...
İstanbul kira avukatı masasında, kira sözleşmesine aykırılık nedeniyle hazırlanan 30 günlük tahliye ihtarnamesini veya zorunlu arabuluculuk anlaşmasını mühürleyen resmi yetkili.

Kira Sözleşmesine Aykırılık Nedeniyle Tahliye Davası

Nisan 26, 2026
İstanbul iş ve sosyal güvenlik hukuku avukatı masasında, SGK hizmet tespit davası ve sigortasız çalışma kayıtlarını temsil eden hukuki dosyalar.

Hizmet Tespit Davası: SGK’ya Bildirilmeyen Çalışma Süresinin Mahkeme Yoluyla Tespiti

Mayıs 2, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

SGK Asgari İşçilik Oranına İtiraz

Sosyal güvenlik hukukunda asgari işçilik uygulaması, işverenlerin ihale konusu işler ve özel nitelikteki inşaat projeleri kapsamında Kuruma bildirmeleri gereken en az işçilik tutarının denetlenmesini sağlayan temel bir mekanizmadır. Bu makalede, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından uygulanan asgari işçilik tespiti, idari itiraz süreçleri, uzlaşma yolları ve konuya ilişkin yargısal denetim mekanizmaları kanun maddeleri ve Yargıtay içtihatları ışığında adım adım incelenmektedir.

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye ''Sosyal Güvenlik Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. SGK Asgari (Eksik) İşçilik Tespiti Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

SGK Asgari İşçilik Denetimi (m.85): Kamu ihaleleri ve özel inşaat projelerinde SGK, işverenin yeterli işçilik bildirip bildirmediğini resen araştırır. Bildirim yasal oranın altındaysa, Kurumun Asgari İşçilik Tespit Komisyonu devreye girer. Eksik kalan prim tutarı, gecikme zammı ve cezasıyla birlikte tek taraflı olarak hesaplanıp işverene tebliğ edilir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca; kamu idareleri, bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işler ile özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı yeterli işçiliğin bildirilip bildirilmediği SGK tarafından araştırılmaktadır.

Eksik işçilik tespiti durumunda, işin niteliği, kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü ve benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı gibi unsurlar dikkate alınarak Kurum bünyesinde kurulan Asgari İşçilik Tespit Komisyonu tarafından işin yürütümü için gerekli asgari işçilik oranı ve tutarı belirlenir. Yeterli işçiliğin bildirilmediği anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim, gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverene tebliğ edilir.

‘’(1)İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarı; yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır. (2)Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır. Bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, 89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödendiği veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç kesinleşir. Kuruma verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 inci ve 89 uncu maddeler uyarınca işlem yapılır. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi durumunda Kurumca inceleme yapılır.’’

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ‘’Asgari İşçilik Uygulaması ve Uzlaşma’’ başlıklı 85. maddesinin 1. ve 2. fıkrası

2. SGK Eksik İşçilik Hesaplamasında %25 İndirim Kuralı Nedir?

%25 İndirim ve İtiraz Riski: SGK'nın asgari işçilik ön değerlendirmesinde sunduğu %25'lik indirim, uzlaşmaya dayalı bir teşviktir. İşverenin hesaba itiraz etmesi veya davayı İş Mahkemesine taşıması halinde, Yargıtay içtihatları gereği bu indirim hakkı sona erer. Dava aşamasında hesaplamalar indirimsiz, gerçek oran üzerinden yapılır.

Asgari işçilik incelemesinde Kurumun uyguladığı prosedür "araştırma (ön değerlendirme)" ve "inceleme" olmak üzere aşamalara ayrılır. Kurum ünitelerince yapılan ilk araştırma (ön değerlendirme) aşamasında, işverenin istihkak tutarına tebliğ edilen oranın %25 eksiği (indirimi) uygulanarak bir hesaplama yapılır. Ancak, işverenin bu işleme itiraz etmesiyle konu müfettiş incelemesine veya yargı aşamasına taşındığında, %25’lik indirim hakkı ortadan kalkar ve hesaplama "gerçek işçilik" oranı üzerinden yapılır. Yargıtay kararlarında da dava aşamasında oran üzerinde %25 eksiltme yapılmaksızın gerçek hesaplamanın yapılması gerektiği açıkça vurgulanmaktadır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararına göre; asgari işçilik farkı davalarında mahkemeler SGK'nın oranlarını peşinen kabul edemez. İtiraz halinde %25'lik kurum indirimi kalkar. İstihkak bedellerinden faturalı işçilikler düşülmeli ve mutlaka Yeminli Mali Müşavir (YMM) içeren bir heyetle, aradaki farkın kaynağını netleştiren denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınmalıdır.

