TMK m. 175 yoksulluk nafakası düzenlemesinin anayasal denetimi ve hukuki sonuçları; "süresiz olarak" ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptali çerçevesinde şekillenen bir incelemedir. Metin; 30.06.2027’ye kadarki geçiş sürecini, mevcut nafaka ilamlarının korunmasını ve tek taraflı ödeme durdurma risklerini ele alır. Ayrıca iptal gerekçelerini, TBMM'nin yeni yasal düzenleme sürecini ve pratik karar ağaçlarını bütüncül olarak sunar.
Süresiz nafaka iptali, Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 175/1'de yer alan "süresiz olarak" ibaresinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesidir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. İptal hükmü, yayımdan başlayarak dokuz ay sonra, yani 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Süresiz nafaka iptali, yoksulluk nafakasını ortadan kaldırmaz. İptal edilen unsur yalnızca nafakanın süresine ilişkin ibaredir; nafakanın şartları, ödenme biçimi ve kaldırılma halleri yürürlükte kalmaktadır. Kesinleşmiş nafaka hükümleri de iptal kararıyla kendiliğinden sona ermez.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Süresiz Nafaka İptali Neyi Değiştirdi?
- 2. Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafakayı Neden İptal Etti?
- 3. 2012 Ret Kararından 2026 İptal Kararına: İçtihat Değişikliği
- 4. Karşıoy ve Farklı Gerekçe: Kararın Sınırlarını Anlamak
- 5. Süresiz Nafaka İptali Yürürlüğe Girene Kadar Ne Olacak?
- 6. Mevcut Süresiz Nafakalar Ne Olacak?
- 7. Karar Ağacı: Durumunuza Göre İzlenecek Yol
- 8. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Hak Kaybı Riskleri
- 9. Yoksulluk Nafakası ile Diğer Nafaka Türlerinin Farkları
- 10. Sonuç ve Değerlendirme
- 11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Süresiz Nafaka İptali Neyi Değiştirdi?
Süresiz nafaka iptali, TMK m. 175/1'deki süresiz olarak ibaresini 30 Haziran 2027 itibarıyla yürürlükten kaldıran bir Anayasa Mahkemesi kararıdır. Yoksulluk nafakasının talep, yoksulluğa düşme, daha ağır kusurlu olmama ve mali güç oranında belirlenme şartları aynen yürürlükte kalır. Değişen unsur, nafakanın süresinin kanunda kategorik olarak süresiz öngörülmesidir.
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin geçimi için diğer eşten talep edebildiği parasal katkıdır (TMK m. 175). Anayasa Mahkemesi, kurumun kendisini değil, yalnızca nafakanın süresini belirleyen ibareyi denetlemiştir. Bu nedenle iptal, nafaka hukukunun tamamını değil, tek bir unsurunu etkiler.
KANUN METNİ —
“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175
1.1. İptal Edilen İbare ve Yürürlükte Kalan Unsurlar
Süresiz nafaka iptalinin kapsamı dar tutulmuştur. Aşağıdaki unsurlar karardan etkilenmez:
1. Talep şartı: Yoksulluk nafakasına ancak talep üzerine hükmedilir.
2. Yoksulluğa düşme şartı: Nafaka isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir.
3. Kusur şartı: Nafaka isteyen eşin boşanmada diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.
4. Mali güç ölçütü: Nafaka, yükümlünün mali gücü oranında belirlenir.
5. Yükümlünün kusursuzluğu: Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175/2).
6. Ödenme biçimi ve sona erme halleri: TMK m. 176'daki toptan veya irat biçiminde ödeme, kendiliğinden kalkma, mahkeme kararıyla kaldırma, artırma ve azaltma hükümleri aynen yürürlüktedir.
Yargıtayın yerleşik içtihadına göre yoksul sayılan kişi; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu harcamalarını karşılayacak geliri olmayan kişidir. Anayasa Mahkemesi bu tanımı kararında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına atıfla aktarmıştır (AYM, E.2025/156, K.2026/131, § 10). Yoksulluk kavramının içeriği iptal kararından etkilenmemektedir.
Evliliğin butlanına karar verilmesi halinde de nafaka hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 158/2). Bu nedenle süresiz nafaka iptalinin sonuçları, butlan kararı sonrası talep edilen yoksulluk nafakası için de geçerlidir (AYM, E.2025/156, K.2026/131, § 4).
