...
İmar barışı kapsamında alınan ancak mevzuata aykırılık nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tesis edilen yapı kayıt belgesi iptali işlemini, iptale konu olan mimari projeleri, rulo haline getirilmiş vaziyet planlarını ve teknik inşaat çizimlerini içeren kurumsal idare hukuku görseli.

Yapı Kayıt Belgesi İptali ve Yapı Ruhsatı İptali: 2026 Kapsamlı Hukuki Rehber

Haziran 23, 2026
İdari yargı düzeninde genel görevli ilk derece mahkemeleri olan vergi ve idare mahkemesi görev ayrımı sınırlarını, davanın konusuna göre (idari yaptırımlar, vergi tarhiyatları, tam yargı davaları) davanın açılacağı doğru yargı merciini belirleyen ahşap tasarımlı kurumsal mahkeme salonu ve hakim kürsüsü görseli.

Vergi ve İdare Mahkemesi Görev Ayrımı: Genel ve Özel Görevli Mahkemeler

Haziran 24, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Belediye Encümen Kararına İtiraz ve Dava Yolu: Görevli Mahkeme ve Süreler

Makale Yol Haritası

İşlemin Niteliği ➔ Görevli Mahkeme ➔ Dava Açma Süresi ➔ İdari İtiraz (m.11) ➔ Yürütmenin Durdurulması ➔ Kanun Yolları

Belediye encümen kararına itiraz, belediyenin karar ve yürütme organlarından biri olan encümen tarafından tesis edilen icrai idari işleme karşı; ya işlemi tesis eden idareye yapılan idari başvuruyu (İYUK m.11) ya da yetkili yargı yerinde açılan iptal davasını ifade eder. Kural olarak bu kararların yargısal denetimi idare mahkemelerinde, kararın ilgilisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılacak dava ile gerçekleştirilir. Ancak işlemin türüne göre görevli mahkeme ve süre değişebilir: yalnızca idari para cezası içeren kararlarda 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine, özel kanun kapsamındaki bazı kararlarda ise 3, 7 ya da 30 günlük özel sürelere riayet edilmesi gerekir.

Bu rehber; görevli mahkemenin nasıl belirleneceğini, dava açma sürelerini ve istisnalarını, idari itirazın süreye etkisini, yetkide paralellik ilkesini ve yürütmenin durdurulması ile kanun yollarını güncel Danıştay ve Yargıtay içtihadına dayanarak nesnel biçimde ele almaktadır. Amaç, hak kaybına yol açan en yaygın usul hatalarını görünür kılmaktır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''İdare Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Belediye Encümen Kararı Nedir ve Hangi Kararlar Dava Edilebilir?

Belediye encümen kararı, belediyenin karar organı olan encümenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği, ilgilinin hukukunda doğrudan sonuç doğuran tek yanlı bir idari işlemdir. İmar para cezası, yıkım, parselasyon, faaliyetten men ve ruhsat iptali gibi kararlar icrai niteliktedir ve kural olarak idari yargı denetimine tabidir.

Encümen kararları, idarenin kamu gücüne dayanarak aldığı ve uygulanması için ayrıca bir mahkeme kararına ihtiyaç duyulmayan icrai işlemlerdir. Bu nitelik iki sonuç doğurur: birincisi, karar tebliğ edildiği anda hukuki sonuçlarını doğurmaya başlar; ikincisi, hukuka aykırı olduğu düşünülen karara karşı süresi içinde yargı yoluna başvurulmaması halinde işlem kesinleşir.

Yargı kararları, encümenin pek çok işleminin idari yargı denetimine tabi olduğunu teyit etmektedir. Uygulamada en sık dava konusu edilen encümen kararları şunlardır:

Parselasyon (imar uygulaması) işlemleri: Encümenin parselasyon yapılmasına veya bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin kararlarına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılmaktadır (Danıştay 6. Daire, E. 2021/80, K. 2022/11789; Danıştay 6. Daire, E. 2022/2084, K. 2023/4632).

Yıkım kararları: 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar için verilen yıkım kararları encümence alınır ve hukuka uygunluğu idare mahkemelerince denetlenir (Danıştay 6. Daire, E. 2022/6094, K. 2024/8086).

