Boşanmada mal paylaşımı davası, 1 Ocak 2002 sonrası Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi kapsamında yürütülür. Evlilikte edinilen birikimler yarı yarıya paylaşılırken; miras, bağış ve evlilik öncesi varlıklar kişisel mal sayılır. Mal kaçırma girişimlerine karşı ''eklenecek değerler'' ve ihtiyati tedbir mekanizması kullanılır. Hak kaybını önlemek için tasfiye davasında malvarlığı değerlerinin güncel piyasa sürüm değerleri (tasfiye tarihindeki) esas alınır.
Boşanmada mal paylaşımı davasına ilişkin yürütülen süreç, mal rejimi tasfiyesi davası şeklinde ilerlemektedir. Boşanma süreci, taraflar için yalnızca duygusal bağların kopması değil, aynı zamanda yıllarca verilen emeklerle kurulan ekonomik ortaklığın da sona ermesidir. Boşanma sürecinde, üzerinde malvarlığı olmayan eşin çekinceleri, "Yıllarca çalışıp aldığımız ev ne olacak?", "Eşimin üzerine olan arabada hakkım var mı?" veya "Eşim boşanma davası açılmadan önce malları başkasına devrederse ne yapabilirim?" soruları etrafında şekillenir.
Bu rehberde, Türk hukuk sisteminin en teknik ve detaylı alanlarından biri olan mal rejimi tasfiyesi davası konusunu; sürecin işleyişinden mal kaçırma eylemlerine karşı alınacak önlemlere, zamanaşımı sürelerinden hesaplama yöntemlerine kadar tüm detaylarıyla ele alacağız. Boşanma süreçleri ve Aile Hukuku'ndan kaynaklı diğer uyuşmazlıklara ilişkin incelemelerimize ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
GösterGizle- 1. Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Nedir? ve Hukuki Temeli
- 2. Eşim Boşanmadan Önce Malları Başkasına Devrederse Ne Yapabilirim? (Boşanmada Eşin Mal Kaçırması)
- 3. Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılır ve Karara Bağlanır?
- 4. Süreç ve Süreler: Davanız Ne Kadar Sürer?
- 5. Davanın İçeriği: Neler Talep Edilebilir?
- 6. Mal Rejimi Davasında Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar
- 7. Sonuç
- 8. İlgili Makaleler
1. Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Nedir? ve Hukuki Temeli
Boşanmada mal paylaşımı davası hukuki terminolojide sıkça duyduğunuz malların tasfiyesi ne demek? En yalın haliyle; evlilik birliğinin sona ermesi (boşanma, evliliğin iptali veya ölüm) durumunda, eşlerin evlilik süresince edindiği mal varlıklarının (boşanmada ev ve araba paylaşımı), kanunların belirlediği usullere göre hesaplanıp paylaştırılmasıdır. Bu işlem basit bir mal bölüşümü değil, aktif ve pasiflerin (borçların) net bir bilançosunun çıkarılması işlemidir.
1.1. Mal Rejimi Tasfiyesi Davası Nedir? (Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi)
Boşanmada mal paylaşımı davasına ilişkin ‘’mal rejimi tasfiyesi davası nedir?’’ sorusunu yanıtlarken 1 Ocak 2002 tarihini milat kabul etmeliyiz. Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) yapılan değişiklikle, bu tarihten sonra evlenen çiftler için yasal mal rejimi "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" olarak kabul edilmiştir. Bu rejim, eşlerin evlilik süresince emekleri karşılığında edindikleri mallar üzerinde diğer eşin yarı yarıya (1/2) hak sahibi olmasını öngörür. Genel olarak boşanmada ev ve araba paylaşımı olarak gerçekleştirilir.
Buna karşılık açılan davaya ise mal rejiminin tasfiyesi davası veya uygulamadaki adıyla mal rejimi davası denir.
1.2. Boşanmada Hangi Mallar Paylaşılır, Hangi Mallar Paylaşılmaz?
Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilikte maaşla alınan ev, araç ve emekli ikramiyesi gibi birikimler edinilmiş mal sayılarak yarı yarıya paylaşılır. Buna karşın miras, bağış, manevi tazminat ve evlilik öncesi varlıklar kişisel mal statüsündedir; diğer eş bunlar üzerinde hak iddia edemez. Kişisel malların evlilik içindeki getirileri (örneğin miras kalan evin kirası) ise aksi kararlaştırılmadıkça edinilmiş mal kabul edilir.