1.2. Kararın Künyesi ve Başvuru Süreci
Süresiz nafaka iptali, somut norm denetimi (itiraz yolu) sonucunda verilmiştir. Antalya 12. Aile Mahkemesi, görmekte olduğu bir boşanma davasında ibarenin Anayasa'nın 2., 10., 20., 35. ve 41. maddelerine aykırı olduğu kanaatine vararak Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi, 10/7/2025 tarihli ilk inceleme toplantısında işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar vermiştir (§ 1).
| Bilgi | Karşılığı |
|---|---|
| Mahkeme | Anayasa Mahkemesi (Genel Kurul) |
| Esas / Karar | E.2025/156, K.2026/131 |
| Karar Tarihi | 04.06.2026 |
| Resmi Gazete | 30.09.2026, sayı 33386 |
| Başvuran | Antalya 12. Aile Mahkemesi |
| Başvurunun Dayandığı Dava | Boşanma davası |
| İptal Oylaması | Oyçokluğu (3 karşıoy) |
| Erteleme Oylaması | Oybirliği |
| Yürürlük Tarihi | 30.06.2027 |
Anayasa Mahkemesi, kuralı başvuruda gösterilmeyen Anayasa'nın 5. ve 17. maddeleri yönünden de incelemiştir (6216 sayılı Kanun m. 43; § 16). Mahkeme; 20. ve 41. maddelere ilişkin iddiaları 2., 5. ve 17. maddeler kapsamında değerlendirdiği için ayrıca incelememiş, kuralın 10. ve 35. maddelerle ilgisini görmemiştir.
2. Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafakayı Neden İptal Etti?
Anayasa Mahkemesi, süresiz nafakayı hem belirlilik ilkesine hem de devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma yükümlülüğüne aykırı bulmuştur. Mahkemeye göre kuralın metni süresiz nafakayı zorunlu kılmasa da yargısal uygulama ibareyi emredici saymakta ve kusursuz yükümlüyü dahi ömür boyu borç altında bırakarak taraflar arasındaki makul dengeyi bozmaktadır.
Kararın gerekçesi, birbirini tamamlayan üç ayak üzerine kuruludur: kuralın belirsizliği, pozitif yükümlülük kapsamında menfaat dengesi ve kusursuz eşin sınırsız yükümlülüğü. Karar sonucunda kural, Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bulunmuştur (§ 33).
2.1. Belirlilik İlkesi: Kanun Metni ile Uygulama Arasındaki Fark
Anayasa Mahkemesi, kuralın lafzı ile uygulanış biçimi arasındaki çelişkiyi tespit etmiştir. Kanun metni süresiz nafakaya "imkan" tanımaktadır; ancak Yargıtay uygulaması ibareyi hakime süre belirleme yetkisi vermeyen emredici bir hüküm olarak yorumlamaktadır. Mahkeme, bu yorum farkı nedeniyle kuralın tereddüde yer vermeyecek açıklıkta olmadığı sonucuna varmıştır.
"Kuralın lafzı, eşlerden biri lehine süresiz nafakaya hükmedilebilmesine imkân tanımakla birlikte kuralda her durumda süresiz nafakaya hükmedilmesini zorunlu kılan açık bir düzenleme yer almamaktadır. Buna karşılık yerleşik yargısal uygulamada, kuralın emredici nitelikte olduğu, bu nedenle hâkimin nafakanın süresi konusunda takdir yetkisinin bulunmadığı (...) yönünde bir yorumun benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın herhangi bir tereddüde yer vermeyecek ölçüde açık ve belirli bir düzenleme niteliği taşıdığı söylenemez."
— Anayasa Mahkemesinin 04.06.2026 tarihli, 2025/156 E. ve 2026/131 K. sayılı Kararı, § 19
Anayasa Mahkemesi, Yargıtayın nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasını kanuna açıkça aykırı saydığı uygulamasına benzer yönde örnek olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarihli, 2016/8859 E. ve 2017/14407 K. sayılı İlamını göstermiştir (§ 29).
