Anlaşmalı boşanma, en az bir yıl evli kalan eşlerin boşanma ve sonuçları üzerinde uzlaşarak Aile Mahkemesine birlikte başvurduğu ya da bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul ettiği boşanma türüdür (TMK m. 166/3). Anlaşmalı boşanma şartları; bir yıllık evlilik, ortak irade ve hakimce uygun bulunan protokoldür. Eşlerin duruşmada bizzat dinlenmesi zorunludur.
Türk hukukunda boşanma davası kural olarak bir boşanma sebebinin ispatını gerektirir. Anlaşmalı boşanma bu kuralın istisnasıdır: kanun, şartları gerçekleşen ortak iradeyi evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kanıtı sayar ve kusur araştırmasını devre dışı bırakır.
Uygulamada sorunlar çoğunlukla davanın kendisinden değil, sonrasından doğar. Eksik yazılmış bir protokol yıllar sonra mal rejimi uyuşmazlığına dönüşebilir; takip edilmeyen bir tebligat kararın kesinleşmesini geciktirebilir; kesinleşmeden önce iradeden dönen eşin varlığı davayı çekişmeli yargılamaya taşıyabilir. Bu makale, şartlardan kesinleşmeye kadar her aşamayı somut süre, merci ve belge bilgisiyle ele almaktadır.
İçindekiler
GösterGizle- 1. Anlaşmalı Boşanma Nedir?
- 2. Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?
- 3. Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
- 4. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Bulunmalıdır?
- 5. Çekişmeli Boşanma Davası Anlaşmalı Boşanmaya Dönüştürülebilir mi?
- 6. Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
- 7. Anlaşmalı Boşanma Kararından Dönülebilir mi?
- 8. Anlaşmalı Boşanmada Hak Kaybına Yol Açan Hatalar Nelerdir?
- 9. Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Farklar Nelerdir?
- 10. Sonuç ve Değerlendirme
- 11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar
1. Anlaşmalı Boşanma Nedir?
Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılması için eşlerin ortak iradesini yeterli gören boşanma türüdür. Kanun, en az bir yıl süren evlilikte eşlerin birlikte başvurmasını veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına karine sayar. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada kusur araştırması yapılmaz ve tanık dinlenmez.
Anlaşmalı boşanmanın yasal dayanağı, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik Birliğinin Sarsılması” başlıklı 166. maddesinin üçüncü fıkrasıdır. Hakimin denetimi iki noktada toplanır: eşlerin iradesinin serbestçe açıklanıp açıklanmadığı ve protokoldeki düzenlemelerin uygun olup olmadığı.
Boşanma yargılamasında tarafların ikrarı kural olarak hakimi bağlamaz. TMK m. 166/3 bu kuralı anlaşmalı boşanma bakımından açıkça devre dışı bırakır; eşlerin ortak beyanı, ayrıca delil aranmaksızın hükmün temelini oluşturur.
KANUN METNİ —
“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/3
2. Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma şartları dörttür: evliliğin dava tarihinde en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya davanın diğer eşçe kabulü, mali sonuçlar ile çocukların durumunu düzenleyen ve hakimce uygun bulunan protokol, eşlerin duruşmada bizzat dinlenerek iradelerini serbestçe açıklaması. Şartlardan biri eksikse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Dördüncü şart kanunda ayrı bir bent olarak sayılmasa da TMK m. 166/3'teki “hâkimin tarafları bizzat dinleyerek” ifadesinden doğar ve uygulamada en sık sorun çıkaran koşuldur. Aşağıdaki tablo, her şartın eksikliğinin davaya etkisini göstermektedir.
