...
Haksız işgal ve elatmanın önlenmesi davasını simgeleyen havadan çekilmiş tarla ve arazi sınırları görünümü

Elatmanın Önlenmesi Davası: Müdahalenin Men’i Davası

Aralık 15, 2025
7258 sayılı Kanun kapsamında yasadışı bahis oynama fiiline bağlı idari para cezası ve Sulh Ceza Hakimliğine itiraz sürecini temsil eden görsel

Yasadışı Sanal Bahis İdari Para Cezasına İtiraz

Aralık 22, 2025

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Ecrimisil Davası: Haksız İşgal Tazminatı

  • Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) nedir?
  • Kimler dava açabilir, kimler tazminat öder?
  • Geriye dönük kaç yıl talep edilebilir?
  • İntifadan men şartı ne zaman aranmaz?

Ecrimisil, bir malı sahibinin rızası veya geçerli bir sözleşme olmaksızın kullanan (haksız işgal eden) kötü niyetli kişilerden talep edilen "haksız işgal tazminatıdır". Misil, Arapça kökenli olup "eşdeğer karşılık" anlamına gelir; ecrimisil kavramı da bu kökten türetilmiştir. Kira alacağından farklı olarak haksız fiile dayanır. Ecrimisil davaları Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil için tazminat talep edilebilir.

Ecrimisil Davası, Türk hukuk sisteminde özellikle taşınmazlar bakımından öne çıkan, “haksız işgal tazminatı” olarak adlandırılan özel bir tazminat kurumudur. Temel olarak, bir mal üzerinde mülkiyet hakkına veya hukuken korunmaya değer bir kullanma yetkisine sahip olan kişinin, bu malı haklı bir sebep olmaksızın kullanan kötü niyetli zilyetten talep edebileceği parasal karşılığı ifade eder. Bu yönüyle söz konusu tazminat, tarafların özgür iradeleriyle kurdukları kira sözleşmelerinden doğan kira alacağından tamamen farklı; kaynağını haksız fiil niteliğindeki fuzuli işgalden alan özel bir tazminat türüdür.

Ecrimisil davasının çıkış noktası; mülkiyet hakkının sadece “kâğıt üzerinde” tanınan bir yetki olmaması, malik veya hak sahibinin maldan fiilen yararlanma olanağının da hukuken güvence altına alınması gerekliliğidir.

Kısaca: bir taşınmaz veya taşınır mal herhangi bir hukuki dayanağa bağlı olmaksızın kullanılıyorsa, bu durum bir haksız menfaat yaratır. Hak sahibinin uğradığı zarar ile bu menfaat arasında denkleştirme yapılması zorunlu hale gelir. İşte bu tazminat davası, tam da bu denkleştirmenin aracı olarak Yargıtay İçtihatları ile uygulamada kendisine yer edinmiş bir hukuki mekanizmadır.

Ecrimisil tazminatının kapsamı, yalnızca malın kullanılması karşılığında ödenmesi gereken bedeli değil; aynı zamanda haksız işgal süresince malın normal kullanıma bağlı olarak maruz kaldığı yıpranma ve eskimeyi (olumlu zarar) ve malik veya zilyedin malı kullanamaması nedeniyle yoksun kaldığı menfaati (olumsuz zarar) da içerir. Uygulamada bu zarar, çoğu zaman malın işgal edilen dönemde serbest piyasa koşullarında getirebileceği en az kira geliri ölçüt alınarak somutlaştırılır; Yargıtay da kararlarında bu yaklaşımı istikrarlı biçimde benimsemektedir.

Ecrimisil davaları, özellikle paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda, miras ortaklıklarında, uzun süreli fiilî kullanımların söz konusu olduğu aile içi uyuşmazlıklarda, kamulaştırmasız el atma hallerinde ve finansal kiralama konusu makine–ekipman gibi taşınırlar bakımından sıklıkla gündeme gelir. Paylı mülkiyete konu olan ecrimisil davalarında öne çıkan "intifadan men şartı" (yararlanmadan men), bu davaların en tartışmalı ve uygulamada en çok hata yapılan alanlarından birini oluşturmaktadır. Buna karşılık, paydaş olmayan üçüncü kişilere veya idareye karşı açılan ecrimisil davalarında farklı ölçütler ve zamanaşımı tartışmaları devreye girmektedir.

