İhbarname Süreci (89/1-2-3) ➔ 15 Günlük Hak Düşürücü Süre ➔ Tebligat Usulsüzlüğü ➔ İspat Yükü ➔ Görevli Mahkeme ➔ Davanın Kaybedilmesi Halinde Tazminat ➔ İstirdat Davası
Bir icra takibinde borçlunun üçüncü kişilerdeki alacakları veya bu kişilerin elindeki malları da haczedilebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi, bu haciz mekanizmasının usul çerçevesini belirler. Üçüncü kişiye sırasıyla gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine 7 günlük yasal süre içinde itiraz edilmemesi durumunda, İİK 89/3 menfi tespit davası gündeme gelir. Üçüncü şahsın elindeki son seçenek olan bu dava, 15 günlük hak düşürücü süreye tabidir. Bu sürenin doğru hesaplanması ve dava açma hakkının usulüne uygun biçimde kullanılması son derece kritik önem taşır. Bu makale; söz konusu davanın hukuki niteliğini, tebligat usulsüzlüğünün süreye etkisini, ispat yükünün kime ait olduğunu, görevli mahkemeyi ve güncel yargı kararlarını kapsamlı olarak ele almaktadır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''İcra ve İflas Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. İİK 89/3 Nedir? Haciz İhbarnamesi Sürecinin Hukuki Çerçevesi
- 2. 15 Günlük Hak Düşürücü Süre Nasıl Hesaplanır?
- 2. Tebligat Usulsüzlüğü Hak Düşürücü Süreyi Etkiler mi?
- 3. Davanın Hukuki Niteliği: İİK 89/3'e Özgü Menfi Tespit mi, İİK 72'ye Dayalı Genel Menfi Tespit mi?
- 4. İİK 89/3 Menfi Tespit Davasında Taraflar Kimlerdir?
- 5. İspat Yükü Kime Aittir?
- 6. Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk mu, Asliye Ticaret mi?
- 7. Yetkili Mahkeme: Dava Nerede Açılır?
- 8. Maktu Harç Uygulaması ve Vekalet Ücreti Sorunu
- 9. Dava Kaybedilirse Ne Olur? %20 Tazminat Yükümlülüğü
- 10. Ödeme Yapıldıktan Sonra İstirdat Davası Açılabilir mi?
- 11. Dava Açıldığında İcra İşlemleri Durur mu?
- 12. İİK 89 Menfi Tespit Davalarında Kritik Karşılaştırma
- 13. Sonuç
- 14. İlgili Makaleler
1. İİK 89/3 Nedir? Haciz İhbarnamesi Sürecinin Hukuki Çerçevesi
| Aşama | İhbarname | Süre | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|---|
| 1. Aşama | Birinci Haciz İhbarnamesi (89/1) | 7 gün içinde itiraz | İtiraz edilmezse zimmet karinesi doğar |
| 2. Aşama | İkinci Haciz İhbarnamesi (89/2) | 7 gün içinde itiraz | İtiraz edilmezse zimmet kesinleşir |
| 3. Aşama | Üçüncü Haciz İhbarnamesi (89/3) | 15 gün içinde ödeme veya menfi tespit davası | Ödeme/dava yoksa cebri icra başlar |
Kanun Metni — İcra ve İflas Kanunu m. 89/3
Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.
Kanun koyucu bu mekanizmayı şu gerekçeyle ihdas etmiştir: Alacaklı ve icra dairesi, takip borçlusunun üçüncü şahıstaki hak ve alacaklarının gerçekten var olup olmadığını denetleme imkânından yoksundur. Uygulamada bazı alacaklıların yalnızca itiraz ve menfi tespit hakkının kullanılmaması ihtimalinden yararlanmak amacıyla üçüncü şahıslara ihbarname gönderdiği gözlemlenmiştir. Bu gerçeklikten hareketle iyi niyetli üçüncü şahıslara maktu harca tabi menfi tespit davası açma hakkı tanınmıştır.
2. 15 Günlük Hak Düşürücü Süre Nasıl Hesaplanır?
