Vergi hukukunda arama konulu makale görseli; hâkim tokmağı ile arama kararı, delil toplama ve yargısal denetim sürecini simgeleyen görsel.

Vergi Hukukunda Arama: Şartları, Usulü ve Yargı Kararları Işığında Sonuçları

16 Eylül 2025
Vergi ziyaı cezasına itiraz ve iptal davasını anlatan görsel; hâkim tokmağı ile yargısal denetim ve ceza uyuşmazlığını simgeleyen görsel.

Vergi Ziyaı Cezasına İtiraz ve İptal Davası

17 Eylül 2025

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Mükellefin Bildirim Yükümlülüğü (VUK 153-170): Süreler, Cezalar ve Danıştay Kararları


Bildirim süreleri, re'sen terkin ve 2026 usulsüzlük rejimleri (VUK m. 153-168, 352, mük. 355); bildirimlerin 1 ay (emlakta bütçe yılı) içinde yapılacağını; bildirilse de bildirilmese de fiili terkle mükellefiyetin biteceğini (Danıştay); Emlak Vergisinde ikinci derece usulsüzlük, Ba-Bs'de özel usulsüzlük (35.000 TL) kesileceğini; 2026 usulsüzlüklerine karşı 30 günde indirim, uzlaşma veya dava açılabileceğini öngören vergi usul kuralıdır.

Mükellefin bildirim yükümlülüğü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 153 ila 170. maddelerinde düzenlenen; işe başlama, adres ve iş değişiklikleri, işletmedeki değişiklikler ile işi bırakma hallerinin kanuni süresi içinde vergi dairesine bildirilmesi zorunluluğudur. İşe başlama bildirimi on gün, adres değişikliği, iş değişikliği ve işi bırakma bildirimleri bir ay, bina ve arazi değişikliklerine ilişkin bildirimler iki ay içinde yapılır (VUK m.168). Bu başlık, türler, süreler ve mükellef hakları gibi konuları bütüncül biçimde ele alan vergi incelemesi rehberinin kapsamındadır.

İşe başlamanın süresinde bildirilmemesi VUK m.352 uyarınca birinci derece, diğer bildirimlerin yapılmaması ikinci derece genel usulsüzlük cezası doğurur. Danıştay kararlarına göre işi bırakma bildirimi verilmediği sürece mükellefiyet ve beyanname yükümlülükleri devam eder; vergi dairesinin mükellefiyet kaydını resen terkin etmesi de geçmiş dönem borç ve cezalarını ortadan kaldırmaz.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Vergi Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

İçindekiler

  1. 1. Mükellefin Bildirim Yükümlülüğü Nedir ve Kimleri Kapsar?
    1. 1.1. Bildirimde Bulunmakla Yükümlü Mükellefler
    2. 1.2. Bildirime Konu Olan Haller
  2. 2. İşe Başlama Bildirimi ve Süresi
    1. 2.1. Tüccarlarda İşe Başlamanın Belirtileri
    2. 2.2. Serbest Meslek Erbabında İşe Başlamanın Belirtileri
    3. 2.3. İşe Başlama Bildirilmezse: Geçmişe Dönük Mükellefiyet Tesisi
  3. 3. Adres, İş ve İşletme Değişikliklerinin Bildirilmesi
  4. 4. İşi Bırakmanın Bildirilmesi, Tasfiye ve İflas
    1. 4.1. İşi Bırakma Bildirimi Verilmezse Mükellefiyet Devam Eder mi?
    2. 4.2. Tasfiye Sürecinde ve Gayrifaal Şirketlerde Bildirim
  5. 5. Bildirim Yapılmazsa Ne Olur? Mükellefiyetin Resen Terkini
    1. 5.1. VUK m.160 Kapsamında Resen Terkin
    2. 5.2. Terkin Öncesi Araştırma ve Yoklama Süreci
    3. 5.3. Terkin Tarihinin Belirlenmesi
    4. 5.4. VUK m.160/A: Analiz ve Değerlendirme Sonucuna Bağlı Terkin
    5. 5.5. VUK m.153/A: Teminat Uygulaması
  6. 6. Bildirimlerde Süre ve Şekil
  7. 7. Bina ve Arazi Değişikliklerinde Bildirim: Emlak Vergisi Boyutu
    1. 7.1. Emlak Vergisi Bildirimi Verilmezse Vergi Ziyaı Cezası Kesilir mi?
    2. 7.2. İhbarname Şartı, Zamanaşımı ve Özel Durumlar
  8. 8. Kamu Kurumlarınca Yapılan Bildirim: VUK m.170/A ve 546 Sıra No'lu Tebliğ
  9. 9. Mükellefin Bildirim Yükümlülüğü ile Karıştırılan Diğer Bildirimler
    1. Alım Satımı Olmayan Mükellef Ba-Bs Formu Vermek Zorunda mı?
  10. 10. Bildirim Görevinin Yerine Getirilmemesi: 2026 Usulsüzlük Cezaları ve Başvuru Yolları
    1. Hangi Durumda Hangi Yol İzlenir?
  11. 11. Danıştay Kararlarında Öne Çıkan İlkeler
  12. 12. Sonuç ve Değerlendirme
  13. 13. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Mükellefin Bildirim Yükümlülüğü Nedir ve Kimleri Kapsar?

