İş göremezlik ödeneği; sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık halleri nedeniyle çalışamadığı dönemde uğradığı gelir kaybını telafi etmeyi amaçlayan, kural olarak istirahat raporuna dayanan bir sosyal güvenlik yardımıdır. Uygulamada "rapor parası" olarak da anılan bu yardım, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 18 ve 19 uncu maddeleri ekseninde düzenlenir.
Konunun çekirdeği şu ayrımda toplanır: çalışılamayan istirahat dönemi için ödenen ve kısa vadeli nitelik taşıyan geçici iş göremezlik ödeneği ile meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında kalıcı biçimde azalması halinde bağlanan ve uzun vadeli nitelik taşıyan sürekli iş göremezlik geliri birbirinden farklıdır. Geçici ödenekte yatarak/ayakta tedavi ayrımı ve son üç aylık kazanç esas alınırken; sürekli gelirde maluliyet oranı, Kurum Sağlık Kurulu tespiti ve başvuru tarihi belirleyicidir. Bu rehber; tanım, şartlar, hesaplama, başvuru, mahsup ve sık yapılan hataları tek bütün halinde ele almaktadır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Sosyal Güvenlik Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
1. İş Göremezlik Ödeneği Nedir ve Türleri Nelerdir?
5510 sayılı Kanun, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan geçici nitelikteki yardımı "ödenek", uzun vadeli ve kalıcı zarara karşılık gelen yardımı ise "gelir" olarak adlandırır. Bu terminolojik ayrım, hak kazanma şartları ve hesaplama mantığı bakımından doğrudan sonuç doğurur.
1.1. Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Geçici iş göremezlik; sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama halidir. Bu süre boyunca, çalışılamayan günler için Kurumca yapılan ödeme geçici iş göremezlik ödeneğidir. Ödeneğin temel işlevi, tedavi ve istirahat döneminde mahrum kalınan ücret kaybını kısmen gidermektir.
1.2. Sürekli İş Göremezlik Geliri
Sürekli iş göremezlik geliri ise iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığının Kurum Sağlık Kurulunca tespiti halinde bağlanan, geçici ödenekten farklı olarak "gelir" niteliğindeki uzun vadeli bir yardımdır. Geçici ödeneğin sona ermesinin ardından, kalıcı maluliyet bulunması halinde gündeme gelir.
📜 KANUN METNİ —
‘’İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.’’
— 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu geçici m. 19/1
2. İş Göremezlik Ödeneğinin Şartları Nelerdir?
2.1. İş Kazası ve Meslek Hastalığında Şartlar
İş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı geçici iş göremezlikte herhangi bir sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı veya yaş şartı aranmaz. Sigortalılık niteliği devam eden sigortalının iş kazası sonucu iş göremez hale gelmesi durumunda, ödenek kural olarak ilk günden itibaren ödenir. Yetkili merciden alınan istirahat raporunun Kurum kayıtlarına intikali, sürecin temel usuli şartıdır.
2.2. Hastalık Halinde Şartlar
Hastalık halinde geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için; istirahatin başladığı tarihte sigortalılık niteliğinin sona ermemiş olması, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması ve yetkili hekim/sağlık kurulundan istirahat raporu alınmış olması gerekir. Hastalık halinde ödenek, iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için yapılır; bu nedenle iki güne kadar olan raporlar için ödenek doğmaz.
2.3. 4/b (Bağ-Kur) Sigortalıları İçin Özel Durum
4/b kapsamındaki sigortalılara hastalık halinde geçici iş göremezlik ödeneği verilmez; bu sigortalılar iş kazası, meslek hastalığı ve analık hallerinde ödenekten yararlanabilir. Ayrıca 4/b'liler için ödeneğin alınabilmesi, genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödenmiş olması ile iş kazası/meslek hastalığında kural olarak yatarak tedavi (veya tedavinin gereği istirahat) şartına bağlıdır.
3. İş Göremezlik Ödeneği Nasıl Hesaplanır?
3.1. Günlük Kazancın Belirlenmesi
Ödeneğe esas günlük kazanç, 5510 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine göre belirlenir. Bu madde 7537 sayılı Kanun (05.12.2024) ile değiştirilmiş olup, güncel uygulamada günlük kazanç; iş göremezliğin başladığı tarihten önceki on iki aydaki son üç ay içinde, Kanun'un 80 inci maddesine göre hesaplanan prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün sayısına bölünmesiyle bulunur. Hesaplanan günlük kazanç, ilgili yıl için belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırlarına tabidir; bu sınır değerleri her yıl güncellendiğinden, somut hesapta cari yılın SGK alt/üst sınır tutarlarının esas alınması gerekir.
