Masa üzerindeki tebligat zarfı, mahkeme evrakı ve hakim tokmağı; İstanbul'da Boşanma ve Aile Mahkemeleri nezdinde Anayasa Mahkemesi kararları ışığında yürütülen süresiz nafaka iptali ve yoksulluk nafakası uyarlama davalarını temsil eder.

Süresiz Nafaka İptali: Anayasa Mahkemesi Kararı, Gerekçesi ve Sonuçları

30 Eylül 2026
Mavi gökyüzüne uzanan modern plaza ve şirket merkezi binası; İstanbul'da tasfiye sürecine giren sermaye şirketlerinde tasfiye memurunun vergi borcundan sorumluluğu ve amme alacaklarına karşı hukuki yükümlülüklerini temsil eder.

Tasfiye Memurunun Vergi Borcundan Sorumluluğu: Kanuni Temsilci ile Dönem Ayrımı

3 Ekim 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Kamu Alacaklarının Cebri Tahsili: 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Süreç, Süreler ve Başvuru Yolları


6183 sayılı Kanunda cebri tahsilat süreçleri, idari yargı denetimi ve 2026 tecil reformu; kamu idarelerinin kamusal güce dayanan amme alacakları ile özel hukuk sözleşmelerinden doğan kapsam dışı alacak ayrımını; ödeme emri tebliğinden mal bildirimi, haciz ve satışa uzanan cebri icra safhalarını; ödeme emrine karşı 15 günlük dava süresini ve görevli vergi/idare mahkemelerini; dava açılması, yürütmenin durdurulması, tecil, yapılandırma ile tahsil zamanaşımının (m. 102) takibe etkilerini ve 2026 yılı düzenlemeleriyle (7582 s.K. ve 11414 sayılı CBK) azami tecil süresinin 72 aya çıkarılması ile teminatsız tecil limitinin 10 milyon TL’ye yükseltilmesi (aşan kısımda %50 teminat) esaslarını kapsayan amme icra hukuku kuralıdır.

Kamu alacaklarının cebri tahsili, vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsil dairesi tarafından, mahkeme kararına ve icra dairesine gerek olmaksızın zorla tahsil edilmesidir. Sürecin temel kanunu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'dur (AATUHK). Kanun'daki "amme alacağı" ifadesi kamu alacağı anlamına gelir.

Cebri tahsil, ödeme emrinin tebliğiyle başlar. Borçlu, tebliğden itibaren 15 gün içinde borcu ödemez ve mal bildiriminde bulunmazsa tahsil dairesi haciz uygulayabilir (AATUHK m. 55, m. 62). Ödeme emrine karşı dava açma süresi de 15 gündür ve dava açılması tahsilatı kendiliğinden durdurmaz. Aşağıda süreç, her aşamanın şartları ve borçlunun başvuru yolları sırasıyla ele alınmıştır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Vergi Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Kamu Alacaklarının Cebri Tahsili Nedir?

Kamu alacaklarının cebri tahsili, vadesinde ödenmeyen kamu alacağının, alacaklı idarenin tahsil dairesi tarafından mahkeme kararına ve icra dairesine gerek olmaksızın 6183 sayılı Kanun'daki yollarla zorla tahsil edilmesidir. Cebri tahsil; teminatın paraya çevrilmesi veya kefilin takibi, borçlunun mallarının haczedilerek satılması ya da borçlunun iflasının istenmesi yoluyla yapılır (6183 sayılı Kanun m. 54).

KANUN METNİ — Cebren Tahsil ve Şekilleri

"Ödeme müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbikı suretiyle yapılır: 1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi, 2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi, 3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi."

— 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 13

1.1. Cebri Tahsilin Hukuki Niteliği ve Yargısal Denetimi

Cebri tahsil, idarenin resen icra yetkisinin bir görünümüdür. Tahsil dairesi ödeme emri düzenler, haciz uygular ve haczedilen malı satar; bu işlemlerin hiçbiri için önceden mahkeme kararı gerekmez. Borçlunun güvencesi, işlemlere karşı sonradan yargı yoluna başvurabilmesidir.

Cebri tahsil işlemleri kural olarak idari işlemdir ve idari yargıda denetlenir. Kanun'da açıkça adli yargının görevlendirildiği haller bu kuralın istisnasıdır; taşınmaz ihalesinin feshi bunların başında gelir (AATUHK m. 99).

"6183 sayılı Kanun, özel borçların tahsilini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’ndan farklı olarak, idareye kamu gücünü kullanarak alacaklarını bizzat cebren tahsil etme yetkisi tanımaktadır. (...) Bu nedenle, 6183 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen işlemler kural olarak idari niteliktedir. İşlemlerin hukuka uygunluğunun denetiminde ise, aksine özel bir kanuni düzenleme bulunmadıkça idari yargı görevlidir."

