisinde dava açılması gerekmektedir.

4. Ortakların, şirketin vergi borçlarından dolayı kamuya karşı doğrudan sorumlulukları bulunmaz.

5. Temsil ve ilzam yetkisi olmayan ortaklar, 213 sayılı VUK’un 10. maddesi kapsamında kanuni temsilci sayılmadığından, amme alacaklarından dolayı takip edilemezler.

Kaynakça

  1.  Murat BATI, Vergi Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayınları, Ankara, 2022.
  2. Gürol ÜREL, Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Seçkin Yayınları, Ankara, 2022.

4. İlgili Makaleler

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Anonim şirket ortakları (hissedarlar) şirketin vergi borcundan sorumlu mudur?
Hayır, kural olarak sorumlu değillerdir. Türk Ticaret Kanunu'na göre anonim şirket pay sahipleri, yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payı oranında ve sadece şirkete karşı sorumludur. Şirketin ödeyemediği vergi veya SGK gibi kamu borçları için sadece hissedar konumunda olan kişilerin şahsi malvarlığına (ev, araba, banka hesabı) haciz konulamaz.
2Anonim şirketin ödeyemediği vergi borcundan kimler şahsen sorumludur?
Şirketin malvarlığından tamamen tahsil edilemeyen vergi borçlarından, şirketin kanuni temsilcileri (Yönetim Kurulu üyeleri veya murahhas müdürler) şahsi malvarlıklarıyla müştereken ve müteselsilen sorumludur. Vergi dairesi, şirketten alamadığı borç için bu temsilcilere doğrudan ödeme emri gönderebilir.
3Yönetim kurulundan istifa eden kişinin vergi borcu sorumluluğu devam eder mi?
Evet, edebilir. Kanuni temsilcilerin sorumluluğu, görev yaptıkları dönemde doğan veya ödenmesi gereken amme alacaklarını kapsar. Yönetim kurulundan istifa etmiş olsanız bile, görevde olduğunuz döneme ait tahsil edilemeyen vergi borçlarından dolayı Maliye yıllar sonra bile şahsınıza yönelebilir.
4Şirketin vergi borcu için şahsıma ödeme emri gelirse ne yapmalıyım?
Kanuni temsilci sıfatıyla şahsınıza gönderilen ödeme emrine karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yetkili Vergi Mahkemesi'nde iptal davası açmanız gerekir. Şirketin borcu ödeyecek gücü olduğu veya o dönemde yetkiniz bulunmadığı gibi hukuki itirazlarınızı bu kesin hak düşürücü süre içinde yapmazsanız borç şahsınızda kesinleşir.