Faaliyetten men ve ruhsat iptali: İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı gerekçesiyle verilen faaliyetten men kararları da idari yargıda iptal davasına konu edilir (Danıştay 2. Daire, E. 2021/18571, K. 2021/5371).

İdari para cezaları: İmar (3194 m.42), çevre (2872 m.20) ve çeşitli özel mevzuat kapsamında encümence verilen para cezaları, içeriğine göre farklı mahkemelerin görevine girebilir (aşağıda 2. ve 3. bölümler).

2. Belediye Encümen Kararına Karşı Hangi Mahkemede Dava Açılır?

Görevli mahkeme işlemin içeriğine göre belirlenir. Kural olarak encümen kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Karar yalnızca idari para cezasından ibaretse 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine başvurulur. Para cezasının tahsili için gerçek kişiye karşı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

2.1. Kural: İdare Mahkemesi

İptal davalarında genel görevli yargı yeri idare mahkemesidir. 2577 sayılı İYUK’nın 2. maddesinde idari dava türleri arasında, hukuka aykırı idari işlemlerin iptali için menfaati ihlal edilenlerce açılan iptal davaları sayılmıştır. Encümen kararlarının büyük çoğunluğu (imar uygulamaları, yıkım, ruhsat iptali, faaliyetten men) bu kapsamda idare mahkemesinde dava konusu edilir.

2.2. Sadece İdari Para Cezası: Sulh Ceza Hakimliği

Encümen kararı yalnızca bir idari para cezasından ibaretse, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun genel başvuru yolu devreye girer. Bu durumda kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine başvurulur. (Kanun metninde “sulh ceza mahkemesi” ibaresi yer almakla birlikte, 2014 değişikliğinden sonra bu görev sulh ceza hâkimliklerince yürütülmektedir.)

📜 KANUN METNİ —

“İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.”

5326 sayılı Kabahatler Kanunu, m. 27/1

2.3. Bağlantılı İşlem İstisnası: Yine İdare Mahkemesi

Para cezası tek başına değil de, idari yargının görevine giren bir işlemle (yıkım, kapatma vb.) birlikte ve aynı işlem kapsamında verilmişse, para cezasına yönelik hukuka aykırılık iddiaları da o işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargıda görülür. Bu kural, mükerrer dava ve görev uyuşmazlıklarını önler.

📜 KANUN METNİ —

“İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.”

5326 sayılı Kabahatler Kanunu, m. 27/8

Danıştay 2. Dairesi, bir öğrenci yurdundaki işletmenin ruhsatsız faaliyeti nedeniyle verilen faaliyetten men kararına ilişkin uyuşmazlıkta, encümen kararının iptaline yönelik davada idari yargının görevli olduğu yönündeki idare mahkemesi kararını onamıştır (E. 2021/18571, K. 2021/5371).

2.4. Para Cezasının Tahsili ve İcra Takibi: Asliye Hukuk Mahkemesi

Encümen kararıyla verilen para cezasının tahsili için belediyenin gerçek kişilere karşı başlattığı ilamsız icra takibine itiraz edilirse, belediyenin açacağı “itirazın iptali” davasında görevli yargı yeri adli yargıdır. Çünkü idari yargıda, idarenin gerçek kişiye karşı açabileceği bir dava türü bulunmaz.

“Davacı Belediye tarafından belediye encümenince verilen idari para cezasının tahsili için imar mevzuatına aykırı davrandığı ileri sürülen gerçek kişiler aleyhine başlatılan takiplere vaki itirazların iptali istemiyle açılan davalarda adli yargının görevli olduğuna…”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3683, K. 2024/3631, T. 08.11.2024 (uyuşmazlığın giderilmesi kararı)

Karara göre belediye, 6183 sayılı Kanun yerine genel hükümlere göre takip ve dava yoluna başvurmakta seçimlik bir hakka sahiptir; bu yolu seçtiğinde itirazın iptali davası asliye hukuk mahkemesinde görülür (kararda atıf yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.09.2015, E. 2015/4-117, K. 2015/1755).

3. İşlem Türüne Göre Görevli Mahkeme ve Süre (Karşılaştırma)

Aşağıdaki tablo, encümen kararının niteliğine göre görevli mahkemeyi ve başvuru süresini özetlemektedir. Süre ve mercii işlemde gösterilmemişse 6. bölümdeki Anayasa m.40 güvencesi dikkate alınmalıdır.