— Danıştay 13. Dairesinin 12.11.2025 tarihli, 2025/2389 E. ve 2025/3497 K. sayılı Kararı

1.2. 6183 Sayılı Kanun Takibi ile İcra ve İflas Kanunu Takibi Arasındaki Farklar

Kamu alacağı takibi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na (İİK) göre yürütülen özel hukuk takibinden yapısal olarak ayrılır. Temel farklar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

6183 sayılı Kanun takibi ile İİK takibinin karşılaştırılması
Ölçüt6183 sayılı Kanunİcra ve İflas Kanunu
Takibi yürütenAlacaklı idarenin tahsil dairesiİcra dairesi
Mahkeme kararı ihtiyacıYok; idare resen icra ederİlamlı icrada ilam; ilamsız icrada itiraz halinde itirazın iptali davası
Takibin başlangıcıÖdeme emrinin tebliğiAlacaklının icra dairesine başvurusu
Borçlunun itirazının etkisiDava açmak tahsilatı kendiliğinden durdurmazİtiraz üzerine alacaklı alacağını mahkemede ispat eder
Yargısal denetimKural olarak idari yargıAdli yargı

2. Hangi Alacaklar 6183 Sayılı Kanun'a Göre Cebren Tahsil Edilir?

6183 sayılı Kanunun kapsamı ve amme alacağı - özel hukuk alacağı ayrımı (m. 1); Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, vergi cezası, para cezası, gecikme zammı ve faiz ile kamu hizmetinin tatbikinden doğan asli ve fer'i alacakların cebren tahsil usulüne tabi olduğunu; buna karşılık kamu idarelerinin sözleşme, haksız fiil ve haksız zenginleşmeden kaynaklanan özel hukuk niteliğindeki alacaklarının Kanun kapsamı dışında bırakılarak genel hükümlere (İcra ve İflas Kanunu) göre tahsil edileceğini öngören amme icra hukukunun uygulama alanı esasıdır.

KANUN METNİ — Kanunun Şümulü

"Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur."

— 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 1

Kapsam sorusu, bir cebri tahsil dosyasında bakılacak ilk konudur. Alacak 6183 sayılı Kanun kapsamında değilse idarenin ödeme emri düzenleme yetkisi yoktur ve ödeme emri yalnızca bu nedenle iptal edilir. Özel kanunlarında 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edileceği belirtilen alacaklar da kapsamdadır (AATUHK m. 2).

 

"Dolayısı ile kamunun sahip olduğu her türlü alacak 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilemeyeceği açık olup, 6183 sayılı Kanun kapsamında olmayan kamu alacaklarının takip ve tahsili özel hukuk hükümleri uygulanacağı da pek tabiidir."

— Danıştay 2. Dairesinin 16.11.2021 tarihli, 2021/805 E. ve 2021/4256 K. sayılı Kararı

Danıştay kararlarında kapsam içinde ve dışında görülen alacak türleri şöyledir:

Alacak türüne göre tahsil rejimi
Alacak türüTahsil rejimiDayanak
Vergi, resim, harç, vergi cezası, gecikme zammı6183 sayılı KanunAATUHK m. 1
İmar Kanunu m. 42 idari para cezası6183 sayılı KanunDanıştay İDDK, E. 2023/69, K. 2023/1095
Özel kanunla atıf yapılan alacak (ör. TKDK hibe alacağı)6183 sayılı KanunDanıştay 13. D., E. 2025/2389, K. 2025/3497
Belediye taşınmazının kira bedeliGenel hükümlerDanıştay 2. D., E. 2021/805, K. 2021/4256
Evsel katı atık ücretiGenel hükümler, adli yargıDanıştay 6. D., E. 2020/10798, K. 2021/4150
Sözleşme dışı kullanım bedeli (haksız iktisap)Genel hükümlerDanıştay 13. D., E. 2024/3079, K. 2025/212
Kamu zararıRızaen veya sulhen; olmazsa adli yargıda alacak davasıDanıştay 4. D., E. 2024/583, K. 2024/6548

Tablodaki ayrımın pratik sonucu şudur: Belediyenin kira alacağı veya abonelik sözleşmesine dayanan ücret alacağı için gönderdiği ödeme emri, borç gerçekten var olsa bile hukuka aykırıdır. İdare bu alacaklar için adli yargıda dava açmak veya icra takibi yapmak zorundadır.

Kamu zararında da durum aynıdır. Danıştay 4. Dairesinin onadığı bölge idare mahkemesi kararına göre idare, mahkeme ilamı olmadan kamu zararını ödeme emriyle tahsil edemez. Özel kanunu İİK'ya göre tahsil öngören kurumlar da 6183 sayılı Kanun'u uygulayamaz; Danıştay 10. Dairesi, karara konu dönemde sulama birliği alacağı için bu sonuca varmıştır (E. 2022/327, K. 2022/2019).

3. Cebri Tahsil Yolları Nelerdir?

6183 sayılı Kanunda cebri tahsil yolları ve seçimlik yetki (m. 54); amme alacağının tahsilinde idareye tanınan üç cebri icra vasıtasını (teminatın/kefilin takibi, haciz ve iflas) kapsar. Tahsil dairesine bu yollar arasında serbest seçimlik takdir yetkisi tanıyan kural uyarınca idare dilediği yola başvurabilir; uygulamada en yaygın işletilen cebri tahsil yolu hacizdir.

3.1. Teminatın Paraya Çevrilmesi ve Kefilin Takibi

Karşılığında teminat gösterilmiş kamu alacağı vadesinde ödenmezse, tahsil dairesi borcun 15 gün içinde ödenmesini, aksi halde teminatın paraya çevrileceğini borçluya bildirir (AATUHK m. 56). Teminat olarak para, banka teminat mektubu, Devlet iç borçlanma senetleri ve haciz varakasına dayanılarak haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar kabul edilir (AATUHK m. 10). Kefil, asıl borçlunun tabi olduğu usullerle takip edilir (AATUHK m. 57).

