...
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık halleri nedeniyle hastanede yatarak tedavi gören ve geçici olarak çalışamayan sigortalı işçiye SGK tarafından ödenen iş göremezlik ödeneği (rapor parası) alma haklarını sembolize eden klinik yatakta yatan hasta görseli.

İş Göremezlik Ödeneği Hesaplama ve Başvuru: Kapsamlı Rehber

Haziran 28, 2026
Vefat eden sigortalının geride kalan eş ve çocuklarına bağlanacak olan ölüm aylığı hak sahipliği durumunu ve dul aylığı başvuru sürecindeki yasal yas dönemini sembolize eden, evinde masada oturup pencereden dışarı bakan siyah elbiseli yalnız bir kadın ve arka planda çerçeveli taziye fotoğrafının yer aldığı kurumsal sosyal güvenlik hukuku görseli.

Ölüm Aylığı ve Dul-Yetim Aylığı Bağlanması: Şartlar, Oranlar ve Güncel Yargı Kararları

Haziran 29, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Vazife Malullüğü Aylığı: Memur ve Asker Aileleri İçin Kapsamlı Hukuki Rehber

Makale Yol Haritası
Tanım ve Şartlar ➜ Aylık Bağlama ve Hesaplama ➜ Asker ve Memur Aileleri ➜ Göreve Devam ve Aylık Başlangıcı ➜ Yargı Süreçleri ve Tazminat ➜ Sonuç

Vazife malullüğü aylığı, kamu görevlilerinin veya askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlerin; görevleri sırasında ya da görevin neden ve etkisiyle çalışma güçlerini kaybetmeleri halinde kendilerine, ölümleri hâlinde ise hak sahibi yakınlarına bağlanan özel nitelikli bir sosyal güvenlik aylığıdır. 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi ile 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine dayanan bu rejim, sıradan bir emeklilik işlemi değil; devletin mesleki risk ve sosyal risk ilkeleri gereği üstlendiği bir sorumluluğun karşılığıdır.

Bu rehberde vazife malullüğü aylığının şartları, hesaplanması, asker ve memur ailelerinin hakları, göreve devam hâlinde aylık bağlanması ve tazminat süreçleri; mevzuat ve güncel Danıştay içtihatlarıyla birlikte, nesnel ve bilgilendirici bir dille ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Sosyal Güvenlik Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Vazife Malullüğü Aylığı Nedir ve Şartları Nelerdir?

Vazife malullüğü; sigortalının görevini yaptığı sırada, idarece görevlendirildiği başka bir işi yaparken, kurumunun menfaatini korurken ya da idarece sağlanan taşıtla işe gidiş-gelişi sırasında meydana gelen kaza sonucu oluşan malullük hâlidir. Aylık bağlanabilmesi için malullüğün hem görev sırasında doğması hem de görevin neden ve etkisiyle oluşması gerekir.

Vazife malullüğü, çalışma gücünün yitirilmesine yol açan olay ile görev arasında nedensellik (illiyet) bağı bulunmasını zorunlu kılar. Bu bağ yalnızca fiilen çalışılan ana değil; idarece görevlendirilen işlere, kurum menfaatinin korunmasına ve idarece sağlanan taşıtla işe gidiş-dönüşe de uzanır. Ölçüt, olayın görevin neden ve etkisiyle meydana gelmiş olmasıdır.

1.1. Kamu Görevlileri Yönünden Vazife Malullüğü

5510 sayılı Kanun'un 4/1-(c) bendi kapsamındaki sigortalılar (memur ve diğer kamu görevlileri) için vazife malullüğü, 47. maddede düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunanlar hakkında ise, Geçici 4. madde gereğince 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu ayırım, hem aylığın hesaplanması hem de uyuşmazlıkta görevli yargı yeri bakımından belirleyicidir.

1.2. Asker, Erbaş/Er ve Öğrenciler Yönünden

Erbaş, er, yedek subay adayları ile askeri okul ve polis akademisi öğrencilerinin; silah altındayken, sevkleri sırasında veya eğitimleri esnasında malul olmaları da vazife malullüğü kapsamında değerlendirilir. Görevi sırasında kaybolan ve hakkında gaiplik kararı verilen personelin durumu da bu kapsamda kabul edilmektedir (Danıştay 12. Daire, E:2018/4010, K:2021/7264, T:30.12.2021). Tedavisi idare sorumluluğunda olan bir personelin, hizmetin gereği gibi işlememesi neticesinde vefatı da görevin sebep ve tesiri kapsamında sayılmıştır.

1.3. Vazife Malullüğünün İstisnaları (Kusur Halleri)

📜 KANUN METNİ —

‘’Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.’’