Encümen Kararının Türüne Göre Görevli Mahkeme ve Başvuru Süresi
İşlemin Türü Görevli Mahkeme Süre Dayanak
İmar uygulaması / parselasyon, ruhsat iptali, faaliyetten men, yıkım İdare Mahkemesi 60 gün 2577 s. İYUK m.7
Yalnızca idari para cezası Sulh Ceza Hâkimliği 15 gün 5326 s. K. m.27/1
Para cezası + idari yargıya tabi işlem (bağlantılı) İdare Mahkemesi 60 gün 5326 s. K. m.27/8
Para cezası tahsili için icra takibine itiraz (gerçek kişi) Asliye Hukuk Mahkemesi 1 yıl (İİK m.67) Yargıtay 3. HD 2024/3631
Çevre Kanunu kapsamı idari yaptırım İdare Mahkemesi 30 gün 2872 s. K. m.25/2

4. Dava Açma Süreleri: 60 Günlük Genel Kural ve İstisnalar

Encümen kararına karşı genel dava açma süresi, kararın tebliğinden itibaren 60 gündür (İYUK m.7). Bu süre özel kanunlarda farklı düzenlenebilir: idari para cezalarında 15 gün, Çevre Kanunu’nda 30 gün, 3489 sayılı Kanun’da 3 gün, 552 sayılı KHK’de 7 gün gibi. Süre, kararın hukuki sonuçlarıyla birlikte usulüne uygun tebliğiyle başlar.

Genel kural, idari işlemlere karşı dava açma süresinin yazılı bildirim (tebliğ) tarihinden itibaren işlemeye başlamasıdır. Tebligat usulüne uygun yapılmamışsa, Danıştay içtihadına göre sürenin başlangıcında işlemin “tüm unsurlarıyla” (gerekçesi, içeriği ve hukuki sonuçları) öğrenildiği tarih esas alınır. Aşağıdaki tablo, encümen kararlarına uygulanabilecek özel süreleri içtihat dayanağıyla göstermektedir.

Özel Kanunlardaki İstisnai İtiraz/Dava Süreleri
Mevzuat Konu Süre / Merci İçtihat
3489 s. Kanun İşyeri kapatma kararı 3 gün / mülki amir (valilik-kaymakamlık) Danıştay 8. D. 1988/213
552 s. KHK Yaş sebze-meyve ticareti cezaları 7 gün / idare mahkemesi (karar kesin) Danıştay 8. D. 1998/3801
5326 s. K. İdari para cezası (genel) 15 gün / sulh ceza hâkimliği 5326 m.27/1
2872 s. K. Çevre idari yaptırımları 30 gün / idare mahkemesi Danıştay 6. D. 2022/3400
2577 s. İYUK Genel kural 60 gün / idare mahkemesi İYUK m.7

3489 sayılı Kanun kapsamındaki kapatma kararına süresinde mülki amire itiraz edilmemesinin sonucu Danıştay tarafından açıkça ortaya konmuştur: “Süresinde itiraz edilmeyen bu kararlara karşı dava açılamaz.”

— Danıştay 8. Daire, E. 1986/732, K. 1988/213, T. 22.03.1988

Bu içtihat, özel kanunda zorunlu bir idari itiraz yolu (örneğin mülki amire başvuru) öngörülmüşse, bu yol tüketilmeden açılan davanın “idari merci tecavüzü” veya süre aşımı nedeniyle reddedilebileceğini göstermektedir. Bu nedenle dava stratejisinde önce kararın dayandığı kanun maddesinin tespiti kritik öneme sahiptir.

5. Dava Açmadan Önce İdari İtiraz (İYUK m.11) ve Süreye Etkisi

İYUK m.11 uyarınca, dava açma süresi içinde encümene başvurularak kararın kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi istenebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Talebin açıkça veya zımnen (cevap verilmemesi) reddi halinde, kalan süre yeniden işlemeye başlar; başvuruya kadar geçen süre hesaba katılır.

📜 KANUN METNİ —

“İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 11

Danıştay 4. Dairesi, bir pazar tahsis yerinin iptaline ilişkin encümen kararına karşı yapılan m.11 başvurusunda süre hesabını ayrıntılı biçimde uygulamıştır: itirazla duran sürenin, itirazın reddine ilişkin işlemin tebliğiyle kalan günler üzerinden yeniden işlediğini ve bu hesaba göre davanın süre aşımına uğradığını kabul etmiştir (E. 2024/120, K. 2024/702).

