Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

İcra ve İflas Hukuku

İcra ve İflas Hukuku; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na (İİK) tabi ödenmeyen borçların (fatura, senet, çek, kira, mahkeme kararı) kamu gücüyle (cebri icra) tahsil edilmesini ve mali durumu bozulan şirketlerin tasfiye veya yeniden yapılandırma (konkordato) süreçlerini düzenleyen hukuk dalıdır. İcra takiplerinde süreler çok kısadır; genel haciz yolunda ödeme emrine itiraz süresi 7 gün, kambiyo senetlerinde (çek/senet) ise 5 gündür. Bu kategoride; ilamlı ve ilamsız icra takipleri, maaş/banka hacizlerinin kaldırılması, itirazın iptali davaları ve iflas/konkordato süreçlerine dair güncel Yargıtay kararları ışığında hazırladığımız hukuki rehberlerimizi inceleyebilirsiniz.

Modern hukuk sistemlerinde, kişilerin kendi alacaklarını zor kullanarak tahsil etmesi (ihkak-ı hak) yasaktır. Alacağını tahsil edemeyen bir birey veya şirket, bu tahsilatı ancak devletin icra daireleri aracılığıyla, yasal çerçevede gerçekleştirebilir. Öte yandan icra hukuku, sadece alacaklıyı değil; haksız veya gerçeğe aykırı bir borçla karşı karşıya kalan borçluyu da koruyan şekil ve itiraz kurallarına sahiptir.

1. İcra Takip Yolları Nelerdir?

Alacağın türüne ve dayandığı belgeye göre İcra Müdürlüklerinde başlatılacak takip yolları farklılık gösterir:

İlamsız İcra Takibi: Herhangi bir mahkeme kararına veya yazılı bir belgeye dayanması zorunlu olmayan (fatura, cari hesap veya sözlü anlaşma) genel haciz yoludur. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz ederek takibi durdurabilir.

İlamlı İcra Takibi: Bir mahkeme kararına (ilam) dayanan takip türüdür. İlamlı icraya karşı "benim böyle bir borcum yok" şeklinde doğrudan itiraz edilemez; takibin durdurulması ancak İcra Hukuk Mahkemesinde ''icra memur muamelesini şikayet'' ve "Tehir-i İcra (İcranın Geri Bırakılması)" kararı alınmasıyla mümkündür.

Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu: Alacağın çek, poliçe veya emre yazılı senede dayandığı takiplerdir. İtiraz süresi sadece 5 gün olup, itiraz doğrudan İcra Hukuk Mahkemesine yapılmalıdır. İtiraz, takibi kendiliğinden durdurmaz.

2. İcra Hukukunda Sık Karşılaşılan Davalar

İcra takiplerinin durması veya haksız takiplerin bertaraf edilmesi amacıyla açılan temel davalar şunlardır:

İtirazın İptali ve Kaldırılması Davası: Borçlunun 7 günlük sürede yaptığı itirazla duran takibin devam etmesi için alacaklı tarafından açılan davalardır. Haksız itiraz eden veya takip başlatan taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir.

Menfi Tespit ve İstirdat Davaları: Borçlunun, icra takibi öncesinde veya sırasında "böyle bir borcu olmadığını" ispatlamak için açtığı (Menfi Tespit) veya haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığı parayı geri almak için açtığı (İstirdat) davalardır.

İstihkak Davaları: Haczedilen malların borçluya değil, kendisine ait olduğunu iddia eden üçüncü kişilerin mülkiyet haklarını korumak için açtığı davalardır.

3. İflas Hukuku ve Konkordato Süreçleri

Tacir statüsündeki sermaye şirketlerinin (A.Ş. ve Ltd. Şti.) mali darboğaza girmesi durumunda İflas Hukuku devreye girer. Şirketin borca batık olması halinde iflası istenebileceği gibi; dürüst borçluların şirketlerini kurtarabilmesi amacıyla Asliye Ticaret Mahkemelerine başvurularak Konkordato (yeniden yapılandırma ve hacizlere karşı koruma kalkanı) süreci başlatılabilir.

