Soruşturmanın genişletilmesi (tevsii tahkikat), ceza muhakemesinde maddi gerçeğin eksiksiz araştırılması amacıyla; iddianamede yer verilmeyen veya soruşturma aşamasında toplanmayan delillerin sonradan araştırılıp tartışılmasını sağlayan usuli bir mekanizmadır. Uygulamada en sık, kovuşturmaya yer olmadığına dair (KYOK) karara karşı yapılan itirazı inceleyen sulh ceza hakimliğinin, soruşturmayı eksik bulması hâlinde başvurduğu bir araç olarak karşımıza çıkar. Bu yazıda kurumun hukuki dayanağı, uygulanma usulü ve şüphelinin etkin savunma hakkıyla bağlantısı ele alınmaktadır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Ceza Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Soruşturmanın Genişletilmesi (Tevsii Tahkikat) Nedir?
- 2. Cumhuriyet Savcısının Etkin Soruşturma Yükümlülüğü Nedir?
- 2.1. Yeterli Şüphe Değerlendirmesi: İddianame veya KYOK
- 2.2. Şüphelinin Kimliğinin Tespiti ve Savunmasının Alınması
- 3. KYOK Kararına İtiraz Üzerine Soruşturmanın Genişletilmesine Nasıl Karar Verilir?
- 3.1. Doğrudan Karar Verme Yasağı: Usul Sırası Şarttır
- 3.2. Hangi Haller "Eksik Soruşturma" Olarak Kabul Edilir?
- 4. Etkin Savunma Hakkı Kapsamında Müdafiin Dosya İnceleme Yetkisi Ne Kadar Kısıtlanabilir?
- 5. Kovuşturma Evresinde Geç Bildirilen Delillerin Reddi Mümkün müdür?
- 6. Sonuç ve Değerlendirme
- 7. İlgili Makaleler
1. Soruşturmanın Genişletilmesi (Tevsii Tahkikat) Nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kurumu şu şekilde tanımlamıştır:
"Uygulamada, iddianamede yer verilmeyen yeni delillerin duruşma evresinde araştırılması ve tartışılmasına soruşturmanın genişletilmesi (tevsii tahkikat) denilmektedir. Taraflar da mahkemeden soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulunabilirler. Soruşturmanın genişletilmesi kavramı, yargılamada bir geriye dönüşü ortadan kaldırmak, taraflara delil ileri sürme olanağını tanımak amacına yönelik bir ilkedir."
— Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.11.2020 tarihli, 2017/501 E. ve 2020/457 K. sayılı İlamı
1.1. Amacı ve Hukuki Niteliği
Gerek mülga 1412 sayılı CMUK gerekse yürürlükteki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlar. Bu nedenle ulaşılması mümkün olan bütün delillerin toplanması ve tartışılması bir zorunluluktur. Soruşturmanın genişletilmesi talebi, bu amaca hizmet eden ve tarafların pasif bir izleyici konumundan çıkarak delil toplama sürecine etkin biçimde katılmasını sağlayan bir usul kurumudur.
1.2. CMK m.206 ve m.207: Delillerin Ortaya Konulması ve Reddi
Kovuşturma evresinde delillerin kabulü ve reddi, CMK'nın 206 ve 207. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddeler, soruşturmanın genişletilmesi talebinin hangi hâllerde reddedilebileceğini ve geç bildirilen delillerin akıbetini belirler.
📜 KANUN METNİ —
''(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.''
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206
📜 KANUN METNİ —
''(1) Delilin ortaya konulması istemi, bunun veya ispat edilmek istenen olayın geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemez.''
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 207
Ceza Genel Kurulu, bu iki maddeyi birlikte yorumlayarak bir delilin geç bildirilmiş olmasının tek başına reddi için gerekçe olamayacağını, maddi gerçeğe ulaşma amacının usul kurallarının önüne geçtiğini vurgulamıştır; delil reddi ancak m.206/2'deki sınırlı hâllerle mümkündür.

2. Cumhuriyet Savcısının Etkin Soruşturma Yükümlülüğü Nedir?
📜 KANUN METNİ —
''(1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.''
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 160
2.1. Yeterli Şüphe Değerlendirmesi: İddianame veya KYOK
Savcı, topladığı delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşırsa CMK m.170/2 uyarınca iddianame düzenler; aksi hâlde m.172 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bu ikili yükümlülüğü istikrarlı biçimde vurgulamaktadır:
"5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun'un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği."
— Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2025/5758 E. ve 2026/1090 K. sayılı İlamı
2.2. Şüphelinin Kimliğinin Tespiti ve Savunmasının Alınması
Etkin soruşturma ilkesi, yalnızca delil toplamayı değil şüphelinin kimliğinin tespitini ve savunmasının alınmasını da kapsar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sosyal medya üzerinden işlenen bir hakaret suçuna ilişkin kararında, şüphelinin kimliğini tespite yarayacak bilgiler mevcutken bu yönde araştırma yapılmadan verilen KYOK kararını eksik soruşturma olarak nitelendirmiştir; kimlik tespit edilebildiği takdirde savunmanın alınması zorunludur, tespit edilemediği hâllerde ise daimi arama kararıyla soruşturmaya devam edilmelidir.
| Aşama | Savcının Yükümlülüğü | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Suç ihbarının öğrenilmesi | Hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak | CMK m.160/1 |
| Delil toplama | Lehe ve aleyhe delilleri toplayıp muhafaza etmek | CMK m.160/2 |
| Değerlendirme | Yeterli şüphe var ise iddianame düzenlemek | CMK m.170/2 |
| Değerlendirme | Yeterli şüphe yok ise KYOK kararı vermek | CMK m.172/1 |
3. KYOK Kararına İtiraz Üzerine Soruşturmanın Genişletilmesine Nasıl Karar Verilir?
📜 KANUN METNİ —
‘’Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.’’
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 173/3
3.1. Doğrudan Karar Verme Yasağı: Usul Sırası Şarttır
Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihadına göre, sulh ceza hakimliği KYOK kararını eksik soruşturma nedeniyle hukuka aykırı bulsa dahi, doğrudan kararı kaldıramaz. Önce soruşturmanın genişletilmesine karar vererek eksikliklerin tamamlanmasını istemeli, eksiklikler giderildikten sonra itiraz hakkında karar vermelidir. Bu usul sırasının atlanması, kanun yararına bozma nedenidir.
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. Maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan... düzenleme karşısında, mercii ... Sulh Ceza Hâkimliğinin kararına gerekçe olarak yaptığı hususların soruşturmanın genişletilmesine ilişkin olduğu cihetle, ... Sulh Ceza Hâkimliğince ilk olarak soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheliler hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
— Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli, 2019/20768 E. ve 2020/14852 K. sayılı İlamı
Aynı ilke, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin E. 2020/604, K. 2020/8510, T. 21.09.2020 sayılı kararında ve Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E. 2024/11001, K. 2024/18995, T. 09.12.2024 sayılı kararında da teyit edilmiştir; her iki kararda da, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi gerekirken doğrudan itirazın kabulüne veya davanın esasına girilmesine ilişkin hükümler kanun yararına bozulmuştur.
3.2. Hangi Haller "Eksik Soruşturma" Olarak Kabul Edilir?
Yargıtay kararlarında, aşağıdaki eksiklikler tek başına veya birlikte "eksik soruşturma" olarak nitelendirilmiş ve soruşturmanın genişletilmesini gerektiren haller arasında sayılmıştır.
| Eksiklik | Açıklama |
|---|---|
| Tanıkların dinlenmemesi | Olayın aydınlatılmasına yarayacak tanık beyanlarının alınmamış olması |
| HTS ve iletişim kayıtlarının getirtilmemesi | Şüphelinin konum/iletişim bilgilerinin tespit edilmemesi |
| Banka hesap hareketlerinin incelenmemesi | Parasal akışın ve fail(ler)in tespitine yönelik kayıtların temin edilmemesi |
| Kamera görüntülerinin çözümlenmemesi | Bilirkişi incelemesi yaptırılmadan görüntülerin değerlendirilmemesi |
| Şüphelinin ifadesinin alınmaması | Kimliği tespit edilebilen şüphelinin savunmasının alınmamış olması |
Bu örnekler; Yargıtay 11. Ceza Dairesi (E. 2024/4024, K. 2025/911, T. 20.01.2025), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2020/19291, K. 2021/312, T. 12.01.2021), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2022/7064, K. 2022/14701, T. 09.06.2022) ve Yargıtay 2. Ceza Dairesi (E. 2025/8742, K. 2025/14192, T. 08.07.2025) kararlarında somut olay bazında değerlendirilmiştir. Son olarak anılan 2. Ceza Dairesi kararında araştırmanın "olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel" kaldığı durumlarda soruşturmanın genişletilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır:
"Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığının veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürülürse bu husus açıkça belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı verilerek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulabilir."
— Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08.07.2025 tarihli, 2025/8742 E. ve 2025/14192 K. sayılı İlamı
4. Etkin Savunma Hakkı Kapsamında Müdafiin Dosya İnceleme Yetkisi Ne Kadar Kısıtlanabilir?
4.1. Anayasa Mahkemesi'nin Dosya İnceleme Kısıtlamasına İlişkin Değerlendirmesi
CMK m.147/1-f uyarınca şüpheliye, lehine olan delillerin toplanmasını isteme hakkı hatırlatılmalıdır. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü hâl döneminde belirli suçlarda müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisinin Cumhuriyet savcısının kararıyla mutlak biçimde kısıtlanabilmesini öngören bir düzenlemeyi incelediği norm denetimi kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır:
"Bu açıdan bakıldığında kural uyarınca müdafinin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisine Cumhuriyet savcısının kararıyla mutlak bir engel getirildiği görülmektedir... Bu durum ise adil yargılanma hakkının ilkelerinden olan silahların eşitliği prensibine orantısız bir müdahale oluşturmaktadır. Başkalarının temel haklarını veya önemli bir kamu menfaatini korumak gibi nedenlerle olsa dahi yargılamanın ayrılmaz bir parçası olan savunmanın soruşturma aşaması boyunca mutlak olarak dosyaya erişiminin savcılık makamının kararıyla kapatılabilmesi olağan dönemde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejiminin aradığı ölçünün ötesinde bir sınırlama getirmektedir."
— Anayasa Mahkemesinin Norm Denetimi 24.12.2020 tarihli, 2017/21 E. ve 2020/77 K. sayılı Kararı
Mahkeme aynı kararında, müdafiye dosyayı inceleme ve örnek alma hakkı tanınmasının, savunmanın müvekkilini yeterince savunabilmesi ve adil yargılanma hakkının bir gereği olduğunu; soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmesi kaydıyla bu yetkinin kısıtlanmasının meşru bir amacı bulunmakla birlikte, kısıtlamanın ölçülülük ilkesine aykırı düşmemesi gerektiğini belirtmiştir.
4.2. İdari Soruşturmalarda Dosya İnceleme Hakkı
Danıştay 2. Dairesi, idari soruşturma evrakını inceleme hakkının kullanımına ilişkin bir uyuşmazlıkta, soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunduğu belirtilen bir tutanağın ilgilisi tarafından şerh düşülmeden imzalanmış olması durumunda, savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki iddianın kabul görmeyeceğini değerlendirmiştir.
5. Kovuşturma Evresinde Geç Bildirilen Delillerin Reddi Mümkün müdür?
Ceza Genel Kurulu, m.207 uyarınca bir delilin geç bildirilmiş olmasının reddi için tek başına gerekçe olamayacağını; maddi gerçeğe ulaşma amacının usul kurallarından üstün tutulması gerektiğini teyit etmiştir. Bu ilke, soruşturma evresinde eksik kalan hususların kovuşturma aşamasında dahi telafi edilebilmesinin güvencesidir.
6. Sonuç ve Değerlendirme
Yargı pratiği, soruşturmanın genişletilmesi taleplerini maddi gerçeğe ulaşma ve adil yargılanma hakkının bir gereği olarak görmekte; eksik araştırma ile kurulan hükümleri ve yeterli inceleme yapılmadan gerekçesiz reddedilen itirazları hukuka aykırı bularak bozma konusu yapmaktadır. Sulh ceza hakimliğinin KYOK kararına yönelik itirazı incelerken doğrudan kararı kaldırması yerine, önce soruşturmanın genişletilmesine karar vererek eksikliklerin giderilmesini istemesi usul güvencesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Diğer yandan, müdafiin dosya inceleme yetkisine getirilecek sınırlamaların ölçülülük ilkesiyle bağdaşması gerektiği, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da teyit edilmiştir. Somut bir soruşturma veya itiraz dosyasına ilişkin değerlendirme, dosyaya özgü koşulların incelenmesini gerektirir.