Yetkide ve Usulde Paralellik İlkesi

İYUK m.11 başvurusunun hangi makam tarafından karara bağlanacağı, uygulamada sık yapılan bir usul hatasının kaynağıdır. İdare hukukunun yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince, bir işlemi tesis etmeye yetkili makam, o işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi başvurusunu da karara bağlamaya yetkilidir. Dolayısıyla encümen kararına karşı yapılan m.11 başvurusunu, encümen yerine bir birim müdürlüğünün (örneğin Yapı Kontrol veya İmar Müdürlüğü) reddetmesi, yetki yönünden hukuka aykırıdır.

🏛️ BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARI

“…söz konusu encümen kararına karşı 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca yapılacak başvurunun da yine aynı belediye encümenince neticelendirilmesi gerekmektedir.”

— Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, E. 2024/309, T. 25.07.2024 (yürütmenin durdurulması)

Bu kararda, imar para cezasına karşı yapılan itirazı encümen yerine Yapı Kontrol Müdürlüğünün reddetmesi yetki unsuru bakımından hukuka aykırı bulunmuş ve işlemin yürütmesi durdurulmuştur.

6. Anayasa m.40 Güvencesi: Süre ve Mercii Gösterilmemesinin Sonucu

Anayasa m.40 uyarınca idare, işlemlerinde ilgilinin başvuracağı kanun yollarını, mercileri ve süreleri göstermek zorundadır. Encümen kararında özel (kısa) dava açma süresi belirtilmemişse, özel kanunda daha kısa bir süre öngörülse dahi 60 günlük genel dava açma süresi uygulanır.

Bu güvence, hak arama hürriyetini korur. İdare, kısa bir özel süreye tabi bir işlem tesis ettiğinde bu süreyi ve başvuru merciini ilgiliye bildirmezse, kısa sürenin işletilmesi mümkün olmaz; bunun yerine 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki 60 günlük genel süre devreye girer.

“…Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.”

— Danıştay 6. Daire, E. 2019/16046, K. 2022/3400, T. 22.03.2022

Aynı kararda Çevre Kanunu kapsamındaki 30 günlük özel süre tartışılmış; işlemde süre ve mercii gösterilmediğinden 60 günlük genel sürenin uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Uygulamada bu içtihat, kısa süreyi kaçırdığını düşünen ilgili için önemli bir savunma aracıdır; ancak en güvenli yol yine de en kısa süreye uymaktır.

7. İmar Para Cezası ve Yıkım Kararlarına Karşı Dava

İmar mevzuatına aykırı yapılar bakımından encümen, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yıkıma ve 42. maddesi uyarınca idari para cezasına karar verir. Bu iki yaptırım çoğu zaman aynı encümen kararında birlikte yer aldığından, dava da idare mahkemesinde tek dilekçeyle açılır.

Danıştay 6. Dairesi içtihadında, 42. maddedeki para cezasının hesabına ilişkin denetim ayrıntılıdır: temel ceza ile (c) bendindeki artırım sebeplerinin ayrı ayrı ve usulüne uygun hesaplanması, artırım koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenir. Örneğin Daire, taşınmazın bulunduğu alan tümüyle yapılaşmaya yasak olmadığı halde (c) bendinin 6. alt bendi uyarınca %80 artırım uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur (E. 2022/6094, K. 2024/8086).

Yıkım kararları bakımından ise 32. maddedeki usul güvenceleri önem taşır: yapı tatil tutanağının düzenlenmesinden sonra, yapı sahibine tanınması gereken bir aylık süre beklenmeden yıkım kararı alınması hukuka aykırılık nedenidir (Danıştay 6. Daire, E. 2022/2057, K. 2024/7538). Ayrıca para cezasında, yapı sahipliğinin somut tespiti yapılmadan paylı maliklerin tamamına ceza yüklenmesi de bozma nedeni olarak değerlendirilmiştir.

8. Yürütmenin Durdurulması Talebi Neden Önemlidir?

Encümen kararları icrai olduğundan, dava açılması kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için “telafisi güç veya imkânsız zararların doğması” ile “işlemin açıkça hukuka aykırı olması” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir (İYUK m.27/2).

