...
Küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası, TMK 163, adalet terazisi ve boşanma dilekçesi

Küçük Düşürücü Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası

Şubat 8, 2026
TMK 166 maddesi kapsamında şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası dilekçesi, aile mahkemesi dosyası ve üzgün bir çifti temsil eden hukuki görsel.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası ve Şartları

Şubat 9, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Terk Nedeniyle Boşanma Davası

TMK m. 164 uyarınca terk nedeniyle boşanma davası açabilmek için eşin evi terk etmesinden itibaren en az 4 ay geçmesi gerekir. Ardından mahkeme veya noter kanalıyla ''Eve Dön İhtarı'' gönderilerek eşe 2 ay süre tanınır. Toplamda terk sebebiyle boşanma ihtar süresi 6 aylık yasal süre ve ihtar şartı eksiksiz yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. İhtarın samimi ve hukuken geçerli olması şarttır.

Evlilik birliği, eşlerin ortak hayatı paylaşma iradesi üzerine kuruludur. Ancak taraflardan birinin haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesi veya diğer eşi konuta almaması, hukukumuzda "Terk" başlığı altında özel ve mutlak bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir.

Pek çok kişi boşanma sürecinde genel sebeplere (şiddetli geçimsizlik) yönelse de, şartları oluştuğunda Terk Nedeniyle Boşanma Davası (TMK m. 164), ispat yükünün netliği ve kusur tespitindeki avantajları nedeniyle stratejik bir öneme sahiptir.

Aile Hukukundan kaynaklı diğer uyuşmazlıklarla ilgili makalelere ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Hukuken Hangi Durumlar Evi Terk Etmek Sayılır?

Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesine göre evi terk eden eşe boşanma davası, terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için terk; eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak konutu terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesidir.

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ‘’Terk’’ başlıklı 164. Maddesi;
  • ‘’Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
  • Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.’’
    şeklinde düzenlenmiştir.

Burada dikkat edilmesi gereken en kritik nokta şudur: "Terk" sadece fiziksel bir ayrılık değildir. Hukuken terk sayılan iki durum vardır:

  1. Fiili Terk: Eşin eşyalarını alıp evi terk etmesi.
  2. Kurgusal (Hükmen) Terk: Eşin, diğer eşi ortak konuttan kovması, eve girmesini engellemesi (kilidi değiştirmesi) veya evden ayrılmaya zorlaması. Bu durumda evi terk eden değil, zorlayan taraf terk etmiş sayılır.

Eşiniz iş, askerlik veya hastalık tedavisi gibi zorunlu nedenlerle evden ayrıysa bu "terk" sayılmaz. Terk davası açabilmek için ayrılığın "evlilik birliğini sonlandırma kastıyla" yapılması gerekir.

2. Eşim Evi Terk Etti, Ne Zaman Boşanma Davası Açabilirim? (Evi Terk Eden Eşe Boşanma Davası) - 6 Ay

Evi terk eden eşe boşanma davası açabilmek için evin terk edildiği tarihten itibaren ilk 4 ay boyunca hukuki ihtar çekilemez. Dördüncü ayın sonunda mahkemece gönderilen ''Eve Dön İhtarı'' (TMK 164 terk ihtarnamesi) nın tebliğinden itibaren 2 ay daha beklenmelidir. Eş bu süre sonunda dönmezse, toplamda 6 aylık sürecin bitiminde dava açılabilir. Bu süreler kamu düzeninden olup, eksikliği davanın usulden reddiyle sonuçlanır.

Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesine dayanarak açılacak bir evi terk eden eşe boşanma davasının kabulü, kanun koyucunun belirlediği sıkı şekil şartlarının eksiksiz yerine getirilmesine bağlıdır. Terk sebebine dayalı boşanma davası açılabilmesi için aşağıdaki şartların bir arada bulunması hukuki bir zorunluluktur.

  • Eşin farklı bir ülkede yaşaması durumunda terk nedeniyle yapılan ihtarın geçerli olmayacağına ilişkin T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.10.2024 tarihli, 2023/9440 E. ve 2024/7593 K. sayılı İlamında;
  • ‘’terk ihtarından önceki olayların davalı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, davacı vekilince Ankara 1. Aile Mahkemesi'nin 2018/483 D.İş sayılı dosyada davalıya çekilen eve dön ihtarın incelenmesinde, dinlenen tanık beyanlarında davacının Almanya'da yaşadığı beyan edilmiş olmasına rağmen eve dön ihtarda davalı Türkiye'de bildirilen bir adrese çağrıldığından bu ihtarın usulüne uygun bir eve dön ihtarı olmadığı, evliliğin ölümle sonuçlandığı, kadının da kusurunun ispatlanmadığı gerekçesi ile boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı 4721 Sayılı Kanun'un 181. maddesinin ikinci fıkrası gereğince kadının kusurlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.’’
    şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.

