...
İstanbul miras avukatı gözetiminde, hatalı mirasçılık belgesinin iptali davasını (veraset ilamının iptali) ve hukuki ispat sürecini simgeleyen kırmızı mühürlü resmi evrak ve adalet konsepti.

Mirasçılık Belgesinin İptali Davası

Nisan 17, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir? Şartları ve Sonuçları Nelerdir?

Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile muhtemel mirasçısı arasında akdedilen, mirasçının ileride doğması beklenen miras hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmesini sağlayan ve ölüme bağlı bir tasarruf niteliği taşıyan hukuki bir kurumdur. Literatürde "olumsuz miras sözleşmesi" olarak da adlandırılan bu sözleşme, mevcut ve kesinleşmiş bir haktan ziyade "beklenen bir haktan" vazgeçilmesini ifade etmektedir. Bu niteliğiyle mirastan feragat, mirasın açılmasından sonra tek taraflı irade beyanıyla gerçekleşen "mirasın reddi" kurumundan ayrılır; zira feragat, mirasbırakan henüz hayattayken yapılan iki taraflı bir sözleşmedir.

Konuyla ilgili diğer makalelerimize ''Miras Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Mirastan Feragat Sözleşmesinin Tanımı ve Hukuki Niteliği

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesi çerçevesinde düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile muhtemel mirasçısı arasında karşılıklı veya karşılıksız olarak yapılabilen ve mirasçının ileride elde edeceği miras hakkından vazgeçmesini öngören ölüme bağlı bir tasarruftur. 

‘’(1)Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. (2)Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. (3)Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.’’

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu TMK 528. maddesi

Doktrinde "olumsuz miras sözleşmesi" olarak da anılan bu hukuki kurum sayesinde kişi, henüz kesinleşmemiş ve sadece beklenti aşamasında olan miras hakkından kendi özgür iradesiyle vazgeçmektedir. Bu yönüyle sözleşme, mirasbırakanın ölümüyle doğacak olan yasal haklardan önceden feragat edilmesini sağlayarak terekenin mirasbırakan hayattayken planlanmasına imkan tanır. Mirastan feragat eden kişi, kural olarak mirasçılık sıfatını kaybeder ve sanki mirasbırakandan önce ölmüş gibi terekeden pay talep edemez.

1.1. Hukuki Nitelik (Olumsuz Miras Sözleşmesi)

Literatürde "olumsuz miras sözleşmesi" olarak adlandırılır. Bu işlem tek taraflı bir tasarruf değil, mirasbırakan ile mirasçı arasında kurulan iki taraflı ölüme bağlı bir sözleşmedir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararına göre; eşlerin veya çocukların noter huzurunda tek taraflı verdikleri ‘'miras talep etmeyeceğim’' şeklindeki taahhütnameler hukuken kesinlikle geçersizdir. Kanuna (TMK 528) göre mirastan feragat; tek taraflı beyanla değil, ancak tarafların karşılıklı iradesiyle kurulan resmi şekilli bir ‘'mirastan feragat sözleşmesi’' ile mümkündür. Tek taraflı kâğıtlar mirasçılık sıfatını ortadan kaldırmaz.

‘’Davaya konu Bakırköy 4.Noterliği 29.04.2005 tarih 10242 yevmiye No.lu taahhütname ile davalı ... “Ben Nedime Nilay Çalışkan, Kazım oğlu, 1956 doğumlu, B. T. Y. ile nikahlandığımda aramızdaki evlilik herhangi bir sebeple biterse ve evlilik sonrası kendisinden hiçbir hediye ve miras talep etmeyeceğimi beyan ve imza ederim.” içerikli beyanda bulunulmuştur. Dava konusu taahhütname TMK 528. maddesinde düzenlendiği üzere mirastan feragat sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği gibi, bu taahhütname kanunun öngördüğü mirasçılıktan yoksunluk gibi mirasçılık sıfatının kaybedilmesine veya değişmesine neden olacak nitelikte de değildir.’’