| Şart | Aranan Koşul | Eksikse Sonuç |
|---|---|---|
| Bir yıllık evlilik | Resmi nikahtan dava tarihine en az bir yıl | Anlaşmalı boşanma kararı verilemez |
| Ortak başvuru veya kabul | Birlikte dava ya da davanın kabulü | Dava çekişmeli olarak yürür |
| Uygun bulunan protokol | Mali sonuçlar ve çocukların durumu düzenlenmiş | Hakim değişiklik önerir; kabul edilmezse çekişmeli yargılama |
| Bizzat dinlenme | İki eşin duruşmada hazır bulunması | Anlaşmalı boşanma kararı verilemez |
2.1. Evlilik Bir Yılı Doldurmadan Anlaşmalı Boşanma Davası Açılabilir mi?
Evlilik bir yılı doldurmadan anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bir yıllık süre resmi nikah tarihinden dava tarihine kadar hesaplanır. Süre dolmadan açılan davada eşler anlaşmış olsa dahi yargılama çekişmeli boşanma usulüyle yürütülür; bu durumda boşanma sebebinin ve kusurun delillerle ispatı gerekir.
Sürenin hesabında dini nikah veya birlikte yaşamaya başlama tarihi dikkate alınmaz. Örneğin 20.11.2025 tarihinde resmi nikah kıyan eşler bakımından bir yıllık süre 20.11.2026 tarihinde dolar; anlaşmalı boşanma davasının bu tarihten önce açılması, eşlerin tam bir uzlaşı içinde olmasını sonuçsuz bırakır.
2.2. Eşlerin Birlikte Başvurması veya Davanın Kabulü
Anlaşmalı boşanma davası iki yolla açılır. Birinci yolda eşler ortak dilekçe ve imzalı protokolle birlikte başvurur. İkinci yolda bir eş davayı açar, diğer eş davayı duruşmada veya dilekçeyle kabul eder ve protokolü onaylar.
Kabul beyanının duruşmada bizzat verilmesi, ikinci yolun da sonuç doğurmasının ön koşuludur. Davayı açan eşin protokolünü karşı tarafın kabul etmemesi halinde dava kendiliğinden düşmez; davacıya çekişmeli boşanma sebeplerini ve delillerini bildirmesi için süre verilir ve yargılama çekişmeli olarak devam eder.
2.3. Avukat Varken Duruşmaya Katılmak Zorunlu mu?
Anlaşmalı boşanma duruşmasına eşlerin bizzat katılması zorunludur. Vekil ile temsil edilmek bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz; TMK m. 166/3 hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesini şart koşar. Eşlerden biri duruşmaya katılmazsa anlaşmalı boşanma kararı verilemez ve dava çekişmeli usule döner.
Bizzat dinlenme şartı, iradenin baskı altında açıklanmasına karşı bir güvencedir. Tehdit, hile veya korkutma ile alınmış bir anlaşmalı boşanma beyanı, karar kesinleştikten sonra dahi yargılamanın iadesi yoluyla tartışılabilir. Yargıtay, ceza mahkemesince tehdit suçu sabit görülen bir olayda kadının iradesinin serbestçe açıklanmadığını kabul ederek yargılamanın iadesi talebinin kabulü gerektiğine hükmetmiştir.
“Somut olayda; davacı kadının anlaşmalı boşanma davası yargılamasında boşanmak istememesine rağmen davalı erkeğin, ortak çocukları ve davacı kadını korkutacak şekilde tehdit ettiği, (...) taraflar arasındaki gerçekleşen anlaşmalı boşanma davasında davacı kadının iradesinin serbestçe açıklanmadığının ispat edildiği, davacı kadın için yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.”
— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.04.2024 tarihli, 2023/8763 E. ve 2024/2370 K. sayılı İlamı
3. Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası Aile Mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme, TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Boşanma davalarındaki yetki kuralı kesin yetki niteliğinde değildir. Eşler uzlaştığı için uygulamada belirleyici ölçüt, iki eşin de duruşmaya kolayca katılabileceği yerdir. Eşlerden biri başka bir şehirde yaşıyorsa, diğer eşin yerleşim yerinde açılan davada duruşma gününe katılım planlanmadan protokol hazırlanmamalıdır; katılamayan eş nedeniyle duruşma ertelenir veya dava çekişmeli hale gelir.
