...
Ahşap bir masada karşılıklı oturan yönetici ve çalışan; masada geçerli nedenle fesih veya savunma sürecini simgeleyen tablet, gözlük, kalem ve yazılı evraklar yer alıyor.

İşverenin Geçerli Nedenle Feshi: Şartlar, Usul ve Hukuki Sonuçlar

Mayıs 10, 2026
Ofis eşyalarını bir kutuya toplayarak işten ayrılan kadın çalışan; evlilik nedeniyle işten ayrılma ve kıdem tazminatı hakkının temsili.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma: Kıdem Tazminatı Hakkı, Arabuluculuk ve Dava Süreci

Mayıs 12, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Emeklilik Nedeniyle İş Sözleşmesi Feshi: İşçinin Alacak Hakları

Makale Yol Haritası

Emeklilik Nedeniyle Fesih Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir? Emeklilikte Kıdem Tazminatı, Hizmet Süresinin Tespiti, İhbar Tazminatı Emeklilik Feshinde Talep Edilebilir mi? Yıllık İzin Ücreti Alacağı: Hesaplama ve İspat Yükü, Fazla Çalışma, Hafta Tatili ve UBGT Alacakları, Zamanaşımı Süreleri ve Temerrüt, Emeklilik Feshinde Dikkat Edilmesi Gereken Usul Kuralları

Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi feshi; uzun yıllar çalışmanın ardından emekliliğe hak kazanan bir işçi için iş sözleşmesini sona erdirme süreci, yalnızca bir kariyer dönüşümü değil; aynı zamanda kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve birikmiş işçilik alacakları gibi önemli mali hakların hayata geçirildiği kritik bir hukuki süreçtir. Bu süreçte hangi alacak kalemlerine hak kazanıldığı, belgelemenin faiz başlangıcına etkisi ve Yargıtay içtihadının şekillendirdiği usul kuralları pratikte belirleyici sonuçlar doğurmaktadır. Aşağıda, emeklilik feshine özgü alacak kalemleri ve bu kalemlere ilişkin yerleşik içtihat, güncel mevzuat çerçevesinde ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''İş Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Emeklilik Nedeniyle İş Sözleşmesi Feshi Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?

Emeklilik nedeniyle fesih; işçinin SGK'dan yaşlılık, malullük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla iş sözleşmesini sona erdirmesidir. Hukuki dayanağı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi yoluyla hâlâ yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesidir.

İşçinin emeklilik koşullarını yerine getirerek iş sözleşmesini feshetmesi, iş hukukunda "işçi tarafından haklı neden olmaksızın yapılan fesih" kategorisinde değerlendirilen özgün bir türdür. Kanunkoyucu bu fesih türünü, işçiye kıdem tazminatı hakkı tanıyan istisnai nedenler arasında açıkça saymıştır. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendi uyarınca; işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması, kıdem tazminatına hak kazandıran fesih sebepleri arasında yer almaktadır.

2. Emeklilikte Kıdem Tazminatı: Şartlar ve Hesaplama

Emeklilik nedeniyle fesheden işçi, aynı işveren nezdinde en az 1 yıl çalışmış olmak koşuluyla kıdem tazminatına hak kazanır. Tazminat; her tam hizmet yılı için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır ve yasal tavan aşılamaz.

2.1. Hizmet Süresinin Tespiti

Kıdem tazminatının hesaplanmasında esas alınacak hizmet süresinin doğru belirlenmesi, uygulamada sık tartışma konusu olmaktadır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, SGK kayıtlarını belirleyici esas olarak kabul etmekte; kayıt dışı dönemlerin ispatı için soyut tanık beyanlarını yeterli saymamaktadır.

Yargıtay İçtihadı

"Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının aksinin soyut tanık beyanları dışında tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı anlaşıldığından davacının çalışma süresinin başlangıç tarihi Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınarak belirlenmelidir."

— Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E: 2016/16414, K: 2019/14222, T: 26.06.2019

2.2. Belgeleme Yükümlülüğü ve Faiz Başlangıcı

Emeklilik nedeniyle fesihte kıdem tazminatı hakkı doğması için işçinin, emekliliğe hak kazandığını ve ilgili kuruma başvurduğunu işverene belgelemesi zorunludur. Bu belgeleme; faiz başlangıcını doğrudan belirleyen, uygulamada sonucu köklü biçimde değiştiren bir unsurdur.

SGK Çıkış Kodu Anlamı Dikkat Noktası
Kod 04 Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeksizin feshi (geçerli fesih) Kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi ile birlikte geçerli feshi gösterir
Kod 29 Ahlak ve iyi niyet aykırılığı — haklı nedenle derhal fesih Kıdem ve ihbar tazminatı ödenmemesi gereken durum
Kod 17-18 İşyerinin kapanması veya toplu işçi çıkarma İşletme gereklerinden kaynaklanan toplu fesihlerde kullanılır

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 27.05.2019 tarihli (E: 2017/22697, K: 2019/11832) ve 06.07.2020 tarihli (E: 2017/30021, K: 2020/8840) kararlarıyla bu tabloyu net biçimde ortaya koymuştur. Uygulanacak faiz türü ise 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 11. fıkrası gereğince mevduata uygulanan en yüksek faizdir.

3. İhbar Tazminatı Emeklilik Nedeniyle İş Sözleşmesi Feshinde Talep Edilebilir mi?

Hayır. Emeklilik nedeniyle fesheden işçi ihbar tazminatı talep edemez; aynı şekilde işveren de işçiden ihbar süresi uymasını ya da ihbar tazminatı ödemesini isteyemez. Bu husus Yargıtay kararlarıyla yerleşik hale gelmiştir.

Emeklilik, yasada öngörülmüş meşru bir fesih nedeni olduğundan; bu fesih türünde işçinin ihbar öneli tanıma ya da ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Buna karşılık işveren de işçinin emeklilik nedeniyle ayrılmasını gerekçe göstererek ihbar tazminatı mahsubu yapamaz ya da talep edemez.

Yargıtay İçtihadı

"İşçinin emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatını talep hakkı bulunmamakla birlikte anılan fesihte işveren de ihbar tazminatını talep edemez."

— Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E: 2018/7473, K: 2018/18915, T: 17.09.2018

4. Yıllık İzin Ücreti Alacağı: Hesaplama ve İspat Yükü

Emeklilik dahil her türlü fesihte, işçinin hak kazanıp kullanmadığı yıllık izin ücretleri son ücret üzerinden ödenmek zorundadır. İspat yükü işverendedir; işveren bunu imzalı izin defteri veya eşdeğer belge ile yerine getirmelidir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kullanılmayan yıllık izin süreleri ücrete dönüşür. Bu haktan yararlanmak için feshin türü veya haklılığı önem taşımaz; emeklilik nedeniyle yapılan fesih de bu hakkı doğurur.

4.1. Hayatın Olağan Akışı İlkesi ve Hakimin Aydınlatma Ödevi

Yargıtay, uzun çalışma süreleri boyunca hiç izin kullanılmadığı iddiasını "hayatın olağan akışına aykırı" kabul etmekte ve mahkemeyi, HMK'nın 31. maddesi kapsamında davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde harekete geçmeye davet etmektedir.

Yargıtay İçtihadı

"Davacının 23 yılı aşkın süren çalışma süresi boyunca toplam 40 gün yıllık izin kullandığının kabulü hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."

— Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E: 2017/28136, K: 2020/4618, T: 09.03.2020

Benzer yaklaşımlar; 12 yıllık çalışmada hiç izin kullanılmadığı iddiası (Yargıtay 22. HD, E: 2016/15934, K: 2019/13096) ve 18 yıllık çalışmada hiç izin kullanılmadığı kabulü (Yargıtay 22. HD, E: 2017/19684, K: 2019/3252) gibi davalarda da karşımıza çıkmaktadır.