2.1. Eşin Evi Bırakıp Gitmesi (Fiili Terk) Boşanma İçin Yeterli midir?

Boşanma davasının "terk" hukuksal sebebine dayandırılabilmesi için öncelikle eşlerden birinin ortak yaşam alanını fiilen bırakıp gitmesi veya ortak hayata son vermesi gerekir. Ancak her evden ayrılma hukuken "terk" olarak nitelendirilmez; ayrılığın altında yatan irade ve koşullar belirleyicidir.

  • T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.06.2024 tarihli, 2023/6123 E. ve 2024/4514 K. sayılı İlamında;
  • ‘’İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile terk nedeniyle açılan işbu davada, davalıya müşterek konuta dönmesi ihtarının 13.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının tebliğden itibaren iki ay içinde konuta dönmediği, davalı vekili tarafından Gaziantep ....Noterliği'nin 06.12.2019 tarih ve 23841 yevmiye numaralı ihtarı ile ihtara cevap verildiği, davanın iki aylık konuta dönme süresi dolduktan sonra 01.02.2020 tarihinde açıldığı, taraflar arasında Gaziantep 6. Aile Mahkemesi'nin 2017/191 Esas - 2018/45 Karar sayılı dosyasında açılan boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde asıl ve karşı davanın reddine karar verildiği ve bu kararın 14.05.2019 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren tarafların hiçbir şekilde biraraya gelmedikleri, davacının barışma taleplerinin davalı tarafından haklı bir sebep olmaksızın reddedildiği, evlilik birliğinin yeniden kurulamamasının davalının başka bir kadınla ilişki kurmak suretiyle sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesinden kaynaklandığı, davalının bir yıldır Suriyeli bir kadınla evli olduğu iş bu durumun davacı tanık beyanları ile sabit olduğu, davacıya izafe edilen ve ispatlanan herhangi bir kusurun bulunmadığı, davalının boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesi ile tarafların 4721 Sayılı Kanun'un 164. maddesi gereğince boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuk ile davalı baba arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk için aylık 500,00 TL iştirak, davacı kadın için aylık 450,00 TL yoksulluk nafakası bağlanmasına, 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davacı kadına ödenmesine karar verilmiştir.’’
    şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.

2.1.1. Ortak Konutu Terk, Evlilik Birliğinin Kendisine Yüklediği Görevleri (Yükümlülükleri) Yerine Getirmemek Amacıyla Olmalıdır

Terk fiilinin hukuki sonuç doğurabilmesi için, evi terk eden eşin "evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek" kastıyla hareket etmesi şarttır. Hukuk dilinde buna "terk kastı" denir.

