BU MAKALEDE NE BULACAKSINIZ?
•Sigorta kuruluşuna yazılı başvurunun neden zorunlu olduğu ve hangi hükme dayandığı
•"Geçerli başvuru" kavramı: Genel Şartlar Ek-6 belgeleri ve maluliyet raporu ölçütü
•Eksik belgeyle yapılan başvurunun mahkeme ve tahkim yolunda farklı sonuç doğurması
•Başvuru yapılmadan dava açılması halinde kesin süre verilip verilmeyeceği
•Arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı ve arabuluculuk giderinin kime yükleneceği
•2026 yılı başvuru ücretleri ile itiraz, temyiz ve heyet teşekkül sınırları
Sigorta tahkim komisyonu başvurusu, sigorta kuruluşu ile uyuşmazlığa düşen kişinin, devlet yargısına gitmeden uyuşmazlığını sigorta hakemleri önünde çözdüğü kurumsal bir tahkim yoludur. Zorunlu trafik sigortasından doğan tazminat taleplerinde bu yola ya da mahkemeye gidilebilmesi, kanunla öngörülen bir ön adımın tamamlanmasına bağlıdır: zarar görenin önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapmış olması gerekir.
Uygulamada dosyaların önemli bir bölümü esasa girilmeden, tam da bu ön adım nedeniyle kaybedilmektedir. Başvurunun hiç yapılmamış olması kadar, yapılan başvurunun mevzuatta aranan belgeleri taşımaması da başvuruyu geçersiz kılabilmektedir. Üstelik bu iki ihtimalin sonuçları, mahkeme yolu ile tahkim yolu bakımından birbirinden ayrışmaktadır: mahkemede eksikliğin giderilmesi için süre verilebilirken, Sigorta Tahkim Komisyonu uygulamasında başvuru doğrudan usulden reddedilebilmektedir.
Aşağıda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 çerçevesindeki başvuru şartı; bölge adliye mahkemeleri, asliye ticaret mahkemeleri, Sigorta Tahkim Komisyonu hakem heyetleri ve Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Yargı kararları arasındaki görüş ayrılıkları da ayrıca gösterilmiştir.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Tazminat Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Sigorta Tahkim Komisyonu Nedir ve Hangi Uyuşmazlıklara Bakar?
- 2. Sigorta Kuruluşuna Başvuru Neden Zorunludur?
- 3. Geçerli Başvuru Ne Demektir? Genel Şartlar Ek-6 Belgeleri
- 4. Eksik Belge Başvuruyu Geçersiz Kılar mı? Mahkeme ve Tahkim Ayrımı
- 5. Başvuru Yapılmadan Dava Açılırsa Ne Olur?
- 6. Trafik Sigortası Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Zorunlu mu?
- 7. Başvuru Şartı Hangi Poliçelerde ve Kimlere Karşı Aranır?
- 8. Tahkim Süreci: 2026 Yılı Ücretleri, Parasal Sınırlar ve Kanun Yolları
- 9. Zamanaşımı ve Uygulamada Sık Karşılaşılan Talep Kalemleri
- 10. Sonuç ve Değerlendirme
- 11. İlgili Makaleler
1. Sigorta Tahkim Komisyonu Nedir ve Hangi Uyuşmazlıklara Bakar?
Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 uyarınca Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuş bir kurumsal tahkim merciidir. Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar, sistem üyesi kuruluşlar bakımından sigorta hakemleri eliyle çözülür ve verilen karar ilam niteliğindedir.
Komisyona başvurabilmek için kural olarak karşı tarafın tahkim sistemine üye olması aranır. Ancak zorunlu sigortalarda bu üyelik şartı aranmaksızın başvuru yapılabilmesi mümkündür; zorunlu trafik sigortası da bu kapsamdadır. Zarar gören üçüncü kişiler, yani sürücü, yolcu veya yaya, poliçenin tarafı olmasalar dahi doğrudan sigortacıya yönelebilir.
