Tanım ➔ Zilyetlik ve Prosedür ➔ Mülkiyet Karinesi ➔ İspat Yükü ➔ Organik Bağ ➔ Süre ve Tazminat
Bir borca karşılık yürütülen icra takibinde, borçluya ait sanılarak haczedilen mal gerçekte bir başkasına ait olabilir. İstihkak davası, bu durumda hacizli mal üzerinde mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak iddia eden üçüncü kişinin, malı hacizden kurtarmak için başvurduğu temel yoldur.
Davanın seyri büyük ölçüde tek bir soruya bağlıdır: haciz anında mal kimin elindeydi? Bu yazıda istihkak davasının açılma usulü, mülkiyet karinesi, ispat yükünün dağılımı ve süreler, güncel içtihatlarla birlikte incelenmektedir.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''İcra ve İflas Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. İstihkak Davası Nedir?
- 2. Hacizli Mal Kimin Elinde? İki Temel Prosedür
- 3. Mülkiyet Karinesi ve İspat Yükü Kimdedir?
- 4. Karine Kimin Lehine İşler? Haciz Mahallinin Önemi
- 5. Organik Bağ, Muvazaa ve İşletme Devri
- 6. İstihkak Davası Ne Kadar Sürede Açılmalıdır?
- 7. Yargılama Usulü, Takibin Taliki ve Bekletici Mesele
- 8. Tazminat ve Vekalet Ücreti
- 9. İİK m. 96/97 ve m. 99 Karşılaştırma Tablosu
- 10. Sonuç ve Değerlendirme
- 11. İlgili Makaleler
1. İstihkak Davası Nedir?
Bu dava, malın mülkiyetini her yönüyle ve herkese karşı kesin biçimde belirlemekten çok, hacze konu mal üzerinde kimin fiilî hâkimiyetinin bulunduğunu ve o malın takipte haczedilip haczedilemeyeceğini ortaya koymaya hizmet eder.
"Haczedilen bir mal üzerinde, (alacaklı ve borçlu dışındaki) bir üçüncü kişinin, mülkiyet veya rehin hakkı gibi bir hak sahibi olduğunun ileri sürülmesine, istihkak denir.
Görüldüğü üzere, istihkak iddiasını borçlu ileri sürebileceği gibi, üçüncü kişi de, borçlunun elinde haczedilen bir mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi bir hakka sahip olduğunu ileri sürebilir; yani böyle bir hakkı olduğundan bahisle istihkak iddiasında bulunabilir."
— Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013 tarihli, 2012/17-1400 E. ve 2013/213 K. sayılı İlamı
2. Hacizli Mal Kimin Elinde? İki Temel Prosedür
İstihkak prosedürünün hangi yönde işleyeceğini, haciz anındaki zilyetlik (fiilî elde bulundurma) belirler. İki temel durum vardır:
Mal borçlunun ya da borçluyla birlikte üçüncü kişinin elinde haczedilmişse (İİK m. 96, 97), istihkak iddiası tutanağa geçirilir; icra mahkemesi takibin devamına veya ertelenmesine karar verir ve davayı üçüncü kişi açar. Mal yalnızca üçüncü kişinin elinde haczedilmişse (İİK m. 99), bu kez dava açma yükü alacaklıya geçer.
📜 KANUN METNİ — İİK m. 99
“Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz.”
3. Mülkiyet Karinesi ve İspat Yükü Kimdedir?
📜 KANUN METNİ — İİK m. 97/a
“Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur.”
-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 97/a
Karinenin aksini ispatlamak isteyen taraf, her türlü delile başvurabilir; ancak deliller güçlü ve inandırıcı olmalıdır. Sonradan temin edilebilen ya da hacizli mallarla uyumsuz belgeler (örneğin borcun doğumundan sonraki tarihli faturalar) tek başına karineyi çürütmeye yetmez. İstihkak yargılaması basit usule tabidir ve duruşmalı yapılır:
“İstihkak davasında davacı, 2004 sayılı Kanun'un 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin aksini her türlü delille ispatlayabilir. Aynı Kanun'un 97 nci maddesine göre istihkak davasına basit yargılama usulüne göre bakılır ve icra mahkemesi istihkak davası hakkındaki incelemesini mutlaka duruşmalı olarak yapar.”
— Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.10.2023 tarihli, 2022/625 E. ve 2023/914 K. sayılı İlamı
4. Karine Kimin Lehine İşler? Haciz Mahallinin Önemi
Karinenin yönünü, haciz tutanağındaki tespitler belirler. Haciz borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmış ya da mahalde borçluya ait güncel evrak bulunmuşsa karine alacaklı lehine işler. Borçlunun haciz sırasında orada bulunması veya taraflar arasındaki yakın akrabalık da karineyi alacaklı lehine güçlendiren olgular arasında sayılmıştır.
Buna karşılık haciz, üçüncü kişinin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapılmış ve borçluya ait güncel evraka rastlanmamışsa karine üçüncü kişi lehine kabul edilir; bu durumda alacaklı, malın gerçekte borçluya ait olduğunu güçlü delillerle ispatlamak zorundadır.
