Arka planda finansal hesaplama yapan kişi ve ön plandaki objeler; İstanbul'daki bankalardan kullanılan tüketici kredisi borcunu vadesinden önce kapatan müşterilerin yararlandığı tüketici kredisi erken ödeme indirimi sürecini temsil eder.

Tüketici Kredisinde Erken Ödeme İndirimi ve Haksız Kesintiler

5 Ağustos 2026
Masa üzerinde duran ve bir uzman tarafından dikkatle okunan resmi sözleşme metni; İstanbul'da tüketicilere sunulan matbu evraklardaki hukuka aykırı maddelerin tespiti için yapılan haksız şart denetimi sürecini temsil eder.

Haksız Şart Denetimi ve Kesin Hükümsüzlük (TKHK m. 5)

6 Ağustos 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Estetik Ameliyat Hatası: Eser Sözleşmesi ve Kusursuz Sorumluluk


BU MAKALEDE NE BULACAKSINIZ?

–  Estetik müdahalenin neden vekalet değil eser sözleşmesi sayıldığı

–  Sonuç taahhüdü, ayıba karşı tekeffül ve kusursuz sorumluluğun sınırları

–  Komplikasyon savunmasının hangi halde sonuç doğurduğu, aydınlatılmış onamın rolü

–  Hastane ve klinik işletmecisinin adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğu

–  Seçimlik haklar, maddi ve manevi tazminat kalemleri, zamanaşımı süreleri

–  Görevli mahkeme, dava şartı arabuluculuk ve 31.07.2026 tarihli usul değişikliği

–  İspat yükü, deliller ve bilirkişi kurulunun nasıl oluşturulması gerektiği

Estetik ameliyat hatası, güzelleştirme amacıyla yapılan tıbbi müdahalede kararlaştırılan sonucun elde edilememesi veya eserin ayıplı biçimde meydana getirilmesi nedeniyle hekimin ve sağlık kuruluşunun hukuki sorumluluğunun doğduğu durumu ifade eder. Bu tanım, sorumluluğun ağırlık merkezini tıbbi kusurdan sözleşmesel sonuca kaydırır.

Tedavi amaçlı tıbbi müdahalede hekim ile hasta arasındaki ilişki vekalet sözleşmesi niteliğindedir ve hekim yalnızca özen borcu altındadır. Salt estetik amaçlı müdahalede ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümleri uygulanır; yüklenici konumundaki hekim, kararlaştırılan sonucu garanti eder.

Buradan doğan pratik sonuç şudur: hekimin tıp kurallarına uygun davrandığının bilirkişi raporuyla saptanmış olması, tek başına sorumluluktan kurtulmaya yetmez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2021-2026 döneminde verdiği kararlarda, taahhüt edilen sonuç gerçekleşmemişse edimin ifa edilmiş sayılamayacağı; komplikasyon bulunsa dahi aydınlatma yükümlülüğünün ve komplikasyon yönetiminin yüklenicinin sorumluluğunda olduğu istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.

Estetik müdahaleler aynı zamanda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici işlemi sayıldığından, uyuşmazlık tüketici mahkemesinde ve dava şartı arabuluculuk süzgecinden geçerek görülür. 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile belirsiz alacak davasının kaldırılması, bu alandaki dava ikame pratiğini de doğrudan değiştirmiştir.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Tazminat Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Estetik Ameliyat Hatası Hukuken Nasıl Nitelendirilir?

Estetik ameliyat hatası, eser sözleşmesine aykırılık olarak nitelendirilir. Güzelleştirme amaçlı müdahalede hekim, tedavi ilişkisinden farklı olarak yalnızca özen değil sonuç borcu altına girer. Bu nitelendirme, ispat yükünü, seçimlik hakları, zamanaşımını ve görevli mahkemeyi doğrudan belirler.

Nitelendirme, dosyanın kaderini belirleyen ilk ve en kritik adımdır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, estetik amaçlı müdahalelerde taraflar arasındaki ilişkinin, hekim ile hasta arasında tıbbi zorunluluk sebebiyle kurulan tedavi sözleşmesinden farklı olduğunu ve eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini kabul etmektedir.