Güncel Yargıtay içtihatları bu davaları birçok açıdan şekillendirmektedir: hukuki nitelik, zamanaşımı, faiz başlangıcı, hesaplama yöntemi ve intifadan men koşulunun sınırları bunların başında gelir.

Gayrimenkul hukukundan kaynaklı diğer uyuşmazlıklarla ilgili makalelere ''Gayrimenkul Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Ecrimisil Kavramı ve Hukuki Niteliği

1.1. Ecrimisil Nedir? Tanımı ve Unsurları

Bu tazminat; malikin veya haklı zilyedin rızası dışında kullanılan bir maldan dolayı, haksız işgalci konumundaki kötü niyetli zilyetten talep edilir.

Bu tazminat iki tür zararı kapsar:

  • Olumlu zarar: Haksız işgal döneminde malın normal kullanımından kaynaklanan eskime ve yıpranma.
  • Olumsuz zarar: Malikin veya haklı zilyedin malı kullanamaması nedeniyle yoksun kaldığı ekonomik fayda.

Uygulamada haksız işgal tazminatı, asgari düzeyde malın serbest piyasada getirebileceği kira geliri esas alınarak takdir edilir.

Davacı, malın malikidir. Mülkiyet bağımsız olabileceği gibi paylı veya elbirliği şeklinde de olabilir. Paylı mülkiyet hakkına sahip paydaş, kendi payı için bağımsız dava açabilir. Ayrıca bölünemeyen menfaatlerde diğer paydaşları temsil ederek malın tamamı için de tek başına dava hakkını kullanabilir (TMK m. 688/3 ve 693/3). Elbirliği mülkiyetinde ise kural olarak tüm maliklerin birlikte dava açması gerekir; ancak TMK m. 702/4 uyarınca ortaklardan her biri bu haktan yararlanabilir.¹

1.2. Haksız Fiil Niteliği ve Kira İlişkisiyle Farkı

Hukuki niteliği itibarıyla bu dava, sözleşmeye değil haksız fiile dayalı bir taleptir. Aşağıdaki tablo iki kurumun temel farkını özetlemektedir:

Ölçüt Kira Sözleşmesi Ecrimisil
Dayanak Tarafların iradesi (sözleşme) Haksız fiil
Malik rızası Var Yok — işgal fuzulidir
Zamanaşımı TBK hükümleri 5 yıl (İBK 1938/29-10)
Faiz başlangıcı Muacceliyet tarihi Dava tarihi / dönem sonu

Bu ayrım; özellikle zamanaşımı, faiz başlangıcı, ispat yükü ve hesap yöntemleri bakımından uygulamayı doğrudan etkiler. Peki bu tazminatı kimler istemek zorundadır, kimler ödemek zorundadır? Aşağıda inceliyoruz.

2. Kimler Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Ödemek Zorundadır?

Haksız işgal tazminatı yükümlülüğü için işgalcinin fuzuli şagil — yani kötü niyetli zilyet — olması şarttır. Bu; taşınmazın başkasına ait olduğunu bilerek ve geçerli bir hukuki hakka dayanmadan kullanım anlamına gelir.

Talebin ileri sürülebilmesi için bazı maddi ve hukuki koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

2.1. Kötü Niyetli Zilyetlik

Haksız işgal tazminatı, kural olarak yalnızca kötü niyetli zilyede karşı istenebilir. Kötü niyetli zilyet; mal üzerinde gerçekte hakkı olmadığını bilen ya da bilmesi gereken, gerekli özeni göstermediği için iyi niyet iddiasında bulunamayan kişidir.

Aşağıdaki durumlarda kişi kötü niyetli zilyet sayılır ve tazminat yükümlülüğü doğar:

Ölçüt Kira Sözleşmesi Ecrimisil
Dayanak Tarafların iradesi (sözleşme) Haksız fiil
Malik rızası Var Yok — işgal fuzulidir
Zamanaşımı TBK hükümleri 5 yıl (İBK 1938/29-10)
Faiz başlangıcı Muacceliyet tarihi Dava tarihi / dönem sonu
Dikkat: Kira sözleşmesi süresi sona eren kiracı, mahkemece verilmiş kesinleşmiş bir tahliye kararı olmaksızın doğrudan kötü niyetli işgalci sayılamaz. Böyle bir durumda ecrimisil değil, kira alacağı gündeme gelir.

