Tam yargı davasında idarenin tazminat ve istirdat sorumluluğunu simgeleyen hâkim tokmağı ve terazi

Tam Yargı Davası: İdarenin Tazminat ve İstirdat Sorumluluğu

Ocak 25, 2026
Mahkeme tokmağı ve alyansların yanında kırık kalp tutan çift; zina ve aldatma nedeniyle çekişmeli boşanma davası, manevi tazminat ve hukuki süreci temsil eden görsel.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası (Zina): Şartlar, İspat ve Hukuki Süreç (TMK m. 161)

Şubat 7, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Anlaşmalı Boşanma Şartları: Protokol, Süreç ve Kesinleşme (TMK 166/3)

Bu makalede ne bulacaksınız?

Anlaşmalı boşanmanın tanımı ve TMK m. 166/3 kapsamındaki üç temel şartı

Protokolde yer alması gereken zorunlu maddeler ve muğlak düzenlemelerin doğurduğu riskler

Görevli ve yetkili mahkeme ile duruşmada bizzat hazır bulunma zorunluluğu

Boşanma iradesinden dönme, tebligat ve kesinleşme aşamasına ilişkin güncel Yargıtay uygulaması

Anlaşmalı boşanma şartları; evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında hakimce uygun bulunan bir protokolün varlığıdır. Bu üç koşul 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve birlikte gerçekleşmedikçe anlaşmalı boşanmaya hükmedilemez. Usulüne uygun yürütülen dava çoğu zaman tek celsede sonuçlanır; ancak davanın sona ermesi ile hükmün kesinleşmesi farklı aşamalardır ve asıl hukuki risk kesinleşme aşamasında ortaya çıkar.

Aşağıda; şartların her biri, protokolün zorunlu içeriği, yargılama usulü ve kararın kesinleştirilmesi süreci, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları esas alınarak ele alınmaktadır.

Aile Hukukundan kaynaklı diğer uyuşmazlıklarla ilgili makalelere ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Anlaşmalı Boşanma (Tek Celsede Boşanma) Nedir?

Anlaşmalı boşanma; en az bir yıl evli kalan eşlerin, boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşarak birlikte mahkemeye başvurdukları boşanma türüdür. Hakim tarafları bizzat dinler ve protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir; yargılama çoğu zaman tek celsede tamamlanır.

Anlaşmalı boşanmada yargılamanın konusu "kim kusurlu?" sorusu değildir. Hakim, tarafların özgür iradeyle boşanmak isteyip istemediklerini ve üzerinde uzlaşılan düzenlemelerin uygulanabilir olup olmadığını denetler. Bu nedenle tanık dinlenmez, kusur araştırması yapılmaz ve delil toplama aşaması işletilmez. Kanun koyucu, ikrarın hakimi bağlamayacağına ilişkin genel kuralın bu halde uygulanmayacağını açıkça belirterek, tarafların ortak beyanına özel bir değer tanımıştır.

Yasal dayanak, Türk Medeni Kanunu'nun "Evlilik Birliğinin Sarsılması" başlıklı 166. maddesinin üçüncü fıkrasıdır.

KANUN METNİ

“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/3

2. Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı boşanma şartları üçtür: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya açılan davanın diğer eşçe kabul edilmesi, mali sonuçlar ile çocukların durumunu düzenleyen ve hakimce uygun bulunan bir protokolün bulunması. Bu şartlar birlikte gerçekleşmelidir.

Bu üç şartın yanına, uygulamada dördüncü bir usul koşulu eklenir: tarafların duruşmada bizzat hazır bulunarak iradelerini açıklaması. Kanun metnindeki "hakimin tarafları bizzat dinleyerek" ifadesi, bu zorunluluğun kaynağıdır.

