...
Boşanma davası sürecinde ve sonrasında hükmedilen nafaka türleri ile mali yükümlülüklerin hesaplanmasını sembolize eden; ahşap masa üzerinde duran kırık kalpli aile figürleri, madeni paralar ve bir hesap makinesinin yer aldığı kurumsal aile hukuku görseli.

Nafaka Türleri: Tedbir, İştirak, Yoksulluk ve Yardım Nafakası

Temmuz 7, 2026
Bir hukuk ofisinde veya mahkeme salonunda, arka planda adalet terazisi ve evrak imzalayan hukukçu silüetinin önünde yer alan, ebeveyn ile çocuk ilişkilerini ve yasal ayrılık süreçlerini simgeleyen ahşap figürler ile ortadaki hâkim tokmağını gösteren, velayetin değiştirilmesi davası ve velayet hakkının kötüye kullanılması konularıyla ilgili kurumsal aile hukuku görseli.

Velayetin Değiştirilmesi Davası: 2026 Kapsamlı Rehber

Temmuz 8, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Nafaka Artırım ve İndirim Davası: Şartları, Süreci ve Yargıtay Kararları

Makale Yol Haritası
Nafaka Türleri ➔ Artırım Şartları ➔ İndirim ve Kaldırma ➔ Artış Oranı (ÜFE) ➔ Yetki ve Temyiz ➔ Sonuç

Nafaka artırım davası, boşanma hükmüyle veya daha sonra belirlenmiş nafaka miktarının; tarafların mali durumundaki değişme, çocuğun artan ihtiyaçları ya da paranın alım gücündeki düşüş nedeniyle yeniden ve daha yüksek bir tutara bağlanması için açılan inşai nitelikte bir davadır. Aynı hukuki mekanizmanın tersi olan nafaka indirim (azaltma) davası ise, ödeme gücü zayıflayan yükümlünün mevcut nafakanın düşürülmesini ya da kaldırılmasını talep etmesini sağlar.

İştirak nafakasının uyarlanması Türk Medeni Kanunu’nun 331. maddesine, yoksulluk nafakasının uyarlanması ise 176/4. maddesine dayanır. Her iki dava da kural olarak açıldığı tarihten itibaren sonuç doğurur; yoksulluk nafakasında ise yıllık artış oranı yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi katı biçimde uygulanır. Bu rehber, güncel Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararları ışığında sürecin şartlarını, yetkili mahkemeyi, artış oranını ve temyiz sınırını nesnel biçimde ele almaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Nafaka Artırım ve İndirim Davası Nedir?

Nafaka artırım ve indirim davası, mevcut nafakanın miktarını değişen ekonomik ve sosyal şartlara uyarlayan davadır. İştirak nafakasında TMK m. 331, yoksulluk nafakasında TMK m. 176/4 uygulanır. Karar, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm doğurur ve tarafların durumundaki değişikliğin ispatını gerektirir.

Nafaka, statik bir borç değil; tarafların yaşam standardını korumayı amaçlayan dinamik bir yükümlülüktür. Bu nedenle başlangıçta kurulan denge zamanla bozulduğunda, taraflardan biri mahkemeye başvurarak miktarın yeniden belirlenmesini isteyebilir. Uyarlama yalnızca irat (periyodik ödeme) biçiminde bağlanan nafakalar için mümkündür; toptan ödenmiş nafakalarda uyarlama gündeme gelmez.

Nafaka, uygulamada bakım nafakası üst başlığı altında eşe yönelik (tedbir ve yoksulluk) ve çocuğa yönelik (tedbir ve iştirak) olmak üzere ayrılır. Artırım ve indirim davalarının çekirdeğini, boşanma sonrası devam eden yoksulluk ve iştirak nafakaları oluşturur.

📜 KANUN METNİ — 

“Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 331

2. Nafaka Artırım Davasının Şartları Nelerdir?

Nafaka artırımının temel şartı, tarafların mali durumunda boşanma tarihindeki koşullara göre önemli ve kalıcı bir değişikliğin gerçekleşmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesidir. Enflasyon nedeniyle paranın alım gücündeki düşüş de tek başına artırım gerekçesi olabilir. İspat yükü, değişikliği ileri süren taraftadır.

