Tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın işlemlerinin tamamen iptalini değil, ihlal edilen saklı pay sınırına çekilmesini (eksiltilmesini) sağlar. Muris muvazaasından en hayati farkı şudur: Tenkise konu edilen vasiyetname veya bağış işlemi hukuken geçerlidir; mahkeme sadece yasal mirasçıların dokunulmaz payını aşan o 'taşkın' kısmı indirir.
Miras hukuku kapsamında büyük bir öneme sahip olan tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarının yasal sınıra, yani tasarruf edilebilir kısma çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili ve yenilik doğurucu (inşai) bir davadır. Bu dava, mirasbırakanın kanuni sınırları aşarak yaptığı tasarrufların tamamen iptalini değil, saklı pay sınırına çekilmesini (indirilmesini) sağlar. Yargıtay kararlarında ve doktrinde bu dava, saklı pay ihlali yaptırımı olup miras hukukuna özgü bir iptal davası olarak kabul edilmektedir. Muris muvazaası (danışıklı işlem) ile karıştırılmamalıdır; zira tenkis davasında muvazaalı (geçersiz) bir işlem değil, geçerli ancak yasal sınırları aşan bir tasarruf söz konusudur.
Konuyla ilgili diğer makalelerimize ''Miras Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Tenkis Davası Nedir ve Şartları Nelerdir?
- 2. Saklı Pay Nedir ve Yasal Mirasçıların Oranları Nasıl Hesaplanır?
- 3. Hangi İşlemler ve Bağışlamalar Tenkise (İndirime) Tabidir?
- 4. Tenkiste Sıra Kuralı ve Sabit Tenkis Oranı (STO) Nedir?
- 5. Tenkis Davası ile Muris Muvazaası Arasındaki Farklar Nelerdir?
- 6. Sonuç
- 7. İlgili Makaleler
1. Tenkis Davası Nedir ve Şartları Nelerdir?
Tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın işlemlerinin tamamen iptalini değil, ihlal edilen saklı pay sınırına çekilmesini (eksiltilmesini) sağlar. Muris muvazaasından en hayati farkı şudur: Tenkise konu edilen vasiyetname veya bağış işlemi hukuken geçerlidir; mahkeme sadece yasal mirasçıların dokunulmaz payını aşan o 'taşkın' kısmı indirir.
1.1. Davanın Maddi Şartları (Saklı Payın Zedelenmesi)
Tenkis davasının dinlenebilmesi için gereken temel maddi şart, mirasbırakanın ölüme bağlı (örneğin vasiyetname) veya sağlararası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını ihlal etmiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilebilmesi için kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı (temlik dışı) terekenin tamamının bilinmesi ve net tereke hesabı yapılması gerekmektedir. Tasarruf oranının aşılmış olması tek başına yeterli değildir; sağlararası kazandırmalarda ihlalin türüne göre mirasbırakanın saklı pay ihlali kastının bulunup bulunmadığı da objektif ve sübjektif unsurlarla değerlendirilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararına göre mirasbırakan vasiyetname ile tüm malvarlığını devretmiş olsa dahi mahkeme, bu tasarrufun saklı payları ihlal edip etmediğini titizlikle incelemelidir. Yargıtay'a göre hakim tarafların sunduklarıyla yetinemez; tüm tapu ve banka kayıtlarını re'sen (kendiliğinden) celbederek uzman bilirkişiden tenkis raporu almak zorundadır. Eksik incelemeyle kurulan hüküm kesin bozma nedenidir.
...mirasbırakanın tereke mevcudu belirlenmeli (HMK. madde 31), tereke kapsamındaki taşınır - taşınmaz mal varlığı hakkındaki bilgi, belge ve kayıtlar dosyaya celbedilmeli, ondan sonra yukarda anılan ilkeler esas alınarak, tenkis konusunda uzman bilirkişiden yukarda belirtilen hususları da karşılayacak nitelikte rapor alınarak, saklı paylı mirasçı olan davacının saklı payı oranında tenkise karar verilmesi gerekirken, tenkis talebi konusunda yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesine göre Tenkis davaları, kamu düzenine ilişkin teknik hesaplamalar içerdiğinden mahkeme, tarafların delilleriyle bağlı kalmaksızın terekeyi re'sen (kendiliğinden) araştırmak zorundadır. Ayrıca, vasiyetnamenin iptali talebi reddedilse dahi, kademeli (terditli) açılan davada tenkis istemi mutlaka ayrıca incelenmelidir. İptalin reddedilmesi, tenkisin de reddini gerektirmez.