Ayrım ölçütü, müdahalenin amacıdır. Müdahale tıbbi bir zorunluluktan kaynaklanıyorsa, örneğin solunum fonksiyonunu bozan bir yapısal sorunun giderilmesi amacı taşıyorsa vekalet hükümleri; yalnızca görünüm kaygısıyla yapılıyorsa eser sözleşmesi hükümleri gündeme gelir. Uygulamada tek bir operasyon her iki amacı birlikte taşıyabildiğinden, dosyanın somut verileri ve hasta dosyasındaki kayıtlar belirleyici olur.

1.1. Eser Sözleşmesi ile Vekalet Sözleşmesi Arasındaki Fark

Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran temel unsur sonuç sorumluluğudur. Vekalette bir işin özenle görülmesi taahhüt edilirken, eser sözleşmesinde bir sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu üstlenilir. Estetik müdahalede bu sonuç, hastaya vaat edilen görünüm ve sürecin sağlıklı biçimde tamamlanmasıdır.

📜 KANUN METNİ — 

"Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir."

— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 470

Yüklenicinin özen ve sadakat borcu ise TBK m. 471/1’de düzenlenmiştir: "Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır." Estetik müdahalede tıbbi zorunluluk bulunmadığından, bu özen borcunun tedavi amaçlı müdahalelere kıyasla daha ağır takdir edilmesi gerektiği doktrinde savunulmaktadır.

Estetik Müdahalede Sözleşme Tipinin Karşılaştırılması
ÖlçütVekalet Sözleşmesi (Tedavi Amaçlı)Eser Sözleşmesi (Estetik Amaçlı)
Borcun konusuİşin özenle görülmesiKararlaştırılan sonucun meydana getirilmesi
Sonuç garantisiYokVar; yüklenici sonucu garanti eder
Kusur şartıSorumluluk kural olarak kusura bağlıdırAyıptan sorumluluk için kusur aranmaz
Başarısız sonuçTek başına sorumluluk doğurmazEdim ifa edilmemiş sayılabilir
Tipik örnekZorunlu tedavi, rekonstrüktif cerrahiBurun estetiği, meme estetiği, liposuction, dolgu

1.2. Estetik Müdahalenin Tüketici İşlemi Niteliği

Özel sağlık kuruluşu veya hekim ile hasta arasındaki bu ilişki, aynı zamanda 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici işlemidir. Anılan Kanunun 13. maddesi ayıplı hizmeti, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmet olarak tanımlar. Estetik müdahalede "objektif olarak sahip olunması gereken özellik", hasta dosyasındaki simülasyonlar, görseller ve yazılı vaatlerle somutlaşır.

Bu ikili nitelik pratikte iki sonuç doğurur: talep hem TBK’nın eser sözleşmesi hükümlerine hem de TKHK’nın ayıplı hizmet hükümlerine dayandırılabilir; uyuşmazlık ise tüketici mahkemesinin görev alanına girer.

Daire, 15.01.2026 tarihli kararında; dolgu işlemine ilişkin talebin, yüklenici tarafından daha güzel bir görünüme kavuşturulacağı yönünde bir garanti verilmesi ve müdahale sonrası sürecin sağlıklı biçimde neticelendirilmesi niteliğinde olduğunu, taahhüt edilen sonuç gerçekleşmediğinden müdahalenin iş sahibi yararına sonuç vermediğini belirtmiştir. (Karardan aktarılarak özetlenmiştir.)

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 15.01.2026 tarihli, 2025/480 E. ve 2026/182 K. sayılı İlamı

2. Sonuç Taahhüdü ve Kusursuz Sorumluluk: Hekim Neyi Garanti Eder?

Sonuç taahhüdü, yüklenicinin eseri ayıpsız biçimde meydana getirme garantisidir. Eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk için yüklenicinin kusurlu olması gerekmez. Bu nedenle hekimin tıbbi standarda uygun davrandığını ispat etmesi, taahhüt edilen sonuç elde edilmemişse sorumluluğu tek başına ortadan kaldırmaz.

Eser sözleşmesinde yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın ayıpsız bir sonuç ortaya koymakla yükümlüdür. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur ve eserin ayıplı olduğu kabul edilir.

"Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir."