TMK m. 166/3 Uyarınca Anlaşmalı Boşanmanın Şartları
ŞartAranan KoşulDayanak
En az bir yıllık evlilikResmi nikah tarihinden dava tarihine kadar en az bir yıl geçmiş olmalıdır.TMK m. 166/3
Ortak başvuru veya kabulEşler birlikte dava açar ya da bir eşin açtığı davayı diğer eş kabul eder.TMK m. 166/3
Hakimce uygun bulunan protokolMali sonuçlar ve çocukların durumu düzenlenmeli, hakim düzenlemeyi uygun bulmalıdır.TMK m. 166/3
Tarafların bizzat dinlenmesiEşler duruşmada hazır bulunarak boşanma iradesini açıklamalıdır.TMK m. 166/3 (usul koşulu)

2.1. Bir Yıllık Evlilik Süresi Şartı

Bir yıllık süre şartı, evliliğin resmi nikah tarihinden itibaren en az bir yıl sürmüş olmasını ifade eder ve hakim tarafından resen gözetilir. Süre dolmadan açılan dava anlaşmalı boşanma niteliği taşımaz; taraflar anlaşmış olsalar dahi yargılama çekişmeli boşanma usulüne göre yürütülür ve kusur ile delil incelemesi yapılır.

Kanun koyucu bu asgari süreyi, kısa süreli ve ani boşanma kararlarının önüne geçmek amacıyla öngörmüştür. Sürenin hesabında dini nikah tarihi veya birlikte yaşamaya başlanan tarih değil, resmi nikah tarihi esas alınır.

2.2. Eşlerin Birlikte Başvurması veya Davayı Kabul Etmesi

Anlaşmalı boşanma davası iki yolla açılabilir: eşlerin ortak dilekçe ile birlikte başvurması ya da bir eşin açtığı davanın diğer eş tarafından kabul edilmesi. Kabul beyanı, davalı eşin dilekçeyle veya duruşmada tutanağa geçirilen beyanıyla ortaya konabilir.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir başka durum, çekişmeli olarak açılan davanın yargılama sırasında anlaşmalı boşanmaya dönüşmesidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz aşamasında dahi taraflarca imzalı anlaşmalı boşanma protokolü sunulması halinde, hükmün bozulmasına ve protokol hükümleri dikkate alınarak yeniden karar verilmesine hükmetmektedir. Bu yöndeki güncel kararlar arasında 2. Hukuk Dairesinin 27.05.2024 tarihli, 2024/4218 E. ve 2024/3885 K. sayılı; 10.06.2024 tarihli, 2024/4433 E. ve 2024/4419 K. sayılı; 21.10.2024 tarihli, 2024/1900 E. ve 2024/7629 K. sayılı ilamları sayılabilir.

Bu ihtimalde de tarafların duruşmaya çağrılarak bizzat dinlenmesi zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.04.2024 tarihli, 2023/6656 E. ve 2024/2566 K. sayılı ilamında; dilekçe her iki tarafın imzasını taşısa da kimlik tespiti bulunmadığından, tarafların duruşmaya çağrılıp protokol konusundaki beyanlarının alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle protokol ve dilekçelerin ıslak imzalı olması ve imzaların kimlik tespitiyle desteklenmesi, sürecin gecikmemesi bakımından önem taşır.

2.3. Tarafların Duruşmada Bizzat Dinlenmesi

Anlaşmalı boşanmada eşlerin duruşmada bizzat hazır bulunması zorunludur. Vekil ile temsil edilmek bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz; hakim, tarafların boşanma iradesini baskı altında olmaksızın özgürce açıkladıklarını doğrudan gözlemlemek durumundadır. Taraflardan biri duruşmaya katılmazsa dava anlaşmalı niteliğini kaybeder ve çekişmeli usule döner.

Bu kural yalnızca şekli bir gereklilik değildir. İradenin sakatlandığı (tehdit, hile, korkutma) sonradan ispatlanırsa, kesinleşmiş boşanma hükmüne karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulabilmektedir.