2.2. Pozitif Yükümlülük ve Çatışan Menfaatler Arasındaki Denge
Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasını iki taraflı bir temel hak meselesi olarak ele almıştır. Nafaka, alacaklının maddi ve manevi varlığını korurken yükümlünün aynı haklarını doğrudan sınırlamaktadır (Anayasa m. 5 ve m. 17; § 23). Devlet, özel kişiler arasındaki bu çatışmada her iki tarafın menfaatini dengeleyen bir düzenleme yapmakla yükümlüdür (§ 25).
Mahkemeye göre bu dengenin kurulabilmesi için evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlık durumu, ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın yükümlünün boşanma sonrası hayatına etkisi ve çalışma hayatına katılma imkanı gibi ölçütlerin dikkate alınması gerekir (§ 26). Yürürlükteki kural bu ölçütlerden hiçbirine yer vermemektedir
"Bu durumda kural kapsamında evliliğin sona ermesinden sonra nafaka yükümlüsünün ömür boyu bu evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının, kişilerin ruhsal/psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde oluşturacağı olumsuz etki, devletin çatışan haklar arasında sağlaması gereken makul dengeyi ortadan kaldırmaktadır."
— Anayasa Mahkemesinin 04.06.2026 tarihli, 2025/156 E. ve 2026/131 K. sayılı Kararı, § 30
2.3. Kusursuz Eşin Sınırsız Yükümlülüğü
Gerekçede özellikle vurgulanan nokta, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmamasıdır (TMK m. 175/2). Bu düzenleme nedeniyle boşanmada hiç kusuru bulunmayan eş dahi süresiz nafaka borcu altına girebilmektedir (§ 27). Yükümlülük; alacaklının yeniden evlenmesi, fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya taraflardan birinin ölümü gerçekleşmedikçe devam etmektedir.
Anayasa Mahkemesi, evlilikten doğan dayanışma yükümlülüğünün boşanmadan sonra belirli bir miktar parasal katkıyı haklı kılabileceğini kabul etmiştir. Ancak Mahkemeye göre bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt gözetilmeden kategorik olarak süresiz öngörülmesi, kusursuz yükümlü açısından ağır bir külfettir (§ 30).
2.4. Kararın Kanun Koyucuya Çizdiği Çerçeve
Anayasa Mahkemesi, iptalle yetinmeyip yeni düzenlemenin hangi unsurları içermesi gerektiğini de göstermiştir (§ 31). Kararda öngörülen model şu unsurlardan oluşmaktadır:
- Kural olarak süreli nafaka: Yoksulluk nafakası, durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabilmelidir.
- Hakimin somut olaya göre takdiri: İrat biçiminde hükmedilen nafakanın süresi; evliliğin süresi, alacaklının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gözetilerek belirlenmelidir.
- İstisnai yaşam boyu nafaka: Belirli koşulların varlığı halinde nafakanın yaşam boyu sürmesine imkan tanınabilir; ancak bu koşulların ölçütleri kanunda açık ve net biçimde gösterilmelidir.
3. 2012 Ret Kararından 2026 İptal Kararına: İçtihat Değişikliği
Anayasa Mahkemesi, aynı ibareyi 17/5/2012 tarihli ve E.2011/136, K.2012/72 sayılı kararında Anayasa'ya aykırı bulmamıştı. Mahkeme 2012 kararında, süresizliğin nafaka alacaklısının her halükarda ömür boyu nafaka alacağı anlamına gelmediğini ve kuralın süresiz nafakayı zorunlu kılmadığını kabul etmişti (§ 28).
Süresiz nafaka iptalini mümkün kılan değişiklik, bu yorumun uygulamada karşılık bulmamasıdır. Anayasa Mahkemesi, 2012 kararından sonra da uygulamada ibarenin emredici sayılmaya devam edildiğini tespit etmiş ve iptal gerekçesini bu tespite dayandırmıştır (§ 29). Başka bir anlatımla, Mahkemenin 2012'deki yorum yoluyla koruma yaklaşımı uygulamayı değiştirmediği için norm iptal edilmiştir.