Mal paylaşımının bel kemiği, neyin paylaşılacağını doğru tespit etmektir. Kanun koyucu burada iki temel kavram ortaya atar:
1.2.1. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi (Paylaşıma Dahil Olanlar):
- Tasfiye sürecinde paylaşıma dahil edilen malvarlığı değerleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ‘’Edinilmiş Mallar’’ başlıklı 219. Maddesi;
-
‘’Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:
-
Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
-
Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
-
Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
-
Kişisel mallarının gelirleri,
-
Edinilmiş malların yerine geçen değerler.’’
şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre edinilmiş mallara dahil edilecek olan malvarlığı değerleri aşağıda belirtilen şekilde belirlenebilmektedir.
-
- Çalışma karşılığı elde edilen edinimler (Maaş, ücret vb.).
- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler (Emekli ikramiyesi, OYAK ikramiyesi vb.).
- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar.
- Kişisel malların gelirleri (Örneğin; evlenmeden önce size ait olan bir dükkânın evlilik süresince tahsil edilen kiraları edinilmiş mal sayılır).
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler.
1.2.2. Kişisel Mallar (Paylaşıma Dahil Olmayanlar)
- Tasfiye sürecinde edinilmiş tasfiye olunacak malvarlığı değerlerine ilişkin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ‘’Kişisel Mallar’’ başlıklı 220. Maddesi;
‘’Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:
1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3. Manevî tazminat alacakları,
4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.’’ şeklinde düzenlenmiştir.
Kanuni düzenleme kapsamında eşlerin mal rejimi tasfiyesine konu edilmeyecek olan malvarlığı değerleri aşağıda belirtildiği şekildedir.
-
- Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar (Kıyafet, makyaj malzemesi, saat vb.).
- Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan mallar.
- Miras yoluyla geçen mallar.
- Karşılıksız kazanma yoluyla (bağış, hibe, piyango vb.) elde edilen mallar.
- Manevi tazminat alacakları.
2. Eşim Boşanmadan Önce Malları Başkasına Devrederse Ne Yapabilirim? (Boşanmada Eşin Mal Kaçırması)
Boşanmada eşin mal kaçırması, boşanma davasından önceki bir yıl içinde yapılan karşılıksız devirler veya mal kaçırma kastıyla gerçekleştirilen tüm satışlar, TMK 229 uyarınca ''eklenecek değer'' sayılarak paylaşıma dahil edilir. Malın mülkiyeti başkasına geçse de hesaplamada dikkate alınır. Hak kaybını önlemek adına, dava açılır açılmaz mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilerek taşınmaz ve araçların siciline şerh konulması stratejik zorunluluktur.
Boşanma sürecinin belki de en tedirgin edici boyutu, kötü niyetli tarafın boşanmada eşin mal kaçırması çabasıdır. Eşin, edinilmiş mallara dahil olan malvarlığını üçüncü kişilere devretmek suretiyle mal kaçırma kastı ile hareket ettiği uygulamada sıkça görülmektedir. Edinilmiş mallara dahil olan malvarlığının üçüncü kişiler adına muvazaalı olarak devredilmesi, mal paylaşımına dahil edilmeyeceği anlamına gelmemektedir. Türk Medeni Kanunu bu durumlara karşı "Eklenecek Değerler" (TMK m. 229) kavramını geliştirmiştir.
2.1. Hukuki Koruma Kalkanı: Eklenecek Değerler (TMK m. 229)
Boşanmada mal paylaşımına dahil edilecek olan değerleri ifade eden ‘’eklenecek değerler’’ kavramı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 229. Maddesi;
-
‘’Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
-
Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
-
Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
-
Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.’’
şeklinde düzenlenmiştir.
Kanunda yapılan düzenlemeyle mal kaçırma amacıyla yapılan devirleri yok sayılarak, bu mallar sanki hala eşin elindeymiş gibi hesaba katılmasını sağlar. İki durumda bu kural işler:
2.1.1. Karşılıksız Kazandırmalar
Eşlerden birinin, mal rejiminin sona ermesinden (boşanma davası tarihinden) önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar (olağan hediyeler hariç). Örneğin, boşanma davasından 3 ay önce arabasını arkadaşına hibe etmesi.
2.1.2. Kötü Niyetli Devirler
Bir eşin, mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Burada 1 yıllık süre sınırı yoktur. Örneğin, eşin boşanmayı planlayarak 3 yıl önce gayrimenkullerini düşük bedelle akrabalarına satması.