Tenkis davalarında tereke mevcudunun ( temlik içi - temlik dışı ) mahkemece re'sen araştırılması zorunludur. Zira mirasbırakan adına olan tereke mevcudunun mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla değerinin tesbiti; gerek sabit tenkis oranının hesaplanması, gerekse ihlal edilen mahfuz hissenin belirlenmesi için zorunludur.
1.2. Davanın Usuli Şartları (Dava Hakkı ve Süreler)
Tenkis davasını kural olarak sadece saklı paylı mirasçılar açabilir; ancak saklı paylı mirasçının iflası halinde iflas dairesi veya elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar da belirli şartlarla dava açma hakkına sahiptir. Dava açma hakkı sıkı bir hak düşürücü süreye tabidir. Türk Medeni Kanunu'na göre bu dava, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak 1 yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle düşer. Bununla birlikte tenkis iddiası, def'i (savunma) yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Tenkis davası, salt bir iptal davası değil, saklı payı tamamlamaya yönelik kademeli bir indirim sürecidir. Tasarruflar rastgele eksiltilmez; kanuni bir hiyerarşi (TMK 570) uygulanır. Önce ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetnameler) tenkis edilir. Bu yetmezse sağlararası bağışlamalara geçilir ve indirim en yeni tarihliden en eskisine doğru sırayla yapılır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararına göre mirasbırakan vasiyetname ile tüm malvarlığını devretmiş olsa dahi mahkeme, bu tasarrufun saklı payları ihlal edip etmediğini titizlikle incelemelidir. Yargıtay'a göre hakim tarafların sunduklarıyla yetinemez; tüm tapu ve banka kayıtlarını re'sen (kendiliğinden) celbederek uzman bilirkişiden tenkis raporu almak zorundadır. Eksik incelemeyle kurulan hüküm kesin bozma nedenidir.
... mirasçısı ...'ın tenkis isteminde davalı olması nedeniyle ... ile ...'nin diğer mirasçıları olan davacılar arasında menfaat çatışması vardır ve ...'nin kendi mahfuz hissesinin bu davada temsili bakımından, ... hem davacı hem davalı olması nedeniyle, ...'nin terekesini temsil ettiği, ...'nin mahfuz hissesine ilişkin davası bakımından taraf teşkilinin tamamlandığı söylenemez. Bu nedenle, öncelikle, ölen davacı ...'nin davasında ...'nin terekesinin temsili, ... mirasçıları adına davanın takibi için miras şirketine mümessil tayini gerekir. Bunu sağlamaları için ...'nin davacı olan mirasçılarına mehil verilmesi ve terekesine mümessil tayininden sonra ...'nin mahfuz hissesi-terekesi adına bu davayı tereke temsilcisinin takibine imkân tanınmalıdır.
Miras davalarında bir kişinin aynı anda hem ''hak isteyen mirasçı'' (davacı) hem de ''kendisine mal devredilen'' (davalı) konumunda olması hukuki bir menfaat çatışması yaratır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre; taraf teşkilinin sağlanması için miras ortaklığına mutlaka bir tereke temsilcisi (mümessili) atanmalıdır. Bu mutlak usul eksikliği giderilmeden davanın esasına girilemez.
Tenkis Davasını Kimler Açabilir?
Tenkis davasını kural olarak sadece saklı paylı mirasçılar açabilir; ancak saklı paylı mirasçının iflası halinde iflas dairesi veya elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar da belirli şartlarla dava açma hakkına sahiptir.
2. Saklı Pay Nedir ve Yasal Mirasçıların Oranları Nasıl Hesaplanır?
Türk miras hukukunda kişilerin malvarlıkları üzerinde diledikleri gibi işlem yapma özgürlüğü bulunsa da, bu tasarruf özgürlüğü mutlak ve sınırsız değildir. Kanun koyucu, mirasbırakanın iradesiyle dahi ortadan kaldıramayacağı bir koruma kalkanı oluşturarak, en yakın aile üyelerinin (altsoy, ana ve baba ile eş) miras hakkını güvence altına almıştır; malvarlığının dokunulmaz olan bu kısmına saklı pay denir. Türk Medeni Kanunu'na göre mirasbırakan, ancak mirasının bu saklı paylar dışında kalan serbest bölgesi üzerinde ölüme bağlı tasarruflarda bulunma hakkına sahiptir.