3.2. Haciz Yoluyla Takip

Haciz, borçlunun veya üçüncü kişilerin elindeki menkul mallara, gayrimenkullere, alacak ve haklara tahsil dairesince el konulmasıdır. Banka hesabı, maaş, kira alacağı, araç ve taşınmaz haczin başlıca konularıdır. Haczin şartları 4. bölümde, sınırları 7. bölümde açıklanmıştır.

3.3. İflas Yoluyla Takip

Tahsil dairesi, kamu alacağının tahsili için İİK hükümleri çerçevesinde borçlunun iflasını isteyebilir (AATUHK m. 100). Borçlunun iflası halinde kamu alacağı, İİK m. 206'nın üçüncü sırasında imtiyazlı alacak olarak işlem görür (AATUHK m. 21).

4. Cebri Tahsil Süreci Hangi Aşamalardan Oluşur?

Cebri tahsilatta usuli kademelilik ilkesi ve safahat sırası (6183 s.K. m. 55 vd.); kamu alacağının muaccel olmasından paraya çevrilmeye kadar tüm icra adımlarının emredici sırayla yürütülmesini kapsar. Ödeme emri tebliği ve 15 günlük süre tamamlanmadan haciz varakası tanzim edilip haciz uygulanamayacağını, bu zincirleme sıraya uyulmaksızın tesis edilen işlemleri hukuka aykırı kılacağını öngören amme icra hukuku esasıdır.

Aşamalar şu sırayı izler:

1. Kamu alacağı tahakkuk eder ve vadesi geçer.

2. Tahsil dairesi ödeme emri düzenler ve borçluya tebliğ eder.

3. Borçlu 15 gün içinde borcu öder, mal bildiriminde bulunur veya dava açar.

4. Borç ödenmezse tahsil dairesi haciz varakası düzenler.

5. Haciz uygulanır.

6. Haczedilen mal satılır; bedel önce takip masraflarına ve kamu alacağına mahsup edilir.

"Gümrük vergilerinin tahsil edilebilmesi için usulüne uygun tahakkuk ettirildikten sonra, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsil usullerinin sırasıyla denenmiş olması zorunludur. Bu zorunluluğun doğal sonucu olarak, sistematiğin içinde yer alan bir idari işlemin bu amaçla tesis edilebilmesi için bir önceki hukuki durumun tekemmül etmiş olması hali aranmalıdır. Dolayısıyla bir önceki safha tekemmül etmeksizin bir sonraki safhaya ilişkin idari işlem tesis edilemeyeceği gibi, sistematik içinde yer alan herhangi bir işleme karşı dava açılması durumunda ise önceden kesinleşmiş hukuki durumların yeniden incelenmesi de yasal olarak mümkün değildir."

— Danıştay 7. Dairesinin 27.12.2022 tarihli, 2021/4111 E. ve 2022/5528 K. sayılı Kararı

Kararın ikinci cümlesi borçlu açısından ayrıca önemlidir. Her aşamadaki işleme karşı o aşamada dava açılmalıdır; kesinleşen bir aşama, sonraki işleme karşı açılan davada yeniden tartışılamaz.

4.1. Vade ve Ödeme Emri

Kamu alacağı, özel kanununda gösterilen zamanda ödenir. Özel kanununda ödeme zamanı gösterilmemiş kamu alacağı, yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir ve ödeme süresinin son günü vade tarihidir (AATUHK m. 37).

KANUN METNİ — Ödeme Emri

"Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur."

— 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 55/1

Ödeme emrindeki süre 7 gün iken, 28.11.2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle 15 güne çıkarılmış ve değişiklik 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önceki döneme ilişkin kararlarda geçen "7 gün" ifadesi güncel hukuku yansıtmaz.

Ödeme emrinde borcun aslı ve ferilerinin niteliği ile miktarı, nereye ödeneceği ve süresinde ödenmemesinin sonuçları yer alır (AATUHK m. 55/2). Ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek sebepler, sürenin hesabı ve tebligat sorunları ödeme emrine itiraz ve iptal davası yazısında ayrıntılı olarak incelenmiştir.

4.2. Mal Bildirimi

Mal bildirimi, borçlunun kendisinde veya üçüncü kişilerde bulunan mal, alacak ve haklarından borca yetecek miktarı ya da haczedilebilir malı bulunmadığını tahsil dairesine yazıyla veya sözle bildirmesidir (AATUHK m. 59). Borcu ödemeyen ve mal bildiriminde de bulunmayan borçlu hakkında, tahsil dairesinin talebi üzerine üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik kararı verilebilir (AATUHK m. 60).

4.3. Haciz Varakası ve Haczin Uygulanması

KANUN METNİ — Haciz

"Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur. (...) Tahsil dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir."

— 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 62

Haciz için üç şart birlikte aranır:

  • Usulüne uygun olarak kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir kamu alacağı bulunmalıdır (Danıştay 4. Daire, E. 2017/3692, K. 2021/2655).
  • Ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş ve 15 günlük süre dolmuş olmalıdır.
  • Alacaklı idarenin mahalli en büyük memuru veya yetkilendirdiği memurca onaylanmış haciz varakası düzenlenmiş olmalıdır (AATUHK m. 64).

Tebligattaki usulsüzlük haczi de sakatlar. Danıştay 9. Dairesinin onadığı kararlarda, olağan tebliğ yolları denenmeden ilan yoluyla yapılan tebliğ ile borçluya ait olmayan elektronik adrese yapılan tebliğ usulsüz sayılmış, bu ödeme emirlerine dayanan hacizler iptal edilmiştir (E. 2022/3897, K. 2024/317; E. 2021/1254, K. 2023/4825).