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.01.2023 tarihli, 2022/3328 E. ve 2023/10 K. sayılı İlamı

1.2. Beklenen Haktan Vazgeçme

Miras hakkı ancak mirasbırakanın ölümü ile doğar. Bu nedenle mirasbırakan hayattayken yapılan bu sözleşme ile mevcut ve kesinleşmiş bir haktan değil, ileride doğması muhtemel olan "beklenen bir haktan" (muntazar hak) vazgeçilmektedir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi kararına göre; tarafların kendi aralarında imzaladıkları adi yazılı belgelerle mirastan feragat edilemez. Bir feragat sözleşmesinin geçerli olabilmesi için mutlaka mirasbırakanın da taraf olarak imzalaması ve işlemin noterde resmi vasiyetname şeklinde (iki tanıkla) yapılması emredici şarttır. Şekil şartına uymayan belgeler hukuken yok hükmündedir ve tapu iptal davalarına dayanak yapılamaz.

‘’Dava, adi yazılı şekilde 26.01.1990 tarihli belgeye dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın dayanağı belgenin mirastan feragat sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Davalının imzasını taşıyan belgenin düzenlendiği tarihte tarafların murisi ..... sağ olup belgede imzası bulunmamakla birlikte yasada düzenlendiği gibi resmi şekilde yapılmamış olmasından dolayı mirastan feragat sözleşmesi (TMK m. 528 ve 545 ile 11.02.1959 tarih 16/14 Sayılı YİBK) olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.’’

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 05.11.2015 tarihli, 2015/2635 E. ve 2015/9871 K. sayılı İlamı

1.3. Mirasın Reddinden Farkı

Mirasın reddi, mirasın açılmasından (mirasbırakanın ölümünden) sonra mirasçının tek taraflı irade beyanıyla gerçekleşirken; mirastan feragat, mirasbırakan henüz sağ iken yapılan iki taraflı bir sözleşmedir.

2. Mirastan Feragat Sözleşmesi Nasıl Yapılır ve Geçerlilik Şartları Nelerdir?

Mirastan feragat sözleşmesi; mirasbırakan ile mirasçı arasında mutlak surette noter huzurunda, iki tanık eşliğinde ve resmi vasiyetname usulüne uygun düzenlenmek zorundadır. Mirasbırakanın masada bizzat bulunması emredici kuraldır. Mirasbırakanın katılmadığı veya adi yazılı (notersiz) hazırlanan tüm kâğıtlar hukuken kesin hükümsüzdür (batıldır).

Mirastan feragat işleminin geçerli olabilmesi için kanun koyucu tarafından son derece sıkı şekil şartları öngörülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi uyarınca miras sözleşmelerinin resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 11.02.1959 tarihli kararı da bu durumu teyit ederek, noter huzurunda resmi şekilde yapılmayan adi yazılı belgelerin mirastan feragat sonucu doğurmayacağını ve hukuken geçersiz sayılacağını açıkça ortaya koymuştur. 

Sözleşmenin kurulabilmesi için mirasbırakanın bizzat sürece taraf olarak katılması şarttır; mirasbırakanın onayı veya katılımı bulunmadan yalnızca mirasçıların kendi aralarında düzenledikleri belgeler mirastan feragat olarak nitelendirilemez. Bununla birlikte, feragat edenin sözleşme anında muhtemel mirasçı sıfatını taşıması gerekmekte olup, örneğin evlilik akdi gerçekleşmeden hemen önce sadece evlilik beklentisiyle yapılan feragatler de mirasbırakanın ölümü anında eş sıfatıyla mirasçılık kazanıldığı takdirde geçerli kabul edilmektedir. Ayrıca, her iki tarafın da ayırt etme gücüne ve tam ehliyete sahip olması, irade sakatlığı bulunmaması sözleşmenin geçerliliği açısından kritik bir öneme sahiptir.

