İstanbul miras avukatı Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık rehberliğinde; mirastan mal kaçırma (muris muvazaası), haksız tapu devri ve tapu iptal davası süreçlerini temsil eden hukuki dosya ve adalet tokmağı.

Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) ve Tapu İptal Tescil Davası

10 Nisan 2026
İstanbul miras avukatı gözetiminde, hatalı mirasçılık belgesinin iptali davasını (veraset ilamının iptali) ve hukuki ispat sürecini simgeleyen kırmızı mühürlü resmi evrak ve adalet konsepti.

Mirasçılık Belgesinin İptali Davası: Mahkeme, Taraflar ve Süre

17 Nisan 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Tenkis Davası Nedir? Saklı Payın İhlali ve Dava Şartları


Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payı aşan ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarını saklı payı zedelenen mirasçının talebiyle yasal sınıra indiren davadır (TMK m. 560). Dava, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde ve her halde vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 571).

Vasiyetname açıldığında ya da tapu kayıtları incelendiğinde malvarlığının büyük bölümünün tek bir kişiye veya kuruma bırakıldığı görülebilir. Miras hukuku bakımından saklı pay sahibi mirasçı bu aşamada hangi davanın açılacağını, hangi süreye uyulacağını ve hangi hesabın yapılacağını bilmek zorundadır.

Tenkis davasında mahkeme tasarrufun geçerliliğini değil, tasarrufun saklı payı aştığı ölçüyü inceler. Bu makale davanın şartlarını, taraflarını, sürelerini, açılış usulünü, tenkis hesabını ve sık yapılan hataları Yargıtay uygulamasıyla birlikte ele alır. Mirasçıların payını ve saklı pay oranlarını hesaplayan okur için bu makale, hesabın ardından izlenecek dava sürecini anlatır; oran tabloları ilgili makalede yer alır.

1. Tenkis Davası Nedir ve Hukuki Niteliği Nedir?

Tenkis davası, kapsamı ve hukuki niteliği (TMK m. 560, 561); saklı payı zedelenen mirasçıların, tasarruf edilebilir kısmı aşan ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmaların yasal sınıra indirilmesi talebini kapsar. Dava işlemi tamamen iptal etmeyip sadece saklı payı aşan kısmı mirasın açıldığı andan itibaren hükümsüz kılan yenilik doğurucu (inşai) niteliktedir. Saklı paylı mirasçıların asgari miras haklarını güvenceye bağlayan emredici miras hukuku kurumudur.

Tenkis sözlük anlamıyla indirme ve eksiltme demektir. Mirasbırakan, malvarlığı üzerinde vasiyetname veya miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir; bu özgürlüğün sınırını saklı pay sahibi mirasçıların saklı payları oluşturur. Sınır aşıldığında saklı paylı mirasçı, tasarrufun indirilmesini isteyebilir.

KANUN METNİ —

“Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 560/1

Tenkise konu tasarruf, yapıldığı anda geçerli ve bünyesinde sakatlık bulunmayan bir işlemdir. Tenkis davasında bu işlemin tamamen ortadan kaldırılması değil, saklı payın alınabilmesi için gereken ölçüde indirilmesi istenir.

“Türk Medeni Kanunu’nun 560 ve devamı hükümlerinde düzenleme alanı bulan tenkis davası; mirasbırakanın, saklı payı ihlâl eden sağlararası veya ölüme bağlı kazandırmalarının, yasal sınıra indirilmesini sağlayan yenilik doğurucu bir dava niteliğindedir. Bu dava sonucunda verilen kararla; mirasbırakanın yapmış olduğu tasarruflar, mirasın açıldığı tarihten itibaren hüküm doğurmak üzere, saklı payı aştığı ölçüde geçersiz olacaktır.”

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2026 tarihli, 2025/44 E. ve 2026/16 K. sayılı İlamı

Tenkis davası yalnızca eda davası olarak da nitelendirilemez. Tasarrufa konu mal lehtarın eline geçmişse tenkis davası iade talebini de kapsar. İndirim ve iade istekleri ayrı ayrı veya aynı davada ileri sürülebilir.

