...
Kamu ihalelerinde usulsüzlük veya sözleşme ihlali iddiasıyla verilen ihaleden yasaklama kararlarını, hak mahrumiyeti doğuran idari yaptırımların idare mahkemesi kanalıyla durdurulmasını sembolize eden adalet tokmağı, dava dosyası ve kalem içeren kurumsal idare hukuku görseli.

İhaleden Yasaklama Kararı: Şartları, Süreci ve İptal Davası (2026)

Haziran 25, 2026
Yatırım yoluyla, evlilikle veya genel yoldan Türk vatandaşlığının kazanılması süreçlerini, uluslararası seyahati, pasaport başvurusunu ve yabancılar hukuku kapsamında vatandaşlık hakkı edinimini sembolize eden el üstünde pasaportlar ve uçak maketi içeren kurumsal hukuki görsel.

Türk Vatandaşlığının Kazanılması: Yollar, Şartlar ve Güncel Yargı İçtihatları

Haziran 26, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Ölçü ve Tartı Aleti Cezasına İtiraz: Görevli Mahkeme, Süre ve Teknik Savunma

Makale Yol Haritası
Cezanın Dayanağı (3516 s. K.)  ➔  Görevli Mahkeme (Sulh Ceza)  ➔  15 Günlük Süre  ➔  Teknik İtiraz ve İspat  ➔  Sonuç

Ölçü ve tartı aleti cezasına itiraz, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu uyarınca damgasız, damga süresi geçmiş veya ayarı doğru olmayan ölçü aletlerinin kullanılması ya da satılması nedeniyle verilen idari para cezasına ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına karşı başvurulan kanun yoludur. Esnaf, akaryakıt istasyonu, market ve sanayi işletmeleri başta olmak üzere ticari hayatta sık karşılaşılan bu yaptırımların doğru mercie ve süresinde itiraz edilmesi, hak kaybını önlemenin ilk şartıdır.

Bu yaptırımlara karşı temel başvuru yolu, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren en geç 15 gün içinde, işlemin yapıldığı yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilmesidir. 3516 sayılı Kanun'da özel bir itiraz usulü düzenlenmediği için, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun genel hükümleri uygulanır. Aşağıda görevli mahkeme, süreler, teknik ölçüme itiraz ve dilekçe usulü güncel yüksek yargı kararlarıyla birlikte ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''İdare Hukuku'' ve ''Ceza Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Ölçü ve Tartı Aleti Cezası Nedir ve Hangi Fiilleri Kapsar?

Ölçü ve tartı aleti cezası, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca; damgasız, damga süresi geçmiş, damgası bozulmuş veya ayarı doğru olmayan ölçü aletlerini kullanan ya da satan kişiye verilen idari para cezasıdır. Birçok ihlalde, ayrıca aletlere el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilir.

Kanun'un amacı; ticaretin ve kamu yararının gereklerine uygun olarak ölçü aletlerinin doğru ayarlı ve uluslararası birimler sistemine uygun kullanılmasını sağlamaktır. Bu nedenle ölçü ve tartı denetimi, tüketicinin ve ticari dürüstlüğün korunduğu bir kamu düzeni alanı olarak görülür. Denetimler çoğunlukla periyodik muayene başvurusunun yapılmaması veya şikâyet üzerine gerçekleştirilir.

1.1. Cezalandırılan Başlıca Fiiller

3516 sayılı Kanun'un 15. maddesi, ihlal türüne göre farklı para cezası aralıkları öngörür. Uygulamada en sık karşılaşılan fiiller şunlardır:

  • Damga süresi geçmiş, damgası kopmuş veya bozulmuş ölçü aleti kullanmak (m. 15/c); ayrıca alete el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesi.
  • Ayarı doğru olmayan ölçü aletini kullanmak (m. 15/e).
  • Damgalanmamış ölçü ve ölçü aletlerini satmak, satışa arz etmek veya ticari ilişkide kullanmak (m. 15/j).
  • Muayene, tamir ve ayar işlemlerine ilişkin düzenleyici işlemlere aykırı hareket etmek (m. 15/l).