Dava Açılırken Sunulan Belgeler
Anlaşmalı boşanma davasında dosyaya genellikle şu belgeler konur:
1. Eşlerin birlikte imzaladığı veya davacının imzaladığı dava dilekçesi.
2. Her sayfası iki eşçe ıslak imzalanmış anlaşmalı boşanma protokolü (uygulamada en az 3 nüsha).
3. Eşlerin kimlik kartı örnekleri.
4. Vekille takip ediliyorsa vekaletname.
5. Harç ve gider avansının yatırıldığını gösteren makbuz.
Nüfus kayıt örneği ve evlilik tarihi mahkemece UYAP üzerinden kontrol edilebilir; ancak mahkemenin ayrıca belge istemesi ihtimaline karşı tam vukuatlı nüfus kayıt örneğinin hazır bulundurulması duruşma gününü güvenceye alır.
4. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Bulunmalıdır?
Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu üzerindeki uzlaşmasını gösteren yazılı metindir. Protokolde velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile eşya ve mal rejimi tasfiyesine ilişkin irade açıkça yazılmalıdır. Hakim, tasdik ettiği protokolü kararın eki sayar.
Protokol mahkemece tasdik edilip kararın eki sayıldığında ilam niteliği kazanır ve icra yoluyla takip edilebilir hale gelir. Bu nedenle ölçüt, her hükmün ek bir yorum gerektirmeden infaz edilebilmesidir.
| Hüküm | Yazılması Gereken | Eksik veya Muğlaksa Risk |
|---|---|---|
| Velayet | Hangi ebeveyne verildiği | Hakim düzenlemeyi uygun bulmaz |
| Kişisel ilişki | Gün, saat, bayram ve tatil dönemleri | İcra yoluyla uygulanamaz |
| İştirak nafakası | Aylık tutar, ödeme günü, artış ölçütü | Artış için ayrı dava gerekir |
| Yoksulluk nafakası | Tutar veya açık feragat | Kapsam uyuşmazlığı |
| Tazminatlar | Tutar ve vade veya açık feragat | Kapsam uyuşmazlığı |
| Mal rejimi ve ziynet | Kalem kalem paylaşım veya açık feragat | Boşanmadan sonra tasfiye davası |
| Yargılama gideri | Gider ve vekalet ücretini kimin üstleneceği | Sonradan talep edilememe |
4.1. Müşterek Çocuklara İlişkin Hükümler
Velayetin hangi ebeveyne verileceği açıkça yazılmalıdır. Kişisel ilişki düzenlemesi “uygun zamanlarda” gibi genel ifadelerle değil; “her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cumartesi 10.00'dan pazar 18.00'e kadar, Ramazan ve Kurban bayramlarının ikinci günleri, yaz tatilinde 15 gün” biçiminde gün ve saatle kurulmalıdır.
İştirak nafakasında aylık tutarın yanında ödeme günü, ödemenin yapılacağı hesap ve yıllık artış ölçütü (örneğin TÜİK tarafından açıklanan yıllık TÜFE oranı) belirtilmelidir. Artış ölçütü yazılmayan nafaka, ekonomik koşullar değiştiğinde ancak ayrı bir dava ile güncellenebilir. Çocuğa ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkin olduğundan hakim, çocuğun üstün yararına aykırı bulduğu düzenlemeyi onaylamaz.
4.2. Nafaka ve Tazminata İlişkin Hükümler
Yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat konusunda iki seçenek vardır: talep varsa tutar, ödeme şekli ve vade yazılır; talep yoksa feragat açıkça belirtilir. Her bir nafaka türleri bakımından ayrı ayrı irade beyanı kurulması, “nafaka talebimiz yoktur” ifadesinin iştirak nafakasını da kapsayıp kapsamadığı gibi yorum tartışmalarını önler.
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kim tarafından üstleneceği de protokolde düzenlenmelidir. Duruşmada yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinden vazgeçen tarafın bu talebi sonradan kanun yoluna taşıması, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararında sonuç vermemiş ve ilk derece kararı onanmıştır.
4.3. Eşya, Ziynet ve Mal Rejimi Tasfiyesi
Ziynet eşyaları, ev eşyaları, taşınmazlar, araçlar ve şirket payları protokolde kalem kalem paylaştırılabilir veya taraflar paylaşımı boşanma sonrasına bırakabilir. Paylaşım ertelenecekse protokolde bu durum açıkça belirtilmeli, mal rejimi tasfiyesi talep hakkının saklı tutulduğu yazılmalıdır.