2. Tenkis Davasının Şartları Nelerdir?

Tenkis davasının şartları, davacının saklı paylı mirasçı olması, mirasbırakanın tenkise tabi bir tasarrufta bulunması, bu tasarrufun tasarruf edilebilir kısmı aşması ve saklı payın temlik dışı terekeden karşılanamamasıdır (TMK m. 560). Şartlardan biri eksikse mahkeme tenkis talebini reddeder; sağlararası kazandırmalarda ayrıca saklı payı etkisiz kılma amacının açık olması aranır.

Şartlar sırasıyla şunlardır:

1. Saklı paylı mirasçı sıfatı: Davacı altsoy, ana-baba veya sağ kalan eş olmalıdır (TMK m. 505, 560).

2. Tenkise tabi tasarruf: Tasarruf ölüme bağlı olmalı veya TMK m. 565'te sayılan sağlararası kazandırmalardan biri olmalıdır.

3. Tasarruf nisabının aşılması: Tasarruf, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısmı aşmalıdır.

4. Saklı payın karşılanamaması: Mirasçılar temlik dışı terekeden saklı paylarını elde edebiliyorsa tenkis davası açılamaz.

5. Etkisiz kılma amacı: Bu şart yalnızca TMK m. 565'in son bendindeki sağlararası kazandırmalar için aranır.

6. Süre: Dava TMK m. 571'deki süreler içinde açılmalıdır (Bölüm 5).

Saklı payın zedelenip zedelenmediği mirasın açıldığı tarihteki terekenin durumuna göre belirlenir. Şart eksikse sonuç davanın reddidir; saklı payın ihlal edilmediği hesapla ortaya çıkarsa mahkeme tenkis alacağı hesabına geçmeden davayı reddeder.

“Türk Medeni Kanunu’nun 560 ıncı maddesine göre tenkis alacağının doğması için miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan bir tasarrufun olması gereklidir.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.09.2023 tarihli, 2023/3412 E. ve 2023/3842 K. sayılı İlamı

Uygulanacak kanun mirasbırakanın ölüm tarihine göre belirlenir (4722 sayılı Kanun m. 17). Mirasbırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, sonra ölmüşse TMK uygulanır. Fark hesaba yansır: mirasbırakanla birlikte yaşayan ve ondan bakılan kişilerin geçim gideri 743 sayılı Kanun’da bir aylık, TMK’da üç aylık olarak terekeden indirilir.

3. Hangi Tasarruflar Tenkise Tabidir?

Tenkise tabi tasarrufların kapsamı ve tenkis sırası (TMK m. 563, 565); tasarruf edilebilir kısmı aşan ölüme bağlı tasarruflar ile kanunda tahdidi olarak sayılan sağlararası karşılıksız kazandırmaları kapsar. Vasiyetnameler mutlak tenkise tabidir ve öncelikle indirilir. Sağlararası kazandırmalar ise TMK m. 565 kapsamındaki dört halden birine girmesi,özellikle saklı payı etkisiz kılma kastının açıkça bulunması şartıyla tenkis edilebilir. Emredici miras hukuku kuralıdır.

3.1. Ölüme Bağlı Tasarruflar

Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflar, tasarruf nisabını aştığı ölçüde tenkise tabidir. Vasiyetname sağlararası bir işlem değildir. Bu nedenle vasiyetnamenin tenkisinde mirasbırakanın ihlal amacı araştırılmaz; vasiyetnameyi sağlararası işlem sayıp TMK m. 565/3'ü uygulayan karar Yargıtay’ca bozulur.

3.2. Sağlararası Kazandırmalar

Sağlararası kazandırmalarda önce denkleştirmenin söz konusu olup olmadığı incelenir. Denkleştirme uygulanamıyorsa kazandırma TMK m. 565 kapsamında değerlendirilir.