Tahkim yolunun tercih edilmesindeki temel saik, yargılamanın kural olarak evrak üzerinden ve kısa sürede tamamlanmasıdır. Buna karşılık tahkim yolu, mahkeme yolundan farklı bazı usul kuralları içerir; özellikle ön başvuru şartının denetimi bakımından daha katı bir uygulama benimsenmiştir.
1.1. Uyuşmazlığın Sınırı: Sözleşme ve Poliçe
Hakemler, kendilerine tevdi edilen evrak üzerinden ve tarafların talepleriyle bağlı olarak karar verir. Talep edilmeyen bir kalem hakkında karar verilemeyeceği gibi, talepten fazlasına da hükmedilemez. Bu nedenle başvuru dilekçesinde talep kalemlerinin ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi, uygulamada belirleyici bir öneme sahiptir.
1.2. Tahkim Yolu ile Mahkeme Yolu Arasındaki Seçim
Zarar gören, sigorta kuruluşuna başvurusunun olumsuz sonuçlanması üzerine dilerse dava açar, dilerse tahkime başvurur. Bu bir seçimlik haktır; ancak aynı uyuşmazlık için her iki yola aynı anda gidilemez. Komisyona yapılan başvurularda, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye veya başka bir tahkim merciine intikal ettirilmediğinin beyan edilmesi gerekir.

2. Sigorta Kuruluşuna Başvuru Neden Zorunludur?
Sigorta kuruluşuna yazılı başvuru, zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayanan taleplerde bir dava şartıdır. 2918 sayılı Kanun m. 97 uyarınca zarar gören, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmak zorundadır. Bu şart yerine getirilmeden açılan davada mahkeme işin esasına giremez.
Bu düzenleme, 14.04.2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle getirilmiştir. Değişiklikten önce zarar gören doğrudan sigortacıya karşı dava açabilirken, yeni düzenlemeyle taraflara uyuşmazlığı yargı dışında çözme imkanı tanıyan bir ön aşama öngörülmüştür.
📜 KANUN METNİ —
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
Tahkim yolu bakımından paralel bir düzenleme, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda yer alır. Bu hüküm yalnızca trafik sigortasını değil, Komisyona getirilen tüm uyuşmazlıkları kapsar.
📜 KANUN METNİ —
"Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir."
— 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/13
2.1. Başvurunun Muhatabı, Şekli ve İçeriği
Başvuru, sigorta kuruluşunun merkezine veya şubelerinden birine yapılır. Uygulamada kayıtlı elektronik posta (KEP) ya da iadeli taahhütlü mektup tercih edilir; her iki yöntem de tebliğ tarihinin ispatını sağlar. Başvuruda talebin konusu ve tutarı, kaza tarihi, poliçe bilgisi ve hak sahibine ait banka hesap bilgisi yer almalıdır.
Başvurunun içeriği, yalnızca usulü bir formalite değildir. Sigortacının sorumluluğunun kapsamını belirleyebilmesi için rizikonun teminat içinde gerçekleştiğini ortaya koyan bilgi ve belgelere ihtiyacı bulunur. Bu nedenle uygulamada "alelade bir dilekçe" ile başvuru şartının yerine getirilmiş sayılmayacağı kabul edilmektedir.
2.2. Bekleme Süreleri: 15 Gün mü, 15 İş Günü mü?
Sürelerin kaynağı, gidilecek yola ve poliçe türüne göre değişir. Karayolları Trafik Kanunu m. 97 gün esasına dayalı 15 günlük bir süre öngörürken, Sigortacılık Kanunu m. 30/13 iş günü esasına dayalı 15 iş günlük bir süre düzenlemektedir. Sigortacının ödeme yükümlülüğüne ilişkin süre ise ayrıca düzenlenmiştir.
| Gidilecek Yol / İşlem | Dayanak | Süre |
|---|---|---|
| Mahkemede dava (zorunlu trafik sigortası) | 2918 s. K. m. 97 | 15 gün |
| Sigorta Tahkim Komisyonu (zorunlu trafik sigortası) | 2918 s. K. m. 97 | 15 gün |
| Sigorta Tahkim Komisyonu (diğer sigorta türleri) | 5684 s. K. m. 30/13 | 15 iş günü |
| Sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü | 2918 s. K. m. 99 | 8 iş günü |
Sigortacının, kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya hak sahibinden yeni bir belge talep etmesi halinde, ödeme süresi yeni belgenin sigortacıya ulaştığı tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Bu husus, temerrüt tarihinin ve dolayısıyla faizin başlangıcının belirlenmesinde doğrudan etkilidir.