2.1. Resmi Şekil (Resmi Vasiyetname) Zorunluluğu

Mirastan feragat sözleşmesi, ölüme bağlı bir tasarruf olması sebebiyle TMK'nın 545. maddesi gereğince "resmi vasiyetname" şeklinde (noter huzurunda ve iki tanıkla) düzenlenmek zorundadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 11.02.1959 tarihli ve 16/14 sayılı kararı da bu şekil şartının mutlak olduğunu, adi yazılı şekilde yapılan belgelerin mirastan feragat sözleşmesi olarak hukuken geçersiz olacağını teyit etmektedir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi kararına göre; resmi şekil şartına (noterde iki tanıkla düzenleme) uyulmadan yapılan mirastan feragat sözleşmeleri hukuken ‘'yok hükmünde’' (kesin hükümsüz) sayılır. Hiç doğmamış, geçersiz bir sözleşme için ‘'iptal davası’' açılamaz. Yerel mahkemenin geçersiz sözleşmeyi iptal etmeye çalışması, doğrudan kesin bozma sebebidir.

‘’Mirastan feragat sözleşmesi, hukuki niteliği itibariyle bir miras sözleşmesi olduğu için, yukarıda açıklanan kurallar mirastan feragat sözleşmesinin kurulmasında da geçerli olacaktır. Somut olayda, mirastan feragat sözleşmesi ölüme bağlı tasarruf şeklinde yapılması geçerlilik koşulu olup resmi şekil koşuluna uyulmadan yapılan sözleşmenin hukuken geçerliliği bulunmadığından iptali de söz konusu değildir. Türk Medeni Kanununun 545. maddesinde belirtilen emredici kural nedeniyle geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinden söz edilemez. Bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.’’

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.02.2021 tarihli, 2017/1857 E. ve 2021/651 K. sayılı İlamı

2.2. Mirasbırakanın Bizzat Katılımı

Sözleşmenin geçerliliği için mirasbırakanın sözleşmeye bizzat taraf olarak katılması şarttır. Mirasbırakanın taraf olmadığı, mirasçıların salt kendi aralarında yaptıkları sözleşmeler mirastan feragat hükmü doğurmaz.

2.3. Muhtemel Mirasçı Sıfatı

Feragat sözleşmesi, ancak mirasbırakanın "muhtemel mirasçısı" olabilecek kişilerle yapılabilir. Yargıtay uygulamalarına göre, evlilik gerçekleşmeden çok kısa bir süre önce (örneğin nikah akdinden 15 gün önce) evlilik beklentisiyle yapılan feragat sözleşmeleri, ölüm anında mirasçılık sıfatı kazanıldığı için geçerli kabul edilmektedir. Buna karşın, evlilik biterse miras talep edilmeyeceğine dair noterde verilen tek taraflı "taahhütnameler" mirastan feragat sözleşmesi niteliği taşımaz ve geçersizdir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararına göre; henüz mirasçı sıfatı kazanılmadan (doğmamış haktan) yapılan ''mirastan feragat sözleşmeleri'' hukuken geçersizdir. Bu geçersiz belgeyi imzalayan kişi dahi; mirasbırakanın sağlığında mallarını satış gibi gösterip gizlice bağışladığını (muris muvazaası) iddia ederek tapu iptal davası açabilir. Saklı payı olsun veya olmasın, hakkı çiğnenen tüm mirasçıların bu hakkı vardır.

‘’Somut olaya gelince, her ne kadar davacı 27.02.2007 tarih ve ... yevmiye nolu ... 24. Noterliği'nde düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi ile miras hakkından feragat etmiş ise de feragat tarihi itibarı ile mirasçı sıfatının olmadığı sabittir. O halde, noterde düzenenen feragat sözleşmesi TMK m. 528 anlamında bir feragat sözleşmesi olmadığı gibi doğmamış haktan feragat edilemeyeceği, bu beyana hukuki sonuç bağlanamayacağı açıktır. Ne var ki, muris muvazaası iddiası yönünden hükme yeterli bir araştırma yapılmamıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 0l.04.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.’’

