...
Velayet hakkı ihlal edilerek rıza dışı bir ülkeye götürülen müşterek çocuğun durumunu, uluslararası çocuk kaçırma vakalarını ve Lahey Sözleşmesi kapsamında havalimanlarında uygulanan sınır/iade prosedürlerini sembolize eden; havalimanı terminalinde camdan uçak pistine bakan bir anne ve iki küçük çocuğu ile arkadaki bavulu gösteren kurumsal uluslararası hukuk görseli.

Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi Kapsamında Çocuğun İadesi

Temmuz 8, 2026
Evlilik dışı doğan çocuğun biyolojik babası ile soybağının kurulması amacıyla açılan babalık davası sürecini, mahkeme kararıyla Adli Tıp Kurumu tarafından yürütülen kan ve DNA profil incelemelerini sembolize eden; tıbbi laboratuvarda elinde "DNA - TEST" yazılı kan tüpü tutan eldivenli bir tıp uzmanını ve arka plandaki tıbbi evrakları gösteren kurumsal hukuk görseli.

Babalık Davası ve DNA Testi

Temmuz 10, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Uzaklaştırma Kararı: 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma ve Önleyici Tedbirler

Makale Yol Haritası
Başvuru ve Merciler ➔ Tedbir Türleri ➔ Süre ve İtiraz ➔ İhlal ve Zorlama Hapsi ➔ Sonuç

Uzaklaştırma kararı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişinin müşterek konuttan ya da mağdurun bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılmasını sağlayan önleyici bir tedbir kararıdır. Kanun; yalnızca fiilen şiddete uğrayanları değil, şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını da koruma kapsamına alır.

Uygulamada “uzaklaştırma kararı” olarak anılan bu koruma, delil veya belge şartına bağlı olmaksızın, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hakiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir. Karar ilk seferinde en çok altı ay için verilir; karara karşı iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir ve karara aykırı hareket eden kişi hakkında zorlama hapsi uygulanır. Bu rehberde koruyucu ve önleyici tedbirlerin farkı, başvuru usulü, süre, itiraz yolu ve ihlalin sonuçları güncel Yargıtay ve Danıştay kararları ışığında açıklanmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Uzaklaştırma Kararı (Koruma Kararı) Nedir?

Uzaklaştırma kararı, 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki önleyici tedbirlerden biridir. Şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhal uzaklaştırılmasını ve konutun korunan kişiye tahsisini kapsar. Amacı, mağdurun can güvenliğini hızla temin etmek ve şiddetin tekrarını önlemektir.

Halk arasında “koruma kararı” ve “uzaklaştırma kararı” birbirinin yerine kullanılsa da, Kanun tedbirleri iki temel kategoriye ayırır. Koruyucu tedbirler mağdur lehine (m. 3-4); önleyici tedbirler ise şiddet uygulayan aleyhine (m. 5) verilir. “Uzaklaştırma”, önleyici tedbirlerin en sık uygulananıdır.

1.1. Kanunun Koruma Kapsamı: Kimler Korunur?

6284 sayılı Kanun’un amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek tarafı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunmasıdır. Şiddet kavramı dar yorumlanmaz; fiziksel saldırının yanı sıra tehdit, hakaret, aşağılama ile psikolojik, cinsel, sözlü ve ekonomik her türlü tutum ve davranış bu kapsamdadır.

1.2. Önleyici Tedbirlerin İçeriği (m. 5)

Hakim; konuttan uzaklaştırma ile birlikte yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, silah teslimi ve çocuklarla kişisel ilişkinin sınırlanması gibi tedbirlerin birine, birkaçına veya benzerlerine karar verebilir. Kanun metni, uygulanabilecek tedbirleri aşağıdaki gibi sayılmıştır.

📜 KANUN METNİ — 

‘’(1) Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:

a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.

b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.

c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.

ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.

d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.

e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.

f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.

g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.

ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.

h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.

ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.’’

-6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5/1

2. Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?