"Mahkemece, öncelikle, davacı şirketin, asgari işçilik oranına itirazı nedeniyle Kurumca Asgari işçilik Tespit komisyonundan alınan % 6,58 ve % 6 oranının hangi kriterler esas alınarak belirlendiğinin sorulması ve denetlenmesi gerekir. Sonrasında ise; şayet oran genelgelere göre uygun belirlenmiş ise, bu kez davacı şirketin itirazı nedeniyle %25 oranında indirim yapılmaksızın şirketin istihkak bedellerinden dışarıdan temin edilen malzemeli işçilik faturaları ve bildirimler düşülmek suretiyle, hesap yapabilecek nitelikte aralarında yeminli mali müşavirinde bulunduğu bilirkişi heyetinden 5510 sayılı Yasanın 85’inci maddesine uygun şekilde, denetime elverişli bir rapor aldırılarak davacı şirketin Kuruma fark işçilikten kaynaklanan prim borcunun olup olmadığını yapılacak bir hesap ile tespit etmek; sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna istinaden hüküm verilmesi isabetsizdir. Aldırılacak bilirkişi raporunda; şayet, farklı tutarlar belirlenirse, Kurumca belirlenen tutardan hangi yönleri ile ayrıldığı ve aradaki farkın kaynağının gösterilmesi gerekmektedir."

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12.03.2018 tarihli, 2017/5437 E. ve 2018/1980 K. sayılı İlamı

3. SGK Asgari İşçilik Farkına İtiraz Süresi Ne Kadardır?

1 Aylık İtiraz ve Tahsilatı Durdurma Kalkanı: İşveren, SGK'nın tebliğ ettiği eksik işçilik prim borcuna karşı 1 ay içinde Kuruma yazılı itirazda bulunabilir. Süresinde yapılan bu idari itiraz, mahkeme kararına gerek kalmaksızın borcun icra takibini ve tahsilatını kendiliğinden durdurur.

Kurum tarafından hesaplanan prim borcu tebliğ edildikten sonra işverenin 1 ay içinde Kuruma yazılı olarak itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Yapılan bu idari itiraz, prim borcunun takibini durdurmaktadır. İtiraz edilmemesi halinde ise Kurum işlemi kesinleşir.

‘’(3)Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usûlerle Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen sigorta primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.’'

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ‘’Asgari İşçilik Uygulaması ve Uzlaşma’’ başlıklı 85. maddesinin 3. fıkrası

Tebligatın Usulüne Uygunluğu: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.02.2019 tarihli, 2015/3512 E. ve 2019/134 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; Kurum tarafından gönderilen borç bildirim belgesinde işverenin itiraz hakkının, itiraz merciinin ve süresinin açıkça gösterilmesi zorunludur. Bu hususların belirtilmemesi Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün ihlali anlamına gelir ve bu eksiklik durumunda yasal prosedürün baştan işletilmesi gerekir.

4. Uzlaşma Müessesesi

Asgari işçilik uyuşmazlıklarında yargı yoluna gitmeden önce kullanılabilecek bir diğer mekanizma "uzlaşma"dır. Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından hazırlanan rapor Kurumun ilgili birimine gönderilmeden önce işveren ile uzlaşma yapılabilmesi mümkündür.

‘’(9)(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/49 md.) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından devamlı mahiyetteki işyerlerinde yapılan asgari işçilik incelemesi sonucunda tespiti yapılan ve sigortalılara maledilemeyen fark sigorta primine esas kazanç matrahı üzerinden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte hesaplanacak sigorta primi ve buna bağlı uygulanacak idari para cezalarında, konuya ilişkin raporun Kurumun ilgili birimine gönderilmesinden önce işverenle uzlaşma yapılabilir. Uzlaşmaya varılması halinde, bu durum tutanakla tespit edilir. Uzlaşılan tutarlar kesin olup, uzlaşma konusu yapılan tutarlar hakkında işverence dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayet ve itirazda bulunulamaz. Uzlaşılan prim ve idari para cezaları, uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenir. İşveren, uzlaşılan idari para cezası tutarı için ayrıca peşin ödeme indiriminden yararlandırılmaz. Uzlaşılan tutarların, bu sürede tam olarak ödenmemesi halinde uzlaşma bozulur ve uzlaşılan tutarlar kazanılmış hak teşkil etmez. Uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması veya uzlaşmanın bozulması hallerinde işveren, bu konuya ilişkin daha sonra uzlaşma talep edemez. (10)(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/49 md.) Uzlaşma neticesinde indirim yapılması nedeniyle tahsil edilmemiş olan sigorta primlerinin daha sonra Kurum veya mahkeme kararıyla sigortalılara mal edilmesi halinde, daha önce eksik tahsil olunan sigorta primleri, sigortalının çalıştığı süre ve sigorta primine esas kazancı dikkate alınarak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur.’’