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.12.2024 tarihli, 2023/4200 E. ve 2024/5071 K. sayılı İlamı

2.1. Ayıba Karşı Tekeffül Kusura Bağlı Değildir

Kusursuz sorumluluk ifadesi bu alanda mutlak bir kategori olarak değil, ayıba karşı tekeffül rejiminin sonucu olarak anlaşılmalıdır. Yargıtay, eser sözleşmelerinde yüklenicinin TBK m. 475 uyarınca ayıptan sorumlu tutulabilmesi için kusurlu bulunmasının gerekmediğini belirtmektedir. Buna karşılık genel hükümlere dayalı tazminat talebinde zarar ve illiyet bağı unsurları aranmaya devam eder.

Daire, 21.05.2024 tarihli kararında; hükme esas alınan raporda yapılan işlemin ortaya çıkan komplikasyon nedeniyle amacına ulaşmadığı sonucuna varıldığını, bu durumda yüklenicinin sonuç taahhüdünü yerine getirmediğini ve sorumluluk için hekimin kusurlu olmasına gerek bulunmadığını vurgulamıştır. (Karardan aktarılarak özetlenmiştir. Yargıtay 6. HD, E. 2023/825, K. 2024/1639, T. 21.05.2024.)

2.2. Kusurum Yok Savunmasının Sınırı

Adli Tıp Kurumu veya üniversite bilirkişi heyeti raporlarında hekimin kusurunun bulunmadığının belirtilmesi, davanın reddi için tek başına yeterli değildir. Yargıtay, bu tür raporlara dayanılarak verilen ret kararlarını, sözleşmenin hukuki niteliği ve sonuç taahhüdü göz ardı edildiği gerekçesiyle bozmaktadır.

Bozma kararlarında mahkemelerden istenen inceleme üç başlıkta toplanır: hekimin edimini yerine getirip getirmediği, ortaya çıkan durumun komplikasyon olup olmadığı ve komplikasyon konusunda aydınlatma göreviyle komplikasyon yönetiminin doğru yürütülüp yürütülmediği.

3. Komplikasyon Savunması Ne Zaman Sonuç Doğurur?

Komplikasyon, her türlü özene rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçtur. Estetik müdahalede komplikasyonun varlığı sorumluluğu kendiliğinden kaldırmaz. Savunmanın sonuç doğurması için hastanın bu risk konusunda usulünce aydınlatılmış olması ve komplikasyon sürecinin doğru yönetilmiş olması birlikte aranır.

Komplikasyon ile malpraktis ayrımı tıbbi bir ayrımdır; hukuki sonuç ise bu ayrımla sınırlı değildir. Eser sözleşmesinde belirleyici olan, taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Bu nedenle salt "komplikasyondur" değerlendirmesi içeren raporlar, Yargıtay tarafından yetersiz bulunmaktadır.

"Eser sözleşmesinde sonuç taahhüdü söz konusudur. Sonucun gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin edimi ifa etmediğinin kabulü gerekir."

"Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin sorumluluğundadır."

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.03.2025 tarihli, 2024/1833 E. ve 2025/1275 K. sayılı İlamı

3.1. Aydınlatılmış Onam: Matbu Form Yeterli midir?

Aydınlatılmış onam, sorumluluğu ortadan kaldıran bir muafiyet belgesi değildir. Onamın hukuken geçerli sayılabilmesi için hastaya işlemin niteliği, alternatifleri ve öngörülebilir tüm komplikasyonları anlaşılabilir biçimde açıklanmış, hastaya düşünme imkanı tanınmış olmalıdır.

Yargıtay, ortaya çıkan sonuç dikkate alındığında onam formunun yeterli kabul edilmesinin hatalı olduğu sonucuna varabilmektedir. Buna karşılık aydınlatma yükümlülüğünün eksiksiz yerine getirildiği ve belirgin bir deformite bulunmadığı dosyalarda ret kararları onanmaktadır. Nitekim Daire, ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflarla desteklenen bilirkişi tespitleri ile aydınlatma onam formu içeriğini birlikte değerlendirerek verilen ret kararını onamıştır. (Karardan aktarılarak özetlenmiştir. Yargıtay 6. HD, E. 2023/3351, K. 2024/4934, T. 18.12.2024.)