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.18.2018 tarihli, 2015/15019 E. ve 2018/14670 K. sayılı İlamı

3. İvazlı ve İvazsız Mirastan Feragat Arasındaki Fark Nedir?

İvazlı (karşılıklı) feragat, mirasçının belirli bir bedel veya malvarlığı alarak miras hakkından vazgeçmesidir. İvazsız (karşılıksız) feragat ise hiçbir menfaat temin edilmeden yapılır. Bu hayati ayrım, feragat edenin çocuklarının (altsoyunun) kaderini belirler: Bedelli vazgeçme kural olarak çocukları da mirastan mahrum bırakırken, bedelsiz vazgeçme çocukların miras hakkını korur.

Mirastan feragat sözleşmeleri, kişiye bir karşılık verilip verilmemesine göre ivazlı ve ivazsız olmak üzere iki farklı türde akdedilebilir. İvazlı feragat durumunda, feragat eden kişi belirli bir bedel veya malvarlığı değeri alarak hakkından vazgeçer. 

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, sözleşme metninde aksine bir kural bulunmadığı sürece ivazlı feragat işlemi, feragat edenin altsoyunu da bağlayarak onların da mirasçılık sıfatını ortadan kaldırır. Feragat edenin mirasbırakandan önce vefat etmesi halinde dahi ivazlı feragat sözleşmesi kendiliğinden geçersiz hale gelmez ve altsoy bakımından hüküm ifade etmeye devam eder. 

İvazsız feragat ise hiçbir maddi karşılık alınmadan yapılan vazgeçme işlemidir ve kural olarak yalnızca işlemi yapan mirasçıyı bağlar. Ancak, tarafların irade özgürlüğü kapsamında, ivazsız feragat sözleşmesine de altsoyun miras hakkını kaybedeceğine dair özel bir bağlayıcı madde eklenmesi hukuken mümkündür.

3.1. İvazlı (Karşılıklı) Feragat

Mirasçının, belirli bir karşılık (para, taşınmaz vb.) alarak miras hakkından vazgeçmesidir. TMK 528/3 maddesi uyarınca, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, bir karşılık sağlanarak yapılan feragat feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur ve onları da miras hakkından mahrum bırakır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararına göre; bir bedel (ivaz) karşılığında yapılan mirastan feragat sözleşmeleri, feragat edenin mirasbırakandan önce ölmesiyle kendiliğinden geçersiz hale gelmez. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu feragat kişinin altsoyunu (çocuklarını ve torunlarını) da kesin olarak bağlar. Bedelini alarak vazgeçen kişinin altsoyu da o mirastan pay talep edemez.

“vasiyet alacaklısı” (belirli mal bırakılan) ne de “mirasçı atanan” konumundadır. Yine, feragat eden öldüğünde, feragat bu sefer onun varsa altsoyu için geçerli olacaktır (TMK.md.528/3). Ancak, ivazlı mirastan feragat sözleşmesinde, bu hükmün aksi taraflarca kararlaştırılabilir ve böylece bu olasılıkta da mirastan feragat sözleşmesinin feragat edenin erken ölümüyle hükümden düşmesi sağlanabilir. Türk miras hukuku öğretisinde, ivazlı mirastan feragat sözleşmesinin feragat edenin erken ölümüyle kendiliğinden hükümsüz hale gelmeyeceği savunulmaktadır. (Serozan, Rona-Engin, İlkay Baki: Miras Hukuku, 4. bası, ...-2014, sh. 358; Dural, Mustafa: Miras Sözleşmeleri, ...-1980, sh. 206; ..., Gökhan: Mirastan Feragat Sözleşmesi, ...-1999, sh. 238).’’