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ‘’Asgari İşçilik Uygulaması ve Uzlaşma’’ başlıklı 85. maddesinin 9. ve 10. fıkrası

Uzlaşmanın Kesinliği: Taraflar arasında uzlaşmaya varılması halinde bu durum bir tutanakla imza altına alınır ve bu tutarlar kesinleşir. İşveren uzlaşılan bu tutarlar hakkında hiçbir mercie itiraz edemez ve dava açamaz. Uzlaşılan prim ve idari para cezalarının, tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenmesi zorunludur.

5. SGK Eksik İşçilik İtirazının Reddi Halinde Dava Nasıl Açılır?

Dava Süreci ve İhtiyati Tedbir Zırhı: SGK'nın ret kararına karşı 1 ay içinde İş Mahkemesinde dava açılmalıdır. Ancak dava açmak, Kurumun haciz işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Şirketin hesaplarını güvenceye almak için, dava dilekçesiyle birlikte mahkemeden tahsilatı durduracak ‘'ihtiyati tedbir’' kararı alınması gerekmektedir.

Kuruma yapılan idari itirazın reddedilmesi halinde işveren, ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde yetkili İş Mahkemesinde dava açabilmektedir.

Davanın Tahsile Etkisi: Kuruma yapılan idari itiraz borcun takibini kendiliğinden durdururken, mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Bu nedenle tahsilatın durdurulabilmesi için mahkemeden ayrıca "yürütmenin durdurulması" veya ihtiyati tedbir talep edilmesi gerekmektedir.

Hukuki Yarar Şartı: Yargıtay 10. HD (2008/11185 E., 2010/4766 K.) içtihadına göre; sadece asgari işçilik oranının tespit edildiği ancak ortada henüz Kurumca tahakkuk ettirilmiş bir borç bulunmadığı aşamada, varsayımlara dayalı olarak borçsuzluğun tespiti davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.

6. SGK Asgari İşçilik (Prim) Alacaklarında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Zamanaşımı Başlangıcındaki Büyük Yanılgı: SGK prim borçları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak bu süre, müfettiş raporunun düzenlendiği gün başlamaz. Kanun (m.93) ve Yargıtay içtihatlarına göre zamanaşımı; prim borcunun doğduğu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesi uyarınca, Kurumun prim ve diğer alacakları kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı süresinin ne zaman başlayacağı, borcun niteliğine ve kaynağına göre kanunda özel olarak düzenlenmiştir.

‘’Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.’’

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ‘’Devir, Temlik, Haciz ve Kurum Alacaklarında Zamanaşımı’’ başlıklı 93. maddesi 2. fıkrası

Genel Kural: Kurumun prim ve diğer alacaklarında zamanaşımı süresi, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.

Asgari İşçilik (Müfettiş) İncelemelerinde: Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca (müfettişlerce) yapılan asgari işçilik tespitlerinden doğan prim alacaklarında zamanaşımı, rapor tarihinden itibaren on yıl olarak uygulanır.

Mahkeme ve Diğer Kurum Kararları: Alacak, bir mahkeme kararı sonucunda doğmuşsa kararın kesinleşme tarihinden; bankalar, diğer kamu idareleri veya kanunla kurulmuş kurumlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuşsa, bu bilgi ve belgelerin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren on yıllık süre başlar.

Öte yandan, tahakkuk ettirilen idari para cezaları da on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, bu alacaklar için zamanaşımı süresi fiilin işlendiği tarihten itibaren başlamaktadır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararına göre; SGK asgari işçilik borçlarında zamanaşımı, borcun doğduğu dönemdeki kanuna tabidir. 10 yıllık yasal süre dolduktan sonra Kurumun tahakkuk ettirdiği borçlar zamanaşımına uğrar. Zamanaşımını kesen yasal bir işlem yoksa, yeni kanunlar geriye yürütülemez ve Kurumun bu alacağı silinir.

"Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, 27.06.2019 tarihli ve 2019/061 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen raporunda; "davacıya ait 1119856.016 sicil numaralı Korupark AVM inşaatının 5/A yapı ve sınıf grubunda yer aldığının" belirtilmesi üzerine davacıya 16.01.2020 tarihinde tebliğ edilen Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezinin 10/01/2020 tarih ve 596552 sayılı yazısı ile 2.363.971,53 TL eksik işçilik bildiriminden kaynaklanan prim borcu tahakkuk ettirildiğinin ve bir ay içerisinde ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, davacının, Kurum işlemine itiraz ettiği, davacıya 14.02.2020 tarihinde tebliğ edilen Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.02.2020 tarihli ve 2448819 sayılı yazısı ile itirazının reddedildiğinin bildirildiği, eldeki davanın 12.03.2020 tarihinde açıldığı, somut olayda; eldeki davanın hak düşürücü süre içinde açılması, Kurum değerlendirme tutanaklarında maliyet bedeline esas alınan yılların 2006 – 2007 yılları olduklarının belirtilmesi, nitekim aynı iş yeri için düzenlenmiş 25.03.2009 tarih ve EÇ-63 sayılı Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru raporunda da inşaatın bitiş tarihinin 19.03.2009 olduğunun belirtilmiş bulunması, bu nedenle dava konusu borcun 2006 ve / veya 2007 yıllarına mal edilmesinin gerekmesi, Kurum alacağının yukarıda anılan mevzuat düzenlemeleri karşısında vadesinin oluştuğu tarihe göre 5198 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlükte bulunduğu döneme ilişkin bulunması ve zamanaşımı süresinin, alacağın vadesinin rastladığı tarihi takip eden yılbaşından itibaren on yıl olması, 6183 sayılı Kanun'un 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir işlemin gerçekleşmediğinin anlaşılması, 5510 sayılı Kanun'da 93 üncü maddenin geriye yürüyeceğine olanak veren bir düzenlemenin de bulunmaması hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından ve dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir."

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.02.2024 tarihli, 2023/10179 E. ve 2024/1980 K. sayılı İlamı

Zamanaşımına Uğramış Alacağın Ödenmesi ve Rücu Davaları

Kurum tarafından açılacak tazminat ve rücu davaları da Kurum onay veya masraf/ödeme tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Bununla birlikte kanun koyucu, Kuruma olan borçların niteliğini dikkate alarak önemli bir istisna getirmiştir: Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler Kurum tarafından kabul edilir. Yani borç zamanaşımına uğramış olsa dahi işveren tarafından rızaen yapılan ödemeler geçerli sayılmaktadır.

7. Asgari İşçilik İptal Davasında Bilirkişi İncelemesi Nasıl Yapılır?

Asgari işçilik oranlarına itiraz davaları teknik ve özel bir bilgi gerektirdiğinden, mahkemelerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) md. 266 gereği uzman bilirkişi incelemesi yaptırması yasal bir zorunluluktur.

Bilirkişi Heyetinin Teşekkülü: Yargıtay kararlarına göre mahkemece oluşturulacak bilirkişi kurulu mutlaka üç kişiden oluşmalıdır: Asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu, bir mali müşavir (SMMM veya YMM) ve incelenen işin niteliğine (sektörüne) uygun uzman bir mühendis (inşaat mühendisi, elektrik mühendisi vb.). Yetersiz veya tek kişilik soyut raporlara dayanılarak hüküm kurulması Yargıtay tarafından açık bir bozma nedeni sayılmaktadır.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kararına göre; SGK asgari işçilik tespitinde mahkemeler sıradan bir raporla yetinemez. İşin niteliğine göre mutlaka bir hukukçu, bir mali müşavir (SMMM/YMM) ve bir ‘'sektör uzmanından’' oluşan üç kişilik heyet kurulmalıdır. Sektör dinamiklerini bilmeyen eksik raporlara dayanan kararlar bozulur.

"Yapılacak ..., SGK müfettişince düzenlenen asgari işçilik inceleme raporunu ve Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu kararını tüm ekleri ile birlikte eksiksiz istemek, "Şehirlerarası Yolcu Taşımacılığı" işyerinde asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu ... (sektör) konusunda bilgi sahibi bir bilirkişi ile birlikte oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alarak davacının prim ve gecikme zammı borcu bulunup bulunmadığını saptamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır."