Özellikle yıkım ve faaliyetten men gibi sonuçları geri alınamaz işlemlerde, dava dilekçesinde mutlaka yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Aksi halde, yargılama sonunda iptal kararı verilse bile önceki halin iadesi fiilen imkânsız hale gelebilir. Adana BİM 2. İdari Dava Dairesi de yetki yönünden açıkça hukuka aykırı bulduğu işlemde, telafisi güç zarar koşulunun gerçekleştiğini kabul ederek teminat aranmaksızın yürütmeyi durdurmuştur (E. 2024/309).

9. Kanun Yolları: İstinaf, Temyiz ve Kararın Düzeltilmesi

İdare mahkemesinin encümen kararına ilişkin kararına karşı, kural olarak önce bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulur. İstinaf üzerine verilen kararlardan kanunda öngörülenler ise 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca Danıştay’da temyiz edilebilir. Temyiz incelemesinde Danıştay; görev ve yetki dışında iş görülmesi, hukuka aykırı karar verilmesi veya kararı etkileyebilecek usul hataları bulunması hallerinde kararı bozar.

Danıştay 6. Dairesi, bölge idare mahkemesi kararının dayandığı gerekçeyi hukuka uygun bulduğunda, 49. maddedeki bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığı gerekçesiyle onama kararı verir (örnek: E. 2021/8512, K. 2022/10210). Ayrıca belirli kararlar bakımından, tebliğden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yoluna başvurulması da mümkündür (örnek: Danıştay 6. Daire, E. 2021/9520, K. 2021/12938).

10. Sonuç ve Değerlendirme

Belediye encümen kararlarına karşı hukuki süreç başlatılırken atılacak ilk adım, kararın dayandığı kanun maddesinin ve niteliğinin tespit edilmesidir. Karar karma bir yapıdaysa (yaptırım + para cezası), idari yargı genel görevli yargı yeridir. Yalnızca para cezası söz konusu olduğunda 15 günlük sulh ceza hâkimliği başvurusu; özel kanun kapsamındaki işlemlerde ise 3, 7 veya 30 günlük özel süreler gündeme gelir.

Süre konusunda tereddüt yaşanması halinde, Anayasa m.40’taki süre ve mercii bildirme zorunluluğuna dayanarak 60 günlük genel sürenin korunması bir savunma stratejisi olabilir. Bununla birlikte, hak kaybını önlemenin en güvenli yolu, özel kanunlarda öngörülen en kısa süreye riayet etmektir. İcrai nitelikteki kararlarda dava ile birlikte yürütmenin durdurulmasının talep edilmesi, telafisi imkânsız zararların önüne geçilmesi bakımından önem taşır. Sürecin, her olayın kendine özgü koşullarına göre bir hukuk profesyoneli ile değerlendirilmesi yerinde olur.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Belediye encümen kararına nereye itiraz edilir?
Kural olarak encümen kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Dava açmadan önce İYUK m.11 uyarınca kararı veren encümene başvurularak kararın kaldırılması da istenebilir; bu başvuru dava açma süresini durdurur.
2Belediye encümen kararına kaç günde dava açılır?
Genel dava açma süresi, kararın tebliğinden itibaren 60 gündür. Yalnızca idari para cezası içeren kararlarda süre 15 gün (sulh ceza hâkimliği), Çevre Kanunu kapsamındaki yaptırımlarda 30 gündür. İşlemde süre ve mercii gösterilmemişse 60 günlük genel süre uygulanır.
3Encümenin para cezasına idare mahkemesinde mi dava açılır?
Karar yalnızca para cezasından ibaretse 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Ancak para cezası, yıkım veya kapatma gibi idari yargıya tabi bir işlemle birlikte verilmişse, Kabahatler Kanunu m.27/8 uyarınca tüm işlem idare mahkemesinde görülür.
4Encümen kararına itirazı kim karara bağlar?
Yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereği, encümen kararına karşı yapılan İYUK m.11 başvurusunu yine encümen karara bağlar. Başvurunun bir birim müdürlüğünce reddedilmesi yetki yönünden hukuka aykırıdır.
5Dava açmak encümen kararının uygulanmasını durdurur mu?
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Mauris eu massa orci.