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 17.02.1926 | 743 sayılı Kanun m. 144: yoksulluk nafakası bir yılla sınırlı |
| 04.05.1988 | 3444 sayılı Kanun m. 6: süre sınırı kaldırıldı |
| 22.11.2001 | 4721 sayılı TMK m. 175: süresiz nafaka sadeleştirilerek korundu |
| 17.05.2012 | AYM: ibare Anayasa'ya aykırı bulunmadı |
| 27.03.2025 | AYM: nafaka uyarlama davasından yapılan başvuru yetkisizlikle reddedildi |
| 04.06.2026 | AYM: ibare iptal edildi |
| 30.09.2026 | Karar Resmi Gazete'de yayımlandı |
| 30.06.2027 | İptal hükmü yürürlüğe girecek |
4. Karşıoy ve Farklı Gerekçe: Kararın Sınırlarını Anlamak
Süresiz nafaka iptali oyçokluğuyla verilmiştir. Üyeler Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar iptale karşı oy kullanmış; Üye Yıldız Seferinoğlu ise iptal sonucuna farklı gerekçeyle katılmıştır. Ayrık görüşler, çıkarılacak yeni düzenlemenin tartışılacağı eksenleri göstermesi bakımından önem taşır.
Karşıoy gerekçesinin temel argümanları şunlardır:
- Bütünlük argümanı: TMK m. 175 ve m. 176 birlikte değerlendirildiğinde, nafakanın azaltılması ve kaldırılması mekanizmaları yükümlüyü koruyan dengeli bir sistem oluşturmaktadır.
- Uygulama sorunu argümanı: İleri sürülen sakıncalar normun kendisinden değil, katı yorumdan kaynaklanmaktadır; çözüm iptal değil içtihadın gözden geçirilmesidir.
- İhtiyaç temelli nafaka argümanı: Nafakanın merkezinde zaman değil ihtiyaç bulunmaktadır; ölçüt belirli bir sürenin geçmesi değil, yoksulluğun devam edip etmediğidir.
- Fiili eşitlik argümanı: Boşanma sonrası yoksulluk riskinin uygulamada ağırlıklı olarak kadınlarda gerçekleştiği; Anayasa m. 10 ve CEDAW çerçevesinde nafakanın fiili eşitliği destekleyen bir araç olduğu vurgulanmıştır.
- Yasama tercihi argümanı: Süreli veya süresiz nafaka modelinden hangisinin seçileceği, kanun koyucunun sosyal politika takdirindedir.
Farklı gerekçe ise iptalin yalnızca belirlilik ilkesine (Anayasa m. 2) dayandırılması gerektiğini savunmaktadır. Bu görüşe göre çoğunluğun nafakanın kural olarak süreli, istisnaen süresiz olması gerektiğini belirtmesi, kanun koyucunun yerine düzenleme tercihi yapmak anlamına gelmektedir. Bu tartışma, yeni kanunun içeriğinin Anayasa Mahkemesi kararına ne ölçüde bağlı olacağı sorusunu doğrudan ilgilendirmektedir.
5. Süresiz Nafaka İptali Yürürlüğe Girene Kadar Ne Olacak?
Süresiz nafaka iptali 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Anayasa Mahkemesi, iptalin doğuracağı hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edeceği gerekçesiyle yürürlüğü dokuz ay ertelemiştir. Bu tarihe kadar TMK m. 175/1 mevcut haliyle yürürlükte kalır ve mahkemeler yoksulluk nafakası taleplerinde yürürlükteki kuralı uygulamaya devam eder.
Anayasa, Anayasa Mahkemesine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırma yetkisi vermektedir (Anayasa m. 153/3; 6216 sayılı Kanun m. 66/3; § 34). Mahkeme bu yetkiyi kullanarak dokuz aylık süre öngörmüştür.
"4721 sayılı Kanun'un 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...süresiz olarak..." ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden (...) iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür."
— Anayasa Mahkemesinin 04.06.2026 tarihli, 2025/156 E. ve 2026/131 K. sayılı Kararı, § 35
Dokuz aylık erteleme süresi, kanun koyucuya yeni düzenlemeyi yapması için tanınmış bir süredir. Yeni kanun bu süre içinde çıkarılmazsa, 30 Haziran 2027'den itibaren TMK m. 175/1 "süresiz olarak" ibaresi olmaksızın uygulanacaktır. Bu durumda nafaka süresine ilişkin kanuni bir ölçüt bulunmayacak ve konu yargısal uygulamaya kalacaktır.
