...
Vasiyetnamenin iptali davası şartları ve 1 yıllık hak düşürücü süreyi temsil eden köstekli saat ile vasiyetname belgesi.

Vasiyetnamenin İptali Davası Şartları ve Süresi

Mart 23, 2026
İstanbul miras avukatı gözetiminde; miras paylaşımı nasıl yapılır? Miras ortaklığı ve elbirliği mülkiyetini sona erdirmek amacıyla tüm mirasçıların katılımıyla rızai taksim (anlaşmalı miras paylaşımı) sözleşmesinin imzalanması.

Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Nisan 9, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Vasiyetname Nasıl Düzenlenir?

Türk miras hukukuna göre geçerli bir vasiyetname hazırlayabilmek için kişinin on beş yaşını doldurmuş olması ve ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir. Vasiyetname düzenleme ehliyeti doğrudan kamu düzenine ilişkindir. Şartların herhangi birinin eksikliği durumunda, yapılan ölüme bağlı tasarrufu geçersiz kılabilir veya iptal edilebilir.

Vasiyetname nedir? Türk miras hukukunda vasiyetname, mirasbırakanın (muris) son arzularını içeren ve kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak hazırlanmış ölüme bağlı tasarruflardandır. 4721 sayılı TMK 502. maddesi uyarınca, geçerli bir vasiyetname hazırlayabilmek için kişinin ayırt etme gücüne sahip olması ve 15 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Vasiyetname düzenleme ehliyeti, kamu düzenine ilişkindir ve geçerli vasiyetnameden söz edilebilmesi için temel unsurdur.

Miras Hukukundan kaynaklı uyuşmazlıklara ilişkin ''Miras Hukuku'' başlıklı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. 

1. El Yazılı Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları Nelerdir? (TMK 538)

Evde kendi imkanlarınızla hazırladığınız el yazılı vasiyetnamenin hukuken geçerli olabilmesi için; metnin başından sonuna kadar bizzat mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılması, tarih (gün/ay/yıl) atılması ve imzalanması zorunludur. Bilgisayar çıktısı ile hazırlanan vasiyetnameler imzalansa dahi geçersizdir.

Türk hukukunda doktrin ve Yargıtay uygulamaları, mirasbırakanın iradesinin en saf haliyle korunmasına büyük önem atfeder. Bu doğrultuda düzenlenen nitelikli yazılı (el yazılı) vasiyetnameler, mirasbırakanın acele karar vermesini önlemek ve son arzularını hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit etmek amacıyla katı şekil şartlarına bağlanmıştır. Genel olarak karşılaşılan sorulardan olan "evde yazılan vasiyetname mahkemede geçerli mi?" veya "noter onaysız el yazılı vasiyetname mahkemede geçerli mi?" sorularının cevabı, 4721 sayılı TMK  538. maddesinde yer alan bu emredici hükümlerine uyulup uyulmadığında yatmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun El Yazılı Vasiyetname başlıklı 538. Maddesi;

‘’El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur.

El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir.’’

şeklinde düzenlenmiştir.

1.1. Bizzat Mirasbırakanın (Vasiyetçi) El Yazısı ile Yazılmalı

TMK 538 uyarınca, el yazılı vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısı ile yazılmış olması gerekir. Kanun koyucu tarafından bu şartın düzenlenme amacı; mirasbırakanın iradesinin dışarıdan bir müdahale olmaksızın, en doğal haliyle ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde kağıda dökülmesini amaçlamıştır. Metnin bir kısmının başkası tarafından yazılması veya matbu bir formun doldurulması halinde, bu emredici şart ihlal edilmiş sayılır ve belge şekil yönünden geçersiz hale gelir.

