İtiraz Süresi ➔ İtirazın Şekli ve Mercii ➔ Takibin Durması ➔ Süresinde Yapılmayan İtiraz ➔ Alacaklının Yolları ➔ Tazminat Riski
İcra takibine itiraz, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlunun, takibi durdurmak için başvurabileceği en pratik usuli araçtır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ilamsız takiplerde borçluya, herhangi bir gerekçe gösterme veya belge sunma zorunluluğu olmaksızın itiraz etme imkânı tanır. Ancak bu hak, kanunun öngördüğü kısa süre ve belirli şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlıdır.
Bu çalışmada itirazın süresi, hangi mercie ve nasıl yapılacağı, takip üzerindeki doğrudan etkisi ve süre kaçırıldığında doğan hukuki sonuçlar; yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay içtihatları temel alınarak incelenmektedir.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''İcra ve İflas Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?
- 2. İcra Takibine İtiraz Süresi Ne Kadardır?
- 3. Süresinde Yapılan İtirazın Sonucu: Takip Durur
- 4. İcra Müdürlüğü İtiraz Hakkında Karar Vermekten Kaçınabilir mi?
- 5. İtiraz İcra Dairesine mi, İcra Mahkemesine mi Yapılır?
- 6. Süresinde Yapılmayan İtirazın Sonuçları Nelerdir?
- 7. İtiraz Sonrası Alacaklı Hangi Yollara Başvurabilir?
- 8. Gecikmiş İtiraz ve Şikayet Yolu
- 9. İtirazın Haksız Çıkması ve Tazminat Riski
- 10. Sonuç ve Değerlendirme
- 11. İlgili Makaleler
1. İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu; borcun tamamına, bir kısmına, takip dayanağı belgedeki imzaya ya da alacaklının takip hakkına itiraz edebilir. İtirazın hüküm doğurabilmesi için takibin yapıldığı icra müdürlüğüne yöneltilmesi gerekir.
Sözlü itiraz tutanağa geçirilir; yazılı itirazda ise dilekçe icra dairesine havale ettirilir. Borçlunun, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmesi de İİK m. 62 uyarınca zorunludur.
2. İcra Takibine İtiraz Süresi Ne Kadardır?
İtiraz süresi, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği günü izleyen günden işlemeye başlar. Sürenin hak düşürücü niteliği, sürenin kaçırılması hâlinde borcun maddi hukukta mevcut olup olmamasından bağımsız olarak takibin kesinleşmesi sonucunu doğurur.
📜 KANUN METNİ — İİK m. 62/1
“İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.”
-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62/1
Takip Yollarına Göre İtiraz Süresi ve Mercii
Aşağıdaki tablo, başlıca takip yollarındaki itiraz sürelerini ve itirazın yöneltileceği mercii özetlemektedir:
| Takip Yolu | İtiraz Süresi | İtiraz Mercii |
|---|---|---|
| Genel haciz yolu (ilamsız) | 7 gün | İcra dairesi |
| Kambiyo senetlerine özgü takip | 5 gün | İcra mahkemesi |
| Adi/hasılat kira – tahliye | 7 gün (bazı fesih hâllerinde 3 gün) | İcra dairesi |
| Rehnin paraya çevrilmesi | 7 gün | İcra dairesi |
| Gecikmiş itiraz (engel halinde) | Engelin kalkmasından itibaren 3 gün | İcra mahkemesi |
Sürelerin ve mercilerin takip yoluna göre değişmesi, itiraz yapılırken takibin türünün doğru tespit edilmesini zorunlu kılar. Yanlış mercie yapılan itiraz hukuki sonuç doğurmaz.
3. Süresinde Yapılan İtirazın Sonucu: Takip Durur
📜 KANUN METNİ — İİK m. 66/1
“Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.”
-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 66/1
"İİK'nun 66/1. maddesinin ilk cümlesi gereğince, müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Buna göre, icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına ilişkin kararı bildirici nitelikte olup, borçlu tarafından süresinde icra dairesine yapılan itirazla birlikte takip, kanun hükmü gereğince kendiliğinden durur ve duran takibe devam edilebilmesi, alacaklı tarafından borçlunun itirazının hükümden düşürülmesine bağlıdır."
— Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.01.2016 tarihli, 2015/23157 E. ve 2016/785 K. sayılı
4. İcra Müdürlüğü İtiraz Hakkında Karar Vermekten Kaçınabilir mi?
Uygulamada zaman zaman icra müdürlüğünün itiraz üzerine açık bir karar vermekten kaçındığı görülmektedir. Yargıtay, müdürlüğün bu konuda karar verme yükümlülüğü altında olduğunu ve aksi tutumun her zaman şikayet edilebileceğini vurgulamaktadır:
"Bu durumda, yukarıda da açıklandığı şekilde, ilamsız takipte takibe itiraz edilmesi üzerine, icra müdürlüğünce itirazın süresinde ve geçerli bir itiraz olup olmadığı incelenerek takibin devamı ya da durdurulması yönünde bir karar verilmesi gerekir. İcra müdürlüğü bu konuda bir karar vermekten kaçınamaz. Bu husus, bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup her zaman şikayet olunabilir (m.16/2)."
— Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 05.02.2025 tarihli, 2024/7492 E. ve 2025/730 K. sayılı İlamı
5. İtiraz İcra Dairesine mi, İcra Mahkemesine mi Yapılır?
Genel haciz yolunda her türlü itirazın (borca, faize, yetkiye veya imzaya) icra dairesine yapılması zorunludur. İtirazın doğrudan icra mahkemesine yapılması hukuki sonuç doğurmaz ve fuzuli sayılır.
"Somut olayda borçlu, hakkında yapılan ilamsız takibe süresinde icra dairesi nezdinde itiraz etmiş olup, İİK.nun 66/1.maddesi uyarınca hakkındaki takip durdurulmuş olmasına rağmen ve takibin şekline göre bu itiraz icra mahkemesince incelenemeyeceğinden ayrıca aynı nedenlerle icra mahkemesine yaptığı başvuru yerinde değildir. Bu nedenle şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir."
— Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarihli, 2012/31828 E. ve 2013/8220 K. sayılı İlamı
İtirazın, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesi aracılığıyla yapılması mümkündür. Bu hâlde itiraz, ilgili dairenin muhabere kaydına girdiği tarihte yapılmış sayılır. Bu konuda Hukuk Genel Kurulu da, başka yer icra dairesi üzerinden süresinde iletilen itirazı geçerli kabul etmiştir (HGK, E: 2014/728, K: 2016/154).
6. Süresinde Yapılmayan İtirazın Sonuçları Nelerdir?
Süresinde yapılmayan itiraz nedeniyle takip durmadığından, alacaklının itirazı bertaraf etmeye yönelik bir dava açması gereksizdir. Yargıtay, bu hâlde alacaklının itirazın kaldırılması talebini fuzuli kabul etmektedir:
"O halde mahkemece, borçluların süresinde olmayan itirazları üzerine takip durmadığına göre, alacaklının itirazın kaldırılması istemi fuzuli bir başvuru olup istemin reddine karar vermek gerekirken, alacaklının talebi kabul edilerek itirazın kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir."
— Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 23.03.2015 tarihli, 2014/32743 E. ve 2015/6899 K. sayılı İlamı
Aynı yaklaşım, itirazın iptali davaları bakımından da geçerlidir. Süresinde yapılmayan itiraz takibi durdurmadığından, alacaklının genel mahkemede itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmaz:
"Davalı şirketin itirazı süresinde olmadığına göre davacı alacaklı icra dairesinden takip muamelelerine devam edilmesini İİK'nun 66.maddesi gereği isteyebileceğinden genel mahkemede itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. İcra dairesince süresinde olmayan itiraz nedeniyle usulsüz şekilde takibin durdurulmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup mahkemece re'sen(kendiliğinden) dikkate alınmalıdır. Mahkemece, davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir."
— Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.09.2013 tarihli, 2013/10430 E. ve 2013/12308 K. sayılı İlamı
7. İtiraz Sonrası Alacaklı Hangi Yollara Başvurabilir?