Önemli: Erteleme süresi boyunca verilen yoksulluk nafakası kararları, yürürlükteki kurala göre süresiz nitelik taşıyabilir. Karar tarihi ile kesinleşme tarihinin 30 Haziran 2027'nin iki farklı yanına düşmesi halinde hangi kuralın uygulanacağı, çıkarılacak kanunun geçiş hükümlerine ve yargı uygulamasına göre belirlenecektir.
6. Mevcut Süresiz Nafakalar Ne Olacak?
Mevcut süresiz nafakalar, iptal kararıyla kendiliğinden sona ermez. Kesinleşmiş yoksulluk nafakası hükümleri, mahkeme kararıyla kaldırılmadıkça veya TMK m. 176'daki kendiliğinden sona erme halleri gerçekleşmedikçe geçerliliğini korur. Mevcut nafakalara süre sınırı getirilip getirilmeyeceği, çıkarılacak yeni kanunun geçiş hükümlerine bağlıdır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geriye yürümez (Anayasa m. 153/5). Bu ilke gereği, iptalin yürürlüğe girdiği 30 Haziran 2027 tarihinden önce kesinleşmiş nafaka hükümleri iptal kararından doğrudan etkilenmez. Mevcut bir nafakanın sona erdirilmesi veya değiştirilmesi için bugün de geçerli olan TMK m. 176 mekanizmaları kullanılır.
KANUN METNİ —
"İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir."
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176/3-4
Nafaka Kaldırma ve Uyarlama Davalarında TMK m. 175'in Yeri
Anayasa Mahkemesinin 2025 tarihli bir kararı, iptalin mevcut nafakalara etkisini değerlendirmek bakımından yol göstericidir. Aynı Antalya 12. Aile Mahkemesi, daha önce yoksulluk nafakasının artırılması ve kaldırılması davasında da aynı ibarenin iptalini istemiş; Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir. Mahkemeye göre TMK m. 175, nafaka uyarlama davalarında uygulanacak kural değildir.
"İtiraz konusu kuralın da yer aldığı 175. maddenin ise boşanma davası ya da 178. maddeye göre bir yıllık süre içinde bağımsız olarak açılabilecek bir yoksulluk nafakası davasında uygulanabileceği açıktır. Başka bir ifadeyle 175. maddeye göre yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilmesi ancak boşanma davası ya da bağımsız olarak açılan yoksulluk nafakası talepli bir davayla mümkün olacaktır."
— Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli, 2025/91 E. ve 2025/82 K. sayılı Kararı, § 5
Bu yaklaşımın pratik sonucu şudur: Nafaka kaldırma veya azaltma davaları, TMK m. 175'e değil TMK m. 176'ya göre görülür. Dolayısıyla "süresiz olarak" ibaresinin iptali, kanun koyucu aksini öngörmedikçe, mevcut nafakalar için tek başına yeni bir kaldırma sebebi yaratmaz. Mevcut nafakaların akıbeti bakımından belirleyici olacak düzenleme, yeni kanunun geçiş hükümleridir.
7. Karar Ağacı: Durumunuza Göre İzlenecek Yol
Süresiz nafaka iptalinin somut etkisi, kişinin içinde bulunduğu duruma göre değişir. Aşağıdaki liste, en sık karşılaşılan durumları özetlemektedir:
1. Boşanma davanız devam ediyor ve yoksulluk nafakası talep ediliyor: 30 Haziran 2027'ye kadar TMK m. 175/1 mevcut haliyle uygulanır. Kararın bu tarihten sonra kesinleşme ihtimali varsa, kanun değişikliği ve geçiş hükümleri yakından izlenmelidir.
2. Boşanma kesinleşti, yoksulluk nafakası talep edilmedi: Yoksulluk nafakası, TMK m. 178 uyarınca bir yıllık süre içinde bağımsız bir davayla talep edilebilir. Dava tarihi 30 Haziran 2027'yi aşarsa, uygulanacak kural yeni düzenlemeye göre belirlenir.
3. Süresiz nafaka ödüyorsunuz: Ödeme yükümlülüğü devam eder. Nafakanın kaldırılması veya azaltılması, TMK m. 176'daki şartlardan birinin gerçekleşmesine ya da yeni kanunun bu yönde bir geçiş hükmü içermesine bağlıdır.
