...
İcra ve İflas Kanunu kapsamında sermaye şirketlerinin mali durumunu düzelterek faaliyetlerine devam etmesini sağlayan konkordato projesi ile şirketin tasfiyesini amaçlayan iflas süreci arasındaki farkları, finansal tabloları ve grafik analizlerini dijital tablet üzerinden inceleyen bir hukukçu.

Konkordato ile İflas Arasındaki Farklar: Kapsamlı Hukuki İnceleme

Haziran 21, 2026
Devlet memurları ve kamu görevlilerine verilen uyarma, kınama veya aylıktan kesme gibi haksız idari işlemlere karşı açılan disiplin cezasının iptali davasını, iptal talebini içeren idari dava dilekçesini ve dolma kalemi sembolize eden kurumsal idare hukuku görseli.

Disiplin Cezasının İptali Davası: İdari Yargıda Denetim ve İptal Rehberi

Haziran 21, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Aciz Belgesi Nedir? Türleri, Sonuçları ve Yargıtay Kararları

Makale Yol Haritası

Tanım  ➔  Türleri (Geçici / Kesin)  ➔  Sağladığı Haklar  ➔  Tasarrufun İptali Davası  ➔  Sunulma Zamanı  ➔  Sonuç

Bir alacağın icra takibine konu edilmesine rağmen tahsil edilememesi, alacaklı için sürecin sonu değildir. Bu noktada devreye giren aciz belgesi, borçlunun mal varlığının alacaklının alacağını karşılamaya yetmediğini resmen ortaya koyan ve alacaklıya yeni hukuki imkânlar tanıyan kritik bir belgedir. Borç ödemeden aciz vesikası olarak da anılan bu belge, çoğu zaman bir başarısızlık göstergesi gibi görünse de gerçekte tasarrufun iptali davası açma, alacağı yirmi yıllık zamanaşımına bağlama ve takibi kolaylaştırma gibi güçlü sonuçlar doğurur.

Bu rehberde aciz belgesinin tanımı, türleri arasındaki farklar, sağladığı haklar ve uygulamada en çok karşılaşılan tasarrufun iptali davasındaki işlevi, ilgili kanun maddeleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları ekseninde incelenmektedir.

Konuyla ilgili diğer makalelere ‘’İcra ve İflas Hukuku’’ başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Aciz Belgesi Nedir?

Aciz belgesi (borç ödemeden aciz vesikası); icra takibi yapılmasına karşın borçlunun haczi kabil malı bulunmadığını ya da bulunan malların alacağı karşılamaya yetmediğini gösteren resmi belgedir. İcra ve İflas Kanunu'nda geçici (m. 105) ve kesin (m. 143) olmak üzere iki temel türü düzenlenmiştir.

Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasına göre aciz belgesi, borçlunun mal varlığının alacaklının alacağını karşılamaya yetmediğini ortaya koyan temel bir ispat aracıdır. Belge, haczin yapıldığı yerde icra memuru tarafından düzenlenen haciz tutanağına dayanabileceği gibi, takip sonunda paraların paylaştırılmasının ardından da düzenlenebilir.

"Aciz belgesi borçlunun mal varlığının alacaklının alacağını karşılamaya yetmediğini gösteren tek ispat aracıdır."

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli, 2019/16 E. ve 2020/7 K. sayılı İlamı

2. Aciz Belgesinin Türleri Nelerdir?

İcra ve İflas Kanunu ile 6183 sayılı Kanun kapsamında aciz haline bağlı olarak farklı belgeler düzenlenir. Uygulamada öne çıkan dört tür aşağıda açıklanmıştır.

2.1. Geçici Aciz Belgesi (İİK m. 105)

Haciz sırasında borçlunun haczi kabil malının hiç bulunmaması veya bulunan malların icraca takdir edilen kıymetine göre borcu karşılamayacağının anlaşılması halinde, buna ilişkin haciz tutanağı geçici aciz belgesi niteliği taşır. Bu belgenin geçerli sayılabilmesi için borçlunun haczi kabil malının bulunmadığının tutanakta açıkça yazılması gerekir.

📜 KANUN METNİ — İİK m. 105

"(1)Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz vesikası hükmündedir. (2)İcraca takdir edilen kıymete (m.87) göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 maddede yazılı hakları verir."