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu geçici m. 47/1

"Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı düşüncesinde belirtildiği üzere, spor sakatlıklarında genelde bir kayıt tutulmadığı hususu da nazara alındığında, davacının sakatlandığı kazanın askerlik görevini yaptığı sırada olduğu ve sakatlığın görevin neden ve etkisiyle gerçekleştiği sonucuna varıldığı, bu durumda, askerlik görevini yerine getirmekte iken rahatsızlanması üzerine, sevk edildiği GATA Eğitim Hastanesince yapılan muayenesi sonucu düzenlenen sağlık raporunda belirtilen nedenlerle askerliğe elverişli bulunmadığına ve terhis edilmesine karar verilen davacı tarafından, vazife malulü sayılarak 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca aylık bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir."

— Danıştay 12. Dairesinin 2023/4260 E. ve 2023/6501 K. sayılı İlamı

Malullük Türlerinin Karşılaştırılması
Ölçüt Adi Malullük Vazife Malullüğü Harp Malullüğü
Doğuş sebebi Görevle ilgisiz hastalık/arıza Görevin neden ve etkisiyle oluşan kaza Çatışma, terörle mücadele, düşman etkisi
Aylık avantajı Standart malullük aylığı %25 artırım ve emsal güvencesi En yüksek koruma ve ek mali haklar
Hak sahibi koruması Genel ölüm aylığı kuralları Prim gün şartı aranmaz Prim gün şartı aranmaz; en geniş koruma

2. Vazife Malullüğü Aylığı Nasıl Hesaplanır ve Bağlanır?

Vazife malullüğü aylığı, maluliyetin derecesine ve tabi olunan kanuna göre hesaplanır. 2330 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklar %25 artırımlı ödenir; 3713 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklar ise görevdeki emsalin aldığı aylıktan az olamaz. Aylığa ek olarak tütün ikramiyesi ve eğitim yardımı gibi yan haklar da sağlanır.

2.1. Artırımlı Ödeme ve Emsal Aylık Güvencesi

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında bağlanan aylıklar %25 artırımlı ödenir. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki aylıklarda ise, bağlanan aylığın görevde bulunan emsalinin aldığı aylıktan az olamayacağı güvencesi getirilmiştir (Danıştay 10. Daire, E:2017/132, K:2022/2430, T:27.04.2022).

📜 KANUN METNİ —

‘’Bu Kanun kapsamına girenlerden;

a) Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır.

b) Emekli aylığı almakta iken engelli hâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığına dönüştürülür.

c) Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir.

Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, (…)[7] % 25 artırılarak ödenir. 

d) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların engelli hâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesi hükümlerine göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanların ilkokul mezunu gibi) kendilerine, ölümlerinde dul ve yetimlerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarak bağlanır.’’

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun m. 4/1

2.2. İntibak (Emsal Yükseltme) ve Sınırları

5434 sayılı Kanun Ek 77. madde uyarınca vazife malullerinin aylıkları, emsalleri esas alınarak her yıl kademe ilerlemesi ve her üç yılda bir derece yükselmesine tabi tutularak artırılır. Bu mekanizma aylığın zamanla erimesini önler. Ancak intibak; rütbe, kıdem ve unvanda bir değişiklik yaratmaz. Bu nedenle fiilen yapılmayan bir rütbenin makam ve görev tazminatı talep edilemez.

"Bu durumda, Jandarma Genel Komutanlığında kıdemli yüzbaşı olarak görev yapmakta iken 16/10/1998 tarihinde vazife malulü olarak emekliye ayrılan ve 5434 sayılı Kanun'un Ek 77. maddesi kapsamında aylıkları yükseltme işlemine tabi tutulan davacının, kıdemli albay rütbe ve unvanında fiilen görev yaptıktan sonra emekliye ayrılanlara ödenen makam ve görev tazminatlarından yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir."

— Danıştay 12. Dairesinin 25.03.2021 tarihli,  2018/6146 E. ve 2021/1650 K. sayılı İlamı

2.3. Ek Ödemeler: Tütün İkramiyesi ve Eğitim Yardımı

Harp ve vazife malüllerine, malullük derecesine göre her yılın ilk üç ayında "tütün ikramiyesi" olarak adlandırılan ek ödeme yapılır. Ayrıca başkasının yardımına muhtaç derecede malul olanlara, net asgari ücretin iki katı tutarında ek ödeme sağlanır (Danıştay 10. Daire, E:2020/774, K:2022/3970, T:20.09.2022). Şehit ve malül çocuklarına ise her yıl Eylül ayında; ilköğretim (1250), lise (1875) ve yükseköğrenim (2500) gösterge rakamlarının memur aylık katsayısıyla çarpımı tutarında eğitim yardımı ödenir (Danıştay 12. Daire, E:2022/2417, K:2022/6996, T:27.12.2022).