KANUN METNİ —

“Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir: (...) 4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 565

İlk üç bentte mirasbırakanın amacı önem taşımaz. Dördüncü bentte ise yalnızca kazandırmada bulunanın amacı araştırılır; lehine kazandırma yapılanın bu amaçla davranması veya saklı payın ihlal edileceğini bilmesi gerekmez. Yargıtay’ın bu amaç için dikkate aldığı ölçütler şunlardır:

Malvarlığının tamamının veya büyük bölümünün elden çıkarılması

Taşınmazın değerinin çok altında satılması veya karma bağışlama yapılması

Bağışlamanın görünüşteki satışın ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesinin arkasına gizlenmesi

Kız çocuklarından mal kaçırılarak erkek çocuklara verilmesi

Kazandırma yapılan kişiyle mirasbırakan arasında yakın hısımlık bulunması

Yalnızca ikinci eşten olan çocuklara kazandırmada bulunulması

“Saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacı, tanık ve yemin de dahil olmak üzere her türlü delille ispatlanabilir.”

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.04.2024 tarihli, 2022/380 E. ve 2024/192 K. sayılı İlamı

4. Tenkis Davasını Kimler Açabilir ve Kime Karşı Açılır?

Tenkis davasında aktif ve pasif husumet ehliyeti (TMK m. 506, 560, 562); dava hakkı kural olarak saklı payı zedelenen altsoy, ana-baba ve sağ kalan eşe aittir. İstisnaen saklı paylı mirasçının alacaklıları ile iflas dairesi de dava açabilir. Husumet tasarruftan yararlanan lehtara karşı yöneltilir. Birden fazla davalı bulunması halinde aralarında zorunlu dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluk bulunmaz. Emredici miras hukuku kuralıdır.

Saklı paylı mirasçının alacaklıları bakımından dava hakkı, alacaklının elinde ödemeden aciz belgesi bulunmasına bağlıdır. Davalı sayısı arttığında hükmün yapısı da değişir. Her davalı yönünden sorumlu olduğu miktar ayrı belirlenir; davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna hükmedilmesi hatalıdır. Davacının tenkise tabi başka kişi veya tasarrufları dava etmemiş olması, dava edilen davalıyı etkilemez.

Terekeye temsilci atanması tenkis talebinde farklı sonuç doğurur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararına göre, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebinde terekeye temsilci atanınca mirasçıların takip yetkisi sona erer. Terditli tenkis talebinde ise mirasçı kendi saklı payına hasren dava açabildiğinden takip yetkisi sürer.

“Davacı mirasçının diğer mirasçılarla birlikte ya da terekeye temsilci atanarak dava açması söz konusu olmadığından, saklı paya sahip her mirasçı tek başına tenkis davası açabilecektir.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.12.2024 tarihli, 2024/4467 E. ve 2024/5898 K. sayılı İlamı

5. Tenkis Davasında Hak Düşürücü Süre Ne Kadardır ve Ne Zaman Başlar?

Tenkis davasında hak düşürücü süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden başlayarak on yıldır (TMK m. 571). Süre kaçırılırsa dava yoluyla tenkis istenemez; öğrenme tarihinden bağımsız olarak on yıllık süre dolduğunda hak düşer.

Tenkis Davasında Süreler
SüreBaşlangıç AnıSüre Kaçırılırsa Sonuç
Bir yılSaklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarih (TMK m. 571)Dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilir
On yılVasiyetnamelerde açılma tarihi; diğer tasarruflarda mirasın açılmasıÖğrenme tarihi ne olursa olsun hak düşer
İki haftaBilirkişi raporunun tebliği (HMK m. 281)Süresinde itiraz edilmeyen rapora temyizde de itiraz edilemez

Önemli: Bir yıllık süre hak düşürücü süredir. Süre dolduktan sonra açılan dava, saklı payın ihlal edilip edilmediği incelenmeden reddedilir.

Öğrenme anı her dosyada aynı tarihe bağlanmaz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi süreyi vasiyetnamenin davacılara tebliğ edildiği tarihten, bölge adliye mahkemesi ise vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesinde açılıp okunduğu duruşma tarihinden başlatmıştır. Vasiyetnamenin açılması ve tenfizi sürecinde hangi tarihte hangi işlemin yapıldığı bu nedenle süre bakımından önem taşır. En erken olası başlangıç tarihi esas alınmadığında süre kaçırma riski doğar. Tenkis iddiasının def’i yoluyla her zaman ileri sürülebildiği de kabul edilir.

