...
İstanbul iş ve sosyal güvenlik avukatı gözetiminde, 5510 sayılı Kanun kapsamında özel nitelikteki inşaat işlerinde SGK asgari işçilik (sgk) tespiti sürecini simgeleyen inşaat vinçleri.

SGK Asgari İşçilik Oranına İtiraz

Nisan 27, 2026
İstanbul SGK avukatı gözetiminde, elinde SGK ödeme emri tebligatı tutan ve akıllı telefonuyla 15 günlük hak düşürücü itiraz süresini değerlendiren şirket yöneticisi.

SGK Ödeme Emrine İtiraz: Süreler, Merciler ve Hukuki Sonuçları

Mayıs 2, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Hizmet Tespit Davası: SGK’ya Bildirilmeyen Çalışma Süresinin Mahkeme Yoluyla Tespiti

Makale Yol Haritası
• Hizmet tespit davası nedir, hukuki dayanağı nedir? • İdari süreç nasıl işler; SGK denetimi ve itiraz yolu • Davayı kim, nerede, ne zaman açmalıdır? • Re'sen araştırma ilkesi ne anlama gelir? • Deliller nasıl toplanır; tanıklık, belgeler, müfettiş raporları • Hak düşürücü süre nasıl hesaplanır? • İşçilik alacakları davalarıyla ilişkisi nedir? • Kesinleşen karar ne gibi sonuçlar doğurur?

1. Hizmet Tespit Davası Nedir?

Hizmet tespit davası; sigortalının, işverene karşı ve SGK'nın davaya katılımıyla, sigortasız ya da eksik bildirimli çalışmalarının tescilini iş mahkemesinden talep ettiği; kamu düzenini ilgilendiren, re'sen araştırma ilkesinin uygulandığı özel bir iş davası türüdür.

Hizmet tespit davası; bir işçinin, hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirilmeyen ya da eksik bildirilen çalışma sürelerinin yargı yoluyla tescil ettirilmesini sağlayan özel bir dava türüdür. Bu dava, işçinin yalnızca bireysel hakkını değil; sosyal güvenlik sisteminin bütününü koruma altına almayı amaçlar.

Türk hukukunda hizmet tespiti davalarının yasal dayanağını, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10. maddesi ile yürürlükteki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesi oluşturmaktadır. Söz konusu maddeler; yönetmelikle belirlenen belgelerin işverence verilmediği ya da çalışmanın Kurumca tespit edilemediği durumlarda, sigortalılara beş yıllık süre içinde mahkemeye başvurarak hizmetlerini ispat hakkı tanımaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Sosyal Güvenlik Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1.1. Kamu Düzeni Niteliği ve Önemi

Yerleşik Yargıtay içtihadı, hizmet tespit davalarını kamu düzenine ilişkin kabul etmektedir. Bu nitelendirmenin üç önemli pratik sonucu vardır:

  • Mahkeme, tarafların ileri sürdüğü delillerle yetinmeyip maddi gerçeği re'sen araştırmakla yükümlüdür.
  • Aleyhe bozma yasağı (reformatio in peius) uygulanmaz; yalnızca işçi temyiz etse bile Yargıtay işçi aleyhine sonuca varabilir.
  • Yargılama, olağan iş davalarına kıyasla daha kapsamlı ve titiz bir inceleme sürecini gerektirir.

Yargıtay İçtihadı — Yargıtay 10. HD, 16.05.2022, E.2022/5625 – K.2022/7213 Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Bu nedenle tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması zorunludur.

2. Hizmet Tespit Davasında İdari Süreç

Hizmet tespiti uyuşmazlıkları çoğunlukla yargı öncesinde idari aşamada başlar. Bu aşamayı anlamak; hem işçinin dava stratejisi oluşturması hem de davanın usul yönünden doğru kurulması açısından kritik öneme sahiptir.

