...
Ceza muhakemesinde bir koruma tedbiri olarak uygulanan hürriyeti bağlayıcı tutukluluk haline karşı müdafi tarafından yapılacak tutuklama kararına itiraz sürecini ve anayasal kişi hürriyeti hakkını sembolize eden, koridorunda demir parmaklıklı hücrelerin yer aldığı kurumsal ceza infaz kurumu görseli.

Tutuklama ve Adli Kontrol Kararına İtiraz Yolları

Temmuz 4, 2026
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılacak olan takipsizlik kararına itiraz dilekçesini imzalayan, elinde dolma kalem bulunan takım elbiseli bir avukatı veya müştekiyi gösteren kurumsal ceza hukuku görseli.

Takipsizlik Kararına İtiraz Nasıl Yapılır? Süre ve Usul

Temmuz 5, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Soruşturmanın Genişletilmesi Talebi ve Etkin Savunma Hakkı

Makale Yol Haritası
Tevsii Tahkikat Kavramı ➔ Savcının Etkin Soruşturma Yükümlülüğü ➔ KYOK İtirazında Genişletme Usulü ➔ Etkin Savunma ve Dosya İnceleme ➔ Sonuç

Soruşturmanın genişletilmesi (tevsii tahkikat), ceza muhakemesinde maddi gerçeğin eksiksiz araştırılması amacıyla; iddianamede yer verilmeyen veya soruşturma aşamasında toplanmayan delillerin sonradan araştırılıp tartışılmasını sağlayan usuli bir mekanizmadır. Uygulamada en sık, kovuşturmaya yer olmadığına dair (KYOK) karara karşı yapılan itirazı inceleyen sulh ceza hakimliğinin, soruşturmayı eksik bulması hâlinde başvurduğu bir araç olarak karşımıza çıkar. Bu yazıda kurumun hukuki dayanağı, uygulanma usulü ve şüphelinin etkin savunma hakkıyla bağlantısı ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Ceza Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Soruşturmanın Genişletilmesi (Tevsii Tahkikat) Nedir?

Soruşturmanın genişletilmesi (tevsii tahkikat), iddianamede yer verilmeyen yeni delillerin duruşma veya itiraz aşamasında araştırılıp tartışılmasıdır. Amacı, tarafların delil ileri sürme imkânını korumak ve maddi gerçeğe ulaşmaktır; taraflar da mahkemeden bu yönde talepte bulunabilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kurumu şu şekilde tanımlamıştır:

"Uygulamada, iddianamede yer verilmeyen yeni delillerin duruşma evresinde araştırılması ve tartışılmasına soruşturmanın genişletilmesi (tevsii tahkikat) denilmektedir. Taraflar da mahkemeden soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulunabilirler. Soruşturmanın genişletilmesi kavramı, yargılamada bir geriye dönüşü ortadan kaldırmak, taraflara delil ileri sürme olanağını tanımak amacına yönelik bir ilkedir."

— Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.11.2020 tarihli, 2017/501 E. ve 2020/457 K. sayılı İlamı

1.1. Amacı ve Hukuki Niteliği

Gerek mülga 1412 sayılı CMUK gerekse yürürlükteki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlar. Bu nedenle ulaşılması mümkün olan bütün delillerin toplanması ve tartışılması bir zorunluluktur. Soruşturmanın genişletilmesi talebi, bu amaca hizmet eden ve tarafların pasif bir izleyici konumundan çıkarak delil toplama sürecine etkin biçimde katılmasını sağlayan bir usul kurumudur.

1.2. CMK m.206 ve m.207: Delillerin Ortaya Konulması ve Reddi

Kovuşturma evresinde delillerin kabulü ve reddi, CMK'nın 206 ve 207. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddeler, soruşturmanın genişletilmesi talebinin hangi hâllerde reddedilebileceğini ve geç bildirilen delillerin akıbetini belirler.

📜 KANUN METNİ — 

''(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur:

a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.

b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.

c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.''

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206

📜 KANUN METNİ — 

''(1) Delilin ortaya konulması istemi, bunun veya ispat edilmek istenen olayın geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemez.''