-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 105

2.2. Kesin Aciz Belgesi (İİK m. 143)

İcra takibi sonucunda haczedilen malların paraya çevrilmesinin ardından alacağın tamamının tahsil edilememesi durumunda icra dairesince düzenlenen belgedir. Haciz sırasında borçlunun haczedilebilir hiçbir malının bulunmadığını belgeleyen haciz tutanağı da İİK m. 143 anlamında kesin aciz belgesi niteliğindedir. Kesin aciz belgesi, İİK m. 68 anlamında borç ikrarını içeren bir senet mahiyetindedir.

2.3. İflas Sonrası ve Kamu Alacaklarında Aciz Hali

İflas tasfiyesi sonunda alacağını tam olarak alamayan alacaklılara İİK m. 251 uyarınca aciz belgesi verilir. Kamu alacaklarında ise 6183 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamında, borçlunun malı bulunmadığı veya satış bedelinin borcu karşılamadığı hallerde aciz fişi düzenlenir.

Önemli bir ayrım olarak, rehinli takiplerde alacağın karşılanamaması durumunda aciz belgesi değil, rehin açığı belgesi(İİK m. 152) düzenlenir. Bu iki belgenin hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.

3. Aciz Belgesi Ne İşe Yarar? Sağladığı Haklar

Aciz belgesi alacaklının alacağını sona erdirmez; alacak borçluya karşı varlığını sürdürür. Belge alacaklıya tasarrufun iptali davası açma hakkı verir, alacağı yirmi yıllık zamanaşımına bağlar, hacze iştirak imkânı sağlar ve sonraki takiplerde ispat yükünü borçluya geçirir.

Aciz belgesinin alacaklıya sağladığı başlıca hukuki imkânlar şunlardır:

  • Borç ikrarı ve ispat kolaylığı: İİK m. 68 anlamında borç ikrarını içeren senet niteliğindedir; belge sunulduğunda alacağın varlığını ispat yükü borçluya geçer.
  • Uzun zamanaşımı: Aciz vesikasına bağlanan borç, düzenleme tarihinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar (İİK m. 143/6).
  • Faizin durması: Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için borçluya karşı faiz istenemez (İİK m. 143/4).
  • Kolaylaştırılmış takip: Belgenin alınmasından itibaren bir yıl içinde takibe geçilirse yeniden ödeme emri tebliğine gerek yoktur.
  • Hacze iştirak: Aciz belgesi sahibi alacaklı, İİK m. 100'deki şartlarla başka alacaklıların koydurduğu hacizlere iştirak edebilir.
  • Tasarrufun iptali davası: İİK m. 277 uyarınca tasarrufun iptali davası açma hakkı verir.

📜 KANUN METNİ — İİK m. 143

"(4)(Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. (5)Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücü edemezler. (6)Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler."

-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 143

4. Aciz Belgesi ile Tasarrufun İptali Davası Arasındaki İlişki Nedir?

Tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufları alacaklıya karşı hükümsüz kılmayı amaçlar. Bu davanın görülebilmesi için davacının elinde geçici (İİK m. 105) veya kesin (İİK m. 143) aciz belgesinin bulunması zorunlu bir dava şartıdır ve mahkemece kendiliğinden araştırılır.

İİK m. 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında aciz belgesi, davaya dayanak yapılan icra dosyasıyla ilgili olmalıdır. Başka bir alacaklının kendi alacağı için aldığı aciz belgesine dayanılarak iptal davası açılamaz.

"Tasarrufun iptali davaları, elinde geçici (İİK.m.105) veya kat'i (İİK.m.143) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olmakla birlikte aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır."

— Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarihli, 2024/6163 E. ve 2024/10071 K. sayılı İlamı

5. Aciz Belgesi Ne Zaman Sunulabilir?

Aciz belgesinin dava açılmadan önce alınması zorunlu değildir. Belge; dava açıldıktan sonra, temyiz aşamasında, hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından veya bozulmasından sonra dahi dosyaya sunulabilir. Önemli olan, belgenin davanın açılmasından önceki bir takibe dayanmasıdır.

Bu esneklik, dava ekonomisi ilkesinden kaynaklanır. Aciz belgesinin varlığı dava sürerken ikmali mümkün dava şartlarından sayıldığından, dava açıldığı sırada belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın hemen reddi mümkün değildir. Ayrıca aciz belgesi, şikayet veya itiraz yoluyla icra hakimliğince ortadan kaldırılmadıkça geçerliliğini korur.