Yargıtay uygulamasında, tarafların gelir durumunda olağanüstü bir değişiklik bulunmasa dahi, aradan geçen süre ve paranın satın alma gücündeki düşüş dikkate alınarak nafakanın en azından TÜİK tarafından açıklanan ÜFE oranında artırılması ve böylece taraflar arasındaki dengenin yeniden kurulması benimsenmektedir (Yargıtay 2. HD, 28.06.2021, 2021/4645 E., 2021/5308 K.).

📜 KANUN METNİ — 

“Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176/4

2.1. İştirak Nafakasının Artırılması

İştirak nafakası davalarında çocuğun üstün yararı ve artan ihtiyaçları ön plandadır. Nafaka miktarı; çocuğun yaşı ve eğitim durumu, artan ihtiyaçları, yükümlünün gelir durumu ile TMK m. 4’teki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirilerek belirlenir. Günün ekonomik koşullarına ve çocuğun ihtiyaçlarına göre düşük kalan iştirak nafakası miktarları Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmaktadır (Yargıtay 2. HD, 18.05.2023, 2023/2732 E., 2023/2573 K.; 11.05.2023, 2023/3143 E., 2023/2356 K.).

İştirak nafakası kamu düzenine ilişkin olduğundan, çocuk için nafakaya hükmedilmesi kural olarak talebe bağlı değildir. Yargıtay, çocuğa yönelik nafaka talebinin yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini; bunun iddianın genişletilmesi sayılmadığını ve ıslah gerektirmediğini vurgulamaktadır.

“çocuklara yönelik tedbir nafakası ile iştirak nafakalarına Mahkemece re'sen hükmedilebileceği, yine yargılama aşamasında da her zaman istenebileceği; sonradan istenmesi veya isteğin artırılmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde bulunmadığı gibi artırım veya istek için ıslah talebinde bulunulmasına da gerek olmadığı”

— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.10.2025 tarihli, 2025/1605 E. ve 2025/8984 K. sayılı İlamı

2.2. Yoksulluk Nafakasının Artırılması

Yoksulluk nafakasının artırılmasında tarafların yaşı, sosyal durumları ve paranın satın alma gücündeki değişim değerlendirilir. Uzun süre güncellenmemiş ve enflasyon karşısında yetersiz kalan nafakalarda, hakkaniyet ilkesi gereği belirgin artışlar Yargıtay denetiminden geçebilmektedir. Örneğin aylık 5.000,00 TL olan yoksulluk nafakasının ekonomik koşullar ve hakkaniyet gereği aylık 40.000,00 TL’ye çıkarılmasına ilişkin karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 19.09.2024, 2024/3264 E., 2024/6210 K.).

Yoksulluk nafakası üzerinde taraflar serbestçe tasarruf edebilir. Hukuk Genel Kurulu’na göre avukatlar ve müvekkillerince imzalanan uzlaşma tutanakları İcra ve İflas Kanunu m. 38 anlamında ilam niteliğinde olup, bu belgelerle nafaka miktarı belirlenebilir ya da artırılabilir (Yargıtay HGK, 20.10.2022, 2019/501 E., 2022/1346 K.). Ancak tutanaktaki edimlerin net ve koşulsuz olması, aksi hâlde belgenin ilam niteliği taşımaması riski bulunur.

İştirak Nafakası ile Yoksulluk Nafakasının Uyarlanmasında Temel Farklar
Ölçüt İştirak Nafakası (TMK m. 331) Yoksulluk Nafakası (TMK m. 176/4)
Yasal dayanak TMK m. 330 ve 331 TMK m. 175 ve 176/4
Korunan menfaat Çocuğun üstün yararı; kamu düzenine ilişkindir Yoksulluğa düşen eşin geçimi
Taleple bağlılık (HMK m. 26) Miktara hükümde uygulanır; ancak nafakanın kendisine re'sen hükmedilebilir Katı biçimde uygulanır; talep aşılamaz
Artış oranı (endeksleme) Talep hâlinde ÜFE oranında karara bağlanabilir Yalnızca açık talep varsa hükmedilir
Süre şartı Belirli bir süre geçmesi aranmaz Nafaka hakkı sürdükçe her zaman açılabilir

3. Nafaka İndirim (Azaltma) ve Kaldırma Davası

Nafaka indirim davası, ödeme gücü belirgin biçimde zayıflayan yükümlünün nafakanın azaltılmasını; kaldırma davası ise nafaka şartlarının tamamen ortadan kalktığını ileri sürerek yükümlülüğün sona erdirilmesini talep ettiği davadır. Her ikisinde de değişikliğin somut delillerle ispatı zorunludur.