Protokoldeki genel ve kalıp nitelikteki “karşılıklı talebimiz yoktur” ifadesinin katılma alacağı, katkı payı alacağı ve değer artış payı alacağı gibi mal rejimi taleplerini kapsayıp kapsamadığı sonradan uyuşmazlık konusu olabilir. Yargıtay’ın 2024 tarihli kararlarına konu protokollerde bu alacak kalemlerinin boşanma ve ferilerinden ayrı olarak tek tek düzenlendiği görülmektedir. Mal rejimine ilişkin iradenin alacak türü sayılarak yazılması, boşanmadan yıllar sonra açılacak bir tasfiye davası riskini ortadan kaldırır.
5. Çekişmeli Boşanma Davası Anlaşmalı Boşanmaya Dönüştürülebilir mi?
Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma ve sonuçları üzerinde uzlaşması halinde yargılamanın her aşamasında anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir. Yargıtay, temyiz aşamasında dahi sunulan ve iki eşin imzasını taşıyan protokol üzerine hükmü bozmakta; eşlerin duruşmaya çağrılıp bizzat dinlenerek protokole göre karar verilmesini istemektedir.
Dönüşüm için evliliğin bir yılı doldurmuş olması yeterlidir; çekişmeli davada geçen sürenin uzunluğu veya ilk derece mahkemesinin kusur belirlemesi engel oluşturmaz. Dosya istinaf veya temyiz aşamasındaysa protokol, ilgili daireye dilekçe ekinde sunulur ve dosya protokol doğrultusunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine veya bölge adliye mahkemesine geri gönderilir.
Bu aşamada sık karşılaşılan bir gecikme sebebi, imzaların doğrulanamamasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararında, dilekçe iki eşin imzasını taşımasına rağmen kimlik tespiti bulunmadığı için tarafların duruşmaya çağrılarak protokol konusundaki beyanlarının alınması gerektiği vurgulanmıştır. İmzaların mahkeme kaleminde veya noterde kimlik tespitiyle atılması, dosyanın geri dönüş sürecini kısaltır.
6. Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davası, usulüne uygun hazırlanmış dosyada çoğunlukla tek duruşmada sonuçlanır. Davanın açılmasından duruşmaya kadar geçen süre mahkemenin iş yüküne bağlıdır. Boşanmanın hukuken gerçekleşmesi ise gerekçeli kararın her iki eşe tebliği ve istinaf süresinin dolması ya da istinaftan feragat ile kararın kesinleşmesine bağlıdır.
Tek duruşmada verilen karar, eşlerin nüfus kaydında hemen “boşanmış” olarak görünmez. Kesinleşme şerhi verilip karar nüfus müdürlüğüne bildirilmedikçe eşler hukuken evli kalır. Çekişmeli yargılamayla kıyaslandığında boşanma davasının süresi anlaşmalı boşanmada belirgin biçimde kısadır; ancak kısalığın asıl belirleyicisi kesinleşme aşamasının takibidir.
6.1. Davanın Aşamaları
| Adım | Aşama | İşlem |
|---|---|---|
| 1 | Hazırlık | Protokol ve dilekçenin imzalanması |
| 2 | Dava açılışı | Aile Mahkemesine başvuru, harç ve gider avansı |
| 3 | Tensip | Dosyanın incelenmesi, duruşma gününün belirlenmesi |
| 4 | Duruşma | Eşlerin bizzat dinlenmesi, kısa kararın açıklanması |
| 5 | Tebligat | Gerekçeli kararın iki eşe tebliği |
| 6 | Kesinleşme | Kesinleşme şerhi ve nüfusa bildirim |
6.2. İstinaf Süresi ve Kararın Kesinleşmesi
İstinaf süresi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 345 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. İstinaf süresi her eş için kendi tebliğ tarihinden işlemeye başlar; bu nedenle karar, son tebliğ alan eşin süresi dolduğunda kesinleşir. Eşlerin kararı tebliğ aldıktan sonra istinaf hakkından feragat etmesi, kesinleşmeyi süre beklenmeksizin sağlar.