5. Organik Bağ, Muvazaa ve İşletme Devri
Borçlu ile üçüncü kişi arasındaki organik bağ, uygulamada alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaa karinesi olarak değerlendirilir. Borçlu şirketin faaliyetine aynı adreste üçüncü kişi eliyle devam edilmesi veya yakın akrabalar arasındaki devirler bu kapsamda incelenir. Ancak şirketlerin yalnızca benzer alanda faaliyet göstermesi, tek başına organik bağ için yeterli görülmez; borcun doğum tarihi ile devrin tarihi arasındaki ilişki belirleyicidir.
Ticari işletme devrinde, devralan kişi durumu usulünce ilan etmez ya da İİK m. 44 kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmezse, TBK m. 202 uyarınca işletmenin borçlarından da sorumlu olmaya devam eder. Bu husus, istihkak davasında devrin muvazaalı sayılması yönünde güçlü bir gösterge oluşturabilir.
Buna karşılık haciz, üçüncü kişinin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapılmış ve borçluya ait güncel evraka rastlanmamışsa karine üçüncü kişi lehine kabul edilir; bu durumda alacaklı, malın gerçekte borçluya ait olduğunu güçlü delillerle ispatlamak zorundadır.
6. İstihkak Davası Ne Kadar Sürede Açılmalıdır?
Bu hak düşürücü sürelerin kaçırılması ciddi sonuçlar doğurur: istihkak iddiasının süresinde ileri sürülmemesi aynı takipte bu hakkın kaybına; İİK m. 99 kapsamında alacaklının süresinde dava açmaması ise üçüncü kişinin iddiasının kabul edilmiş sayılmasına yol açar.
7. Yargılama Usulü, Takibin Taliki ve Bekletici Mesele
İstihkak davaları icra mahkemesinde basit yargılama usulüne göre ve duruşmalı görülür; mahkeme tanık, bilirkişi ve keşif dâhil her türlü delili serbestçe takdir eder. Dava açılması üzerine icra mahkemesi takibin devamına veya ertelenmesine (talikine) karar verebilir.
Takibe dayanak belgelere karşı açılmış bir menfi tespit davası ya da haciz işleminin iptaline yönelik bir şikâyet bulunuyorsa, bunların sonucu istihkak davası bakımından bekletici mesele yapılır. Ayrıca dava devam ederken hacizli mal üzerindeki haciz kalkarsa istihkak davası konusuz kalır ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.
8. Tazminat ve Vekalet Ücreti
İstihkak davası üzerine takibin ertelenmesine (talikine) karar verilmiş, bu karar infaz edilmiş ve sonuçta dava reddedilmişse; alacaklının talebi üzerine üçüncü kişi, geciken alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir (İİK m. 97/13). Takibin durdurulması kararı infaz edilmemişse bu tazminata hükmedilemez.
Vekâlet ücreti yönünden ise, davanın esasına ilişkin kararlarda; hacizli malların değeri ile takip konusu alacak miktarından hangisi azsa onun üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilir. Mahcuzlar yargılama sırasında satılmışsa ücret, satış (ihale) bedeli üzerinden hesaplanır.
9. İİK m. 96/97 ve m. 99 Karşılaştırma Tablosu
| Kriter | Mal borçlu (veya birlikte) elinde — m. 96/97 | Mal yalnız üçüncü kişi elinde — m. 99 |
|---|---|---|
| Mülkiyet karinesi | Borçlu, dolayısıyla alacaklı lehine | Üçüncü kişi lehine |
| Davayı açan | Üçüncü kişi (istihkak davası) | Alacaklı (istihkak iddiasının reddi) |
| Süre | Talik/devam kararının tebliğ-tefhiminden 7 gün | İcra müdürünün verdiği 7 gün |
| İspat yükü | Karinenin aksini üçüncü kişi ispatlar | Karinenin aksini alacaklı ispatlar |
| Süre kaçırılırsa | Aynı takipte istihkak hakkı kaybedilir | Üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır |
| Yargılama usulü | Basit usul, duruşmalı (m. 97) | Basit usul, duruşmalı (m. 97) |
10. Sonuç ve Değerlendirme
İstihkak davası, şekli bir mülkiyet tespitinden çok, haciz işleminin maddi hukukla uyumunu denetleyen bir mekanizmadır. Davanın yönünü ve ispat yükünü belirleyen kritik unsur, haciz anındaki zilyetlik ve haciz tutanağına geçen tespitlerdir.
Mülkiyet karinesinin hangi tarafta olduğunun doğru değerlendirilmemesi, ispat stratejisinin baştan hatalı kurulmasına; 7 günlük hak düşürücü sürelerin kaçırılması ise hakkın tümüyle yitirilmesine yol açabilir. Bu nedenle haciz tutanağının ve zilyetlik durumunun titizlikle analiz edilmesi önem taşır.











