Başvuru ve Süreler ➔ Reddin Gerekçesi ➔ BEDK İtirazı ➔ İdari Dava ➔ İstisnalar
Bilgi edinme başvurusunun reddi, kamu kurum ve kuruluşlarının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapılan bir bilgi veya belge talebini kısmen ya da tamamen karşılamamasıdır. Anayasa’nın 74. maddesinde güvence altına alınan bilgi edinme hakkı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine dayanır. İdare, kanunda sayılan istisnalar dışındaki her türlü bilgi ve belgeyi başvuranın yararlanmasına sunmakla yükümlüdür.
Talebin reddi halinde başvuranın elindeki temel yollar nettir: red kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na (BEDK) itiraz edilebilir; ayrıca doğrudan ya da Kurul kararının ardından idari yargıda iptal davası açılabilir. Kurula itiraz, idari yargıda dava açma süresini durdurur. Bu rehber, sürecin her aşamasını güncel yargı içtihatlarıyla birlikte ele almaktadır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''İdare Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Bilgi Edinme Hakkı ve Başvurunun Reddi Nedir?
- 2. Bilgi Edinme Başvurusu Nasıl Yapılır ve Süreler Nelerdir?
- 3. Başvurunun Reddi: Gerekçe ve Gizli Bilgilerin Ayrılması
- 4. Red Kararına İtiraz: Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK)
- 5. İdari Dava Yolu ve İdarenin Sorumluluğu
- 6. Bilgi Edinme Hakkının Sınırları ve İstisnalar
- 7. Sonuç ve Değerlendirme
- 8. İlgili Makaleler
1. Bilgi Edinme Hakkı ve Başvurunun Reddi Nedir?
4982 sayılı Kanun, idareye bir “bilgi verme ödevi”, vatandaşa ise bir “bilgi edinme hakkı” tanır. Bu hakkın kullanımı, kamu yönetiminde şeffaflığın sağlanması ve idarenin denetlenebilmesi bakımından temel bir güvencedir. Başvurunun reddi mutlak değildir; reddin yalnızca kanunda sayılan sınırlı istisnalara dayanması ve somut gerekçeyle açıklanması gerekir.
📜 KANUN METNİ —
“(1)Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. (2)Türkiye'de ikamet eden yabancılar ile Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. (3)Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri saklıdır.”
1.1. Hangi Kurumlar Bilgi Vermekle Yükümlüdür?
Kanun, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır. Ancak yükümlülüğün kapsamı yalnızca merkezi idareyle sınırlı değildir. Belediyelerin Türk Ticaret Kanunu uyarınca kurdukları iştirak şirketleri (belediye iktisadi teşebbüsleri) özel hukuk tüzel kişisi olsa dahi, kamu kaynaklarını kullanmaları ve mahalli idarenin denetiminde bulunmaları nedeniyle Kanun kapsamında değerlendirilmektedir.
Belediye iştiraki olan sermaye şirketleri özel hukuk tüzel kişisi olmakla birlikte; kamu kaynaklarıyla oluşturulan sermayeye sahip olmaları, belediyenin görev alanında faaliyet göstermeleri ve mahalli idarenin denetimi altında bulunmaları nedeniyle 4982 sayılı Kanun kapsamında kabul edilmiştir. Bu kuruluşlara yönelik bilgi taleplerine olumlu ya da olumsuz cevap verilmesi gerekir.
— Danıştay 10. Daire, E. 2018/3778, K. 2022/6734, T. 29.12.2022
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
1.2. Hangi Başvurular Olumsuz Sonuçlanabilir?
Her talep bilgi edinme hakkı kapsamına girmez. Başvuru, idarenin elinde bulunan veya görevi gereği bulunması gereken bilgi ve belgelere ilişkin olmalıdır. Ayrı bir çalışma, araştırma veya analiz gerektiren ya da henüz tamamlanmamış (tekemmül etmemiş) bir işleme dair talepler ile yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgiler bilgi edinme başvurusuna konu olamaz; bu hallerde idare olumsuz cevap verebilir. Buna karşılık idarenin somut bir kanuni dayanağa bağlamadan, soyut gerekçeyle yaptığı redler hukuka aykırıdır.