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli, 2013/22073 E. ve 2014/20701 K. sayılı İlamı

3.2. İvazsız (Karşılıksız) Feragat

Mirasçının hiçbir maddi karşılık almadan hakkından feragat etmesidir. Kural olarak ivazsız feragat yalnızca feragat edeni bağlar ve onun altsoyunun saklı pay hakları korunur. Ancak sözleşme serbestisi gereği, ivazsız feragatte de tarafların anlaşmasıyla sözleşmeye "altsoyun da bu feragatten etkileneceğine" dair bağlayıcı özel bir hüküm konulması hukuken mümkündür.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararına göre; ‘’bedelsiz'' (ivazsız) mirastan feragat kural olarak altsoyu (çocukları) bağlamaz. Ancak sözleşmeye ‘'altsoyumu da kapsar’' şeklinde bir madde eklenmişse durum değişir. Bu husus tartışmalı olmakla birlikte, feragat edenin miras payını altsoyuna değil, doğrudan lehine feragat edilen kişiye aktarmak zorundadır. Hatalı düzenlenen veraset ilamları  bozma sebebidir.

‘’Somut uyuşmazlıkta; davalı ... 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmesinde ivazsız feragatinin alt soyu içinde geçerli olacağını beyan ve kabul etmiştir. Bu durumda Mahkemece muris ...'ın tüm yasal mirasçıları belirlendikten sonra dava konusu mirasçılık belgesi iptal edilerek mirastan feragat eden davalı ...'ın miras payının lehine feragat edilen davacı ...'a pay olarak verilmesi suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ...'in altsoyu davalı ... ...'e miras payı verilmesi suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi doğru görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.’’

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.12.2025 tarihli, 2025/1973 E. ve 2025/5175 K. sayılı İlamı

4. Mirastan Feragat Sözleşmesi Çocukları (Altsoyu) Etkiler mi?

Kanun gereği ivazlı (bedelli) feragat, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyunu (çocuklarını) da bağlar ve onları mirastan mahrum bırakır. Ancak ivazsız (bedelsiz) feragatte, kural olarak çocukların miras hakkı devam eder. Bu durumun engellenmesi için sözleşmeye, feragatin altsoyu da kapsadığına dair madde eklenmesi durumda durumunda dahi saklı payı yönünden talep hakkı devam eder.

Mirastan feragat sözleşmesi, saklı paylı mirasçıların dahi tereke üzerindeki haklarını ortadan kaldırabilen, aile içi uyuşmazlıkları henüz mirasbırakan sağken engelleyen güçlü bir hukuki tasarruf aracıdır. Usul hukuku açısından, standart vasiyetnamelerden farklı olarak bu sözleşmelerin mirasbırakanın ölümünün ardından sulh hukuk mahkemesince açılarak okunmasına dair yasal bir zorunluluk bulunmamakta, noterlerin bu evrakları mahkemeye gönderme yükümlülüğü yer almamaktadır. 

Feragat eden kişi tam anlamıyla mirasçılık sıfatını yitirdiğinden dolayı, miras sebebiyle istihkak, tenkis veya ölüme bağlı tasarrufların iptali gibi davaları açma yetkisine de sahip olamaz. Sonuç olarak, mirastan feragatin geçerli olabilmesi için kanunda belirtilen resmi şekil kurallarına kati surette uyulması şarttır; aksi halde işlem iptal edilebilirliğin ötesinde tamamen yok hükmünde sayılarak geçersiz kabul edilecektir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararına göre; veraset ilamlarında ‘'mirastan feragat’' durumunun belgenin sonuna sadece bir not olarak düşülmesi yeterli değildir. Mahkeme, feragat nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybedenleri ve iptal edilen bu payın tam olarak kime/kimlere intikal edeceğini (akıbetini) açıkça göstermek zorundadır. Feragatin sonuçlarını yansıtmayan eksik belgeler bozma sebebidir.