3. Geçerli Başvuru Ne Demektir? Genel Şartlar Ek-6 Belgeleri
Geçerli başvuru, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Ek-6 bölümünde sayılan belgelerin sigorta kuruluşuna sunulduğu başvurudur. Kanun, hangi belgelerin sunulacağını Genel Şartlar'a yollama yaparak belirlemiştir; bu belgeleri içermeyen bir dilekçe başvuru şartını karşılamaz.
2918 sayılı Kanun m. 99, sigortacıların ödeme yükümlülüğünü "hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri" iletmesine bağlamıştır. Genel Şartlar'ın Ek-6 bölümünde, somut olayın niteliğine göre hangi belgelerin isteneceği ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Böylece "gerekli belgelerle başvuru" kavramı somutlaştırılmıştır.
3.1. Bedensel Zararlarda Aranan Belgeler
Sürekli sakatlık iddiasına dayanan taleplerde Genel Şartlar Ek-6, ilgili yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş bir sağlık kurulu raporu ile hak sahibinin kimlik numarası, kaza raporu, mağdura ait son üç aylık döneme ilişkin ücret belgesi ve hak sahibine ait banka hesap bilgilerini aramaktadır. Bu belgelerden özellikle sağlık kurulu raporu, uyuşmazlıkların merkezinde yer almaktadır.
İtiraz Hakem Heyeti, Genel Şartlar'a 02.08.2016 tarihinde eklenen ve tazminat ödemelerinde istenecek belgeleri gösteren Ek-6 düzenlemesini bir usul kuralı olarak nitelendirmiş; bu belgeler sunulmaksızın yapılan başvurunun geçerli bir başvuru sayılamayacağı, dolayısıyla başvuru sahibinin Komisyona başvurmakta hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varmıştır. Somut olayda sunulan sağlık kurulu raporu, kaza tarihinde uygulanması gereken yönetmelik yerine yürürlükten kalkmış bir yönetmeliğin cetvellerine göre düzenlendiğinden, başvuru dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir.
— Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 04.03.2021 tarihli, K: 2020/İHK-6030 sayılı Kararı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
Daha yakın tarihli bir itiraz kararında ise sağlık kurulu raporunun doğru yönetmeliğe atıfla düzenlendiği belirtilmiş olmasına rağmen, raporun düzenlenme sürecine ilişkin kurallara uyulmadığı tespit edilmiştir. Heyet, deriden kaynaklanan yaralanmalarda maluliyet doğabilmesi için yönetmelik ekinde aranan yüzey ölçütünün karşılanıp karşılanmadığının muayene bulgularından anlaşılamadığını, ayrıca yönetmelikte öngörülen orandan farklı bir oranın hangi gerekçeyle takdir edildiğinin açıklanmadığını belirterek raporu denetime elverişsiz bulmuş ve başvuruyu usulden reddetmiştir.
— Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 27.08.2025 tarihli ve 2025/İHK-84324 K. sayılı Kararı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
Bu kararlardan çıkan pratik sonuç açıktır: rapor yalnızca alınmış olmakla yetinilmemeli, kaza tarihine göre doğru mevzuata dayanıp dayanmadığı ve bulguların denetime elverişli biçimde gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği de kontrol edilmelidir.
