...
İcra ve İflas Kanunu uyarınca iflasa tabi borçlular hakkında başlatılan iflas yoluyla takip sürecini, şirketin ekonomik kriz, öz sermaye kaybı ve borca batıklık durumunu sembolize eden azalan madeni para kuleleri, nakit paralar ve aşağı yönlü kırmızı grafik oku.

İflas Yoluyla Takip ve İflas Davası: Türleri, Süreci ve Sonuçları

Haziran 21, 2026
İcra ve İflas Kanunu uyarınca borçlunun mal varlığının alacağı karşılamaya yetmediğini gösteren aciz belgesi düzenlenmesini, resmi evrakı mühürleyen icra memurunu veya hukukçuyu sembolize eden kurumsal ofis görseli.

Aciz Belgesi Nedir? Türleri, Sonuçları ve Yargıtay Kararları

Haziran 21, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Konkordato ile İflas Arasındaki Farklar: Kapsamlı Hukuki İnceleme

Makale Yol Haritası

Tanım ve Amaç ➔ Tasarruf Yetkisi ➔ Takiplerin Durması ➔ Tasfiye vs. Yapılandırma ➔ Kurumlar Arası Geçiş ➔ İİK m. 292

Konkordato ile iflas farkları, mali durumu bozulan bir borçlunun veya alacaklılarının önündeki iki temel hukuki yolu birbirinden ayıran can alıcı noktayı oluşturur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde her iki kurum da borçlunun ödeme güçlüğüne çözüm arar; ancak amaçları, yöntemleri ve doğurdukları sonuçlar bakımından keskin biçimde ayrışırlar.

Konkordato, dürüst borçluyu muhtemel bir iflastan kurtarmayı ve işletmenin devamlılığını korumayı hedefleyen bir yapılandırma kurumudur. İflas ise borçlunun ticari varlığına son veren külli bir tasfiye yöntemidir. Bu yazıda iki kurum; tasarruf yetkisi, takiplerin akıbeti, tasfiye usulü ve kurumlar arası geçiş eksenlerinde, güncel mevzuat ve istinaf/Yargıtay içtihatları ışığında karşılaştırılmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ‘’İcra ve İflas Hukuku’’ başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Konkordato ile İflas Arasındaki Temel Fark Nedir?

Temel fark amaçtadır: Konkordato, borçların vade veya tenzilat yoluyla yeniden yapılandırılarak işletmenin ayakta tutulmasını amaçlayan bir iyileştirme kurumudur. İflas ise borçlunun tüm malvarlığının paraya çevrilip alacaklılara dağıtıldığı, ticari faaliyete son veren bir tasfiye kurumudur.

Konkordato (İİK m. 285), borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, alacaklılarıyla kanunda öngörülen çoğunlukta anlaşarak ve mahkeme tasdikiyle borç yükünü hafifletmesine olanak tanır. İflas (İİK m. 184 vd.) ise iflasın açılmasıyla borçlunun haczi mümkün tüm mallarının bir “masa” oluşturduğu ve bu masanın alacaklıların tatminine tahsis edildiği külli bir takip yoludur.

İstinaf içtihadında konkordato, iflasa kıyasla hafifletilmiş, alacaklıların eşit tatminine yönelik kolektif bir cebri icra kurumu olarak tanımlanır. Aşağıdaki karar, kurumun kapsamlı bir tanımını ortaya koymaktadır.

🏛️ BAM KARARI

“…konkordatoya tâbi alacaklıların belirli bir çoğunluğu tarafından kabulü ve mahkemenin onayı ile gerçekleşen ve borçlunun, borçlarının bir kesiminden kurtulmasını veya ödeme şeklinin değişmesini sağlayan iflâsa nazaran yumuşatılmış, alacaklıların eşit olarak tatminine yönelik kollektif bir cebri icra kurumu…”

— İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 30.06.2022 tarihli, 2022/865 E. ve 2022/857 K. sayılı İlamı

📜 KANUN METNİ — İİK m. 285/1

“Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.”