Süresinde yapılan itirazla duran takibin devam edebilmesi için alacaklının borçlunun itirazını hükümden düşürmesi gerekir. Alacaklının elindeki belgeye ve tercih ettiği yola göre iki yol bulunur:
| Kıstas | İtirazın İptali (İİK m. 67) | İtirazın Kaldırılması (İİK m. 68) |
|---|---|---|
| Görevli merci | Genel mahkeme | İcra mahkemesi |
| Süre | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay |
| İspat / belge | Her türlü delille ispat mümkün | İİK m. 68’deki nitelikli belge şart |
| İnceleme kapsamı | Geniş; işin esası incelenir | Sınırlı; belgeye dayalı inceleme |
İtirazın kaldırılması yolu hızlıdır ancak yalnızca İİK m. 68’de sayılan belgelere dayanan alacaklılara açıktır. Bu belgeler yoksa alacaklının genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir. Yargıtay, duran takibe devamın bu kararlardan birine bağlı olduğunu belirtmektedir:
"Ödeme emrine itiraz edilmesi halinde, duran takibin devamını sağlayabilmek için alacaklı, İİK'nun 68. maddesine göre itirazın kaldırılmasını isteyebileceği gibi, İİK'nun 67. maddesi uyarınca genel mahkemede itirazın iptali davası da açabilir. Ödeme emrinin borçluya 12.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlunun 16.03.2012 tarihinde yasal yedi günlük süresi içerisinde takibe itiraz ettiği görülmektedir. Bu durumda, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durduğuna göre, takibin devamı ve haciz işlemlerine başlanabilmesi alacaklının itirazın iptali veya itirazın kaldırılması hakkında sunacağı mahkeme kararına bağlıdır."
— Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 03.12.2015 tarihli, 2015/16867 E. ve 2015/30379 K. sayılı İlamı
8. Gecikmiş İtiraz ve Şikayet Yolu
Gecikmiş itiraz, hak düşürücü sürenin kaçırıldığı ancak bunun borçlunun kusurundan kaynaklanmadığı istisnai hâllerde devreye girer. Bu yol, usulsüz tebligatla karıştırılmamalıdır; usulsüz tebligatta itiraz süresi henüz işlemeye başlamamış sayılır.
9. İtirazın Haksız Çıkması ve Tazminat Riski
İtiraz mekanizması, borçlunun savunma hakkı ile alacaklının takibi sonuçlandırma menfaati arasında bir denge gözetir. Bu dengeyi koruyan unsurlardan biri icra inkâr tazminatıdır.
Borçlunun itirazının haksız çıkması ve alacaklının itirazın iptali ya da kaldırılması talebinin kabulü hâlinde borçlu, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir (İİK m. 67, 68). Buna karşılık alacaklının haksız çıkması da benzer bir tazminat riski doğurabilir. Bu nedenle hem itiraz hem de takip aşamasının dikkatli yürütülmesi önem taşır.
10. Sonuç ve Değerlendirme
İcra takibine itiraz, borçlu açısından takibi durduran etkili bir usuli savunma; alacaklı açısından ise dava açma yükümlülüğünü başlatan bir dönüm noktasıdır. Genel haciz yolunda yedi günlük sürenin kaçırılması, borcun esasına ilişkin tartışmadan bağımsız olarak takibi kesinleştirir.
Sürenin niteliği, itirazın mercii, takibin kendiliğinden durması ve alacaklının başvurabileceği yollar; her biri kendine özgü süre ve şekil şartları taşıyan teknik konulardır. İtiraz mercilerinin ve sürelerinin takip yoluna göre değişmesi, sürecin titizlikle takibini gerektirir.
Bu nedenle icra takibine itiraz sürecinde hak kaybı yaşanmaması için, somut uyuşmazlığın bir hukuk profesyonelinin değerlendirmesiyle ve güncel mevzuat çerçevesinde yürütülmesinde yarar bulunmaktadır. Bu metin genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz.