3.2. Komplikasyon Yönetimi ve Takip Yükümlülüğü

Sorumluluk operasyon anıyla sınırlı değildir. Komplikasyon ortaya çıktıktan sonra sürecin takibi, gerekli müdahalelerin zamanında yapılması ve hastanın uyarılması da yüklenicinin borçları arasındadır. Buna karşılık hastanın kontrollere gelmemesi, hekimin takibinden çıkması veya ameliyat sonrası talimatlara uymaması, sorumluluğun değerlendirilmesinde dikkate alınan bir unsurdur ve tazminatın belirlenmesini etkileyebilir.

4. Hastanenin ve Klinik İşletmecisinin Sorumluluğu

Operasyon bir sağlık kuruluşunda yapılmışsa, işletmeci TBK m. 66 uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluk esasına göre sorumlu olur. Hekim ile işletmeci hastaya karşı birlikte sorumlu tutulabilir; aralarındaki iç ilişki ve rücu, hastanın talebini etkilemez.

📜 KANUN METNİ — 

"Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür."

— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 66/1

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 09.12.2025 tarihli kararında, adam çalıştıranın sorumluluğunu düzenleyen TBK m. 66 uyarınca çalışanın kendisine verilen işin yürütülmesi sırasında üçüncü kişilere verdiği zararlardan istihdam edenin kusursuz olarak sorumlu tutulduğu yönündeki ilk derece gerekçesini benimseyen kararı onamıştır. (Karardan aktarılarak özetlenmiştir. Yargıtay 6. HD, E. 2025/1601, K. 2025/4238, T. 09.12.2025.)

Sağlık kuruluşunun sorumluluğu yalnızca hekimin eylemiyle de sınırlı değildir. Daire, 11.03.2025 tarihli kararına konu dosyada, operasyondan sonra beklenmesi gereken sürenin bitimine kadar hastanenin gözetim, denetim ve izleme sorumluluğunun bulunduğu yönündeki değerlendirmeyi içeren hükmü incelemiştir. (Karardan aktarılarak özetlenmiştir. Yargıtay 6. HD, E. 2024/7, K. 2025/952, T. 11.03.2025.)

Uygulamada hastaneler, hekimin kendi hastası olduğunu ve aralarında yalnızca hastaneye kabul sözleşmesi bulunduğunu savunmaktadır. Bu savunmanın kabul edilebilmesi, organizasyon yapısının ve sözleşmesel ilişkinin belgeyle ortaya konulmasına bağlıdır.

5. Hastanın Seçimlik Hakları ve Tazminat Kalemleri

Eserdeki ayıp nedeniyle iş sahibi; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim veya ücretsiz onarım haklarından birini kullanabilir. Tüketici işlemi bakımından hizmetin yeniden görülmesi hakkı da eklenir. Bu seçimlik haklarla birlikte genel hükümlere göre maddi ve manevi tazminat istenebilir.

📜 KANUN METNİ — 

"Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır."

— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 475

Estetik Müdahalede Seçimlik Haklar ve Karşılıkları
Seçimlik HakKanuni DayanakEstetik Müdahaledeki Karşılığı
Sözleşmeden dönmeTBK m. 475/1-1; TKHK m. 15Ödenen bedelin iadesi; eserin niteliği gereği aynen iade her zaman mümkün olmaz
Bedelden indirimTBK m. 475/1-2; TKHK m. 15Ayıp oranında ödenen bedelin bir kısmının iadesi
Ücretsiz onarımTBK m. 475/1-3; TKHK m. 15Revizyon operasyonunun masrafı yükleniciye ait olmak üzere yapılması
Hizmetin yeniden görülmesiTKHK m. 15Tüketici işlemine özgü ek seçimlik hak
Maddi ve manevi tazminatTBK m. 475/son ve genel hükümlerSeçimlik hakla birlikte ileri sürülebilir

5.1. Maddi Tazminat Kalemleri ve Mahsup Kuralı

Maddi tazminat talebinde dosyaya göre şu kalemler gündeme gelir: ödenen operasyon bedeli, düzeltme veya revizyon operasyonunun bedeli, ilaç, hastane ve yol giderleri, tedavi süresince uğranılan kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar. Her kalemin belgeyle ispatı gerekir; belgelendirilemeyen tutarlar için talep reddedilebilmektedir.

Hesaplamada gözden kaçırılmaması gereken bir ayrıntı, daha önce iade edilmiş bedellerin mahsup edilmesidir.