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 18.12.2012 tarihli, 2011/11030 E. ve 2012/23878 K. sayılı İlamı

İnceleme Kriterleri: Kurul, işin genel niteliğini, kullanılan teknolojiyi, işyeri koşullarını ve istihkak tutarlarını inceleyerek faturalı (malzemeli) işçilik ödemelerini hesaplamalıdır. Ayrıca işverenin, işi yüksek teknolojiyle ve daha az işçilikle yaptığına yönelik iddialarının soyut tanık beyanlarıyla değil, makine parkı kayıtları gibi somut delillerle ispatlanması ve gerektiğinde yerinde keşif yapılması zorunludur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararına göre; SGK eksik işçilik hesaplaması tek boyutlu olamaz. Bilirkişi heyeti; işin niteliğini, kullanılan teknolojiyi, işyeri büyüklüğünü, emsal işletmeleri ve meslek odalarının görüşlerini birlikte değerlendirmek zorundadır. Bu objektif kriterleri dışlayan, ezbere dayalı eksik inceleme kararları bozma sebebidir.

"Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, mahkemece, eksik işçilik yönünden yapılan denetimde, işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi kriterlerin hepsinin birlikte dikkate alınması gerektiğinden, denetime elverişli olmak kaydıyla, her bir kritere göre ayrıntılı hesaplama yapılması hususunda, yukarıda belirtildiği şekilde teşkil edilecek bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.”

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.01.2019 tarihli, 2016/2856 E. ve 2019/184 K. sayılı İlamı

8. Sonuç

SGK Asgari İşçilik ve Usul Tuzakları: İhaleli işler ve özel inşaatlarda SGK'nın eksik işçilik uygulaması, şirket bilançolarını derinden sarsabilen ağır bir denetimdir. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki bu tahakkuklara itiraz süreci; hak düşürücü süreler ve geri dönüşü olmayan teknik usul tuzaklarıyla doludur.

Dava Riski ve Tedbir Zırhı: Yargı yolunda %25 indirim hakkının yanması, kusursuz bir risk-fayda analizini şart koşar. 1 aylık itiraz süresi kaçırılırsa borç kesinleşir. Dava açmak tahsilatı durdurmadığından, haciz tehlikesine karşı şirket hesaplarını korumak için mahkemeden ivedilikle ‘'ihtiyati tedbir’' kararı alınması gerekmektedir.

Zamanaşımı Def'i ve Başlangıç Yanılgısı: SGK prim alacakları kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak bu süre müfettiş raporuyla değil, borcun doğduğu yılı takip eden yılbaşında başlayabilir. Zamanaşımı hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) incelenmez; işverenin bu hakkı mahkemede süresi içinde açıkça ‘'zamanaşımı def’i'' olarak ileri sürmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1SGK eksik işçilik prim borcuna itiraz kaç gün içinde, nereye yapılır?
SGK tarafından hesaplanan asgari işçilik farkı ve gecikme cezasına karşı tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazılı olarak idari itiraz yapılmalıdır.

2SGK'nın asgari işçilik kararına mahkemede itiraz edersem %25 indirim hakkım yanar mı?
Evet. SGK'nın ön değerlendirme aşamasında uyguladığı %25 indirim kuralı, işverenin sonuca itiraz ederek süreci müfettiş incelemesine veya iptal davasına taşıması durumunda ortadan kalkar. Mahkeme hesaplamayı indirim yapmaksızın "gerçek oran" üzerinden yapar.

3İş Mahkemesinde asgari işçilik davası açarsam SGK banka hesaplarıma haciz koyabilir mi?
Evet, koyabilir. Kurumun itirazı reddetmesi üzerine İş Mahkemesinde dava açılması tek başına tahsilatı ve haciz işlemlerini durdurmaz. Kurumun e-haciz işlemlerini engellemek için davayı açarken mahkemeden mutlaka "ihtiyati tedbir" (yürütmenin durdurulması) kararı talep edilmelidir.

415 yıl önceki bir inşaat projesi için SGK eksik işçilik borcu çıkarabilir mi?
Hayır. 5510 sayılı Kanun kapsamında SGK prim alacakları kural olarak 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi dolmuş bir alacak için talepte bulunulursa, işverenin süresi içinde "zamanaşımı def'i" ileri sürmesi gerekir.

5Asgari işçilik davasında bilirkişi incelemesi nasıl olmalıdır?
Yargıtay kararlarına göre mahkeme; mutlaka bir hukukçu, bir Yeminli Mali Müşavir (YMM) ve işin niteliğine uygun bir mühendisten (örneğin inşaat mühendisi) oluşan 3 kişilik uzman heyetten denetime elverişli bir rapor almak zorundadır.