Banka hesapları ve maaş gibi üçüncü kişilerdeki alacaklar, haciz bildirisinin üçüncü kişiye tebliğiyle haczedilir. Haciz bildirisi elektronik ortamda tebliğ edilebilir (AATUHK m. 79). Elektronik haciz ayrı bir rejim değildir; aynı şartlara tabidir. Ayrıntılar banka hesabına e-haciz yazısında yer almaktadır.

4.4. Paraya Çevirme ve İhaleye Karşı Yargı Yolu

Haczedilen mallar satılarak paraya çevrilir. Satış bedelinden takip masrafları ve kamu alacağı düşülür; artan kısım, hacze iştirak eden başka daire yoksa borçluya verilir (AATUHK m. 74).

Satış ihalesine karşı görevli yargı yolu malın türüne göre değişir. Gayrimenkul ihalesinin feshi, gayrimenkulün bulunduğu yer icra mahkemesinden şikayet yoluyla istenir ve süre ihalenin tebliğinden itibaren 7 gündür (AATUHK m. 99). Menkul mal satış ihalesinin iptali davasında ise Danıştay 13. Dairesi idari yargıyı görevli saymış ve uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğunu belirtmiştir (E. 2025/2389, K. 2025/3497).

5. İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tahakkuk Cebri Tahsil Sayılır mı?

Amme alacaklarında koruma tedbirleri ve cebri tahsilden farkı (6183 s.K. m. 15, 20); ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve teminat istemenin cebri tahsilat değil, geçici güvence tedbiri olduğunu kapsar. Bu tedbirler borçlunun tasarruf hakkını kısıtlasa da alacak kesinleşmeden icrai takibe geçilemez; koruma tedbirlerine karşı tebliğ veya tatbikinden itibaren 15 gün içinde dava açılabilir.

"6183 sayılı Kanunda yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemleri kamu alacağının cebren tahsil ve takibine yönelik bir işlemler olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmesini engellemeye yönelik, dolayısıyla amme alacağını koruyucu niteliği bulunan işlemlerdir."

— Danıştay 4. Dairesinin 07.02.2022 tarihli, 2020/438 E. ve 2022/580 K. sayılı Kararıve 2022/5528 K. sayılı Kararı

Koruma tedbirleri ile kesin haczin karşılaştırılması
İşlemDayanakAmaçÖdeme emri şartıDava süresi
Teminat istemeAATUHK m. 9KorumaAranmazGenel süre
İhtiyati hacizAATUHK m. 13KorumaAranmaz15 gün
İhtiyati tahakkukAATUHK m. 17KorumaAranmaz15 gün
Kesin hacizAATUHK m. 62TahsilAranırVergi mahkemesinde 30 gün

İhtiyati haciz, AATUHK m. 13'te sayılan yedi sebepten birinin varlığı halinde alacaklı idarenin mahalli en büyük memurunun kararıyla uygulanır. İhtiyati tahakkuk ise henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerin derhal tahakkuk ettirilmesidir (AATUHK m. 17). Şartlar ve itiraz yolları için kamu alacaklarında ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk yazılarına bakılabilir.

6. Cebri Tahsil Hangi Hallerde Durur veya Sona Erer?

Cebri tahsilatın durması, sona ermesi ve dava açılmasının etkisi (İYUK m. 27/4); asıl tarhiyata dava açılması, yürütmenin durdurulması, iptal kararı, tecil/yapılandırma veya zamanaşımı hallerinde takibin duracağını ya da sona ereceğini kapsar. Ödeme emri veya haciz işlemlerine dava açılmasının takibi kendiliğinden durdurmayacağını öngören amme alacağı yargısal denetim esasıdır.

6.1. Dava Açılması ve Yürütmenin Durdurulması

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) iki tür davayı birbirinden ayırır.

KANUN METNİ — Yürütmenin Durdurulması

"Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. (...) Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir."

Tarhiyata, yani verginin veya cezanın kendisine karşı açılan dava tahsili kendiliğinden durdurur. Ödeme emri ve haciz ise tahsilat işlemidir; bu işlemlere karşı açılan davada ayrıca yürütmenin durdurulması istenmelidir.

"Dava konusu haczin dayanağı olan ödeme emrine karşı dava açılmamış ise de söz konusu ödeme emri içeriği tarhiyata karşı dava açılmasıyla 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen düzenlemesi gereğince tahsilat işlemleri duracağından dolayısıyla ödeme emrinin düzenlendiği 13/10/2022 tarihi itibarıyla ortada tahsil edilebilir bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden davacının banka hesaplarına haciz uygulanmasında hukuka uygunluk görülmemiş (...)"

— Danıştay 3. Dairesinin 13.03.2024 tarihli, 2023/10752 E. ve 2024/1396 K. sayılı Kararı

Ödeme emrine karşı açılan davada yürütmenin durdurulması kararı verilmişse alacak cebren tahsil edilebilir hale gelmez. Danıştay 9. Dairesi, yürütmenin durdurulması kararına rağmen uygulanan haczin iptaline ilişkin kararı onamıştır (E. 2019/1034, K. 2022/450).

6.2. Dayanak İşlemin İptali

Haciz, dayanağı olan tahakkuk veya ödeme emrinin hukuki akıbetine bağlıdır. Dayanak işlem iptal edilmişse haciz dayanaksız kalır. Danıştay 9. Dairesi, haczin uygulandığı tarihte ortada kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmamasını hukuka aykırılık sebebi saymıştır (E. 2022/2983, K. 2024/3135).