2.2 Mirasçıdan Ecrimisil İstenebilir mi?

Ortak mülkiyete veya mirasa konu taşınmazı tek başına kullanan hissedara karşı dava açılabilmesi için kural olarak intifadan men şartı aranır. Davacı paydaş; taşınmazı kullanan hissedara noter ihtarı çekerek ya da dava açarak "ben de bu maldan yararlanmak istiyorum" iradesini önceden bildirmiş olmalıdır.

İntifadan men nedir? Davacı paydaşın; taşınmazdan veya gelirinden yararlanmak istediğini ve mevcut kullanım şeklini kabul etmediğini davalı paydaşa açıkça bildirmesidir. Bu bildirim noter ihtarı, daha önce açılmış elatmanın önlenmesi / ortaklığın giderilmesi davası, icra takibi veya başka yazılı/sözlü yollarla yapılabilir.

İntifadan men şartı, paydaşlar arası davada çoğu kez dava şartı niteliğindedir; mahkemece re'sen gözetilir ve ispatı her türlü delille mümkündür.

  • Konuya ilişkin T.C. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.03.2016 tarihli, 2015/1797 E. ve 2016/3059 K. sayılı İlamına göre: Taşınmazın kiraya verilen katı için intifadan men koşulu gerçekleşmiş sayılır; ancak davalının bizzat kullandığı bölümler için men şartı aranır. Ayrıca taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı masraflar hesaplanan tazminattan mahsup edilmelidir.

İntifadan men aranmayan istisnai haller: Yargıtay bazı özel durumlarda bu koşulu aramamaktadır:

İstisna Koşul
Kira geliri getiren taşınmaz Ortak mülk kiraya verilmiş ve somut kira geliri elde ediliyor
Doğal ürün veren yer Zeytinlik, bağ, bahçe vb. — ürünler paydaşlardan biri tarafından tek başına toplanıyor
Paydaşlığın inkârı İşgalci paydaş taşınmazın tamamının kendine ait olduğunu iddia ediyor
Önceki dava / takip Elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil davası veya icra takibi açılmış
Kamu malı Taşınmazın kamu malı niteliği taşıması
Muris muvazaası Muvazaalı devir mahkemece iptal edilmiş — zilyet baştan beri kötü niyetli sayılır
  • Konuya ilişkin T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.04.2012 tarihli, 2012/5704 E. ve 2012/10231 K. sayılı İlamına göre; Murisin muvazaalı devri mahkeme kararıyla tespit edildiğinde, taşınmazı elinde bulunduran kişi baştan beri kötü niyetli zilyet sayılır ve intifadan men şartı aranmaksızın tazminat ödemekle yükümlüdür.

2.3. Taşınır Mallar İçin Ecrimisil

Türk hukukunda bu tazminat başlangıçta ağırlıklı olarak taşınmazlar için uygulanmış olsa da Yargıtay içtihatları taşınır mallara da genişletilmesine zemin hazırlamıştır. Temel gerekçe; mülk sahibinin yoksun kaldığı ekonomik faydayı telafi etme amacının taşınır–taşınmaz ayrımı gözetmeksizin geçerli olmasıdır.

Bu nedenle aşağıdaki taşınır mallar açısından da gerekli koşullar mevcutsa tazminat talep edilebilir:

  • Finansal kiralamaya konu makine ve ekipman
  • Çeşitli üretim tesisleri
  • İş makineleri ve benzeri varlıklar
 
Örnek: Finansal kiralama sözleşmesi sona erdikten sonra makineyi iade etmeyen kiracıya karşı leasing şirketi ecrimisil davası açabilir.

Kötü niyetli zilyedin belirlenmesinin ardından sıradaki kritik soru şudur: tazminat miktarı nasıl hesaplanır? Bu konuyu aşağıdaki bölümde ele alıyoruz.