Hak düşürücü sürenin başlangıcı bakımından belirleyici olan husus, üçüncü haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ tarihidir. Tebligatın usulsüz yapılmış olması, sürenin hiç başlamaması sonucunu doğurur. Bu durum, uygulamada son derece önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Süre hesabında dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır: Tebliğ günü süreye dahil edilmez; süre ertesi günden itibaren başlar. Sürenin son günü resmi tatile denk gelirse, tatili izleyen ilk iş günü mesai bitimine kadar dava açılabilir. 15 günlük süre dolmadan menfi tespit davası açıldığına dair belgenin, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 20 gün içinde ilgili icra dairesine teslim edilmesi gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı — Hak Düşürücü Sürenin Re'sen Gözetimi
''İİK'nın 89. maddesine göre üçüncü haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. On beş günlük bu süre hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen dikkate alınır.''
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16.09.2025 tarihli, 2022/1020 E. ve 2025/735 K.
2. Tebligat Usulsüzlüğü Hak Düşürücü Süreyi Etkiler mi?
Tebligat Kanunu'nun tüzel kişilere tebliği düzenleyen 12. maddesi uyarınca hükmi şahıslara tebliğ yetkili temsilcilerine yapılmalıdır. Birden fazla temsilci varsa yalnızca birine tebliğ yeterlidir. Bu kişilerin işyerinde bulunmaması halinde Tebligat Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca işyerinde sürekli görev yapan memur veya müstahdemlerine tebliğ mümkündür; ancak bu kişinin görev itibarıyla yetkili temsilciden sonra gelen düzeyde bulunması gerekmektedir.
Uygulamada karşılaşılan başlıca usulsüzlük halleri şunlardır: Yetkili temsilcinin bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın doğrudan çalışana tebliğ yapılması; tebliğ yapılan çalışanın tebliğ almaya yetkili olmadığının sonradan anlaşılması; ihbarnamenin yanlış adrese gönderilmesi; muhtara tebliğ yapılması durumunda kapıya ihbarname yapıştırılmaması gibi usul eksiklikleri.
Yargıtay İçtihadı — Usulsüz Tebligat ve Hak Düşürücü Süre
''İİK’nun 89/3 maddesi uyarınca 3. haciz ihbarnamesinin, bildirmiş olduğu bu adres yerine Tebligat Kanunu’na aykırı şekilde mernis adresine tebliğ edildiği yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından eldeki davanın süresi içinde açıldığı kabul edilerek, esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekir ise de, bu yön gözetilmeden karar onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilmeli''
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 08.05.2019 tarihli, 2018/2320 E. ve 2019/2665 K.
3. Davanın Hukuki Niteliği: İİK 89/3'e Özgü Menfi Tespit mi, İİK 72'ye Dayalı Genel Menfi Tespit mi?
Uygulamada iki farklı menfi tespit davası türü arasındaki ayrımın doğru yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu iki dava türü aşağıdaki kriterlerde birbirinden ayrılmaktadır.
| Aşama | İhbarname | Süre | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|---|
| 1. Aşama | Birinci Haciz İhbarnamesi (89/1) | 7 gün içinde itiraz | İtiraz edilmezse zimmet karinesi doğar |
| 2. Aşama | İkinci Haciz İhbarnamesi (89/2) | 7 gün içinde itiraz | İtiraz edilmezse zimmet kesinleşir |
| 3. Aşama | Üçüncü Haciz İhbarnamesi (89/3) | 15 gün içinde ödeme veya menfi tespit davası | Ödeme/dava yoksa cebri icra başlar |
Yargı kararları, genel hüküm niteliğindeki İİK m. 72 çerçevesinde açılan menfi tespit davasının, İİK m. 89'un özel düzenlemesini işlevsiz bırakacak biçimde kullanılamayacağını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte zimmetde sayılan borcu ödemiş olan üçüncü şahsın, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde istirdat davası açma hakkı saklı tutulmaktadır.
4. İİK 89/3 Menfi Tespit Davasında Taraflar Kimlerdir?
Menfi tespit davasının aktif tarafını oluşturan üçüncü şahıs, icra takibinin asıl taraflarıyla doğrudan bir hukuki ilişki içinde bulunmayabilir. Dava, yalnızca takip alacaklısına karşı açılır. Belirtmek gerekir ki; takip borçlusu ile üçüncü şahıs arasındaki ilişkiye takip alacaklısı yabancı olduğu gibi, üçüncü şahıs da takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı — Aktif Husumet
''Bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterdiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.''
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 30.12.2025 tarihli, 2025/2787 E. ve 2025/3021 K.
