Ecrimisil, bir malı sahibinin rızası veya geçerli bir sözleşme olmaksızın kullanan (haksız işgal eden) kötü niyetli kişilerden talep edilen "haksız işgal tazminatıdır". Kira alacağından farklı olarak haksız fiile dayanır. Ecrimisil davaları Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil için tazminat talep edilebilir.
Ecrimisil Davası, Türk hukuk sisteminde özellikle taşınmazlar bakımından öne çıkan, “haksız işgal tazminatı” olarak adlandırılan özel bir tazminat kurumudur. Temel olarak, bir mal üzerinde mülkiyet hakkına veya hukuken korunmaya değer bir kullanma yetkisine sahip olan kişinin, bu malı haklı bir sebep olmaksızın kullanan kötü niyetli zilyetten talep edebileceği parasal karşılığı ifade eder. Bu yönüyle ecrimisil, tarafların özgür iradeleriyle kurdukları kira sözleşmelerinden doğan kira alacağından tamamen farklı; kaynağını haksız fiil niteliğindeki fuzuli işgalden alan bir tazminat türüdür.
Ecrimisil davasının çıkış noktası; mülkiyet hakkının sadece “kâğıt üzerinde” tanınan bir yetki olmaması, malik veya hak sahibinin maldan fiilen yararlanma olanağının da hukuken güvence altına alınması gerekliliğidir. Bir başka ifadeyle bir taşınmaz veya taşınır mal, haklı sahibi dışında bir kişi tarafından herhangi bir sözleşmeye veya hukuki sebebe dayanılmaksızın kullanılıyorsa; bu kullanım süresince doğan haksız menfaat ile hak sahibinin uğradığı zarar arasında bir denkleştirme yapılması zorunlu hâle gelir. İşte ecrimisil, tam da bu denkleştirmenin aracı olarak Yargıtay İçtihatları ile uygulamada kendisine yer edinmiş bir dava türüdür.
Ecrimisil tazminatının kapsamı, yalnızca malın kullanılması karşılığında ödenmesi gereken bedeli değil; aynı zamanda haksız işgal süresince malın normal kullanıma bağlı olarak maruz kaldığı yıpranma ve eskimeyi (olumlu zarar) ve malik veya zilyedin malı kullanamaması nedeniyle yoksun kaldığı menfaati (olumsuz zarar) da içerir. Uygulamada bu zarar, çoğu zaman malın işgal edilen dönemde serbest piyasa koşullarında getirebileceği en az kira geliri ölçüt alınarak somutlaştırılır; Yargıtay da kararlarında bu yaklaşımı istikrarlı biçimde benimsemektedir.
Ecrimisil davaları, özellikle paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda, miras ortaklıklarında, uzun süreli fiilî kullanımların söz konusu olduğu aile içi uyuşmazlıklarda, kamulaştırmasız el atma hallerinde ve finansal kiralama konusu makine–ekipman gibi taşınırlar bakımından sıklıkla gündeme gelir. Hissedarlar arası ecrimisil davasında öne çıkan “intifadan men şartı” (yararlanmadan men), bu davaların en tartışmalı ve uygulamada en çok hata yapılan alanlarından birini oluşturmaktadır. Buna karşılık, paydaş olmayan üçüncü kişilere veya idareye karşı açılan ecrimisil davalarında farklı ölçütler ve zamanaşımı tartışmaları devreye girmektedir.
Güncel Yargıtay içtihatları, ecrimisilin hukuki niteliğini, zamanaşımı süresini, faiz başlangıcını, hesaplama yöntemlerini ve intifadan men koşulunun sınırlarını ayrıntılı biçimde şekillendirmiş durumdadır.
Gayrimenkul hukukundan kaynaklı diğer uyuşmazlıklarla ilgili makalelere ''Gayrimenkul Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Ecrimisil Kavramı ve Hukuki Niteliği
- 2. Kimler Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Ödemek Zorundadır?
- 3. Ecrimisil Miktarının Hesaplanması
- 4. Ecrimisil Davasında Geriye Dönük Kaç Yıllık Para İstenebilir?