2.1. İşverenin Bildirim Yükümlülükleri

5510 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca işverenler, çalışanı işe başlamadan önce 'sigortalı işe giriş bildirgesi' ile SGK'ya bildirmek zorundadır. Kanun'un 11. maddesi ise işyerinin, sigortalı çalıştırmaya başlanan tarihten geç kalmaksızın tescil ettirilmesini emretmektedir. Bu yükümlülüklerin ihlali; idari para cezasına ve sigortalılığın gecikmesine yol açmakla birlikte, hizmet tespit davasının temel zeminini de oluşturur.

2.2. SGK Denetim Süreci ve Tutanakların Hukuki Değeri

SGK denetmenleri ve müfettişleri, yerinde inceleme ya da ihbar üzerine işyerini denetleyebilir. Bu denetimlerde düzenlenen raporlar, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliği taşır.

Yargıtay İçtihadı — Yargıtay 10. HD, 10.07.2024, E.2024/6254 – K.2024/8004 Kurum memurlarınca düzenlenen tutanaklar, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden olup aksinin aynı mahiyetteki belgelerle ispatlanması gerekir. Denetmen raporunun aksi ispat edilemediğinde, rapora dayalı Kurum işlemleri hukuka uygun kabul edilir.

2.3. Re'sen Tahakkuk ve İdari İtiraz

Sigortasız çalışma idari yoldan tespit edildiğinde, SGK prim tahakkuku ve idari para cezası (İPC) işlemlerini re'sen başlatır. 5510 sayılı Kanun m. 86/7 uyarınca işveren, bu işlemlere karşı bir ay içinde ilgili SGK ünitesine itiraz edebilir. İtirazın reddi hâlinde yargı yolu açılır.

Önemli: İdari İtiraz Süresi SGK işlemlerine itiraz için bir aylık süre hak düşürücü nitelikte olmasa da, itiraz yolunun zamanında kullanılmaması idari yargıda açılacak davaları olumsuz etkileyebilir. Prim borcu kesinleşmeden yargı yoluna başvurulmaması tavsiye edilir.

2.4. İdari Yoldan Çözüm: Uzlaşma ve Konusuz Kalma

Bazı durumlarda uyuşmazlık, müfettiş raporu doğrultusunda eksik primlerin tamamlanmasıyla idari yoldan çözülür. Bu hâlde açılmış olan hizmet tespit davası konusuz kalır ve mahkemece 'karar verilmesine yer olmadığına' hükmolunur.

Yargıtay İçtihadı — Yargıtay 10. HD, 18.09.2023, E.2023/7378 – K.2023/8279 Dava konusu dönem için müfettiş raporu doğrultusunda eksik primler idari yoldan tamamlandığından bu tarihler arasına yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde bulunmuştur.

3. Hizmet Tespit Davasının Usul Hukuku Yönleri

3.1. Hizmet Tespit Davası Nerede Açılır?

Yetkili iş mahkemesinde açılır; işçinin çalıştığı işyerinin bulunduğu yer iş mahkemesi ya da yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Hizmet tespit davaları, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında iş mahkemelerinde görülür. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalar, asliye hukuk mahkemesinin iş mahkemesi sıfatıyla görev üstlenmesiyle görülür. Yetki bakımından işyerinin bulunduğu yer ya da işçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

3.2. Zorunlu Arabuluculuk ve Ön Başvuru

Hizmet tespit davaları, kamu düzenini ilgilendiren niteliği gereği 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamındaki zorunlu arabuluculuktan müstesna tutulmuştur. Aynı şekilde SGK'ya dava öncesi başvuru zorunluluğu da bulunmamaktadır; işçi doğrudan mahkemeye başvurabilir.

3.2. Zorunlu Arabuluculuk ve Ön Başvuru

Hizmet tespit davası, işçi tarafından işverene karşı açılır. Kurum ise davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılır. Feri müdahillik; SGK'nın bağımsız talep ileri süremeyeceği, ancak bağımsız olarak kanun yoluna başvurabileceği usuli bir konumdur. Mahkemenin davayı Kuruma ihbar etmesi zorunludur.

