Beyaz zemin üzerinde ezilmiş ve yıpranmış koli kutuları; İstanbul'da internetten yapılan alışverişlerde kargoda kaybolan ürün veya hasarlı teslimat nedeniyle tüketicilerin yaşadığı mağduriyetleri temsil eder.

Kargoda Kaybolan Ürün ve Hasarlı Teslimatta Sorumluluk, Tazminat ve Başvuru Yolları

12 Ağustos 2026
Parmağındaki altın yüzüğü çıkaran kadın ve arka planda duran erkek; İstanbul'da nişanın haklı bir sebep olmadan bozulması üzerine açılan nişanın bozulması tazminatı ve hediyelerin iadesi davalarını temsil eder.

Nişanın Bozulması Tazminatı: TMK m. 120-121

13 Ağustos 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat (TMK m. 174)


🔍 Bu makalede ne bulacaksınız?

✓ Maddi ve manevi tazminatın yasal dayanağı, tanımı ve TMK m. 174 çerçevesindeki genel şartlar.

✓ Kusur ilkesi, tazminatı engelleyen haller, görevli mahkeme ve tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ölçütler.

✓ Zamanaşımı, ödeme biçimi ve 31 Temmuz 2026 sonrası geçerli usul değişikliklerinin (kısmi dava) tazminat taleplerine etkisi.

Boşanmada maddi ve manevi tazminat, evlilik birliğinin yargı kararıyla sona ermesi nedeniyle kusursuz veya daha az kusurlu eşin, kusurlu eşten talep edebileceği parasal giderimdir. Bu tazminatların yasal dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesidir. Maddi tazminat, boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen ekonomik menfaatleri karşılarken; manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi zararını telafi eder.

Her iki tazminat türünün ortak ve vazgeçilmez ön koşulu, tazminat isteyen eşin karşı tarafa oranla kusursuz veya daha az kusurlu olmasıdır. Eşit, ağır ya da tam kusurlu eş lehine tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Bu rehberde tazminatın şartları, kusur ilkesi, miktar ölçütleri, zamanaşımı ve 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren usul değişiklikleri, güncel Yargıtay kararları esas alınarak bütüncül biçimde ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Tazminat Hukuku'' ve ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Nedir?

Boşanmada maddi ve manevi tazminat, TMK m. 174 uyarınca boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu eşten talep ettiği giderimdir. Maddi tazminat ekonomik kayıpları; manevi tazminat ise kişilik haklarına yönelik saldırının doğurduğu manevi zararı karşılar.

Maddi ve manevi tazminat, boşanmanın eşler bakımından mali sonuçları arasında yer alır. Boşanma, bozucu yenilik doğuran bir karar niteliğinde olup, kararın kesinleşmesiyle evlilik birliği sona erer ve talep halinde tazminat sonuçları gündeme gelir. Tazminatın temel dayanağı olan hüküm aşağıda birebir aktarılmıştır.

📜 KANUN METNİ — 

“Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174

1.1. Maddi Tazminatın Tanımı

Maddi tazminat, kişinin malvarlığında iradesi dışında gerçekleşen azalmanın karşılığını oluşturan giderimdir. Bu tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen, kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanınmıştır. Mevcut menfaat, evlilik birliğinin eşlere sağladığı hazır ekonomik yararları; beklenen menfaat ise evlilik sürseydi gelecekte elde edilmesi muhtemel çıkarları ifade eder.

Yargıtay uygulamasına göre maddi tazminat, genel haksız fiil esaslarından ayrılan, aile hukukuna özgü kendine has bir düzenlemedir. Bu nedenle gerçek zararın tam olarak belirlenmesi aranmaz; hakim, hakkaniyete uygun ve makul bir tazminat takdir eder.