Maddedeki para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığından, somut tutar için kararın verildiği yıla ait güncel tarife esas alınmalıdır. Ayrıca gaz, elektrik ve su sayaçları yönünden 15. maddenin (k) bendi özel bir istisna getirmiş; bu sayaçlarda sorumluluk dağıtım şirketine/işletmeye bırakılmış ve (c) ile (e) bentlerindeki cezalar bu sayaçlar için uygulanmaz kılınmıştır.

1.2. Cezayı Veren Merci ve Cezai Sorumluluk Riski

İdari para cezası ve el koyma kararı, mevzuattaki ifadeyle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürü (bugünkü teşkilat yapısında İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü) tarafından verilir. Ayarın bozuk olduğu bilinerek ölçü yapılması ve bu yolla haksız menfaat sağlanması hâlinde ise fiil, idari kabahat olmaktan çıkıp Türk Ceza Kanunu'nun dolandırıcılık hükümlerine tabi hâle gelebilir.

📜 KANUN METNİ —

''Bu idarî yaptırımlara Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürü tarafından karar verilir.''

3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu, m. 15/2

📜 KANUN METNİ —

''Ayarının doğru olmadığını bildiği aletle ölçü yapan ve bu suretle haksız menfaat temin eden kişi, Türk Ceza Kanununun dolandırıcılık suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.''

3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu, m. 16

2. Ölçü ve Tartı Aleti Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır?

İtiraz, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren 15 gün içinde, işlemin yapıldığı yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine yazılı dilekçeyle yapılır. 3516 sayılı Kanun'da görevli yargı yeri gösterilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 27/1 uyarınca adli yargı (sulh ceza) görevlidir.

2.1. Görevli Mahkeme: Sulh Ceza Hakimliği

İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi, Kabahatler Kanunu m. 16 anlamında birer idari yaptırımdır. Bu yaptırımlara karşı kanun yoluna ilişkin hükümler, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça uygulanır. 3516 sayılı Kanun bu konuda bir düzenleme içermediğinden, görevli mahkemenin belirlenmesinde Kabahatler Kanunu esas alınır.

📜 KANUN METNİ —

''İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.''

Danıştay da ölçü/tartı toleranslarına dayanan idari para cezalarında aynı sonuca varmaktadır. Danıştay 8. Dairesi, araçların yüklenmesine ilişkin tartı ve boyut ölçüm toleransları kapsamında verilen idari para cezasında, cezanın dayanağı yönetmeliğin idari yargıda; para cezasının ise sulh ceza hakimliğinde inceleneceğini belirtmiştir.

“Olayda, genel, soyut ve kişilik dışı kurallar getiren ve idare hukukunda düzenleyici işlem tanımı içinde yer alan Yönetmeliğe ilişkin hukuka aykırılık iddiasının idari yargı yerlerince inceleneceği tabiidir. Ancak idari para cezasına ilişkin uyuşmazlığın çözümünde yukarıda yer verilen kanun hükmü gereğince sulh ceza mahkemeleri görevlidir.”

— Danıştay 8. Dairenin 09.05.2024 tarihli, 2024/2336 E. ve 2024/2755 K. sayılı İlamı

2.2. İdari Yargının Görevli Olduğu İstisnai Haller

Tek istisna, idari para cezasıyla birlikte aynı işlemde idari yargının görev alanına giren bir kararın (örneğin işyerinin kapatılması veya faaliyetten men gibi bir idari tedbirin) da verilmiş olmasıdır. Bu durumda uyuşmazlığın tamamı, bağlantı nedeniyle idari yargı yerinde görülür.

📜 KANUN METNİ —

''İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.''

3. İtiraz Süresi, Sürenin Kaçırılması ve Görevli Merci

İtiraz süresi 15 gündür ve tebliğ ya da tefhim ile başlar. Bu süre geçirilirse karar kesinleşir ve 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil aşamasına geçilir. İtiraz, kural olarak cezanın tahsilini kendiliğinden durdurmaz; bu nedenle gerekli hâllerde infazın durdurulması ayrıca talep edilmelidir.

