Şikayetten vazgeçme, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda mağdurun veya suçtan zarar görenin, daha önce kullandığı şikayet hakkını geri alarak cezalandırma iradesinden dönmesidir. Bu irade açıklaması bir muhakeme şartını ortadan kaldırır ve sürecin akıbetini doğrudan etkiler.
Uygulamada en sık karşılaşılan soru, vazgeçmenin davayı kendiliğinden bitirip bitirmediğidir. Cevap, suçun bulunduğu aşamaya ve sanığın tutumuna göre değişir: Soruşturma aşamasındaki vazgeçme şüphelinin kabulü aranmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karara (KYOK), kovuşturma aşamasındaki vazgeçme ise -sanığın kabulü şartıyla- davanın düşmesine yol açar. Bu rehberde vazgeçmenin tanımından sonuçlarına kadar tüm aşamalar, güncel mevzuat ve doğrulanmış Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Ceza Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Şikayetten Vazgeçme Nedir?
- 2. Şikayetten Vazgeçme Nasıl Yapılır? Şekil ve Yetkili Merciler
- 3. Şikayetten Vazgeçmenin Zamanı ve Geri Alınamazlığı
- 4. Şikayetten Vazgeçmenin Sonuçları: KYOK ve Düşme
- 5. Sanığın Kabulü Şartı (TCK m. 73/6)
- 6. İştirakte Sirayet ve Hukuk Davasına Etkisi
- 7. Şikayete Bağlı Suçlarda Vazgeçme: Uygulama Örnekleri
- 8. Sonuç ve Değerlendirme
- 9. İlgili Makaleler
1. Şikayetten Vazgeçme Nedir?
Ceza muhakemesinde kural, suçların resen (kendiliğinden) soruşturulup kovuşturulmasıdır. Kanun koyucu, daha çok bireyin menfaatini ilgilendiren bazı suçlarda bu kuraldan ayrılarak takibi mağdurun iradesine bırakmıştır. Şikayet bir muhakeme şartı olduğundan, bu şartın geri alınması da süreci doğrudan etkiler.
1.1. Şikayet, Feragat ve Vazgeçme Arasındaki Fark
Öğretide birbirine karıştırılan üç kavram netleştirilmelidir. Şikayet, suçtan zarar görenin soruşturma ve kovuşturma yapılmasını istemesidir. Şikayetten feragat, henüz şikayet hakkı kullanılmadan ve altı aylık hak düşürücü süre dolmadan bu haktan tek taraflı sarfınazar edilmesidir. Şikayetten vazgeçme ise kullanılmış bir şikayetin geri alınmasıdır; kovuşturma aşamasında sanığın kabulünü gerektirmesi nedeniyle iki taraflı bir işlem niteliği kazanır.
1.2. Vazgeçmenin Hukuki Niteliği
Şikayetten vazgeçme, hem maddi hukuk (suçun takibini engellemesi) hem de usul hukuku (düşme kararına yol açması) sonuçları doğuran karma nitelikli bir kurumdur. Şikayet hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan, vazgeçme hakkı da kural olarak yalnızca suçtan zarar görene aittir.
2. Şikayetten Vazgeçme Nasıl Yapılır? Şekil ve Yetkili Merciler
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre 5271 sayılı CMK'da şikayetten vazgeçmenin şekli hakkında özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle vazgeçme iradesinin CMK m. 158'de sayılan merciler önünde yapılması zorunlu değildir; önemli olan iradenin açık ve sahibine ait olmasıdır.
2.1. Yetkili Merciler ve İradenin İspatı
Vazgeçme beyanı; savcılık, mahkeme ve hakim gibi yargı organları yanında zabıta makamları veya noter huzurunda da geçerli biçimde yapılabilir. Suçtan zarar gören, vazgeçme iradesini içeren bir yazı ile de bu hakkını kullanabilir. Ancak beyanın gerçekten hak sahibine ait olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekir; kimlik tespiti veya havale gibi unsurların bulunmadığı dilekçelerde mahkemenin bu hususu araştırması beklenir.
"Dairemizce de benimsenin Ceza Genel Kurlunun 22.04.2024 tarihli 2023/12-71 Esas 2014/206 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un şikayetten vazgeçmenin şekli hakkında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Şikayetten açıkça vazgeçme Cumhuriyet savcılığı ve mahkeme veya hakim gibi yargı organları huzurunda olabileceği gibi, zabıta makamları veya noter gibi makamlar huzurunda da olabilir."
— Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.05.2025 tarihli, 2025/3839 E. ve 2025/8963 K. sayılı İlamı
2.2. Zımni (Örtülü) Vazgeçme Sorunu
Vazgeçme iradesinin açık olması gerektiğinden, sessiz kalma kural olarak vazgeçme sayılmaz. Yargıtay, mağdurun açıklamalı (meşruhatlı) davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemesini zımnen vazgeçme olarak kabul etmemektedir. Hangi davranışların örtülü vazgeçme sayılacağı somut olayın özelliklerine göre takdir edilir; bu nedenle vazgeçme iradesinin yazılı ve net biçimde ortaya konulması, sürecin sağlıklı yürümesi açısından önemlidir.
📜 KANUN METNİ —
(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.
(7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158
3. Şikayetten Vazgeçmenin Zamanı ve Geri Alınamazlığı
3.1. Hangi Aşamaya Kadar Vazgeçilebilir?
TCK m. 73/4 uyarınca vazgeçme hakkı, en geç hükmün kesinleşmesine kadar kullanılabilir. Kesinleşmeden önceki vazgeçme süreci sonlandırırken, kesinleşmeden sonraki vazgeçme cezanın infazını durdurmaz. Temyiz aşamasında sunulan vazgeçme dilekçeleri karşısında ise sanığa kabul edip etmediği sorulmalı ve hukuki durum yeniden değerlendirilmelidir.
3.2. Vazgeçmeden Dönülemez (Geri Alınamazlık)
Yargıtay'a göre şikayetten vazgeçme; özgür irade ile yapıldığı takdirde geri alınması, dönülmesi veya cayılması mümkün olmayan fiili bir durumdur. Bu nedenle mağdurun vazgeçtikten sonra tekrar şikayetçi olduğunu bildirmesi hukuki sonuç doğurmaz. "Şikayetten vazgeçmeden vazgeçme" mümkün değildir.
"takibi şikayete bağlı güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, katılan her ne kadar yargılama aşamasında sanıktan şikayetçi olarak katılma isteminde bulunmuş ise de; soruşturma aşamasında alınan 14/04/2015 tarihli ek beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve bu hususun kolluk tarafından tutanakla tespit edilmesi, bu nedenle sanık hakkında takibi şikayete bağlı olan güveni kötüye kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken anılan suçtan dava açılması yasaya uygun değil ise de, açılmış bu davada kovuşturma şartı olan şikayetin yokluğu nedeniyle CMK’nın 223/8. maddesinin ilk cümlesi gereğince düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü verilmesi,"
— Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25.03.2021 tarihli, 2021/2082 E. ve 2021/3598 K. sayılı İlamı
Bununla birlikte vazgeçme iradesinin gerçek ve özgür olması şarttır. İradenin baskı, yanıltma veya benzeri yollarla fesada uğratıldığı durumlarda vazgeçme geçerli sayılmaz; bu hâlde şikayet hukuken devam ediyor kabul edilebilir.
4. Şikayetten Vazgeçmenin Sonuçları: KYOK ve Düşme
Aşağıdaki tablo, vazgeçmenin aşamaya göre doğurduğu sonuçları ve sanığın/şüphelinin kabulünün aranıp aranmadığını özetlemektedir.
| Aşama | Verilecek Karar | Sanığın/Şüphelinin Kabulü |
|---|---|---|
| Soruşturma aşaması | Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) | Aranmaz |
| Kovuşturma aşaması | Davanın düşmesi (CMK m. 223/8) | Aranır (TCK m. 73/6) |
| Hüküm kesinleştikten sonra | Kural olarak infaza engel olmaz | — |
📜 KANUN METNİ —
Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
— 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/8
5. Sanığın Kabulü Şartı (TCK m. 73/6)
Bu düzenleme sanığın aklanma (lekelenmeme) hakkını korur. Beraat edebileceğini düşünen sanık, vazgeçmeyi kabul etmeyerek yargılamanın devamını ve aklanmayı isteyebilir. Mahkeme, vazgeçme beyanı sunulduğunda sanığa bu beyanı kabul edip etmediğini sormakla yükümlüdür; sanık müdafiinin vazgeçmeyi kabul edebilmesi için vekaletnamede özel yetki bulunması gerekir.
"Şikâyete tabi olan hakaret suçunda kovuşturma aşamasında katılanın şikâyetinden vazgeçmesi üzerine sanığın vazgeçmeyi kabul etmemesi durumunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilemeyeceği sonucuna oy birliğiyle; verilmesi gereken hükmün düşme olması gerektiği sonucuna ise oy çokluğuyla ulaşılmış olup bu hususa ilişkin çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; "Sanık hakkında cezalandırma şartı bulunmadığından ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır."
— Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2020 tarihli, 2018/589 E. ve 2020/421 K. sayılı İlamı
Aynı yöndeki Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/12452 E., 2021/14937 K. sayılı kararı da, sanığın vazgeçmeyi kabul etmemesi hâlinde suç sabitse mahkûmiyet değil düşme kararı verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Buna karşılık soruşturma aşamasındaki vazgeçmenin hukuki sonuç doğurması şüphelinin kabulüne bağlı değildir.
6. İştirakte Sirayet ve Hukuk Davasına Etkisi
Şikayetin bölünmezliği ilkesi gereği mağdur, müşterek faillerden yalnızca birini cezalandırıp diğerini affedemez; bir fail hakkındaki vazgeçme tüm suç ortaklarına sirayet eder. Birden fazla mağdurun bulunduğu hâllerde ise bir mağdurun vazgeçmesi diğerlerinin şikayet hakkını etkilemez; davanın düşmesi için tüm hak sahiplerinin vazgeçmesi gerekir.
Maddi tazminat yönünden TCK m. 73/7 belirleyicidir: Vazgeçme sırasında şahsi haklardan da vazgeçildiği ayrıca açıklanmışsa, artık hukuk mahkemesinde dava açılamaz. Aksi hâlde tazminat hakkı saklı kalır. Bu nedenle vazgeçme dilekçesinde şahsi hakların durumunun açıkça belirtilmesi stratejik önem taşır.
7. Şikayete Bağlı Suçlarda Vazgeçme: Uygulama Örnekleri
Vazgeçmenin sonucu, ancak suçun takibinin gerçekten şikayete bağlı olması hâlinde doğar. Bir suçun temel şeklinin şikayete tabi olması, nitelikli hâllerinin de şikayete tabi olduğu anlamına gelmez. Aşağıdaki tablo, doğrulanmış Yargıtay kararlarına dayalı örnekleri ve önemli bir sınırı (konut dokunulmazlığının nitelikli hâli) bir arada sunar.
| Suç | Kanun Maddesi | Şikâyete Bağlı mı? | Dayanak Karar |
|---|---|---|---|
| Hakaret (kamu görevlisine görevinden dolayı hariç) | TCK m. 125, 131 | Evet | Yarg. 4. CD 2024/2880 |
| Basit (sair) tehdit | TCK m. 106/1 son cümle | Evet | Yarg. 4. CD 2024/2880 |
| Mala zarar verme | TCK m. 151/1 | Evet | Yarg. 2. CD 2022/5561 |
| Kullanma hırsızlığı | TCK m. 146/1 | Evet | Yarg. 2. CD 2023/24663 |
| Cinsel taciz / basit cinsel saldırı | TCK m. 105; 102/1 | Evet | Yarg. 9. CD 2023/5366 |
| Sağlık personeline sair tehdit | TCK m. 106/1 + 3359 s.K. ek 12 | Evet | CGK 2024/231 |
| Konut dokunulmazlığı (nitelikli hâl) | TCK m. 116/4, 119 | Hayır | Yarg. 2. CD 2023/27904 |
Sağlık personeline karşı görevi sebebiyle işlenen sair tehdit suçunun şikayete bağlı olduğu, Ceza Genel Kurulunun 2024/231 E., 2024/325 K. sayılı güncel kararıyla açıklığa kavuşturulmuştur. Buna karşılık konut dokunulmazlığının gece veya birden fazla kişiyle işlenmesi gibi nitelikli hâllerde suç şikayete bağlı olmaktan çıkar ve vazgeçme düşme sonucu doğurmaz.
8. Sonuç ve Değerlendirme
Şikayetten vazgeçme, ceza muhakemesini sonlandıran en güçlü usulî araçlardan biridir. Sürecin doğru yürütülmesinde üç nokta belirleyicidir: vazgeçmenin geri alınamaz olması, kovuşturma aşamasında sanığın kabulünün aranması ve iştirak hâlinde sirayet etkisi. Bu unsurlar, hem mağdur hem de sanık bakımından önemli hak kayıplarına yol açabilecek niteliktedir.
Vazgeçme iradesinin yazılı ve açık biçimde ortaya konulması, vekilin özel yetkisinin denetlenmesi ve kovuşturma aşamasında sanığın kabul beyanının tutanağa geçirilmesi, kararın hukuka uygun biçimde kesinleşmesi bakımından kritik öneme sahiptir. Suç vasfının değişerek şikayete bağlı hâle geldiği durumlarda ise mağdurun sessiz kalmasının, CMK m. 158/7 uyarınca şikayetin devamı sayılacağı göz ardı edilmemelidir. Somut bir uyuşmazlıkta atılacak adımların, dosyanın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesi yerinde olur.