3.3. SGK Bu Davada Hangi Sıfatla Yer Alır?

SGK'nın Feri Müdahilliği

SGK, zorunlu dava arkadaşı değildir. Feri müdahil sıfatıyla yargılamaya katılır; taraf sıfatı yoktur ancak bağımsız kanun yoluna başvurma yetkisine sahiptir. İşverenin davayı kabul etmesi ya da temyizden vazgeçmesi, SGK'yı bağlamaz.

Hizmet tespit davası, işçi tarafından işverene karşı açılır. Kurum ise davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılır. Feri müdahillik; SGK'nın bağımsız talep ileri süremeyeceği, ancak bağımsız olarak kanun yoluna başvurabileceği usuli bir konumdur. Mahkemenin davayı Kuruma ihbar etmesi zorunludur.

3.4. Bekletici Mesele İlişkisi

Hizmet tespit davası sonucunda verilecek karar, aynı işçinin işverene karşı yürüttüğü işçilik alacakları davasını doğrudan etkiler. Zira hizmet süresi ve ücretin tespitine ilişkin karar, alacak davası için kesin delil teşkil eder. Bu nedenle, hizmet tespit davası alacak davası için bekletici mesele yapılır.

Yargıtay İçtihadı — Yargıtay 9. HD, 29.06.2022, E.2022/5847 – K.2022/8493

Hizmet tespiti davasında hizmet süresi ve ücret tespiti yönünden verilen karar alacak davası bakımından kesin delil teşkil eder. Bu davada verilecek karar, eldeki alacak davasında hüküm altına alınacak hakların hesap unsuru olan hizmet süresi ve ücreti doğrudan etkileyeceğinden, hizmet tespiti davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı — Yargıtay 7. HD, 17.12.2013, E.2013/20234 – K.2013/22495

Davacı işçinin alacakları, kuruma bildirilmeyen hizmet tespit davasına konu dönemi de kapsayacak şekilde hesap edildiğinden, hizmet tespit davasında verilecek karar bu davada verilecek kararı doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle hizmet tespit davasının sonucunun beklenmesi zorunludur.

4. Hizmet Tespit Davasında Zamanaşımı Var mı?

Evet. Hak düşürücü süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıldır. Bu süre geçtikten sonra dava açılamaz.

5 Yıllık Hak Düşürücü Süre

5510 sayılı Kanun m. 86/9 uyarınca; sigortalılar, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınır.

Örnek: 2019 yılında geçen sigortasız çalışma için dava açma süresi, 31.12.2019'dan itibaren 5 yıl hesaplanarak 31.12.2024 tarihine kadardır.

4.1. Sürenin Kesilmesi ve İstisnalar

İşveren tarafından Kuruma işe giriş bildirgesi ya da prim belgesi verilmişse — az da olsa —, bu belgeye karşılık gelen dönem için hak düşürücü süre işlemez. Yani kısmi bildirim, bildirilen dönemi hak düşürücü sürenin dışında bırakır.

Yargıtay İçtihadı — Yargıtay 10. HD, 15.03.2018, E.2017/6531 – K.2018/2139

Sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi hâlinde, Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

5. İspat ve Re'sen Araştırma İlkesi

Hizmet tespit davalarının en ayırt edici özelliği, yargılama usulü bakımından 're'sen araştırma ilkesi'nin uygulanmasıdır. Olağan iş davalarındaki 'taraflarca getirilme ilkesi'nin aksine, mahkeme delilleri kendiliğinden toplayabilir ve araştırabilir.