6. Tenkis Davası Nasıl Açılır ve Hangi Belgeler Gerekir?

Tenkis davasının açılması, dava şartları ve harç rejimi (HMK m. 2, 107, 119, TMK m. 560); dava asliye hukuk mahkemesine hitaben düzenlenen dilekçeyle açılır. Dilekçeye mirasçılık belgesi ve tenkise tabi kazandırmanın delilleri eklenir. Talep sonucu belirsiz alacak davası olarak açılabilir; başlangıçtaki miktar harca esas geçici değerdir. Tahkikatla netleşen saklı pay ihlali tutarı üzerinden nispi harç tamamlanır. Emredici usul hukuku kuralıdır.

Yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

Dava dilekçesinde şu hususlar yer alır:

  • Mirasbırakanın ölüm tarihi ve davacının mirasçılık sıfatı
  • Tenkisi istenen tasarruf (vasiyetname, bağış, satış görünümlü devir) ve lehtar
  • Saklı payın zedelendiğini gösteren vakıalar
  • Talep sonucu; iptal veya muvazaa talebi varsa terditli sıra
  • Belirsiz alacak niteliği nedeniyle fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu

Dava dilekçesinde tenkis tutarının kesin olarak bilinmesi beklenmez. Tenkis hesabı uzmanlık gerektirdiğinden dilekçedeki tutar talebi sınırlamaz. Yargıtay, tenkis talebi için dava değeri belirlenmeden maktu harçla açılan davalarda mahkemenin değeri belirlettirip eksik nispi harcı tamamlattırmasını arar. Harç ve gider avansı tutarları yıllık tarifeye göre değişir.

Davanın hazırlığında şu belgeler kullanılır:

1. Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)

2. Vasiyetname veya tasarrufu içeren belge; vasiyetnamenin açılış tutanağı

3. Terekedeki taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları (ada ve parsel numarası değişmişse eski ve yeni kayıtlar)

4. Mirasbırakanın banka hesaplarına ve kamulaştırma bedellerine ilişkin kayıtlar

5. Varsa tereke tespiti dosyası

Tereke mevcudu mahkemece re’sen araştırılır; yine de kayıtların dosyada eksik kalması hesabı doğrudan etkiler. Tenkis hesabında uzman bilirkişiden rapor alınır ve taşınmaz değerleri için yerinde keşif yapılır.

7. Tenkis Hesabı Nasıl Yapılır ve Sabit Tenkis Oranı Nedir?

Tenkis hesabı, net terekenin tespiti ve sabit tenkis oranı (TMK m. 507, 508, 564); ölüm tarihindeki tereke aktiflerine kanuni eklemeler yapılıp borçların indirilmesiyle net tereke bulunur. Tasarruf edilebilir kısım aşılarak saklı paylar zedelendiğinde tenkis tutarı belirlenir. Bu tutarın tenkise tabi kazandırmaya bölünmesiyle sabit tenkis oranı saptanır; bölünemeyen taşınmazlarda karar tarihindeki rayiç bedel bu oranla çarpılarak nakden ödenir. Yerleşik hesaplama kuralıdır.

7.1. Net Tereke Nasıl Bulunur?

Hesap şu adımlarla yapılır:

1. Terekenin tespiti: Mirasbırakanın ölüm tarihindeki tüm malvarlığı (temlik içi ve temlik dışı) belirlenir; bu aşamada terekenin tespiti dosyası kullanılabilir. Murisin taşınmazdaki hissesi 1/2 ise yalnızca o hissenin değeri hesaba girer.

2. Aktife eklemeler: Denkleştirmeye tabi tasarruflar (TMK m. 669), tenkise tabi sağlararası tasarruflar (TMK m. 508, 565) ve hayat sigortasının satın alma bedeli (TMK m. 509, 567) eklenir. Ölüme bağlı tasarruflar aktife eklenmez.

3. Pasifin indirilmesi: Mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile birlikte yaşayan ve bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri çıkarılır (TMK m. 507/2).

4. Saklı payın bulunması: Net tereke üzerinden mirasçının yasal payı, ardından saklı payın hesaplanması yapılır; temlik dışı terekeden alınan değer saklı paydan düşülür. Kalan tutar ihlal edilen saklı paydır.