6.3. Tecil ve Yapılandırma

Tecil, kamu borcunun vadesinde ödenmesinin, haczin uygulanmasının veya hacizli malın satılmasının borçluyu çok zor duruma düşürecek olması halinde borcun ertelenmesi ve taksitlendirilmesidir (AATUHK m. 48). 02.10.2026 itibarıyla tecilin esasları şöyledir:

  • Tecil süresi 72 ayı geçemez. Süre, 21.05.2026 tarihli ve 7582 sayılı Kanun'la 36 aydan 72 aya çıkarılmıştır.
  • Tecil için borçlunun yazılı talebi gerekir ve tecil edilen borca faiz uygulanır.
  • Teminat aranmayan borç sınırı Kanun'da bir milyon Türk lirasıdır. Sınır, 13.06.2026 tarihli ve 33279 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile on milyon Türk lirası olarak uygulanmaktadır.
  • Tecil şartlarına uyulmazsa kamu alacağı muaccel olur.

Yapılandırma kanunları da cebri tahsili durdurur. Ödeme planına uyulduğu sürece borçlu hakkında cebri tahsil işlemi yapılamaz (Danıştay 7. Dairesince onanan karar, E. 2016/1682, K. 2020/3289). Yapılandırma bozulduğunda ise takip baştan başlamaz.

"Cebren tahsil ve takip işlemleri kapsamında düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinden sonra, yapılandırma başvurusuyla kamu alacağının bir ödeme planına bağlanması durumunda, cebren tahsil ve takip süreci geldiği aşama itibarıyla durdurulacak ve ödeme planına göre kamu alacağı tahsil edilecektir. Yapılandırılan borcun ödenmemesi durumunda ise anılan Kanunların hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecek ve yapılandırma öncesindeki hukuki duruma, diğer bir deyişle, cebren tahsil ve takip sürecinde yapılandırma öncesindeki aşamaya dönülecektir."

— Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 04.12.2024 tarihli, 2023/1008 E. ve 2024/1142 K. sayılı Kararı

Danıştay 3. Dairesi de aynı yöndedir: Yapılandırma öncesinde usulüne uygun tamamlanmış takibin yeniden başlatılması gerekmez (E. 2021/2265, K. 2024/397).

6.4. Tahsil Zamanaşımı

KANUN METNİ — Tahsil Zamanaşımı

"Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar."

— 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Madde 102/1

Ödeme, haciz uygulanması, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, alacağın teminata bağlanması ve borcun ödeme planına bağlanması tahsil zamanaşımını keser. Tahsil zamanaşımı, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başında yeniden işlemeye başlar (AATUHK m. 103). Borçlunun yabancı ülkede bulunması gibi hallerde tahsil zamanaşımı işlemez (AATUHK m. 104).

Her haciz girişimi tahsil zamanaşımını kesmez. Danıştay 3. Dairesinin uygun bulduğu vergi mahkemesi gerekçesine göre, tahsil edilecek tutar bulunmayan banka hesaplarına uygulanan hacizler tahsil zamanaşımını kesmemiştir (E. 2021/2265, K. 2024/397). Özel kanunlar farklı süre öngörebilir; Sosyal Güvenlik Kurumunun prim ve diğer alacakları on yıllık zamanaşımına tabidir (5510 sayılı Kanun m. 93/2). Konu vergi borcu zamanaşımı yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

6.5. Bedeli Ödenerek Haczin Kaldırılması

Maliye'ye bağlı tahsil dairelerince haczedilen mal üzerindeki haciz, mala biçilen değer ile bu değerin %10 fazlasının ve takip masraflarının ödenmesi halinde kaldırılır (AATUHK m. 74/A). Bu yoldan yararlanmak için hacze karşı dava açılmamış veya açılan davadan vazgeçilmiş olmalıdır. Haczi kaldırılan mala, ihtiyati haciz hükümleri saklı kalmak üzere, üç ay süreyle Maliye'ye bağlı tahsil dairelerince yeniden haciz konulamaz.

7. Kamu Alacağı İçin Hangi Mallar Haczedilemez?

6183 sayılı Kanunda haczedilemeyen ve kısmen haczedilen mal/gelirler (m. 70, 71); borçlunun haline münasip evi, zorunlu ev eşyası ve mesleki aletlerinin haczedilemeyeceğini kapsar. Maaş ve ücretlerin en fazla üçte birinin, asgari ücreti aşmayan gelirlerin ise en çok onda birinin haczedilebileceğini öngören amme icra hukuku sosyal koruma esasıdır.

Haczedilemeyen malların başlıcaları şunlardır (AATUHK m. 70):

  • Kanun'daki istisnalar dışında Devlet malları ve özel kanunlarında haczi yasaklanan mallar
  • Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası, zorunlu mutfak takımı ve ev eşyası
  • Sanat ve meslek için gerekli alet, edevat ve kitaplar
  • Vücut ve sağlık üzerindeki zararlar nedeniyle ödenen tazminatlar
  • Borçlunun haline münasip evi; evin değeri fazlaysa haline münasip bir yer alınabilecek tutar borçluya bırakılarak satış yapılabilir

Maaş ve ücretlerde haczedilecek tutar üçte birden çok, dörtte birden az olamaz (AATUHK m. 71). Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelir ve aylıklar ise yalnızca Kurum alacakları ve nafaka borçları için haczedilebilir (5510 sayılı Kanun m. 93/1).