Mirasbırakanın herhangi bir kanuni sınırlamaya takılmadan, üzerinde dilediği gibi hukuki işlem yapabildiği (bağışlayabildiği veya vasiyet edebildiği) bu alana ise tasarruf edilebilir kısım (tasarruf nisabı) adı verilmektedir.
‘’Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir: (1) Altsoy için yasal miras payının yarısı, (2) Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, (3) (Mülga: 4/5/2007-5650/2 md.) (4)Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.’’
2.1. Saklı Pay Kavramı ve Oranları
Mirasbırakanın iradesiyle ortadan kaldıramadığı ve üzerinde tasarruf edemediği, kanunla koruma altına alınan miras payına saklı pay denir. Kanuna göre saklı pay oranları şu şekildedir:
Altsoy için: Yasal miras payının yarısı.
Ana ve baba için: Her biri için yasal miras payının dörtte biri.
Sağ kalan eş için: Altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı, diğer hallerde ise yasal miras payının dörtte üçüdür.
| Zümre (Derece) Sistemi | Birlikte Mirasçı Olanlar | Sağ Kalan Eşin Payı | Zümredeki Diğer Mirasçıların Payı |
| 1. Zümre (Altsoy) | Eş ve Çocuklar (veya Torunlar) | 1/4 | 3/4 |
| 2. Zümre (Üstsoy) | Eş ve Anne - Baba (veya Kardeşler) | 1/2 | 1/2 |
| 3. Zümre (Köksoy) | Eş ve Büyük Anne - Büyük Baba | 3/4 | 1/4 |
2.2. Tasarruf Edilebilir Kısım
Mirasbırakan, malvarlığından yasal mirasçılara ait saklı paylar çıkarıldıktan sonra kalan kısım üzerinde ölüme bağlı tasarrufta bulunmakta serbesttir. Eğer kişinin kanunda belirtilen saklı paylı hiçbir mirasçısı (altsoy, ana-baba, eş) yoksa, mirasının tamamı üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir.
2.3. Net Tereke Hesabı
Mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmının tespit edilebilmesi için ölüm günündeki malvarlığı durumu dikkate alınarak net terekenin bulunması şarttır. Terekenin aktifi, ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardan oluşur. Terekenin pasifi ise mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile mirasbırakanla birlikte yaşayan kişilerin üç aylık geçim giderlerinden ibarettir. Aktif değerlerden belirtilen borçların indirilmesiyle net terekeye ulaşılır ve saklı paya tecavüz edilip edilmediği bu değer üzerinden hesaplanır.
3. Hangi İşlemler ve Bağışlamalar Tenkise (İndirime) Tabidir?
3.1. Ölüme Bağlı Tasarruflar (Vasiyetnamenin Tenkisi)
Mirasbırakanın, vasiyetnamenin iptali gibi mutlak geçersizlik durumları haricinde geçerli olan tüm vasiyetnameleri ve miras sözleşmeleri yoluyla yaptığı ölüme bağlı tasarruflar, saklı payı zedelemesi halinde mutlak olarak tenkise tabidir. Vasiyetname ile yapılan birden çok ölüme bağlı kazandırma varsa, saklı payları aşan kısımları orantılı olarak tenkis edilir.
3.2. Sağlararası Kazandırmalar
Sağlararası karşılıksız kazandırmalar ancak kanunda sınırlı olarak sayılan hallerde tenkise tabidir. Bunlar;
- Yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan devirler, geri verilmemek üzere altsoya yapılan malvarlığı devirleri veya alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi.
- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar.
- Serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar ile ölümden önceki son bir yıl içinde adet üzere verilen hediyeler dışında yapılan bağışlamalar.
- Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalardır.
3.3. Hayat Sigortası Alacakları
Mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü bir kişi lehine hayat sigortası sözleşmesi yapması veya var olan bir hakkı karşılıksız devretmesi halinde, sigorta alacağının ölüm anındaki satın alma değeri de tenkise tabi tutulur.
4. Tenkiste Sıra Kuralı ve Sabit Tenkis Oranı (STO) Nedir?
Tenkis (indirim) işlemine, saklı pay tamamen karşılanıncaya kadar öncelikle ölüme bağlı tasarruflardan(vasiyetnamelerden) başlanır. Bu aşama ihlali gidermeye yetmezse; en yeni tarihliden en eskisine doğru geriye gidilerek mirasbırakanın sağlığında yaptığı sağlararası kazandırmalardan (bağışlardan) tenkis yapılır.