Uzaklaştırma kararı; ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. En çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hakiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir. İhbar veya şikayet üzerine resen de karar verilebilir.

2.1. Başvuru Mercileri: Hakim, Mülki Amir ve Kolluk

6284 sayılı Kanun çok aktörlü bir yetki paylaşımı öngörür. Önleyici tedbirler kural olarak hakim tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde uzaklaştırma ve yaklaşmama gibi bazı tedbirler kolluk amirince de alınabilir; kolluk amiri evrakı en geç ilk işgünü içinde hakimin onayına sunar ve hakim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

2.2. Delil ve Belge Aranmaması (m. 8/3)

Kanun’un en önemli usul kolaylığı, koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmamasıdır. Bu ilke, mağdurun ikincil örselenmesini önler ve korumaya erişimi hızlandırır. Önleyici tedbir kararı ise geciktirilmeksizin verilir.

📜 KANUN METNİ — 

‘’(2) Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir.

(3) Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez.’’

-6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 8/2-3

Başvuru sonrası uyuşmazlık çıktığında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında talep edilen önleyici tedbir kararlarına ilişkin uyuşmazlıkların aile mahkemesince sonuçlandırılması gerektiğini kabul etmiştir (E. 2024/11501, K. 2025/3808, T. 24.03.2025).

Tablo: Koruyucu Tedbir ile Önleyici Tedbir Karşılaştırması
Karşılaştırma Ölçütü Koruyucu Tedbir (m. 3-4) Önleyici Tedbir (m. 5)
Hakkında verilir Şiddet mağduru / risk altındaki kişi Şiddet uygulayan / uygulama tehlikesi bulunan kişi
Örnek tedbirler Barınma yeri, geçici maddi yardım, kreş, aile konutu şerhi Konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim yasağı, silah teslimi
Delil şartı Şiddetin uygulandığına dair delil/belge aranmaz (m. 8/3) Şiddet riskine ilişkin olguların değerlendirilmesi gerekir
Karar mercii Mülki amir / hakim / gecikmede kolluk Hakim / gecikmede kolluk amiri (ilk iş günü onaya)
Amaç Mağdurun temel ihtiyaç ve güvenliğinin sağlanması Failin eyleminin engellenmesi, tekrarının önlenmesi

3. Uzaklaştırma Kararı Kaç Gün/Ay Sürer ve Nasıl Uzatılır?

Tedbir kararı ilk seferinde en çok altı ay için verilir. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceği anlaşılırsa; resen ya da talep üzerine süre uzatılabilir, şekli değiştirilebilir veya aynen devam ettirilebilir. Altı aylık sınır tek bir tedbir dönemi içindir; tehlike sürdükçe yenilenebilir.

Uygulamada kolluk amirince alınan tedbirler daha kısa (örneğin 15-30 gün) uygulanabilir; hakim onayıyla süre ve kapsam netleşir. Süre bitiminde riskin devam edip etmediği değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi içtihadına göre, şiddet riskinin ortadan kalktığına dair yeterli araştırma yapılmadan tedbirlerin kaldırılması hak ihlaline yol açabilir.

4. Uzaklaştırma Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

6284 sayılı Kanun’a göre verilen kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

İtiraz, kararla ilgili tüm taraflar (hem korunan kişi hem de hakkında tedbir verilen kişi) bakımından açıktır. İtiraz dilekçesinde, tek taraflı beyana dayanılarak verilen tedbirin yerindeliğini çürütecek olgu ve deliller sunulması önem taşır; çünkü itiraz mercii, sunulan deliller çerçevesinde değerlendirme yapar.

📜 KANUN METNİ — 

‘’(1) Bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.

(3) İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.’’

-6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 9/1 ve 3

Zorlama hapsi kararlarına karşı da aynı iki haftalık itiraz yolu açıktır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, tedbir kararlarının yanı sıra tedbir kararlarına aykırılık dolayısıyla verilen zorlama hapsi kararlarına karşı da aile mahkemesine itiraz edilebileceğini, bunun adil yargılanma hakkının gereği olduğunu kabul etmiştir (E. 2019/3209, K. 2020/1968, T. 22.10.2020).