Yargıtay, her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanacağını; nafakanın kaldırılması veya azaltılması için tarafların sosyal ve ekonomik durumunda bu yönde bir değişikliğin ispatlanması gerektiğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir (Yargıtay 2. HD, 08.06.2022, 2022/4180 E., 2022/5467 K.; karardan aktarılarak özetlenmiştir). Gelir kaybı, işsizlik ya da ağır hastalık gibi olgular ispatlanamıyorsa indirim/kaldırma talebi reddedilir.

Anlaşmalı boşanma protokolüyle belirlenen nafakanın azaltılması taleplerinde ölçü daha da katıdır. Tarafların özgür iradeleriyle kurdukları sözleşmede önemli bir değişiklik gerektirecek sebepler yoksa protokol hükümlerine sadakat esastır; koşullar öngörülemez biçimde değişmedikçe indirim kararı verilmesi bozma nedenidir (Yargıtay 2. HD, 22.03.2023, 2022/10713 E., 2023/1189 K.).

Uygulama açısından kritik bir nokta, geriye yürüme rejimidir: indirim davası sürerken eski (yüksek) miktarı ödemeye devam eden yükümlü, davanın kabulü hâlinde dava tarihinden itibaren fazladan ödediği tutarları koşulları oluştuğunda geri talep edebilir.

4. Yıllık Artış Oranı (Endeksleme) ve Taleple Bağlılık İlkesi

Nafakaya yıllık ÜFE/TÜFE artışı (endeksleme) uygulanabilmesi için davacının bunu açıkça talep etmesi gerekir. HMK m. 26’daki taleple bağlılık ilkesi uyarınca hâkim, talep edilmeyen artış oranına kendiliğinden hükmedemez; aksi hâlde karar bozulur. Endeksleme talebi, her yıl yeni dava açma yükünü ortadan kaldırır.

📜 KANUN METNİ — 

“Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26/1

Yargıtay, davacı tarafından yıllık artış talep edilmediği hâlde nafakaya ÜFE artışı uygulanmasını taleple bağlılık ilkesine aykırı bularak bozma ve kanun yararına bozma nedeni saymaktadır (Yargıtay 2. HD, 26.09.2023, 2023/5359 E., 2023/4198 K.; 20.12.2022, 2022/9235 E., 2022/10545 K.). Buna karşılık davacı artış oranı talep etmiş ancak mahkeme bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmamışsa, bu eksik hüküm de usul ve kanuna aykırılık oluşturur (Yargıtay 2. HD, 05.12.2024, 2024/1583 E., 2024/9557 K.).

Yıllık Artış Oranı (Endeksleme) Talebine Göre Yargıtay Uygulaması
Durum Sonuç
Artış (ÜFE/TÜFE) açıkça talep edilmiş Denge korunması için genellikle ÜFE oranında artışa hükmedilir
Artış talep edilmemiş, buna rağmen hükmedilmiş Taleple bağlılık ihlali; bozma / kanun yararına bozma nedeni
Artış talep edilmiş, mahkeme karar vermemiş Eksik hüküm; usul ve kanuna aykırılık, düzeltilerek onama/bozma

5. Yetkili Mahkeme ve Temyiz Kesinlik Sınırı

Nafaka artırım ve indirim davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanmadan sonra açılan yoksulluk nafakası uyarlama davalarında yetkili mahkeme, TMK m. 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. İştirak nafakasında ise davalının veya alacaklının yerleşim yeri ya da çocuğun oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Örneğin nafaka alacaklısı İstanbul’da ikamet ediyorsa, boşanma sonrası uyarlama davası İstanbul’daki aile mahkemelerinde (yargı çevresine göre İstanbul Adalet Sarayı veya İstanbul Anadolu Adalet Sarayı bünyesindeki aile mahkemeleri) görülür. Yetki, somut olayın tarafların yerleşim yerine göre değerlendirilir; bu husus dava açılmadan önce dikkatle belirlenmelidir.