Hesaba esas değerler mirasbırakanın ölüm tarihine göre belirlenir. Mirasbırakanın banka hesaplarındaki para, kamulaştırılan taşınmazın bedeli ve sonradan ada ve parsel numarası değişen taşınmazlar hesapta atlanırsa tereke aktifi eksik kalır ve hüküm bozulur.

7.2. Sabit Tenkis Oranı Nasıl Bulunur?

Sabit tenkis oranı, ihlal edilen saklı payın kazandırma tutarına bölünmesiyle bulunur. Davalı da saklı paylı mirasçıysa kazandırma tutarından davalının kendi saklı payı düşülür. Her davalıya farklı tutarda kazandırma yapılmışsa oran her davalı için ayrı hesaplanır.

“Sabit tenkis oranı, el atılan saklı payın (ihlal edilen saklı pay), tasarrufun değerine (kazandırma tutarı) oranı olup bunun her davalıya yapılan tasarruf tutarları yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli, 2025/1141 E. ve 2025/2470 K. sayılı İlamı

Tenkis sıralaması da hesabı etkiler. Saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan, yetmezse sağlararası kazandırmalardan en yeni tarihlisinden en eskisine doğru gidilerek tenkis yapılır (TMK m. 570/1). Birden fazla kişiye yapılan kazandırma tenkise tabi olursa alınanla orantılı sorumluluk kuralı uygulanır (TMK m. 563).

7.3. Örnek Olay

Aşağıdaki senaryo varsayımsaldır ve gerçek kişi içermez. Mirasbırakanın eşi yoktur ve tek çocuğu davacıdır. Mirasbırakan 02.03.2026 tarihinde ölmüştür. Noterde düzenlediği vasiyetnameyle ölüm tarihinde 6.000.000 TL değerindeki tek dairesini bir vakfa bırakmıştır. Bankada 600.000 TL’si vardır; borcu ve gideri yoktur. Vasiyetname 15.04.2026 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılıp okunmuş, davacı saklı payının zedelendiğini aynı gün öğrenmiştir.

Süre hesabı: Bir yıllık süre 15.04.2027 tarihinde, on yıllık süre 15.04.2036 tarihinde sona erer. Kısa olan süre belirleyicidir.

Örnek Olay Hesap Tablosu
KalemTutar
Net tereke (ölüm tarihi)6.600.000 TL
Saklı pay (altsoy için yasal payın yarısı)3.300.000 TL
Temlik dışı terekeden (banka) karşılanan600.000 TL
İhlal edilen saklı pay2.700.000 TL
Vakfa kazandırma (ölüm tarihi değeri)6.000.000 TL
Sabit tenkis oranı (2.700.000 / 6.000.000)0,45
Dairenin karar tarihine en yakın değeri (varsayım)9.000.000 TL
Tenkis alacağı (9.000.000 x 0,45)4.050.000 TL

Daire sabit tenkis oranında bölünemediğinden tercih hakkı doğar (Bölüm 8). Vakıf, 4.050.000 TL ödeyerek daireyi alabilir. Vakıf bunun yerine tasarruf edilebilir kısmın karşılığı olan 4.950.000 TL’yi isteyip daireyi davacıya bırakabilir.

8. Bölünmez Malda Tercih Hakkı Nasıl Kullanılır?

Bölünmez malda tercih hakkı ve kullanım usulü (TMK m. 564, 11.11.1953 t. İBK); değerinde azalma olmaksızın bölünemeyen malın tenkise tabi olması halinde davalı lehtara tanınan seçimlik yetkidir. Davalı, tasarruf edilebilir kısmın değerini alarak malı mirasçıya bırakabilir ya da tenkisi gereken kısmı karar tarihindeki rayiç bedelle ödeyerek malı alıkoyabilir. Tercih hakkı seçimlik olup mahkemece lehtara kullandırılması zorunlu emredici miras hukuku kuralıdır.

KANUN METNİ —

“Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir. Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir. Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 564

Mahkeme önce malın sabit tenkis oranında bölünüp bölünemeyeceğini araştırır. Bölünebiliyorsa bu kısımlar bağımsız bölüm halinde taraflar adına tescil edilir. Bölünemiyorsa tercih hakkı doğar. Hak doğmadan önce yapılan tercih sonuç doğurmaz.