Mükellefin bildirim yükümlülüğü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153-170. maddeleri uyarınca işe başlama, adres değişikliği, iş ve işletme değişiklikleri ile işi bırakma hallerinin kanuni süresi içinde vergi dairesine bildirilmesi zorunluluğudur. Mükellefin bildirim yükümlülüğü; ticaret ve sanat erbabını, serbest meslek erbabını, kurumlar vergisi mükelleflerini, kolektif ve adi şirket ortakları ile komandite ortakları kapsar.

Mükellefin bildirim yükümlülüğü, mükellefiyetin tesisi, sürdürülmesi ve sona erdirilmesi zincirinin usul hukuku boyutunu oluşturur. Vergi dairesinin tebligat yapabilmesi, matrah tespit edebilmesi ve mükellefin faal olup olmadığını izleyebilmesi bu bildirimlere dayanır.

Bildirim, yalnızca şekli bir ödev değildir. Süresinde bildirilmemiş bir adrese yapılan tebligat, dava açma süresinin mükellefin haberi olmaksızın işlemesine yol açabilir. Bildirilmeyen bir işi bırakma ise aşağıda açıklandığı üzere yıllarca süren beyanname yükümlülüğü ve ceza riski doğurur.

1.1. Bildirimde Bulunmakla Yükümlü Mükellefler

Vergi Usul Kanunu, bildirim yükümlüsü mükellefleri sınırlı sayıda saymıştır.

KANUN METNİ — İşe başlamayı bildirme

"Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlıyanlar keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar: 1. Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı; 2. Serbest meslek erbabı; 3. Kurumlar Vergisi mükellefleri; 4. Kolektif ve adi şirket ortaklariyle komandit şirketlerin komandite ortakları."

— 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 153/1

Aynı maddenin devamına göre ticaret sicili müdürlükleri, kurumlar vergisi mükellefi olup tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini ilgili vergi dairesine intikal ettirir. Bu durumda mükellefin işe başlamayı bildirme yükümlülüğü yerine getirilmiş sayılır.

1.2. Bildirime Konu Olan Haller

Vergi Usul Kanunu kapsamında bildirime tabi haller şunlardır:

  • İşe başlama (VUK m.153)
  • Adres değişiklikleri ve iş yerinin nakli (VUK m.157, 163)
  • İş değişiklikleri ve işletmede değişiklik (VUK m.158, 159)
  • İşi bırakma (VUK m.160, 161)
  • Tasfiye ve iflas (VUK m.162)
  • Bina ve arazi değişiklikleri (VUK m.168)

2. İşe Başlama Bildirimi ve Süresi

İşe başlama bildirimi, gerçek kişilerde işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde mükellefin kendisi, ruhsatlı avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetkili meslek mensupları tarafından yapılır. Şirketlerin kuruluş aşamasındaki işe başlama bildirimleri aynı sürede ticaret sicili müdürlüğünce vergi dairesine iletilir.

On günlük süre "işe başlama tarihinden" itibaren işler. Bu nedenle işe başlamanın hangi anda gerçekleştiği belirleyicidir; Kanun, tüccarlar ve serbest meslek erbabı için ayrı ölçütler getirmiştir.

2.1. Tüccarlarda İşe Başlamanın Belirtileri

VUK m.154 uyarınca tüccarlar bakımından aşağıdaki hallerden herhangi biri işe başlamayı gösterir:

  • Bir iş yeri açmak (bir yerin yalnızca tutulmuş olması veya içinde tertibat ve tesisat yapılmakta bulunması iş yerinin açıldığını göstermez)
  • İş yeri açılmamış olsa dahi ticaret siciline veya mesleki bir teşekküle kaydolunmak
  • Kazançları basit usulde tespit edilen tüccarlar için işle bilfiil uğraşmaya başlamak

Henüz fiilen faaliyete geçilmemiş olsa bile ticaret siciline kayıt, işe başlama bildirimi süresini başlatır.

2.2. Serbest Meslek Erbabında İşe Başlamanın Belirtileri

Serbest meslek erbabı bakımından işe başlama belirtileri VUK m.155'te düzenlenmiştir. Muayenehane, yazıhane, atölye gibi özel iş yeri açmak; çalışılan yere tabela veya levha asmak; devamlı olarak mesleki faaliyette bulunulduğunu gösteren ilanlar yapmak ya da serbest olarak faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküle kaydolunmak işe başlamayı gösterir.

Mesleki teşekküle kaydolunmakla birlikte görevi veya durumu gereği bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanlar, bildirimlerinde bu hususu da açıklar. Bu açıklama yapıldığında mükellefiyet tesis edilmez.

2.3. İşe Başlama Bildirilmezse: Geçmişe Dönük Mükellefiyet Tesisi

İşe başlamayı bildirmeyen kişinin faaliyeti yoklamayla tespit edildiğinde vergi dairesi, tespit edilen başlangıç tarihinden itibaren geçmişe dönük mükellefiyet tesis eder. Bu durumda yalnızca birinci derece usulsüzlük cezası değil, geçmiş dönemlerde verilmeyen beyannameler nedeniyle özel usulsüzlük cezaları da gündeme gelir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna (VDDK) yansıyan bir uyuşmazlıkta vergi mahkemesi, resen mükellefiyet tesisi işleminin tebliğinden önceki dönemler için kesilen cezaları kaldırmıştır. Gerekçe, mükellefiyetinden henüz haberdar olmayan kişinin bu dönemlerde beyanname vermesinin mümkün olmamasıdır; bu kısım temyiz aşamasında hukuka aykırı görülmemiştir (Danıştay VDDK, K. 2021/135).

