Çocukla kişisel ilişki, velâyeti kendisine bırakılmayan ana veya babanın, çocuğuyla düzenli görüşme ve bağını sürdürme hakkıdır. Türk Medeni Kanunu m. 323 ile güvence altına alınan bu hak, aynı zamanda çocuğun anayasal bir hakkıdır ve düzenlenmesinde tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Bu içerikte kişisel ilişkinin yasal dayanakları, yatılı ve yatısız görüşme kriterleri, üçüncü kişilerin (büyükanne–büyükbaba) talep hakkı ile 2021 sonrası köklü biçimde değişen infaz sistemi ve yaptırımları güncel Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır.
Kişisel ilişki düzenlemesi kesin hüküm teşkil etmez; çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları değiştikçe her zaman yeniden düzenlenebilir. Düzenlemenin taraflardan birinin inisiyatifine bırakılmaması, infazda tereddüt yaratmayacak biçimde belirli gün ve saatleri kapsaması esastır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Çocukla Kişisel İlişki Nedir ve Yasal Dayanakları Nelerdir?
- 2. Kişisel İlişki Düzenlemesinde Temel İlke: Çocuğun Üstün Yararı
- 3. Kişisel İlişkinin Şekli: Yatılı ve Yatısız Görüşme Kriterleri
- 4. Uzman/Gözetim Eşliğinde Kişisel İlişki ve İstismar İddiaları
- 5. Üçüncü Kişilerle (Büyükanne–Büyükbaba) Kişisel İlişki
- 6. Kişisel İlişki Kararlarının İnfazı ve Yaptırımlar
- 7. Sonuç ve Değerlendirme
- 8. İlgili Makaleler
1. Çocukla Kişisel İlişki Nedir ve Yasal Dayanakları Nelerdir?
Çocukla kişisel ilişki, velayeti altında bulunmayan ana veya babanın çocuğuyla uygun biçimde görüşme hakkıdır (TMK m. 323). Anayasa m. 41 uyarınca her çocuk, üstün yararına açıkça aykırı olmadıkça anne ve babasıyla kişisel ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Bu hak yalnızca ebeveynin değil, öncelikle çocuğun hakkıdır.
Kişisel ilişki hakkı, boşanma veya ayrılık sonucunda çocukla birlikte yaşamayan ebeveynin çocuğuyla arasındaki manevî bağın korunmasını amaçlar. Hakim, boşanma veya ayrılığa karar verirken bu ilişkiyi talep olmasa dahi re’sen düzenlemekle yükümlüdür; zira konu kamu düzenine ilişkindir (TMK m. 182).
1.1. Anayasal ve Uluslararası Dayanak
Anayasa’nın 41. maddesi, her çocuğun yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma hakkını güvence altına alır. Bu hak, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (m. 9) ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi tarafından da korunur. Söz konusu sözleşmeler, idrak çağındaki çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşünün alınmasını ve görüşüne gereken önemin verilmesini öngörür.
1.2. Türk Medeni Kanunu Çerçevesi (m. 323–325)
Hakkın çekirdeğini oluşturan TMK m. 323, ilişkiyi isteme hakkını tanır:
📜 KANUN METNİ —
“Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 323
Hakkın sınırları ve velayete etkisi ise m. 324’te düzenlenmiştir. Maddenin 2021’de eklenen üçüncü fıkrası, kişisel ilişkinin gereklerini yerine getirmeyen ebeveynin velayetinin değiştirilebileceğini açıkça hükme bağlar:
📜 KANUN METNİ —
“(1)Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. (2)Velâyet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 324

2. Kişisel İlişki Düzenlemesinde Temel İlke: Çocuğun Üstün Yararı
Kişisel ilişki düzenlenirken temel ilke çocuğun üstün yararıdır. Bu ilke; çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanmasını amaçlar. Ebeveynlerin yararları, ancak çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Yargıtay, kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun üstün yararının yanında anne ve babalık duygularının da tatmin edilmesine özen gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Düzenleme yapılırken çocuğun yaşam koşulları, eğitim, sağlık ve ulaşım durumları birlikte değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/9549, K. 2024/2079, T. 26.03.2024).
2.1. İnfaz Kabiliyeti ve Belirlilik
Kişisel ilişki düzenlemesi, taraflardan birinin onayına veya inisiyatifine bırakılamaz. “Annenin onay vereceği tarihlerde” gibi belirsiz ifadeler, ebeveynin düzenli görüşme hakkını fiilen ortadan kaldırdığından hukuka aykırı sayılmaktadır. Düzenleme, infazda tereddüt oluşturmayacak biçimde belirli gün ve saatleri içermelidir.
"İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; boşanma kararında kişisel ilişkiye dair yer alan düzenlemede, kişisel ilişkiye dair düzenlemenin aynen hükme geçtiği, kişisel ilişkiye dair hükümde "...anne ...'in onay vereceği tarihlerde...", "...ortak çocuğun gideceği yer, şahıs ve tarihler ile ilgili olarak annenin onayı alınarak..." ifadelerinin yer aldığı, boşanma davasında yer alan kişisel ilişkiye dair hükmün tamamen tarafların birinin insiyatifine bırakıldığı, bu durumda davalının uygun görmemesi halinde davacının ortak çocuğunu göremeyeceği, bu şekilde yapılan kişisel ilişkiye dair düzenlemenin, davacı babanın çocuğuyla belirli gün ya da saatlerde düzenli olarak görüşme hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle; sosyal inceleme raporları ve ortak çocuğunun yüksek menfaati gereğince davanın kısmen kabulü"
-Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarihli, 2024/1453 E. ve 2024/2869 K. sayılı İlamı
2.2. Kesin Hüküm Teşkil Etmeme
Kişisel ilişki kararları maddî anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Çocuğun yaşı, okul durumu, ebeveynlerin ikamet değişikliği gibi şartlar değiştikçe düzenleme her zaman yeniden talep edilebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/6915, K. 2023/4283, T. 28.09.2023). Bu esneklik, düzenlemenin çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarına uyarlanabilmesini sağlar.
3. Kişisel İlişkinin Şekli: Yatılı ve Yatısız Görüşme Kriterleri
Görüşmenin yatılı mı yatısız mı olacağı çocuğun yaşına, gelişimine ve taraflar arasındaki ilişki geçmişine göre belirlenir. Üstün yarara engel somut bir olgu yoksa, ebeveynlik duygusunu tatmin edecek yatılı ilişki esastır. Küçük yaş, güvenlik kaygısı veya istismar bulguları varsa görüşme yatısız ve sınırlı tutulur.
3.1. Yatılı İlişkinin Kurulduğu Durumlar
Sosyal inceleme raporları olumlu olduğunda ve çocuğun üstün yararına engel bir olgu bulunmadığında; dini bayramları, sömestr ve yaz tatilini kapsayan yatılı takvimler onaylanmaktadır. Yargıtay, boşanma tarihinde bebek olan çocuğun okul çağına gelmesiyle birlikte mevcut kısa görüşmenin babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gerekçesiyle yatılı ilişki kurulması gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3494, K. 2024/5209, T. 02.07.2024).
3.2. Yatısız İlişkinin Tercih Edildiği Durumlar
- Yaş ve gelişim: Küçük yaştaki, ebeveynle etkileşimi yeterince sağlanamamış çocuğun uzun süreli ve yatılı olarak anne yanından ayrılması gelişimini olumsuz etkileyebilir (E. 2020/3251, K. 2020/4688).
- Çocuğun istememesi ve güvenlik kaygısı: İdrak çağındaki çocuğun, ebeveynin yeni eşiyle yaşadığı olumsuz deneyim nedeniyle yatılı kalmak istememesi halinde tercihi dikkate alınarak yatısız ilişki kurulabilir (E. 2024/3538, K. 2024/5160).
- İstismar iddiaları: Çocuğun ebeveynin yaşam alanında istismara uğradığına dair ciddi bulgu veya anksiyete belirtileri varsa görüşmeler yatısız ve sınırlı düzeyde tutulabilir (E. 2019/7998, K. 2020/4919).
Aşağıdaki tablo, yatılı ve yatısız görüşmenin belirleyici kriterlerini karşılaştırmaktadır.
| Kriter | Yatılı Görüşme | Yatısız Görüşme |
|---|---|---|
| Çocuğun yaşı | Okul çağı ve üzeri | Süt çocuğu / küçük yaş |
| Ebeveyn–çocuk bağı | Güçlü, olumlu geçmiş | Zayıf, alışma süreci gerekli |
| Güvenlik/istismar | Somut risk yok | Bulgu/anksiyete var |
| Sosyal inceleme raporu | Yatılıyı uygun bulur | Yatısız/sınırlı önerir |
| Çocuğun görüşü | Olumlu veya nötr | Yatılıyı istememe |
4. Uzman/Gözetim Eşliğinde Kişisel İlişki ve İstismar İddiaları
Gözetimli (refakatli) kişisel ilişki, çocuğun üstün yararının gözetimsiz görüşmeye izin vermediği hallerde başvurulan istisnai bir yöntemdir. Şiddet veya istismar şüphesi bulunmadıkça uzman aracılığıyla görüşme, ilişkiden beklenen amaca aykırı düşer ve kural olarak tercih edilmez.
Yargıtay, çocuğun menfaati gerektirmedikçe uzman gözetiminde ilişki kurulmasının amaca aykırı olduğunu belirtmiştir. Baba hakkındaki cinsel istismar iddiasının beraatle sonuçlandığı bir olayda, pedagog eşliğindeki görüşün kaldırılması yerinde bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, E. 2023/9802, K. 2024/1843, T. 18.03.2024). Buna karşılık, şiddet veya istismar bulgusu varsa uzman eşliğinde görüşmeye hükmedilebilir.
İstismar veya şiddet iddiaları söz konusu olduğunda, üç kişilik uzman heyetinden (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) rapor alınması ve idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenmesi zorunludur. Bu incelemeler yapılmadan karar verilmesi bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/6503, K. 2024/2850, T. 25.04.2024).
5. Üçüncü Kişilerle (Büyükanne–Büyükbaba) Kişisel İlişki
Olağanüstü hallerin varlığında, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde büyükanne, büyükbaba ve diğer hısımlar da çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep edebilir (TMK m. 325). Ebeveynin ölümü veya ceza infaz kurumunda bulunması gibi durumlar olağanüstü hal sayılır.
📜 KANUN METNİ —
“Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 325
Yargıtay, babaanne ile torun arasında çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek bir kanıt bulunmadığı sürece kişisel ilişki kurulabileceğini kabul etmektedir. Anne ile babaanne arasındaki iletişimsizlik, tek başına kişisel ilişkiye engel değildir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/7545, K. 2023/4806, T. 17.10.2023). Ancak idrak çağındaki çocuğun görüşmek istememesi ve sosyal inceleme raporunun olumsuz olması halinde talep reddedilebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/11426, K. 2023/1385, T. 28.03.2023).
6. Kişisel İlişki Kararlarının İnfazı ve Yaptırımlar
2021’de 7343 sayılı Kanun’la getirilen sistemde çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları artık icra daireleri aracılığıyla değil, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri eliyle, ücretsiz ve gönüllülük esaslı olarak yerine getirilir. Karara aykırılık disiplin hapsi yaptırımına tabidir.
6.1. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü Süreci
8 Mayıs 2023’ten itibaren ülke genelinde uygulanan yeni sistemde işlemler çocuk dostu bir ortamda yürütülür; teslim, müdürlükçe belirlenen mekanlarda gerçekleştirilir. Harçlardan istisna tutulan bu iş ve işlemler için yapılacak masraflar (avukatlık ücreti hariç) Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Sistemin merkezinde gönüllü teslim ve çocuğun psikolojik esenliği yer alır.
6.2. Disiplin Hapsi ve Velayetin Değiştirilmesi
Kişisel ilişki kararının gereğini yerine getirmeyen veya engelleyen yükümlü hakkında, bir ay içinde yapılacak şikayet üzerine disiplin hapsi uygulanabilir. Düzenlemenin sistematik ihlali ayrıca velayetin değiştirilmesi sebebi oluşturabilir ve bu husus karar içinde taraflara ihtar edilir (TMK m. 324/3).
📜 KANUN METNİ —
“(2) Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikayet üzerine, üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır.”
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/F
Buna karşılık, kişisel ilişki hakkının velayet hakkını işlevsiz kılacak biçimde kullanılması korunmaz. Yargıtay, velayeti annede olan çocukların yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlanmasını, annenin velayet hakkını ve seyahat özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/5404, K. 2025/9980, T. 20.11.2025).
Kişisel ilişki kapsamında, velayeti kendisinde olmayan ebeveyne çocuğun eğitim ve sağlık durumu hakkında okul veya sağlık kuruluşunda bilgi edinme ve ziyaret hakkı da verilebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/7109, K. 2024/8846, T. 20.11.2024).
7. Sonuç ve Değerlendirme
Çocukla kişisel ilişki, statik bir hak değil; çocuğun yaşı ve ihtiyaçları değiştikçe güncellenmesi gereken dinamik bir düzenlemedir. Kararların matbu şablonlardan uzak, mesafeyi, eğitim takvimini ve tarafların koşullarını dikkate alan, infazda tereddüt yaratmayacak netlikte kurulması, hem çocuğun üstün yararı hem de hakkın etkin kullanımı bakımından belirleyicidir.
Kişisel ilişkinin engellenmesinin disiplin hapsi ve velayetin değiştirilmesi gibi ağır sonuçları bulunmakla birlikte, öncelik her zaman çocuğun psikolojik esenliği ve gönüllü teslim mekanizmalarıdır. Somut uyuşmazlıklarda, hükmün yalnızca varlığına değil, yeni infaz sistemi içindeki uygulanma biçimine de hakim olunması gerekir. Sürecin, dosyanın özelliklerine göre bir hukuk profesyoneli desteğiyle yürütülmesi önem taşımaktadır.