1.2. Manevi Tazminatın Tanımı

Manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olayların, tazminat talep eden eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması halinde hükmedilen giderimdir. Kişilik hakları; kişinin bedensel ve ruhsal bütünlüğü, şeref ve haysiyeti, özel yaşamı gibi değerleri kapsar. Manevi tazminat, bu değerlere yönelik saldırının doğurduğu acı, üzüntü ve ruhsal çöküntüyü telafi etmeyi amaçlar.

2. Maddi Tazminatın Şartları Nelerdir?

Maddi tazminata hükmedilmesi için üç temel şart aranır: boşanma kararının kesinleşmesi, talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması ve boşanma ile ekonomik zarar arasında nedensellik bağının bulunmasıdır. Başka bir sebepten kaynaklanan kayıplar bu kapsamda yer almaz.

Maddi tazminatın ön koşulu, talep edenin boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedelenmesi ve boşanma ile maddi zarar arasında nedensellik bağının bulunmasıdır. Evliliğin boşanma ile sona ermesi halinde taraflar, birliğin sağladığı menfaatlerden ileriye dönük olarak yararlanamayacaklardır; işte bu yoksun kalınan destek ve yararlar maddi tazminatın konusunu oluşturur.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir nokta, tazminata esas maddi vakıanın gerçekten boşanmadan kaynaklanmasıdır. Örneğin evlenme nedeniyle işten ayrılmaktan doğduğu ileri sürülen kayıplar, boşanma yüzünden değil evlenme yüzünden ortaya çıktığından, TMK m. 174 kapsamında değerlendirilmemekte ve bu tür talepler genel mahkemelerin görev alanına girmektedir.

Yerleşik içtihada göre maddi tazminatın önkoşulu, talep edenin boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedelenmesi ve boşanma ile zarar arasında nedensellik bağının bulunmasıdır; başka bir sebepten doğan kayıplar bu kapsamda değerlendirilemez. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2020 tarihli, 2017/2295 E. ve 2020/436 K. sayılı İlamı

3. Manevi Tazminatın Şartları ve Kişilik Haklarına Saldırı

Manevi tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebebiyet veren vakıaların, tazminat isteyen eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması zorunludur. Salt boşanma kararı verilmiş olması ya da eşin maddi ihtiyaçlarını karşılamaması, tek başına manevi tazminatı gerektirmez.

Manevi tazminatın belirleyici şartı, boşanmaya yol açan kusurlu davranışın kişilik haklarına yönelik bir saldırı oluşturmasıdır. Fiziksel şiddet, sadakat yükümlülüğünün ihlali, ağır hakaret ve aşağılama gibi eylemler kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilir. Buna karşılık birlik görevlerini yerine getirmemek, evin ihtiyaçlarıyla ilgilenmemek, evi terk etmek veya dava açarak fiili ayrılığa sebep olmak gibi davranışlar tek başına kişilik haklarına saldırı sayılmadığından manevi tazminatı gerektirmez.

Son dönem içtihadında, eşin duygusal ihtiyaçlarının karşılanmaması ve hastalığında yalnız bırakılması gibi psikolojik şiddet oluşturan davranışların kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı ve manevi tazminatı gerektirdiği vurgulanmaktadır. Böylece manevi tazminatın kapsamı, yalnızca fiziksel şiddet ve sadakatsizlikle sınırlı görülmemektedir.

Karara göre bir evlilikte sevgi, ilgi, destek ve benzeri duygusal ihtiyaçların keyfi biçimde karşılanmaması psikolojik şiddet oluşturur; psikolojik şiddet kişilik hakları açısından saldırı niteliği taşıdığından evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte manevi tazminatı gerektirir. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.09.2024 tarihli, 2023/490 E. ve 2024/468 K. sayılı İlamı

Buna karşılık, yalnızca eşin maddi ihtiyaçlarını karşılamama biçiminde ortaya çıkan ekonomik nitelikli kusurun, tek başına kişilik haklarına saldırı sayılmadığı ve manevi tazminatı gerektirmediği de yargı kararlarında belirtilmiştir.