YARGITAY KARARI

"Somut olayda; davacı kadının anlaşmalı boşanma davası yargılamasında boşanmak istememesine rağmen davalı erkeğin, ortak çocukları ve davacı kadını korkutacak şekilde tehdit ettiği, ... taraflar arasındaki gerçekleşen anlaşmalı boşanma davasında davacı kadının iradesinin serbestçe açıklanmadığının ispat edildiği, davacı kadın için yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır."

— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.04.2024 tarihli, 2023/8763 E. ve 2024/2370 K. sayılı İlamı

2.4. Hakimin Protokolü Denetleme ve Değiştirme Yetkisi

Hakim, taraflarca sunulan protokolle bağlı değildir. TMK m. 166/3 uyarınca tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur; kabul edilmezse anlaşmalı boşanma koşulu gerçekleşmemiş sayılır.

Denetim özellikle çocuklara ilişkin düzenlemelerde yoğunlaşır. Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası kamu düzenine ilişkin olduğundan, hakim çocuğun üstün yararına aykırı bulduğu bir düzenlemeyi onaylamak zorunda değildir.

3. Anlaşmalı Boşanmada Görevli ve Yetkili Mahkeme

Anlaşmalı boşanmada görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, Asliye Hukuk Mahkemesince aile mahkemesi sıfatıyla görülür. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Yetki kuralı TMK m. 168'de düzenlenmiştir. Taraflar anlaşmalı boşanmada uzlaştıklarından, uygulamada her iki eşin de duruşmaya katılımını kolaylaştıracak yer mahkemesi tercih edilmektedir. Eşlerin duruşmada bizzat hazır bulunması zorunlu olduğu için, mahkemenin coğrafi konumu davanın tek celsede bitmesi bakımından pratik önem taşır.

Boşanma davalarında yetki, kesin yetki niteliğinde değildir. Bu nedenle yetkisiz mahkemede açılan davada karşı taraf süresinde yetki itirazında bulunmazsa mahkeme davaya bakmaya devam eder.

4. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Hangi Maddeler Bulunmalıdır?

Protokolde çocukların durumu (velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası), boşanmanın mali sonuçları (yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat) ve eşyalar ile malvarlığının paylaşımı düzenlenmelidir. Her madde icra edilebilir açıklıkta yazılmalı ve çocuğun üstün yararı gözetilmelidir.

Anlaşmalı boşanma protokolü, davanın omurgasını oluşturan yazılı mutabakat metnidir. Mahkemece tasdik edilerek kararın eki sayıldığında ilam hükmünde bağlayıcı hale gelir; nitekim uygulamada protokolün "tasdikine ve kararın eki sayılmasına" şeklinde hüküm kurulmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.10.2024 tarihli, 2023/10154 E. ve 2024/6878 K. sayılı İlamında incelenen ilk derece kararı bu yöndedir). Muğlak ifadelerden kaçınılmalı, her hüküm infaza elverişli olmalıdır.

4.1. Müşterek Çocukların Durumu

✓ Velayet: Velayetin anneye mi babaya mı verileceği açıkça belirtilmelidir.

✓ Kişisel ilişki: Velayeti almayan tarafın çocuğu göreceği zaman dilimleri (hafta sonları, dini bayramlar, sömestir ve yaz tatilleri) gün ve saat belirtilerek yazılmalıdır.

✓ İştirak nafakası: Çocuğun bakım ve eğitimi için ödenecek aylık tutar ile yıllık artış oranı (örneğin TÜFE) belirlenmelidir.

Çocuğa ilişkin düzenlemeler kamu düzenindendir; değişen koşullara göre sonradan yeniden değerlendirilebilir. İştirak nafakası çocuğun hakkı olduğundan, protokolde feragat edilmiş olsa dahi çocuğun ihtiyaçlarının artması halinde yeniden dava konusu yapılabilir. Aynı şekilde velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri, çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde değiştirilebilir.

4.2. Boşanmanın Mali Sonuçları

✓ Yoksulluk nafakası: Talep edilip edilmediği; talep varsa miktarı yazılmalı, istenmiyorsa açıkça feragat edildiği belirtilmelidir.