"Bu durumda iade edilen 2.000,00 TL’nin 14.000,00 TL’den düşülerek kalan bedele hükmedilmesi gerekirken, bedelin tamamına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir"

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.12.2021 tarihli,  2021/2970 E. ve 2021/2259 K. sayılı İlamı

Başkasına yaptırılan düzeltme operasyonunun bedeli talep edildiğinde, bu bedelin kadri maruf, yani rayice uygun olup olmadığı da incelenmektedir. Bu nedenle revizyon operasyonuna ilişkin fatura ve ödeme belgelerinin eksiksiz sunulması önem taşır.

5.2. Manevi Tazminatın Belirlenmesi

Manevi tazminat, bir ceza değildir ve zenginleşmeye yol açmamalıdır. Takdir edilecek tutar; olayın gelişim biçimi, yatarak tedavi süresi, ek operasyon zorunluluğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile olay tarihindeki paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Bu ölçütlerin uygulamada nasıl işlediğini gösteren tipik bir örnek, 2010 tarihli bir estetik operasyondan doğan ve iki kez Hukuk Genel Kurulu incelemesinden geçen dosyadır. Yargılama sonunda ilk olarak takdir edilen 5.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat, hakkaniyete uygun bulunmayarak yükseltilmiş ve nihayetinde 20.000,00 TL üzerinden kurulan hüküm onanmıştır. (Karardan aktarılarak özetlenmiştir. Yargıtay 6. HD, E. 2024/7, K. 2025/952, T. 11.03.2025.)

6. Zamanaşımı: Hangi Süre Uygulanır?

Estetik müdahaleden doğan taleplerde tek bir zamanaşımı süresi yoktur. Ayıplı eser nedeniyle açılacak davalar TBK m. 478’e, eser sözleşmesinden doğan diğer alacaklar TBK m. 147/6’ya, ayıplı hizmetten sorumluluk ise TKHK m. 16’ya tabidir. Hak kaybını önlemek için en kısa süre esas alınmalıdır.

📜 KANUN METNİ — 

"Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."

— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 478

Estetik Müdahale Kaynaklı Taleplerde Zamanaşımı Süreleri
Talebin DayanağıSüreBaşlangıç ve Not
Ayıplı eser nedeniyle açılacak davalar (TBK m. 478)2 yıl; yüklenicinin ağır kusuru varsa 20 yılTeslim tarihinden itibaren işler
Eser sözleşmesinden doğan diğer alacaklar (TBK m. 147/6)5 yılYüklenicinin ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hali istisnadır
Ağır kusurla hiç veya gereği gibi ifa etmeme (TBK m. 146)10 yılGenel zamanaşımı süresi uygulanır
Ayıplı hizmetten sorumluluk (TKHK m. 16)2 yılHizmetin ifası tarihinden itibaren; ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı uygulanmaz
Haksız fiil sorumluluğu (TBK m. 72)2 yıl ve her halde 10 yılFiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir

Sürelerin çokluğu, uygulamada en sık hak kaybı yaşanan alandır. Talebin hangi hukuki temele dayandırıldığına göre farklı sürelerin uygulanması gündeme geldiğinden, ayıbın fark edildiği tarihte gecikmeksizin hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

TBK m. 474 uyarınca iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Gözden geçirme ve bildirim külfetinin ihmali, eserin mevcut haliyle kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle estetik müdahale sonrasındaki şikayetlerin yazılı biçimde ve tarih bırakacak şekilde iletilmesi önem taşır.

7. Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve 2026 Usul Değişikliği

Estetik müdahale kaynaklı tazminat uyuşmazlıklarında tüketici mahkemesi görevlidir ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile belirsiz alacak davası kaldırılmış, işlevi kısmi davaya aktarılmıştır.

7.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Uyuşmazlık tüketici işleminden kaynaklandığından tüketici mahkemesi görevlidir; tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Nitekim incelenen kararlarda dosyaların İstanbul, Ankara, Antalya, Kayseri ve Diyarbakır tüketici mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin ilgili hukuk daireleri üzerinden Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’ne ulaştığı görülmektedir.

Parasal sınır da görev bakımından belirleyicidir. 23.12.2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ uyarınca 2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında kalan tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe tüketici hakem heyetleri görevlidir. Estetik müdahaleden doğan maddi ve manevi tazminat talepleri çoğunlukla bu sınırın üzerinde kaldığından uyuşmazlık tüketici mahkemesinde görülür.