Kabul edilen ve kesinleşen “maddi anlamda eşin ihtiyaçlarını karşılamama” biçimindeki kusurlu davranışın, tek başına kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı ve bu nedenle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli, 2023/7873 E. ve 2024/6154 K. sayılı İlamı

4. Kusur İlkesi ve Tazminatı Engelleyen Haller

Tazminat taleplerinde kusur ilkesi belirleyicidir. Kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten tazminat isteyebilir. Eşit kusurlu taraflar birbirinden tazminat alamaz; ağır veya tam kusurlu eş lehine de tazminata hükmedilemez. Affedilen ya da hoşgörüyle karşılanan olaylara dayalı tazminat da istenemez.

Kusur dengesi, tazminat talebinin kaderini doğrudan etkiler. Bu nedenle dava stratejisinde karşı tarafın kusurunun somut vakıalarla ve delillerle ortaya konulması kritik önem taşır. Aşağıdaki tabloda, kusur durumuna göre tazminat hakkının nasıl şekillendiği özetlenmiştir.

Kusur Durumuna Göre Tazminat Hakkı
Kusur DurumuTazminat HakkıHukuki Dayanak
Kusursuz / Daha az kusurlu eşKusurlu eşten maddi ve manevi tazminat isteyebilirTMK m. 174; HGK 17.06.2020, 2017/2295 E.
Eşit kusurlu taraflarTaraflar birbirinden maddi ve manevi tazminat alamazY2HD 25.06.2024, 2023/7338 E.
Ağır / Tam kusurlu eşKusurlu eş lehine tazminata hükmedilemezHGK 04.03.2020, 2017/2426 E.
Affedilen / hoşgörü görülen olaylarBu olaylara dayalı tazminat istenemezHGK 04.03.2020, 2017/2426 E.

4.1. Eşit Kusur ve Tazminatın Reddi

Boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu belirlenirse, hiçbir taraf diğerinden maddi veya manevi tazminat alamaz. Bu nedenle ilk derece veya bölge adliye mahkemesince yapılan kusur belirlemesinin isabetsiz olması, tazminat sonucunu doğrudan değiştirir. Nitekim Yargıtay, kadının az kusurlu olduğu bir uyuşmazlıkta, tarafların eşit kusurlu sayılmasını ve buna bağlı olarak tazminat taleplerinin reddini hatalı bularak kararı bozmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.06.2024 tarihli, 2023/7338 E. ve 2024/4777 K. sayılı İlamı).

4.2. Af ve Hoşgörü

Boşanmaya sebep olan olayların affedilmesi veya hoşgörüyle karşılanması halinde, bu olaylara dayanılarak tazminata hükmedilemez. Ancak af olgusunun kabulü için tarafların yeniden bir araya gelmesi, yani ortak hayatın fiilen yeniden kurulmuş olması gerekir. Barışma girişimi veya evliliği sürdürme çabası, tek başına af sayılmaz. Ayrıca affı izleyen dönemde kusurlu davranışların sürmesi halinde af, sonraki eylemleri kapsamaz.

İçtihada göre boşanmaya sebep olan olayların hoşgörüyle karşılanması suretiyle affın gerçekleşmiş sayılabilmesi için tarafların yeniden birlikte olmaları, yani ortak hayatın yeniden kurulmuş olması gerekir; affedilen olaylar nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2020 tarihli, 2017/2426 E. ve 2020/243 K. sayılı İlamı

5. Maddi ve Manevi Tazminat Arasındaki Farklar

Maddi ve manevi tazminat, aynı maddede düzenlenmiş olsa da farklı menfaatleri korur ve farklı ispat gereksinimlerine tabidir. Aşağıdaki tablo iki tazminat türünü temel ölçütler bakımından karşılaştırmaktadır.