4.2. Mahsup Edilemeyen İzin Türleri

İşveren tarafından yıl içinde verilen evlilik, seyahat, idari izin, eş doğumu veya taşınma gibi özel izinler, yıllık ücretli izinden mahsup edilemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kuralı, 21.09.2020 tarihli (E: 2016/23909, K: 2020/8593) kararında açıkça ortaya koymuştur.

5. Fazla Çalışma, Hafta Tatili ve UBGT Alacakları

Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden işçi; fesih öncesi döneme ait ödenmemiş fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) ücretlerini de talep edebilir.

5.1. İspat Yükü ve Bordroların Hukuki Niteliği

Bordro Türü İspat Sonucu
İmzalı ve ihtirazi kayıtsız bordro Fazla çalışma ödenmiş sayılır; işçi yalnızca yazılı belgeyle aksini ispatlayabilir
İmzalı bordro ve ihtirazi kayıt mevcut Her türlü delille ispat mümkündür
İmzasız bordro ve ödeme banka kanalıyla yapılmış Banka ödemeleri mahsup edilmeli; aşan kısım her türlü delille ispat edilebilir
Bordro imzasız ve ödeme belgesi yok Her türlü delille ispat serbesttir

5.2. Fazla Çalışma Ücreti Hesaplama Yöntemi

4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesine göre fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye normal ücret ödenmiş ise yalnızca yüzde elli zamlı kısım talep edilebilir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, bilirkişilerin bu oranı yüzde yüz olarak uyguladığı hesaplama yöntemini açıkça hatalı bularak bozma kararı vermiştir.

Yargıtay İçtihadı

"Fazla çalışma saat ücretinin normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlası değil yüzde yüz fazlası olarak hesaplandığı görülmektedir... Mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."

— Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E: 2017/19684, K: 2019/3252, T: 14.02.2019

5.3. Davacı Tanığı Güvenilirliği

İşyeri kayıtları sunulmaksızın yalnızca tanık beyanlarına dayanılan davalarda Yargıtay, aynı işverene karşı dava açmış ve davacı ile menfaat birlikteliği içinde olan tanıkların beyanlarını tek başına yeterli ispat vasıtası saymamaktadır.

Yargıtay İçtihadı

"Dinlenen davacı tanıklarının davalı aleyhine dava açtıkları ve davacı ile menfaat birlikteliği içinde olduğu anlaşılmakla, kural olarak beyanlarına itibar edilmemesi gerekir."

— Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E: 2017/13628, K: 2018/13229, T: 28.05.2018

6. Zamanaşımı Süreleri ve Temerrüt

6.1. Zamanaşımı

İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca 5 yıldır. Kısmi dava açıldıktan sonra ıslah yoluyla talep artırılan kısımlar için, ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde ileri sürülen zamanaşımı def'i dikkate alınmalıdır.

6.2. Temerrüt ve Faiz

Kıdem tazminatı dışındaki alacaklar için işverenin temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Miktar belirtilmeksizin gönderilen ihtarname bile bu alacaklar bakımından temerrüdü sağlamaya yeterlidir.

Yargıtay İçtihadı

"Davacı işçi, işverene gönderdiği ihtarında miktar belirtmeksizin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmesini talep etmekle işvereni bu alacakların tamamı yönünden temerrüde düşürmüştür."

— Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E: 2017/19684, K: 2019/3252, T: 14.02.2019

7. Emeklilik Feshinde Dikkat Edilmesi Gereken Usul Kuralları

SGK kayıtları kural olarak esas alınmalı; olası kayıt dışı dönem iddiaları için somut ve belgeye dayalı delil sunulmalıdır. Soyut tanık beyanları bu konuda tek başına yeterli görülmemektedir.