7.2. Dava Şartı Arabuluculuk

6502 sayılı Kanunun 73/A maddesi uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu şartın yerine getirilmemesi, davanın esasa girilmeden usulden reddine yol açar ve emek, harç ile zaman kaybına neden olur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 05.03.2025 tarihli kararında; zorunlu arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta dava şartının dava açılmadan önce yerine getirilmediği ve mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilebileceği gerekçesiyle kurulan hükmü usul ve kanuna uygun bulmuştur. (Karardan aktarılarak özetlenmiştir. Yargıtay 6. HD, E. 2025/217, K. 2025/888, T. 05.03.2025.)

7.3. Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması ve Kısmi Dava

16.07.2026 tarihinde kabul edilen ve 31.07.2026 tarihli, 33326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Estetik müdahale kaynaklı tazminat davalarında uzun yıllardır tercih edilen bu dava türü artık kullanılamamaktadır.

Kanun koyucu, kaldırılan kurumun sağladığı korumayı kısmi davaya aktarmıştır.

📜 KANUN METNİ — 

"(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır."

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109/4 (Ek: 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun m. 20)

Pratik sonuç şudur: yeni dönemde açılacak davalarda fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açılmalı, talep artırımı hakkı bir kez kullanılabildiğinden bilirkişi raporuyla zararın netleştiği aşamada değerlendirilmelidir. Geçiş hükmü uyarınca, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış belirsiz alacak davalarında mülga hükümler uygulanmaya devam eder; bu nedenle derdest dosyalarda dava tarihinin tespiti belirleyicidir.

Estetik Ameliyat Hatası Davalarında Usul Haritası (2026)
Usul Başlığı2026 İtibarıyla Durum
Görevli mahkemeTüketici mahkemesi; bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar
Tüketici hakem heyeti sınırı2026 yılı için 186.000 TL; bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvurulur
Dava şartı arabuluculukTKHK m. 73/A uyarınca zorunlu; eksikliği davanın usulden reddine yol açar
Belirsiz alacak davasıHMK m. 107 yürürlükten kaldırıldı (7589 sayılı Kanun, m. 19)
Talep artırımıHMK m. 109/4 uyarınca bir defaya mahsus, tahkikat sona erinceye kadar
Zamanaşımının kesilmesiArtırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır
Geçiş hükmü31.07.2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında mülga hükümler uygulanır

8. İspat, Deliller ve Bilirkişi Kurulunun Oluşumu

Estetik müdahale davalarında bilirkişi incelemesi belirleyicidir. Yargıtay, aralarında üniversitelerden seçilecek akademik kariyere sahip Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanlarının bulunduğu üç kişilik bir kuruldan, eser sözleşmesi hükümleri çerçevesinde denetime elverişli rapor alınmasını aramaktadır.

Sadece tıbbi standarda uygunluğu değerlendiren, sözleşmenin eser niteliğini ve sonuç taahhüdünü tartışmayan raporlar hükme esas alınamaz. Bozma kararlarında bu husus, eksik inceleme ve yetersiz rapor başlığı altında düzenli olarak vurgulanmaktadır.

"aralarında üniversitelerden seçilecek akademik kariyere sahip Estetik Plastik ve Rekonstrüktif cerrahisi konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle gerektiğinde davacı da muayene edilerek, dosyadaki belge ve bilgiler incelenerek alınacak rapora yapılacak itirazlar da dikkate alınıp hekim ve istihdam eden sıfatıyla davalı poliklinik işleticisinin sorumluluğu saptanıp, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir."

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarihli, 2022/5031 E. ve 2024/1876 K. sayılı İlamı

Dosyanın delil altyapısı, çoğu zaman raporun sonucunu da belirler. Toplanması gereken başlıca deliller şunlardır:

Ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar ile varsa dijital simülasyon görselleri

Hasta dosyası, muayene bulguları, ameliyat notları ve anestezi kayıtları

Aydınlatılmış onam formu ve hastaya verilen bilgilendirme belgeleri

Hekim veya klinikle yapılan yazışmalar, mesajlar ve tanıtım içerikleri

Ödeme belgeleri, faturalar, revizyon operasyonuna ilişkin harcama kayıtları

Sonraki hekim raporları, hastane epikrizleri ve varsa Adli Tıp Kurumu raporları

Ameliyat notlarının ayrıntılı tutulmamış olması, tıbbi hata ile komplikasyon ayrımının yapılamamasına yol açabilmekte ve bu belirsizlik kayıt tutma yükümlülüğü bulunan taraf aleyhine değerlendirilebilmektedir.