’’İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu raporuna göre murisin vasiyetnamenin yapıldığı tarihte fiil ehliyetini haiz olduğu ancak Adli Tıp Kurumunun 26.05.2022 tarihli raporunda vasiyetname ile murisin mukayese yazıları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptanması nedeniyle vasiyetnamedeki yazıların murisin eli ürünü olmadığının belirtildiği, el yazılı vasiyetnamenin başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılması ve imzalanmasının vasiyetnamenin geçerlik şartı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.09.2017 tarihli düzenlenen el yazılı vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.’’

T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.02.2025 tarihli, 2024/2691 E. ve 2025/1052 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Kararında;

-Vasiyetnamedeki yazıların mirasbırakanın (murisin) kendi el yazısı olup olmadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan grafolojik inceleme ile kesin o tespit edilir.

-İnceleme sonucunda mukayese yazıları arasında farklılık saptanır ve yazının murise ait olmadığı anlaşılırsa, el yazılı vasiyetname şekil şartının eksikliği nedeniyle iptaline karar verilir.

1.2. Vasiyetnameye Tarih Yazılması

El yazılı vasiyetnamenin hukuki bir sonuç doğurabilmesi için düzenlendiği gün, ay ve yılın belirtilmesi gerekmektedir. Nitelikli yazılı şekil yanı sıra vasiyetçi tarafından, vasiyetnamenin düzenlendiği tarih; gün, ay ve yıl olarak belirtilmelidir. Bu şartın asıl amacı, murisin düzenleme tarihindeki fiil ehliyetinin tespiti ve birden fazla vasiyetname bulunuyor olması durumunda son arzularının belirlenmesi yönünden önemlidir. 

1.3. Vasiyetnamenin İmzalanması

Vasiyetçinin el yazısı ile hazırlanmış olan vasiyetnameye tarih eklenmesi gerekiyor olmakla birlikte, kimliğini herhangi bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde belirtmesi ve imzalaması gerekmektedir. Burada vasiyetçinin imzasının iki işlevi bulunur. Bunlar:

a. Mirasbırakanın kimliğini belirtmesi işlevi, en önemli yönüdür. Burada vasiyetçinin kim olduğu ve kendi iradesi ile vasiyetname düzenlediğini tevsik etmesi anlamına gelir.

b. Vasiyetnameyi kapatma işlevi bulunmaktadır. İmza ile mirabırakan (vasiyetçi), metindeki irade açıklamasının kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlamına gelir.

1.4. Bilgisayar Çıktılarının ve Başkası Tarafından Yazılan Vasiyetnamenin Geçersizliği

El yazılı vasiyetnamenin en önemli özelliklerinden biri nitelikli yazılı şekil şartına uyulmuş olması şartıdır. Burada hazırlanan metnin tamamen vasiyetçinin (mirasbırakan) eli ile yazılmış olması gerekmektedir. Buna göre vasiyetçi haricinde bir kişi tarafından yazılan metnin vasiyetçi tarafından imza edilmiş olması durumunda dahi geçerli olmayacağı ve iptal edilebileceği açıktır. Bu konudaki iddialar grafoloji uzmanı tarafından yapılan inceleme neticesinde ortaya çıkabilmektedir. 

Bilgisayar çıktısı veya başkaca bir cihaz çıksızı üzerinden hazırlanan metin ile düzenlenen vasiyetnameye, vasiyetçi tarafından imza edilmiş olsa dahi geçersiz kabul edilecektir. Bu sebeple düzenlenen metnin ‘’el yazısı’’ şartını karşılamamış olması sebebiyle hukuk aleminde geçersiz sayılacaktır. 

1.5. El Yazılı Vasiyetnamenin Saklanması

Resmi vasiyetnamen farklı olarak el yazılı vasiyetnamede en önemli hususlardan biri vasiyetnamenin saklanmasıdır. Zira, mirasbırakanın irade beyanının resmi kurumlar vasıtasıyla bildirilmemiş olması sebebiyle metnin kaybolması büyük bir risk doğurmaktadır. 