- Boşanma davasından önce, anlaşmazlıklar başladıktan sonra satılan arsanın ‘’eklencek değer’’ kabul edileceğine ilişkin, T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.09.2025 tarihli, 2024/7615 E. ve 2025/7728 K. sayılı İlamında;
-
‘’Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca; Mahkemece, tasfiye konusu arsanın edinilmiş mal olmadığı gerekçesiyle işbu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, öncelikle tasfiye konusu arsa evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde erkek adına satın alındığından edinilmiş mal niteliğinde olup davalı erkeğin taşınmazın üçüncü kişiye ait olduğuna yönelik iddiası yönünden de tanık delili dışında delili bulunmadığından mevcut delil itibariyle davalı tarafından taşınmazın üçüncü kişiye ait olduğunun ispatlanamadığının kabulü hatalıdır.
-
Diğer yandan, her ne kadar tasfiye konusu arsa tasfiyenin sona erdiği tarihte mevcut değil ise de, boşanma dava tarihinden kısa süre önce taraflar arasında anlaşmazlık başladıktan sonra arsa satıldığından arsanın eklenecek değer olduğu kabul edilerek tasfiyede dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.’’
şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.
Bu mallar fiilen elden çıkmış olsa bile, mal rejimi tasfiyesi davası görülürken "eklenecek değer" olarak hesaba katılır ve sanki o mal hala varmış gibi karşı taraftan alacak hakkı doğar.
2.2. İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Mal kaçırmanın önüne geçmenin en etkili yolu, dava açılır açılmaz mahkemeden ihtiyati tedbir talep etmektir. Esas itibariyle boşanma davası ile birlikte ihtiyati tedbir talepli olarak mal rejimi tasfiyesi davası açılması mal kaçırma tehlikesini minimuma indirmektedir. Mahkeme, talebin haklılığına kanaat getirirse, ilgili taşınmazların tapu kaydına veya araçların trafik siciline "davalıdır" şerhi koyarak, davanın sonuna kadar bu malların üçüncü kişilere devrini engelleyebilir.
- Davalı Eşin hissedarı olduğu şirket malları aleyhinde ‘’ihtiyati tedbir’’ kararı verilemeyeceğine ilişkin, T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.02.2025 tarihli, 2025/49 E. ve 2025/923 K. sayılı İlamında;
-
‘’Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davalarında tasfiye konusu malın davalı eşin şirket hissesi ve ortak olan davalının hisseye bağlı mal varlıksal nitelikteki hakları olduğu ve mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan şahsi alacaktan öncelikle davalı eşin sorumlu olduğu, davalı eşin hisse sahibi olduğu şirketin ayrı tüzel kişiliği olup üçüncü kişi konumunda olduğu anlaşılmakla, ayrıca şirket adına kayıtlı mal varlığına ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğine, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın belirlenen şekilde giderilmesine’’
şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.
3. Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılır ve Karara Bağlanır?
Mal paylaşımı davası, boşanma ile birlikte veya boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılabilir. Ancak mal rejiminin tasfiyesi için öncelikle evliliğin sona erdiğine dair kararın kesinleşmesi şarttır. Bu nedenle boşanma davası, mal paylaşımı davası için 'bekletici mesele' yapılır. Hak kaybını önlemek adına, boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı davası açılması ihtiyati tedbir süreçleri için daha güvenlidir.
Müvekkillerimizin en sık sorduğu sorulardan biri şudur: Boşanma davası devam ederken mal paylaşımı davası açılabilir mi?
Evet, açılabilir. Ancak burada çok kritik bir usul kuralı vardır. Mal rejimi davası ne zaman açılır sorusunun cevabı, boşanma davasıyla eş zamanlı olabilir; fakat mahkeme, mal paylaşımı davasını sonuçlandırmak için boşanma davasının bitmesini ve kararın kesinleşmesini bekler. Hukukta buna "bekletici mesele" denir. Yani, boşanma kararı kesinleşmeden, mal paylaşımı davasında hüküm kurulamaz.
Boşanmada Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
Bu, davanın kaderini belirleyen en önemli sorudur. Boşanmada mal rejimi ne zaman sona erer? Türk Medeni Kanunu'na göre mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayılır.