3.2. Maluliyet Raporunda Uygulanacak Mevzuat Kaza Tarihine Göre Belirlenir
Yargı kararlarında yerleşik hale gelen ölçüt, maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenmesidir. Yanlış mevzuata dayanan rapor, hem başvurunun geçerliliğini hem de hesaplamanın esasını etkilemektedir.
| Kaza Tarihi | Uygulanacak Mevzuat |
|---|---|
| 11.10.2008 tarihinden önce | Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü |
| 11.10.2008 – 01.09.2013 arası | Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği |
| 01.09.2013 – 01.06.2015 arası | Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği |
| 01.06.2015 – 20.02.2019 arası | Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik |
| 20.02.2019 tarihinden sonra | Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (çocuklar bakımından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik) |
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, maluliyete ilişkin raporun kaza tarihine göre belirlenen yönetmeliğe uygun düzenlenmesi gerektiğini benimsemiş; kaza tarihi 01.06.2015 ile 20.02.2019 arasında kaldığından ilk derece mahkemesinin bu döneme ait yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranını belirlemesini yerinde görmüştür. Aynı kararda hesaplamada TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması da hukuka uygun bulunmuştur.
— Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 16.09.2024 tarihli, 2023/1333 E. ve 2024/1235 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
4. Eksik Belge Başvuruyu Geçersiz Kılar mı? Mahkeme ve Tahkim Ayrımı
Eksik belgenin sonucu, gidilen yola göre değişmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonu uygulamasında Genel Şartlar Ek-6 belgelerini içermeyen başvuru geçersiz sayılmakta ve başvuru usulden reddedilmektedir. Mahkeme uygulamasında ise bazı belgelerin eksikliği, temerrüt tarihini etkilemekle birlikte başvuru şartının hiç yerine getirilmediği anlamına gelmemektedir.
Bu ayrım, uygulamada en çok gözden kaçan noktalardan biridir. Aynı eksik başvuru, mahkemede davanın esasına girilmesini engellemezken, tahkimde başvurunun reddine yol açabilmektedir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, davacının sigorta şirketine yazılı olarak başvurduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı olayda, başvuru evrakının ekinde Genel Şartlar uyarınca bir kısım belgenin eksik olmasının sigorta şirketinin temerrüt tarihi bakımından önem taşıdığını, ancak bu eksikliğin 2918 sayılı Kanun m. 97 anlamında başvuru şartının yerine getirilmediği sonucunu doğurmayacağını belirterek sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf itirazını reddetmiştir.
— Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 16.09.2024 tarihli, 2023/1333 E. ve 2024/1235 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
Buna karşılık Sigorta Tahkim Komisyonu uygulamasında, sigorta kuruluşuna sunulan rapor ile Komisyona sunulan raporun farklı olduğu bir dosyada, sigorta kuruluşuna geçerli bir başvuru yapılmadığı gerekçesiyle 5684 sayılı Kanun m. 30/13 uyarınca başvuru şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmış ve talep usulden reddedilmiştir.
— Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Kararının 16.12.2019 tarihli ve 2019/102994 K. sayılı Kararı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
Tahkim kararlarında ayrıca, geçerli olmayan bir başvurunun tamamlanması için başvurucuya süre verilemeyeceği; dava açmaktaki hukuki yararın başvuru anında mevcut olması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu yaklaşım, usul ekonomisi ilkesinin kanun hükümlerine aykırı hareket etmeyi mümkün kılan genel bir ilke olmadığı düşüncesine dayandırılmaktadır.
5. Başvuru Yapılmadan Dava Açılırsa Ne Olur?
Bölge adliye mahkemelerinin baskın uygulamasına göre, 2918 sayılı Kanun m. 97'deki başvuru şartı tamamlanabilir bir dava şartıdır. Mahkeme, davayı doğrudan reddetmek yerine HMK m. 115/2 uyarınca eksikliğin giderilmesi için kesin süre vermeli; süre içinde başvuru yapılmazsa dava usulden reddedilmelidir.