Önemli: Usulsüz tebligat istinaf süresini başlatmaz. Tebliğ evrakında tebliğ memurunun adı ve soyadının bulunmaması gibi bir eksiklik, kesinleşme şerhinin sonradan kaldırılmasına ve sürecin yeniden başlamasına yol açabilir.
“Bu durumda gerekçeli kararın davalıya usule uygun şekilde tebliğ edildiğinden söz edilmesi mümkün değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 345. maddesine göre istinaf kanun yoluna başvuru süresi; ilâmın taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar.”
— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2025 tarihli, 2023/2-945 E. ve 2025/334 K. sayılı İlamı
Elektronik tebligat adresi bulunan eşler bakımından tebliğ, adrese ulaşmayla sonuç doğurur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli bir kararında, gerekçeli kararın elektronik tebligat adresine tebliğinden sonra süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddi, tebligatın okunmadığı savunmasına rağmen onanmıştır. Elektronik tebligat kutusunun dava süresince düzenli kontrol edilmesi bu nedenle zorunludur.
6.3. Harç ve Masraf Kalemleri
Anlaşmalı boşanma davasında üç masraf kalemi bulunur:
1. Başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcı: 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı tarifeye göre maktu olarak alınır ve her yıl yeniden belirlenir.
2. Gider avansı: Tebligat ve posta giderleri için HMK m. 114 ve m. 120 uyarınca dava açılırken yatırılır; kullanılmayan kısım dava sonunda iade edilir.
3. Vekalet ücreti: Vekille takip edilen davada Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ndeki aile mahkemesi davalarına ilişkin tutar esas alınır; tarife her yıl güncellenir.
6.4. Örnek Olay: Kesinleşme Tarihinin Hesaplanması
Varsayımsal örnek: Anlaşmalı boşanma kararı duruşmada açıklanmış, gerekçeli karar kadın eşe 03.11.2026, erkek eşe 10.11.2026 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kadın eşin istinaf süresi 17.11.2026, erkek eşin istinaf süresi 24.11.2026 günü sona erer. Eşlerden hiçbiri istinaf başvurusu yapmazsa karar 24.11.2026 tarihinden sonra kesinleşir ve mahkemece kesinleşme şerhi verilir. Eşler tebliğden sonra istinaftan feragat ederse kesinleşme, feragat beyanlarının dosyaya girdiği tarihte gerçekleşir.
7. Anlaşmalı Boşanma Kararından Dönülebilir mi?
Anlaşmalı boşanma kararından, karar kesinleşinceye kadar dönülebilir. Eşlerden biri boşanma iradesinden veya protokolde kabul ettiği mali sonuçlar ve çocuklara ilişkin düzenlemelerden dönerse dava çekişmeli boşanma olarak görülür; taraflara iddia ve savunmalarını ileri sürme ve delil gösterme imkanı tanınır. Kesinleşmeden sonra ise ancak irade sakatlığı gibi yargılamanın iadesi sebepleri ileri sürülebilir.
İradeden dönme, protokolün yalnızca bir maddesine ilişkin olsa dahi anlaşmalı boşanmanın tamamını etkiler; çünkü kanun, boşanma iradesi ile protokolü bir bütün olarak arar. Dönme beyanı kararın istinaf veya temyiz incelemesi sırasında da yapılabilir.
“Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki, diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” olarak görülmesi gerekir.”
— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.09.2023 tarihli, 2023/6501 E. ve 2023/4142 K. sayılı İlamı

6.4. Örnek Olay: Kesinleşme Tarihinin Hesaplanması
Anlaşmalı boşanma kararının yıllarca tebliğe çıkarılmaması ve eşlerin bu dönemde ortak hayatı sürdürmesi, boşanma iradesinin samimiyetini tartışmaya açar. Yargıtay, kararın sekiz yıl sonra tebliğe çıkarılmasını dürüstlük kuralına aykırı bulmuş; benzer bir olayda tarafların yeniden dinlenmesini ve af olgusunun tartışılmasını istemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli bir başka kararında, kararın sekiz yıl sonra tebliğe çıkarıldığı ve eşlerin bu sürede bir çocuk daha sahibi olduğu olayda, tebliğe çıkarma işlemi TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde görülmüş, davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Daire’nin 2024 tarihli kararında ise yaklaşık on yıl sonra tebliğe çıkarılan kararda; eşlerin duruşmaya çağrılması, davacıya davayı çekişmeli boşanmaya dönüştürüp dönüştürmeyeceğinin sorulması ve af olgusunun tartışılması istenmiştir.