4721 sayılı TMK 538/2 maddesinde el yazılı vasiyetnamenin açık veya kapalı olarak; noter, sulh hakimine veya yetkili memura saklanmak üzere bırakılabileceği düzenlenmiştir. Vasiyetnamenin saklanmak üzere herhangi bir resmi makama tevdi edilmesi bir geçerlilik şartı olmamakla birlikte; kaybolması, üçüncü kişiler tarafından yok veya tahrif edilmesine karşı önemli bir koruma sağlamaktadır. 

2. Resmi Vasiyetname Düzenleme Şartları (TMK 532)

Noter huzurunda düzenlenen resmi vasiyetnamelerde iki tanığın bulunması şarttır. Ancak tanıkların; fiil ehliyetine sahip olması, okur-yazar olması ve mirasbırakanın eşi, altsoyu, üstsoyu veya bunların eşleri olmaması gerekmektedir.

Resmi vasiyetnamen farklı olarak el yazılı vasiyetnamede en önemli hususlardan biri vasiyetnamenin saklanmasıdır. Zira, mirasbırakanın irade beyanının resmi kurumlar vasıtasıyla bildirilmemiş olması sebebiyle metnin kaybolması büyük bir risk doğurmaktadır. 

4721 sayılı TMK 538/2 maddesinde el yazılı vasiyetnamenin açık veya kapalı olarak; noter, sulh hakimine veya yetkili memura saklanmak üzere bırakılabileceği düzenlenmiştir. Vasiyetnamenin saklanmak üzere herhangi bir resmi makama tevdi edilmesi bir geçerlilik şartı olmamakla birlikte; kaybolması, üçüncü kişiler tarafından yok veya tahrif edilmesine karşı önemli bir koruma sağlamaktadır. 

2.1. İki Tanık ve Resmi Memur Huzurunda Düzenlenmesi

Resmi vasiyetnamenin geçerlilik şartları olarak resmi memur huzurunda düzenlenmekle birlikte, iki tanığın da katılımı zorunlu tutulmuştur. Buna göre, noter huzurunda düzenlenmiş olsa dahi iki tanığın usulüne uygun olarak vasiyetnameye dahil edilmemesi geçersiz hale getirebilir. Bu yönüyle, tanıkların belirli niteliklere sahip olması ve belli kişilerden olmaması şarttır. 

4721 sayılı TMK 536 maddesine göre tanıklarda bulunması gereken vasıflar; fiil ehliyeti bulunması, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu görevinden yasaklı bulunmama, okur-yazar olma ve mirasbırakanın eşi, üstsoy, altsoy kan hısımları veya bu kişilerin eşleri olmama şartlarını sağlaması gerekmektedir. Bu şartların yerine getirilmemesi, vasiyetnamenin iptaline sebebiyet verebilmektedir.

Vasiyetnameye tanıklık etme şartlarını sağlayan tanıkların hazırlanmış olan vasiyetnameye 4721 sayılı TMK 534. Maddesi gereğince vasiyetnamenin; vasiyetçinin (mirasbırakanın), beyanı huzurlarında yaptığını ve onu, ölüme bağlı tasarrufta bulunmaya ehil gördüklerini şerh verip, el yazıları ile imzalamaları gerekir. Bu şartların yerine getirilmemiş olması veya eksik yerine getirilmiş olması vasiyetnamenin iptal edilmesine sebebiyet verebilecektir. 

’'Mahkemece; Medeni Kanun'un 533.maddesi uyarınca okuma yazma bilenler için memurun vasiyetnameyi yazması veya yazdırıp okuması için mirasbırakana vermesi, vasiyetnamenin ise mirasbırakan tarafından okunup imzalanması gerekir. Yine, mirasçı okuma yazma bilmesi halinde de Medeni Kanun'un 535.maddesine göre, vasiyetname yapılabilir, fakat 535.maddeye göre yapılan vasiyetnamenin ise 535/2.maddesinde gösterilen şekle uyulmak gerekir. Dava konusu vasiyetnamede muris tarafından 535.maddeye göre yapılan vasiyette tanıkların miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını beyan etmedikleri anlaşıldığından, vasiyetnamenin TMK’nun 533. ve 535. maddelerindeki şartları taşımadığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile Adana 14. Noterliğinin 05/07/2006 tarih 21049 yevmiye sayılı vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.’’

