Vergi hukukunda arama; kuvvetli kaçakçılık şüphesi varlığında, olağan denetimle bulunamayan delillere ulaşmak için yapılan istisnai bir yöntemdir. Arama ve vergi dairesi el koyma yetkisi işlemi için Sulh Ceza Hakimliğinden karar alınması yasal zorunluluktur. El konulan defter ve belgeler üzerindeki inceleme en geç üç ay içinde tamamlanarak mükellefe iade edilmelidir; aksi durum mülkiyet hakkının ihlali ve usulsüzlük teşkil eder.
Mükellefin vergi kaçırdığına ilişkin ihbarın bulunması (vergi kaçakçılığı arama şartları) veya inceleme sırasında belirtilerin bulunması durumunda kaçakçılıkla ilgili diğer kişiler ve bu kişiler bakımından arama yapılabilecektir. Vergi incelemesi kapsamında arama yapılması hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanununda düzenlenmiş olup, mükellefler hakkında vergi müfettişi arama kararı ilgili düzenlemeler doğrultusunda alınmaktadır. Vergi hukukundan kaynaklı diğer uyuşmazlıklarla ilgili makalelere ''Vergi Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
1. Arama Yapılabilecek Haller
Vergi hukukunda arama yapılabilecek haller 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 142. Maddesinde düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanunu 142. Maddesi uyarınca, ihbar veya yapılan incelemeler dolayısıyla, bir mükellefin vergi kaçırdığını gösteren belirtiler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.¹ Vergi kaçakçılığı arama şartlarının oluşması ile Sulh Ceza Mahkemesinden talep edilebilir.
1.1. Vergi Müfettişleri Mahkeme Kararı Olmadan İşyerinde Arama Yapabilir mi?
Vergi incelemesinde arama ve vergi dairesi el koyma yetkisi için Sulh Ceza Hakimliğinden karar alınması zorunludur. İstisnai hallerde idari izinle arama yapılsa dahi, hakim kararı olmaksızın elde edilen defter, belge ve dijital veriler hukuka aykırı delilniteliğindedir. Bu şekilde toplanan delillere dayanılarak kesilen cezalar ve açılan kamu davaları, usul yönünden temelden sakatlanır ve iptal davasına konu edilir.
- Vergi incelemesi yapmaya yetkili olan kişilerin lüzumlu görmesi durumunda, arama yapılması gerekliliğine ilişkin gerekçeli olarak yetkili sulh ceza hakimliğine dilekçe ile başvurması,
- Sulh ceza hakimliği tarafından yapılan değerlendirme neticesinde istenilen yerlerde işyerinde vergi araması yapılmasına ilişkin karar vermesi gerekmektedir.
1.2. Vergi Dairesi Aramasının Gerekçeleri
İşyerinde vergi araması yapılabilmesi hususunun ihbara dayanıyor olması durumunda; ciddi bir ihbarın varlığı, olağan vergi incelemesi ile aramaya konu kaçakçılığın tespit edilemeyecek olması ve delillerin elde edilebilmesi için zorunlu olması gerekmektedir. Ayrıca ihbar üzerine yapılan aramalarda ihbara konu olayın gerçek olmaması durumunda mükellefin talebi üzerine vergi dairesi tarafından muhbirin mükellefe bildirilmesi kanuni zorunluluktur.
- T.C. Danıştay Vergi Daireleri Genel Kurulu 13.12.2017 tarihli, 2017/368 E. ve 2017/626 K. Sayılı Kararında;
‘’Defter ve belgeleri usulüne uygun şekilde yazıyla ve yasada öngörülen süre verilerek kendisinden istenmeyen davacının defterlerine, muhasebecisi hakkında başlatılan bir inceleme sırasında ve muhasebecisinin iş yerinde, sulh yargıcından alınmış bir arama kararı bulunmaksızın hukuk dışı yollarla el konulmuş ve davacının imzasını taşıyan bir tutanak da düzenlenmemiş olması karşısında; vergi incelemesine dair Kanun'un emredici kurallarına aykırı olarak gerçekleştirilen yöntemler kullanılarak elde edilen veriler doğrultusunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden, davanın reddi yolunda verilen ısrar kararının bozulması gerekmiştir.’’
- şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.
2. Aramalı İnceleme
2.1. Aramalı İnceleme Nedir?
Vergi hukukunda aramalı inceleme; vergi mükellefinin veya ilgili üçüncü kişilerin işyerinde, konutunda ya da eklentilerinde, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yetkili merciin yazılı izniyle yapılan ve delil niteliği taşıyan bilgi, belge ile kayıtların tespiti ve muhafazasına yönelik özel inceleme türüdür.
2.2. Aramada El Konulan Defter ve Belgeler Ne Zaman İade Edilir?
213 sayılı VUK 145 uyarınca, arama ile el konulan defter ve belgelerin incelemesi en geç üç ay içinde tamamlanarak iade edilmelidir. Bu sürenin aşılması, ancak Sulh Ceza Hakiminden alınacak ek karar ile mümkündür. Hakim onayı olmaksızın belgelerin iade edilmemesi, mülkiyet hakkının ihlali olup; mükellefe, belgelerin iadesi için yargı yoluna başvurma ve tazminat talep etme hakkı tanır.