Aynı kararda Kurul, tebliğden sonraki dönemler bakımından dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Dilekçede faaliyetin terk edildiği ve mükellefiyetin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüşse, mükellefiyet tesisi işlemi de dava konusu edilmiş sayılır ve işin esası incelenir.

3. Adres, İş ve İşletme Değişikliklerinin Bildirilmesi

Adres değişikliği bildirimi, iş yeri adresinin taşınması ile sokak, cadde veya kapı numarası değişikliklerini kapsar ve değişikliğin gerçekleştiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılır (VUK m.157, 168). İş ve teşebbüsün bir yerden başka bir yere nakledilmesi de VUK m.163 uyarınca adres değişikliği sayılır.

İş değişikliği bildirimi, yeni bir vergiye tabi olmayı, mükellefiyet şeklinde değişikliği veya mükellefiyetten muaflığa geçmeyi gerektirecek değişiklikleri kapsar (VUK m.158). İşletmede değişiklik bildirimi ise aynı teşebbüs veya işletmeye dahil iş yerlerinin sayısındaki artış ve azalışlara ilişkindir (VUK m.159). Bu bildirimlerin yapılmaması ikinci derece genel usulsüzlük cezasını gerektirir.

Adres ve iş yeri bildirimleri İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden yapılabilir. Ticaret siciline tescil edilen bazı işlemler bakımından ise ayrıca vergi dairesine bildirim gerekmez (bk. 8. bölüm).

4. İşi Bırakmanın Bildirilmesi, Tasfiye ve İflas

İşi bırakma, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesidir (VUK m.161). İşlerin herhangi bir sebeple geçici olarak durdurulması işi bırakma sayılmaz. İşi bırakma bildirimi, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren bir ay içinde vergi dairesine yapılır (VUK m.160, 168).

KANUN METNİ — Tasfiye ve İflas

"Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam eder. Bu hallerde tasfiye memurları veya iflas dairesi: 1. Tasfiye veya iflas kararlarını; 2. Tasfiyenin veya iflasın kapandığını; vergi dairesine ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar."

— 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 162

4.1. İşi Bırakma Bildirimi Verilmezse Mükellefiyet Devam Eder mi?

İşi bırakma bildirimi ve mükellefiyet ödevlerinin devamı (VUK m. 160); işi bırakmayı bildirme yükümlülüğünün aslen mükellefe ait olduğunu kapsar. Danıştay VDDK uyarınca, bildirim yapılmadığı sürece mükellefiyet ve beyanname verme ödevleri devam eder; vergi dairesince re'sen terkin yapılmamış olması mükellefi beyanname verme ve ceza sorumluluğundan kurtaran bir usul güvencesi sağlamaz.

Karara konu olayda, adresinde bulunmadığı iki ayrı yoklamayla tespit edilen bir şirket hakkında vergi dairesi resen terkin işlemi yapmamış, şirket de işi bırakma bildirimi vermemiştir. Yıllar sonra şirketin yeniden faaliyete geçmesi üzerine, aradaki dönemlerde verilmeyen beyannameler için özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir.

Vergi mahkemesi, idarenin kendi iç genelgesine göre mükellefiyeti çok önce terkin etmesi gerektiği gerekçesiyle cezaları kaldırmış ve bu kararında ısrar etmiştir. Kurul ise ısrar kararını bu yönden bozmuştur.

"(...) kanun koyucu bu hususta esas yükümlülüğü vergilendirme ilişkisinin taraflarından mükelleflere yüklemiş, belli şartların varlığı halinde vergi idaresince mükellefiyet kayıtlarının re'sen terkinine imkân tanımıştır. (...) Bu durumda, işi bıraktığına dair bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının mükellefiyet kaydının ve dolayısıyla mükellefiyete bağlı yükümlülüklerin devam ettiği açıktır."

— Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 28.12.2022 tarihli, 2021/98 E. ve 2022/1676 K. sayılı Kararı

Kararın mükellef bakımından iki sonucu vardır. İlk olarak, "vergi dairesi beni zaten terkin etmeliydi" savunması tek başına cezayı ortadan kaldırmaz. İkinci olarak, mükellefiyetin devam ettiği kabul edilse bile cezanın miktarı ve usulü ayrıca denetlenir; Kurul aynı kararda lehe olan kanun hükmünün ve yazılı bildirim şartının mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Önemli: Faaliyetin fiilen sona ermesi, işi bırakma bildirimi verilmedikçe vergi dairesi kayıtlarına kendiliğinden yansımaz. Bildirimin bir aylık süre içinde yapılması, sonraki dönemlere ilişkin beyanname ve ceza riskini sınırlayan temel işlemdir.

4.2. Tasfiye Sürecinde ve Gayrifaal Şirketlerde Bildirim

Tasfiye ve iflas hallerinde bildirim ödevi tasfiye memurlarına veya iflas dairesine aittir (VUK m.162). Tasfiye edilerek ticaret sicilinden silinen şirketlerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin tarhiyat ve cezaları, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.17/9 uyarınca tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilciler, tasfiye dönemi için tasfiye memurları adına yapılır.