2. Bilgi Edinme Başvurusu Nasıl Yapılır ve Süreler Nelerdir?
2.1. Başvuru Şekli ve İçeriği
Başvuru, istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kurum veya kuruluşa yapılır. Dilekçede başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri yer almalıdır. Kimliğin ve talebin tespitine yarayacak bilgilerin belirlenebilir olması kaydıyla elektronik ortam ve diğer iletişim araçları da kullanılabilir. Uygulamada başvuruların büyük bölümü CİMER ve e-Devlet üzerinden yapılmaktadır.
2.2. Cevaplama Süreleri: 15 ve 30 İş Günü
Erişim süresi kural olarak on beş iş günüdür. Talebin başka bir birimden sağlanması, başka bir kurumun görüşünün alınması veya birden fazla kurumu ilgilendirmesi hallerinde süre otuz iş gününe çıkar; bu durumda uzatma ve gerekçesi, on beş iş günlük süre dolmadan başvurana yazılı olarak bildirilir. Erişim ücretinin başvurana bildirilmesiyle süre kesilir.
📜 KANUN METNİ —
‘’(1)Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi onbeş iş günü içinde sağlarlar. Ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması; başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi veya başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu ilgilendirmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişim otuz iş günü içinde sağlanır. Bu durumda, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesi başvuru sahibine yazılı olarak ve onbeş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirilir. (2)10 uncu maddede belirtilen bilgi veya belgelere erişim için gereken maliyet tutarının idare tarafından başvuru sahibine bildirilmesiyle onbeş iş günlük süre kesilir. Başvuru sahibi onbeş iş günü içinde ücreti ödemezse talebinden vazgeçmiş sayılır.’’
2.3. Erişim Ücreti ve Maliyet Sınırı
İdare, erişimine olanak sağladığı bilgi veya belgeler için erişimin gerektirdiği maliyet tutarı kadar bir ücreti bütçeye gelir kaydedilmek üzere tahsil edebilir. Yönetmelik uyarınca ilk on sayfanın kopyası için ücret alınmaz. Ücretin maliyetle orantılı olması esastır; ancak belgenin teknik ve emek yoğun bir çalışma ürünü olması halinde tutar yüksek olabilir.
Bilgi edinme kapsamında istenen belge, idarenin hizmetleri için hazırlanmış, teknik ve mühendislik emeği içeren bir çalışma (orman amenajman planının sayısal kopyası) ise; hazırlama, saklama ve koruma maliyeti dikkate alınarak idarenin takdir yetkisi çerçevesinde belirlediği erişim ücreti, maliyetle orantılı ve makul kabul edilerek hukuka uygun bulunmuştur.
— Danıştay 10. Daire, E. 2021/388, K. 2025/2102, T. 17.04.2025
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Başvuruya erişim (kural) | 15 iş günü | 4982 s.K. m. 11 |
| Erişim (istisnai – başka birim/kurum) | 30 iş günü | 4982 s.K. m. 11 |
| BEDK’ya itiraz süresi | Tebliğden itibaren 15 gün | 4982 s.K. m. 13 |
| Kurulun karar süresi | 30 iş günü | 4982 s.K. m. 13 |
| İdari yargıda dava açma | 60 gün | 2577 s.K. (İYUK) m. 7 |
3. Başvurunun Reddi: Gerekçe ve Gizli Bilgilerin Ayrılması
3.1. Reddin Gerekçelendirilmesi ve Başvuru Yollarının Gösterilmesi
İdare, başvurulara ilişkin cevabını yazılı olarak veya elektronik ortamda bildirir. Talebin reddedilmesi halinde kararın gerekçesi ile bu karara karşı hangi mercilere, hangi sürede başvurulabileceği belirtilmelidir. Başvuru yolu ve sürelerinin gösterilmemesi, işlemi şekil yönünden sakatlayan ve iyi yönetim ilkelerine aykırı bir eksikliktir.