- 5. Görevli Mahkeme
- 6. Kamulaştırmasız El Atma ve Ecrimisil
- 7. Paydaşın Masrafları, Mahsup ve Hak–Tazminat Dengesi
- 8. Sonuç
- 9. İlgili Makaleler
1. Ecrimisil Kavramı ve Hukuki Niteliği
1.1. Ecrimisilin Tanımı
Ecrimisil; malikin veya haklı zilyedin rızası dışında kullanılan bir maldan dolayı, haksız işgalci konumundaki kötü niyetli zilyetten talep edilen tazminattır.
Bu tazminat:
- Haksız işgal döneminde malın normal kullanımından kaynaklanan eskime ve yıpranmadan doğan olumlu zararı,
- Malikin veya haklı zilyedin malı kullanamaması nedeniyle yoksun kaldığı faydayı (olumsuz zararı)
karşılamayı hedefler.
Dolayısıyla ecrimisil, hem fiilî kaybı hem de kaçırılan ekonomik imkânı kapsar; asgari düzeyde kira geliri karşılığı zarar ölçüsünde takdir edilir.
Davacı, malin malikidir. Mülkiyeti bağımsız olabileceği gibi, paylı veya elbirliği halinde mülkiyet de olabilir. Paylı mülkiyet hakkına sahip paydaşın, kendi payı için bağımsız dava hakkı olduğu gibi, malın tamamı bakımından da bölünemeyen menfaatlerde diğer paydaşları temsil hakkını kullanarak tek başına dava açabilmesi mümkündür (TMK m. 688/3 ve 693/3). Elbirliği mülkiyetinde ise TMK m. 702/2 gereği kural olarak tüm maliklerin birlikte bu davayı açması gerekirse de; TMK m. 702/4 ortaklardan her birine dava açma hakkı vererek, sağlanan korumadan tüm ortakların yararlanmasını öngörmektedir.¹
1.2. Haksız Fiil Niteliği ve Kira İlişkisiyle Farkı
Ecrimisil, hukuki niteliği itibarıyla sözleşmeye değil, haksız fiile dayalı bir taleptir.
- Kira sözleşmesinde taraflar bilinçli şekilde bir borç ilişkisi kurar; kullanım menfaati karşılığında kira bedeli ödenir.
- Ecrimisilde ise taraflar arasında geçerli bir kira ilişkisi yoktur; malik rıza göstermemiştir ve işgal fuzulidir.
Bu ayrım; özellikle zamanaşımı, faiz başlangıcı, ispat yükü ve hesap yöntemleri bakımından uygulamayı doğrudan etkiler.
2. Kimler Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Ödemek Zorundadır?
Ecrimisil yükümlülüğü için işgalcinin kötüniyetli (fuzuli şagil) olması şarttır. Taşınmazın başkasına ait olduğunu bilerek, geçerli bir hukuki hakka dayanmadan kullanımı ifade eder. İzinsiz otopark yapılması net bir haksız işgaldir. Ancak kira sözleşmesi süresi biten kiracı, mahkemece verilmiş kesinleşmiş bir tahliye kararı olmaksızın doğrudan kötüniyetli işgalci sayılamaz.
Ecrimisil talebinin ileri sürülebilmesi için bazı maddi ve hukuki koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
2.1. Kötü Niyetli Zilyetlik
Ecrimisil, kural olarak yalnızca kötü niyetli zilyede karşı istenebilir.
Kötü niyetli zilyet:
- Mal üzerinde gerçekte bir hakkı olmadığını bilen veya somut olayın özelliklerine göre bilmesi gereken,
- Kendinden beklenen özeni göstermediği için artık iyi niyet iddiasında bulunamayacak olan
kişidir.
Bu nedenle:
- Hakkı olmadığı hâlde taşınmazı fiilen kullanan,
- Tapu kaydı, mahkeme kararı veya hukuki süreçler sonucu haklı olmadığı ortaya çıkan,
- Malik ile arasında geçerli bir sözleşme bulunmayan
kişi kötü niyetli zilyet sayılır ve ecrimisil ödeme yükümlülüğü altına girer.