- Örnek: 01.01.2024 tarihinde boşanma davası açtınız. Eşiniz 02.01.2024 tarihinde (dava açıldıktan bir gün sonra) büyük bir ihale aldı. Bu kazanç, mal rejimi sona erdiği için paylaşıma dahil edilmez. Mal rejimi ne zaman sona erer sorusunun cevabı, dava tarihidir ve hüküm geriye yürür.
4. Süreç ve Süreler: Davanız Ne Kadar Sürer?
Yargılamanın hızı, Türkiye'deki hukuk sisteminin en tartışmalı konularından biridir. Peki, bir mal davası ne kadar sürer?
Boşanmada mal paylaşımı ne kadar sürer sorusunun tek bir cevabı olmamakla birlikte, süreci etkileyen faktörler şunlardır:
Mal Varlığının Yoğunluğu: Tapu, banka, trafik tescil kayıtlarının toplanması ve ilgili kurumlardan cevapların gelmesi zaman alır.
Bilirkişi İncelemeleri: Gayrimenkul değerleme uzmanları ve hesap bilirkişilerinin rapor hazırlama süreçleri davanın en uzun aşamasıdır. Raporlara itiraz edilmesi durumunda ek rapor alınması süreci uzatır.
İstinaf ve Yargıtay: Yerel mahkeme kararından sonra üst mahkeme süreçleri.
Ortalama bir tahminle, yerel mahkeme aşaması 1.5 ila 3 yıl arasında sürmektedir. İstinaf ve Yargıtay süreçleri de eklendiğinde bu süre toplamda 4-5 yılı bulabilmektedir.
Mal Rejimi Tasfiyesi Zamanaşımı
Hakkınızı ararken takvime dikkat etmelisiniz. Mal rejimi davası zamanaşımı veya diğer adıyla mal paylaşım davası zamanaşımı, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Türk Borçlar Kanunu'nun genel zamanaşımı hükümlerine (TBK m. 146) göre bu süre 10 yıldır. Boşanma kararı kesinleştikten sonra 10 yıl içinde mal rejimi tasfiyesi zamanaşımı dolmadan davanızı açmanız gerekir. Aksi takdirde, ne kadar haklı olursanız olun, davanız zamanaşımı nedeniyle reddedilir.
5. Davanın İçeriği: Neler Talep Edilebilir?
Mal rejimi tasfiyesi davası açıldığında temel olarak üç farklı alacak kalemi gündeme gelir. Bunları doğru tanımlamak, davanın başarısı için şarttır.
- Boşanmada mal paylaşımında; mal rejimi tasfiyesi davacı eşe eşyanın paylaşılması yönünde değil şahsi alacak hakkı niteliğinde olduğuna ilişkin, T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.09.2025 tarihli, 2025/4456 E. ve 2025/7122 K. sayılı İlamında;
- ‘’Kural olarak, mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı hakları doğar. Eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp şahsi alacak hakkıdır (TMK madde 227/1, 231, 236/1, YİBGK'nun 07.10.1953 tarih ve 1953/8 Esas, 1953/7 Karar sayılı kararı).’’
şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.
5.1. Evlilikte Alınan Mallarda Eşlerin Hakkı Ne Kadardır? (Katılma Alacağı)
Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, eşlerin evlilik içinde edindikleri malların "artık değeri" üzerinden sahip oldukları 1/2 oranındaki haktır. En yaygın talep türüdür.
5.2. Eşimin Malına Yaptığım Masrafı Geri Alabilir miyim? (Değer Artış Payı)
Evet. Eşlerden biri, diğer eşin mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa (örneğin; kadının babasından kalan parayı kocasına verip ev aldırması), bu katkı değer artış payı olarak geri istenir. Bu kalem, standart yarı yarıya paylaşımdan farklıdır ve ispat yükü daha ağırdır.
5.3. Katkı Payı Alacağı
Genellikle 1 Ocak 2002 tarihinden önce alınan mallar için geçerlidir. Eski Medeni Kanun döneminde "Mal Ayrılığı" rejimi geçerli olduğundan, o dönemde alınan mallarda hak iddia edebilmek için maddi katkının (maaş bordrosu, altınların bozdurulması vb.) somut delillerle ispatlanması gerekir.