5. Uzaklaştırma Kararının İhlali ve Zorlama Hapsi

Hakkında tedbir kararı verilen kişi, karara aykırı hareket ederse – eylemi başka bir suç oluştursa bile – hakim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. İhlalin her tekrarında süre 15 günden 30 güne kadar çıkar; toplam süre 6 ayı geçemez.

Zorlama hapsi, hukuki niteliği itibarıyla bir suç karşılığı uygulanan ceza değildir; tedbir kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlayan bir disiplin hapsidir. Bu niteleme, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 22.10.2020 tarihli kararında da Anayasa Mahkemesi içtihadına atıfla vurgulanmıştır.

📜 KANUN METNİ — 

‘’(1) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.

(2) Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.

(3) Zorlama hapsine ilişkin kararlar, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir. Bu kararlar Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.’’

-6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 13

“Konut/İşyeri Dokunulmazlığı” Değil, m. 13 Değerlendirmesi

Uzaklaştırma kararına rağmen konuta veya işyerine giren kişinin eylemi, kural olarak ayrıca konut/işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu değil, 6284 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında zorlama hapsi yönünden değerlendirilir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, uzaklaştırma tedbirine karşın müşterek konuta girme eyleminin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkûmiyet yerine 6284 sayılı Kanun’un 13. maddesi çerçevesinde ele alınması gerektiğine hükmetmiştir (E. 2016/17540, K. 2019/629, T. 09.01.2019).

“suça konu iş yerine girme eyleminden dolayı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 13. maddesi gereğince değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla beraat kararının yerinde olduğu belirlenmiş”

-Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10.04.2023 tarihli, 2022/15612 E. ve 2023/1868 K. sayılı İlamı

(Aynı olayda iş yerinden uzaklaştırma kararını ihlal eden kişi hakkında aile mahkemesince 15 gün zorlama hapsine hükmedildiği kararda açıklanmıştır.)

Tablo: Zorlama Hapsi Süreleri (6284 s.K. m. 13)
Durum Zorlama Hapsi Süresi Dayanak
İlk ihlal 3 gün – 10 gün m. 13/1
İhlalin her tekrarı 15 gün – 30 gün m. 13/2
Toplam üst sınır 6 ayı geçemez m. 13/2
Yerine getiren merci Cumhuriyet başsavcılığı m. 13/3

6. İdarenin Sorumluluğu: Kolluk Denetimi ve Yaşam Hakkı

Önleyici tedbir kararlarının yerine getirilip getirilmediği kolluk tarafından denetlenir. Uygulama Yönetmeliği’ne göre bu denetim, korunan kişinin bulunduğu konutun haftada en az bir kez ziyaret edilmesini de kapsar. Bu yükümlülüğün ihmali, idarenin hizmet kusuruna yol açabilir.

Devletin, yaşamı tehlikede olan bireyi korumaya yönelik pozitif yükümlülüğü bulunur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin OPUZ/Türkiye kararında (33401/02) ortaya konulan bu ilke uyarınca, sicilinde şiddet eylemleri bulunan bir kişiyle karşı karşıya olan makamların, durumun ciddiyetiyle bağdaşan özel tedbirleri alması beklenir. Danıştay 10. Dairesi, bu ilkeyi 6284 kapsamındaki koruma kararlarına uygulamaktadır.

“mevzuatta öngörülen sürenin makul olarak kabul edilemeyecek şekilde aşıldığı anlaşılmaktadır”

-Danıştay 10. Dairesinin 24.04.2025 tarihli, 2021/4683 E. ve 2025/2229 K. sayılı İlamı

Kararda, kollukça haftada en az bir ziyaret yükümlülüğüne karşın ilk ziyaretin 14 gün sonra yapılması idarenin yaşam hakkına ilişkin pozitif yükümlülüğünün kusuru sayılmıştır.