Sulh ceza hakimi tarafından verilen arama kararı üzerine; vergi müfettişi arama kararı ile gerçekleştirecek olan incelemede memurlar tarafından incelenmesi gereken hususlar gizlilikle hazırlanır. Aramayı kimlerin gerçekleştireceği, arama dosyasının hazırlanması, arama yapılacak gün ve saat ile aramada kolluk yardımı hususları kararlaştırılacaktır. Suçüstü durumu ve gecikmesinde sakınca bulunulan haller dışında aramanın gündüz saatlerinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Aramayı gerçekleştirecek olan memurlar tarafından öncelikle kimlik ibrazı gerçekleştirilecek ve arama kararı okunacaktır.
Aramada bulunulan ve incelememesinde lüzum görülen defter ve belgeler tutanak ile tespit edilir. Mükellef hakkında arama öncesinde tutanak hazırlanmamış olması durumunda bu tutanak incelemeye başlama tutanağı olarak kabul edilecektir.
VUK’un 144. Maddesine göre, aramalı incelemeler ivedilikle sonuçlandırılır. Yine 145. Maddeye göre, arama neticesinde alınan defter ve vesikalar üzerindeki incelemelerin en geç üç ay içinde bitirilerek, defter ve belgelerin mükellefe iadesi gerekir. Belgeler üzerindeki incelemenin bu süre içinde bitirilmemesi halinde, sulh hakiminin vereceği karar doğrultusunda süre uzatılabilir. İnceleme sonucu tespit edilen hususlar tutanağa geçirilir. Mükellefler bu tutanağı imzalamaktan imtina ederse, defter ve belgeler arama konusu olayla ilgili vergi ve cezalar kesinleşinceye kadar kendisine verilmez. Burada yer alan üç aylık süre vergi incelemesinin üç ay içerisinde bitirilmesine yönelik olmayıp, arama sonucu alıkonulan defter ve belgelerin mükellefe iade edilmesi gereken süredir. Vergi incelemesi genel esaslara göre normal süresi içinde bitirilecektir.²
Defter ve belgelerin arama kararı doğrultusunda muhafaza altına alınması durumunda, muhafaza altına alındığı tarihten vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliğinden uzamaktadır ve ek süre bu sürenin sona ermesi akabinde başlamaktadır.
Defterlerin muhafaza altına alınmış olması sebebiyle mükellef yeni defterler tasdik ettirebilir. Bu defterlere işlenmiş olan kayıtlar arama neticesinde iade edilen defterlere işlenmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu 147. Maddesine göre bu kanun hükümlerinde belirtilmeyen hallerde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine gönderme yapılmıştır. Bu durumda genel hükümlere göre irdeleme gerçekeleştirilecektir.
3. Sonuç
Vergi incelemesinde arama ve vergi dairesi el koyma yetkisi için Sulh Ceza Hakimliği kararı şarttır. Mahkeme kararı olmaksızın toplanan deliller, zehirli ağacın meyvesi kuralı gereği hukuken geçersizdir. Bu usulsüz verilerle kesilen cezalar, Vergi Mahkemesinde açılacak iptal davasıyla tamamen ortadan kaldırılabilir. Arama tutanağını imzalarken mutlaka itirazi kayıt (şerh) düşerek hukuki haklarınızı başlangıçta güvence altına alınız.
1. Vergi hukukunda arama, mükellef haklarını koruyarak, ancak kaçakçılık şüphesi bulunan durumlarda belirli usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen bir uygulamadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri doğrultusunda, arama işleminin hukuka uygun şekilde yapılabilmesi için ihbarın ciddi olması, olağan inceleme yollarıyla kaçakçılığın tespit edilememesi ve delillerin elde edilebilmesi için aramanın zorunlu olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, aramanın gerçekleştirilebilmesi için sulh ceza hâkiminden alınan karar şarttır.
2. Danıştay’ın içtihatları da göstermektedir ki, usule aykırı şekilde elde edilen delillere dayanarak yapılan tarhiyat hukuka uygun kabul edilemez. Bu bağlamda, arama sürecinde mükelleflerin haklarına saygı gösterilmesi, gerekli prosedürlerin titizlikle uygulanması ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
3. Vergi incelemesi kapsamında yapılan aramalar sonucunda ele geçirilen defter ve belgelerin belirlenen süreler içinde incelenerek mükellefe iade edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, defterlerin muhafaza altına alınması nedeniyle mükelleflerin beyanname verme süreleri uzayabilir ve yeni defter tasdik ettirme hakları bulunmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yer almayan hususlarda ise Ceza Muhakemesi Kanunu’na başvurulmaktadır.
4. Sonuç olarak, vergi hukukunda arama müessesesi, kamu alacaklarının güvence altına alınması kadar mükellef haklarının da korunmasını amaçlamaktadır. Bu nedenle, hem vergi idaresinin hem de mükelleflerin yasal çerçevede hareket etmeleri, hukuka aykırı işlemler karşısında ise etkin başvuru yollarına sahip olmaları gerekmektedir.
¹ BATI, Vergi Hukuku Genel Hükümler, s. 259, 2 Baskı, Seçkin Yayınları, Ankara, 2022.
² ÜREL, Vergi Usul Kanunu Uygulaması, 7. Sayı, s.97, Ankara, 2022.