  • Zorunlu Ayrılıklar Terk Sayılmaz: Eşin iş seyahati, askerlik görevi, hastalık tedavisi, cezaevine girme veya ailesinin yanına ziyarete gitme gibi sebeplerle evden ayrılması, terk olarak kabul edilmez. Çünkü burada evlilik birliğini bitirme amacı (kastı) yoktur.
  • Kastın Değişmesi: Başlangıçta haklı veya zorunlu bir sebeple evden ayrılan eş, bu sebep ortadan kalktıktan sonra kötü niyetli olarak eve dönmemeye karar verirse, bu andan itibaren terk olgusu başlamış sayılır.
  • Eve dön ihtarı tebliğ edilmesine rağmen terk eden eşin haklı sebebini ispat etmesi gerekiliğine ilişkin T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.10.2024 tarihli, 2023/9295 E. ve 2024/6967 K. sayılı İlamında;
  • ‘’İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların her ikisinin de ikinci evlilikleri olduğu, ilk evliliklerinden reşit olan ve olmayan toplam on çocuklarının bulunduğu, karşı davacının evlilikten 7 ya da 8 ay sonra evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla eşini terk ettiği ve usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmediği, taraflar birlikte iken davacı erkeğin evlilik birliğini sarsıcı aşağılayıcı söz, hakaret, şiddet, kıskançlık, cimrilik gibi eylemlerinin bulunduğu, çağrılan evin manevî bağımsızlığının olmadığı savunulmuş ve iddia edilmiş ise de Malatya 3. Aile Mahkemesi'nin 16.04.2020 tarih 2020/20 D.İş sayılı dosyası üzerinden gönderilen eve dön ihtarına yanıt verilmediği, tarafların reşit olmayan çocuklarının taraflarla birlikte ikamet etmelerinin başlangıçta kabul edildiği, kaldı ki bunun aksinin düşünülemeyeceği, davacının şiddet eylerinin bulunduğu iddiasının karşı davacıya sürekli ayrı yaşama hakkı vermediği, taraflar arasındaki ayrılığın altı aydan fazla sürdüğü, bu halde ihtarın yasal şekillere uygun olduğu, terke dayalı davanın reddedilebilmesi için terkte haklılığın değil, eve dönmemekte haklılığın kanıtlanması gerektiği, dinlenen tanık beyanları ile iddia ve savunmaya göre, karşı davacının evden ayrılmasından sonra ve ihtar gönderilmeden önce davacının pek çok kez karşı davacıyı ortak eve çağırdığı, karşı davacının dönmeyi kabul etmediği, çağrılan evde reşit olmayan çocukların varlığının evin manevî bağımsızlığını ortadan kaldırmayacağı kabul ve taktir edilmekle, asıl davanın kabulüyle terk nedeniyle tarafların boşanmalarınaboşanmaya karşı davacı kadının kusuru ile sebebiyet verildiğinden karşı davanın reddine, karşı davacı yararına tedbir nafakasına, karşı davacının yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.’’ 
    şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.

2.1.2. Terk İçin Haklı Sebebin Sonradan Ortadan Kalkması ve Buna Rağmen Eşin Ortak Konuta Dönmemesi

Bir eşin ortak konutu terk etmesi başlangıçta haklı bir sebebe dayanıyor olabilir. Örneğin, eşin fiziksel şiddet görmesi, can güvenliği endişesi taşıması veya konutun yaşanmaz hale gelmesi durumunda evden ayrılması hukuka uygundur. Ancak, ayrılmayı haklı kılan bu sebepler ortadan kalktığında eşin eve dönmesi beklenir.

Haklı sebep ortadan kalkmasına rağmen (örneğin şiddet tehdidi sona erdiğinde veya konut şartları iyileştirildiğinde) eş, evlilik birliğine dönmekten imtina ediyorsa, bu durum "terk" hükmündedir. Yargıtay uygulamalarında, haklı sebebin sona ermesinden itibaren makul süre içinde dönmeyen eş, terk etmiş sayılmaktadır.

  • Terk için haklı sebebin ortadan kalkmasına rağmen dönülmemesi durumunda, terk eden eşin kusurlu olduğuna ilişkin, T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 10.09.2024 tarihli, 2023/9207 E. ve 2024/5583 K. sayılı İlamında;
  • ‘’Davalı ortak evi terk etmiş, kendisine gönderilen eve dön ihtarnamesine rağmen hiçbir gerekçe bildirmeden eve dönmesine ilişkin kendisine gönderilen parayı almış olmasına karşın dönmemiştir. Her ne kadar davalı tarfça davacının kendisini küçük düşürücü beyanlarda bulunduğu ifade edilmiş ve davalı tanıkları da bu ifadeleri doğrulamış ise ler de, davacı tanıkları bu durumu doğrulamamış ayrıca davalı tarafın evi terk tarihi ile dava tarihi arasında geçen sürenin uzunluğu, ihtarnameye karşı herhangi bir cevap veya beyanda bulunmadığı, ihtaname ile gönderilen parayı aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının eve dönmemesinin haklı nedene dayandığnın kabulü mümkün değildir. Yukarıda ifade edildiği üzere başlangıçta evi terk etmekte haklı olarak kabul edilen eşin bu haklılığı ona süresiz olarak konuta dönmeme hakkını vermez.’’
    şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.

