...
Ceza muhakemesinde maddi gerçeğin açığa çıkarılması amacıyla sanık müdafi veya katılan vekili tarafından talep edilen soruşturmanın genişletilmesi sürecini, eksik delillerin toplanmasını ve derinlemesine hukuki araştırmayı sembolize eden; koyu ahşap masa üzerinde büyüteç, dizüstü bilgisayar, klasik saat, açık kanun kitabı ve hâkim tokmağının yer aldığı kurumsal ceza hukuku görseli.

Soruşturmanın Genişletilmesi Talebi ve Etkin Savunma Hakkı

Temmuz 4, 2026
Kasten yaralama suçu veya diğer bir vücut dokunulmazlığı ihlali iddiasıyla kolluk görevlileri tarafından kelepçelenerek yakalanan bir şüpheliyi, ceza soruşturmasının başlangıç evresini ve hürriyeti bağlayıcı koruma tedbirlerini sembolize eden kurumsal ceza hukuku görseli.

Kasten Yaralama Suçu: Cezası, Nitelikli Halleri ve Şikayet Süresi

Temmuz 5, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Takipsizlik Kararına İtiraz Nasıl Yapılır? Süre ve Usul

Makale Yol Haritası
KYOK/SYOK Nedir? ➔ İtiraz Süresi ve Usulü ➔ Sulh Ceza Hâkimliğinin İncelemesi ➔ Kanun Yararına Bozma ➔ Sonuç

Takipsizlik kararına itiraz, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair karara (KYOK) karşı, suçtan zarar görenin kararın tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde sulh ceza hâkimliğine başvurmasıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 172 ve 173. maddelerinde düzenlenen bu itiraz yolu, savcılık kararının bağımsız bir yargı mercii tarafından denetlenmesini sağlar.

7499 sayılı Kanun ile 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar bakımından itiraz süresi on beş günden iki haftaya çıkarılmıştır. Bu yazıda itirazın süresi, mercii, sulh ceza hakimliğinin karar seçenekleri ve kanun yararına bozma yolu güncel mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Ceza Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Takipsizlik Kararı) Nedir?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (halk arasında takipsizlik kararı), Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde verdiği, soruşturmayı şüpheli yönünden sona erdiren karardır (CMK m.172/1). Bu karar bir beraat hükmü değildir.

Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, bir suçun işlendiğine dair yeterli şüpheyi ortaya koymuyorsa ya da dava şartlarından biri gerçekleşmemişse, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenlemek yerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karar, savcılığın soruşturma dosyasını kapatan idari-adli nitelikte bir işlemdir; ancak itiraz yoluna açık olması nedeniyle denetime tabidir.

1.1. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) ile Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (SYOK) Arasındaki Fark

Uygulamada "takipsizlik" terimi her iki karar türü için de kullanılsa da, aralarında usul farkı bulunur. KYOK, bir soruşturma yürütüldükten sonra yeterli şüphe oluşmaması nedeniyle verilirken; soruşturmaya yer olmadığına dair karar (SYOK), ihbar veya şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasına gerek kalmaksızın açıkça anlaşılması ya da ihbar/şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması halinde, soruşturma dahi açılmadan verilir. SYOK kararında şikayet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez.

📜 KANUN METNİ — 

''İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.''

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158/6

1.2. Takipsizlik Kararına Karşı Kimler İtiraz Edebilir?

Kanun, itiraz hakkını yalnızca "suçtan zarar gören"e tanımıştır. Mağdur veya müşteki sıfatını taşımayan, örneğin soruşturma konusu fiille hukuki ilgisi bulunmayan kişilerin itirazı, esastan incelenmeksizin reddedilir. Bu husus, uygulamada sıkça denetlenen bir usul şartıdır.

"suça konu uyuşturucu maddeyi ...’a getirdiğini beyan ederek şüpheli ...’ın ismini verdiği, ancak ...’in, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen şüpheli ...’ın fiilinden dolayı CMK’nın 173/1. maddesi uyarınca “suçtan zarar gören” sıfatının ve bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkının bulunmadığı, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen şüpheli ... hakkında CMK’nın 172/2.maddesi uyarınca ilgili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yeni delil ortaya çıkması durumunda her zaman kamu davası açılmasının mümkün olduğu anlaşıldığından; mercii tarafından “itiraz hakkının bulunmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi” gerekirken “kararda usul ve yasaya aykırı bir husus görülmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi” gerekçe yönünden yerinde değil ise de bu durum sonuca etkili olmadığından, mercii ... 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/07/2020 tarihli ve 2020/1439 değişik ... sayılı “itirazın reddine” ilişkin kararı yukarıda açıklanan gerekçe ile sonuç olarak kanuna uygun olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir."

— Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/18681 E. ve 2022/5375 K. sayılı İlamı

2. Takipsizlik Kararına İtiraz Süresi ve Usulü Nasıldır?

Takipsizlik kararına itiraz süresi, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar bakımından iki haftadır; bu tarihten önce verilen kararlarda on beş günlük eski süre uygulanmaya devam eder. İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının bağlı olduğu ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK m.173/1).

2.1. İtiraz Süresi: On Beş Günden İki Haftaya (7499 Sayılı Kanun Değişikliği)

CMK m.173/1'de yer alan "on beş gün" ibaresi, 12.03.2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 37. maddesiyle "iki hafta" şeklinde değiştirilmiştir. Ancak bu değişikliğin yürürlüğü, aynı Kanun'un geçici 6. maddesi ile ayrıca düzenlenmiştir: değişiklik, yalnızca 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar bakımından itiraz süresi halen on beş gün olarak hesaplanır. Uygulamada, Yargıtay'ın 2024 ve 2025 yıllarında incelediği dosyaların büyük bölümünde on beş günlük eski sürenin esas alınmasının nedeni budur; zira bu dosyalardaki takipsizlik kararları çoğunlukla 1 Haziran 2024 öncesinde verilmiştir.

İtiraz Süresine İlişkin Geçiş Dönemi Karşılaştırması
Kararın Verildiği Tarih İtiraz Süresi Yasal Dayanak
1 Haziran 2024'ten önce Onbeş gün CMK m.173/1 (7499 sayılı Kanun öncesi metin)
1 Haziran 2024 ve sonrasında İki hafta CMK m.173/1 (7499 sayılı Kanun m.37 ile değişik)

2.2. İtiraz Dilekçesinin İçeriği ve Verileceği Merci

İtiraz dilekçesi, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine hitaben yazılır; dilekçe doğrudan bu hâkimliğe veya kararı veren Cumhuriyet başsavcılığına verilebilir. Dilekçede soyut bir itiraz beyanı yeterli değildir; kamu davasının açılmasını gerektirebilecek somut olaylar ve deliller açıkça gösterilmelidir (CMK m.173/2). İtirazın süresinde yapılıp yapılmadığının denetimi, hâkimlik tarafından işin esasına girilmeden önce yapılır; süre geçtikten sonra yapılan itirazlar, esasa girilmeksizin süre yönünden reddedilir.

📜 KANUN METNİ — 

''(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.''

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 173/1-2

"...kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçiye vekiline elektronik tebligat yoluyla ... tebliğ edildiği ve bu karara yönelik ... itiraz edilmesi üzerine ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... kararı ile dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi vekiline usûlüne uygun olarak tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde itiraz hakkının kullanılmadığı belirlendiğinden, merci tarafından itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla..."

— Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2022/9082 E. ve 2023/6195 K. sayılı İlamı

3. Sulh Ceza Hakimliği İtirazı İncelerken Hangi Kararları Verebilir?

Sulh ceza hakimliği, süresinde yapılan itirazı incelerken üç seçenekten birini uygulayabilir: itirazı reddedebilir, itirazı kabul ederek Cumhuriyet savcısını iddianame düzenlemeye yönlendirebilir veya eksik gördüğü hususların tamamlanması için soruşturmanın genişletilmesine karar verebilir (CMK m.173/3-4).

3.1. İtirazın Reddi ve Yeni Delil Şartının Doğurduğu Sonuç

Hakimlik, kamu davasının açılması için yeterli neden bulunmadığı kanaatine varırsa itirazı gerekçeli olarak reddeder ve itiraz edeni yargılama giderlerine mahkûm eder. İtirazın reddi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşir. Bu noktadan sonra aynı fiil nedeniyle yeniden kamu davası açılabilmesi, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak "yeni delil" elde edilmesine ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince ayrıca bir karar verilmesine bağlıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan bir dava, usuli bir engelle karşılaşır.

📜 KANUN METNİ — 

''Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.''

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 172/2

3.2. Soruşturmanın Genişletilmesi Kararı

Hakimlik, dosyadaki eksikliklerin niteliğine göre doğrudan itirazı kabul veya reddetmek yerine, bu hususu açıkça belirterek Cumhuriyet başsavcılığından soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir. Bu bir ara karar niteliğindedir; savcılık eksiklikleri tamamladıktan sonra dosya yeniden değerlendirilir. Uygulamada Yargıtay, yalnızca kaza tespit tutanağı gibi tek bir belgeye dayanılarak ya da bilirkişi incelemesi, tanık beyanı veya kamera görüntüsü gibi kolayca temin edilebilecek deliller toplanmadan verilen takipsizlik kararlarına yönelik itirazların, soruşturmanın genişletilmesi yerine doğrudan reddedilmesini usule aykırı bulmaktadır.