Buna karşılık, geçerli bir kira sözleşmesine dayalı kullanım söz konusuysa, işgalci kiracı sıfatındadır; bu durumda ecrimisil değil, kira alacağı gündeme gelir.
2.2. Miras Kalan Evi Kullanan Kardeşten (Diğer Mirasçıdan) Ecrimisil İstenebilir mi?
Ortak tapulu veya miras kalan bir taşınmazı tek başına kullanan hissedara karşı ecrimisil davası açılabilmesi için kural olarak "intifadan men şartı" aranır. Yani davacı paydaşın, taşınmazı kullanan kişiye noter ihtarı çekerek veya dava açarak "ben de bu maldan yararlanmak istiyorum" iradesini önceden bildirmiş olması zorunludur.
Hissedarlar arası ecrimisil davası, taşınmazdan fiilen yararlanamayan paydaş; ortak taşınmazı tek başına kullanan paydaşa karşı ecrimisil talebinde bulunabilir. Ancak Yargıtay’ın kökleşmiş içtihadına göre, kural olarak:
Paydaşlar, birbirlerinden ecrimisil isteyebilmek için, öncesinde intifadan men şartı olgusunu gerçekleştirmiş olmalıdır.
İntifadan men, davacı paydaşın; taşınmazdan veya gelirinden yararlanmak istediğini, mevcut kullanım şeklini kabul etmediğini davalı paydaşa açıkça bildirmesidir. Bu bildirim:
- Noter ihtarı,
- Daha önce açılmış elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi veya ecrimisil davası,
- İcra takibi,
- Başka yazılı/sözlü bildirimler
ile ortaya konulabilir. İntifadan men şartı, paydaşlar arası ecrimisil davasında çoğu kez dava şartı niteliğindedir; mahkemece re'sen gözetilir ve ispatı her türlü delille mümkündür.
- Konuya ilişkin T.C. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.03.2016 tarihli, 2015/1797 E. ve 2016/3059 K. sayılı İlamında;
"Şöyle ki, çekişme konusu taşınmazın kök mirasbırakanın sağlığında da davalı ... tarafından kullanıldığı, amca ve babaannesi öldükten sonra da uzun zaman tek başına kullanmaya devam ettiği, evle ilgili harcamaları karşılayabilmek için binanın 1.katını kiraya verdiği, taşınmaza zorunlu ve faydalı masraflar yaptığı, buna ilişkin kira kontratı ve belgeler sunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı ...’ın bizzat kullandığı bodrum ve 2.kata ilişkin intifadan men koşulunun gerçekleştiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
O halde, davalının da kabulünde olan kiraya verilen 1.kata yönelik olarak, yukarıdaki ilkeler uyarınca talep edilen dönemlere ilişkin hesaplanacak ecrimisilden, davalının taşınmaza yaptığı faydalı ve zorunlu masraflar düşüldükten sonra belirlenecek bedele hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.”
- şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.

İntifadan Men Aranmayan İstisnai Haller
Yargıtay, bazı özel durumlarda paydaşlar arasında intifadan men koşulunu aramamaktadır. Özetle:
1. Kira Geliri Getiren Taşınmazlar
-
- Ortak taşınmaz işyeri, konut vb. olarak kiraya verilmiş ve somut olarak kira geliri elde ediliyorsa, paydaşlar arasında intifadan men koşulu aranmaz; doğrudan ecrimisil talep edilebilir.
2. Doğal Ürün Veren Yerler
-
- Zeytinlik, bağ, bahçe, fındık, çay gibi doğal ürün veren taşınmazlarda, ürünlerin paydaşlardan biri tarafından tek başına toplanması halinde intifadan men şartı aranmaksızın ecrimisil istenebilir.