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 207

Ceza Genel Kurulu, bu iki maddeyi birlikte yorumlayarak bir delilin geç bildirilmiş olmasının tek başına reddi için gerekçe olamayacağını, maddi gerçeğe ulaşma amacının usul kurallarının önüne geçtiğini vurgulamıştır; delil reddi ancak m.206/2'deki sınırlı hâllerle mümkündür.

2. Cumhuriyet Savcısının Etkin Soruşturma Yükümlülüğü Nedir?

CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suç ihbarını öğrenir öğrenmez maddi gerçeği araştırmaya başlamak; adli kolluk marifetiyle şüphelinin hem lehine hem aleyhine olan delilleri toplayıp muhafaza etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük "etkin soruşturma ilkesi" olarak adlandırılır.

📜 KANUN METNİ — 

''(1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.

(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.''

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 160

2.1. Yeterli Şüphe Değerlendirmesi: İddianame veya KYOK

Savcı, topladığı delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşırsa CMK m.170/2 uyarınca iddianame düzenler; aksi hâlde m.172 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bu ikili yükümlülüğü istikrarlı biçimde vurgulamaktadır:

"5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun'un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği."

— Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2025/5758 E. ve 2026/1090 K. sayılı İlamı

2.2. Şüphelinin Kimliğinin Tespiti ve Savunmasının Alınması

Etkin soruşturma ilkesi, yalnızca delil toplamayı değil şüphelinin kimliğinin tespitini ve savunmasının alınmasını da kapsar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sosyal medya üzerinden işlenen bir hakaret suçuna ilişkin kararında, şüphelinin kimliğini tespite yarayacak bilgiler mevcutken bu yönde araştırma yapılmadan verilen KYOK kararını eksik soruşturma olarak nitelendirmiştir; kimlik tespit edilebildiği takdirde savunmanın alınması zorunludur, tespit edilemediği hâllerde ise daimi arama kararıyla soruşturmaya devam edilmelidir.

Tablo 1: Cumhuriyet Savcısının Soruşturma Evresindeki Temel Yükümlülükleri
Aşama Savcının Yükümlülüğü Hukuki Dayanak
Suç ihbarının öğrenilmesi Hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak CMK m.160/1
Delil toplama Lehe ve aleyhe delilleri toplayıp muhafaza etmek CMK m.160/2
Değerlendirme Yeterli şüphe var ise iddianame düzenlemek CMK m.170/2
Değerlendirme Yeterli şüphe yok ise KYOK kararı vermek CMK m.172/1

3. KYOK Kararına İtiraz Üzerine Soruşturmanın Genişletilmesine Nasıl Karar Verilir?

CMK m.173/3 uyarınca, KYOK kararına yapılan itirazı inceleyen sulh ceza hakimliği soruşturmanın eksik yapıldığını tespit ederse, bu hususu açıkça belirterek Cumhuriyet başsavcılığından ilgili eksikliklerin giderilmesini talep eder; itiraz hakkında nihai karar ancak bu eksiklikler tamamlandıktan sonra verilebilir.

📜 KANUN METNİ — 

‘’Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.’’

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 173/3

3.1. Doğrudan Karar Verme Yasağı: Usul Sırası Şarttır

Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihadına göre, sulh ceza hakimliği KYOK kararını eksik soruşturma nedeniyle hukuka aykırı bulsa dahi, doğrudan kararı kaldıramaz. Önce soruşturmanın genişletilmesine karar vererek eksikliklerin tamamlanmasını istemeli, eksiklikler giderildikten sonra itiraz hakkında karar vermelidir. Bu usul sırasının atlanması, kanun yararına bozma nedenidir.

"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. Maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan... düzenleme karşısında, mercii ... Sulh Ceza Hâkimliğinin kararına gerekçe olarak yaptığı hususların soruşturmanın genişletilmesine ilişkin olduğu cihetle, ... Sulh Ceza Hâkimliğince ilk olarak soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheliler hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

— Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli, 2019/20768 E. ve 2020/14852 K. sayılı İlamı

Aynı ilke, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin E. 2020/604, K. 2020/8510, T. 21.09.2020 sayılı kararında ve Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E. 2024/11001, K. 2024/18995, T. 09.12.2024 sayılı kararında da teyit edilmiştir; her iki kararda da, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi gerekirken doğrudan itirazın kabulüne veya davanın esasına girilmesine ilişkin hükümler kanun yararına bozulmuştur.