2.1.3. Eşimi Evden Kovdum, Terk Nedeniyle Dava Açabilir miyim?

Hukuken sadece evi bırakan değil, eşini konutu terke zorlayan veya dönmesini engelleyen (kilidi değiştiren vb.) taraf da terk etmiş sayılır. Eşinizi evden kovduysanız, evi terk eden o değil; hukuken siz sayılırsınız ve bu davayı o size karşı açabilir. Terk nedenine dayalı davalarda kusur, fiziksel yer değiştirmede değil, eylemin haklı sebebine göre belirlenir.

Hukukumuzda sadece evi terk edenin değil, diğer eşi evi terk etmeye mecbur bırakanın da kusurlu olduğu kabul edilir. Buna doktrinde "Hükmen (Kurgusal) Terk" denilmektedir.

Eğer bir eş;

  • Diğer eşi evden kovarsa,
  • Evin kilidini değiştirerek eşin girmesini engellerse,
  • Eşin eve dönmesini fiziksel veya psikolojik baskıyla imkansız hale getirirse,
  • Ortak konutu terk eden taraf, evden ayrılan eş değil; onu bu duruma zorlayan eş olur.

Bu durumda, evden kovulan veya eve alınmayan mağdur eş, diğer eşe karşı (evi terk etmeye zorlayan eşe karşı) terk nedeniyle boşanma davası açma hakkına sahiptir.

  • Eşin zorlaması nedeniyle ortak konutun terk edilmesi konusunda, T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 07.11.2024 tarihli, 2024/1229 E. ve 2024/8468 K. sayılı İlamında;
  • ‘’İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya ortak konuta dönmesini engelleyen eş terk eden eş olduğundan boşanma davası açma hakkı bulunmadığı, erkeğin kadına ekonomik ve sözel şiddeti nedeniyle kadının ortak konuta dönmediği ve ihtarın samimi olmadığı, erkeğin kadını ortak konutu terke zorlayan terk eden eş olduğu ve terke dayalı boşanma davası açma hakkı bulunmadığı, yaşanan olayların pek kötü ve onur kırıcı davranış olmadığı, erkeğin eve dön ihtarı göndermesinin ihtardan önce yaşanan olayları affettiği anlamına geldiği, tarafların bir müddet erkeğin oğlu ile yaşadıkları, erkeğin oğlunun alkol alışkanlığı olduğu, erkeğin kadına ve çocuklarına hakaret ettiği, erkeğin kadının masraflarını karşılamadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle açılan karşı davanın reddine, karşı davanın kabulüne’’
    şeklinde hüküm ihdas edilmiştir.

2.2. Terkin En Az Altı Ay Sürmüş Olması

Terk sebebine dayalı boşanma davası açılabilmesi için ayrılığın belirli bir süre devam etmiş olması şarttır. Kanun koyucu bu süreyi en az altı ay olarak belirlemiştir.

  • Bu süre kesintisiz olmalıdır. Ancak eşlerin barışma girişimi olmaksızın kısa süreli bir araya gelmeleri süreyi kesmez.
  • Dava açılabilmesi için dördüncü ayın sonunda ihtar çekilebilir, ancak davanın açılması için ihtardan sonra iki ay daha beklenerek toplamda altı ayın dolması gerekir. Altı aylık süre dolmadan açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir.

2.3. Eve Dön İhtarnamesi Nasıl Çekilir ve Hangi Şartları Taşımalıdır? (Eve Dön İhtarı Nasıl Çekilir?)

İhtarnamenin geçerli sayılması için sıradan bir çağrı olması yetmez. TMK 164 terk ihtarnamesinde; davet edilen evin açık adresi belirtilmeli ve konut oturmaya hazır olmalıdır. En kritik şart, evi terk eden eşin yol masrafının ihtarı çeken tarafından konutta ödemeli olarak önceden gönderilmesidir. Bu şekli şartlara uyulmaması, ihtarı geçersiz kılarak davanın usulden reddine yol açar.

Terk davasının en önemli ve en çok usul hatası yapılan şartı "İhtar" (eve dön çağrısı) sürecidir. Eş evi terk ettikten sonra hemen dava açılamaz; usulüne uygun bir davet yapılması zorunludur. Eve dön ihtarı nasıl çekilir?