3. Hak İddiası ve Paydaşlığın İnkarı
-
- Taşınmazı elinde bulunduran paydaş, taşınmazın tamamında hak iddia ediyor, diğer paydaşların paydaşlığını inkâr ediyorsa; bu durumda da intifadan men şartı gündeme gelmez.
4. Önceki Davalar ve Takipler
-
- Davacı paydaşın, taşınmaza ilişkin daha önce elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil davası açması veya icra takibi yapması, intifadan men yerine geçer.
5. Kamu Malları
-
- Taşınmazın kamu malı olması halinde intifadan men şartı uygulanmaz.
6. Muris Muvazaası
-
- Murisin muvazaalı devrinin iptali ile taşınmazın mirasçılar adına tesciline karar verildiği durumlarda, taşınmazı elinde bulunduran kişi baştan beri kötü niyetli zilyet sayılır ve intifadan men şartı aranmadan ecrimisil ile sorumlu tutulur.
- Konuya ilişkin T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.04.2012 tarihli, 2012/5704 E. ve 2012/10231 K. sayılı İlamında;
"Dava konusu 27 nolu dükkanın muris muvazaası ile davalı ... adına tescil edilmiş ise de, İzmir 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/890 E-2006/30 K. sayılı ve 09.02.2006 tarihli kararı ile muvazaaya dayalı satış işleminin iptali ile davacının miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmiş ve hüküm 23.11.2006 tarihinde kesinleşmiştir. HGK'nun 07.02.1990 tarih ve 1989/3-602, 1990/56 sayılı kararında kabul edildiği gibi, murisin muvazaalı olarak taşınmazı devir ettiğinin mahkeme kararı ile tesbit edilmesi halinde, taşınmazı elinde bulunduran davalının baştan beri kötüniyetli sayıldığı ve ecrimisil ödemekle sorumlu olduğu kesindir.”
- şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.
2.3. Taşınır Mallar İçin Ecrimisil
Ecrimisil talepleri çoğunlukla taşınmazlar üzerinden gündeme gelse de, haksız işgal tazminatının amacına bakıldığında taşınır–taşınmaz ayrımı için haklı bir sebep bulunmadığı kabul edilmektedir.
Bu nedenle:
- Finansal kiralamaya konu makine ve ekipman,
- Çeşitli üretim tesisleri,
- İş makineleri vb.
gibi taşınır mallar açısından da, gerekli şartlar mevcutsa ecrimisil talep edilebilir.
3. Ecrimisil Miktarının Hesaplanması
Ecrimisil hesabı, teknik bilgi ve piyasa verisi gerektiren bir konu olduğu için çoğu dosyada bilirkişi incelemesi zorunlu hâle gelir.

3.1. Genel Esaslar
Ecrimisil miktarı belirlenirken:
- Malın niteliğine (arsa, tarla, konut, işyeri, taşınır mal vb.),
- İşgal süresine,
- Bölgedeki rayiç kira bedellerine veya ürün değerlerine,
- Kullanımdan kaynaklanan eskime ve yıpranmaya,
- Malikin yoksun kaldığı faydaya
göre somut ve denetlenebilir bir hesaplama yapılmalıdır.
3.2. İşgal Edilen Evin veya Dükkanın Ecrimisil Bedeli Nasıl Hesaplanır?
Konut veya işyeri gibi mülklerde ecrimisil, taşınmazın o dönemde serbest piyasada getirebileceği emsal kira bedelleri üzerinden hesaplanır. İlk yılın bedeli emsal kiralara göre belirlendikten sonra, takip eden yılların tazminatı ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) oranında artırılarak bulunur.
İlke olarak, taşınmazın serbest piyasa şartlarında getirebileceği kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenir:
- İşgalin başladığı ilk dönem için, taşınmazın o tarihteki durumu esas alınır.
- Emsal kira sözleşmeleri toplanır; taşınmaz ile emsaller arasında konum, büyüklük, kullanım amacı, fiziki koşullar, bölge rayici gibi kriterler yönünden karşılaştırma yapılır.
- Taşınmazın kira rayicine uygun düşen aylık veya yıllık kira değeri belirlenir.