‘’Öte yandan. TMK'nun 495 ile 501. maddelerinde yasal mirasçılar, izleyen maddelerde de mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu sonucu oluşan mirasçılık gösterilmiştir ( TMK.m. 516 520, 521, 522 ). Bu yasal düzenlemeler gözönünde bulundurularak TMK'nun 598. maddesine göre düzenlenen mirasçılık belgeleri, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakanla mirasçıları arasındaki irs ( soy ) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın ( terekenin ) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Tüm bu nedenlerle; mirastan feragat eden ( TMK.m. 528 ) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirastan feragat durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirastan feragat nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de ( kime kalacağının ) gösterilmesi gerekir. TMK’nun 528/2,3. maddesinde düzenlenen "... feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur..." hükmü uyarınca mirastan feragatte miras paylarının diğer mirasçılara intikal şekli kararda gösterilmelidir. Mahkemece, talep, nüfus kayıtları ve mirasçılardan S.'in mirastan feragatine dair vasiyetname değerlendirilerek, mirastan feragat eden mirasçının paylarının kime kalacağı hususunun açıkça gösterilmek suretiyle mirasçılık belgesinin düzenlenmesi gerekir. Bu bakımdan; verilen mirasçılık belgesinde yasal mirasçılar ile bunların miras paylarının gösterilmesi yerinde ise de; 'mirastan feragatin hukuki sonuçlarının" düzenlenen mirasçılık belgesine yansıyacak şekilde gösterilmemiş olması hatalı olmuştur.’’

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.12.2025 tarihli, 2025/1973 E. ve 2025/5175 K. sayılı İlamı

4.1. Mirasçılık Sıfatının ve Dava Haklarının Kaybı

Feragat eden kişi, TMK m. 528 gereği mirasçılık sıfatını tamamen kaybeder ve mirasbırakandan önce ölmüş gibi terekeden pay alamaz. Mirasçılık sıfatı kalmadığı için bu kişi; tenkis, miras sebebiyle istihkak veya ölüme bağlı tasarrufların iptali gibi davaları açma ehliyetini yitirir ve terekenin paylaşımına katılamaz.

4.2. Sözleşmenin Hükümden Düşmesi (Şarta Bağlılık)

TMK 529 maddesi uyarınca, mirastan feragat belli bir kişi lehine yapılmışsa ve o kişi herhangi bir sebeple mirasçı olamazsa, feragat sözleşmesi kendiliğinden hükümden düşer. Belli bir kişi belirtilmemişse, feragat en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır; onların da mirasçı olamaması halinde feragat yine hükümsüz kalır.

4.3. Tereke Alacaklılarının Korunması ve İade Riski

Kanun koyucu, mirasbırakanın alacaklılarını korumak için TMK m. 530'da özel bir düzenleme yapmıştır. Buna göre; mirasın açıldığı an tereke borçları karşılamaya yetmiyorsa, ivazlı feragat eden mirasçı (ve onun mirasçıları), mirasbırakanın ölümünden önceki son 5 yıl içinde aldıkları karşılığı, zenginleşme oranında terekeye geri vermekle yükümlü tutulabilir.

4.4. Feragat Edenin Mirasbırakandan Önce Ölmesi

TMK 548 maddesi uyarınca olumlu miras sözleşmelerinde mirasçı atanan kişi erken ölürse sözleşme düşer; ancak ivazlı mirastan feragat sözleşmelerinde durum farklıdır. Yargıtay'a göre, feragat eden kişi mirasbırakandan önce ölse dahi, ivazlı feragat altsoyu da bağladığından sözleşme kendiliğinden hükümsüz hale gelmez; altsoy yönünden hüküm doğurmaya devam eder.