Haciz ayrıca ölçülü olmalıdır. Haciz, kamu alacağına yetecek miktarla sınırlıdır ve tahsil dairesi idare ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar bağdaştırmakla yükümlüdür (AATUHK m. 62). Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası istihkak hükümlerine tabidir; üçüncü kişi tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz etmezse istihkak iddiası dinlenmez (AATUHK m. 66). İki yolun farkları haczedilmezlik şikayeti yazısında açıklanmıştır.

8. Şirket Borçlarında Ortak ve Kanuni Temsilci Ne Zaman Takip Edilir?

Limited şirket ortakları ve kanuni temsilcilerin ikincil sorumluluğu (6183 s.K. m. 35, mükerrer m. 35); kamu alacağının şirketten tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması şartıyla ortakların sermaye hisseleri oranında, kanuni temsilcilerin ise tüm mal varlıklarıyla sorumlu olduğunu; asıl borçlu şirket hakkındaki takip sonuçsuz kalmadan ikincil sorumlulara gidilemeyeceğini öngören amme alacağı icra usulü kuralıdır.

KANUN METNİ — Limited Şirketlerin Amme Borçları

"Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar."

Sorumluluğun sırası şöyledir: Önce şirket adına tarh ve tahakkuk yapılır, borç ödenmezse şirkete ödeme emri gönderilir ve şirket mal varlığı araştırılır. Ortağa veya kanuni temsilciye ancak bundan sonra, kendi adına düzenlenen ayrı bir ödeme emriyle gidilebilir. Şirket hakkında takip yapılmadan doğrudan ortağın hesabına uygulanan haciz bu sıraya aykırıdır.

Şirket mallarının satılmasının beklenmesi ise şart değildir. Konunun genel çerçevesi için kanuni temsilcinin sorumluluğu rehberine bakılabilir; rehberde VUK m.10 ile 6183 sayılı Kanun mükerrer m.35 kapsamındaki sorumluluk ele alınmaktadır.

"Tahsil dairesince yapılacak tahsil işlemlerinin herhangi bir aşamasında, haczedilen ya da tespit edilen asıl borçlu şirkete ait mal varlığı değerinin, borcu karşılamayacağının anlaşılması durumunda, kanun koyucu, kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli şartları yeterli görmüştür. Bunun için ayrıca borcu karşılamayacağı anlaşılan gerek hacizli olan, gerek hacizli olmayıp tespit edilen mal varlığının cebri icra yolu ile satılıp paraya çevrilmesinin beklenilmesine de gerek duyulmamaktadır."

— Danıştay 9. Dairesinin 19.10.2022 tarihli, 2021/1864 E. ve 2022/4882 K. sayılı Kararı

Şirket ortakları ve temsilcileri açısından üç nokta daha önem taşır:

  • Payını devreden ve devralan ortak, devir öncesine ait kamu alacağından müteselsilen sorumludur (AATUHK m. 35/2).
  • Şirketin tasfiyeye girmesi, kanuni temsilcinin tasfiye öncesi döneme ait sorumluluğunu kaldırmaz; ödeme yapan temsilci asıl borçluya rücu edebilir (AATUHK mükerrer m. 35).
  • Ortak ve temsilci hakkında ihtiyati haciz de uygulanabilir; ancak AATUHK m. 13'teki sebeplerin ortak veya temsilci bakımından gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır (Danıştay 4. Daire, E. 2020/438, K. 2022/580).

9. Cebri Tahsil İşlemlerine Karşı Başvuru Yolları ve Süreler Nelerdir?

Cebri tahsilat işlemlerine karşı dava açma süreleri ve görev (6183 s.K. / İYUK); ödeme emri, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuka karşı 15 gün, haciz işlemine karşı Vergi Mahkemesinde 30, İdare Mahkemesinde 60 günde dava açılacağını; vergi alacaklarında Vergi, diğerlerinde İdare Mahkemesinin görevli olduğunu öngören amme icra yargılama usulü kuralıdır.

9.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarına ilişkin 6183 sayılı Kanun uygulamalarında vergi mahkemesi görevlidir (2576 sayılı Kanun m. 6). İdari para cezası gibi diğer kamu alacaklarının tahsiline ilişkin işlemlerde görev idare mahkemesindedir. Yetkili vergi mahkemesi, ödeme emrini düzenleyen dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir (İYUK m. 37).

AATUHK m. 58 metninde geçen itiraz komisyonu ifadesi, bugün vergi mahkemesinde açılan dava olarak uygulanmaktadır. Ödeme emrine karşı yalnızca üç sebep ileri sürülebilir: borcun bulunmadığı, borcun kısmen ödendiği ve borcun zamanaşımına uğradığı.