İcra ve İflas hukuku, 5 ve 7 günlük kesin hak düşürücü sürelerin yer aldığı, bir günlük gecikmenin dahi ev, araç veya banka hesaplarına haciz konulmasıyla (veya alacaklı taraf için alacağın tahsil imkanının yitirilmesiyle) sonuçlanabileceği en şekilci alanlardan biridir. Gerek alacakların hızlı ve yasal yoldan tahsili gerekse haksız icra takiplerine karşı malvarlığınızın korunması adına, sürecin her aşamasında dikkatle takip edilmesi gerekir.

Haziran 20, 2026

İstihkak Davası: Hacizli Malın Aidiyet Tespiti

Borçluya ait olduğu varsayılarak haczedilen bir mal aslında üçüncü kişiye aitse, mülkiyetin korunması istihkak davası ile sağlanır. Bu rehber; istihkak davasının açılma usulünü, malın zilyetliğine göre değişen mülkiyet karinesini, ispat yükünü, 7 günlük süreleri ve organik bağ değerlendirmesini güncel Yargıtay kararları ışığında ele alır.
Haziran 20, 2026

İtirazın İptali ve Kaldırılması Davaları Arasındaki Farklar

İlamsız icra takibinde borçlunun itirazıyla duran takibi devam ettirmek için alacaklının önünde iki yol vardır: itirazın iptali ve kaldırılması. Bu rehber; görevli mahkeme, başvuru süreleri (1 yıl/6 ay), ispat vasıtaları, borçlunun itiraz sebepleriyle bağlılığı ve kararın kesin hüküm etkisi yönünden iki kurumu güncel Yargıtay kararları ışığında karşılaştırır.
Haziran 19, 2026

İcra Takibine İtiraz: Süre, Şekil ve Sonuçları

İcra takibine itiraz, ilamsız takipte borçlunun başvurabileceği temel savunma yoludur. Bu rehberde ödeme emrine yapılacak itirazın 7 günlük süresi, hangi mercie yapılacağı, takibi kendiliğinden durdurma etkisi, süresinde yapılmayan itirazın sonuçları ve alacaklının başvurabileceği itirazın iptali ile itirazın kaldırılması yolları güncel Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır.
Mayıs 16, 2026

İstirdat Davası

İstirdat davası; borçlu olmadığı bir tutarı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalan kişinin, ödenen parayı geri almak amacıyla açtığı özel bir eda davasıdır. İİK m. 72 kapsamında düzenlenen bu dava, katı usul koşullarına ve 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Bu rehber; dava şartlarını, zamanaşımı/hak düşürücü süre ayrımını, menfi tespit davasıyla ilişkisini ve güncel içtihat yönelimlerini ele almaktadır.
Mayıs 16, 2026

İİK 89/3 Menfi Tespit Davası

İcra takibinde üçüncü kişilere gönderilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesi halinde devreye giren İİK m. 89/3, muhataba 15 günlük hak düşürücü süre tanır. Bu süre içinde menfi tespit davası açılmazsa borç kesin olarak zimmetde sayılır. Makale; davanın hukuki niteliğini, ispat yükünü, tebligat usulsüzlüklerinin süreye etkisini, görevli mahkemeyi ve güncel Yargıtay içtihatlarını kapsamlı biçimde ele almaktadır.
Mayıs 14, 2026

Menfi Tespit Davası

Hakkınızda başlatılan bir icra takibine gerçekte borçlu olmadığınızı düşünüyorsanız, İİK m. 72 kapsamında menfi tespit davası açma hakkınız bulunmaktadır. Bu dava; takipten önce veya sonra açılabilir, ihtiyati tedbir yoluyla icra işlemleri durdurulabilir ve arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Ancak ispat yükü ve kötüniyet tazminatı riskleri nedeniyle sürecin dikkatli yönetilmesi büyük önem taşır.