3.2. Hangi Haller "Eksik Soruşturma" Olarak Kabul Edilir?

Yargıtay kararlarında, aşağıdaki eksiklikler tek başına veya birlikte "eksik soruşturma" olarak nitelendirilmiş ve soruşturmanın genişletilmesini gerektiren haller arasında sayılmıştır.

Tablo 2: Yargıtay Kararlarında "Eksik Soruşturma" Sayılan Hâller
Eksiklik Açıklama
Tanıkların dinlenmemesi Olayın aydınlatılmasına yarayacak tanık beyanlarının alınmamış olması
HTS ve iletişim kayıtlarının getirtilmemesi Şüphelinin konum/iletişim bilgilerinin tespit edilmemesi
Banka hesap hareketlerinin incelenmemesi Parasal akışın ve fail(ler)in tespitine yönelik kayıtların temin edilmemesi
Kamera görüntülerinin çözümlenmemesi Bilirkişi incelemesi yaptırılmadan görüntülerin değerlendirilmemesi
Şüphelinin ifadesinin alınmaması Kimliği tespit edilebilen şüphelinin savunmasının alınmamış olması

Bu örnekler; Yargıtay 11. Ceza Dairesi (E. 2024/4024, K. 2025/911, T. 20.01.2025), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2020/19291, K. 2021/312, T. 12.01.2021), Yargıtay 4. Ceza Dairesi (E. 2022/7064, K. 2022/14701, T. 09.06.2022) ve Yargıtay 2. Ceza Dairesi (E. 2025/8742, K. 2025/14192, T. 08.07.2025) kararlarında somut olay bazında değerlendirilmiştir. Son olarak anılan 2. Ceza Dairesi kararında araştırmanın "olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel" kaldığı durumlarda soruşturmanın genişletilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır:

"Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığının veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürülürse bu husus açıkça belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı verilerek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulabilir."

— Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08.07.2025 tarihli, 2025/8742 E. ve 2025/14192 K. sayılı İlamı

4. Etkin Savunma Hakkı Kapsamında Müdafiin Dosya İnceleme Yetkisi Ne Kadar Kısıtlanabilir?

Etkin savunma hakkı, şüpheli veya sanığın müdafii aracılığıyla soruşturma dosyasına erişebilmesini ve lehine olan hususları ileri sürebilmesini güvence altına alır. Anayasa Mahkemesi'ne göre, müdafiin dosya inceleme yetkisinin Cumhuriyet savcısının kararıyla mutlak biçimde kısıtlanması, silahların eşitliği ilkesine orantısız bir müdahale oluşturur.

4.1. Anayasa Mahkemesi'nin Dosya İnceleme Kısıtlamasına İlişkin Değerlendirmesi

CMK m.147/1-f uyarınca şüpheliye, lehine olan delillerin toplanmasını isteme hakkı hatırlatılmalıdır. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü hâl döneminde belirli suçlarda müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisinin Cumhuriyet savcısının kararıyla mutlak biçimde kısıtlanabilmesini öngören bir düzenlemeyi incelediği norm denetimi kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır:

"Bu açıdan bakıldığında kural uyarınca müdafinin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisine Cumhuriyet savcısının kararıyla mutlak bir engel getirildiği görülmektedir... Bu durum ise adil yargılanma hakkının ilkelerinden olan silahların eşitliği prensibine orantısız bir müdahale oluşturmaktadır. Başkalarının temel haklarını veya önemli bir kamu menfaatini korumak gibi nedenlerle olsa dahi yargılamanın ayrılmaz bir parçası olan savunmanın soruşturma aşaması boyunca mutlak olarak dosyaya erişiminin savcılık makamının kararıyla kapatılabilmesi olağan dönemde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejiminin aradığı ölçünün ötesinde bir sınırlama getirmektedir."