- Davalı Eş ile müteveffa eşin ortak çocukları olan Davacı adına açılan davada, müteveffa babanın çalışması sonucunda elde edilen gelirlerle satın alınan taşınmazda mirasçı sıfatı ile katkı payı alacağı talebinde bulunulmuştur. Konuya ilişkin T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2025 tarihli, 2023/2-709 E. ve 2025/325 K. Sayılı İlamında;
-
‘’Somut olay, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler kapsamında değerlendirildiğinde; eşlerin ortak çocuğu olduğu anlaşılan davacı tarafından "babasının sürekli ve düzenli çalışması sonucu elde ettiği gelirle satın alınan taşınmazın annesi adına tescil edildiğini, eşler arasındaki evlilik birliğinin babasının ölümü ile sona erdiğini, böyle olunca mirasçı sıfatıyla katkı payı alacağı hakkının tahsili" istemi ile davalıdan alacak talep edildiği anlaşılmıştır. Dosyada tanık olarak dinlenen ...tarafından müteveffa ...'ın çalıştığı ancak eve bakmadığı beyan edilmiştir. Diğer yandan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 06.03.2018 tarihli yazısında; 12.01.2014 tarihinde vefat eden 3...525 sigorta sicil numaralı ...'ın vefat etmeden önce en son aldığı maaşının belirtildiği ve ölümünden sonra hak sahibi eşi ...'a 01.02.2014 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı açıklanmıştır. Olağan olan, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaza aynı dönemde çalışan ve geliri bulunan erkeğin de katkı yapmasıdır. Davalı kadın tarafından aksine bir delil ileri sürülüp erkek eşin çalışmadığı ispatlanmadığına göre, çalışan erkeğin evlilik birliği içinde edinilen ve tapuda kadın eş adına tescil edilen taşınmaza katkısının bulunduğu kabul edilmelidir.’’
şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.
6. Mal Rejimi Davasında Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar
Bir mal rejimi tasfiyesi davası yürütülürken yapılan stratejik hatalar, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. İşte uzman notlarımız:
6.1. İspat Yükü
Kanuna göre, bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden taraf, bunu ispatlamak zorundadır. İspat edilemeyen tüm mallar edinilmiş mal sayılır ve paylaşıma girer.
6.2. Kredi ile Alınan Mallar
Boşanma tarihinde henüz kredisi bitmemiş bir ev varsa, yapılan hesaplama çok daha tekniktir. Boşanma tarihinden sonra ödenen taksitler, ödeyen eşin kişisel malı sayılır ve paylaşım hesabında oranlama (oran hesabı) yapılır.
6.3. Şirket Hisseleri Mal Paylaşımına Dahil Edilebilir mi?
Eşin bir şirketi varsa, şirketin sadece sermayesi değil, dağıtılmayan kar payları, yedek akçeler ve geçmiş yıl kârları da tasfiyeye konu edilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, elde edilecek olan kalemlerin tazminat olarak talep edilebileceği hususudur. Davalı Eşin paydaşı bulunduğu şirkette, Davacı Eşin payı bulunmuyor olması durumunda talep edilecek olan alacaklar yalnızca tazminat olarak dikkate alınması gerekmektedir.
- Davacı Eş tarafından paydaşı bulunmadığı, Davalı Eşin paydaşı bulunduğu şirkete ilişkin katılma alacağı ileri sürülmüştür. Kötü yönetim iddiası ile şirkete kayyım atanması talebine ilişkin, T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 01.10.2025 tarihli, 2024/992 E. ve 2025/1030 K. sayılı İlamında;
-
‘’Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; eldeki davada, davacı yanca, davalı şirketin müdürü olan ve aralarında Aile Hukukundan kaynaklı katılma alacağı istemli dava bulunan diğer davalının yetkilerinin sınırlandırılması ve diğer davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik işbu davanın açıldığı anlaşılmakta olup Aile Hukuku temelinde geçerli olan mal rejiminin tasfiyesi istemiyle eşler tarafından boşanma davasıyla veya boşanma kararının kesinleşmesi sonrası yasal sürelerde birbirlerine karşı yönelttebilecekleri ve eşler arasında başka bir şekilde kararlaştırılmadığı takdirde TMK'da düzenlenerek geçerli olan yasal mal rejim türü olan "Edinilmiş Mallara Katılma" rejiminden kaynaklanan katılma alacağı istemli davaların, bu davanın taraflarına, katılma alacağı talep hakkı verdiği ve bu haktan kaynaklanan talepleri de eski eşlerin ancak birbirlerine karşı yöneltebilecekleri, bu hakkın ayrı bir hak oluşturmadığı tazminat istemine dayanak olarak şahsi hak niteliğinde bulunduğu davacının, davalı şirkette ortak olmadığı gözetildiğinde; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı açık olup ilk derece mahkemesince, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere yanılgılı ve yanlış değerlendirmeyle karar verilmiş olması isabetsiz olup usul ve yasaya aykırıdır.’’
şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.
7. Sonuç
Mal rejimi, boşanma kararının kesinleşmesiyle değil, davanın açıldığı tarihte hukuken sona erer. Dava tarihinden sonra elde edilen piyango ikramiyesi, maaş birikimi veya miras gibi varlıklar kişisel mal sayılır ve paylaşıma dahil edilmez. Bu nedenle davanın açılış zamanlaması, paylaşılacak malvarlığı kapsamını doğrudan belirleyen, davanın içeriği kadar dikkat edilmesi gereken bir konudur.
Mal rejimi tasfiyesi, Türk Medeni Kanunu uyarınca evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte eşlerin ekonomik ortaklıklarının hukuk kuralları çerçevesinde çözümlenmesidir. Bu karmaşık süreçte hak kayıplarına uğramamak ve yasal süreleri kaçırmamak adına, makalemizde ele alınan hususların özeti aşağıda maddeler halinde sunulmuştur:
- Davanın Hukuki Niteliği ve Tanımı: Özü itibarıyla malların tasfiyesi ne demek sorusu; eşlerin evlilik süresince edindikleri aktif ve pasif değerlerin (borçların) net bir bilançosunun çıkarılması işlemi olarak yanıtlanabilir. Bu bağlamda açılan mal rejimi tasfiyesi davası, ayni bir hak (mülkiyetin doğrudan paylaşılması) değil, şahsi bir alacak hakkı (tazminat/katılma alacağı) niteliği taşır. Dolayısıyla, mal rejimi tasfiyesi nedir sorusunun cevabı; basit bir mal bölüşümü değil, kanuni usullere göre yapılan teknik bir hesaplama sürecidir.
- Dava Açma Zamanı ve Usul: Uygulamada en sık karşılaşılan boşanma davası devam ederken mal paylaşımı davası açılabilir mi sorusunun cevabı hukuken evettir. Ancak mahkemeler, mal rejimi davası ne zaman açılır hususunda boşanma davasının kesinleşmesini "bekletici mesele" yapar. Yani mal rejiminin tasfiyesi davası boşanma ile eş zamanlı açılsa dahi, boşanma kararı kesinleşmeden hüküm kurulamaz.
- Tasfiyede Zaman Sınırı (Kesit Tarihi): Hesaplamaların doğru yapılabilmesi için boşanmada mal rejimi ne zaman sona erer sorusu hayati önem taşır. Kanun koyucuya göre mal rejimi ne zaman sona erer sorusunun yanıtı, boşanma davasının açıldığı tarihtir. Dava tarihinden sonra elde edilen kazanımlar, tasfiyeye dahil edilmez.
- Yargılama Süresi ve Etkenler: Mal paylaşımı davası ne kadar sürer sorusu; toplanacak delillerin kapsamına, tapu/banka kayıtlarının celbine ve bilirkişi incelemelerine göre değişiklik gösterir. Ortalama bir mal davası ne kadar sürer denildiğinde; yerel mahkeme aşaması için 1.5 ila 3 yıllık bir süreç öngörülmeli, istinaf ve Yargıtay aşamalarıyla bu sürenin 4-5 yılı bulabileceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla boşanmada mal paylaşımı ne kadar sürer hususu, dosyanın karmaşıklığına doğrudan bağlıdır.
- Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler: Hak arama hürriyeti belirli takvim sınırlarına tabidir. Mal rejimi davası zamanaşımı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca 10 yıldır. Bu bağlamda mal paylaşım davası zamanaşımı veya teknik adıyla mal rejimi tasfiyesi zamanaşımı süresi dolmadan, yani boşanma kesinleştikten sonraki 10 yıl içinde mal rejimi davası ikame edilmelidir; aksi takdirde dava reddedilir.
8. İlgili Makaleler
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası ve Şartları (TMK 166)
- Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Davası: Şartlar, İspat ve Hukuki Süreç (TMK m. 161)
- Küçük Düşürücü Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası (TMK m. 163)
- Terk Sebebiyle Boşanma Davası: İhtar ve Haklar (TMK 164)
- Anlaşmalı Boşanma Davası: Şartlar, Protokol ve Süreç (TMK 166/3)
- Aile Konutu Şerhi Nedir? Tapu Siciline Şerh İşletme (TMK 194)