Bu nedenle fiilen faaliyeti kalmamış bir şirketin kayıtlarının açık bırakılması, şirket sicilden silindikten sonra dahi temsilciler bakımından kişisel sonuç doğurabilir. Gayrifaal şirketlerde en sık karşılaşılan ceza türü olan Ba-Bs cezaları 9. bölümde ele alınmıştır.

5. Bildirim Yapılmazsa Ne Olur? Mükellefiyetin Resen Terkini

Bildirim yapılmaması, ceza uygulaması ve re'sen terkin rejimi (VUK m. 160, 352); bildirim yapılmamasının mükellefiyeti kendiliğinden sona erdirmeyip usulsüzlük cezası ve tarhiyat doğuracağını, fiili terkin tespiti halinde VUK m. 160 uyarınca re'sen terkin yapılacağını, ancak bu terkinin geçmiş dönem mükellefiyet ve ceza borçlarını ortadan kaldırmayacağını öngören vergi usul kuralıdır.

5.1. VUK m.160 Kapsamında Resen Terkin

KANUN METNİ — İşi bırakmanın bildirilmesi

"İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir."

— 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 160/3

Resen terkin, fiili terk veya münhasıran sahte belge düzenleme amaçlı mükellefiyet tesisi olmak üzere iki ayrı sebebe dayanabilir. Fiili terk halinde inceleme raporu aranmaz; sahte belge düzenleme halinde ise vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenmiş rapor zorunludur.

Resen terkin bir af değildir. VUK m.160/4'e göre "Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmez."

5.2. Terkin Öncesi Araştırma ve Yoklama Süreci

Fiili terk sebebiyle terkin işleminin usulü, Maliye Bakanlığının 2004/13 Seri No'lu Uygulama İç Genelgesinde ayrıntılandırılmıştır:

1. Birbirini izleyen iki döneme ait KDV beyannamesini vermeyen mükelleflerin iş yeri ve ikametgah adreslerinde, beyanname verilmeyen son dönemi izleyen ay içinde yoklama yapılır.

2. Bu araştırmaların tamamlanmasını izleyen otuz gün içinde, dosyadan sorumlu servis şefinin de katıldığı ikinci bir yoklama yapılarak ilgilinin bilinen adreslerinde bulunmadığı teyit edilir.

3. Terkin, ilgili müdür yardımcısının önerisi ve vergi dairesi müdürünün onayı ile gerçekleştirilir.

Danıştay VDDK, 2004/13 Seri No'lu İç Genelgeyi idarenin iç düzen işlemi olarak nitelendirmektedir. Bu nitelendirme uyarınca idarenin İç Genelgedeki adımları süresinde atmamış olması, bildirimde bulunmayan mükellefe "mükellefiyetim şu tarihte sona ermiş sayılmalıdır" deme imkanı vermez (Danıştay VDDK, K. 2022/1676).

Buna karşılık, tesis edilmiş bir terkin işleminin hukuka uygunluğu denetlenirken yoklamaların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenir. Yoklama fişinin düzenlenmesi, imza koşulları ve ikinci yoklamanın yapılıp yapılmadığı bu denetimin konusudur.

5.3. Terkin Tarihinin Belirlenmesi

Terkin tarihi, mükellefin hangi dönemlere ait yükümlülüklerden sorumlu olacağını belirler. İç Genelge uyarınca işin terk edildiği tarih resmi kayıtlarla veya kanaat getirici vesikalarla belgelendirilebiliyorsa bu tarih, belgelendirilemiyorsa ilk yoklamanın yapıldığı tarih esas alınır. Sahte, çalıntı veya tahrif edilmiş kimlikle adına mükellefiyet tesis ettirilenlerin kayıtları tesis tarihi itibarıyla terkin edilir.

Terkin edilen dönemden sonraki dönemler için takdire sevk işlemi yapılmaz. Terkin tarihinden önceki dönemlere ait borçlarla ilgili takip işlemleri ise devam eder.

5.4. VUK m.160/A: Analiz ve Değerlendirme Sonucuna Bağlı Terkin

7194 sayılı Kanunla eklenen ve usulü 520 Sıra No'lu VUK Genel Tebliği ile belirlenen VUK m.160/A, klasik resen terkinden ayrı bir mekanizmadır. Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı ve vergisel yükümlülüklere uyum gibi ölçütlerle yapılan analiz sonucunda sahte belge düzenleme riski yüksek görülen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir. Yapılan yoklamanın ardından vergi dairesi başkanı veya defterdar onayıyla mükellefiyet kaydı terkin edilir.

Bu yol, fiilen faal bir mükellefin kaydının risk analizine dayanılarak sonlandırılmasına imkan verdiğinden öğretide ölçülülük ve savunma hakkı yönünden tartışılmaktadır.

5.5. VUK m.153/A: Teminat Uygulaması

Münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği raporla tespit edilerek mükellefiyeti terkin edilenlerin yeniden mükellefiyet tesis ettirebilmesi, VUK m.153/A uyarınca tüm vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi şartına bağlıdır. Şart; serbest meslek erbabını, şahıs işletmesi sahibini, adi ortaklıkta ortakların her birini, ticaret şirketlerinde şirketi, kanuni temsilcileri, yönetim kurulu üyelerini ve sermayenin en az %10'una sahip olanları da kapsar.