Maddi ve Manevi Tazminatın Karşılaştırılması
KriterMaddi Tazminat (TMK m. 174/1)Manevi Tazminat (TMK m. 174/2)
Korunan değerMevcut ve beklenen ekonomik menfaatlerKişilik hakları (onur, ruhsal butunluk)
Temel şartBoşanma nedeniyle menfaat kaybı ve nedensellik bağıKişilik hakkına saldırı niteliğinde vakıa
Talep eden tarafKusursuz veya daha az kusurlu eşKusursuz veya daha az kusurlu eş
Ödeme biçimiToptan veya irat biçimindeYalnızca toptan (irat biçiminde olamaz)
Miktar ölçütüEkonomik-sosyal durum, kusur, evlilik süresiSaldırının ağırlığı, tarafların durumu

6. Boşanmanın Eki (Fer’i) Niteliği, Görevli Mahkeme ve Usul

Tazminat talepleri boşanmanın eki (fer’i) niteliğindedir ve kural olarak boşanma davasıyla birlikte veya kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ileri sürülür. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Hakim taleple bağlıdır; kendiliğinden tazminata hükmedemez ve talep miktarını aşamaz.

Boşanmanın eki niteliğindeki tazminat talepleri, boşanma davasıyla birlikte aynı yargılamada görülür ve işin esası hakkında karar verilir. Talebin fer’i niteliğini gözden kaçırarak dosyanın tefrik edilmesi veya görevsizlik kararı verilmesi bozma nedenidir. Nitekim maddi tazminat talebinin boşanmanın fer’isi olmadığı yönündeki hatalı nitelendirme, Yargıtay tarafından usul ve kanuna aykırı bulunmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.06.2022 tarihli, 2022/3822 E. ve 2022/6153 K. sayılı İlamı; 20.11.2024 tarihli, 2024/1000 E. ve 2024/8894 K. sayılı İlamı).

Tazminat, boşanmanın isteğe bağlı fer’i sonuçlarından olduğundan hakim taleple bağlıdır. Bununla birlikte, evlenme nedeniyle işten ayrılmaktan doğduğu ileri sürülen zarar gibi, kaynağını boşanmadan almayan talepler aile mahkemesinin görev alanı dışında kalır ve genel mahkemelerde, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri çerçevesinde çözümlenir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2022 tarihli, 2019/492 E. ve 2022/313 K. sayılı İlamı).

2026 Usul Değişikliği: Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması

7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) ile HMK m. 107’de düzenlenen belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmış ve değişiklik 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra açılan davalarda tazminat talepleri için belirsiz alacak davası yolu kullanılamaz. Bunun yerine HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava sistemi getirilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre, alacağın bir kısmı dava edildiğinde talep; aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinde kesilmiş sayılır. Uygulamada, tazminatın miktarı boşanma davasının seyrine göre netleşebildiğinden, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava biçiminde talep ve tahkikat sonunda bir defalık artırım, güncel usul çerçevesinde önem taşımaktadır. (Bu düzenlemenin resmi konsolide metni için mevzuat.gov.tr esas alınmalıdır.)

7. Tazminat Miktarının Belirlenmesi ve Ödeme Biçimi

Tazminat miktarı; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur dereceleri, evlilik süresi, paranın alım gücü ve kişilik haklarına yönelik saldırının ağırlığı gözetilerek hakim tarafından takdir edilir. Maddi tazminat toptan veya irat biçiminde ödenebilirken, manevi tazminat yalnızca toptan ödenir.

Tazminat miktarının tayininde 4721 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri dikkate alınır. Yargıtay kararlarına göre hakim; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, evlilik süresi, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat ile kişilik haklarına yapılan saldırıyı birlikte değerlendirerek makul ve herkesçe kabul edilebilir bir miktar belirler. Tazminat bir zenginleşme aracı olmadığından, fiil ile tazminat arasında makul bir oran gözetilir.

Ödeme biçimine ilişkin kural TMK m. 176’da düzenlenmiştir. Maddi tazminat toptan veya irat biçiminde ödenebilirken, manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. İrat biçiminde bağlanan maddi tazminat, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden; alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kalkar.