4.1. Tenkiste Sıra Kuralı
Saklı paya yapılan tecavüzün giderilmesi aşamasında kanun belirli bir sıra öngörmüştür. Tenkis işlemine, saklı pay tamamlanıncaya kadar öncelikle ölüme bağlı tasarruflardan (vasiyetlerden) başlanır. Eğer ölüme bağlı tasarrufların tenkisi saklı payı telafi etmeye yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek suretiyle sağlararası kazandırmalardan tenkis yapılır. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar ise bu sıralamada en son sıradadır.
4.2. Sabit Tenkis Oranı (STO) Hesaplaması
Davalılara yapılan tasarrufun tenkisine gelindiğinde, uygulamada 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile yerleşen "sabit tenkis oranı" devreye girer. Bu oran, tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan matematiksel bir orandır. Mahkemece, tasarrufa konu malın bu sabit tenkis oranında paylaşılmasının ve bağımsız bölümler halinde taraflar adına tescil edilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılır.
İkinci bilirkişi raporunu yetersiz bulan ve üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptıran mahkeme hakiminin, daha önce itibar edilmeyen raporu esas alarak karar vermesi yasal olarak mümkün değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilerek, vasiyete konu taşımazın salt tercih tarihi itibariyle değerinin belirlenmesi akabinde dosyada sabit tenkis oranı hesap edilmek üzere bilirkişi V. Ç. dan ek rapor alınmak konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Tenkis davalarında bölünemeyen mallar için uygulanan Sabit Tenkis Oranı (STO) hesabında, taşınmazın ''tercih tarihi'' (davalıya seçim hakkının kullandırıldığı an) güncel değeri esas alınır. Yargıtay kurallarınca hâkim, yetersiz bulduğu rapora dayanarak hüküm kuramaz. Raporlar arası çelişki halinde dosya, üç kişilik uzman heyetine gönderilerek şeffaf bir hesaplama yapılmalıdır; aksi halde karar doğrudan Yargıtay'dan döner.
4.3. Bölünmez Mal Vasiyeti ve Tercih Hakkı
Tasarrufa konu mal, değerinde önemli bir azalma olmaksızın sabit tenkis oranına göre bölünemiyorsa, davalı tarafa kanun gereği tercih hakkı kullandırılır. Davalı bu seçimlik hakkıyla; dilerse tenkisi gereken kısmın bedelini ödeyerek malı kendi üzerinde tutabilir, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini nakden talep ederek malın tamamını saklı paylı mirasçılara iade edebilir. Tercih hakkı kullanıldığında malın bedeli, mirasın açıldığı tarihteki değerler baz alınıp tercih gününe kadarki toptan eşya fiyat endeksleri ve nitelik değişiklikleri dikkate alınarak hakim tarafından güncel bedel üzerinden belirlenir ve nakden ödetilmesine karar verilir.
5. Tenkis Davası ile Muris Muvazaası Arasındaki Farklar Nelerdir?
Tenkis (indirim) davasında, muvazaalı (geçersiz) bir işlem değil; şeklen geçerli ancak yasal sınırları aşan bir tasarruf söz konusudur. Olası hak kayıplarını önlemek adına davanın; ''Öncelikle muvazaa nedeniyle tapu iptali, mahkeme aksi kanaatteyse tenkis'' talebiyle terditli (kademeli) açılması en güvenli yoldur.
Tenkis ve muris muvazaası davaları arasındaki en belirgin fark, dava konusu işlemin hukuki geçerlilik durumudur. Tenkis davası, mirasbırakanın şeklen ve esasen kanunlara uygun olarak yaptığı ancak yasal mirasçıların saklı paylarına tecavüz eden geçerli işlemlere karşı yöneltilir. Muris muvazaasında ise ortada mirasbırakanın gerçek iradesini gizlediği için hükümsüz olan görünürdeki bir sözleşme ile kanunun aradığı şekil şartlarını taşımadığı için geçersiz sayılan gizli bir bağışlama işlemi bulunmaktadır.