5. Mirasçılık Belgesinde (Veraset İlamında) Feragat Nasıl Gösterilir?

Yargıtay içtihatlarına göre; mirastan feragat eden kişi, soybağını göstermek amacıyla veraset ilamında (tabloda) yer almaya devam eder. Ancak kararın hüküm fıkrasında, bu kişinin mirasçılık sıfatını kaybettiği ve payının tam olarak kime (hangi mirasçılara) intikal edeceği gösterilmek zorundadır. Sadece ‘'feragat etmiştir’' notu bozma sebebidir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer önemli husus, mirastan feragat eden kişinin mirasçılık belgesindeki durumudur. Yargıtay içtihatlarına göre, feragat sözleşmesinin varlığı kişinin soybağı gereği mirasçılık belgesinde yer almasına engel teşkil etmemektedir. Bununla birlikte, mahkemelerce veya noterlerce düzenlenen veraset ilamlarında yalnızca feragatin varlığına işaret edilmekle yetinilmemeli, feragat edenin kaybettiği miras paylarının akıbetinin ve bu payların hangi mirasçılara intikal edeceğinin hüküm fıkrasında çok net bir biçimde gösterilmesi gerekmektedir. İlgili kararlarda, feragatin hukuki sonuçlarının terekenin paylaştırılması aşamasında gözetileceği şerhinin düşülmesi ve infazda tereddüt yaratmayacak bir biçimde pay oranlarının yeniden somutlaştırılarak düzenlenmesi zorunlu kılınmıştır.

5.1. Mirasçılık Belgesinde Gösterilme Usulü

Mirastan feragat edilmiş olması, ilgili kişinin mirasçılık belgesinde (veraset ilamında) soybağını göstermek amacıyla yasal mirasçı olarak yer almasına engel teşkil etmez.

5.2. Payların Akıbetinin Hükümde Açıklanması

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sadece mirastan feragat edildiğine işaret edilmesi yeterli değildir. İnfazda (özellikle tapu ve banka işlemlerinde) tereddüt yaşanmaması için, feragat edenin mirasçılık sıfatını kaybettiği ve ona ait payların kime/kimlere kalacağı hususu, mahkeme hükmünde açıkça ve somut olarak gösterilmelidir.

5.3. Açılma ve Okunma Usulü İstisnası

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 596. maddesi uyarınca standart vasiyetnamelerin sulh hukuk mahkemesince açılıp okunması zorunlu iken, mirastan feragat sözleşmelerinin vasiyetname usulüyle açılıp okunmasına veya noterlerce mahkemeye gönderilmesine dair kanuni bir zorunluluk bulunmamaktadır.

6. Miras Payının Devri (TMK m. 677) ile Karşılaştırma

Hukuki nitelendirme yapılırken mirastan feragat ile miras payının devri kavramları birbirine karıştırılmamalıdır. Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan hayattayken bizzat onun da taraf sıfatıyla katılımıyla gerçekleştirilen resmi bir sözleşmedir. Buna karşılık, miras payının devri sözleşmesi ise mirasbırakanın ölümünden sonra, yani miras açıldıktan sonra sadece mirasçılar arasında yapılan bir anlaşmadır. 

Miras payının devri için adi yazılı şekil şartı yeterli kabul edilirken, feragat mutlaka noter nezdinde resmi vasiyetname usulüyle yapılmak zorundadır. Mirasbırakanın sağlığında mirasçılar arasında imzalanan adi yazılı belgeler feragat sözleşmesi olarak kabul edilmeyeceği gibi, bunlar hukuken ancak miras payının devri olarak yorumlanabilirse bir anlam ifade edebilir.

6.1. Zaman Unsuru

Mirastan feragat, mirasbırakan henüz hayattayken yapılır. Miras payının devri ise mirasbırakanın ölümünden (miras açıldıktan) sonra gerçekleştirilir.

6.2. Taraf Unsuru

Feragatte mirasbırakan bizzat sözleşmenin tarafı olmak zorundadır. Miras payının devri ise yalnızca mirasçılar veya üçüncü kişiler arasında yapılır.

6.3. Şekil Şartı

Mirastan feragat kesin olarak resmi vasiyetname şeklinde yapılmak zorundayken (TMK m. 545); mirasçılar arasında miras açıldıktan sonra yapılan miras payının devri sözleşmeleri için adi yazılı şekil yeterlidir (TMK m. 677). Mirasbırakanın katılımı olmadan sağlığında adi yazılı belge ile yapılan "feragat" anlaşmaları hukuken geçersizdir.