✓ Maddi ve manevi tazminat: Talepler varsa miktar ve ödeme şekli; yoksa tarafların birbirini ibra ettiği açıkça yazılmalıdır.

Yoksulluk nafakası ve tazminata ilişkin feragat, boşanma kesinleştikten sonra bağlayıcıdır; sonradan dava açılarak aynı talepler ileri sürülemez. Bu nedenle feragat beyanlarının kapsamı, ileride ihtilaf doğurmayacak biçimde yazılmalıdır.

YARGITAY KARARI

“...isteğin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle çocuğun anayasal hakkı olan baba ile birbirlerini tanımak, iyi ilişki kurmak ve manevi bağlarının devamını sağlamak gerektiği hususları gözetilerek ve çocuğun yaşam koşulları, eğitim, sağlık ve ulaşım durumları, çocuğun üstün yararı dikkate alınarak babalık duygularını tatmine elverişli ve çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli şekilde kişisel ilişki tesisi yoluna gidilmesi gerektiği, boşanma davasında kurulan kişisel ilişkinin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasının değişen koşullara göre her zaman yeniden değerlendirilebileceği de dikkate alınarak ortak çocuk ile davacı baba arasındaki kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararı doğrultusunda yeniden düzenlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli, 2025/9549 E. ve 2024/2079 K. sayılı İlamı

4.3. Eşyaların ve Mal Rejiminin Tasfiyesi

Ziynet eşyaları, ev eşyaları ve varsa taşınmazların paylaşımı protokolde düzenlenebilir; taraflar mal paylaşımını boşanma sonrasına da bırakabilir. Uyuşmazlığın tamamen sonlanması isteniyorsa her malvarlığı unsurunun kalem kalem yazılması yerinde olur.

Protokoldeki genel "talebimiz yoktur" ibaresi, boşanmanın ferilerini (nafaka, tazminat) kapsar; edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payı taleplerini kendiliğinden sona erdirmez. Mal paylaşımı kalem kalem yazılmazsa, boşanmadan sonra mal rejiminin tasfiyesi davası açılması mümkündür. Nitekim Yargıtay uygulamasında, temyiz aşamasında sunulan protokollerde boşanma ve ferilerinin yanı sıra katkı payı, katılma alacağı ve değer artış payı alacaklarının ayrıca düzenlendiği görülmektedir (2. Hukuk Dairesinin 10.09.2024 tarihli, 2024/540 E. ve 2024/5558 K. sayılı İlamı). Hak kaybını önlemek için ibra beyanının kapsamı kesin biçimde belirtilmelidir.

5. Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci ve Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma; protokol ve dilekçenin hazırlanması, davanın açılması, duruşma ve kararın kesinleşmesi aşamalarından oluşur. Duruşma çoğu zaman tek celsede biter; ancak gerekçeli kararın yazılması, tebliği ve istinaf süresiyle birlikte sürecin tamamlanması genellikle birkaç hafta ila birkaç ay alır.

Anlaşmalı Boşanma Davasının Aşamaları
AdımAşamaAçıklama ve Süre
1HazırlıkIslak imzalı protokol (genellikle 3 nüsha) ve dava dilekçesi hazırlanır.
2Dava açılışıYetkili Aile Mahkemesine başvurulur, harç ve giderler yatırılır.
3Tensip ve duruşma günüMahkeme evrakı inceler, duruşma günü verir; süre iş yoğunluğuna göre değişir.
4DuruşmaTaraflar hakim huzurunda boşanma ve protokol iradelerini bizzat beyan eder.
5Gerekçeli karar ve tebligatKarar yazılır ve taraflara usulüne uygun biçimde tebliğ edilir.
6Kesinleşmeİstinaf süresinin geçmesi veya istinaftan feragatle karar kesinleşir, nüfusa bildirilir.

6. Boşanma İradesinden Dönme ve Kesinleşme Aşamasındaki Riskler

Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşler boşanma iradesinden dönebilir. İradeden dönülmesi halinde dava çekişmeli boşanma olarak görülür; taraflara delil sunma imkanı tanınır. Bu nedenle kararın usulüne uygun tebliği ve kesinleştirilmesi sürecin en kritik aşamasıdır.