3.2. Yatarak ve Ayakta Tedavi Ayrımı
Günlük ödenek tutarı, tedavi türüne göre farklılaşır: yatarak tedavilerde günlük kazancın yarısı, ayakta (ayaktan) tedavilerde ise üçte ikisi esas alınır. Yatarak tedavide oranın daha düşük tutulmasının gerekçesi, Kurumun hastanede tedavi ve iaşe masraflarını da karşılıyor olmasıdır.
📜 KANUN METNİ —
‘’İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.’’
— 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu geçici m. 18/3
| Tedavi Türü | Günlük Ödenek Oranı | Açıklama |
|---|---|---|
| Yatarak tedavi | Günlük kazancın 1/2'si | Hastanede tedavi ve iaşe masrafları Kurumca karşılandığından oran daha düşüktür. |
| Ayakta tedavi | Günlük kazancın 2/3'ü | Evde istirahat eden sigortalı için daha yüksek oran uygulanır. |
4. İş Göremezlik Ödeneğine Nasıl Başvurulur?
4.1. Geçici Ödenek: Rapor İntikali ve e-Ödenek
4/a kapsamındaki sigortalıların geçici iş göremezlik işlemleri e-ödenek programı üzerinden elektronik ortamda yürütülür. Yetkili sağlık kuruluşunca düzenlenen raporun Kurum sistemine intikaliyle ödenek süreci işlemeye başlar; sigortalının ayrıca dilekçeyle talepte bulunması kural olarak gerekmez. Bu yönüyle geçici ödenekte "rapor intikali" usulî açıdan merkezî öneme sahiptir.
4.2. Sürekli Gelir: Tahsis Talep Dilekçesi
Sürekli iş göremezlik gelirinde durum farklıdır. Maluliyet oranının tespiti ve gelir bağlanması için sigortalının Kuruma yazılı başvuru (tahsis talep dilekçesi) yapması belirleyicidir. Yargı kararlarında, başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren gelir bağlanması esası benimsenmekte; sigortalının sürekli iş göremezlik geliri, geçici ödeneğin sona erdiği tarihi veya sağlık kurulu raporu tarihini takip eden ay başını esas alarak başlamaktadır.
"Anılan düzenlemeler uyarınca sigortalının sürekli iş göremezlik geliri alabilmesi için meslekte kazanma gücünün % 10 oranında azalmış olması ve azalma olan tarihin tespiti gerekmektedir;"
— Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.07.2023 tarihli, 2023/6609 E. ve 2023/7532 K. sayılı İlamı
4.3. Başvuru, Rapor ve Çelişki Giderme Süreci
Yargı kararlarında, Kuruma başvuru bulunmaması halinde gelir bağlanamadığı; maluliyet oranına ilişkin tespitin ilerleyebilmesi için başvurunun gerektiği vurgulanmaktadır. Raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise çelişkinin Adli Tıp Kurumu üst kurulları gibi nihai sağlık mercilerince giderilmesi gerekir.
"Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacı tarafça gelir bağlanması için 18.10.2019 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurunun yapılmış olduğunun ve dosya kapsamına alınan sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkin raporlar arasında ki çelişkinin Adli Tıp 2.Üst Kurulunun rapora il davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %12,3 olarak tespit edilerek giderilmiş olduğunun bu halde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir."
— Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.12.2024 tarihli, 2024/12429 E. ve 2024/13513 K. sayılı İlamı
5. Geçici Ödenek ve Sürekli Gelir Karşılaştırması
Aşağıdaki tablo, iki yardım türü arasındaki temel ayrımları özetlemektedir.
| Ölçüt | Geçici İş Göremezlik Ödeneği | Sürekli İş Göremezlik Geliri |
|---|---|---|
| Hukuki nitelik | Kısa vadeli "ödenek" | Uzun vadeli "gelir" |
| Dayanak (5510) | m. 18 | m. 19 |
| Temel şart | İstirahat raporu / iş göremezlik | Meslekte kazanma gücünde en az %10 kalıcı kayıp |
| Hesap esası | Günlük kazanç (yatarak 1/2, ayakta 2/3) | Maluliyet oranı + Kurum Sağlık Kurulu tespiti |
| Başvuru | 4/a'da kural olarak rapor intikali yeterli | Tahsis (gelir bağlama) talebi belirleyici |
| Başlangıç | Raporlu / istirahatli dönem | Geçici ödeneğin bittiği veya rapor tarihini takip eden ay başı |
6. İş Göremezlik Ödeneğinin Tazminattan Mahsubu
6.1. Geçici Devre Zararı ve %100 İş Gücü Kaybı Kabulü
Yargıtay yerleşik uygulamasında, sigortalının raporlu olduğu (istirahatli) dönemde çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı ücret, iş kazası sonucu doğan maddi zarar kapsamında değerlendirilir. Bu dönemde sigortalının %100 iş gücü kaybına uğradığı kabul edilerek zarar hesaplanır; ardından SGK'nın ödediği geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya tabi kısmı bu zarardan düşülür. Önemli bir nokta, sürekli iş göremezlik oranının düşük veya sıfır olması halinde dahi geçici devre zararının dikkate alınmasıdır.
"Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelir de iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararın da maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır. Sigortalının zararlandırıcı olay nedeni ile tedavisinin devam ettiği ve çalışamadığı sürelerdeki maddi zararı bu dönemde % 100 iş gücü kaybına uğradığı kabulüne göre yapılmalıdır. Bilirkişi aracılığıyla maddi zararı tespit edilip SGK’ca sigortalıya ödenmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneği var ise bunun rücuya tabi kısmının hesaplanan maddi zarardan düşülmesi ile elde edilecek sonuç kazalının geçici iş göremezlik dönemi de denilen istirahatlı dönemdeki karşılanmamış zararını ortaya koyacaktır."
— Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.11.2025 tarihli, 2025/6130 E. ve 2025/14909 K. sayılı İlamı
Aynı kararda, sürekli iş göremezlik oranı %0 olarak belirlense bile, davacının istirahatli kaldığı dönemde doğan ücret kaybının göz ardı edilemeyeceği; bu zararın %100 iş gücü kaybı kabulüyle hesaplanması gerektiği vurgulanmış ve eksik inceleme nedeniyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
6.2. Kusur İndirimi ve Mükerrer Ödeme Yasağı
Sigortalının ağır kusuru, kastı veya hekim tavsiyelerine aykırı hareketi tespit edilirse, 5510 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca ödenek veya gelirde Kurumca indirim yapılabilir; uygulamada bu indirim, kusur durumuna göre dörtte bire veya üçte bire kadar değişebilmektedir. Ayrıca aynı dönemi kapsayacak biçimde hem geçici ödenek hem sürekli gelir mükerrer olarak tahsil edilemez.
6.3. Uygulamadan Bir Örnek
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin E: 2025/9001, K: 2025/11292, T: 03.07.2025 sayılı kararına konu dosyada; sigortalıya 30.07.2011-23.11.2011 tarihleri arasında 1.388,87 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, %46,2 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden aylık gelir bağlandığı ve ilk gelir peşin sermaye değerinin 60.036,24 TL olarak belirlendiği, bu değerlerin tazminat hesabında esas alındığı görülmektedir. Bu örnek, SGK yazılarıyla belgelenen ödenek/gelir tutarlarının zarar ve mahsup hesabını nasıl şekillendirdiğini göstermektedir.
7. Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Uygulamada, iş göremezlik ödeneği ve buna bağlı taleplerde tekrar eden bazı usulî hatalar hak kaybına yol açabilmektedir. Aşağıdaki başlıklar, sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından öne çıkan noktaları derler:
- İş kazası bildiriminin süresinde yapılmaması: Bildirim geciktiğinde, sigortalıya ödenecek geçici ödenek Kurumca işverenden tahsil edilebilir ve sürece ilişkin tartışmalar doğar.
- Raporun yetkisiz merciden alınması: Ödemenin yapılabilmesi için raporun mutlaka Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından alınması gerekir; protokolsüz raporlar usulî engel oluşturur.
- Sürekli gelir için başvuru yapılmaması: Maluliyet oranının tespiti ve gelir bağlanması için Kuruma tahsis talebi yapılması belirleyicidir; başvuru yokluğunda gelir bağlanamayabilir.
- Raporlar arası çelişkinin giderilmemesi: Sağlık kurulu raporları arasında çelişki varsa, çelişkinin Adli Tıp üst kurulları gibi nihai mercilerce giderilmesi gerekir.
- Mahsup ve kusur oranının gözden kaçırılması: Tazminat hesabında SGK ödemelerinin kusur oranına isabet eden kısmının doğru biçimde düşülmemesi, hesabı sakatlar.
8. Sonuç ve Değerlendirme
İş göremezlik ödeneği, sigortalının çalışamadığı dönemde gelir kaybını telafi eden ve sosyal güvenlik sisteminin temel yardımlarından biri olan bir kurumdur. Sürecin sağlıklı işlemesi; iş kazasının süresinde bildirilmesine, raporun yetkili mercilerden usulüne uygun alınmasına, geçici ödenekte rapor intikaline ve sürekli gelirde tahsis talebine bağlıdır.
Güncel Yargıtay kararları; geçici devre zararının %100 iş gücü kaybı kabulüyle hesaplanmasını, SGK ödemelerinin kusur oranına göre tazminattan mahsubunu ve sürekli gelirde %10 eşiği ile başvuru/kayıt unsurunun belirleyiciliğini istikrarlı biçimde ortaya koymaktadır. Hesaplama ve başvuru sürecinin teknik niteliği nedeniyle, somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması ve hak düşürücü süre ile zamanaşımı sürelerinin gözetilmesi önem taşır.