Mahkeme tercih hakkını davalıya kullandırır. Davalı duruşmada hazır değilse tercih hakkı kendisine açıklamalı davetiye çıkartılarak sorulur. Davalı ihtara rağmen uygun sürede tercih kullanmazsa hak saklı paylı davacıya geçer.

Tercihin sonucu paylı tescil değil, malın tamamının tescilidir. Ya davacı saklı payı dışında kalan kısmın değerini ödeyerek malın tamamını alır ya da davalı saklı payına denk gelen kısmın değerini ödeyerek malın tamamını alır.

Değerleme tarihine dikkat edilmelidir. Ölüm tarihindeki değer sabit tenkis oranının hesabında kullanılır; ödenecek tutar ise malın güncel değeri üzerinden bulunur. Yargıtay kararlarında bu tarih bazen “karar tarihine en yakın tarih”, bazen “tercih hakkının kullanıldığı tarih” olarak ifade edilir; bilirkişi raporunun hangi tarihi esas aldığını açıkça göstermesi denetim için önemlidir. Ölüm tarihindeki değerin toptan eşya fiyat endeksiyle (ÜFE) güncellenmesi güncel değer sayılmaz ve bozma nedenidir. Taşınmazın zemin ve bina değeri birlikte hesaplanır.

Tercih hakkı yalnızca belirli mal vasiyetinde ve sağlararası kazandırmalarda söz konusudur. Mirasçı atamasında TMK m. 564 uygulanmaz.

Belirli Mal Vasiyeti ve Mirasçı Atama Farkı
Tasarruf TürüKapsamTMK m. 564Tenkis Yöntemi
Belirli mal vasiyetiTerekedeki belirli bir malUygulanırBölünebiliyorsa tescil; bölünemiyorsa tercih hakkı ve nakdi ödeme
Mirasçı atamaTerekenin tamamı veya belli bir oranıUygulanmazSaklı pay oranında tenkis

“Tekrar önemle vurgulamak gerekir ki, mirasçı olarak atanan kimseye karşı açılan tenkis davasının kabulü halinde dava edilen saklı paylar oranında tenkise karar vermek yeterlidir.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli, 2023/882 E. ve 2024/1548 K. sayılı İlamı

Vasiyetnamenin niteliği bu nedenle belirleyicidir. Terekenin tamamını veya oranını değil, tek tek sayılan malları kapsayan vasiyetname mirasçı atama sayılmaz; bu nitelendirmeyi yanlış yapan karar bozulur.

9. Tenkis Davası, Vasiyetnamenin İptali ve Muris Muvazaası Davasından Nasıl Ayrılır?

Tenkis, vasiyetnamenin iptali ve muris muvazaası davalarının ayrımı (TMK m. 557, 560, TBK m. 19); tenkis geçerli kazandırmanın saklı payı aşan kısmını indirirken; iptal davası ehliyetsizlik, şekil eksikliği veya irade fesadıyla tasarrufu hükümsüz kılar. Muris muvazaası ise gizli bağışa dayalı muvazaalı devrin butlanını amaçlar. Saklı pay ihlali iptal sebebi oluşturmadığından, talepler uygulamada sıklıkla kademeli (terditli) yarışır. Temel miras hukuku ayrımıdır.

Tenkis, İptal ve Muvazaa Davası Karşılaştırması
DavaTasarrufun DurumuHukuki DayanakSonuç
Tenkis DavasıGeçerli, saklı payı aşan tasarrufTMK m. 560Tasarruf saklı pay sınırına indirilir
Vasiyetnamenin İptali DavasıEhliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka aykırılık veya şekil noksanlığı taşıyan vasiyetnameTMK m. 557Vasiyetname ortadan kalkar
Muris Muvazaası DavasıMirastan mal kaçırmak için yapılan görünürdeki işlem (kural olarak tapulu taşınmaz devri)1974 tarihli İçtihadı Birleştirme KararıTapu kaydı iptal edilir; miras payı oranında tescil istenir

Durumun hangi yola karşılık geldiği şöyle konumlandırılabilir:

Vasiyetnamede şekil eksikliği, ehliyetsizlik veya irade sakatlığı varsa: Vasiyetnamenin iptali (TMK m. 557) istenir; terditli olarak tenkis talep edilir.