5.1. Mahkemenin Re'sen Araştırma Yükümlülüğü

Yargılama sürecinde mahkeme; sadece taraf tanıklarıyla yetinmeyip, aşağıdaki kaynakları da re'sen araştırmak zorundadır:

  • SGK sicil dosyası ve işyeri özlük dosyası
  • Dönemsel sigorta prim bordroları ve aylık prim hizmet belgeleri
  • Müfettiş raporları ve Kurum denetim tutanakları
  • Bordro tanıkları (işverenin kayıtlı diğer çalışanları)
  • Komşu işyeri tanıkları (aynı yörede çalışan, işyerini tanıyanlar)
  • İl Tarım Orman Müdürlüğü, İŞKUR, belediye gibi kamu kurumlarının kayıtları
  • Keşif (gerektiğinde yerinde inceleme)

Yargıtay İçtihadı — Yargıtay 10. HD, 10.07.2024, E.2024/6254 – K.2024/8004

Mahkemece, re'sen araştırma kapsamında; tutanakta imzası bulunan kişilere husumet yöneltilmeli, kamu tanıkları (jandarma) dinlenmeli, köy muhtarı ve azaları ile dava dışı kişinin bulunduğu köyün muhtarı dinlenmeli; deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

5.2. Sigortasız Çalışma Sadece Tanıkla İspat Edilebilir mi?

Tanık beyanı temel delil olmakla birlikte, bordro, durum tespit tutanağı, İŞKUR tespiti, müfettiş raporu ve komşu işyeri tanıkları da kullanılabilir.

Tanık beyanları hizmet tespit davalarının temel ispat aracı olmakla birlikte, Yargıtay bu beyanları titizlikle değerlendirmektedir. Dikkat edilmesi gereken ölçütler şunlardır:

Tanık Türü Hukuki Değeri
Bordro tanığı (aynı işyerinde kayıtlı çalışan) En güçlü delil; ancak menfaat birliği bulunup bulunmadığı sorgulanır.
Komşu işyeri tanığı Yargıtay'ın özellikle aradığı delil türü; bilgiye nasıl vakıf oldukları sorgulanmalıdır.
İşverene karşı dava açmış işçi tanığı Menfaat/husumet birliği riski nedeniyle beyanları ihtiyatla karşılanır.
Kamu tanığı (jandarma, muhtar) Yüksek inanılırlık; özellikle tarihsel tespit açısından değerli kabul edilir.

5.3. Somutlaştırma Yükümlülüğü

İşçi, salt soyut iddialar ileri süremez; çalışmanın başlangıç tarihi, bitiş tarihi, hangi işyerinde ne iş yapıldığı ve prime esas ücret konularını somutlaştırmak zorundadır (HMK m. 119/1-e ve m. 194). Hâkim, bu somutlaştırmanın yapılmadığı hâllerde davayı aydınlatma ödevi (HMK m. 31) çerçevesinde davacıya açıklattırma yapabilir.

6. Hukuki Yarar Koşulu

Hizmet tespit davasının açılabilmesi için davacının güncel, meşru ve korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması zorunludur. Bu koşul, davanın esasına geçilmeden önce mahkemece re'sen incelenir.

Yargıtay İçtihadı — Yargıtay 10. HD, 10.03.2014, E.2013/13706 – K.2014/5157

Davacı şirketin, idare mahkemesinde açacağı davada delil olması amacıyla sigortasız çalışmanın bulunmadığının tespitini istemesi durumunda, güncel ve korunmaya değer hukuki yararın bulunduğu gözetilmeksizin davanın reddi isabetsizdir. İdari para cezasının iptali için açılacak davada kullanılacak delil, ayrı bir tespit davasının konusu olabilir.

Özellikle işverenin 'sigortasız çalışmanın bulunmadığının tespiti' amacıyla dava açması da Yargıtay tarafından hukuki yarar çerçevesinde kabul edilmektedir. Zira idari para cezası veya Kurum işlemine karşı açılacak davada bu tespit bir delil işlevi görmektedir.

7. Dava Sonuçlarının Hukuki Etkileri

7.1. Hizmet Tespit Kararı Kesinleşmeden Uygulanır mı?

Hayır. Kararın kesinleşmesi gerekir; kesinleşen karar SGK tarafından re'sen işleme alınarak hizmet dökümüne işlenir.

Hizmet tespit kararı kesinleşmeden uygulanamaz. Kesinleşen karar, SGK tarafından re'sen işleme alınarak sigortalının hizmet döküm cetveline işlenir. Bu durum; emeklilik hakkı, prim ödeme gün sayısı ve sosyal güvenlik yardımlarına doğrudan yansır.