6. Geçici Aciz Belgesi ile Kesin Aciz Belgesi Arasındaki Farklar

İki belge türü, tasarrufun iptali davası açma hakkı bakımından eşit işlev görse de hukuki nitelik ve sonuçları yönünden ayrışır.

Kıstas Geçici Aciz Belgesi (m. 105) Kesin Aciz Belgesi (m. 143)
Düzenlenme anı Haciz aşamasında, malın yetersizliği anlaşıldığında Takip/satış sonunda alacağın tahsil edilememesiyle
Borç ikrarı niteliği İİK m. 68 anlamında senet niteliğinde değildir İİK m. 68 anlamında borç ikrarını içeren senettir
Tasarrufun iptali davası Dava açma hakkı verir Dava açma hakkı verir
20 yıllık zamanaşımı Kendiliğinden doğurmaz Düzenlemeden itibaren 20 yıl
Sicile kayıt Kural olarak kaydedilmez Özel ve aleni sicile kaydedilir

7. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Şekli tutanak sorunu: Borçlunun yalnızca adresi terk etmesi nedeniyle tutulan ve gerçek bir malvarlığı araştırması içermeyen "şekli" haciz tutanakları aciz vesikası sayılmaz. Belgenin geçerliliği için esaslı bir araştırma yapılmış olması gerekir.
  • İstihkak davası istisnası: İstihkak davasına karşı açılan mütekabil iptal davalarında aciz belgesi ibraz etme zorunluluğu bulunmaz; bu, genel dava şartı kuralının önemli bir istisnasıdır.
  • Harç muafiyeti: Aciz belgesinin düzenlenmesi ve verilmesi hiçbir harç ve vergiye tabi değildir.
  • Mirasçıların durumu: Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde alacaklı hakkını aramazsa zamanaşımı def'inde bulunabilir.
  • Faiz değer kaybı riski: Faiz işletilememesi, alacağın zaman içinde reel değer kaybetmesine yol açabileceğinden tahsil stratejisinin buna göre planlanması gerekir.

8. Sonuç ve Değerlendirme

Aciz belgesi, icra takibinin başarısızlıkla sonuçlanması gibi görünse de gerçekte alacaklı için yeni hukuki yolların başlangıcıdır. Tasarrufun iptali davası açma imkânı, yirmi yıllık uzatılmış zamanaşımı ve kolaylaştırılmış takip olanağı, belgenin sağladığı temel avantajlardır. Borçlu açısından ise faiz yükünün durması bir koruma sağlarken, özel sicile kaydedilme ve uzun süre borçtan kurtulamama gibi sonuçlar doğurur.

Aciz belgesinin türünün doğru belirlenmesi, geçerlilik koşullarının taşınıp taşınmadığının değerlendirilmesi ve özellikle tasarrufun iptali davasında dava şartı olarak doğru zamanda ibraz edilmesi, sürecin hukuki sonuçları bakımından belirleyicidir. Somut uyuşmazlıkların kendine özgü koşulları bulunduğundan, hak kaybına uğramamak adına sürecin ilgili mevzuat ve güncel içtihatlar ışığında dikkatle yürütülmesi önem taşır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Aciz belgesi alacağı ortadan kaldırır mı?
Hayır. Aciz belgesi alacağı sona erdirmez; alacak borçluya karşı varlığını sürdürür. Belge, alacaklının durumunu yirmi yıllık zamanaşımı ve ispat kolaylığı gibi yönlerden güçlendirir.
2Aciz vesikasındaki alacak için faiz işletilebilir mi?
İİK m. 143/4 uyarınca aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için borçluya karşı faiz istenemez.
3Aciz belgesine bağlanan borç kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Aciz vesikasına bağlanan borç, belgenin düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
4Tasarrufun iptali davası açmak için aciz belgesi şart mı?
Evet, kural olarak geçici veya kesin aciz belgesi davanın görülebilme şartıdır. Belge dava açıldıktan sonra, hatta temyiz aşamasında dahi sunulabilir.
5Geçici aciz belgesi ile kesin aciz belgesi arasındaki temel fark nedir?
Geçici aciz belgesi İİK m. 68 anlamında borç ikrarı niteliği taşımazken, kesin aciz belgesi borç ikrarını içeren senet mahiyetindedir ve yirmi yıllık zamanaşımı ile sicile kayıt gibi sonuçları doğurur.