T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08.10.2015 tarihli, 2015/5445 E. ve 2015/15389 K. sayılı İlamı

-T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Kararında; resmi vasiyetnamede, tanıkların "mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını" açıkça onaylaması ve belgeye şerh düşmesi gerekmektedir. Bu tevsik edici şerhin eksikliği sebebiyle TMK 533 ve TMK 535’te belirtilen şekil şartlarına aykırı olması sebebiyle vasiyetnamenin iptali için yeterli olmaktadır.

2.2. Okuma Yazma Bilenler Yönünden Resmi Vasiyetname Düzenlenmesi

TMK 533-534 maddesi uyarınca okuma-yazma bilen mirasbırakanlar; son arzularını resmi memura bildirir, memur metni yazar ve mirasbırakan bunu tanıkların da huzurunda okuyarak imzalar. Bu usulde belgenin mirasbırakan (vasiyetçi) tarafından bizzat okunması ve imzalanması geçerlilik şartıdır. 

2.3. Okuma-Yazma Bilmeyenler ve Bedensel Engelliler Yönünden Resmi Vasiyetname Düzenlenmesi

Mirasbırakanın okuma yazma bilmemesi veya bedensel engeli bulunması halinde süreç, TMK  535. maddesi uyarınca yürütülür. Bu durumda resmi memur, hazırlanan vasiyetnameyi iki tanık huzurunda mirasbırakana okur ve mirasbırakan bunun son arzuları olduğunu beyan eder. İşlemin hukuken geçerli olabilmesi için, tanıkların da vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından okunduğunu ve mirasbırakanın bunu onayladığını metne yazıp imzalamaları geçerlilik şartıdır.

’'Bununla birlikte tanıkların beyanlarında vasiyetnamenin noter tarafından yazıldıktan sonra "vasiyet eden ... isimli kişiye önümüzde okunduğunu, adı geçenin vasiyetnamenin son ve gerçek isteklerine uygun olduğunu beyan ettiğini ve kendisini bu işlemi yapmaya yeterli ( tasarrufa ehil ) gördüğümüzü bildiririz." şeklinde bir açıklamalarının bulunduğu görülmektedir. TMK'nın 535. maddesinin 2. fıkrasına göre her ne kadar tanık açıklamalarında, "miras bırakanın beyanının kendi önlerinde" yapıldığına yönelik bir ibare bulunmasa da vasiyetnamenin 4. paragrafına göre tanıkların bu belgenin düzenlenmesinde başından beri bulundukları, belgenin 2. sayfasının son paragrafında bulunan "aynı oturumda yazılan vasiyetname" ibaresiyle de tüm işlemlerin tek seferde aynı oturumda yapıldığı görülmektedir. Aksi yorum, vasiyetnamenin korunması başka bir deyişle onun elden geldiğince ayakta tutulması anlamına gelen favor testamenti prensibine aykırı olacağı anlamına gelecektir. Zira, kişiliği sona erdiren ölüm ile kişinin artık herhangi bir irade açıklamasında bulunamayacağı bir zaman dilimine geçilmiş olur. Bu nedenledir ki, vasiyet edenin irade beyanı lehine bir incelemenin yapılması gerekir. Tüm bu nedenlerle, asıl talep olan düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin iptaline yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.’’