9.2. Süre Tablosu

Cebri tahsil sürecindeki başlıca süreler
İşlemSüreBaşlangıçDayanak
Ödeme emri üzerine ödeme veya mal bildirimi15 günÖdeme emrinin tebliğiAATUHK m. 55
Ödeme emrine karşı dava15 günÖdeme emrinin tebliğiAATUHK m. 58
İhtiyati hacze karşı dava15 günHaczin uygulanması; gıyapta hacizde tebliğAATUHK m. 15
İhtiyati tahakkuka karşı dava15 günİhtiyati haczin uygulanması veya tebliğiAATUHK m. 20
Haciz işlemine karşı davaVergi mahkemesinde 30, idare mahkemesinde 60 günTebliği izleyen günİYUK m. 7
Üçüncü kişinin haciz bildirisine itirazı7 günHaciz bildirisinin tebliğiAATUHK m. 79
İstihkak iddiasına itiraz7 günTebliğAATUHK m. 66
Gayrimenkul ihalesinin feshi7 günİhalenin tebliğiAATUHK m. 99
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz7 günKararın tebliğini izleyen günİYUK m. 27/7
İstinaf30 günKararın tebliğiİYUK m. 45
Tahsil zamanaşımı5 yılVadeyi izleyen takvim yılı başıAATUHK m. 102

Önemli: Ödeme emrine karşı 15 günlük dava açma süresi hak düşürücüdür. Süre geçtikten sonra borcun esasına ilişkin itirazlar, hacze karşı açılan davada incelenmez.

9.3. Masraf Kalemleri

Davada başvurma harcı, karar harcı, yürütmenin durdurulması istenmişse yürütmeyi durdurma harcı ve posta gider avansı ödenir. Harçlar 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife'ye göre belirlenir ve her yıl güncellenir.

İki mali sonuç ayrıca bilinmelidir. Ödeme emrine karşı açtığı davada haksız çıkan borçludan alacağın %10 zamla tahsil edilmesini öngören AATUHK m. 58/5 hükmü, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve E. 2021/119, K. 2022/48 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Ödenmeyen kamu alacağına ise vadeden itibaren gecikme zammı işler. Gecikme zammı oranı, 13.11.2025 tarihli ve 33076 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10556 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile aylık %3,7 olarak belirlenmiştir (AATUHK m. 51).

İstinaf yolu parasal sınıra bağlıdır. İYUK m. 45 metninde otuz bir bin Türk lirası olarak yer alan sınır her yıl yeniden belirlenir.

9.4. Örnek Olay: Süre Hesabı

Aşağıdaki senaryo varsayımsaldır ve yalnızca süre hesabını göstermek için kurgulanmıştır.

Vadesi 2025 yılında dolan bir vergi borcu için düzenlenen ödeme emri, borçluya 02.03.2026 Pazartesi günü tebliğ edilmiştir. İYUK m. 7 uyarınca süre tebliği izleyen gün, yani 03.03.2026 tarihinde işlemeye başlar. Ödeme emrine karşı dava açma süresinin son günü 17.03.2026 Salı günüdür.

Borçlu 17.03.2026 tarihine kadar dava açmaz ve borcu ödemezse tahsil dairesi haciz uygulayabilir. Aynı borç için tahsil zamanaşımı 01.01.2026 tarihinde işlemeye başlamıştır; ödeme emrinin 2026 yılında tebliği tahsil zamanaşımını keser ve beş yıllık süre 01.01.2027 tarihinde yeniden başlar.

10. Duruma Göre Başvuru Yolu: Karar Ağacı

  • Ödeme emri tebliğ edildi ve borç yok, ödenmiş veya zamanaşımına uğramışsa: 15 gün içinde ödeme emrinin iptali davası açılır ve yürütmenin durdurulması istenir.
  • Alacak sözleşmeden, haksız fiilden veya haksız iktisaptan doğuyorsa: Ödeme emrine karşı açılacak davada alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ileri sürülür.
  • Ödeme emri hiç tebliğ edilmeden veya usulsüz tebliğle haciz uygulanmışsa: Haciz işlemine karşı dava açılır; uyuşmazlığın merkezi tebligatın usulüne uygunluğudur.
  • Tarhiyata karşı açılan dava sürerken ödeme emri veya haciz gelmişse: İYUK m. 27/4 uyarınca tahsil edilebilir bir alacak bulunmadığı ileri sürülür.
  • Şirket borcu için ortak veya kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri gelmişse: Şirket hakkındaki takibin ve mal varlığı araştırmasının yapılıp yapılmadığı incelenir.
  • Maaş, emekli aylığı veya oturulan ev haczedilmişse: Haczedilmezlik hükümlerine dayanılır.
  • İhtiyati haciz veya ihtiyati tahakkuk uygulanmışsa: 15 gün içinde dava açılır.
  • Borç doğru ancak ödeme gücü yoksa: Tecil talebinde bulunulur veya yürürlükte bir yapılandırma kanunu varsa başvurulur.
  • Haczedilen mal üçüncü kişiye aitse: İstihkak iddiası 7 günlük süreler içinde ileri sürülür.

11. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Hak Kaybı Riskleri

1. Ödeme emrine karşı dava açmanın haczi durdurduğunu varsaymak. Yürütmenin durdurulması kararı alınmadıkça tahsilat sürer.

2. Ödeme emrine karşı dava süresini ihbarnamedeki 30 günlük süreyle karıştırmak. Ödeme emrinde süre 15 gündür.

3 Hacze karşı açılan davada borcun esasını tartışmak. Haciz davasında denetim, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve haczin kendi unsurlarıyla sınırlıdır.

4. Yapılandırma bozulduktan sonra yeni bir ödeme emri beklemek. Tahsil dairesi takibe kaldığı aşamadan devam edebilir.

5. Haciz bildirisi alan üçüncü kişinin 7 gün içinde cevap vermemesi. Süresinde itiraz etmeyen banka, işveren veya kiracı bakımından borç zimmetinde sayılır (AATUHK m. 79).

6. Tahsil zamanaşımını yalnızca vadeden itibaren hesaplamak. Araya giren ödeme emri tebliği, haciz ve yapılandırma başvurusu süreyi keser.