5.1. Tamamlanabilir Dava Şartı Görüşü
Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin esasa girebilmesi için aranan ve kamu düzeninden sayılan koşullardır. Bu nitelikleri gereği, eksikliğin giderilmesi mümkün olan hallerde HMK m. 115/2 uyarınca kesin süre verilmesi gerekir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açılmasının dahi HMK m. 115/2 anlamında tamamlanabilir dava şartı oluşturduğunu; davacı tarafa kesin süre verilmesi, süre içinde eksikliğin tamamlanması halinde işin esasına girilmesi, aksi halde davanın sigorta şirketi yönünden usulden reddedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin doğrudan usulden ret kararını kaldırmıştır.
— Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 21.12.2023 tarihli, 2022/1952 E. ve 2023/2483 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
Bu noktada bir görüş ayrılığına işaret etmek gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bir kararında, hiç başvuru yapılmamış olması halinde tamamlanabilir bir dava şartından söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Aynı kararda, sigorta kuruluşuna başvurunun yapıldığı süre boyunca zamanaşımının durduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E: 2021/6940, K: 2021/11270, T: 28.12.2021). Karara, başvuru şartının tamamlanabilir nitelikte olduğu ve mahkemeye erişimi engellemediği gerekçesiyle karşı oy yazılmıştır.
5.2. Sürücü ve İşleten Bakımından Başvuru Şartı Aranmaz
Başvuru şartı, sigorta kuruluşuna karşı açılacak davalar bakımından getirilmiştir. Zarar gören, haksız fiilden doğan zararını sigortacıdan talep edebileceği gibi sürücü ve işletenden de talep edebilir; bu kişiler yönünden ön başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, sigorta haricindeki sorumlular hakkında açılacak davalar öncesinde sigorta şirketine müracaata ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığını belirterek, sürücü ve işleten konumundaki davalılar yönünden davaya devam edilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
— Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 21.12.2023 tarihli, 2022/1952 E. ve 2023/2483 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
6. Trafik Sigortası Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Zorunlu trafik sigortasına karşı açılacak davalarda dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. 6325 sayılı Kanun m. 18/A-18, özel kanunlarda alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğu bulunan hallerde dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını düzenlemektedir. Sigorta kuruluşuna başvuru bu nitelikte bir alternatif çözüm yoludur.
📜 KANUN METNİ —
"Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
— 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A, f. 18
Bu sonucun pratik yansıması, arabuluculuk giderleri bakımından ortaya çıkmaktadır. Zorunlu olmadığı halde arabuluculuğa başvurulmuşsa, süreç ihtiyari arabuluculuk niteliğindedir ve ihtiyari arabuluculuk giderleri HMK m. 323 anlamında yargılama giderleri arasında sayılmadığından karşı tarafa yüklenemez.
Öte yandan arabuluculuğun, sigorta kuruluşuna başvurunun yerini alıp alamayacağı tartışmalıdır ve bu noktada yargı kararları ayrışmaktadır.
7. Başvuru Şartı Hangi Poliçelerde ve Kimlere Karşı Aranır?
Başvuru şartı, zorunlu mali sorumluluk sigortası ile 2918 sayılı Kanun m. 100 yollaması nedeniyle ihtiyari mali sorumluluk sigortasında aranır. Tahkim yolunda ise Sigortacılık Kanunu m. 30/13 uyarınca tüm sigorta türlerinde geçerlidir. Ferdi kaza sigortası gibi bu kapsam dışındaki poliçelerde mahkeme yolu bakımından ön başvuru zorunluluğu bulunmaz.
| Talep Muhatabı / Poliçe Türü | Ön Başvuru Şartı | Dayanak |
|---|---|---|
| Zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısı | Var | 2918 s. K. m. 97 |
| İhtiyari mali sorumluluk sigortacısı | Var (ayrıca yapılmalı) | 2918 s. K. m. 100 yollamasıyla m. 97 |
| Diğer sigorta türleri (yalnızca tahkim yolu) | Var | 5684 s. K. m. 30/13 |
| Ferdi kaza sigortacısı (mahkeme yolu) | Yok | Kapsam dışı; yasal düzenleme bulunmuyor |
| Sürücü, işleten ve teşebbüs sahibi | Yok | Genel haksız fiil hükümleri |
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, dava konusu poliçenin bireysel ferdi kaza sigortası olduğu ve 2918 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi gereken zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi niteliği taşımadığı olayda, bu poliçe bakımından dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğuna ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin usulden ret kararını kaldırmıştır.
— Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 27.12.2022 tarihli, 2022/2389 E. ve 2022/1530 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
8. Tahkim Süreci: 2026 Yılı Ücretleri, Parasal Sınırlar ve Kanun Yolları
Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda, uyuşmazlık tutarına göre kademeli bir başvuru ücreti ile tebligat gideri ödenir. Hakem kararlarına karşı Komisyon nezdinde itiraz, itiraz hakem heyeti kararlarına karşı ise Yargıtay nezdinde temyiz yolu, ilgili parasal sınırların aşılması halinde açıktır.
Başvuru elektronik ortamda yapılır ve ücret yatırılmadan işleme alınmaz. Raportör ön incelemesinde, sigorta kuruluşuna başvuru yapılıp yapılmadığı ve bekleme süresinin dolup dolmadığı resen denetlenir. Bu nedenle ön başvuruya ilişkin belgelerin başvuru ekinde sunulması gerekir.
| Uyuşmazlığa Konu Miktar (TL) | Başvuru Ücreti (KDV Dahil) |
|---|---|
| 0 – 8.500 | 600 TL |
| 8.501 – 17.000 | 1.200 TL |
| 17.001 – 85.000 | 1.750 TL |
| 85.001 ve üzeri | Uyuşmazlık tutarının %1,8'i (en az 1.750 TL) |
Başvuru ücretine ek olarak tebligat gideri alınmaktadır. Geçerli bir kayıtlı elektronik posta adresi beyan eden başvurucular için 75 TL, beyan etmeyenler için 325 TL öngörülmüştür. İtiraz başvurularında da aynı ücret tarifesi uygulanır. Bilirkişi incelemesine karar verilmesi halinde takdir edilen bilirkişi ücreti ayrıca yatırılır.
| İşlem | Parasal Sınır (22.01.2026 itibarıyla) |
|---|---|
| En az üç kişilik hakem heyeti ile çözüm zorunluluğu | 122.000 TL ve üzeri |
| Komisyon nezdinde itiraz yolu | 35.000 TL ve üzeri |
| Yargıtay nezdinde temyiz yolu | 383.000 TL üzeri |
Bu sınırların altında kalan uyuşmazlıklar hakkında verilen kararlar kesindir. İtiraz ve temyiz başvuruları bakımından kararın verildiği tarihte geçerli olan sınırlar, heyet teşekkülü bakımından ise teşekkülün zorunlu hale geldiği tarihteki sınırlar esas alınır. Parasal sınırlar her yıl güncellendiğinden, başvuru öncesinde Komisyonun resmi duyurularının kontrol edilmesi gerekir.
Vekalet Ücreti Bakımından Özel Düzenleme
Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Sigortacılık Kanunu m. 30/17 uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen ücretin beşte biridir. Tahkim kararlarında, bu hükmün kanun düzeyinde bir düzenleme olması nedeniyle, kapsamını genişleten yönetmelik hükmü yerine kanunun uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu değerlendirme, normlar hiyerarşisi gereği kanuna aykırı yönetmelik hükmünün uygulanmayacağı yönündeki yerleşik anlayışa dayanmaktadır.
9. Zamanaşımı ve Uygulamada Sık Karşılaşılan Talep Kalemleri
Trafik kazasından doğan tazminat talepleri haksız fiil zamanaşımına tabidir; fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Sigorta kuruluşuna yapılan başvurunun sonuçlanmasını beklemek zorunda olan zarar gören bakımından, bu süre boyunca zamanaşımının durduğu yönünde yargı kararı bulunmaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sigorta kuruluşuna başvuru yapılmadan alacağın mahkemede veya tahkimde talep edilemeyeceğinden hareketle, başvurunun yapıldığı süre boyunca zamanaşımının durduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu değerlendirmede, alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülme imkanının bulunmamasını zamanaşımını durduran sebep olarak gösteren TBK m. 153/6 hükmü esas alınmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E: 2021/6940, K: 2021/11270, T: 28.12.2021).