Aşağıdaki tablo, ölçü ve tartı aleti cezalarında görevli mercii ve başvuru süresini durumlara göre özetlemektedir:

Ölçü ve Tartı Aleti Cezasında Görevli Merci ve Başvuru Süresi
Durum Görevli Merci Başvuru Süresi Dayanak
Yalnızca idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi Sulh Ceza Hakimliği 15 gün (tebliğ/tefhimden) 5326 s. K. m. 27/1
Ceza ile birlikte idari yargının görevine giren bir tedbir (örn. faaliyetten men) verilmişse İdare Mahkemesi İdari dava süresi (60 gün) 5326 s. K. m. 27/8
Cezanın dayanağı yönetmelik hükmünün iptali İdare Mahkemesi / Danıştay 60 gün (uygulama işleminin öğrenilmesinden) 2577 s. K. m. 7
Sürenin kaçırılması Karar kesinleşir; tahsil aşamasına geçilir 5326 s. K. m. 27/1; 6183 s. K.

İdarenin Doğru Yönlendirme (Bilgilendirme) Yükümlülüğü

Anayasa'nın 40/2. maddesi gereği idare, işlemlerinde ilgilinin hangi kanun yollarına ve mercilere, hangi sürede başvuracağını belirtmek zorundadır. İdarenin yanlış yönlendirmesi sonucu süre kaçırılmışsa, bu durum hak arama özgürlüğünü kısıtladığından süre aşımı olarak değerlendirilemez. Danıştay 12. Dairesi, idarenin mevzuatta bulunmayan bir itiraz yoluna yönlendirmesi nedeniyle süresinde dava açamayan kişi yönünden bu ilkeyi açıkça uygulamıştır.

“Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.”

— Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 40/2 (Danıştay 12. Daire, E: 2011/3449, K: 2013/641, T: 18.02.2013 kararında esas alınmıştır)

4. Teknik Ölçüme İtiraz, Kalibrasyon ve İspat

Teknik ölçüme dayalı cezalarda yargılamanın merkezinde, ölçümün doğruluğu yer alır. İtiraz dilekçesinde cihazın kalibrasyon durumu, muayene kayıtları ve ölçüm koşullarındaki teknik hatalar ileri sürülerek bilirkişi incelemesi talep edilebilir; ölçümün güvenilirliğini ispat külfeti idarededir.

4.1. Cihazın Kalibrasyonu ve Muayene Kaydı

Yerleşik içtihada göre, teknik cihazla yapılan ölçümün bilimsel olarak kabul edilebilmesi için cihazın ilgili otoritelerce onaylanmış, uygun belgeye sahip ve kalibrasyon ayarının yapılmış olması gerekir. Danıştay 8. Dairesi, bu ölçütleri taşımayan ölçümlere dayanılarak tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı olacağını kabul etmektedir (Danıştay 8. Daire, E: 2008/6751, K: 2010/3634, T: 21.06.2010 — karardan aktarılarak özetlenmiştir). Bu nedenle itirazda, cihazın damga ve kalibrasyon belgelerinin geçerliliği öncelikle sorgulanmalıdır.

4.2. Yeniden Ölçüm Hakkı ve Çelişkili Sonuçlar

Teknik cihazla yapılan bir ölçüme itiraz edilmesi halinde, bu ölçüm tek başına kesin sonuç sayılamaz; usulüne uygun yeni bir değerlendirme yapılması gerekir. Danıştay 8. Dairesi, ölçüme itiraz edildiği hâlde yeniden ölçüm yapılmadan tesis edilen işlemleri hukuka aykırı bulmuştur (Danıştay 8. Daire, E: 2008/5755, K: 2011/3923, T: 15.09.2011 — karardan aktarılarak özetlenmiştir). Benzer biçimde, iki ayrı ölçüm arasında bilimsel olarak açıklanamayan bir fark bulunması, ilk ölçümün güvenilirliği konusunda tereddüt doğurarak işlemin iptalini gerektirebilir (Danıştay 8. Daire, E: 2024/6824, K: 2024/7691, T: 26.12.2024 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).