Anlaşmalı boşanma kararı alındıktan sonra tebligat ve kesinleşme işlemleri gecikmeksizin takip edilmelidir. Kesinleşme gerçekleştikten sonra nüfus kaydının e-Devlet üzerinden kontrol edilmesi, işlemin tamamlandığını doğrulamanın en kısa yoludur.
8. Anlaşmalı Boşanmada Hak Kaybına Yol Açan Hatalar Nelerdir?
Anlaşmalı boşanmada hak kaybı çoğunlukla protokolün muğlak yazılmasından, mal rejimi alacaklarının açıkça düzenlenmemesinden, feragat beyanlarının kapsamının belirsiz bırakılmasından ve kesinleşme sürecinin takip edilmemesinden kaynaklanır. Boşanma kesinleştikten sonra protokolde feragat edilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ayrı bir davayla yeniden ileri sürülemez.
Uygulamada sık karşılaşılan hatalar ve sonuçları şunlardır:
1. Bir yıllık süre dolmadan dava açmak: Anlaşma sonuç doğurmaz, yargılama çekişmeli yürür.
2. Duruşma gününü eşlerden birinin katılımını planlamadan kabul etmek: Duruşma ertelenir veya dava çekişmeli hale gelir.
3. Kişisel ilişkiyi gün ve saat vermeden yazmak: Düzenleme icra yoluyla uygulanamaz, yeni dava gerekir.
4. İştirak nafakasında artış ölçütü belirlememek: Nafaka güncellemesi ayrı bir artırım davasına kalır.
5. Mal rejimi alacaklarını genel ifadeyle geçiştirmek: Boşanmadan sonra tasfiye davası açılabilir.
6. Feragati baskı altında veya bilgilenmeden imzalamak: Kesinleşmeden sonra feragat edilen talepler geri alınamaz; irade sakatlığının ispatı ağır bir yüktür.
7. Tebligat ve kesinleşmeyi takip etmemek: Eşler hukuken evli kalır, yıllar sonra kararın akıbeti tartışmalı hale gelir.
Durumunuza Göre İzlenecek Yol
Evlilik bir yılı doldurmuş ve iki eş her konuda uzlaşmışsa: Protokol hazırlanır, Aile Mahkemesinde anlaşmalı boşanma davası açılır.
Evlilik bir yılı doldurmamışsa: Anlaşmalı boşanma yolu kapalıdır; süre dolana kadar beklenir veya çekişmeli boşanma davası açılır.
Çekişmeli dava devam ederken uzlaşma sağlanmışsa: İmzalı protokol dosyaya sunulur; dosya hangi aşamadaysa o mercie verilir.
Anlaşmalı boşanma kararı verilmiş ancak kesinleşmemişse ve eşlerden biri vazgeçmişse: Dönme beyanı kanun yolu dilekçesiyle veya dosyaya sunulacak dilekçeyle bildirilir; dava çekişmeli olarak devam eder.
Karar kesinleşmiş ancak irade tehdit veya hile ile alınmışsa: Yargılamanın iadesi yolu değerlendirilir.
9. Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Farklar Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasındaki temel fark, boşanma sebebinin ispat edilip edilmeyeceğidir. Anlaşmalı boşanmada eşlerin ortak iradesi ve hakimce uygun bulunan protokol yeterlidir; çekişmeli boşanmada ise boşanma sebebi ve kusur tanık, belge gibi delillerle ispat edilir ve yargılama genellikle birden fazla duruşma sürer.