Vasiyetname geçerli ama saklı payı aşıyorsa: Tenkis davası açılır.

Tapuda satış görünümü verilen devrin gerçekte bağış olduğu ileri sürülüyorsa: Muris muvazaası ile tapu iptali ve tescil istenir; terditli olarak tenkis talep edilir. Tapu iptali ve tescil davalarının genel işleyişi için tapu iptali ve tescil davası rehberine bakılabilir.

Devir tapuda bağış olarak yapılmışsa: Muvazaa iddiası kural olarak reddedilir; TMK m. 565 şartlarına göre tenkis incelenir.

Vasiyetnamede mirasçılıktan çıkarma sebebi gösterilmişse: Sebebin doğruluğu ispatlanamazsa tasarruf mirasçının saklı payı dışında geçerli olur ve dava tenkis davası olarak sürer. Sebep ispatlanırsa mirasçılıktan çıkarma geçerli olacağından tenkis hakkı da doğmaz.

Terditli talebin önemi Yargıtay kararlarında açıkça görülür. Vasiyetnamenin iptali talebinin reddi, tenkis talebinin ayrıca incelenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

“(...) vasiyetnamenin iptaline ilişkin istemin reddi kararı ile vasiyetname hâlen ayakta olacağından ve saklı payların ihlali söz konusu olabileceğinden, davacının terditli istemi olan tenkis hakkında inceleme ve araştırma yapılmadan, açıklanan gerekçeyle tenkis isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.05.2025 tarihli, 2024/4725 E. ve 2025/2611 K. sayılı İlamı

10. Tenkis Davasında Hak Kaybına Yol Açan Sık Hatalar Nelerdir?

Tenkis davasında hak kaybına yol açan başlıca hatalar, bir yıllık süreyi kaçırmak, tenkis talebini dilekçede açıkça belirtmemek, aynı talebi ikinci dosyada açmak, bilirkişi raporuna iki hafta içinde itiraz etmemek ve terekeyi eksik göstermektir. Her hata davanın reddine ya da hükmün bozulmasına yol açabilir.

Sık Yapılan Hatalar ve Sonuçları
HataSonuç
Bir yıllık süreyi öğrenme tarihinden değil daha geç bir tarihten başlatmakDava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilebilir
Vasiyetnamenin iptalini isteyip tenkis talebini dilekçede açıkça yazmamakTenkis talebinin varlığı ve süresinde ileri sürülüp sürülmediği tartışma konusu olur
Tenkis davası derdestken aynı talebi ikinci dosyada açmakİkinci dava, derdest dava nedeniyle usulden reddedilir
Bilirkişi raporuna tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz etmemekRapora temyiz aşamasında itiraz edilemez
Banka hesabı, kamulaştırma bedeli veya hisseli taşınmazı hesaba doğru katmamakTereke aktifi hatalı çıkar; hüküm bozulur
Mirasbırakanın başkası adına satın aldırdığı taşınmazı, bedeli mirasbırakanca ödendiği ispatlanmadan tereke aktifine katmakHesap hatalı kabul edilir; hüküm bozulur
Davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğunu istemekHer davalının payı ayrı hesaplanır; müşterek müteselsil hüküm bozulur

Dilekçede tenkis talebinin açıkça yazılması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025 tarihli kararı ayrıca önemlidir. Dava dilekçesinde saklı payların verilmediği belirtilmiş ve mahfuz hisse araştırması istenmişse, hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında tenkis talebi açıklattırılabilir ve hak düşürücü süre dolmuş sayılmaz. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı görüş, dilekçede tenkis talebi bulunmadığı ve saklı pay ihlalinin iptal sebebi olarak ileri sürüldüğü yönündedir.

11. Sonuç ve Değerlendirme

Tenkis davası, mahkemenin sırasıyla şu soruları incelediği teknik bir davadır: Davacı saklı paylı mirasçı mıdır? Tasarruf tenkise tabi midir? Saklı pay temlik dışı terekeden karşılanıyor mu? Süre içinde dava açılmış mıdır? Bu sorulara olumlu yanıt alınırsa net tereke, saklı pay ve sabit tenkis oranı hesaplanır; mal bölünemiyorsa tercih hakkı kullandırılır.