-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 285/1

2. Borçlunun Tasarruf Yetkisi Hangi Kurumda Devam Eder?

Konkordatoda borçlu, kural olarak malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini kaybetmez ve komiser nezaretinde işlerine devam eder. İflasta ise borçlu (müflis) masaya dahil mallar üzerindeki tasarruf yetkisini kaybeder; bu yetki iflas idaresine geçer.

Konkordatoda (İİK m. 287, m. 297) borçlu ekonomik faaliyetini sürdürür; mahkeme yalnızca rehin tesisi, kefil olma veya taşınmaz devri gibi nitelikli işlemlerin komiserin izniyle yapılmasına karar verebilir. Bu yönüyle konkordato, işletmenin sürekliliğini koruyan esnek bir denetim modeli kurar.

İflasta ise (İİK m. 191, m. 184) müflisin masaya ait mallar üzerindeki her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür; yönetim ve temsil yetkisi iflas idaresine intikal eder. Borçlunun haczi kabil bütün malları, alacaklıların tatminine tahsis edilen bir masa teşkil eder.

3. Konkordato Mühletinde Takip Yapılabilir mi?

Hayır. Konkordato mühleti içinde, imtiyazlı alacaklar (İİK m. 206/1) hariç olmak üzere borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz, başlamış takipler durur; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. İflasta ise haciz yoluyla takipler durur, kararın kesinleşmesiyle düşer.

Konkordato mühleti, borçluya bir “koruma kalkanı” sağlar. Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK m. 294, bu korumanın sınırlarını açıkça çizer.

📜 KANUN METNİ — İİK m. 294/1

“Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.”

-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 294/1

İflasta ise tablo farklıdır: İflasın açılmasıyla borçluya karşı yürütülen haciz yoluyla takipler durur ve iflas kararının kesinleşmesiyle düşer (İİK m. 193). Alacaklılar artık bireysel takip yerine, alacaklarını iflas masasına kaydettirerek topluca tatmin edilme yoluna girerler.

4. Tasfiye mi, Yapılandırma mı? Alacaklı Açısından Sonuçlar

İflas külli bir tasfiyedir; borçlunun ticari hayatı sona erer ve alacaklılar çoğu zaman alacaklarının yalnızca bir kısmını tahsil edebilir. Alacağını tam alamayan alacaklıya “aciz belgesi” verilir; borçlu sonradan mal edindiğinde alacaklı onu yeniden takip edebilir.

Konkordatoda ise borçlu, tasdik edilen projedeki ödemeleri tamamladığında borçlarının geri kalanından kesin olarak kurtulur. Konkordatonun tasdiki için, alacaklılara teklif edilen tutarın, iflas hâlinde elde edebilecekleri muhtemel miktardan fazla olması beklenir. Bu yönüyle konkordato, hem borçlu hem de alacaklı için iflasa göre daha verimli bir sonuç hedefler.

Karşılaştırma Tablosu: Konkordato ve İflas

Karşılaştırma Ölçütü Konkordato İflas
Hukuki Niteliği İyileştirme / yapılandırma kurumu Külli tasfiye kurumu
Temel Amaç İşletmenin devamı, iflastan korunma Malvarlığının paraya çevrilip dağıtılması
Tasarruf Yetkisi Kural olarak borçluda (komiser nezareti) İflas idaresine geçer
Takiplerin Durumu Mühlette takip yapılamaz, durur (m. 294) Haciz takipleri durur, kesinleşmeyle düşer
Kapsam (Kişi) İflasa tabi olsun olmasın her borçlu Kural olarak tacirler ve tacir sayılanlar
Borçtan Kurtulma Proje ödenince bakiyeden kesin kurtuluş Aciz belgesi; sonradan yeniden takip riski
Yürütücü Organ Konkordato komiseri + mahkeme İflas idaresi

5. Konkordato İflasa Nasıl Dönüşür? (İİK m. 292)

Konkordato süreci başarısız olursa, borçlu iflasa tabi kişilerden ise mahkeme İİK m. 292 uyarınca konkordato talebini reddederek borçlunun iflasına resen karar verebilir. Bu, konkordatonun en önemli risklerinden biridir.