5. İspat Yükü Kime Aittir?
İspat yükünün kime ait olduğu meselesi, menfi tespit davalarında en tartışmalı konulardan birini oluşturmaktadır. Kanunun açık hükmü, ispat yükünü davacı üçüncü şahsa yüklemiş olmakla birlikte, yargı kararları bu külfeti pratikte dengeleyen önemli bir ilke geliştirmiştir: Davalı alacaklı, öncelikle takip borçlusunun üçüncü kişiden neden alacaklı olduğunu somut olarak açıklamak ve buna ilişkin delil sunmak zorundadır. Herhangi bir hukuki ilişki ortaya konulmaksızın soyut bir alacak iddiasıyla karşı karşıya kalan üçüncü şahıstan borçlu olmadığını ispat etmesi beklenemez.
Yargıtay İçtihadı — İspat Yükü ve Alacaklının Somutlaştırma Yükümlülüğü
''İİK'nun 89 uncu maddesi uyarınca 1 inci ve 2 nci haciz ihbarnamelerine 7 gün içerisinde itiraz edilmemesi sebebiyle borç zimmetinde sayılan üçüncü kişi İİK'nun 89/3 üncü maddesi gereğince 3 üncü haciz ihbarnamesine karşı 15 günlük süre içinde menfi tespit davası açtığı takdirde bu davada üçüncü kişinin takip borçlusuna borçlu olmadığını ispata mecbur olduğu ve davacının bu hususu ispat edemediği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.''
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 19.12.2023 tarihli, 2023/1864 E. ve 2023/3816 K.
Yargıtay İçtihadı — Alacaklının Borç İlişkisini Açıklama Yükümlülüğü
''davalı tarafından verilen cevapta, davacı ile borçlu arasında borcu doğuran bir hukuki ilişkiden söz edilmeyerek, sadece davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğinin ileri sürüldüğü, bu durumda takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı alacaklı tarafından ileri sürülmesi gerektiği, böyle bir ilişkiye dayanmadan soyut olarak borçlunun davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürülemeyeceği ve bu ilişkinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığını ispat etmesi beklenemeyeceği''
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 05.12.2023 tarihli, 2023/1729 E. ve 2023/3536 K.
6. Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk mu, Asliye Ticaret mi?
Görevli mahkeme meselesi, 2024-2025 döneminde bölge adliye mahkemeleri arasında ciddi içtihat ayrılıklarına sahne olmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu ayrılığı 06.11.2023 tarihli kararıyla gidermiş; İİK'nın 89. maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı menfi tespit davalarında İİK'da göreve ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle genel hükümlere göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu tespit etmiştir.
Bu içtihadın temel gerekçesi şudur: Dava, takip hukukundan kaynaklanmaktadır ve taraflar arasında doğrudan bir hukuki ilişki yoktur. İcra ve İflas Kanunu'ndaki düzenleme, Türk Ticaret Kanunu'ndaki ticari dava kategorileri çerçevesinde değerlendirilemez.
7. Yetkili Mahkeme: Dava Nerede Açılır?
Kanun, üçüncü şahsa yetki konusunda seçimlik bir hak tanımıştır. Bu düzenleme, üçüncü şahsın dava açmasını kolaylaştırmayı hedeflemektedir. Yetkili mahkemede açılan dava, 20 günlük süre içinde icra dairesine bildirilerek cebri icra durdurulabilir.
8. Maktu Harç Uygulaması ve Vekalet Ücreti Sorunu
İİK m. 89/3'e dayalı menfi tespit davaları maktu harca tabidir. Bu düzenlemerin amacı, iyi niyetli üçüncü şahısların yüksek yargılama maliyetleriyle karşılaşmaksızın dava açabilmesini sağlamaktır. Ancak davanın maktu harca tabi olması, davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin de maktu olması anlamına gelmez.
Yargıtay İçtihadı — Nispi Vekalet Ücreti
''Ayrıca, mahkemece eldeki davanın maktu harca tâbi olduğundan bahisle davalı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir. Zira yukarıda bahsi geçen İİK’nın 89/3. maddesinde yapılan harca ilişkin düzenlemede amaç; açılacak menfi tespit davalarının maktu harca tâbi olması öngörülerek, iyiniyetli üçüncü şahısların kolaylıkla menfi tespit davası açmak suretiyle iddialarını ispatlaması olanağı sağlamaktır.''