6.1. Karar Kesinleşinceye Kadar İradeden Dönme

Anlaşmalı boşanma hükmü kesinleşmediği sürece taraflar, gerek boşanma iradesinden gerekse mali sonuçlar ve çocukların durumuna ilişkin kabul ettikleri düzenlemelerden dönebilir. Bu durumda mahkeme, davayı çekişmeli boşanma olarak görmek ve tarafların delillerini toplamak zorundadır.

YARGITAY KARARI

"Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki, diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının 'çekişmeli boşanma' olarak görülmesi gerekir."

— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.09.2023 tarihli, 2023/6501 E. ve 2023/4142 K. sayılı İlamı

Benzer şekilde, anlaşmalı boşanma dilekçesiyle açılan davada protokolün karşı tarafça kabul edilmemesi halinde yargılama çekişmeli olarak sürdürülmekte ve kusur incelemesi yapılmaktadır (2. Hukuk Dairesinin 10.01.2024 tarihli, 2023/2749 E. ve 2024/105 K. sayılı İlamı bu yönde bir yargılamayı incelemiştir).

6.2. Kararın Uzun Süre Tebliğe Çıkarılmaması

Boşanma kararının uzun süre tebliğe çıkarılmaması ve tarafların bu süre içinde ortak hayatı sürdürmesi, hükmün akıbetini doğrudan etkiler. Yargıtay, sekiz yıl geçtikten sonra tebliğe çıkarılan bir anlaşmalı boşanma kararında, boşanma iradesinin samimi olmadığı sonucuna varmıştır.

YARGITAY KARARI

"Kararın sekiz yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra tebliğe çıkarılması, 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir."

— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.10.2023 tarihli, 2023/7566 E. ve 2023/4610 K. sayılı İlamı

Aynı yönde bir başka güncel kararda; anlaşmalı boşanma hükmünün yaklaşık on yıl sonra tebliğe çıkarıldığı, bu süre içinde tarafların ortak hayata devam ettiği ve iki çocuklarının olduğu ileri sürülen olayda, tarafların duruşmaya çağrılarak beyanlarının alınması, davanın çekişmeliye dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğinin sorulması ve af olgusunun tartışılması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.04.2024 tarihli, 2024/2379 E. ve 2024/2637 K. sayılı İlamı).

6.3. Tebligatın Usulüne Uygunluğu

Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği, istinaf süresinin işlemeye başlaması bakımından belirleyicidir. Usulsüz tebligat, kanun yoluna başvuru süresini başlatmaz ve kesinleşme şerhinin sonradan tartışma konusu olmasına yol açar.

YARGITAY KARARI

"Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 345. maddesine göre istinaf kanun yoluna başvuru süresi; ilâmın taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar."

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2025 tarihli, 2023/2-945 E. ve 2025/334 K. sayılı İlamı

Elektronik tebligat uygulaması bakımından da benzer tartışmalar gündeme gelmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.05.2023 tarihli, 2023/2237 E. ve 2023/2249 K. sayılı İlamına konu olayda, kararın elektronik tebligat adresine tebliğ edilerek kesinleştirilmesine yönelik itirazlar incelenmiş; istinaf başvurusunun süresinde olmadığına ilişkin karar usul ve kanuna uygun bulunmuştur. Bu nedenle tebligat adreslerinin güncelliği ve elektronik tebligat kutusunun düzenli takibi, hak kaybı riskini azaltır.

7. Sonuç ve Değerlendirme

Anlaşmalı boşanma şartları; en az bir yıllık evlilik, eşlerin ortak iradesi ve mali sonuçlar ile çocukların durumunu düzenleyen, hakimce uygun bulunan bir protokolün birlikte gerçekleşmesini gerektirir. Süreç hızlı görünse de protokolün eksik veya muğlak hazırlanması; ileride mal rejimi tasfiyesi, nafaka ya da velayet uyuşmazlıklarına yol açabilir.