9. Sonuç ve Değerlendirme

Estetik ameliyat hatası uyuşmazlıkları, tıbbi kusur tartışmasının ötesinde bir sözleşme hukuku sorunudur. Eser sözleşmesi nitelendirmesi, hekimin sonuç taahhüdü altında olduğu ve ayıptan sorumluluk için kusurun aranmadığı sonucunu doğurur. Bu çerçevede komplikasyon savunması, ancak usulüne uygun aydınlatma ve doğru komplikasyon yönetimiyle birlikte anlam kazanır.

Buna karşılık her memnuniyetsizlik hukuki anlamda ayıp değildir. Belirgin bir deformitenin bulunmadığı, aydınlatmanın eksiksiz yapıldığı ve sürecin usulünce yönetildiği dosyalarda ret kararları onanmaktadır. Bu nedenle iddianın nesnel verilerle, özellikle görsel ve tıbbi kayıtlarla desteklenmesi belirleyicidir.

Usul boyutu ise 2026 yılında köklü biçimde değişmiştir. Dava şartı arabuluculuk, tüketici hakem heyeti parasal sınırı, zamanaşımı sürelerinin çokluğu ve belirsiz alacak davasının kaldırılması, sürecin başında yapılacak hukuki değerlendirmenin önemini artırmıştır. Sürecin, somut olayın verileri değerlendirilerek ve süreler gözetilerek yürütülmesi gerekir.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Estetik ameliyat beğenilmezse tazminat alınabilir mi?
Salt beğenmeme tek başına yeterli değildir. Tazminat için, taahhüt edilen sonucun elde edilmemesi veya eserin ayıplı olması gerekir. Ayıp; nesnel olarak saptanabilen deformite, fonksiyon kaybı, kalıcı iz ya da vaat edilen görünümden belirgin sapma ile ortaya konulur.
2Hekimin kusursuz olduğu raporla belirlenirse dava kaybedilir mi?
Hayır. Eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk için kusur aranmaz. Yargıtay, yalnızca tıbbi standarda uygunluğu değerlendiren ve sonuç taahhüdünü tartışmayan raporlara dayanılarak verilen ret kararlarını bozmaktadır. Sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca incelenmelidir.
3Aydınlatılmış onam formu imzalandıysa dava açılamaz mı?
Açılabilir. Onam formu muafiyet belgesi değildir. Formun geçerliliği, öngörülebilir komplikasyonların anlaşılır biçimde açıklanmasına ve hastaya düşünme imkanı tanınmasına bağlıdır. Ortaya çıkan sonuç karşısında formun yeterli olmadığı sonucuna varılabilmektedir.
4Estetik ameliyat davası hangi mahkemede açılır?
Estetik müdahale tüketici işlemi sayıldığından tüketici mahkemesi görevlidir. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
5Estetik ameliyat hatası davasında zamanaşımı ne kadardır?
Tek bir süre yoktur. Ayıplı eser nedeniyle açılacak davalarda TBK m. 478 uyarınca iki yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıl; ayıplı hizmetten sorumlulukta TKHK m. 16 uyarınca iki yıl uygulanır. Hak kaybını önlemek için en kısa süre esas alınmalıdır.
6Ameliyatın yapıldığı hastane de sorumlu tutulabilir mi?
Evet. Sağlık kuruluşu, TBK m. 66 uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluk esasına göre sorumlu tutulabilir. Ayrıca operasyon sonrası gözetim ve izleme yükümlülüğü de bulunmaktadır. Hekim ile işletmeci hastaya karşı birlikte sorumlu olabilir.
7Belirsiz alacak davası kaldırıldı, tazminat nasıl talep edilecek?
31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle HMK m. 107 kaldırılmıştır. Yeni dönemde kısmi dava açılmalıdır. HMK m. 109/4 uyarınca talep, bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar artırılabilir ve zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.