Malullük Derecesine Göre Tütün İkramiyesi Göstergeleri (5434 s.K. Ek m.79)
Malullük Derecesi Gösterge Rakamı
1. derece 40.000
2. derece 36.000
3. derece 31.000
4. derece 28.000
5. derece 25.000
6. derece 22.000

3. Asker ve Memur Ailelerinin (Hak Sahiplerinin) Hakları

Vazife malulü olarak ölenlerin hak sahiplerine (dul, yetim, anne ve baba) aylık bağlanır. Erbaş ve erlerin ailelerine bağlanan aylık net asgari ücretten az olamaz; anne ve babaya muhtaçlık şartı aranmaksızın aylık bağlanabilir. Hak sahipleri için prim ödeme gün sayısı engeli bulunmaması, en önemli maddi güvencedir.

3.1. Dul, Yetim, Anne ve Babanın Aylık Hakkı

Vazife malulünün ölümü hâlinde kendisine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir. 3713 sayılı Kanun kapsamında hayatını kaybedenlerin dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, görevde olan emsallerinin aldığı aylıktan az olamaz. Bu koruma, hak sahipleri yönünden prim gün sayısı gibi genel sigortacılık engellerine tabi değildir.

3.2. Emekli İkramiyesi ve Eğitim Yardımı

3713 sayılı Kanun kapsamında hayatını kaybedenlerin dul ve yetimlerine, en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Çocuklara ise öğrenim seviyesine göre yıllık eğitim ve öğretim yardımı sağlanır. Danıştay, görev esnasında vefat eden personelin eşi, çocuğu ile anne ve babasına 1. derece harp malullüğü dul ve yetim aylığı bağlanması gerektiğini teyit etmiştir (Danıştay 10. Daire, E:2017/2450, K:2022/2888, T:30.05.2022).

📜 KANUN METNİ —

"Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır."

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, m. 21

4. Vazife Malülü Göreve Devam Edebilir mi? (Geçici 14. Madde)

Evet. 5510 sayılı Kanun Geçici 14. madde uyarınca; 2330 sayılı Kanun veya 5434 sayılı Kanun m. 56 kapsamında vazife malülü sayılanlar, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam etmeleri hâlinde görevlerinden ayrılmalarına gerek kalmaksızın vazife malullüğü aylığı alabilirler. Aylık, kural olarak müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren bağlanır.

Sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlerde, bazı hâllerde müracaat şartı aranmaksızın yeni göreve başlama tarihini takip eden ay başı esas alınır (Danıştay 12. Daire, E:2018/2860, K:2021/6053, T:23.11.2021). Bu düzenleme, vazife malülü personelin idari kadrolarda görevine devam ederken aylığını da almasına imkan tanır.

"2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun kabul edildiği dikkate alındığında, davacının 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesi uyarınca görevinden ayrılmaksızın vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır."

— Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21.10.2021 tarihli, 2021/262 E. ve 2021/1985 K. sayılı İlamı

5. Vazife Malullüğünde Yargı Süreçleri ve Tazminat Hesaplama

5.1. Görevli Yargı Yolu (İdari mi, Adli mi?)

Vazife malullüğü uyuşmazlıklarında görevli yargı yeri, kişinin sigortalılık geçmişine göre belirlenir. 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunanlar yönünden idari yargı; böyle bir hizmeti bulunmayanlar yönünden ise adli yargı (iş mahkemeleri) görevlidir (Uyuşmazlık Mahkemesi, E:2023/60, K:2023/655, T:16.10.2023).

📜 KANUN METNİ —

"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu geçici m. 101

Vazife Malullüğü Uyuşmazlıklarında Görevli Yargı Yeri
Durum Görevli Yargı Yeri
5510 öncesi 5434'e tabi hizmeti bulunan kamu görevlileri İdari Yargı (İdare Mahkemeleri)
5510 sonrası ilk defa 4/c sigortalısı olup 5434'e tabi hizmeti bulunmayanlar Adli Yargı (İş Mahkemeleri)
İdarenin kusursuz sorumluluğuna dayalı tam yargı (tazminat) davaları İdari Yargı (İdare Mahkemeleri)

5.2. Maddi Tazminat, Mahsup ve Efor (Güç) Kaybı

İdare aleyhine açılan maddi tazminat davalarında, 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminat ve bağlanan aylıklar kural olarak zarardan mahsup edilir. Ancak vazife malullüğü aylığının "adi malullüğü aşan zam kısmı", sosyal güvenlik sisteminin doğal bir sonucu olduğundan hesaplanan zarardan indirilmez. Ayrıca gelirinde azalma olmasa dahi, çalışma gücü kaybı nedeniyle daha fazla çaba harcayan kişiye "efor (güç) kaybı tazminatı" ödenmesi gerekir.