Yargıtay uygulaması, riskin ağırlıklı olarak iki noktada toplandığını göstermektedir. Birincisi iradenin serbestçe açıklanması: tarafların duruşmada bizzat dinlenmesi zorunludur ve irade sakatlığı ispatlanırsa kesinleşmiş hüküm dahi yargılamanın iadesine konu olabilir. İkincisi kesinleşme aşaması: karar kesinleşinceye kadar iradeden dönülebilmesi, kararın makul sürede tebliğe çıkarılmaması halinde dürüstlük kuralının devreye girmesi ve usulsüz tebligatın süreyi başlatmaması, hükmün akıbetini belirlemektedir.

Protokolün kaleme alınması, duruşmadaki beyanların içeriği ve kesinleşme işlemlerinin takibi teknik nitelik taşıdığından, sürecin hukuki destek alınarak yürütülmesi hak kayıplarının önlenmesi bakımından yerinde olur.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.
Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

8. İlgili Makaleler

Temmuz 12, 2026
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca boşanma aşamasında sıkça uyuşmazlık konusu olan düğün takıları kime ait sorusunu ve eşlerin ziynet eşyası alacağı taleplerini sembolize eden; koyu gri taş zemin üzerinde ışıldayan kalın altın bir alyans yüzük ile örgülü yapıda altın bir zincir kolyeyi yakından gösteren kurumsal aile hukuku görseli.

Düğün Takıları Kime Aittir? Yargıtay’ın Güncel Görüşü

Düğün takılarının kime ait olduğu, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 04.04.2024 tarihli içtihat değişikliğiyle yeniden şekillendi. "Kime takılırsa takılsın hepsi kadınındır" kuralı terk edilerek kademeli bir sisteme geçildi: kadına özgü ziynet kadının kişisel malıyken, erkeğe takılan kadına özgü olmayan altınlar erkeğe ait sayılıyor. Bu rehber; güncel paylaşım hiyerarşisini, cinsiyete özgülük istisnasını, ispat yükünü ve ziynet alacağı davasının usulünü doğrulanmış Yargıtay kararlarıyla açıklıyor.
Şubat 13, 2026
Ahşap zemin üzerinde ortadan ikiye ayrılmış kağıttan ev, araba ve aile figürleri ile adaleti simgeleyen hakim tokmağı. Görsel, boşanmada mal paylaşımı ve mal rejimi tasfiyesi davası sürecini temsil etmektedir.

Boşanmada Mal Paylaşımı: Mal Rejimi Tasfiyesi Davası

Boşanmada mal paylaşımı (mal rejimi tasfiyesi), evlilik birliği içerisinde edinilmiş malların kural olarak eşit şekilde paylaşılmasıdır. 4721 sayılı TMK'nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihi sonrası kurulan evliliklerde, ''edinilmiş mallara katılma rejimi'' geçerlidir. Kişisel mallar (miras, bağış ve kişisel eşyalar paylaşıma dahil edilmez. Davanın zamanaşımı süresi, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır.
Temmuz 8, 2026
Boşanma veya ayrılık süreci sonrasında velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını, ebeveynlik bağlarının korunmasını ve çocukla geçirilen görüşme zamanlarını sembolize eden; küçük bir çocuğun bir yetişkinin elini sevgiyle tuttuğu kurumsal aile hukuku görseli.