4. Süresiz nafaka alıyorsunuz: Kesinleşmiş hüküm geçerliliğini korur. Ödeme kesilirse, nafaka alacağı için icra takibi yolu açıktır.
5. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanıyor: Uygulamada tarafların protokolde nafakanın miktarı ve süresi konusunda anlaşabildiği kabul edilmektedir. Protokol, hakimin onayıyla hüküm niteliği kazandığından nafaka süresine ilişkin iradenin açık yazılması önem taşır.
8. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Hak Kaybı Riskleri
Süresiz nafaka iptalinin kamuoyuna yansıma biçimi, bazı yanlış kanaatlerin yaygınlaşmasına yol açmıştır. Hak kaybına yol açabilecek başlıca hatalar şunlardır:
- "Nafaka tamamen kalktı" kanaati: Yoksulluk nafakası kurumu yürürlüktedir; iptal yalnızca süreye ilişkin ibareyi kapsamaktadır.
- Ödemenin tek taraflı durdurulması: Kesinleşmiş nafaka hükmü, mahkeme kararıyla kaldırılmadıkça icra edilebilir niteliğini korur. Ödenmeyen her taksit ayrı bir alacak olarak takibe konu olabilir.
- İptalin geriye yürüyeceğinin düşünülmesi: İptal kararı 30 Haziran 2027'den itibaren sonuç doğurur; geçmişte ödenmiş nafakaların iadesi söz konusu değildir.
- İştirak nafakasıyla karıştırma: Çocuk için ödenen iştirak nafakası, iptal kararının kapsamı dışındadır.
- Bağımsız nafaka davası süresinin kaçırılması: Boşanma davasında talep edilmeyen yoksulluk nafakası, TMK m. 178'deki bir yıllık süre geçtikten sonra talep edilemez hale gelebilir.
- Uyarlama davasında TMK m. 175'e dayanılması: Anayasa Mahkemesinin 2025 tarihli kararı uyarınca TMK m. 175, nafaka artırma ve kaldırma davalarında uygulanacak kural değildir; bu davalarda dayanak TMK m. 176'dır.
9. Yoksulluk Nafakası ile Diğer Nafaka Türlerinin Farkları
Süresiz nafaka iptali yalnızca yoksulluk nafakasını ilgilendirir. Aile hukukundaki diğer nafaka türleri, farklı amaç ve şartlara bağlı olduğundan karardan etkilenmez.
| Nafaka Türü | Kime Ödenir | Amacı | AYM Kararından Etkilenir mi? |
|---|---|---|---|
| Yoksulluk nafakası | Boşanan eş | Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin geçimi | Evet, süre unsuru |
| Tedbir nafakası | Eş ve çocuklar | Dava süresince geçici geçim desteği | Hayır |
| İştirak nafakası | Çocuk (velayet sahibine) | Çocuğun bakım ve eğitim giderleri | Hayır |
| Yardım nafakası | Yoksulluğa düşen üstsoy, altsoy, kardeş | Aile içi dayanışma | Hayır |
10. Sonuç ve Değerlendirme
Süresiz nafaka iptali, Türk aile hukukunda 1988'den bu yana uygulanan kategorik süresizlik modelini sona erdirmektedir. Anayasa Mahkemesi, kanun metninin süresiz nafakayı zorunlu kılmadığını kabul etmekle birlikte, yerleşik uygulamanın ibareyi emredici saymasını ve kusursuz yükümlüyü dahi ömür boyu borç altında bırakmasını Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bulmuştur.
İptal hükmü 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut kural uygulanmaya devam eder; kesinleşmiş nafaka hükümleri ise iptal kararıyla kendiliğinden sona ermez. Mevcut nafakaların akıbeti, büyük ölçüde çıkarılacak yeni kanunun geçiş hükümlerine bağlıdır. Kararın gerekçesi, yeni düzenlemenin süreli nafakayı esas alan, hakime takdir yetkisi tanıyan ve yaşam boyu nafakanın ölçütlerini açıkça gösteren bir yapıda olması gerektiğine işaret etmektedir.