  1. İhtarın Zamanı: Terk tarihinin üzerinden en az 4 ay geçmedikçe ihtar talebinde bulunulamaz.
  2. İhtarın Kaynağı: İhtarname, Aile Mahkemesi hakimi veya Noter aracılığıyla gönderilmelidir. Şahsi mektup veya mesajla yapılan çağrılar geçersizdir.
  3. İhtarın İçeriği: İhtarda, davet edilen evin açık adresi, anahtarın bulunduğu yer, eve dönüş için gerekli yol masraflarının ödendiği bilgisi ve eşe 2 ay süre tanındığı açıkça belirtilmelidir.
  4. Sonuç: İhtarın tebliğinden itibaren 2 ay içinde eş haklı bir sebep olmaksızın dönmezse, terk nedeniyle boşanma davası açılabilir.

3. Adım Adım İhtarname Süreci ve İçeriği

İhtarname, noter kanalıyla veya Aile Mahkemesi aracılığıyla gönderilebilir. Hukuken geçerli bir ihtarın şu unsurları taşıması şarttır:

  1. Açık Adres: Dönülmesi istenen evin açık adresi net şekilde yazılmalıdır.
  2. Anahtar Teslimi: Anahtarın bulunduğu yer (komşu, muhtar veya noterde olduğu) belirtilmelidir.
  3. Yol Masrafı: Eşin bulunduğu yerden ortak konuta dönüşü için gerekli yol parası ve iaşe bedeli, konutta ödemeli havale ile gönderilmeli veya tevdi mahalli gösterilmelidir.
  4. Uyarı: "2 ay içinde dönmemeniz halinde hakkınızda boşanma davası açılacağı" ihtarı açıkça yer almalıdır.

4. Boşanma Davasında Talep Edilebilecek Haklar ve Mali Sonuçlar

Terk nedeniyle boşanma, "Mutlak ve Özel" bir boşanma sebebidir. Davanın kabulü halinde terk eden eş, olayda tam kusurlu sayılır. Bunun mali sonuçları ağırdır:

i. Maddi ve Manevi Tazminat

Evi haksız yere terk eden eş, diğer eşin mevcut veya beklenen menfaatlerini zedelediği için maddi tazminat; kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğundan manevi tazminat ödemeye mahkum edilebilir.

ii. Tedbir Nafakası

Dava süresince, boşanma kararı kesinleşinceye kadar, geçimini sağlamakta zorlanan eş ve çocuklar yararına hakim tarafından hükmedilen geçici nafakadır. Terk eden eş kusurlu olsa dahi, çocuklar için mutlaka, ihtiyaç sahibi eş için ise durumun hakkaniyetine göre dava tarihinden itibaren tedbir nafakası ödemek zorunda kalabilir.

iii. Yoksulluk Nafakası

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Terk eden eş "tam kusurlu" sayılacağı için, kendisi lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi mümkün değildir; aksine karşı tarafa ödemekle yükümlü tutulur.

iv. İştirak Nafakası

Boşanma kararı kesinleştikten sonra, velayeti kendisine verilmeyen çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderleri için ödenen nafakadır. Eşin terk etme eylemindeki kusuru, çocuğuna bakma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; terk eden eş, çocuğun giderlerine katılmak zorundadır.

v. Velayet

Velayet düzenlemesinde temel kriter "çocuğun üstün yararı" olsa da; evi terk eden, çocuğuyla ilgilenmeyen veya çocuğu da terk eden bir ebeveynin velayeti alması zorlaşır. Mahkeme, çocuğun düzenini bozan ebeveyn yerine, çocuğun bakımını fiilen üstlenen tarafa velayeti verme eğilimindedir.

5. Özet ve Kritik Uyarılar

Terk nedeniyle boşanma davası, sürelerin milimetrik işlediği teknik bir davadır. Hak kaybına uğramamak için şu yol haritasını izleyin:

  • Eşiniz evi terk ettiğinde hemen tutanak tutturmaya çalışmayın, 4 ay bekleyin,
  • 4. ay dolduğunda, uzman bir avukat desteğiyle "samimi" bir ihtarname hazırlayın.
  • İhtarnameye yol parası ve anahtar detayını eklemeyi unutmayın.
  • Eşiniz dönmezse, ihtarın tebliğinden itibaren 2 ay geçtikten sonra davanızı açın.
  • Daha önce açılmış ve reddedilmiş bir boşanma davası varsa, "ayrı yaşama hakkı" doğacağından terk davası açılamayacağını unutmayın.