7.2. İşverene Mali Yükümlülükler

Kesinleşen hizmet tespit kararı, işveren açısından ağır mali sonuçlar doğurur:

  • Gecikme zammı ve faiz dahil geriye dönük prim borcu tahakkuku
  • 5510 sayılı Kanun m. 102 kapsamında idari para cezaları
  • İş kazası veya meslek hastalığı varsa Kurum'un rücu hakkı

7.3. Hizmet Tespiti Kararının İşçilik Alacaklarına Etkisi

Hizmet tespiti kararında belirlenen hizmet süresi ve ücret, devam eden ya da sonradan açılacak işçilik alacakları davalarında kesin delil niteliği taşır. Bu nedenle her iki dava birbiriyle sıkı sıkıya bağlıdır; tespit davasının sonucu alacak davasını şekillendirir.

7. Sonuç

Hizmet tespit davası; kamu düzenini ilgilendiren yapısı, re'sen araştırma ilkesi ve 5 yıllık hak düşürücü süreyle işçinin sosyal güvenlik hakkını koruma altına alan en güçlü yargısal araçlardan biridir. Başarılı bir sonuç için şu dört unsur kritik öneme sahiptir:

Kritik Unsur Açıklama
Süre Takibi 5 yıllık hak düşürücü süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlar. Bu sürenin kaçırılması hakkı tamamen ortadan kaldırır.
Delil Hazırlığı Bordro tanıkları, komşu işyeri tanıkları, İŞKUR kayıtları ve müfettiş raporları en güçlü ispat araçlarıdır.
Somutlaştırma Çalışmanın başlangıç-bitiş tarihi, işyeri ve ücret bilgileri somutlaştırılmalı; soyut iddialardan kaçınılmalıdır.
SGK ile Koordinasyon Kurum sicil dosyası ve özlük dosyası davanın temelini oluşturur; bu belgeler eksiksiz temin edilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda uzman bir iş hukuku ya da sosyal güvenlik hukuku avukatına başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Hizmet tespit davası kaç yılda zamanaşımına uğrar?
5510 sayılı Kanun m. 86/9 gereği, hizmet tespit davası için 5 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu süre, çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren işlemeye başlar. Hak düşürücü süre mahkemece re'sen dikkate alınır; süre geçtikten sonra dava kabul edilmez.
2SGK'ya hiç bildirim yapılmamışsa dava açılabilir mi?
Evet. Bildirim hiç yapılmamış çalışmalar için hizmet tespit davası açılabilir. Bu durumda 5 yıllık süre, çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlar ve işçi bu süre içinde mahkemeye başvurabilir.
3Sigortasız geçen süre için hem hizmet tespiti hem de alacak davası açılabilir mi?
Evet; ancak bu iki dava türünün birlikte görülmesi hâlinde mahkemeler çoğunlukla davaları tefrik (ayırma) eder. Zira hizmet tespiti davaları re'sen araştırma ilkesine tabi olduğundan, işçilik alacakları davalarından farklı yargılama usulüne tabidir. Hizmet tespit kararı, alacak davası için bekletici mesele yapılır.
4Komşu işyeri sahibi tanık olarak dinletilebilir mi?
Evet; Yargıtay yerleşik içtihadı, komşu işyerinde çalışan kişilerin ve o işyerini bilen tanıkların re'sen tespit edilerek dinlenmesini mahkemelere zorunlu kılmaktadır. Bu tanıkların beyanları, bordro tanıklarından daha bağımsız kabul edildiğinden ispat değeri yüksek tutulmaktadır.
5İşveren ölmüşse dava kime karşı açılır?
İşverenin ölümü hâlinde dava, mirasçılarına karşı açılır. Tüzel kişi işverenin tasfiyesi ya da sona ermesi söz konusu olduğunda ise taraf ehliyeti sorunu doğacağından, dava açılmadan önce hukuki mirasçılık durumunun belirlenmesi gerekir.