Kapalı kepenkli mağaza cephesi; dükkan kiralarında sözleşme, kira artışı ve giderler

Çatılı İşyeri Kira Sözleşmesi: Dükkan Kira Sözleşmesinde Kritik Hususlar

Ocak 3, 2026
Kamulaştırma hukukunda kamu yararı ve bedel tespiti sürecini temsil eden hâkim tokmağı ve terazi

Kamulaştırma Nedir? Usulü, İptal Davası, Bedel Tespiti ve Geri Alma Hakkı

Ocak 8, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Kamulaştırmasız El Atma Nedir? Dava Türleri ve Süreç

🔍 Bu makalede ne bulacaksınız?

 Kamulaştırmasız el atmanın tanımı, kurucu unsurları ve fiili/hukuki el atma ayrımı

 Görevli yargı yolunun belirlenmesi, dava türleri ve usuli adımlar

 Bedel tespiti ölçütleri, faiz başlangıcı, zamanaşımı ve harç rejimi

 Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde güncel uygulama

Kamulaştırmasız el atma, kamulaştırma yetkisine sahip bir idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usulu hiç işletmeden veya başlatıp tamamlamadan, özel mülkiyetteki bir taşınmaz üzerinde kalıcı hakimiyet kurmasıdır. Bu müdahale, malikin kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkilerini fiilen ya da hukuken ortadan kaldırdığı için mülkiyet hakkına yönelik kanuni dayanaktan yoksun bir ihlal tipi olarak nitelendirilmektedir.

Sorunun çekirdek yanıtı şudur: taşınmazına kamulaştırmasız el atılan malik seçimlik hakka sahiptir. Malik ya el atmanın önlenmesini isteyerek fiili duruma son verilmesini talep eder ya da bu duruma razı olup mülkiyetin idareye geçmesi karşılığında dava tarihindeki bedelin tahsilini ister. Bedel davasında zamanaşımı işlemez; değerleme dava tarihi esas alınarak yapılır ve faiz dava tarihinden itibaren yürütülür. Haksız kullanım dönemi için ayrıca ecrimisil talep edilmesi mümkündür.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Gayrimenkul Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Kamulaştırmasız El Atma Nedir?

Kamulaştırmasız el atma, kamulaştırma yetkisi bulunan idarenin kanuni usulu işletmeden özel mülkiyetteki taşınmaza kalıcı olarak el koymasıdır. Müdahale fiziksel ise fiili el atma; imar planıyla tasarruf yetkisinin süresi belirsiz biçimde kısıtlanması şeklindeyse hukuki el atma olarak nitelendirilir. Malik bedel veya el atmanın önlenmesi talep edebilir.

Kurumun kavramsal çekirdeğinde üç unsur bulunur. Birincisi, müdahalenin kamulaştırma yetkisine sahip bir idare tarafından yapılmış olmasıdır; özel kişilerin müdahalesi kamulaştırmasız el atma değil, genel hükümlere tabi haksız fiil oluşturur. İkincisi, müdahalenin özel mülkiyete konu bir taşınmaza yönelmesidir. Üçüncüsü ise kanunda öngörülen usule uyulmaksızın kalıcı nitelikte bir el koyma veya engelleme sonucunun doğmasıdır.

Kamulaştırma, mülkiyet hakkına kamu yararı amacıyla yapılan istisnai bir müdahaledir ve anayasal güvencelere bağlanmıştır. Bu güvencelerin devre dışı bırakıldığı her durum, idarenin kendi hukuka aykırı davranışından yarar sağlaması sonucunu doğurur.

📜 ANAYASA METNİ

"Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir."

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 46/1

1.1. Fiili El Atma

Fiili el atma, idarenin taşınmaza fiziksel olarak girmesi ve orada kalıcı bir kullanım tesis etmesidir. Taşınmazın yola katılması, üzerine okul, hizmet binası, otopark, park veya altyapı tesisi yapılması; kanal, enerji nakil hattı, istinat duvarı gibi mühendislik yapılarıyla taşınmazın bölünmesi ya da kullanılamaz duruma getirilmesi tipik örneklerdir. Belirleyici ölçüt, müdahalenin malikin taşınmazdan serbestçe yararlanmasını fiilen imkansız kılacak yoğunlukta ve süreklilikte gerçekleşmesidir.

Yargısal denetimde iki unsur özellikle aranmaktadır: el atmanın kalıcı olması ve idarenin sahiplenme kastıyla hareket etmesi. Bu nedenle tapu kaydına konulan kamulaştırma şerhi tek başına fiili el atma sayılmaz; her somut olayda fiili durumun ayrıca ispatı gerekir.

"...kamulaştırmasız el koymadan söz edebilmesi için kamulaştırma yetkisine sahip davalı idarece dava konusu taşınmaza kamulaştırma işlemi yapılmadan sahiplenme kastı ile fiilen ve kalıcı olarak el atılması gerekir." ve "Tapu kaydında kamulaştırmanın şerhi bulunması fiili el atma niteliğinde değildir."

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 24.01.2023 tarihli, 2022/5409 E. ve 2023/734 K. sayılı İlamı

1.2. Hukuki El Atma (İmar Kısıtlılığı)

Hukuki el atma, taşınmaza fiziksel bir müdahale bulunmamasına rağmen, uygulama imar planıyla taşınmazın yol, park, okul, spor alanı gibi umumi hizmet alanlarına ayrılması ve uzun yıllar kamulaştırma yapılmaması sonucunda malikin tasarruf yetkisinin süresi belirsiz biçimde kısıtlanmasıdır. Burada idare aktif bir eylemde bulunmaz; kısıtlılığı kaldırmayarak pasif kalmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunur.

Kanun koyucu bu duruma özel bir süre ve yargı yolu rejimi öngörmüştür. 2942 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi hem idareye beş yıllık bir hareket yükümlülüğü yükler hem de bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde açılacak bedel davalarının yargı yolunu belirler.

📜 KANUN METNİ

"Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür."

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 1

Yargıtay uygulamasında, imar planının kesinleşmesinden itibaren beş yıllık sürede kamulaştırma ya da plan değişikliği yönünde işlem tesis edilmemesi, tek başına kamulaştırmasız el koyma olgusunu doğuran bir müdahale olarak kabul edilmektedir.

"...her ne kadar taşınmaza fiili olarak el atılmamış ise de davalı idare tarafından imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık süre içinde dava konusu taşınmazın kamulaştırılması yönünde herhangi bir işlem yapılmadığı, davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden..."

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 04.02.2025 tarihli, 2024/8292 E. ve 2025/1314 K. sayılı İlamı

Aynı yönde, taşınmazın uzun yıllardır kamu hizmetine tahsis edilmiş olması halinde fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz biçimde kısıtlandığı kabul edilerek taşınmaz bedeline hükmedilmektedir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 09.10.2023 tarihli, 2023/973 E. ve 2023/8590 K. sayılı İlamı).

1.3. Fiili ve Hukuki El Atmanın Karşılaştırılması

Fiili El Atma ile Hukuki El Atmanın Karşılaştırılması
ÖlçütFiili El AtmaHukuki El Atma
Müdahalenin niteliğiTaşınmaza fiziksel giriş, tesis inşası, kamu hizmetine fiilen tahsisFiziksel müdahale yok; imar planıyla tasarruf yetkisinin kısıtlanması
Aranan unsurlarKalıcılık ve idarenin sahiplenme kastıKısıtlılığın sürmesi ve idarenin beş yıl boyunca pasif kalması
Hukuki dayanak16.05.1956 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararları; haksız fiil hükümleri2942 sayılı Kanun Ek Madde 1
Görevli yargı (bedel)Adli yargı — Asliye Hukuk MahkemesiAdli yargı — Asliye Hukuk Mahkemesi (Ek m. 1)
Talep edilebileceklerBedel, el atmanın önlenmesi, ecrimisilBedel; ayrıca idari yargıda plan iptali ve tam yargı davası
Harç ve vekalet ücreti04.11.1983 sonrası el atmalarda nispiEk Madde 4/3 uyarınca maktu

2. Görevli Yargı Yolu Nasıl Belirlenir?

Görevli yargı yolu müdahalenin niteliğine göre belirlenir. Taşınmaza fiilen el atılmışsa uyuşmazlık mülkiyete tecavüz ve haksız fiil hükümlerine göre adli yargıda çözülür. İmar planı kaynaklı kısıtlılıkta ise bedele ilişkin davalar 2942 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca yine adli yargıda görülür.

Bu nedenle her dosyada ilk kontrol noktası, müdahalenin fiili mi yoksa hukuki mi olduğunun doğru nitelendirilmesidir. Nitelendirme hatası, davanın görev yönünden reddine ve hak kayıplarına yol açabilecek niteliktedir.

2.1. Fiili El Atmada Adli Yargı

İdarenin kamulaştırma yapmaksızın taşınmaza fiilen el atması haksız fiil teşkil eder. Bu durumda hem el atmanın önlenmesi hem de zararın tazmini talepleri özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda incelenir. Buna karşılık idarenin plan ve projeye göre meydana getirdiği tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında verdiği zararların tazmini idari yargının görev alanındadır. Ayrım, zararın kaynağının mülkiyete doğrudan müdahale mi yoksa hizmet kusuru mu olduğuna göre kurulmaktadır.

"İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır."

— Danıştay 6. Dairesinin 21.04.2022 tarihli, 2021/4583 E. ve 2022/5143 K. sayılı Kararı

İdari yargı yerleri de aynı ölçütü uygulamakta; taşınmazın bir kısmına dahi fiilen el atılmış olması halinde taşınmazın tamamı bakımından fiili el atmanın varlığını kabul ederek dosyayı adli yargıya yönlendirmektedir (İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 17.12.2020 tarihli, 2020/633 E. ve 2020/983 K. sayılı Kararı).

2.2. Hukuki El Atmada Yargı Yolu

Hukuki el atmada yargı yolu, mevzuattaki değişiklikler ve iptal kararları nedeniyle uzun süre tartışmalı kalmıştır. Güncel durumda, Ek 1. maddeye 7421 sayılı Kanun ile eklenen cümle uyarınca mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin davalar adli yargıda görülmektedir. Taşınmazın aynına ilişkin sonuç doğuran, yani tapu iptali ve tescil hükmü kurulmasını gerektiren bedel davaları bakımından adli yargının görevli olduğu kabul edilmektedir.

"...uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği" ve "bu hâliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek-1 maddesi uyarınca taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmanın adli yargının görevi dahilinde olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı..."

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 20.03.2025 tarihli, 2024/8802 E. ve 2025/3795 K. sayılı İlamı

Buna karşılık, mülkiyetin bedele çevrilmesi sonucunu doğurmayan, yalnızca kısıtlılıktan doğan zararın tazminine yönelik talepler ile kamulaştırmama işleminin iptali istemleri idari yargının görev alanında kalmaya devam etmektedir. Dolayısıyla talebin nasıl kurgulandığı, görev denetiminde belirleyici olmaktadır.

3. Malikin Seçimlik Hakları ve Dava Türleri

Taşınmazına kamulaştırmasız el atılan malik seçimlik hakka sahiptir. Malik ya el atmanın önlenmesini isteyerek fiili duruma son verilmesini talep eder ya da bu duruma razı olup mülkiyetin idareye devri karşılığında dava tarihindeki bedelin tahsilini ister. Ecrimisil talebi bedel davasıyla birlikte ileri sürülebilir.

Bu seçimlik hak, kaynağını yaklaşık yetmiş yıldır uygulanan İçtihadı Birleştirme Kararından almaktadır. Karar, hem malikin tercih serbestisini hem de istenebilecek bedelin hangi tarihe göre belirleneceğini birlikte düzenlemesi bakımından uygulamanın omurgasını oluşturur.

"Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi."

— Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli, 1956/1 E. ve 1956/6 K. sayılı Kararı

3.1. Kamulaştırmasız El Atma Bedel (Tazminat) Davası

Bedel davası, malikin fiili durumu kabullenerek taşınmazın veya el atılan kısmın dava tarihindeki değerinin idareden tahsilini istediği davadır. Davanın kabulu halinde bedele hükmedilmekle birlikte taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek idare adına tescil edilir; bu yönüyle dava, ayni sonuç doğuran karma nitelikli bir yapı gösterir. Uygulamada tescil hükmünün güncel parsel numarası üzerinden kurulması, infazda tereddüt doğmaması bakımından önem taşımaktadır.

Davacı kural olarak tapu maliki, davalı ise taşınmaza el atan ve kamulaştırmadan sorumlu idaredir. Husumetin doğru yöneltilmesi, özellikle imar planında okul, spor alanı veya rekreasyon alanı olarak ayrılmış taşınmazlarda uyuşmazlık konusu olmakta; plan kararını üreten ve kamulaştırma yetkisini elinde bulunduran idare esas alınarak belirlenmektedir.

3.2. El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’i) Davası

El atmanın önlenmesi davası, mülkiyet hakkına yönelen ve devam eden haksız müdahalenin durdurulmasını amaçlayan eda davasıdır. Malik mülkiyeti devretme iradesi taşımaksızın müdahalenin sona erdirilmesini ister; müdahalenin niteliğine göre eski hale getirme talebi de aynı dava içinde ileri sürülebilir. Davanın koşulları, hukuka aykırı bir el atmanın bulunması, el atmanın fiili nitelik taşıması ve müdahalenin sürüyor olmasıdır.

📜 KANUN METNİ — 

"Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 683

Yargıtay, bu davada öncelikle taşınmaz bakımından bir kamulaştırma işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin araştırılmasını, ardından el atma olgusunun varlığının belirlenmesini aramaktadır. İdarenin ek kamulaştırma yapılacağı yönündeki savunması, tek başına davanın reddini gerektirmez; kamulaştırma işleminin fiilen yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.02.2023 tarihli, 2022/7129 E. ve 2023/1070 K. sayılı İlamı).

Buna karşılık yalnızca imar planından kaynaklanan kısıtlılık hallerinde, taşınmaz üzerinde fiili bir müdahale bulunmadığından el atmanın önlenmesi davası açılamaz; bu durumda gündeme gelecek talep bedel davasıdır.

3.3. Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı)

Ecrimisil, taşınmazın idare tarafından haksız işgali nedeniyle malikin mahrum kaldığı kullanım ve gelir unsurunun parasal karşılığıdır. Taşınmaza fiziksel zarar verilmiş olması şart değildir; haksız kullanım olgusu tek başına ecrimisil talebini gündeme getirir. Ecrimisil tek başına açılabileceği gibi bedel davasıyla birlikte de talep edilebilir ve uygulamada geriye dönük beş yıllık dönem için istenmektedir.

"...davalı idarenin davacıya ait tapulu taşınmazı hiç bir hakka dayalı olmaksızın kullandığı dosya kapsamı ile sabit olduğuna göre, davacının ecrimisil talep etme hakkı bulunmaktadır."

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 15.06.2023 tarihli, 2022/16837 E. ve 2023/6389 K. sayılı İlamı

Ecrimisil hesabında, taşınmazın işgalden önce ne şekilde kullanıldığı, civar taşınmazların ilgili dönemdeki kullanım biçimleri ve varsa emsal kira sözleşmeleri araştırılır; ilk dönem için bulunan miktar, izleyen dönemler bakımından üretici fiyat endeksindeki artış oranları dikkate alınarak güncellenir. Bölgede kiralama bulunmadığı gerekçesiyle talebin doğrudan reddedilmesi, eksik inceleme sayılmaktadır.

3.4. İdari Başvuru, Plan İptali ve Tam Yargı Davası

Hukuki el atma dosyalarında malik, kısıtlılığın kaldırılması amacıyla idareye imar planı değişikliği veya kamulaştırma talebiyle başvurabilir. Bu başvuru, uyuşmazlığı somutlaştırması ve süre rejimini işletmesi bakımından işlevseldir. Başvurunun reddi üzerine, plan kararının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülerek imar planının iptali istenebilir. Kişisel hakları doğrudan zarar gören malik ise idari yargıda tam yargı davası açarak zararının tazminini talep edebilir.

📜 KANUN METNİ — 

"b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları"

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2/1-b

Kamulaştırmasız El Atmada Başvurulabilecek Hukuki Yollar
Dava / Başvuru TürüAmaçGörevli YargıSüre Rejimi
Bedel (tazminat) davasıMülkiyetin devri karşılığında dava tarihindeki bedelin tahsiliAdli yargı — Asliye Hukuk MahkemesiZamanaşımı işlemez
El atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i)Devam eden fiili müdahalenin durdurulması, eski hale getirmeAdli yargı — Asliye Hukuk MahkemesiMüdahale sürdükçe açılabilir
Ecrimisil davasıHaksız kullanım döneminin parasal karşılığının tahsiliAdli yargı — Asliye Hukuk MahkemesiGeriye dönük beş yıl
İdari başvuruKamulaştırma veya plan değişikliği talebiİlgili idarePlanın askı ve ilan süreci dikkate alınır
İmar planının iptali davasıKısıtlılığın kaynağı olan plan kararının kaldırılmasıİdari yargı — İdare MahkemesiKural olarak 60 gün
Tam yargı davasıKısıtlılıktan doğan zararın tazminiİdari yargı — İdare Mahkemesiİdari başvuru ve dava açma sürelerine tabi

4. Bedel Tespiti, Değerleme Ölçütleri ve Faiz

Bedel, dava tarihi esas alınarak belirlenir. Arsa niteliğindeki taşınmazlarda 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması, arazi niteliğindekilerde net gelir yöntemi uygulanır. Faiz, kural olarak dava tarihinden itibaren işletilir.

Değerleme, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi kurulu marifetiyle gerçekleştirilir. Arsa vasıflı taşınmazlarda emsal alınacak taşınmazın dava konusu parselle imar durumu, konum ve yapılaşma koşulları bakımından karşılaştırılabilir olması aranır; emsalin üstün ve eksik yönleri oranlanarak açıklanır. Dava konusu taşınmaz kadastro parseli ise emsalin de kadastro parseli olması, emsal imar parseli ise düzenleme ortaklık payı oranında indirim yapılması gerekir.

📜 KANUN METNİ

"g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini"

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 11/1-(g)

Uygulamada aynı bölgede veya aynı taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dosyalarda belirlenen metrekare birim değerleri, denetim ölçütü olarak dikkate alınmaktadır. Bu nedenle emsal dosya araştırması, bedel tespitinin denetlenebilirliği bakımından belirleyicidir.

"Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak ve Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyasında belirlenen metrekare birim fiyatı ile uyumlu olarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir."

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.10.2023 tarihli, 2023/3000 E. ve 2023/9106 K. sayılı İlamı

Faiz başlangıcı bakımından ölçüt, bedelin hangi tarihe göre hesaplandığıdır. Bedel dava tarihi itibarıyla belirlendiğinden faizin de dava tarihinden yürütülmesi gerekir; ıslahla artırılan kısımlar bakımından ise idari yargıda açılan tam yargı davalarında ıslah tarihi esas alınmaktadır.

"...dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare değeri üzerinden hüküm kurulduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır."

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 11.02.2025 tarihli, 2024/6447 E. ve 2025/1702 K. sayılı İlamı

5. Zamanaşımı, Harç ve Vekalet Ücreti Rejimi

Kamulaştırmasız el atmaya dayalı bedel davalarında zamanaşımı işlemez. Harç bakımından 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalarda mahkeme ve icra harçları ile vekalet ücreti nispi; hukuki el atma davalarında ise 2942 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi uyarınca maktu olarak uygulanmaktadır.

Zamanaşımının işlememesi, kamulaştırmasız el atma kurumunun en belirgin özelliğidir. Bu ilke, mülkiyet hakkının ayni niteliğinden ve idarenin hukuka aykırı davranışından yarar sağlayamayacağı düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

"... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ..."

— Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli, 1954/1 E. ve 1956/7 K. sayılı Kararı

Harç ve vekalet ücreti rejimi ise el atmanın türüne ve tarihine göre ayrışmaktadır. 2942 sayılı Kanun’a 7421 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4. maddenin üçüncü fıkrası maktu harç öngörmekle birlikte, Yargıtay 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalar bakımından bu hükmün uygulanamayacağını kabul etmektedir.

📜 KANUN METNİ

"Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir."

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 4/3

 

"Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır."

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.12.2024 tarihli, 2024/3585 E. ve 2024/10339 K. sayılı İlamı

El Atmanın Türüne Göre Harç ve Vekalet Ücreti Rejimi
Müdahale Türü ve DönemiYasal / İçtihadi DayanakHarç ve Vekalet Ücreti
09.10.1956 — 04.11.1983 arası fiili el atma2942 sayılı Kanun Geçici Madde 6Maktu (uzlaşma başvurusu dava şartıdır)
04.11.1983 sonrası fiili el atma16.05.1956 tarihli İçtihadı Birleştirme KararlarıNispi
Hukuki el atma (imar kısıtlılığı)2942 sayılı Kanun Ek Madde 1 ve Ek Madde 4/3Maktu

6. Anayasa Mahkemesi İçtihadı: Kanunilik ve Enflasyon Kaynaklı Değer Kaybı

Anayasa Mahkemesi kamulaştırmasız el atmayı kanunilik ilkesine aykırı bir müdahale ve yapısal sorun olarak nitelendirmektedir. Ayrıca hükmedilen bedelin enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesi, malike aşırı külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkı ihlali sayılmaktadır.

Bireysel başvuru içtihadında iki ayrı ihlal ekseni bulunmaktadır. Birincisi el atmanın kendisinin kanuni dayanaktan yoksun olmasıdır; ikincisi ise hükmedilen bedelin ödeme tarihine kadar geçen sürede uğradığı değer kaybının yasal faizle karşılanmamasıdır. İkinci eksende yapılan denetim, değer kaybını telafi edecek fark ile ödenen faiz miktarının karşılaştırılmasına dayanmaktadır.

🏛️ ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

"Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı biçimde 2942 sayılı Kanun’da belirlenmiş süreçler takip edilmeden başvurucunun mülkiyetinde bulunan taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atıldığı yargı kararıyla da sabittir."

— Anayasa Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli, B. No: 2017/30783 sayılı Kararı

Mahkeme, kanuni dayanağı bulunmayan bu uygulamanın olağan kamulaştırma usulunun bir alternatifi olamayacağını ve yalnızca kamulaştırma bedelinden ibaret maddi tazminata hükmedilmesinin idareleri bu yola yönelttiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle ihlal kararlarında manevi tazminata da hükmedilmekte ve karar örneği sorumlu idarenin ilişkili olduğu bakanlığa gönderilmektedir.

🏛️ ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

"...kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma bedellerinin enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır."

— Anayasa Mahkemesinin 08.01.2025 tarihli, B. No: 2021/54679 sayılı Kararı

Uygulama açısından sonuç şudur: bedel davasının kabulu tek başına yeterli olmayıp, yargılamanın ve ödemenin süresi de mülkiyet hakkının korunmasında belirleyicidir. Yargılamanın uzun sürmesine ilişkin şikayetler bakımından ise Anayasa Mahkemesi, Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvuruları kabul edilemez bulmaktadır.

7. Sonuç ve Değerlendirme

Kamulaştırmasız el atma dosyalarında sonucu belirleyen ilk adım, müdahalenin fiili mi yoksa hukuki mi olduğunun doğru nitelendirilmesidir. Bu nitelendirme yalnızca görevli yargı yolunu değil, aranacak unsurları, ispat yükünü ve harç rejimini de birlikte belirlemektedir.

İkinci belirleyici unsur delillendirmedir. Tapu ve kadastro kayıtları, imar planı ile pafta ilişkisi, keşif tutanakları, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri, idare yazışmaları ve bilirkişi raporları; hem el atma olgusunun ispatı hem de bedel hesabının denetlenebilirliği bakımından dosyanın omurgasını oluşturur. Emsal seçiminin isabetli yapılması ve aynı bölgede kesinleşmiş kararların dosyaya kazandırılması, bedel tespitindeki tartışmaları önemli ölçüde azaltmaktadır.

Üçüncü olarak, süre ve başvuru yönetimi ihmal edilmemelidir. Bedel davasında zamanaşımı işlemese de, imar planının iptali ve tam yargı davaları süreye tabidir; talebin nasıl kurgulandığı görev denetimini doğrudan etkilemektedir. Son olarak, hükmedilen bedelin ödenmesindeki gecikmenin mülkiyet hakkı bakımından ayrı bir ihlal ekseni oluşturduğu dikkate alınmalı ve faiz ile değer kaybı ilişkisi dosya boyunca izlenmelidir.

Kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıkları, taşınmaz hukuku, idare hukuku ve değerleme tekniğinin kesiştiği alanda yer aldığından, dosyanın baştan doğru kurgulanması süreç yönetimi bakımından önem taşır. Her uyuşmazlık kendi somut verileri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

¹ Kemal GÖZLER - Gürsel KAPLAN, İdare Hukuku Dersleri, 19. Baskı, Ekin, 2017, syf. 734.

² Yavuz ÇAKIR, Kamulaştırmasız El Atmanın Mülkiyet Hakkı Bakımından Anayasal İncelenmesi, 2019.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Kamulaştırmasız el atma nedir?
Kamulaştırmasız el atma, kamulaştırma yetkisine sahip idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu usulunu işletmeden özel mülkiyetteki taşınmaza kalıcı biçimde el koymasıdır. Müdahale fiziksel ise fiili el atma, imar planıyla tasarruf yetkisinin süresi belirsiz kısıtlanması biçimindeyse hukuki el atma söz konusu olur.
2Kamulaştırmasız el atma davası hangi mahkemede açılır?
Taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davalar adli yargıda, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Bu kural fiili el atmada haksız fiil hükümlerinden, hukuki el atmada ise Ek 1. maddeden kaynaklanır. İmar planının iptali ve tam yargı davaları idari yargıda görülür.
3Kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı var mıdır?
Bedelin tahsiline ilişkin davalarda zamanaşımı işlemez. Bu ilke Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli kararlarına dayanmaktadır. Ecrimisil talebi bakımından ise uygulamada geriye dönük beş yıllık dönem esas alınmaktadır.
4Bedel hangi tarihe göre belirlenir?
Bedel, malikin mülkiyetin devrine razı olduğu tarih kabul edilen dava tarihine göre belirlenir. Arsa vasıflı taşınmazlarda 2942 sayılı Kanun m. 11/1-(g) uyarınca emsal karşılaştırması yapılır. Faiz de kural olarak dava tarihinden itibaren işletilir.
5İmar planında park veya okul alanında kalan taşınmaz için dava açılabilir mi?
Açılabilir. Uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık sürede kamulaştırma yapılmaz veya kısıtlılık kaldırılmazsa hukuki el atma gerçekleşmiş sayılır. Malik, Ek 1. madde uyarınca adli yargıda bedel davası açabilir.
6Tapuya kamulaştırma şerhi konulması el atma sayılır mı?
Tek başına sayılmaz. Yargıtay, tapu kaydındaki kamulaştırma şerhinin fiili el atma niteliğinde olmadığını kabul etmektedir. Fiili el atma için idarenin sahiplenme kastıyla ve kalıcı biçimde el atması ve bu durumun keşifle tespit edilmesi gerekir.
7İdareye karşı geriye dönük ecrimisil istenebilir mi?
İstenebilir. Taşınmazını hiçbir hakka dayanmaksızın kullanan idareye karşı malikin ecrimisil talep etme hakkı bulunmaktadır. Hesaplamada taşınmazın kullanım biçimi, civar taşınmazların kira verileri ve izleyen dönemler için üretici fiyat endeksindeki artış oranları dikkate alınır.