3. Ecrimisil Miktarının Hesaplanması

Tazminat hesabı teknik bilgi ve güncel piyasa verisi gerektirdiğinden mahkemeler çoğu dosyada bilirkişi incelemesi yaptırır. Bilirkişi; emsal kira araştırması, tapu kayıtları, Tarım Müdürlüğü verileri ve ÜFE endeksini kullanarak somut bir hesaplama raporu hazırlar.

3.1. Genel Esaslar

Tazminat miktarı belirlenirken aşağıdaki faktörler somut ve denetlenebilir biçimde değerlendirilir:

Faktör Açıklama
Malın niteliği Arsa, tarla, konut, işyeri veya taşınır mal — her tür için farklı hesap yöntemi uygulanır
İşgal süresi Başlangıç ve bitiş tarihi; kademeli faiz hesabını doğrudan etkiler
Rayiç kira / ürün değeri Bölgedeki emsal kira bedelleri veya tarımsal ürün piyasa fiyatları
Eskime ve yıpranma Haksız kullanımdan kaynaklanan fiziksel değer kaybı (olumlu zarar)
Malikin yoksun kaldığı fayda İşgal olmasa elde edilecek ekonomik kazanç (olumsuz zarar)

3.2. İşgal Edilen Evin veya Dükkanın Ecrimisil Bedeli Nasıl Hesaplanır?

Konut veya işyeri gibi mülklerde ecrimisil, taşınmazın o dönemde serbest piyasada getirebileceği emsal kira bedelleri üzerinden hesaplanır. İlk yılın bedeli emsal kiralara göre belirlendikten sonra, takip eden yılların tazminatı ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) oranında artırılarak bulunur.

Konut veya işyerinde tazminat, taşınmazın işgal dönemindeki serbest piyasa kira değeri üzerinden hesaplanır. Bilirkişi üç adımı izler:

Adım Yapılan İşlem
1. İlk dönem tespiti Taşınmazın işgal başlangıcındaki fiziksel durumu ve tarihteki konumu esas alınır
2. Emsal karşılaştırma Bölgede konum, büyüklük, kullanım amacı ve rayiç açısından benzer kira sözleşmeleri toplanır
3. Kira değeri belirleme Taşınmazın kira rayicine uygun aylık veya yıllık bedel takdir edilir
Örnek hesaplama

90 m² konut — İstanbul/Kadıköy — işgal süresi 3 yıl

Bölge emsal kira (bilirkişi tespiti): aylık 15.000 TL

1. yıl ecrimisil: 15.000 × 12 = 180.000 TL

2. yıl: 180.000 TL × (1 + ÜFE oranı) — %60 artış varsayımıyla → 288.000 TL

3. yıl: 288.000 TL × (1 + ilgili yıl ÜFE oranı)

Toplam tazminat bu yıllık tutarların toplamından az olamaz.

3.3. Sonraki Dönemler ve ÜFE Uygulaması

Yargıtay uygulamasına göre sonraki dönemler için belirlenecek tazminat; ilk dönem tutarına, ilgili yıllara ait Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) artış oranlarının tamamı yansıtılarak ve bu yolla bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

ÜFE, TÜİK tarafından aylık yayımlanan ve üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen bir endekstir. Yargıtay’ın piyasa kira artışı yerine ÜFE’yi esas almasının nedeni, kira artışlarının spekülatif dalgalanmalar içerebilmesidir. ÜFE; resmi, denetlenebilir ve her iki taraf açısından öngörülebilir bir hesaplama zemini sağlar.

3.4. Tarım Arazilerinde Ürün Esasına Göre Hesap

Tarım arazilerinde tazminat, çoğu kez ürün esasına göre hesaplanır. Bu durumda bilirkişi şu verileri kullanır:

  • Taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen ürünler — Tarım İl/İlçe Müdürlüğü'nden temin edilir.
  • İlgili dönemlere ait ürün birim fiyatları ve dekara verim değerleri (1.000 m² araziden elde edilen ürün miktarı) — hal müdürlüğü veya resmi istatistiklerden alınır.
  • Taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı (toprağın dinlendirilerek bir sezon ekim yapılmaması), kaç yılda bir ürün alındığı ve sulama imkânları dikkate alınır.
Tarım arazisinin arsa, otopark veya açık depolama alanı olarak kiraya verilebileceği ihtimali gündeme gelebilir; ancak bina yapımının engellenmesi gibi soyut gerekçelerle tazminata ilave yapılması, "fedakârlığın denkleştirilmesi" ilkesi — yani tazminatın gerçek zarara orantılı olması gerektiği kuralı — açısından doğru görülmemektedir.