5. Tek Dilekçe Sorunu: Ceza ile Düzenleyici İşlemin İptali

Uygulamada sık yapılan bir hata, idari para cezasının iptali ile cezanın dayanağı yönetmelik hükmünün iptalini aynı dilekçede istemektir. Para cezası sulh ceza hâkimliğinin; düzenleyici işlemin (yönetmeliğin) iptali ise idari yargının görevine girdiğinden, bu iki talep farklı yargı kollarına aittir ve tek dilekçeyle ileri sürülemez.

Danıştay 8. Dairesi, farklı yargı kollarının görevine giren düzenleyici işlem ile idari para cezasının tek dilekçeyle dava konusu edilmesini 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı bularak dilekçe ret kararı vermektedir (Danıştay 8. Daire, E: 2022/6729, K: 2022/7492, T: 09.12.2022). Aynı şekilde Danıştay 10. Dairesi de idari para cezalarına karşı 15 günlük sürede sulh ceza hâkimliğine başvurulması ve taleplerin ayrı dilekçelerle ayrıştırılması gerektiğini vurgulamıştır (Danıştay 10. Daire, E: 2023/1082, K: 2023/4542, T: 19.09.2023; E: 2023/5429, K: 2023/5088, T: 04.10.2023 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).

Bu ayrımın anayasal temeli, idari bir işlemin bölünerek bir kısmının idari, diğer kısmının adli yargı denetimine bırakılmasının yargılama bütünlüğünü zedelemesidir. Anayasa Mahkemesi, imar para cezalarına ilişkin bir düzenlemeyi bu gerekçeyle iptal ederek konunun ilkesel çerçevesini ortaya koymuştur (Anayasa Mahkemesi, E: 1996/72, K: 1997/51, T: 15.05.1997). Pratikte ise yürürlükteki Kabahatler Kanunu, ölçü/tartı cezaları gibi salt idari para cezalarını sulh ceza hâkimliğine yönlendirmektedir.

6. Sonuç ve Değerlendirme

Ölçü ve tartı aleti cezalarına itiraz süreci, teknik bir inceleme ile usul disiplininin birleştiği bir alandır. Başarının anahtarı; 15 günlük sürenin titizlikle takibi, görevli merciin Sulh Ceza Hâkimliği olduğunun bilinmesi ve teknik savunmanın kalibrasyon, muayene kaydı ile bilirkişi incelemesi talebi üzerine kurulmasıdır. İdari para cezasıyla birlikte idari yargının görevine giren bir tedbir verilmişse, uyuşmazlığın tamamı için İdare Mahkemesinin görevli hâle gelebileceği de göz ardı edilmemelidir.

Para cezası ile dayanağı yönetmeliğin iptalinin farklı yargı kollarına ait olması nedeniyle taleplerin ayrı dilekçelerle ileri sürülmesi, dilekçe ret riskini ortadan kaldırır. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, sürecin nesnel biçimde ve mevzuatın güncel hâli dikkate alınarak yürütülmesi yerinde olur.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Ölçü ve tartı aleti cezasına nereye itiraz edilir?
3516 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezasına, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 27/1 uyarınca işlemin yapıldığı yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine başvurulur. 3516 sayılı Kanun'da görevli yargı yeri gösterilmediğinden adli yargı görevlidir.
2Ölçü aleti cezasına itiraz süresi kaç gündür?
Kararın tebliği veya tefhiminden itibaren en geç 15 gündür. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir ve tahsil aşamasına geçilir.
3İtiraz, cezanın tahsilini durdurur mu?
Kural olarak durdurmaz. Telafisi güç veya imkânsız zarar doğacaksa, infazın ya da yürütmenin durdurulması ayrıca ve somut gerekçeyle talep edilmelidir.
4Ölçü aletine el konulmasına (mülkiyetin kamuya geçirilmesi) itiraz edilebilir mi?
Evet. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi de Kabahatler Kanunu m. 16 anlamında idari yaptırımdır; aynı 15 günlük süre içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edilir.
5Cihazın ölçümüne nasıl itiraz edilir?
Aletin kalibrasyon ve muayene kayıtları, ölçüm koşulları ve teknik hatalar ileri sürülerek bilirkişi incelemesi talep edilebilir. Yerleşik içtihada göre ölçümün doğruluğunu ispat külfeti idarededir.