Nafaka ilişkisinin her iki tarafı bakımından da geçiş döneminde verilecek kararlar, mali sonuçları uzun yıllara yayılan nitelikte olabilir. Bu nedenle hem nafaka talebi hem de mevcut nafakanın kaldırılması veya değiştirilmesi süreçleri, somut olayın özellikleri ve yasama sürecindeki gelişmeler dikkate alınarak özenle yürütülmelidir.

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat
Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı?
Süresiz nafaka düzenlemesi, Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal edilen unsur yalnızca TMK m. 175/1'deki "süresiz olarak" ibaresidir; yoksulluk nafakası kurumu yürürlükte kalmaktadır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek ve bu tarihe kadar mevcut kural uygulanmaya devam edecektir.
2. Süresiz Nafaka İptali Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?
Süresiz nafaka iptali, kararın 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Anayasa Mahkemesi, iptalin doğuracağı hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte olduğu gerekçesiyle yürürlüğü Anayasa m. 153/3 uyarınca oybirliğiyle ertelemiştir.
3. Mevcut Süresiz Nafakalar Kendiliğinden Sona Erecek mi?
Mevcut süresiz nafakalar, iptal kararıyla kendiliğinden sona ermez. Anayasa Mahkemesinin iptal kararları kural olarak geriye yürümez ve kesinleşmiş yoksulluk nafakası hükümleri geçerliliğini korur. Kesinleşmiş bir nafakanın kaldırılması veya azaltılması, TMK m. 176'daki şartların ya da iptalden sonra çıkarılacak kanunun geçiş hükümlerinin varlığına bağlıdır.
4. Nafaka Yükümlüsü İptal Kararına Dayanarak Ödemeyi Durdurabilir mi?
Nafaka yükümlüsü, iptal kararına dayanarak yoksulluk nafakası ödemesini tek taraflı olarak durduramaz. Kesinleşmiş nafaka hükmü, mahkeme kararıyla kaldırılmadıkça veya kanunda sayılan kendiliğinden sona erme hallerinden biri gerçekleşmedikçe icra edilebilir niteliğini korur. Ödenmeyen nafaka alacağı için nafaka alacaklısı icra takibi başlatabilir.
5. İptal Kararı Çocuk İçin Ödenen İştirak Nafakasını Etkiler mi?
İştirak nafakası, Anayasa Mahkemesinin süresiz nafaka iptal kararından etkilenmez. İptal kararı yalnızca boşanan eşe TMK m. 175 uyarınca bağlanan yoksulluk nafakasının süresine ilişkindir. Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma amacıyla hükmedilen iştirak nafakası ayrı bir kurum olup iştirak nafakasının şartları ve süresi bu kararla değişmemiştir.
6. Yeni Düzenlemede Nafaka Süresi Hangi Ölçütlere Göre Belirlenecek?
Yeni düzenlemenin içeriği kanun koyucunun takdirindedir. Anayasa Mahkemesi kararında nafaka süresinin evliliğin süresi, nafaka alacaklısının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi ölçütlerle belirlenebilmesi, yaşam boyu nafakayı gerektiren hallerin ölçütlerinin de kanunda açıkça gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.
7. Anayasa Mahkemesi 2012'de Aynı İbareyi Neden İptal Etmemişti?
Anayasa Mahkemesi, 17/5/2012 tarihli ve E.2011/136, K.2012/72 sayılı kararında "süresiz olarak" ibaresinin her durumda ömür boyu nafaka anlamına gelmediğini kabul ederek kuralı Anayasa'ya aykırı bulmamıştı. 2026 tarihli kararda ise bu yoruma rağmen yargısal uygulamanın ibareyi emredici saymayı sürdürdüğü tespit edilerek iptal yoluna gidilmiştir.
8. Nafaka Kaldırma Davasında Süresiz Nafaka İbaresinin Anayasa'ya Aykırılığı İleri Sürülebilir mi?
Nafaka kaldırma davasında süresiz nafaka ibaresinin Anayasa'ya aykırılığı etkili biçimde ileri sürülemez. Anayasa Mahkemesi, 27/3/2025 tarihli ve E.2025/91, K.2025/82 sayılı kararında TMK m. 175'in yalnızca boşanma davasında veya bağımsız yoksulluk nafakası davasında uygulanacak kural olduğunu belirterek nafaka artırım ve kaldırma davasından yapılan başvuruyu yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir.