Bu yöntem, özellikle konut ve işyeri niteliğindeki taşınmazlar bakımından temel başvuru yöntemidir.
3.3. Sonraki Dönemler ve ÜFE Uygulaması
Yargıtay uygulamasına göre, sonraki dönemler için belirlenecek ecrimisil:
- İlk dönem için belirlenen ecrimisil tutarına,
- İlgili yıllara ait Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) artış oranlarının tamamı yansıtılarak,
- Bu yolla bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Bu yaklaşım, hem makul bir değer artışını yansıtır hem de geçmişe dönük hesaplamada öngörülebilirlik sağlar.
3.4. Tarım Arazilerinde Ürün Esasına Göre Hesap
Tarım arazilerinde ecrimisil, çoğu kez ürün esasına göre hesaplanır. Bu durumda:
- Taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen ürünler Tarım İl/İlçe Müdürlüğü’nden,
- İlgili dönemlere ait ürün birim fiyatları ve dekara verim değerleri hal müdürlüğünden veya resmi istatistiklerden temin edilir.
- Taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı, kaç yılda bir ürün alındığı, sulama imkânları gibi hususlar dikkate alınır.
Bazen tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın arsa/otopark/açık depolama alanı olarak kiraya verilme ihtimali de gündeme gelebilir; ancak bina yapımının engellenmesi gibi soyut gerekçelerle ecrimisile ilave yapılması, “fedakârlığın denkleştirilmesi” ilkesi açısından doğru görülmemektedir.
4. Ecrimisil Davasında Geriye Dönük Kaç Yıllık Para İstenebilir?
Haksız işgal tazminatı (Ecrimisil) tazminatı alacakları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca geriye dönük 5 yıllık ecrimisil zamanaşımına tabidir. Taşınmaz 10 yıldır işgal ediliyor olsa bile, davalının süresi içinde "zamanaşımı itirazında (def'i)" bulunması halinde, mahkeme sadece dava tarihinden geriye doğru son 5 yılın tazminatına hükmedebilir
4.1. Ecrimisil Davasında Geriye Dönük Kaç Yıllık Tazminat İstenebilir?
Ecrimisil davaları; 25.05.1938 tarihli 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca geriye dönük 5 yıllık ecrimisil zamanaşımı süresine tabidir.
- Bu süre, dava tarihinden geriye doğru işler.
- Mahkeme, davalının zamanaşımı def’i süresinde ileri sürmesi halinde, en çok dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil için tazminata hükmedebilir.
4.2. Zamanaşımı Def’inin İleri Sürülmesi
Zamanaşımı, hâkim tarafından kendiliğinden gözetilmez; mutlaka davalı tarafından süresinde def’i olarak ileri sürülmelidir.
- Davalı, cevap süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunursa, mahkeme talebi geriye dönük 5 yıllık ecrimisil dönemle sınırlamak zorundadır.
- Zamanaşımı savunması geç ileri sürülür ve davacı da bu savunmanın genişletilmesine açıkça itiraz ederse, zamanaşımı dikkate alınmaz.
- Hiç zamanaşımı def’i ileri sürülmezse, 5 yıldan daha eski dönemler için de ecrimisile hükmedilebilir.
- Konuya ilişkin T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06.11.2012 tarihli, 2012/18146 E. ve 2012/22801 K. sayılı İlamında;
"Çünkü; Davacı taraf zamanaşımının süresinde ileri sürülmediği yolunda beyanda bulunmamış olmakla, savunmanın genişletilmesi hususunda davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak meydana gelmiştir. Eğer, davacı taraf, zamanaşımın süresinde yapılmadığını açıkça ifade eder ise, bu takdirde, zamanaşımı itirazının dikkate alınması mümkün değildir.Somut olayda; davalı tarafa dava dilekçesi 14.07.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, ilk duruşma 24.10.2008 tarihinde yapılmış, davalı bu oturuma katılmamış, 26.10.2010 tarihli oturuma katılarak beyanda bulunmak için ek süre talep etmiş, davalıya 10 günlük ek süre verilmiş, davalı 17.12.2010 tarihli dilekçe ile zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacı taraf ise buna karşılık verdiği dilekçe ile zamanaşımı itirazının süresi içinde yapılmadığını açıkça ifade etmiştir. Dolayısıyla, davalı taraf, zamanaşımı itirazını süresinde yapmayarak, savunmasını genişletmiş, davacı da buna açıkça itiraz etmiştir.”
- şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.
4.3. Faize Hükmedilmesi
Ecrimisil davalarında faiz talebi söz konusu olduğunda:
- Kural olarak, bilirkişi tarafından her yıl için belirlenen ecrimisil tutarına, ilgili yılın dönem sonundan itibaren yasal faiz işletilir (kademeli faiz).
- Kademeli faiz özel olarak talep edilmemişse, sadece dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilir.
5. Görevli Mahkeme
Ecrimisil istemleri, Türk Medeni Kanunu’nun mülkiyet hükümlerinden kaynaklanan alacak talepleridir. 6100 sayılı HMK m. 2/1 uyarınca, bu tür uyuşmazlıkların çözümünde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarla karıştırılmaması gerekir. Örneğin:
- Ortak alana haksız müdahalenin önlenmesi,
- Bu müdahaleden doğan ecrimisil talebi
birlikte ileri sürülse dahi, ecrimisil talebi niteliği gereği Asliye Hukuk Mahkemesi görevi kapsamındadır.
6. Kamulaştırmasız El Atma ve Ecrimisil
İdare, usulüne uygun kamulaştırma yapmaksızın bir taşınmaza fiilen el atarsa, haksız işgalci konumuna düşer. Bu durum, “kamulaştırmasız el atma” olarak adlandırılır.
Bu tür uyuşmazlıklarda:
- Taşınmaz maliki, kamulaştırmasız el atmanın tespiti ve bedelinin tahsili yanında,
- Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talebinde de bulunabilir.
Davalı idarenin zamanaşımı def’i dikkate alınarak, idare aleyhine en fazla dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık dönem için ecrimisile hükmedilir.
7. Paydaşın Masrafları, Mahsup ve Hak–Tazminat Dengesi
Paydaşlar arasında ecrimisil ilişkisi söz konusu olduğunda:
- Davalının bizzat kullandığı bölüme yönelik intifadan men koşulu gerçekleşmemişse, bu kısım bakımından ecrimisil talebi reddedilir.
- Buna karşılık, davalının üçüncü kişilere kiraya verdiği ortak paya yönelik ecrimisil talebinde, intifadan men şartı aranmaz; ancak davalının taşınmaza yaptığı zorunlu ve faydalı giderler, hesaplanan ecrimisil tutarından mahsuba tabi tutulur.
Bu yaklaşım, paydaşın hem mülkiyet hakkını korumayı hem de diğer paydaşın yaptığı haklı masrafları göz ardı etmemeyi amaçlayan bir hak ve tazminat dengesi kurar.
8. Sonuç
Mirasçılar arası ecrimisil davalarında kural olan ''intifadan men şartı (ihtar)''nın hayat kurtaran istisnaları vardır! Taşınmaz doğal ürün veriyorsa (meyve bahçesi, fındıklık) veya hukuki semere getiriyorsa (kiradaki dükkan/daire), ihtar çekmeksizin doğrudan dava açılabilir. Bu mülklerden elde edilen geçmiş 5 yıllık haksız gelir, usule takılmadan diğer paydaştan faiziyle talep edilerek davanın reddedilmesi önlenir.
1. Ecrimisil davası, haksız işgal tazminatı yoludur.
- Ecrimisil davası, taşınır veya taşınmazın malikinin ya da haklı zilyedinin rızası olmaksızın kullanılan mal için haksız işgal tazminatı talep etmesini sağlayan temel mekanizmadır.
- Amaç, haksız işgalcinin elde ettiği menfaat ile hak sahibinin uğradığı zararı dengelemektir.