28.07.2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunla teminatın üst sınırı belirlenmiş (düzenlenen sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %10'u ve en çok 10 milyon Türk lirası), teminatın verilme süresi altmış güne çıkarılmış ve yükümlülüklerini yerine getirenlere teminatın iadesi öngörülmüştür. Uygulama esasları 478 ve 570 Sıra No'lu VUK Genel Tebliğlerinde yer alır.

6. Bildirimlerde Süre ve Şekil

KANUN METNİ

''Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır:

1. Gerçek kişilerde işe başlama bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince veya 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca, şirketlerin kuruluş aşamasında işe başlama bildirimleri ise işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde ticaret sicili memurluğunca ilgili vergi dairesine yapılır. Şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde mükellef tarafından vergi dairesine yapılır.

2. Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme;

Yeni inşaatta inşatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde (Müstesnalığın sukutu dahil) tadili gerektiren halin vukuu tarihinden başlıyarak iki ay.''

— 213 sayılı Vergi Usul Kanununu m. 168

Bildirimler kural olarak yazılı yapılır. Defter tutma mecburiyetinde olmayan mükelleflerden okuma yazması bulunmayanlar bildirimlerini sözlü yapabilir; sözlü bildirim tutanakla tespit edilir. Taahhütlü posta ile gönderilen bildirimlerde postaya verilme tarihi bildirim tarihi sayılır.

VUK Kapsamında Bildirim Türleri ve Kanuni Süreler
Bildirim TürüKanuni SüreDayanak
İşe başlama (gerçek kişi)10 günVUK m.153, 168
İşe başlama (şirket kuruluşu, ticaret sicilince)10 günVUK m.153, 168
Adres değişikliği / iş yerinin nakli1 ayVUK m.157, 163, 168
İş değişikliği1 ayVUK m.158, 168
İşletmede değişiklik (iş yeri sayısı)1 ayVUK m.159, 168
İşi bırakma1 ayVUK m.160, 161, 168
Tasfiye/iflas kararı ve kapanışı1 ayVUK m.162, 168
Bina ve arazi değişiklikleri2 ayVUK m.168
Ölüm halinde mirasçıların bildirimleriSüreye 3 ay eklenirVUK m.16

7. Bina ve Arazi Değişikliklerinde Bildirim: Emlak Vergisi Boyutu

Bina ve arazi değişikliklerinde bildirim süresi iki aydır; süre, yeni inşaatta inşaatın bittiği veya kısmen kullanılmaya başlandığı, diğer değişikliklerde değişikliği gerektiren halin gerçekleştiği tarihten başlar (VUK m.168). Emlak vergisi bildirimi vergi dairesine değil, taşınmazın bulunduğu yer belediyesine verilir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda 09.04.2002 tarihinden itibaren beyan esası kaldırılmış, yalnızca vergi değerini değiştiren sebeplerin doğması halinde bildirim verilmesi esası getirilmiştir. Yeni bina inşa edilmesi bu sebepler arasındadır (Danıştay VDDK, K. 2022/1415).

7.1. Emlak Vergisi Bildirimi Verilmezse Vergi Ziyaı Cezası Kesilir mi?

Emlak vergisi bildiriminin verilmemesi ve ceza rejiminin sınırları (EVK m. 32, VUK m. 352); bildirim verilmemesi halinde verginin idarece tarh edileceğini kapsar. Danıştay 9. Daire içtihatları uyarınca 09.04.2002 sonrası yasal düzenleme gereği bu fiil nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilemeyeceğini, ancak usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğunu öngören vergi usul kuralıdır.

"Bu durumda Emlak Vergisi Kanunu'nda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsenmiş olup, vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilmesi mümkün olmayıp, (...)"

— Danıştay 9. Dairesinin 19.10.2022 tarihli, 2020/6273 E. ve 2022/4933 K. sayılı Kararı

Danıştay 9. Dairesi bu yaklaşımı 2025 tarihli kararında da sürdürmüş, bildirim verilmemesine bağlı vergi ziyaı cezasının kaldırılmasını hukuka uygun bulmuştur (K. 2025/1538). Belediyelerin geçmiş yıllar için "cezalı tarhiyat" yaptığı dosyalarda vergi aslı ile vergi ziyaı cezasının ayrı ayrı değerlendirilmesi bu nedenle önem taşır.

7.2. İhbarname Şartı, Zamanaşımı ve Özel Durumlar

Danıştay 9. Dairesinin emlak vergisi bildirimine ilişkin diğer kararlarından şu sonuçlar çıkmaktadır:

İhbarname zorunluluğu: Bildirim verilmediği için idarece tarh edilen vergi, VUK m.35'teki unsurları taşıyan bir ihbarname ile bildirilmelidir. Yalnızca tutarın ödenmesini isteyen ve ihbarname unsurlarını taşımayan yazı hukuka aykırı bulunmuştur (K. 2023/702).