İmzasız bordrolarda yer alan tahakkukların banka kanalıyla ödenip ödenmediği araştırılmalı; ödenen miktarlar hesaplamadan dışlanmak yerine mahsup yoluna gidilmelidir. (Yargıtay 22. HD, E: 2016/12087, K: 2019/9484, T: 24.04.2019)

Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mu olduğunun kararda açıkça belirtilmemesi, infazda tereddüt yaratan hatalı bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. (Yargıtay 22. HD, E: 2017/19684, K: 2019/3252)

8. Alacak Kalemlerinin Karşılaştırmalı Özeti

Alacak Kalemi Hak Kazanma Koşulu İspat Yükü Zamanaşımı
Kıdem Tazminatı En az 1 yıl kıdem + emeklilik belgesi İşçi (fesih sebebi) 5 yıl
Yıllık İzin Ücreti İş sözleşmesinin sona ermesi İşveren (kullandırma) 5 yıl
Fazla Çalışma Ücreti Haftada 45 saati aşan çalışma İşçi 5 yıl
Hafta Tatili Ücreti Tatil günü çalışma yapılması İşçi 5 yıl
UBGT Ücreti Tatil günü çalışma yapılması İşçi 5 yıl
İhbar Tazminatı Bu fesih türünde talep edilemez

9. Sonuç

Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshi; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve birikmiş diğer işçilik alacaklarına hak kazandıran, bununla birlikte ihbar tazminatı hakkı doğurmayan özgün bir fesih türüdür. Bu süreçte en belirleyici unsur, SGK belgesinin işverene zamanında ve usule uygun biçimde tebliğ edilmesidir; zira bu tebliğ, yüksek faiz hakkının başlangıç noktasını oluşturmaktadır.

Hizmet süresinin SGK kayıtlarına göre belirlenmesi, bordroların imzalı ya da imzasız olmasının ispat düzeni üzerindeki etkisi ve yıllık izin alacaklarına ilişkin hayatın olağan akışı ilkesi; uygulamada özel dikkat gerektiren noktalardır.

Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, bu alanda ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkların iş hukuku alanında deneyimli bir avukat aracılığıyla değerlendirilmesi, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından önem taşımaktadır.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

10. İlgili Makaleler

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden işçi ihbar tazminatı alabilir mi?
Hayır. Emeklilik nedeniyle gerçekleştirilen fesihte işçi ihbar tazminatı talep edemez. Buna karşılık işveren de işçiden ihbar süresine uymasını ya da ihbar tazminatı ödemesini isteyemez. Bu kural Yargıtay'ın yerleşik içtihadıyla sabittir.
2Emeklilik feshinde kıdem tazminatı faizi ne zaman başlar?
SGK belgesinin işverene usule uygun biçimde tebliğ edildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz işler. Belge işverene tebliğ edilmemişse faiz başlangıcı dava tarihi ya da icra takip tarihidir.
3Emeklilik feshinde yıllık izin ücreti alınabilir mi?
Evet. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin sona erme nedeninden bağımsız olarak, kullanılmayan tüm yıllık izinlerin karşılığı son ücret üzerinden işçiye ödenmek zorundadır. İzinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir.
4Uzun yıllar boyunca hiç yıllık izin kullanmadım; bu iddia kabul görür mü?
Yargıtay, uzun hizmet sürelerinde hiç izin kullanılmadığı iddiasını 'hayatın olağan akışına aykırı' bulmakta ve mahkemenin davacının beyanını alarak tüm delilleri birlikte değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle yıllık izinlere ilişkin beyan ve belgeler özenle hazırlanmalıdır.
5Emekliliğin ardından başka bir işte çalışmaya başlamak kıdem tazminatı hakkını etkiler mi?
Yargıtay'ın genel eğilimine göre işçinin emeklilik koşullarını yerine getirdikten sonra farklı bir işyerinde çalışmaya başlaması, emeklilik feshine dayanan kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Bu durum anayasal çalışma hakkı kapsamında değerlendirilmektedir.
6Fazla çalışma alacağını tanıkla ispat etmek mümkün mü?
İşyeri kayıtlarıyla ispat edilemeyen fazla çalışma, tanık beyanlarıyla da kanıtlanabilir. Ancak Yargıtay, aynı işverene karşı dava açmış ve davacıyla menfaat birlikteliği içinde olan tanıkların beyanlarını tek başına yeterli ispat vasıtası saymamaktadır.