Benzer şekilde Danıştay 10. Dairesi, tehdit ve takip gibi eylemler idarenin bilgisine girdiği andan itibaren daha özenli, dikkatli ve tedbirli davranılması gerektiğini vurgulamıştır (E. 2020/5327, K. 2024/6808, T. 24.12.2024).

7. Uzaklaştırma Kararının Diğer Davalara Etkisi

Uzaklaştırma kararı, sadece koruma sağlamakla kalmaz; başka hukuki süreçlerde de delil değeri taşıyabilir. Aşağıda sık karşılaşılan üç etki başlığı özetlenmiştir.

  • Boşanmaya etkisi: Boşanma davalarında, tedbir kararının varlığı tarafların dava sürecinde birlikte yaşayıp yaşamadığının ve “af” olgusunun tespitinde delil olarak kullanılabilir.
  • Ticari ortaklıklara etkisi: Ortaklar arasındaki uzaklaştırma kararı, güven ilişkisinin zedelendiğine ve şirketin haklı nedenle feshine dair bir emare olarak değerlendirilebilir (İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/288, K. 2023/115).
  • Ceza yargılamasına etkisi: Uzaklaştırma kararına rağmen konuta girilmesi, cinsel saldırı gibi suçların sabit olup olmadığının değerlendirilmesinde önemli bir gösterge olarak tartışılır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/604, K. 2021/129).

Boşanma sürecine ilişkin somut bir örnekte Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların dava açıldıktan sonra bir arada yaşamadıkları gözetilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine, uzaklaştırma kararı nedeniyle tarafların ayrı yaşamaya başladığı tespitinin göz ardı edilemeyeceğine karar vermiştir (E. 2023/9230, K. 2024/5567, T. 10.09.2024).

8. Sonuç ve Değerlendirme

6284 sayılı Kanun kapsamındaki uzaklaştırma ve koruma kararları, şiddetle mücadelede hızlı ve sonuç odaklı bir geçici hukuki koruma mekanizması sunar. Sistemin etkinliği; yetki çeşitliliği, delil aranmaması, tebligat eksikliğinin uygulamayı durdurmaması ve ihlal halinde devreye giren zorlama hapsi arasındaki sıkı bağa dayanır.

Uzaklaştırma kararı tek başına değil; konutun tahsisi, yaklaşmama, iletişim yasağı, silah teslimi ve gizlilik gibi tedbirlerle bütünlüklü bir koruma paketi olarak kurgulandığında amacına ulaşır. Tedbir kararlarına ilişkin süreler ve itiraz usulü teknik nitelik taşıdığından, sürecin ilgili mevzuata ve güncel içtihada uygun yürütülmesi önem taşır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Uzaklaştırma kararı için delil şartı var mı?
Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz (m. 8/3). Önleyici tedbirlerde ise şiddet riskine ilişkin olguların bulunması yeterlidir; karar geciktirilmeksizin verilir.
2Uzaklaştırma kararı kaç gün/ay geçerlidir?
Tedbir kararı ilk seferinde en çok altı ay için verilir. Tehlikenin devam ettiği anlaşılırsa resen veya talep üzerine süresi uzatılabilir, şekli değiştirilebilir ya da aynen devam ettirilebilir.
3Karara nasıl ve ne kadar süre içinde itiraz edilir?
Tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir.
4Uzaklaştırma kararı ihlal edilirse ne olur?
İhlal halinde kişi, eylemi başka bir suç oluştursa bile, hakim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. İhlalin her tekrarında süre 15-30 güne çıkar; toplam süre 6 ayı geçemez.
5Zorlama hapsi bir ceza mıdır?
Hayır. Zorlama hapsi, bir suç karşılığı uygulanan ceza değildir; tedbir kararına uyma yükümlülüğünün ihlali halinde öngörülen bir disiplin hapsidir. Kararları Cumhuriyet başsavcılığı yerine getirir.