📜 KANUN METNİ —
‘’Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.’’
3.2. Gizli ve Açıklanabilir Bilgilerin Ayrılması (Ayırarak Verme)
Bir belgede gizli veya açıklanması yasak bilgiler ile açıklanabilir bilgiler bir arada bulunuyor ve bunlar ayrılabiliyorsa; gizli kısım çıkarıldıktan sonra geri kalan kısmın başvurana sunulması zorunludur. Bu “ayırarak verme” kuralı, idarenin tüm belgeyi toptan reddetmesini engelleyen önemli bir güvencedir; ayırma gerekçesi de başvurana yazılı olarak bildirilir.
📜 KANUN METNİ —
‘’İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.’’
3.3. Soyut Gerekçeyle Red ve İdarenin İspat Yükü
Yargı, idarenin “özel hayatın gizliliği” veya “soruşturmanın gizliliği” gibi gerekçeleri soyut biçimde ileri sürmesini yeterli görmemekte; bu sonuçların somut olarak nasıl doğacağının ortaya konulmasını aramaktadır. İspat yükü idaredir; somutlaştırma yapılmadan verilen redler hukuka aykırı bulunmaktadır.
Talep edilen bilgi ve belgelerin açıklanması halinde kanunda sayılan sonuçların (suç işlenmesi, soruşturmanın tehlikeye düşmesi, adil yargılanma hakkının ihlali gibi) hangi somut olguyla doğacağı ortaya konulamadan, yalnızca ilgili maddeye atıfla yapılan red hukuka aykırı görülmüştür. İlgilinin etkin savunma yapabilmesi için hakkındaki iddiaların dayanağını bilmesi gerekir.
— Samsun BİM 3. İdari Dava Dairesi, E. 2019/275, K. 2020/53, T. 29.01.2020
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
📜 KANUN METNİ —
‘’(1)Bilgi edinme istemi (…) reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler. (2)Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur.’’
4. Red Kararına İtiraz: Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK)
4.1. İtiraz Süresi ve Şekli
BEDK’ya itiraz, red kararının tebliğinden itibaren onbeş gün (takvim günü) içinde yapılmalıdır; bu süre hak düşürücü niteliktedir. İtiraz yazılı olmalı ve posta yoluyla iletilmelidir; e-posta veya faksla yapılan başvurular işleme alınmaz. Dilekçeye, kuruma yapılan başvurunun ve alınmışsa cevabın bir örneği eklenir. İtiraz aşamasının ücretsiz olması, yargı öncesi maliyetsiz bir denetim imkânı sunar.
Önemli bir gelişme olarak, maddedeki “16 ve 17. maddelerde öngörülen sebeplerle” ibaresi 2005 yılında 5432 sayılı Kanun ile metinden çıkarılmıştır. Böylece BEDK’ya itiraz yolu yalnızca devlet sırrı ve ekonomik çıkar istisnalarıyla sınırlı kalmamış, red kararlarına karşı genel bir itiraz mercii niteliği kazanmıştır.
4.2. Kurulun İnceleme Süreci ve Dava Süresine Etkisi
Kurul, itirazı raportör incelemesinin ardından karara bağlar ve gerektiğinde başvurunun yapıldığı kurumdan her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir; kurumlar bu talebi onbeş iş günü içinde, gizli olsa dahi, karşılamakla yükümlüdür. Kurula yapılan itiraz idari yargıda dava açma süresini durdurduğundan; itiraz sonucu beklenirken dava süresinin geçmesi riski ortadan kalkar. Kurulun kararı üzerine süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Kamu görevinden çıkarma kararına dayanak belgelerin talebinde olduğu gibi, başvurunun kapsam ve niteliği Kurul ve mahkemelerce ayrı ayrı değerlendirilmektedir; bir ilke kararı kapsamında reddedilen başvurunun gerçekte o ilke kararının konusuna girip girmediği denetlenmekte, kapsamı dışındaki talepler bakımından red işlemi hukuka aykırı bulunabilmektedir.
— Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/619, K. 2022/2234, T. 16.06.2022
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
5. İdari Dava Yolu ve İdarenin Sorumluluğu
5.1. İptal Davası ve Süreler
Red işlemine veya BEDK kararına karşı idari yargıda iptal davası açılır. İlgili, mağdur olmuş ve zarara uğramışsa, iptal davasının yanında tam yargı (tazminat) davası da açabilir. İlk derece kararına karşı istinaf ve temyiz yolları, iç hukuk tüketildikten sonra ise bireysel başvuru yolları açıktır. Sürelerin hesabında bilgi edinme mevzuatına özgü iş günü süreleri ile genel idari yargı süreleri arasındaki ilişki uygulamada tereddüt yaratabildiğinden, hak kaybı yaşamamak için sürelerin somut olayda dikkatle değerlendirilmesi yerinde olur.
5.2. Kurul Kararına Uymayan İdare: Disiplin ve Tazminat
Bilgi edinme hakkının ihlali, yalnızca işlemin iptaliyle sonuçlanmaz; idarenin hizmet kusuru ve kamu görevlisinin kişisel sorumluluğu da doğabilir. Kurulun belgelerin verilmesi yönündeki kararına rağmen belgenin haklı gerekçe olmaksızın verilmemesi, ilgili görevli hakkında soruşturmayı gerektiren bir eylem olarak değerlendirilmektedir.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nca istenen bilgi ve belgelerin verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, bu belgeleri haklı bir gerekçe olmaksızın vermeyerek hakkın kullanılmasını önleyen kamu görevlisinin eylemi, hakkında soruşturma yapılmasını gerektirir nitelikte görülmüş; soruşturma izni verilmemesi kararı kaldırılmıştır.
— Danıştay 1. Daire, E. 2011/71, K. 2011/276, T. 10.02.2011
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
Erişim hakkının süresinde sağlanmaması da idarenin tazmin sorumluluğunu doğurabilir. Sağlık hizmetinde hasta dosyası ve kayıtların yasal süresinde verilmemesi, hizmetin geç ve kötü işlemesi niteliğinde bir hizmet kusuru sayılarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Hasta dosyası ile epikriz ve ölüm raporlarının yasal süresinde başvurana verilmemesi, bilgi/belgeye erişim ve kayıtları inceleme hakkının ihlali ve hizmetin geç işlemesi niteliğinde bir hizmet kusuru olarak değerlendirilmiş; bu durumun yarattığı manevi zararın tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır.
— Danıştay 15. Daire, E. 2014/5076, K. 2015/2184, T. 15.04.2015
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
6. Bilgi Edinme Hakkının Sınırları ve İstisnalar
6.1. Güvenlik, İstihbarat ve Soruşturma İstisnaları
Açıklanması halinde Devletin güvenliğine açıkça zarar verecek devlet sırrı niteliğindeki belgeler (m. 16), istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin belgeler (m. 18), devam eden idari soruşturmalar (m. 19) ile adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin belgeler (m. 20) erişim kapsamı dışındadır. Bu istisnaların uygulanabilmesi için, açıklamanın maddede sayılan somut zararlardan birini doğuracak olması gerekir.
📜 KANUN METNİ —
‘’Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.’’
6.2. Tamamlanmış Soruşturma Belgeleri İstenebilir mi?
Soruşturma istisnası, devam eden soruşturmanın güvenliğini korumaya yöneliktir. Tamamlanmış bir idari soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler ise, kişinin savunma ve bilgi edinme hakkı kapsamında edinilebilir. Bu ayrım, özellikle hakkında işlem tesis edilen kişinin savunma hakkını kullanabilmesi bakımından kritiktir.
Kamu görevinden çıkarılan kişi hakkında tamamlanmış olan idari soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgelerin, savunma ve bilgi edinme hakkı kapsamında edinilebileceği açık olup; bu belgelerin verilmesi talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
— İstanbul BİM 10. İdari Dava Dairesi, E. 2020/724, K. 2020/984, T. 04.09.2020
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
Avukatın görevini yerine getirebilmek için talep ettiği bilgi ve belgeler bakımından ise 1136 sayılı Avukatlık Kanunu özel bir düzenleme niteliğindedir; bu kapsamdaki talebin 4982 sayılı Kanun’un sınırlamalarına dayanılarak reddedilmesi mümkün görülmemektedir.
Avukatın, hukuki yardım için gerekliliğini ortaya koyduğu bilgi ve belge talebi, savunmanın etkin bir unsuru olarak özel düzenleme niteliğindeki 1136 sayılı Kanun’a dayandığından; bu talebin 4982 sayılı Kanun’daki sınırlamalara dayanılarak reddi hukuka aykırı bulunmuştur.
— İstanbul BİM 10. İdari Dava Dairesi, E. 2020/1527, K. 2020/1595, T. 20.10.2020
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
6.3. Özel Hayat, Ticari Sır ve Olağanüstü Hâl Uygulamaları
Kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine haksız müdahale oluşturacak bilgiler (m. 21) ile kanunla korunan ticari sırlar (m. 23) da istisna kapsamındadır. Ayrıca olağanüstü hâl döneminde kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden çıkarılan kişilere ilişkin yürütülen adli ve idari soruşturma belgeleri, BEDK’nın 2016/1 sayılı ilke kararı çerçevesinde, soruşturmanın gizliliği ve güvenlik gerekçesiyle istisna kapsamında değerlendirilmiştir.
Olağanüstü hal kapsamında 667 sayılı KHK’nin 3 ve 4. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkarılan kişilerle ilgili adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Kanun’un 19 ve 20. maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulmasına dayanak ilke kararı, kanuni düzenlemelere aykırı bulunmamıştır.
— Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/196, K. 2022/2731, T. 05.10.2022
(Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
| İstisna | Madde | Kapsam |
|---|---|---|
| Devlet sırrı | m. 16 | Devletin güvenliğine açıkça zarar verecek gizli belgeler |
| Ekonomik çıkar | m. 17 | Açıklanması ekonomik çıkara zarar verecek bilgiler |
| İstihbarat | m. 18 | İstihbarat birimlerinin görev ve faaliyet belgeleri |
| İdari soruşturma | m. 19 | Devam eden idari soruşturmanın güvenliğini etkileyenler |
| Adli soruşturma | m. 20 | Soruşturma/kovuşturmayı veya adil yargılanmayı etkileyenler |
| Özel hayat | m. 21 | Sağlık, aile, şeref ve haysiyete müdahale oluşturanlar |
| Ticari sır | m. 23 | Kanunla korunan ticari sır niteliğindeki bilgiler |
7. Sonuç ve Değerlendirme
Bilgi edinme hakkı, şeffaf yönetimin temel bir güvencesi olduğu kadar, idari yargıda açılacak iptal veya tam yargı davalarının delil toplama aşaması bakımından da stratejik bir araçtır. İdarenin red kararlarında gerekçe ve başvuru yolu gösterme zorunluluğuna uymaması ya da istisnaları soyut biçimde uygulaması, işlemi hukuka aykırı kılmaktadır.
Reddin tebliğinden itibaren onbeş gün içinde BEDK’ya itiraz edilmesi; hem idari denetimin işletilmesi hem de dava açma süresinin durdurularak zaman kazanılması bakımından sürecin kilit adımıdır. İdarenin sessiz kalması halinde ise zımni ret mekanizmasının ve sürelerin doğru hesaplanması önem taşır. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, sürecin bir hukuk profesyoneli ile değerlendirilmesi hak kayıplarını önleyebilir.