Nafaka davalarında basit yargılama usulü uygulanır. Zamanaşımı bakımından, TMK m. 178’deki bir yıllık süre boşanmaya bağlı tazminat ve ilk kez istenecek yoksulluk nafakası içindir; mevcut bir nafakanın artırılması veya azaltılması talepleri için bu süre işlemez, nafaka hakkı sürdükçe her zaman dava açılabilir.

Kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın yasal kesinlik sınırını aşması gerekir. HMK m. 362 uyarınca yıllık nafaka artış miktarı veya toplam değer, karar tarihindeki parasal sınırın altında kalıyorsa temyiz istemi reddedilir (Yargıtay 2. HD, 07.06.2022, 2022/4670 E., 2022/5460 K.; 12.09.2024, 2024/3107 E., 2024/5790 K.). Uygulamada, örneğin yıllık 60.000,00 TL’lik bir nafaka artış miktarının kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddedildiği kararlar bulunmaktadır (Yargıtay 2. HD, 10.09.2024, 2024/5549 E., 2024/5627 K.).

6. Sonuç ve Değerlendirme

Nafaka artırım ve indirim davaları, boşanmayla kurulan ekonomik dengeyi değişen hayat koşullarına uyarlamayı amaçlar. İştirak nafakasında çocuğun üstün yararı ve hakkaniyet ilkesi hâkimin takdir alanını genişletirken, yoksulluk nafakasında taleple bağlılık ilkesi ve mali durumdaki değişikliğin ispatı belirleyici olmaktadır. Kararların dava tarihinden itibaren sonuç doğurması, sürecin doğru zamanda ve doğru taleplerle başlatılmasını önemli kılar.

Talep edilecek miktarın güncel ekonomik verilerle ve karşı tarafın mali gücüyle orantılı biçimde belirlenmesi, gelecek yıllar için ÜFE/TÜFE artışının açıkça istenmesi ve yetkili mahkemenin doğru saptanması, usul ekonomisi ve hak kaybının önlenmesi bakımından kritik unsurlardır. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, sürecin ilgili mevzuat ve güncel içtihat çerçevesinde profesyonelce değerlendirilmesi yerinde olur.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Nafaka artırım davası ne zaman açılabilir?
Nafaka artırım davası, mevcut bir irat nafakası bulunduğu sürece her zaman açılabilir. Belirli bir süre geçmesi şart değildir; tarafların mali durumundaki değişme veya paranın alım gücündeki düşüş yeterli olabilir. Karar, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm doğurur.
2Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?
Hayır. Nafakaya yıllık ÜFE/TÜFE artışı uygulanabilmesi için bunun davada açıkça talep edilmesi ve mahkemece karara bağlanması gerekir. HMK m. 26 uyarınca hâkim, talep edilmeyen artış oranına kendiliğinden hükmedemez.
3Nafaka indirim davası hangi durumlarda kabul edilir?
Nafaka indirim davası, yükümlünün ödeme gücünde önemli ve kalıcı bir azalma (gelir kaybı, işsizlik, ağır hastalık) ya da hakkaniyeti gerektiren bir değişiklik somut delillerle ispatlandığında kabul edilebilir. Değişiklik ispatlanamazsa talep reddedilir.
4İştirak nafakası artırımında taleple bağlılık uygulanır mı?
İştirak nafakasına hükmedilmesi çocuğun üstün yararı gereği talebe bağlı değildir ve re'sen karar verilebilir. Bununla birlikte miktar yönünden Yargıtay taleple bağlılık ilkesini gözetmekte, talep edilenden fazlasına hükmedilmesini kural olarak bozma nedeni saymaktadır.
5Nafaka artırım davasında yetkili mahkeme neresidir?
Boşanmadan sonra açılan yoksulluk nafakası uyarlama davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 177). İştirak nafakasında davalının veya alacaklının yerleşim yeri ya da çocuğun oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir.