...
SGK işten çıkış bildiriminde Kod 29 ile işten çıkarma gerekçesiyle karşılaşan, kişisel eşya kutusunu taşıyan takım elbiseli bir çalışanın uğradığı hak kayıplarını ve haksız fesih sürecini sembolize eden kurumsal ofis görseli.

Kod 29 Nedir? Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Aykırılık Nedeniyle Fesih

Haziran 19, 2026
İcra takibine itiraz edilmesiyle duran takibin devamını sağlamak amacıyla açılan itirazın iptali ve kaldırılması davalarını, adalet terazisini ve mahkeme hakimi figürünü sembolize eden kurumsal adalet görseli.

İtirazın İptali ve Kaldırılması Davaları Arasındaki Farklar

Haziran 20, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

İcra Takibine İtiraz: Süre, Şekil ve Sonuçları

Makale Yol Haritası

İtiraz Süresi ➔ İtirazın Şekli ve Mercii ➔ Takibin Durması ➔ Süresinde Yapılmayan İtiraz ➔ Alacaklının Yolları ➔ Tazminat Riski

İcra takibine itiraz, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlunun, takibi durdurmak için başvurabileceği en pratik usuli araçtır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ilamsız takiplerde borçluya, herhangi bir gerekçe gösterme veya belge sunma zorunluluğu olmaksızın itiraz etme imkânı tanır. Ancak bu hak, kanunun öngördüğü kısa süre ve belirli şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlıdır.

Bu çalışmada itirazın süresi, hangi mercie ve nasıl yapılacağı, takip üzerindeki doğrudan etkisi ve süre kaçırıldığında doğan hukuki sonuçlar; yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay içtihatları temel alınarak incelenmektedir.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''İcra ve İflas Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?

İcra takibine itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, takibin başlatıldığı icra dairesine dilekçeyle veya sözlü olarak yapılır. Genel haciz yolunda gerekçe gösterilmesi şart değildir; itiraz, takibi kendiliğinden durdurur.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu; borcun tamamına, bir kısmına, takip dayanağı belgedeki imzaya ya da alacaklının takip hakkına itiraz edebilir. İtirazın hüküm doğurabilmesi için takibin yapıldığı icra müdürlüğüne yöneltilmesi gerekir.

Sözlü itiraz tutanağa geçirilir; yazılı itirazda ise dilekçe icra dairesine havale ettirilir. Borçlunun, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmesi de İİK m. 62 uyarınca zorunludur.

2. İcra Takibine İtiraz Süresi Ne Kadardır?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Kambiyo senetlerine özgü takipte süre beş gün, bazı tahliye takiplerinde ise üç güne kadar inebilir.

İtiraz süresi, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği günü izleyen günden işlemeye başlar. Sürenin hak düşürücü niteliği, sürenin kaçırılması hâlinde borcun maddi hukukta mevcut olup olmamasından bağımsız olarak takibin kesinleşmesi sonucunu doğurur.

📜 KANUN METNİ — İİK m. 62/1

“İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.”

-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62/1

Takip Yollarına Göre İtiraz Süresi ve Mercii

Aşağıdaki tablo, başlıca takip yollarındaki itiraz sürelerini ve itirazın yöneltileceği mercii özetlemektedir:

Takip Yolu İtiraz Süresi İtiraz Mercii
Genel haciz yolu (ilamsız) 7 gün İcra dairesi
Kambiyo senetlerine özgü takip 5 gün İcra mahkemesi
Adi/hasılat kira – tahliye 7 gün (bazı fesih hâllerinde 3 gün) İcra dairesi
Rehnin paraya çevrilmesi 7 gün İcra dairesi
Gecikmiş itiraz (engel halinde) Engelin kalkmasından itibaren 3 gün İcra mahkemesi

Sürelerin ve mercilerin takip yoluna göre değişmesi, itiraz yapılırken takibin türünün doğru tespit edilmesini zorunlu kılar. Yanlış mercie yapılan itiraz hukuki sonuç doğurmaz.

3. Süresinde Yapılan İtirazın Sonucu: Takip Durur

Süresi içinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, İİK m. 66 gereğince takibi kendiliğinden durdurur. İcra müdürlüğünün durma yönündeki kararı yalnızca bildirici niteliktedir; takip, ayrı bir karara gerek olmaksızın kanun gereği durur.

📜 KANUN METNİ — İİK m. 66/1

“Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.”

-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 66/1

"İİK'nun 66/1. maddesinin ilk cümlesi gereğince, müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Buna göre, icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına ilişkin kararı bildirici nitelikte olup, borçlu tarafından süresinde icra dairesine yapılan itirazla birlikte takip, kanun hükmü gereğince kendiliğinden durur ve duran takibe devam edilebilmesi, alacaklı tarafından borçlunun itirazının hükümden düşürülmesine bağlıdır."

— Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.01.2016 tarihli, 2015/23157 E. ve 2016/785 K. sayılı

4. İcra Müdürlüğü İtiraz Hakkında Karar Vermekten Kaçınabilir mi?

Hayır. İtiraz üzerine icra müdürlüğü, itirazın süresinde ve geçerli olup olmadığını inceleyerek takibin devamı ya da durdurulması yönünde karar vermek zorundadır. Karar vermekten kaçınması, bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup süresiz şikayete tabidir.

Uygulamada zaman zaman icra müdürlüğünün itiraz üzerine açık bir karar vermekten kaçındığı görülmektedir. Yargıtay, müdürlüğün bu konuda karar verme yükümlülüğü altında olduğunu ve aksi tutumun her zaman şikayet edilebileceğini vurgulamaktadır:

"Bu durumda, yukarıda da açıklandığı şekilde, ilamsız takipte takibe itiraz edilmesi üzerine, icra müdürlüğünce itirazın süresinde ve geçerli bir itiraz olup olmadığı incelenerek takibin devamı ya da durdurulması yönünde bir karar verilmesi gerekir. İcra müdürlüğü bu konuda bir karar vermekten kaçınamaz. Bu husus, bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup her zaman şikayet olunabilir (m.16/2)."

— Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 05.02.2025 tarihli, 2024/7492 E. ve 2025/730 K. sayılı İlamı

5. İtiraz İcra Dairesine mi, İcra Mahkemesine mi Yapılır?

Genel haciz yolunda her türlü itirazın (borca, faize, yetkiye veya imzaya) icra dairesine yapılması zorunludur. İtirazın doğrudan icra mahkemesine yapılması hukuki sonuç doğurmaz ve fuzuli sayılır.

"Somut olayda borçlu, hakkında yapılan ilamsız takibe süresinde icra dairesi nezdinde itiraz etmiş olup, İİK.nun 66/1.maddesi uyarınca hakkındaki takip durdurulmuş olmasına rağmen ve takibin şekline göre bu itiraz icra mahkemesince incelenemeyeceğinden ayrıca aynı nedenlerle icra mahkemesine yaptığı başvuru yerinde değildir. Bu nedenle şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir."

— Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarihli, 2012/31828 E. ve 2013/8220 K. sayılı İlamı

İtirazın, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesi aracılığıyla yapılması mümkündür. Bu hâlde itiraz, ilgili dairenin muhabere kaydına girdiği tarihte yapılmış sayılır. Bu konuda Hukuk Genel Kurulu da, başka yer icra dairesi üzerinden süresinde iletilen itirazı geçerli kabul etmiştir (HGK, E: 2014/728, K: 2016/154).

6. Süresinde Yapılmayan İtirazın Sonuçları Nelerdir?

Yedi günlük süre geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz ve takip kesinleşir. Bu durumda alacaklı, takip işlemlerine devam edilmesini isteyebilir. Üstelik takip zaten durmadığından, alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması davası açmakta hukuki yararı bulunmaz.

Süresinde yapılmayan itiraz nedeniyle takip durmadığından, alacaklının itirazı bertaraf etmeye yönelik bir dava açması gereksizdir. Yargıtay, bu hâlde alacaklının itirazın kaldırılması talebini fuzuli kabul etmektedir:

"O halde mahkemece, borçluların süresinde olmayan itirazları üzerine takip durmadığına göre, alacaklının itirazın kaldırılması istemi fuzuli bir başvuru olup istemin reddine karar vermek gerekirken, alacaklının talebi kabul edilerek itirazın kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir."

— Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 23.03.2015 tarihli, 2014/32743 E. ve 2015/6899 K. sayılı İlamı

Aynı yaklaşım, itirazın iptali davaları bakımından da geçerlidir. Süresinde yapılmayan itiraz takibi durdurmadığından, alacaklının genel mahkemede itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmaz:

"Davalı şirketin itirazı süresinde olmadığına göre davacı alacaklı icra dairesinden takip muamelelerine devam edilmesini İİK'nun 66.maddesi gereği isteyebileceğinden genel mahkemede itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. İcra dairesince süresinde olmayan itiraz nedeniyle usulsüz şekilde takibin durdurulmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup mahkemece re'sen(kendiliğinden) dikkate alınmalıdır. Mahkemece, davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir."

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.09.2013 tarihli, 2013/10430 E. ve 2013/12308 K. sayılı İlamı

7. İtiraz Sonrası Alacaklı Hangi Yollara Başvurabilir?

Süresinde yapılan itirazla duran takibin devam edebilmesi için alacaklının borçlunun itirazını hükümden düşürmesi gerekir. Alacaklının elindeki belgeye ve tercih ettiği yola göre iki yol bulunur:

Kıstas İtirazın İptali (İİK m. 67) İtirazın Kaldırılması (İİK m. 68)
Görevli merci Genel mahkeme İcra mahkemesi
Süre İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay
İspat / belge Her türlü delille ispat mümkün İİK m. 68’deki nitelikli belge şart
İnceleme kapsamı Geniş; işin esası incelenir Sınırlı; belgeye dayalı inceleme

İtirazın kaldırılması yolu hızlıdır ancak yalnızca İİK m. 68’de sayılan belgelere dayanan alacaklılara açıktır. Bu belgeler yoksa alacaklının genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir. Yargıtay, duran takibe devamın bu kararlardan birine bağlı olduğunu belirtmektedir:

"Ödeme emrine itiraz edilmesi halinde, duran takibin devamını sağlayabilmek için alacaklı, İİK'nun 68. maddesine göre itirazın kaldırılmasını isteyebileceği gibi, İİK'nun 67. maddesi uyarınca genel mahkemede itirazın iptali davası da açabilir. Ödeme emrinin borçluya 12.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlunun 16.03.2012 tarihinde yasal yedi günlük süresi içerisinde takibe itiraz ettiği görülmektedir. Bu durumda, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durduğuna göre, takibin devamı ve haciz işlemlerine başlanabilmesi alacaklının itirazın iptali veya itirazın kaldırılması hakkında sunacağı mahkeme kararına bağlıdır."

— Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 03.12.2015 tarihli, 2015/16867 E. ve 2015/30379 K. sayılı İlamı

8. Gecikmiş İtiraz ve Şikayet Yolu

Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir (İİK m. 65). İcra müdürünün süresinde yapılan itiraza rağmen takibi durdurmaması ise süresiz şikayete tabidir.

Gecikmiş itiraz, hak düşürücü sürenin kaçırıldığı ancak bunun borçlunun kusurundan kaynaklanmadığı istisnai hâllerde devreye girer. Bu yol, usulsüz tebligatla karıştırılmamalıdır; usulsüz tebligatta itiraz süresi henüz işlemeye başlamamış sayılır.

9. İtirazın Haksız Çıkması ve Tazminat Riski

İtiraz mekanizması, borçlunun savunma hakkı ile alacaklının takibi sonuçlandırma menfaati arasında bir denge gözetir. Bu dengeyi koruyan unsurlardan biri icra inkâr tazminatıdır.

Borçlunun itirazının haksız çıkması ve alacaklının itirazın iptali ya da kaldırılması talebinin kabulü hâlinde borçlu, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir (İİK m. 67, 68). Buna karşılık alacaklının haksız çıkması da benzer bir tazminat riski doğurabilir. Bu nedenle hem itiraz hem de takip aşamasının dikkatli yürütülmesi önem taşır.

10. Sonuç ve Değerlendirme

İcra takibine itiraz, borçlu açısından takibi durduran etkili bir usuli savunma; alacaklı açısından ise dava açma yükümlülüğünü başlatan bir dönüm noktasıdır. Genel haciz yolunda yedi günlük sürenin kaçırılması, borcun esasına ilişkin tartışmadan bağımsız olarak takibi kesinleştirir.

Sürenin niteliği, itirazın mercii, takibin kendiliğinden durması ve alacaklının başvurabileceği yollar; her biri kendine özgü süre ve şekil şartları taşıyan teknik konulardır. İtiraz mercilerinin ve sürelerinin takip yoluna göre değişmesi, sürecin titizlikle takibini gerektirir.

Bu nedenle icra takibine itiraz sürecinde hak kaybı yaşanmaması için, somut uyuşmazlığın bir hukuk profesyonelinin değerlendirmesiyle ve güncel mevzuat çerçevesinde yürütülmesinde yarar bulunmaktadır. Bu metin genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1 İcra takibine itiraz kaç gün içinde yapılır?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Kambiyo senetlerine özgü takipte süre beş gündür.
2İcra takibine itiraz nereye yapılır?
Genel haciz yolunda itiraz, takibin başlatıldığı icra dairesine dilekçeyle veya sözlü olarak yapılır. Kambiyo takiplerinde ise itiraz doğrudan icra mahkemesine yöneltilir.
3Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur mu?
Evet. Süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, İİK m. 66 gereğince takibi kendiliğinden durdurur. Takibin devamı, alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması yoluyla itirazı hükümden düşürmesine bağlıdır.
4İtiraz süresini kaçırırsam ne olur?
Süre geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz ve takip kesinleşir. Bu hâlde kusursuz bir engel varsa, engelin kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunulabilir (İİK m. 65).
5İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?
İtirazın iptali davası genel mahkemede bir yıl içinde açılır ve her türlü delille ispat mümkündür. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinden altı ay içinde istenir ve yalnızca İİK m. 68’deki nitelikli belgelere dayanır.