Kısıtlılık ve muafiyetin sona ermesi: Daireye göre "kısıtlılık, tıpkı muafiyet ve geçici muafiyet gibi bildirim verilmesi gerekli hallerden biridir". Kısıtlılığın veya muafiyetin sona ermesi bildirilmezse vergi idarece tarh edilir (K. 2024/1573).

Zamanaşımı: Bildirim dışı kalan taşınmazlarda zamanaşımı, taşınmazın bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren işler (K. 2024/1573).

Üst hakkı: Üst hakkı sahibi, bu hakka dayanarak inşa ettiği binalar bakımından malik sıfatıyla bina vergisi mükellefidir; arsa değeri vergi değerine eklenmez (K. 2022/1495).

Belediyenin bir muafiyeti yazıyla kabul etmiş olması, sonradan tarh edilen vergiye gecikme faizi işletilmesini kendiliğinden engellemez. Danıştay VDDK, belediyelerin VUK m.413 anlamında izahat vermeye yetkili makamlar arasında sayılmadığını, bu nedenle VUK m.369'daki yanılma hükmünün uygulanamayacağını kabul etmiştir (K. 2022/1415).

8. Kamu Kurumlarınca Yapılan Bildirim: VUK m.170/A ve 546 Sıra No'lu Tebliğ

KANUN METNİ — Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan bildirim

''Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu Kanuna göre mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik olarak bildirilmesi durumunda, bu bildirimi mükellefler tarafından yapılmış bildirim olarak kabul etmeye, bu şekilde kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu, gelir unsuru ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve şirket türlerini ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.''

— 213 sayılı Vergi Usul Kanununu m. 170/A

Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan 546 Sıra No'lu VUK Genel Tebliği, 18.01.2023 tarihli ve 32077 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 01.02.2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tebliğ ekindeki tabloda sayılan ve Ticaret Bakanlığınca elektronik ortamda bildirilen işlemler için mükellefin ayrıca vergi dairesine bildirimde bulunmasına gerek yoktur.

Şube açılışı, kapanışı ve şube adres değişikliğinde ticaret siciline tescil yeterlidir. Şubeler dışındaki iş yeri sayısındaki artış ve azalışlar ise mükellef tarafından vergi dairesine bildirilmeye devam edilir.

VUK m.168'deki sürelerde ticaret siciline tescil ettirilen işlemler için bildirim süresinde yapılmış sayılır. Süresinde tescil ettirilmeyen işlemlerde ceza hükümleri uygulanır. Mükellef ticaret sicili müdürlüğüne süresinde başvurmuş, tescil sonradan yapılmışsa bildirim tarihi olarak başvuru tarihi esas alınır.

9. Mükellefin Bildirim Yükümlülüğü ile Karıştırılan Diğer Bildirimler

VUK 153-170. maddelerdeki bildirimler mükellefin sicil bilgilerine ilişkindir. Uygulamada "bildirim" adını taşıyan başka ödevler de vardır; bunların dayanağı ve yaptırımı farklıdır.

Bildirim Türlerinin Dayanak ve Yaptırım Bakımından Karşılaştırması
BildirimDayanakVerildiği YerVerilmemesinin Sonucu
İşe başlama, adres, işi bırakmaVUK m.153-170Vergi dairesiGenel usulsüzlük cezası (VUK m.352)
Ba-Bs formlarıVUK m.149, mük. 257Elektronik ortamÖzel usulsüzlük cezası (VUK mük. 355)
Gerçek faydalanıcı bildirimi529 Sıra No'lu VUK Genel TebliğiElektronik ortamÖzel usulsüzlük cezası (VUK mük. 355)
Emlak vergisi bildirimiEmlak Vergisi Kanunu, VUK m.168Belediyeİdarece tarh; vergi ziyaı cezası kesilemez

Gerçek faydalanıcı bildirimi bakımından Danıştay 4. Dairesi, 529 Sıra No'lu Tebliğ'in üst normlara uygun olduğuna ve bildirimin yapılmaması halinde uygulanacak cezanın VUK mük. 355'e dayandığına karar vermiştir (K. 2022/8754).

Alım Satımı Olmayan Mükellef Ba-Bs Formu Vermek Zorunda mı?

Ba-Bs formu verilmemesinde özel usulsüzlük cezası şartları (VUK mük. m. 355); Ba-Bs formunun verilmemesi nedeniyle ceza kesilebilmesi için vergi idaresince fiili bir alış veya satışın varlığının tespiti gerektiğini kapsar. Danıştay VDDK uyarınca (K. 2022/1725, K. 2023/32), hiçbir alım satımı bulunmayan mükellefe sırf form vermediği gerekçesiyle özel usulsüzlük cezası kesilmesi hukuka aykırıdır.

Bu soru en çok, işi bırakma bildirimi vermemiş veya tasfiye sürecindeki gayrifaal şirketlerde gündeme gelir. Kurulun gerekçesi şudur: Gelir Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu, vergiyi doğuran olay bulunmasa dahi beyanname verilmesini açıkça zorunlu kılmıştır; Ba-Bs formları için ise hiç alış veya satış olmasa bile form verileceğine dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

"Bu durumda, Ba ve Bs formlarının yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için 362 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde belirlenen haddi aşan veya haddin altında kalan alış ve/veya satışların bulunduğunun davalı idarece ortaya konulması icap etmektedir."

— Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 28.12.2022 tarihli, 2021/1550 E. ve 2022/1725 K. sayılı Kararı

Kurul aynı sonuca 396 Sıra No'lu Tebliğ dönemi için de ulaşmış, Tebliğ hükmünün iptali istemini ise reddetmiştir (K. 2023/32). Her iki karar da oyçokluğuyla verilmiş olup karşı oylarda, bildirimin alış ve satış bulunmadığını göstermek amacıyla da verilmesi gerektiği savunulmuştur.

Kararlar 362 ve 396 Sıra No'lu Tebliğlerin uyuşmazlık dönemlerindeki metnine ilişkindir. Beyanname verme yükümlülüğü ise ayrı bir konudur; işi bırakma bildirimi verilmedikçe beyannamelere ilişkin cezalar 4.1. bölümde açıklanan esaslara tabidir.

10. Bildirim Görevinin Yerine Getirilmemesi: 2026 Usulsüzlük Cezaları ve Başvuru Yolları

İşe başlamanın bildirilmemesi birinci derece, diğer bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi ikinci derece usulsüzlük sayılır (VUK m.352). 2026 yılında uygulanan tutarlar, 31.12.2025 tarihli ve 33124 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 588 Sıra No'lu VUK Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

2026 Yılı Genel Usulsüzlük Cezası Tutarları
Mükellef GrubuI. Derece (2026)II. Derece (2026)
Sermaye şirketleri35.000 TL17.000 TL
Sermaye şirketi dışındaki birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı17.000 TL8.700 TL
İkinci sınıf tüccarlar8.700 TL6.000 TL
Beyanname usulüyle gelir vergisine tabi diğer mükellefler6.000 TL4.000 TL
Kazancı basit usulde tespit edilenler4.000 TL2.600 TL
Gelir vergisinden muaf esnaf2.600 TL1.700 TL

Önemli: Usulsüzlük cezasına karşı dava açma süresi, ceza ihbarnamesinin tebliğinden itibaren otuz gündür ve hak düşürücü niteliktedir. Aynı süre içinde VUK m.376 kapsamında cezada indirim talep edilmesi veya kanunda öngörülen sınırlar dahilinde uzlaşma yoluna gidilmesi de mümkündür.

Hangi Durumda Hangi Yol İzlenir?

Faaliyet sona erdi, bildirim henüz verilmedi: İşi bırakma bildirimi bir aylık süre içinde verilir. Süre geçmişse bildirim yine de yapılır; gecikme ikinci derece usulsüzlük cezası doğurur, ancak sonraki dönemlerin beyanname yükümlülüğünü sınırlar.

Vergi dairesi geçmişe dönük mükellefiyet tesis etti: Mükellefiyet tesisi işlemine karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde dava açılabilir. Faaliyet yoksa işi bırakma bildirimi de ayrıca verilir.

Gayrifaal döneme ilişkin beyanname veya Ba-Bs cezası kesildi: Cezanın dayanağı ayrıştırılır. Beyanname cezalarında mükellefiyetin devam edip etmediği, Ba-Bs cezalarında ise idarenin alış veya satış tespiti yapıp yapmadığı incelenir.

Mükellefiyet resen terkin edildi: Terkin tarihinin doğru belirlenip belirlenmediği ve yoklamaların usulüne uygunluğu denetlenir; terkin işlemine karşı otuz gün içinde iptal davası açılabilir.

Belediye geçmiş yıllar için cezalı emlak vergisi tarh etti: Vergi aslı, vergi ziyaı cezası ve zamanaşımı ayrı ayrı değerlendirilir; işlemin ihbarname unsurlarını taşıyıp taşımadığına bakılır.

11. Danıştay Kararlarında Öne Çıkan İlkeler

Bildirim Yükümlülüğüne İlişkin Danıştay Yaklaşımı
KonuDanıştay'ın YaklaşımıKarar
İşi bırakma bildirimi verilmemesiMükellefiyet ve yükümlülükler devam ederVDDK, K. 2022/1676
Geçmişe dönük mükellefiyet tesisiDilekçe bütün olarak değerlendirilir, esas incelenirVDDK, K. 2021/135
Alım satım yokken Ba-Bs cezasıİdare alış veya satışı ortaya koymalıdırVDDK, K. 2022/1725; K. 2023/32
Emlak vergisi bildirimi verilmemesiİdarece tarh yapılır, vergi ziyaı cezası kesilemez9. Daire, K. 2022/4933; K. 2025/1538
İdarece tarhın bildirimiVUK m.35 unsurlarını taşıyan ihbarname gerekir9. Daire, K. 2023/702
Kısıtlılık veya muafiyetin sona ermesiBildirim verilmesi gereken hallerdendir9. Daire, K. 2024/1573
Üst hakkı sahibiİnşa ettiği binalar için bina vergisi mükellefidir9. Daire, K. 2022/1495

12. Sonuç ve Değerlendirme

Mükellefin bildirim yükümlülüğü şekli bir ödev gibi görünse de, sonuçları itibarıyla vergi yükünü ve savunma imkanlarını doğrudan etkiler. Danıştay kararları, bildirim ödevinin muhatabının mükellef olduğunu ve idarenin resen terkin yetkisinin bu ödevi ortadan kaldırmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

Buna karşılık yaptırımlar kanunilik ilkesiyle sınırlıdır. Emlak vergisi bildiriminde vergi ziyaı cezasının, alım satımı tespit edilmeyen mükellefte Ba-Bs cezasının hukuka aykırı bulunması, her bildirim türünde cezanın kanuni dayanağının ayrıca sorgulanması gerektiğini göstermektedir.

Bildirim rejimi son yıllarda VUK m.170/A, 546 Sıra No'lu Tebliğ ve 7524 sayılı Kanunla önemli ölçüde değişmiştir. Dava açma sürelerinin hak düşürücü olması nedeniyle, ihbarname veya terkin yazısının tebliğ tarihinin kesin biçimde belirlenmesi ve güncel mevzuatın somut olay bakımından kontrol edilmesi özen gerektiren bir süreçtir.

Konuyla bağlantılı olarak arama şartları rehberinde şartlar, usul ve yargı kararları ayrıca incelenmektedir.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.
Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

13. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Mükellefin bildirim yükümlülükleri nelerdir?

Mükellefin bildirim yükümlülüğü; işe başlama, adres değişikliği, iş ve işletme değişiklikleri, işi bırakma, tasfiye ve iflas ile bina ve arazi değişikliklerinin kanuni süresinde bildirilmesini kapsar. Mükellefin bildirim yükümlülüğü Vergi Usul Kanunu'nun 153-170. maddelerinde düzenlenmiştir; bildirimler kural olarak yazılı yapılır ve vergi dairesine, emlak vergisinde ise ilgili belediyeye verilir.

2. İşe başlama bildirimi kaç gün içinde yapılmalıdır?

İşe başlama bildirimi, gerçek kişilerde işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde mükellefin kendisi, ruhsatlı avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetkili meslek mensupları tarafından yapılır. Şirketlerin kuruluş aşamasındaki işe başlama bildirimi aynı süre içinde ticaret sicili müdürlüğünce vergi dairesine iletilir. İşe başlamanın bildirilmemesi birinci derece usulsüzlük cezası doğurur.

3. İş yeri adres değişikliği vergi dairesine ne zaman bildirilir?

İş yeri adres değişikliği, değişikliğin gerçekleştiği tarihten itibaren bir ay içinde vergi dairesine bildirilir. Bir aylık süre; iş yerinin taşınması, sokak veya kapı numarası değişiklikleri ile iş ve teşebbüsün başka bir yere nakli hallerini kapsar. Adres değişikliğinin süresinde bildirilmemesi ikinci derece usulsüzlük cezası doğurur ve tebligatların eski adrese yapılması riskini beraberinde getirir.

4. İşi bırakma bildirimi verilmezse mükellefiyet kendiliğinden kapanır mı?

İşi bırakma bildirimi bir ay içinde verilmezse mükellefiyet kendiliğinden kapanmaz. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'na göre işi bırakma bildirimi vermeyen mükellefin mükellefiyet kaydı ve beyanname yükümlülükleri devam eder. Vergi dairesi fiili terki yoklamayla tespit ederse mükellefiyeti resen terkin edebilir; resen terkin önceki dönem borç ve cezalarını ortadan kaldırmaz.

5. Şirket kuruluşu veya şube açılışı ayrıca vergi dairesine bildirilir mi?

546 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca, Tebliğ ekinde sayılan ve ticaret siciline tescil edilen işlemler Ticaret Bakanlığınca elektronik ortamda bildirildiğinden ayrıca vergi dairesine bildirim gerekmez. Şube açılışı, kapanışı ve şube adres değişikliği bu kapsamdadır. Şubeler dışındaki iş yeri sayısındaki artış ve azalışlar mükellef tarafından bildirilmeye devam edilir.

6. Bildirim yükümlülüğüne uyulmamasının cezası nedir?

İşe başlamanın bildirilmemesi birinci derece, diğer bildirimlerin süresinde yapılmaması ikinci derece genel usulsüzlük cezasını gerektirir. 2026 yılında sermaye şirketleri için birinci derece usulsüzlük cezası 35.000 TL, ikinci derece usulsüzlük cezası 17.000 TL'dir. Ceza tutarları mükellef grubuna göre farklılaşır; ceza ihbarnamesine karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir.

7. Emlak vergisi bildirimi verilmezse vergi ziyaı cezası kesilir mi?

Emlak vergisi bildirimi verilmezse vergi idarece tarh edilir; ancak Danıştay kararlarına göre 09.04.2002 sonrasında Emlak Vergisi Kanunu'nda bu durum için vergi ziyaı cezası öngörülmediğinden vergi ziyaı cezası kesilemez. Emlak vergisi bildiriminin verilmemesi nedeniyle kesilen usulsüzlük cezası ise Danıştay 9. Dairesince hukuka uygun bulunmuştur. Tarh edilen vergi ihbarnameyle bildirilmelidir.

8. Hiç alım satımı olmayan mükellefe Ba-Bs formu vermediği için ceza kesilebilir mi?

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'na göre Ba-Bs formunun verilmemesi nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için, ilgili dönemde haddi aşan veya haddin altında kalan alış ya da satış bulunduğunun vergi idaresince ortaya konulması gerekir. Hiçbir alım satımı tespit edilmeyen mükellef adına yalnızca form verilmediği gerekçesiyle kesilen cezalar hukuka aykırı bulunmuştur.