7. Takip başladıktan sonra mal devretmek. Tahsile engel olmak amacıyla mal varlığını yok eden veya azaltan borçlu için altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür (AATUHK m. 110).

12. Sonuç ve Değerlendirme

Kamu alacaklarının cebri tahsili, idareye mahkeme kararı olmadan haciz ve satış yetkisi veren istisnai bir rejimdir. Bu yetkinin sınırları da bellidir: Alacak 6183 sayılı Kanun kapsamında olmalı, aşamalar sırasıyla ve usulüne uygun tamamlanmalı, haciz kesinleşmiş bir alacağa dayanmalı ve borca yetecek miktarı aşmamalıdır.

Borçlu açısından belirleyici olan sürelerdir. Ödeme emrine karşı 15 günlük süre kaçırıldığında borcun esasına ilişkin itirazlar sonraki aşamalarda dinlenmez. Dava açılması da tek başına tahsilatı durdurmaz. 2026 yılında tecil süresinin 72 aya çıkarılması ve teminat sınırının yükseltilmesi, ödeme güçlüğü çeken borçlular bakımından tecil yolunun kapsamını genişletmiştir. 

Her dosyada alacağın türü, tebligat tarihleri, dayanak işlemlerin akıbeti ve varsa yapılandırma geçmişi ayrı ayrı incelenmelidir. Sürecin kısa ve hak düşürücü sürelere bağlı olması, işlemlerin tebliğ anından itibaren özenle takip edilmesini gerektirir. Ayrıca idare ile yapılacak anlaşmalar çerçevesinde de değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Konunun genel çerçevesi için vergi yargılaması usulü rehberine bakılabilir; rehberde dava açma süreleri, görevli mahkeme ve temel kavramlar ele alınmaktadır. Ayrıca tarhiyata karşı dava yolları rehberine bakılabilir; rehberde süreler, şartlar ve güncel yargı uygulaması ele alınmaktadır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.
Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

12. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Kamu alacağı ödenmezse ne olur?

Kamu alacağı vadesinde ödenmezse tahsil dairesi borçluya ödeme emri tebliğ eder. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde borcu ödemez ve mal bildiriminde bulunmazsa tahsil dairesi haciz varakası düzenleyerek borçlunun banka hesabı, maaşı, aracı ve taşınmazı gibi mal varlığı değerlerini haczedebilir ve haczedilen malları satarak kamu alacağını tahsil eder.

2. Ödeme emrine karşı dava açmak haczi durdurur mu?

Ödeme emrine karşı dava açmak haczi kendiliğinden durdurmaz. İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27/4 uyarınca tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz; cebri tahsilin durması için mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir. Tarhiyata karşı vergi mahkemesinde süresinde açılan dava ise dava konusu edilen bölümün tahsilini kendiliğinden durdurur.

3. Ödeme emri tebliğ edilmeden haciz uygulanabilir mi?

Ödeme emri tebliğ edilmeden kesin haciz uygulanamaz. Haciz uygulanabilmesi için usulüne uygun olarak kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir kamu alacağının bulunması, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmesi ve 15 günlük sürenin dolması gerekir. Ödeme emri aşaması beklenmeden yalnızca şartları varsa ihtiyati haciz uygulanabilir; ihtiyati haciz ise bir koruma tedbiridir.

4. Kamu alacaklarında tahsil zamanaşımı kaç yıldır?

Kamu alacaklarında tahsil zamanaşımı 5 yıldır. Tahsil zamanaşımı, kamu alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar (6183 sayılı Kanun m. 102). Ödeme, haciz uygulanması, ödeme emri tebliği ve borcun ödeme planına bağlanması gibi işlemler tahsil zamanaşımını keser; tahsil zamanaşımı kesilmeyi izleyen yılbaşında yeniden başlar (m. 103).

6. Yapılandırma bozulursa yeniden ödeme emri gönderilir mi?

Yapılandırma bozulursa, yapılandırmadan önce usulüne uygun tebliğ edilmiş ödeme emri bulunan borçlar için yeniden ödeme emri gönderilmesi gerekmez. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna göre yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde cebri tahsil sürecinde yapılandırma öncesindeki aşamaya dönülür ve takip kaldığı yerden devam eder; tahsil dairesi haciz aşamasına geçebilir.

7. Belediyenin her alacağı 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilebilir mi?

Belediyenin her alacağı 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilemez. Belediyeye ait vergi, harç ve idari para cezaları ödeme emriyle cebren tahsil edilebilir. Kira bedeli ve evsel katı atık ücreti gibi sözleşmeden doğan alacaklar ile haksız fiil ve haksız iktisaptan doğan alacaklar 6183 sayılı Kanun kapsamı dışındadır; belediye bu alacaklar için adli yargıda dava veya icra takibi yoluna başvurmak zorundadır.

8. Vergi borcu taksitlendirilebilir mi?

Vergi borcu, 6183 sayılı Kanun m. 48 uyarınca tecil edilerek taksitlendirilebilir. Tecil için borcun vadesinde ödenmesinin veya haczin borçluyu çok zor duruma düşürecek olması, borçlunun yazılı talepte bulunması ve kural olarak teminat göstermesi gerekir. Tecil süresi 72 ayı geçemez ve tecil edilen kamu alacağına faiz uygulanır; tecil şartlarına uyulmazsa kamu alacağı muaccel olur.