Hesaplama yönteminin ardından önemli bir pratik soru gündeme gelir: bu tazminat geriye dönük kaç yıl için istenebilir ve zamanaşımı savunması nasıl işler?

4. Ecrimisil Davasında Geriye Dönük Kaç Yıllık Para İstenebilir?

Haksız işgal tazminatı alacakları geriye dönük 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Taşınmaz 10 yıldır işgal edilse bile davalının süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunması hâlinde mahkeme yalnızca son 5 yılın tazminatına hükmedebilir.

4.1. Zamanaşımının İşleyişi ve Başlangıç Tarihi

Bu davalar; 25.05.1938 tarihli 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca geriye dönük 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Süre, dava tarihinden geriye doğru işler.

4.2. Zamanaşımı Def’inin İleri Sürülmesi

Zamanaşımı, hâkim tarafından kendiliğinden gözetilmez; mutlaka davalı tarafından süresinde def'i olarak ileri sürülmelidir. Davalının tutumuna göre üç farklı sonuç ortaya çıkar:

Davalının Davranışı Hukuki Sonuç
Cevap süresi içinde def’i ileri sürdü Mahkeme tazminatı geriye dönük 5 yılla sınırlamak zorundadır
Def’i geç ileri sürdü; davacı açıkça itiraz etti Zamanaşımı dikkate alınmaz
Hiç def’i ileri sürmedi 5 yıldan daha eski dönemler için de tazminata hükmedilebilir
Yargıtay'a göre: Zamanaşımı itirazı cevap süresi dışında ileri sürülmüş olsa bile davacı taraf buna açıkça itiraz etmezse usuli kazanılmış hak doğar ve savunma geçerli sayılır. Davacının açıkça itiraz etmesi hâlinde ise zamanaşımı dikkate alınamaz. Yargıtay 3. HD, 06.11.2012, E.2012/18146 – K.2012/22801

4.3. Faize Hükmedilmesi

Faiz talebinde iki yöntem uygulanır:

Yöntem Uygulama Koşulu Faiz Başlangıcı
Kademeli faiz Özel olarak talep edilmişse — her yıl ayrı ayrı faiz başlangıcı hesaplanır İlgili yılın dönem sonu
Dava tarihinden faiz Kademeli faiz talep edilmemişse Dava tarihi

5. Görevli Mahkeme

Haksız işgal tazminatı istemleri, Türk Medeni Kanunu'nun mülkiyet hükümlerinden kaynaklanan alacak talepleridir. 6100 sayılı HMK m. 2/1 uyarınca görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.

Dikkat: Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklarla karıştırılmamalıdır. Ortak alana haksız müdahalenin önlenmesi talebiyle birlikte açılsa dahi haksız işgal tazminatı talebi niteliği gereği Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalır.

6. Kamulaştırmasız El Atma ve Ecrimisil

Kamulaştırmasız el atma; idarenin yasal prosedürü tamamlamaksızın özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen el koymasıdır. Bu durumda idare haksız işgalci konumuna düşer.

Bu tür uyuşmazlıklarda taşınmaz maliki iki ayrı talepte bulunabilir:

  • Kamulaştırmasız el atmanın tespiti ve bedelinin tahsili (bedel davası)
  • Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) — zamanaşımı nedeniyle en fazla geriye dönük 5 yıllık dönem için

7. Paydaşın Masrafları, Mahsup ve Hak–Tazminat Dengesi

Paydaşlar arasında tazminat ilişkisi söz konusu olduğunda kullanım şekline göre farklı sonuçlar doğar:

Durum Hukuki Sonuç
Davalı bölümü bizzat kullanıyor, intifadan men koşulu gerçekleşmemiş O kısım için tazminat talebi reddedilir
Davalı ortak payı üçüncü kişiye kiraya vermiş İntifadan men aranmaz; ancak taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı giderler hesaplanan tazminattan mahsup edilir

Bu denge; paydaşın mülkiyet hakkını korurken diğer paydaşın haklı masraflarını da göz ardı etmeyen bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

8. Sonuç

Mirasçılar arası ecrimisil davalarında kural olan ''intifadan men şartı (ihtar)''nın hayat kurtaran istisnaları vardır! Taşınmaz doğal ürün veriyorsa (meyve bahçesi, fındıklık) veya hukuki semere getiriyorsa (kiradaki dükkan/daire), ihtar çekmeksizin doğrudan dava açılabilir. Bu mülklerden elde edilen geçmiş 5 yıllık haksız gelir, usule takılmadan diğer paydaştan faiziyle talep edilerek davanın reddedilmesi önlenir.

⚖️ Temel Mekanizma
Hak sahibinin rızası olmaksızın mal kullanan kötü niyetli zilyetten talep edilen bu tazminat; yoksun kalınan ekonomik faydayı ve fiilî zararı telafi eder. İzinsiz otopark’tan miras kalan eve, finansal kiralama ekipmanından tarım arazisine kadar geniş bir uygulama alanı vardır.
🏠 Paylı Mülkiyette Kritik Ön Koşul
Hissedarlar arası davada intifadan men şartı çoğu durumda dava şartıdır. Ancak taşınmaz kira geliri veya doğal ürün üretiyorsa bu koşul aranmaz; geçmiş 5 yıllık haksız gelir doğrudan talep edilebilir.
⏱️ Zamanaşımı Stratejisi
5 yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işler. Davalı zamanaşımı def’ini zamanında ileri sürmezse daha eski dönemler de kapsama girer — bu nedenle her iki taraf için süre takibi kritiktir.
📋 Pratik Uyarı
Hak kaybını önlemek için maddi hukuk (kötü niyet, intifadan men, hesaplama) ve usul hukuku (zamanaşımı def’i, kademeli faiz talebi, ıslah sınırları) bir arada titizlikle yönetilmelidir.

¹ OĞUZMAN-SELİÇİ-OKTAY ÖZDEMİR, Eşya Hukuku Kısaltılmış Ders Kitabı, syf. 157, Filiz Kitabevi, 2018, İstanbul.

9. İlgili Makaleler

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) nedir?
Bir taşınmazın (ev, arsa, dükkan) gerçek sahibinin rızası ve izni olmadan üçüncü kişiler veya diğer ortaklar tarafından kullanılması nedeniyle ödenmesi gereken geriye dönük kullanım bedeline (tazminatına) ecrimisil denir.
2Ecrimisil davası geriye dönük en fazla kaç yıl için istenir?
Kanuni düzenlemeler ve Yargıtay içtihatları gereğince, haksız işgal tazminatı (ecrimisil) davası en fazla geriye dönük 5 yıllık süre için talep edilebilir. 5 yılı aşan kullanımlara ait bedeller zamanaşımı nedeniyle istenemez.
3Mirasçılar veya hissedarlar birbirine ecrimisil davası açabilir mi?
Evet, açabilirler. Ancak paylı mülkiyette veya elbirliği mülkiyetinde (mirasta) ortakların birbirinden ecrimisil talep edebilmesi için kural olarak intifadan men şartının (taşınmazdan yararlanma isteğinin karşı tarafa bildirilmesi) gerçekleşmiş olması zorunludur.
4İntifadan men şartı (ihtarname) aranmayan istisnai durumlar nelerdir?
İşgal edilen taşınmazın bağ, bahçe gibi doğal ürün veren bir yer olması veya kira getirili daire, dükkan gibi hukuki semere getiren bir yer olması durumunda ortaklar arasında önceden ihtar çekilmesi (intifadan men) şartı aranmaz.
5Haksız işgal tazminatı davasında görevli mahkeme neresidir?
Taşınmazın haksız kullanım bedelinin tespit edilmesi ve işgalciden tahsil edilmesi amacıyla açılan ecrimisil davalarında görevli mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.