T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.03.2023 tarihli, 2021/8052 E. ve 2023/1551 K. sayılı İlamı

-Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin Kararında;

Tanık beyanlarında lafzi (kelime bazlı) eksiklikler bulunsa bile, eğer tüm işlemlerin kesintisiz olarak "aynı oturumda" yapıldığı resmi metinden anlaşılabiliyorsa belge geçerli kabul edilmelidir. Yargıtay, ölüme bağlı tasarruflarda ölüm sonrası kişinin iradesini korumak adına "favor testamenti" (vasiyetnamenin elden geldiğince ayakta tutulması) ilkesini esas alır.

3. Sözlü Vasiyetname Hangi Olağanüstü Durumlarda Yapılabilir? (TMK 539)

Sözlü vasiyetname, istisnai bir ölüme tasarruf şekli olup el yazılı veya resmi vasiyetname yapılması yapma imkanının bulunmadığı hallerde yapılabilmektedir. Sözlü vasiyetname yapılabilmesi için; olağanüstü bir hal olmalı ve olağanüstü hal sebebiyle diğer vasiyetname türlerinin yapılamıyor olması gerekmektedir.

Sözlü Vasiyetname Şekil Şartları

Sözlü vasiyetname düzenlenmesi iki aşamada düzenlenmektedir. 

i) Mirasbırakan vasiyetçi, olağanüstü durum içerisinde son arzularını tanıklık etme şartlarını sağlayan iki tanığa açıklar ve onlara bu açıklamalara uygun bir vasiyetname yazma ya da yazdırma görevi yükler.

ii) Tanıklar bu safhadan sonraki işlemleri kendileri gerçekleştirmektedir. Bu safhadan sonra, tanıklardan biri vasiyetçinin beyanlarını bir kağıda tarih ve hazırlanma yeri de yazılarak her iki tanık tarafından imza edilerek vakit kaybetmeden birlikte sulh hukuk mahkemesi hakimine götürür. Tanıklar tarafından yararlanılabilecek diğer usul ise vakit kaybetmeden sulh hukuk mahkemesine giderek hakime açıklamalarıdır. Her iki yolda da dikkat edilmesi gereken husus, tanıkların vakit kaybetmeden birlikte gitmeleridir. 

Ayrıca hakime başvuru imkanın bulunmadığı durumlardan olan askerlikte teğmen veya daha üst rütbeli komutan, ülke dışında seyreden bir ulaşım aracında bulunuyor olması durumda aracın yöneticisi veya bir sağlık kuruluşunda ise o kurumun en yetkili yöneticisi hakim yerine geçer.

Mirasbırakan (vasiyetçi) yönünden olağan vasiyetname yapma yollarından herhangi birinin meydana gelmesi durumunda, sözlü vasiyetname hükümden düşer.

4. Vasiyet Alacaklısı Kime Denir?

Maddi anlamda vasiyet, mirasbırakanın terekesinin tamamını veya belli bir oranını değil, doğrudan belirli bir malvarlığı değerini (örneğin bir taşınmaz veya hak) bir kişiye bırakmasını ifade eder. TMK 517. Maddesi uyarınca, mirasbırakanın bir kimseye "mirasçı" sıfatı vermeksizin bu şekilde belirli bir malvarlığı bırakması işlemine vasiyet denir ve lehine kazandırma yapılan kişiye hukuken vasiyet alacaklısı adı verilir. Vasiyet alacaklısı, külli halef olan mirasçılardan farklı olarak cüzi halef statüsündedir ve bu durum kendisine hukuki yarar sağlar.

Vasiyet alacaklısı, mirasçılardan farklı olarak tereke borçlarından şahsi malvarlıkları ile sorumlu tutulamazlar. 

Kendisine bırakılan malvarlığının mülkiyeti, kendiliğinden kazanılmaz. Vasiyet alacaklısının mirasçılardan malın teslimini talep edebilmektedir. Bu hali ile kişisel bir alacak hakkına sahip olmaktadır. 

Hakkını resmi kurumlarda ileri sürebilmesi, tescil işlemlerini yapabilmesi ve vasiyetnamenin tenfizi sürecini yürütebilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesi'nden kendisine özel bir vasiyet alacaklısı belgesi alması gerekmektedir.