6. Sonuç

Eşinize 'Eve Dön İhtarı' gönderdiğiniz an, geçmişteki tüm kusurlarını (şiddet, hakaret, aldatma) hukuken affetmiş sayılırsınız. İhtardan sonra eşiniz dönmezse sadece ''terk'' nedeniyle dava açabilirsiniz; eski kusurlara dayanarak tazminat talep edemezsiniz. Bu nedenle ihtar çekmeden önce, hangi boşanma sebebinin haklarınız (tazminat/nafaka) açısından daha lehinize olduğu mutlaka profesyonelce değerlendirilmelidir.

1. Terk nedeniyle boşanma davası (TMK m. 164), evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı genel boşanma davalarından farklı olarak, kanun koyucunun şekil şartlarına sıkı sıkıya bağladığı mutlak bir boşanma nedenidir. Bu davanın başarıyla sonuçlanabilmesi, sadece haklılığın ispatına değil, aynı zamanda usuli işlemlerin eksiksiz yerine getirilmesine bağlıdır.

2. Sürelerin Kesinliği ve Bağlayıcılığı: Terk olgusunun gerçekleşmesinden itibaren dördüncü ay dolmadan çekilen ihtar geçersizdir. Aynı şekilde, ihtarnamenin tebliğinden itibaren iki aylık yasal bekleme süresi dolmadan açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmektedir. Bu nedenle toplamda altı aylık sürenin dolumu beklenmelidir.

3. İhtarın Samimiyeti İlkesi: Dava sürecinin en kritik aşaması ihtarname sürecidir. Eşi ortak konuta davet ederken sunulan konutun bağımsız ve yaşanabilir olması, anahtarın erişilebilir kılınması ve yol giderlerinin karşılanması, ihtarın "samimi" kabul edilmesi için zorunludur. Görünüşte yapılan ancak gerçekte eşin dönmesini istemeyen veya imkansız kılan çağrılar, mahkemece hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilir.

4. Kusur Durumu ve Mali Yaptırımlar: Terk nedeniyle boşanmaya karar verilmesi halinde, terk eden eş kanunen "tam kusurlu" kabul edilir. Bu durum, davacı eş lehine maddi ve manevi tazminat hakkı doğururken, terk eden eşin yoksulluk nafakası talep etme hakkını ortadan kaldırır. Dolayısıyla terk davası, kusursuz veya daha az kusurlu olan eş için mali açıdan en korunaklı boşanma yoludur.

5. Hükmen Terk Olgusu: Terk kavramı sadece evi fiziksel olarak terk etmekle sınırlı değildir. Eşini evden kovan, kilidi değiştiren veya eve girmesini engelleyen taraf da hukuken "terk eden" sıfatını taşır. Bu durumda, evden uzaklaştırılan eşin ihtar çekerek "beni eve kabul et" çağrısında bulunması ve akabinde terk davası açması hukuken mümkündür.

7. İlgili Makaleler

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Terk nedeniyle boşanma davası nedir (TMK 164)?
Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak konutu haklı bir sebep olmadan terk etmesi veya diğer eşi haklı sebep olmadan eve almaması durumunda açılan özel boşanma davasıdır.
2Evi terk eden eşe "eve dön ihtarı" ne zaman çekilir?
Terk sebebine dayalı boşanma davası açabilmek için, evi terk eden eşin ayrılış tarihinden itibaren kesintisiz olarak en az 4 ay geçmiş olması ve bu sürenin sonunda mahkeme veya noter aracılığıyla ihtar gönderilmesi zorunludur.
3İhtarname gönderildikten sonra eşe ne kadar süre verilir?
Kanuna uygun olarak gönderilen eve dön ihtarında, terk eden eşe ortak konuta dönmesi için tam 2 aylık süre tanınır. Toplamda 6 aylık (4 ay bekleme + 2 ay ihtar) süre dolmadan terk davası açılamaz.
4Şiddet gördüğü için evi terk eden eşe terk davası açılabilir mi?
Hayır, fiziksel veya psikolojik şiddet, aldatma ya da hakaret gibi haklı bir sebeple evi terk eden eş kusurlu sayılmaz. Aksine, diğer eşi evi terk etmeye zorlayan taraf, hukuken evi terk etmiş (kusurlu) kabul edilir.
5Eve dön ihtarında hangi bilgilerin bulunması zorunludur?
İhtarnamede; dönülecek evin açık adresi, yol masraflarının karşılandığı (konutta ödemeli havale vb.) ve 2 ay içinde eve dönülmemesi halinde boşanma davası açılacağı ihtarının açıkça ve samimi olarak yazılması kanuni bir şarttır.