Hata riski en çok üç noktada toplanır: sürenin başlangıcı, talebin dilekçede açıkça yazılması ve terekenin eksiksiz tespiti. Bu üç noktadaki eksiklik, davanın reddine ya da hükmün bozulmasına ve sürecin uzamasına yol açar. Sürelerin hak düşürücü olması ve hesabın uzmanlık gerektirmesi nedeniyle süreç özen gerektirir.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

12. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kardeşler Tenkis Davası Açabilir mi?

Kardeşler tenkis davası açamaz. Kardeşlerin saklı payı 04.05.2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanun’la kaldırılmıştır; bu nedenle belirtilen tarihten sonraki hesaplamalarda kardeşler saklı pay sahibi sayılmaz ve saklı paylarının ihlal edildiği gerekçesiyle tenkis talep edemez. Saklı pay, altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş bakımından devam eder.

Taşınmazlar Sonradan Mirasçılar Adına Tescil Edilirse Tenkis Davası Konusuz Kalır mı?

Tenkis davası konusuz kalmaz. Mirasçılar mirası mirasbırakanın ölümüyle bir bütün olarak kazandığından (TMK m. 599), taşınmazların sonradan mirasçılar adına tescili yalnızca açıklayıcıdır (TMK m. 705). Yargıtay, taşınmazların sonradan davacılar adına tescil edilmesini gerekçe gösterip tenkis talebini hukuki yarar yokluğundan reddeden kararı bu nedenle bozmuştur.

Hayat Sigortası Tenkis Hesabına Dahil Edilir mi?

Hayat sigortasının satın alma bedeli, tenkis hesabında net terekeye eklenir (TMK m. 509, 567). Bu nedenle mirasbırakanın üçüncü kişi lehine yaptığı hayat sigortası sözleşmesi, saklı payın zedelenip zedelenmediğinin hesabına yansır ve gerekirse tenkise tabi tutulabilir. Hesapta esas alınan değer, sigorta sözleşmesinin satın alma bedelidir.

Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar

Bu makale 25.10.2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Türk Medeni Kanunu (TMK): m. 505, 506, 507, 508, 509, 512, 557, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 567, 570, 571, 599, 669, 705; 4722 sayılı Kanun m. 17; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 463, 506; 5650 sayılı Kanun

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK): m. 11, 31, 107, 114, 281

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 11.11.1994 tarihli, 1994/4 E. ve 1994/4 K. sayılı Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2026 tarihli, 2025/44 E. ve 2026/16 K. sayılı İlamı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2025 tarihli, 2024/351 E. ve 2025/602 K. sayılı İlamı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.04.2024 tarihli, 2022/380 E. ve 2024/192 K. sayılı İlamı

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2025/6413 E. ve 2026/510 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli, 2025/4705 E. ve 2026/311 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.05.2025 tarihli, 2024/4725 E. ve 2025/2611 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli, 2025/1141 E. ve 2025/2470 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.03.2025 tarihli, 2025/800 E. ve 2025/1375 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.12.2024 tarihli, 2024/4467 E. ve 2024/5898 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli, 2024/4222 E. ve 2024/5152 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.11.2024 tarihli, 2023/5681 E. ve 2024/5103 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.05.2024 tarihli, 2024/1811 E. ve 2024/2942 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 tarihli, 2023/697 E. ve 2024/2496 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli, 2024/711 E. ve 2024/1614 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli, 2023/882 E. ve 2024/1548 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.02.2024 tarihli, 2023/5809 E. ve 2024/1067 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.10.2023 tarihli, 2023/2844 E. ve 2023/4536 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.09.2023 tarihli, 2023/3412 E. ve 2023/3842 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.10.2022 tarihli, 2021/8122 E. ve 2022/5784 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.10.2021 tarihli, 2021/3319 E. ve 2021/2431 K. sayılı İlamı

Hukuki Sorumluluk Reddi Bu makalede yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmuş olup, hukuki danışmanlık veya görüş niteliği taşımamaktadır. Somut olaylar bakımından bir hukukçuya danışılması tavsiye olunur.