Çocukla Kişisel İlişki Düzenlemesi: Şartları, Süreci ve Güncel Yargıtay Kararları

Velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğuyla görüşme hakkı olan kişisel ilişki, TMK m. 323 ve Anayasa m. 41 ile güvence altındadır. Yazıda hakkın yasal çerçevesi, çocuğun üstün yararı ilkesi, yatılı-yatısız görüşme kriterleri, büyükanne-büyükbabanın talep hakkı (m. 325) ve 2021 sonrası değişen infaz sistemi ile disiplin hapsi yaptırımı güncel Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır.
Temmuz 11, 2026
Türk Medeni Kanunu uyarınca eşlerin evlilik birliği içindeki mal varlığı yönetimini ve olası bir boşanma durumunda tasfiye esaslarını belirleyen edinilmiş mallara katılma rejimi sözleşmesi imza anını; arka planda beyaz güllerden oluşan bir gelin buketi ve damat adayı eşliğinde, resmi nikah veya noter huzurunda yasal mal rejimi sözleşmesini tükenmez kalemle imzalayan gelin adayının elini yakından gösteren kurumsal aile hukuku görseli.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Sözleşmesi: Şartları, Geçerliliği ve Tasfiyesi

4721 sayılı TMK uyarınca yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma sözleşmesinin şartları, noter geçerlilik koşulları ve tasfiye süreçleri güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmiştir. Makalede sözleşme serbestisinin sınırları, kişisel ve edinilmiş mal ayrımı, geçmişe etkililik yasağı ile tasfiye alacağından feragatin hukuki boyutları ele alınmaktadır. Eşlerin mal paylaşımı haklarını koruyan yollar detaylandırılmıştır.

9. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Anlaşmalı boşanma davası açmanın şartları nelerdir?

Cevap: Anlaşmalı boşanmanın şartları üçtür: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya açılan davanın diğer eşçe kabul edilmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumunu düzenleyen, hakimce uygun bulunan bir protokolün bulunmasıdır. Bu şartlar TMK m. 166/3'te düzenlenmiştir.

Soru 2: Evliliği 1 yılı doldurmayanlar anlaşmalı boşanabilir mi?

Cevap: Hayır. Evlilik en az bir yıl sürmeden anlaşmalı boşanma davası açılamaz. Süre resmi nikah tarihinden itibaren hesaplanır. Bir yıl dolmadan boşanmak isteyen eşler çekişmeli boşanma yoluna başvurabilir; bu halde kusur ve delil incelemesi yapılır.

Soru 3: Anlaşmalı boşanma protokolünde neler bulunmalıdır?

Cevap: Protokolde çocukların durumu (velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası), boşanmanın mali sonuçları (yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat) ve eşyalar ile malvarlığının paylaşımı yer almalıdır. Her madde infaza elverişli açıklıkta yazılmalı, çocuğun üstün yararı gözetilmelidir.

Soru 4: Anlaşmalı boşanma duruşmasına gitmek zorunlu mu?

Cevap: Evet. Anlaşmalı boşanmada eşlerin duruşmada bizzat hazır bulunması zorunludur. Vekil ile temsil bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz; hakim boşanma iradesinin serbestçe açıklandığına bizzat kanaat getirmelidir. Taraflardan biri katılmazsa dava çekişmeli usule döner.

Soru 5: Anlaşmalı boşanmadan sonra karardan dönülebilir mi?

Cevap: Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşler boşanma iradesinden ve protokolde kabul edilen düzenlemelerden dönebilir. Bu halde dava çekişmeli boşanma olarak görülür, taraflara delillerini sunmak üzere süre verilir ve yargılama yeniden yürütülür.

Soru 6: Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer, tek celsede biter mi?

Cevap: Duruşma çoğu zaman tek celsede tamamlanır. Ancak sürecin bitmesi için gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliği ve istinaf süresinin geçmesi gerekir. Kesinleşme dahil toplam süre, mahkemenin iş yoğunluğuna göre birkaç hafta ila birkaç ay arasında değişir.

Soru 7: Anlaşmalı boşanmada yetkili ve görevli mahkeme neresidir?

Cevap: Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).

Soru 8: Protokoldeki "talebimiz yoktur" ifadesi mal paylaşımını kapsar mı?

Cevap: Genel nitelikteki bu ifade boşanmanın ferilerini kapsar; mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payı taleplerini kendiliğinden sona erdirmez. Mal paylaşımının tasfiye edildiği kalem kalem yazılmazsa, boşanmadan sonra mal rejimi tasfiyesi davası açılabilir.