5. Vasiyetnamede Saklı Pay İhlali ve Tenkis Davası Açma Süreleri

Miras hukukumuzda ölüme bağlı tasarrufta bulunma özgürlüğü sınırsız değildir. Kanun koyucu ‘’saklı pay’’ kavramı ile yasal mirasçıların bir kısmını koruma altına almıştır. Mirasbırakan  vasiyetname ile malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunma hakkı bulunmakla birlikte; altsoy, üstsoy, ve eşin saklı payları üzerinde tasarrufta bulunamaz. Mirasbırakanın saklı payları ihlal ederek tasarruf nisabını aşması durumunda, vasiyetname ile saklı pay ihlali meydana gelir. 

Hakları ihlal edilen yasal mirasçılar ‘’saklı pay’’dan kaynaklı haklarına dayanarak, ölenin son yerleşim yeri adresindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde tenkis davası açabilirler.

Tenkis davası açma süresi, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren 10 yıldır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve geçirilmesi halinde dava reddedilir.

‘’Somut olaya gelince, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Zira, mirasbırakanın aktif/pasif mal varlığı araştırılması yapılmamış, dava konusu 216 ada 3 Sayılı parselin imar durumu sorulmamış, dava konusu taşınmazların değerleri usulüne uyugun olarak belirlenmemiş, sabit tenkis oranı tasarrufa konu taşınmazların sabit tenkis oranında bölünebilir olup olmadığı hususunda bu konuda uzman bilirkişiden yasaya uygun olarak rapor alınmamış, tenkis bedeli hesaplanırken de karar tarihine en yakın tarihteki değerler belirlenmemiştir. Hal böyle olunca, mirasbırakanın aktif/pasif terekesinin net bir şekilde belirlenmesi, dava konusu 216 ada 3 Sayılı parselin imar durumu netleştirildikten sonra mirasbırakanın ölüm tarihindeki değerleri usulüne uygun şekilde belirlendikten sonra uzman bilirkişi marifetiyle yukarıdaki ilkeler dikkate alınarak sabit tenkis oranının doğru olarak belirlenmesi ve 11.11.1994 tarihli 4/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu taşınmazın karar tarihindeki veya karar tarihine en yakın tarihteki rayice göre değerini gösterir rapor alınması ve belirlenecek bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.’’

T.C. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.10.2019 tarihli, 2016/12157 E. ve 2019/5157 K. sayılı İlamı

-Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin Kararında;

-Tenkis davasında, mirasbırakanın ölüm tarihindeki aktif ve pasif malvarlığı eksiksiz araştırılarak tereke net olarak tespit edilmelidir. İhlale konu malvarlığının ölüm tarihindeki değeri üzerinden değil, karar tarihine en yakın rayiç bedeli üzerinden hesaplanarak ihlal edilen nakit tutar hüküm altına alınmalıdır.

6. Vasiyetnamenin Açılması

Mirasbırakanın (muris) vefatının ardından, ölüme bağlı tasarrufların hukuki sonuç doğurabilmesi ve ilgililerin haklarını kullanabilmesi için belgenin kanunun öngördüğü usullere göre yetkili makamlarca açılması gerekmektedir. Vasiyetname, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimi tarafından açılır ve ilgililere tebliğ edilir. Vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesi tarafından açılması ile hak düşürücü süreler işlemeye başlamaktadır. 

Vasiyetnamenin resmi makamlarca açılarak ilgililere (yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar ve vasiyet alacaklıları) tebliğ edilmesi, mirasçılık haklarının kullanılmasının ve itiraz sürelerinin başlangıcı kabul edilmektedir. Mirasçılar tarafından açılacak olan ‘’vasiyetnamenin iptali davası’’ ve ‘’tenkis’’ davası için öğrenme tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmalıdır. Ayrıca her halükarda 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmış olması gerekir. 