| Ölçüt | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m. 166/3 | TMK m. 161-166/1-2 |
| Asgari evlilik süresi | Bir yıl | Yok |
| Kusur araştırması | Yapılmaz | Yapılır |
| Tanık ve delil | Gerekmez | Zorunlu |
| Duruşma sayısı | Çoğunlukla bir | Genellikle birden fazla |
| Nafaka ve tazminat | Eşlerin uzlaşmasına göre | Kusur ve ihtiyaç incelemesiyle |
| Bizzat katılım | Zorunlu | Vekille takip mümkün |
Anlaşmalı boşanmada nafaka ve tazminat tutarlarını eşler belirler; hakimin denetimi esas olarak çocukların menfaati ve iradenin serbestliği üzerinedir. Çekişmeli boşanmada ise aynı kalemler kusur oranı, gelir durumu ve ihtiyaç gibi ölçütlerle mahkemece takdir edilir. Bu fark, protokolün hazırlanmasında gösterilen özenin sonradan telafi edilemeyeceği anlamına gelir.
10. Sonuç ve Değerlendirme
Anlaşmalı boşanmanın hızlı bir yol olması, sürecin basit olduğu anlamına gelmez. Bir yıllık süre dolmadan dava açılmaması, protokolün infaza elverişli biçimde yazılması, iki eşin duruşmaya bizzat katılımının planlanması ve kesinleşmenin tebliğ tarihleri üzerinden takip edilmesi, sürecin tek celsede ve kalıcı biçimde tamamlanmasının dört koşuludur.
Protokolde feragat edilen nafaka ve tazminat talepleri kesinleşmeden sonra geri alınamazken, çocuklara ilişkin düzenlemeler her zaman yeniden değerlendirilebilir. Bu asimetri, protokolün mali hükümlerinin özellikle dikkatle kurulmasını gerektirir. Boşanma davasının sebepleri ve süreci bütün olarak değerlendirildiğinde, anlaşmalı boşanmanın sağladığı kolaylık ancak bu özenle birlikte hak kaybı riskini azaltır.

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat
Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Mahkemede Değiştirilebilir mi?
Anlaşmalı boşanma protokolü, hakim tarafından tarafların ve çocukların menfaatleri gözetilerek değiştirilebilir (TMK m. 166/3). Hakimin önerdiği değişiklikleri iki eş de kabul ederse boşanmaya hükmolunur. Eşlerden biri değişikliği kabul etmezse anlaşmalı boşanma koşulu gerçekleşmez ve yargılama çekişmeli boşanma usulüyle devam eder.
Anlaşmalı Boşanmada Belirlenen Velayet Sonradan Değiştirilebilir mi?
Anlaşmalı boşanma protokolündeki velayet düzenlemesi, kesinleşmeden sonra da değiştirilebilir. Çocuğa ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan, durumda önemli bir değişiklik olduğunda ve çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir (TMK m. 183). Kişisel ilişki ve iştirak nafakası da aynı ölçütle yeniden düzenlenebilir.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Kadın Ne Zaman Evlenebilir?
Anlaşmalı boşanmadan sonra kadın, TMK m. 132 uyarınca evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez. Bekleme süresi kadın doğurursa sona erer. Kadının gebe olmadığı anlaşılırsa veya eşler yeniden birbirleriyle evlenmek isterse mahkeme süreyi kaldırır; erkek eş için bekleme süresi yoktur.
Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar
Bu makale 31.10.2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 2, 132, 166, 168, 183
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114, 120, 345
- 492 sayılı Harçlar Kanunu ve bağlı (1) sayılı tarife
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2025 tarihli, 2023/2-945 E. ve 2025/334 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.04.2024 tarihli, 2023/8763 E. ve 2024/2370 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.09.2023 tarihli, 2023/6501 E. ve 2023/4142 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.10.2023 tarihli, 2023/7566 E. ve 2023/4610 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.04.2024 tarihli, 2024/2379 E. ve 2024/2637 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.04.2024 tarihli, 2023/6656 E. ve 2024/2566 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.05.2024 tarihli, 2024/4218 E. ve 2024/3885 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.09.2024 tarihli, 2024/540 E. ve 2024/5558 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.10.2024 tarihli, 2023/10154 E. ve 2024/6878 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.05.2023 tarihli, 2023/2237 E. ve 2023/2249 K. sayılı İlamı