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29.04.2021 tarihli, 2017/946 E. ve 2021/540 K.
9. Dava Kaybedilirse Ne Olur? %20 Tazminat Yükümlülüğü
Kanunun öngördüğü %20 tazminat yükümlülüğü, üçüncü şahsın gerçekte borçlu olduğu halde dava açarak süreci uzatmasını önlemeye yönelik caydırıcı bir düzenlemedir. Belirtmek gerekir ki bu tazminat yalnızca davanın esastan reddedilmesi halinde uygulanır; usul ret kararları bu kapsamın dışında kalır. Dava 15 günlük hak düşürücü süre geçirilerek açılmış ve bu nedenle reddedilmişse, tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği tartışmalı bir konudur.
10. Ödeme Yapıldıktan Sonra İstirdat Davası Açılabilir mi?
Pratik bir süreç açısından değerlendirildiğinde: Menfi tespit davası açmayan ya da açtığı dava 15 günlük süre geçirilerek reddedilen üçüncü şahıs, zimmetde sayılan borcu ödemek zorunda kalır. Bu durumda başvurulabilecek hukuki yol, borçlu ve kötü niyetli takip alacaklısına karşı açılacak istirdat davasıdır. Menfi tespit talebiyle başlayan dava, yargılama sürecinde ödeme gerçekleşmesi üzerine istirdat davasına dönüşebilir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı — İstirdat Davasına Dönüşüm
'' yargılamaya istirdat davası olarak devam ettiği, davacının davalının muvaffakatı ile iddia ve savunmasını genişletmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, artık bu aşamadan sonra yargılamaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerekirken ve davanın İİK 89 maddeye göre, ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldığından, mahkemece davacıya istirdat davasının nispi harca tabi olduğu gözetilerek, nispi harç tamamlatıldıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, anılan gerekçe ile davanın İİK 89/3 maddesine dayalı menfi tespit davası olduğundan bahisle davanın reddine dair verilen karar yerinde görülmemiştir.''
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 11.07.2024 tarihli, 2024/821 E. ve 2024/1332 K.
11. Dava Açıldığında İcra İşlemleri Durur mu?
Bu düzenleme, dava açma hakkının fiilen kullanılabilmesi için büyük önem taşıyan bir güvencedir. Sürenin hesaplanması şu şekildedir: Üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açılmalı; akabinde 15 gün + 20 gün = 35 günlük süre içinde dava açıldığına dair belge icra dairesine teslim edilmelidir.
12. İİK 89 Menfi Tespit Davalarında Kritik Karşılaştırma
| Konu | Süresinde İtiraz Eden | Süresinde İtiraz Etmeyen |
|---|---|---|
| Dava Türü | Usulsüzlük şikayeti (İcra Mahkemesi) | İİK 89/3 Menfi Tespit Davası |
| Görevli Mahkeme | İcra Hukuk Mahkemesi | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Süre | 7 gün | 15 gün (hak düşürücü) |
| Harç | Maktu | Maktu |
| İspat Yükü | Karşılıklı | Üçüncü şahısta |
| Tazminat Riski | Yok | %20 tazminat |
13. Sonuç
İİK 89/3 kapsamındaki menfi tespit davası, icra hukukunun en teknik ve süre hassasiyeti yüksek kurumlarından biridir. Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etme imkânı kaçırıldığında devreye giren bu mekanizma, üçüncü şahsın borçlu olmadığını mahkeme önünde ispatlayabileceği son çareyi temsil etmektedir.
Bu süreçte öne çıkan kritik noktalar şöyle özetlenebilir: 15 günlük hak düşürücü süre, herhangi bir koşulda mahkemece re'sen gözetilir. Tebligat usulsüzlükleri bu sürenin işlemesini engeller; ancak usulsüzlüğün icra mahkemesine şikâyet yoluyla tespit ettirilmesi gerekmektedir. İspat yükü üçüncü şahısta olmakla birlikte davalı alacaklı, hukuki ilişkinin varlığını somut biçimde ortaya koymadan salt ispat yüküne sığınamaz. Görevli mahkemenin doğru belirlenmesi, yargılamanın en başında gözetilmesi gereken usul şartlarından birini oluşturmaktadır.