9.1. Araç Değer Kaybı
Araç değer kaybı, kaza sonucu onarılan aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmadır ve dolaylı değil doğrudan zarar niteliğindedir. Hesaplamada aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, hasar gören parçalar ve önceki hasar kayıtları dikkate alınarak, kaza öncesi hasarsız rayiç değer ile onarım sonrası rayiç değer arasındaki fark esas alınır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları sonrasında, hesaplamanın genel şartlardaki formül yerine gerçek zarar ilkesine göre yapılması gerektiği yönündeki yaklaşım güçlenmiştir.
9.2. Onarım Bedeli, KDV ve Eşdeğer Parça
Sigortacı gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğundan, hasar bedelinin hesabında katma değer vergisi de dikkate alınmaktadır. Tahkim kararlarında, parça bedelleri üzerinden iskonto uygulanmaksızın zararın tespit edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Aracın onarımının ekonomik olmadığı hallerde ise gerçek zarar, kaza öncesi rayiç değer ile sovtaj (hurda) değeri arasındaki fark üzerinden belirlenir.
9.3. Ekspertiz Ücreti
Rizikonun ve tazminat borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderler, TTK m. 1426 uyarınca sigortacı tarafından karşılanır. Tahkim kararlarında, zararın tespiti için ödenen ekspertiz ücretinin bu kapsamda makul gider sayıldığı ve sigortacıdan tahsiline hükmedildiği görülmektedir (Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Kararı, K: 2023/318283, T: 27.09.2023).
9.4. İkame Araç Bedeli
Araç mahrumiyeti bedelinde belirleyici ölçüt, aracın fiilen kaç gün serviste kaldığı değil, makul onarım süresidir. Bu süreyi aşan günler için talep edilen bedelin sorumlulara yüklenemeyeceği; ayrıca ikame aracın hasarlı araçla makul biçimde denk nitelikte olması gerektiği yargı kararlarında vurgulanmaktadır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının bu kalemi kapsayıp kapsamadığı ise poliçe ve genel şartlar çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
10. Sonuç ve Değerlendirme
Zorunlu trafik sigortasından doğan taleplerde sigorta kuruluşuna yazılı başvuru, esasa ilişkin hiçbir tartışmaya girilmeden dosyanın kaderini belirleyebilecek bir usul kuralıdır. Başvurunun varlığı kadar geçerliliği de denetlenmekte; Genel Şartlar ekinde sayılan belgeler, özellikle kaza tarihine uygun mevzuata göre düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, tahkim yolunda başvurunun kabul edilebilirliğini doğrudan etkilemektedir.
Mahkeme yolu ile tahkim yolu arasındaki farklılık, uygulamada dikkat gerektiren temel noktadır. Bölge adliye mahkemeleri eksikliğin tamamlanması için kesin süre verilmesi gerektiğini benimserken, Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarında geçersiz başvurunun sonradan tamamlanamayacağı yönünde bir çizgi izlenmektedir. Arabuluculuğun sigorta kuruluşuna başvurunun yerini alıp alamayacağı konusunda da yargı kararları arasında ayrışma bulunmaktadır.
Bu tablo karşısında, kaza sonrası sürecin en başından itibaren belge yönetiminin planlanması; başvurunun muhatabı, içeriği, ekleri ve tebliğ tarihinin ispat edilebilir biçimde kayıt altına alınması önem taşımaktadır. Zamanaşımı, temerrüt tarihi ve faiz türü gibi hususların da aynı süreçte değerlendirilmesi gerekir. Her uyuşmazlığın kendi maddi vakıaları, poliçe içeriği ve kaza tarihindeki mevzuat çerçevesinde ayrıca incelenmesi, sürecin hukuki güvenlik içinde yürütülmesi bakımından belirleyicidir.