7. Sonuç

Mirastan feragat sözleşmesi, saklı paylı mirasçıların dahi tereke haklarını ortadan kaldırabilen ve aile içi uyuşmazlıkları mirasbırakan sağken çözen hukuki tasarruf aracıdır. İleride muhtemel iptal davalarıyla karşılaşmamak adına, sürecin inşasında şu emredici kurallara uyulmalıdır.

Resmi Şekil Zorunluluğu: Mirastan feragat sözleşmesinin geçerliliği, mutlak surette noter huzurunda ve resmi vasiyetname usulüne uygun (iki tanık eşliğinde) düzenlenmesine bağlıdır. Mirasçılar arasında imzalanan adi yazılı belgeler, hukuken tamamen ‘'kesin hükümsüz’' (batıl) sayılacak ve hiçbir sonuç doğurmayacaktır.

Mirasbırakanın Bizzat Katılımı: Mirastan feragat sözleşmesinin kurulabilmesi için mirasbırakanın sürece bizzat taraf olarak katılması emredici şarttır. Mirasbırakanın masada olmadığı, sadece mirasçılar arasında imzalanan sözleşmeler ‘'mirastan feragat’' değil; ancak şarta bağlı ‘'miras payının devri’' sayılır ve hedeflenen korumayı sağlamaz.

Altsoya (Çocuklara) Etki: Bir bedel karşılığında (ivazlı) yapılan feragat, sözleşmede aksi belirtilmedikçe feragat edenin altsoyunu (çocuklarını) da miras hakkından mutlak surette mahrum bırakır. Karşılıksız (ivazsız) feragat ise kural olarak çocukları bağlamaz; ancak taraflar sözleşmeye ekleyecekleri maddeyle ivazsız feragatin altsoyu da kapsamasını sağlayabilir. Ancak ivazsız feragate ilişkin bu yönde ihdas edilen yargıtay kararı tartışmalıdır. Somut olayın özellikleri bakımından değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Veraset İlamına (Mirasçılık Belgesine) Yansıması: Mahkeme veya noter kararlarında, mirastan feragat sadece basit bir şerh (not) olarak geçiştirilemez. Feragat nedeniyle boşa çıkan miras payının hukuki akıbeti ve bu payın tam olarak hangi yasal mirasçılara, hangi oranlarda intikal edeceği hüküm fıkrasında hiçbir şüpheye yer bırakmayacak netlikte gösterilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Kendi aramızda imzaladığımız mirastan feragat belgesi geçerli mi?
Hayır. Mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olabilmesi için mutlaka noter huzurunda ve resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Adi yazılı belgeler hukuken geçersiz sayılmaktadır.

2Babamdan para alıp mirastan feragat edersem çocuklarımın hakkı yanar mı?
Evet. Bir karşılık (ivaz) alınarak yapılan feragat, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa feragat edenin altsoyunu (çocuklarını) da bağlar ve onları miras haklarından mahrum bırakır.

3Para almadan mirastan feragat edersem ne olur?
Karşılıksız (ivazsız) feragatte kural olarak altsoyun hakları korunur. Yani feragat eden kişi pay almazken, onun çocukları mirasbırakan vefat ettiğinde kendi paylarını alabilirler.

4Mirastan feragat sözleşmesi mahkemede iptal edilebilir mi?
Evet. Sözleşme yapılırken hata, hile veya korkutma gibi iradeyi sakatlayan bir durum varsa veya noter işlemleri şekil kurallarına aykırıysa iptal davası açılabilir.

5Miras payının devri ile feragat aynı şey mi?
Hayır. Feragat, mirasbırakan henüz sağ iken onun katılımıyla yapılır. Miras payının devri ise miras açıldıktan (ölümden) sonra sadece mirasçılar arasında yapılan bir anlaşmadır.