📜 KANUN METNİ — 

“Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176

8. Zamanaşımı ve Boşanmadan Sonra Tazminat Talebi

Boşanmadan doğan tazminat davaları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir (TMK m. 178). En güvenli yol, tazminatı boşanma davasıyla birlikte istemektir; talep edilmemişse kesinleşme tarihi titizlikle takip edilmelidir.

Tazminat, boşanma davasında talep edilmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir. Bu sürenin başlangıcı, kararın tebliği değil kesinleşme anıdır. Sürenin kısalığı nedeniyle, boşanma davası içinde ileri sürülmeyen tazminat talepleri bakımından kesinleşme tarihinin dikkatle izlenmesi gerekir.

📜 KANUN METNİ — 

“Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 178

Faiz bakımından ise, tazminat miktarı boşanma hükmüyle belirlendiğinden, kural olarak faiz dava tarihinden değil boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işletilir. Anlaşmalı boşanmada tarafların tazminattan karşılıklı feragat etmesi veya protokolde hakların saklı tutulmaması halinde, sonradan tazminat istenmesi de güçleşebilir; bu nedenle protokol içeriği bu yönden özenle düzenlenmelidir.

9. Sonuç ve Değerlendirme

Boşanmada maddi ve manevi tazminat, kusur sorumluluğuna dayanan, boşanma kararına bağlı ve hakkaniyetle sınırlı mali sonuçlardır. Maddi tazminat boşanma nedeniyle zedelenen ekonomik menfaatleri; manevi tazminat ise kişilik haklarına yönelik saldırının doğurduğu manevi zararı karşılar. Her iki talepte de belirleyici olan, tazminat isteyen eşin kusursuz veya daha az kusurlu olmasıdır; eşit, ağır ya da tam kusur tazminat hakkını ortadan kaldırır.

Uygulamada tazminatın akıbeti; kusurun somut vakıalar ve delillerle ortaya konulmasına, talebin usulüne uygun ve süresinde ileri sürülmesine bağlıdır. 31 Temmuz 2026 sonrası açılacak davalarda kısmi dava usulünün doğru işletilmesi, bir yıllık zamanaşımı süresinin kaçırılmaması ve manevi tazminatta kişilik hakkı ihlalinin ağırlığının delillendirilmesi kritik öneme sahiptir. Sürecin niteliği ve olası hak kayıpları göz önüne alındığında, somut duruma özgü değerlendirmenin bir hukukçu eşliğinde yürütülmesi yerinde olur.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Boşanmada eşit kusurda tazminat alınır mı?
Hayır. Taraflar eşit kusurlu ise birbirlerinden maddi veya manevi tazminat alamaz. Tazminat, yalnızca kusursuz veya daha az kusurlu eş lehine hükmedilir. Bu nedenle kusur belirlemesi tazminat sonucunu doğrudan etkiler.
2Boşanmadan sonra tazminat davası açılabilir mi?
Evet. Boşanma davasında istenmeyen tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir (TMK m. 178). Bir yıllık süre, kararın tebliği değil kesinleşme anından işlemeye başlar.
3Manevi tazminat hangi hallerde alınır?
Manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olayların tazminat isteyen eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması halinde alınır. Fiziksel şiddet, sadakatsizlik, ağır hakaret ve psikolojik şiddet bu kapsamdadır. Salt boşanma olgusu tek başına yeterli değildir.
4Maddi tazminat toptan mı yoksa taksitle mi ödenir?
Maddi tazminat, hakimin takdiriyle toptan veya irat (periyodik) biçiminde ödenebilir. Manevi tazminatın ise irat biçiminde ödenmesine karar verilemez; TMK m. 176 uyarınca yalnızca toptan ödenir.
5Boşanma tazminatının miktarı nasıl belirlenir?
Miktar; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur dereceleri, evlilik süresi, paranın alım gücü ve kişilik haklarına yönelik saldırının ağırlığı gözetilerek hakim tarafından hakkaniyete göre takdir edilir. Tazminat bir zenginleşme aracı değildir.