5.1. Davaya Konu Edilebilecek Tasarruflar Bakımından
Tenkis davasının etki alanı nispeten daha geniştir; zira mirasbırakanın hem vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflarına hem de kanunda özel olarak sayılan (çeyiz, kuruluş sermayesi, saklı payı ihlal kastıyla yapılan bağışlamalar gibi) sağlararası karşılıksız kazandırmalarına karşı açılabilmektedir. Buna karşılık muris muvazaası davaları, kural olarak sadece tapuya kayıtlı taşınmazların devri sırasında yapılan muvazaalı (danışıklı) işlemlerle sınırlandırılmıştır.
5.2. Davanın Sonucu Bakımından
İki davanın mahkemeden talep ettiği nihai hukuki koruma birbirinden farklıdır. Tenkis davası yenilik doğurucu (inşai) bir dava olup, ihtilaflı tasarrufun tamamen ortadan kaldırılmasını değil, sadece yasal sınırları (tasarruf edilebilir kısmı) aşan taşkın bölümünün indirilerek yasal sınırlara çekilmesini amaçlar. Muris muvazaasında ise asıl gaye, mirasbırakanın danışıklı işlemini göz önüne sererek işlemi kökünden iptal etmektir. Muvazaa davası kazanıldığında işlem tamamen geçersiz sayılarak mal bütünüyle terekeye iade edilirken, tenkis davasında yalnızca saklı payın ihlal edildiği oranda bir düzeltme uygulanır.
5.3. Neden Terditli (Kademeli) Dava Açılması Gerekir?
Uygulamada hak kaybı yaşanmaması adına, bu iki farklı talep genellikle mahkemeye terditli (kademeli) olarak sunulur. Bu usulde davacılar, öncelikle taşınmaz devrinin muvazaa nedeniyle bütünüyle iptal edilerek tapunun terekeye dönmesini; şayet işlemin muvazaalı olmadığına kanaat getirilirse, bu kez geçerli olan bu işlemin en azından saklı payı zedeleyen kısmının tenkis edilmesini talep etmektedirler.
6. Sonuç
⇒Miras hukukunda saklı payın ihlali, mirasbırakanın vefatından sonra aile içinde karşılaşılan en karmaşık uyuşmazlıklardan biridir. Mirasbırakanın sağlığında yaptığı haksız bağışlamalar veya vasiyetnameler ile yasal mirasçıların asgari haklarını zedelemesi durumunda başvurulacak yegane hukuki yol tenkis (indirim) davası sürecidir.
⇒Davanın Amacı ve Niteliği: Tenkis davası, mirasbırakanın yaptığı ölüme bağlı veya sağlararası tasarrufların kökten iptalini değil, yalnızca yasal mirasçıların saklı payını ihlal eden "taşkın" kısmın yasal sınıra (tasarruf edilebilir kısma) çekilmesini amaçlar.
⇒Dava Hakkı ve Hak Düşürücü Süreler: Mirastan mal kaçırma niyetiyle veya sınırı aşarak yapılan bu kazandırmalara karşı tenkis davasını, kural olarak saklı paylı mirasçılar açabilir. Davanın, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her koşulda 10 yıllık kesin hak düşürücü süreler içinde açılması kanuni bir zorunluluktur.
⇒Tenkiste Sıra ve Net Tereke Hesabı: Saklı pay ihlalinin tespiti için öncelikle ölüm günündeki malvarlığı durumu dikkate alınarak aktif ve pasiflerin hesaplandığı net tereke hesabı yapılmalıdır. İndirim işlemi ise kanuna göre önce vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflardan başlanarak, şayet yetmezse en yeni tarihlisinden en eskisine doğru sağlararası bağışlamalardan yapılır.
⇒Muris Muvazaası ile Terditli Dava Süreci: Tenkis davasında muvazaalı (geçersiz) bir işlem değil, şeklen geçerli ancak yasal sınırları aşan bir tasarruf söz konusudur. Uygulamada olası bir hak kaybını önlemek adına, açılacak davanın "öncelikle muvazaa nedeniyle tapu iptali, bunun kabul edilmemesi halinde tenkis" talebiyle terditli (kademeli) olarak açılması daha güvenlidir.
⇒Tenkis davaları; net tereke hesabının çıkarılması, sabit tenkis oranının (STO) kusursuz işletilmesi ve bölünmez mal vasiyetlerinde tercih hakkının kullanılması gibi son derece teknik hesaplamalar içerir. Mirasbırakanın tasarrufları nedeniyle saklı payı zedelenen mirasçıların, kanuni süreleri kaçırmadan hukuki destek alması, adaletin tesisi için hayati önem taşımaktadır.