“…konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verilebilmesi” için öncelikle borçlunun iflasa tabi kişilerden olması, sayılan dört hâlin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için komiserin yazılı rapor sunması, ve konkordato talep eden borçlu veya alacaklının duruşmaya davet edilerek dinlenmesi ayrıca a, b ve c bentlerinde sayılan hususlardan birinin gerçekleşmesi iflasa hükmetmek için yeterli görülmüştür.”

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 20.03.2025 tarihli, 2025/613 E. ve 2025/1183 K. sayılı İlamı

6. İflas İçi Konkordato Nedir?

Kurumlar arası geçiş tek yönlü değildir. Hakkında iflas kararı verilmiş bir borçlu, müflis sıfatından kurtulmak amacıyla “iflas içi konkordato” (İİK m. 309) teklif edebilir. Bu konkordatonun tasdiki hâlinde iflas kaldırılır ve borçlu aktifi üzerinde yeniden tasarruf imkânına kavuşur.

İflas içi konkordatonun adi konkordatodan önemli bir usuli farkı vardır: Burada geçici veya kesin mühlet verilmez ve ayrıca bir konkordato komiseri atanmaz; bu görevleri iflas idaresi yürütür. Böylece iflasın açılmış olması, borçlu için kesin ve geri dönülmez bir son anlamına gelmez.

7. Sonuç ve Değerlendirme

Konkordato ile iflas farkları özünde bir tercih değil, borçlunun içinde bulunduğu mali tablonun belirlediği iki ayrı hukuki rejimdir. Konkordato, dürüst ve ekonomik geleceği bulunan borçluya sunulan bir yapılandırma imkânıyken; iflas, ticari ömrünü tamamlamış bir teşebbüsün düzenli tasfiyesidir.

Stratejik değerlendirmede borçlunun tacir olup olmadığı, malvarlığının borçları karşılama oranı ve alacaklılarla uzlaşma potansiyeli belirleyici olur. Konkordato sürecinin komiser denetiminde ve mahkeme gözetiminde sıkı kurallara bağlı olduğu, başarısızlığın İİK m. 292 uyarınca doğrudan iflasla sonuçlanabileceği göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle her somut olayın kendi koşulları içinde, güncel mevzuat ve içtihatlar ışığında değerlendirilmesi önem taşır.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Konkordato iflası kesin olarak önler mi?
Hayır. Konkordato, iflası önleme amacı taşır ancak garanti etmez. Mühlet içinde borçlunun mali durumunun düzelmeyeceği anlaşılır veya komiser talimatlarına uyulmazsa, mahkeme İİK m. 292 uyarınca resen iflasa karar verebilir.
2İflas eden bir borçlu konkordato talep edebilir mi?
Evet. Tasfiye tamamlanana kadar “iflas içi konkordato” (İİK m. 309) teklif edilebilir. Tasdik hâlinde iflas kaldırılır ve borçlu malvarlığı üzerinde yeniden tasarruf imkânına kavuşur.
3Konkordato mühletinde alacaklılar haciz koydurabilir mi?
Kural olarak hayır. İİK m. 294 uyarınca mühlet içinde takip yapılamaz ve başlamış takipler durur. İstisnası, İİK m. 206/1'de sayılan imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilmesidir.
4İflasta alacaklı alacağının tamamını alır mı?
Çoğu zaman hayır. İflas masasının paraya çevrilmesiyle elde edilen tutar yeterli olmazsa alacaklı alacağının bir kısmını tahsil edebilir; tahsil edilemeyen kısım için aciz belgesi düzenlenir.