— Anayasa Mahkemesinin Norm Denetimi 24.12.2020 tarihli, 2017/21 E. ve 2020/77 K. sayılı Kararı

Mahkeme aynı kararında, müdafiye dosyayı inceleme ve örnek alma hakkı tanınmasının, savunmanın müvekkilini yeterince savunabilmesi ve adil yargılanma hakkının bir gereği olduğunu; soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmesi kaydıyla bu yetkinin kısıtlanmasının meşru bir amacı bulunmakla birlikte, kısıtlamanın ölçülülük ilkesine aykırı düşmemesi gerektiğini belirtmiştir.

4.2. İdari Soruşturmalarda Dosya İnceleme Hakkı

Danıştay 2. Dairesi, idari soruşturma evrakını inceleme hakkının kullanımına ilişkin bir uyuşmazlıkta, soruşturma evrakını inceleme hakkı bulunduğu belirtilen bir tutanağın ilgilisi tarafından şerh düşülmeden imzalanmış olması durumunda, savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki iddianın kabul görmeyeceğini değerlendirmiştir.

5. Kovuşturma Evresinde Geç Bildirilen Delillerin Reddi Mümkün müdür?

Hayır; CMK m.207 uyarınca bir delilin geç bildirilmiş olması, tek başına reddi için yeterli değildir. Sanık, duruşmadan en az beş gün önce delil toplanmasını isteyebilir (CMK m.177) ve bu talep ancak m.206/2'deki sınırlı hâllerde reddedilebilir.

Ceza Genel Kurulu, m.207 uyarınca bir delilin geç bildirilmiş olmasının reddi için tek başına gerekçe olamayacağını; maddi gerçeğe ulaşma amacının usul kurallarından üstün tutulması gerektiğini teyit etmiştir. Bu ilke, soruşturma evresinde eksik kalan hususların kovuşturma aşamasında dahi telafi edilebilmesinin güvencesidir.

6. Sonuç ve Değerlendirme

Yargı pratiği, soruşturmanın genişletilmesi taleplerini maddi gerçeğe ulaşma ve adil yargılanma hakkının bir gereği olarak görmekte; eksik araştırma ile kurulan hükümleri ve yeterli inceleme yapılmadan gerekçesiz reddedilen itirazları hukuka aykırı bularak bozma konusu yapmaktadır. Sulh ceza hakimliğinin KYOK kararına yönelik itirazı incelerken doğrudan kararı kaldırması yerine, önce soruşturmanın genişletilmesine karar vererek eksikliklerin giderilmesini istemesi usul güvencesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Diğer yandan, müdafiin dosya inceleme yetkisine getirilecek sınırlamaların ölçülülük ilkesiyle bağdaşması gerektiği, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da teyit edilmiştir. Somut bir soruşturma veya itiraz dosyasına ilişkin değerlendirme, dosyaya özgü koşulların incelenmesini gerektirir.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Soruşturmanın genişletilmesi talebi kim tarafından yapılabilir?
Soruşturmanın genişletilmesi talebi; sanık, müdafi, katılan veya vekili tarafından kovuşturma aşamasında (CMK m.177), taraflarca duruşmada, ya da KYOK kararına itirazı inceleyen sulh ceza hakimliği tarafından resen (CMK m.173/3) gündeme getirilebilir.
2KYOK kararına itiraz süresi ne kadardır?
CMK m.173/1 uyarınca suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde yetkili sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir.
3Sulh ceza hakimliği KYOK kararını doğrudan kaldırabilir mi?
Hayır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre hakimlik, eksik soruşturma tespit ettiğinde önce soruşturmanın genişletilmesine karar vermeli; eksiklikler giderildikten sonra itiraz hakkında nihai kararını vermelidir.
4Hangi durumlar eksik soruşturma sayılır?
Tanıkların dinlenmemesi, HTS kayıtlarının getirtilmemesi, banka hareketlerinin incelenmemesi, kamera görüntülerinin çözümlenmemesi ve şüphelinin ifadesinin alınmaması Yargıtay kararlarında eksik soruşturma örnekleri arasında sayılmıştır.
5Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi hiç kısıtlanamaz mı?
Kısıtlama tamamen yasaklanmış değildir; soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmesi kaydıyla belirli koşullarda mümkündür. Ancak Anayasa Mahkemesi'ne göre bu kısıtlama mutlak nitelikte olamaz ve ölçülülük ilkesine aykırı düşemez.