📜 KANUN METNİ —

Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi (…)[10] zararların karşılığıdır.

Yargı mercilerinde maddi (…) zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar gözönünde tutulur.

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun m. 6

"Kamu görevlilerine, vazife malullüğüne sebep olan olaydan dolayı prim ödemek suretiyle kapsamında bulunulan sosyal güvenlik sisteminin doğal sonucu olarak bağlanan vazife malullüğü aylığının, adi malullük aylığını aşan, bir başka ifade ile adi malullük aylığına yapılan zamma ilişkin kısmının, vazife malullüğüne sebep olan olay nedeniyle sağlanan yarar olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır."

— Danıştay 10. Dairesinin 10.10.2022 tarihli, 2018/2051 E. ve 2022/4283 K. sayılı İlamı

"Dolayısıyla, idari eylem nedeniyle kalıcı sakatlığa uğrayan kişinin gelirinde/kazancında, bu sakatlığa bağlı olarak bir azalma meydana gelmişse, uğradığı bu kazanç kaybının yanı sıra çalışma gücü kaybından kaynaklanan efor (güç) kaybı tazminatının da ödenmesi gerekmekte olup, her ikisinin birlikte ödenmesi, iki ayrı tazminat kalemi olması nedeniyle mükerrer ödeme olarak değerlendirilmemelidir."

— Danıştay 10. Dairesinin 20.09.2022 tarihli, 2020/774 E. ve 2022/3970 K. sayılı İlamı

5.3. Manevi Tazminat

İdare, kusursuz sorumluluk ilkesi gereği personelin görevi başında uğradığı özel ve olağanüstü nitelikteki manevi zararları (travma sonrası stres bozukluğu vb.) karşılamakla yükümlüdür (Gaziantep BİM 3. İdari Dava Dairesi, E:2018/2277, K:2020/25, T:14.01.2020). Manevi tazminat, malvarlığındaki bir eksilmeyi değil; yaşanan elem ve ızdırabı kısmen gidermeyi amaçlayan bir tatmin aracıdır ve zenginleşmeye yol açmayacak şekilde, hakkaniyetle belirlenir.

6. Sonuç ve Değerlendirme

Vazife malullüğü rejimi, kamu görevlisi ve asker aileleri için tam koruma felsefesi üzerine kuruludur. Uygulamada en kritik aşama, olayın görev ile illiyetinin idari ve tıbbi raporlarla net bir şekilde ortaya konulmasıdır. Hak sahipleri açısından prim gün sayısı engelinin bulunmaması önemli bir güvenceyken; aylıkların bağlanma usulü, %25 artırımlı oranlar ve emsal maaş güvencesi (3713 s.K.) titizlikle takip edilmelidir.

Özellikle olayın idareye bildirimi, görevli yargı yolunun doğru belirlenmesi ve tazminat hesabında mahsup ile efor kaybı kalemlerinin ayrıştırılması, hak kaybı yaşanmaması açısından belirleyicidir. Sürecin, her olayın kendine özgü koşulları gözetilerek değerlendirilmesi yerinde olur.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Vazife malullüğü aylığı kimlere bağlanır?
Vazife malullüğü aylığı; görevi sırasında ve görevin neden ve etkisiyle çalışma gücünü kaybeden kamu görevlileri ile askerlik yükümlülerine, ölüm hâlinde ise dul, yetim, anne ve baba gibi hak sahiplerine bağlanır.
2Vazife malülü çalışmaya devam edebilir mi?
Evet. 5510 sayılı Kanun Geçici 14. madde uyarınca 2330 veya 5434 sayılı Kanun kapsamındaki vazife malülleri, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam etmeleri hâlinde görevlerinden ayrılmadan aylıklarını alabilirler.
3Vazife malullüğü aylığı ne kadar artırımlı ödenir?
2330 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylıklar %25 artırımlı ödenir. 3713 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklar ise görevdeki emsalin aldığı aylıktan az olamaz.
4Asker ailesine bağlanan aylık için muhtaçlık şartı aranır mı?
Erbaş ve erlerin anne ve babasına bağlanan aylıklarda muhtaçlık şartı aranmaz ve bu aylık net asgari ücretten az olamaz.
5Vazife malullüğü davasında hangi mahkeme görevlidir?
5510 öncesi 5434'e tabi hizmeti bulunanlarda idari yargı; böyle bir hizmeti bulunmayanlarda ise adli yargı (iş mahkemeleri) görevlidir. Kusursuz sorumluluğa dayalı tam yargı davaları idari yargıda görülür.