2. Kötü niyetli zilyetlik, ecrimisil talebinin çekirdeğidir.
- Ecrimisil kural olarak yalnızca kötü niyetli zilyetten istenebilir.
- Hakkı olmadığını bilebilecek durumda olan, geçerli bir sözleşmeye dayanmadan malı kullanan kişi kötü niyetli zilyet sayılır ve tazminat sorumluluğu doğar.
3. Paylı mülkiyette intifadan men şartı kritik önemdedir.
- Paydaşlar arasında açılan ecrimisil davalarında, çoğu durumda intifadan men dava şartı niteliğindedir.
- Noter ihtarı, elatmanın önlenmesi davası, ortaklığın giderilmesi davası, önceki ecrimisil davası veya icra takibi gibi işlemler intifadan men yerine geçebilir.
- İstisna hâllerde (kira geliri elde edilen taşınmazlar, doğal ürün veren yerler, paydaşlığın inkârı, muris muvazaası, kamu malları vb.) intifadan men aranmaz.
4. Ecrimisil hesabı teknik bir hesap olup bilirkişi incelemesi gerektirir.
- Ecrimisil miktarı; malın niteliği, işgal süresi, bölgedeki rayiç kira bedelleri, ürün değerleri, ÜFE artış oranları ve malikin yoksun kaldığı fayda dikkate alınarak belirlenir.
- Konut ve işyerlerinde çoğunlukla kira esası, tarım arazilerinde ise ürün esası üzerinden hesaplama yapılır.
5. Ecrimisil davalarında 5 yıllık zamanaşımı süresi stratejik rol oynar.
- Ecrimisil alacağı, yerleşik içtihatlara göre 5 yıllık zamanaşımına tabidir ve süre dava tarihinden geriye doğru işler.
- Zamanaşımı hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; süresinde ve usulüne uygun zamanaşımı def’i ileri sürülmesi şarttır.
- Fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan davalarda ıslah yapıldığında, artırılan kısım bakımından zamanaşımı ıslah tarihine göre yeniden değerlendirilir.
6. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
- Ecrimisil istemleri, Türk Medeni Kanunu’ndaki mülkiyet hükümlerine dayanan bir alacak talebi olduğundan, 6100 sayılı HMK m. 2 uyarınca görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
- Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklarla karıştırılmamalı; ortak alan müdahalesi ile birlikte istenen ecrimisil taleplerinde de görev Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kalır.
7. Kamulaştırmasız el atma ve paydaşlar arası uyuşmazlıklarda ecrimisil tamamlayıcı bir koruma sağlar.
- İdarenin kamulaştırmasız el atması hâlinde malik, bedel davasına ek olarak ecrimisil (haksız işgal tazminatı) isteyebilir; ancak zamanaşımı nedeniyle en çok geriye dönük 5 yıllık dönem için hüküm kurulabilir.
- Paydaşlar arasında, davalının bizzat kullandığı kısmı için intifadan men gerçekleşmemişse ecrimisil talebi reddedilebilir; buna karşılık üçüncü kişiye kiraya verilen kısım için ecrimisil istenebilir ve davalının zorunlu/faydalı masrafları ecrimisilden mahsup edilir.
8. Ecrimisil davasında hem maddi hukuk hem usul hukuku titizlikle yönetilmelidir.
- Haksız işgalin hukuki zemininin doğru kurulması,
- Kötü niyetli zilyetliğin ve intifadan men olgusunun delillerle desteklenmesi,
- Ecrimisil hesabının objektif piyasa verilerine ve bilirkişi raporuna dayandırılması,
- Zamanaşımı, faiz, ıslah ve kanun yolu sınırlarının dikkate alınması,
ecrimisil (haksız işgal tazminatı) davasında hak kaybını önlemek ve mülkiyet hakkını etkin şekilde korumak için zorunludur.
¹ OĞUZMAN-SELİÇİ-OKTAY ÖZDEMİR, Eşya Hukuku Kısaltılmış Ders Kitabı, syf. 157, Filiz Kitabevi, 2018, İstanbul.