7. Sonuç

Türk Medeni Kanunu kapsamında vasiyetname düzenleme işlemi, vasiyetçinin son arzularını kağıda dökmesinden ibaret değildir. Kamu düzeninden kaynaklanan ehliyet kuralları ve şekil şartlarının sağlanması gerekir. 

Geçerli bir vasiyetnameden söz edilebilmesi için mirasbırakanın 15 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip olmalıdır.

El yazılı vasiyetnamelerde (TMK 538); metnin bilgisayar çıktısıyla hazırlanması, imzanın eksik olması veya tarihin atılmamış olması vasiyetnamenin iptal edilmesine sebebiyet verebilir. Resmi vasiyetnamelerde ise noter huzurunda bulundurulacak iki tanığın; mirasbırakanın eşi, altsoyu, üstsoyu veya kardeşi olmaması gerekmektedir. 

Tasarruf Özgürlüğünün Sınırları ve Saklı Pay: Mirasbırakanın mal varlığı üzerindeki özgürlüğü sınırsız değildir. Eşin, altsoyun (çocuklar ve torunlar) ve üstsoyun (anne-baba) kanundan doğan "saklı pay" hakları bulunmaktadır. Hazırlanan vasiyetname şeklen kusursuz olsa dahi, bu saklı paylara tecavüz edilmesi durumunda yasal mirasçılar tenkis davası açarak ihlal edilen haklarını talep edebilir.

Vasiyetnamenin Açılması ve Hak Düşürücü Süreler: Vasiyetname, mirasbırakanın vefatı ile kendiliğinden hüküm ifade etmez; yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından açılarak yasal ve atanmış mirasçılara tebliğ edilmesi gerekir. Bu usuli işlemin tamamlanmasıyla birlikte, hakları zedelenen mirasçıların iptal ve tenkis talepleri için öngörülen 1 yıllık ve her hâlükârda 10 yıllık kesin hak düşürücü süreler işlemeye başlar.

 

8. İlgili Makaleler

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Evde kendi el yazımla yazdığım vasiyetname geçerli olur mu?
Evet, geçerlidir. Ancak kanunen metnin başından sonuna kadar bizzat kendi el yazınızla yazılmış olması, gün, ay, yıl şeklinde tarih atılması ve ıslak imzanızla imzalanması emredici bir şarttır. Aksi halde vasiyetnameniz mahkeme kararıyla iptal edilebilir.
2Bilgisayarda hazırlayıp yazıcıdan çıktısını aldığım vasiyetnameyi imzalarsam geçerli midir?
Hayır, kesinlikle geçersizdir. Kanun, el yazılı vasiyetnamenin "tamamının" mirasbırakanın el yazısı ile yazılmasını emrettiği için bilgisayar, tablet veya daktilo çıktısı ile hazırlanan belgeler imzalansa dahi geçersiz kabul edilir.
3Noterde resmi vasiyetname düzenlerken akrabalarım şahit olabilir mi?
Hayır, olamaz. Resmi vasiyetname düzenlenirken noterde bulunması gereken iki şahidin (tanığın); mirasbırakanın eşi, altsoyu (çocuk, torun), üstsoyu (anne, baba), kardeşleri veya bu kişilerin eşleri olmaması kanuni bir zorunluluktur.
4Vasiyetname düzenlemek için yaş sınırı kaçtır?
Türk Medeni Kanunu'na göre geçerli bir vasiyetname düzenleyebilmek için kişinin 15 yaşını tam olarak doldurmuş olması ve fiillerinin sonuçlarını kavrayabilecek ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.
5Vasiyetname ile mirasımın tamamını istediğim kişiye bırakabilir miyim?
Hayır, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Eşinizin, çocuklarınızın (veya diğer altsoyunuzun) ve anne-babanızın kanundan doğan "saklı payları" vardır. Bu saklı paylara tecavüz eden bir vasiyetname düzenlerseniz, mirasçılarınız tenkis davası açarak haklarını geri alabilirler.