"...soruşturma kapsamında şüphelinin kusur durumunun tespiti hususunda, kaza tespit tutanağı haricinde bir belgenin bulunmadığı, öncelikle tarafların kusur durumlarının belirlenmesini sağlamak amacıyla bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre tarafların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür."

— Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 27.02.2025 tarihli, 2025/443 E. ve 2025/2126 K. sayılı İlamı

Bir diğer sık karşılaşılan hata, farklı tarihli ve farklı olaylara ilişkin şikâyetlerin "mükerrer soruşturma" gerekçesiyle bir arada değerlendirilerek itirazın reddedilmesidir. Yargıtay, suç tarihleri ve olay örgüsü birbirinden farklı olan dosyalarda mükerrer soruşturmadan söz edilemeyeceğini, bu tür hatalı gerekçelerle verilen ret kararlarının kanun yararına bozma konusu yapılabileceğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.

3.3. İtirazın Kabulü ve İkinci İtirazın İncelenmesi

Hakimlik istemi yerinde bulursa itirazın kabulüne karar verir; bu durumda Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye vermek zorundadır. Soruşturmanın genişletilmesi kararından sonra savcılıkça yeniden verilen bir takipsizlik kararına karşı yapılan ikinci itirazın da, kural olarak soruşturmanın genişletilmesine karar veren aynı sulh ceza hakimliği tarafından incelenmesi gerekir; dosyanın bu aşamada başka bir hâkimliğe veya mahkemeye gönderilmesi usule aykırıdır.

"...Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın genişletilmesine karar verildikten sonra, Cumhuriyet savcısı tarafından eksikliklerin tamamlanmasını müteakip yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazı inceleyecek merciince, itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve önceden soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi nedeniyle itirazla ilgili bir karar verilmesi için dosyanın ilk merci hakimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği..."

— Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2022/11339 E. ve 2022/24309 K. sayılı İlamı

Sulh Ceza Hâkimliğinin İtiraz Üzerine Verebileceği Kararlar
Karar Türü Hukuki Sonucu
İtirazın Reddi Karar kesinleşir; yeni delil elde edilip bu hususta sulh ceza hâkimliğince karar verilmedikçe aynı fiilden dava açılamaz (CMK m.172/2, 173/6).
İtirazın Kabulü Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye vermek zorundadır (CMK m.173/4).
Soruşturmanın Genişletilmesi Dosya, eksikliklerin tamamlanması için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir; tamamlanan dosya yeniden değerlendirilir (CMK m.173/3).

4. Sulh Ceza Hakimliği Kararına Karşı Kanun Yararına Bozma Yolu Mümkün müdür?

Sulh ceza hakimliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir ve olağan kanun yoluna kapalıdır; ancak bu kararlarda hukuka aykırılık bulunması hâlinde, Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla CMK m.309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir.

4.1. Kanun Yararına Bozmanın Şartları

Kanun yararına bozma, hâkim veya mahkeme tarafından verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Sulh ceza hakimliğinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin itirazı sonuçlandıran kararları, itiraz kanun yolu tüketilmiş kesin kararlar olduğundan, bu yolun tipik uygulama alanlarından birini oluşturur.

Adalet Bakanlığı, hukuka aykırılığı öğrendiğinde durumu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir; Başsavcılık bu gerekçeleri aynen ilgili ceza dairesine iletir; daire, gerekçeleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar.

📜 KANUN METNİ — 

‘’(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.’’

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309/1-3

4.2. Uygulamadan Örnekler

Uygulamada kanun yararına bozma yoluna, itiraz süresine ilişkin hesaplama hataları, eksik soruşturmaya dayalı ret kararları, mükerrer soruşturma yanılgısı ve itiraz hakkı bulunmayan kişilerin itirazının esastan incelenmesi gibi usul hatalarında sıkça başvurulmaktadır. Ayrıca Cumhuriyet başsavcılığının, kendi verdiği bir takipsizlik kararını itiraz mercii dışında kendiliğinden kaldırma yetkisinin bulunmadığı da Yargıtay tarafından istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.

"...CMK'nın takipsizlik kararı verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan 173/1. maddesinde ... düzenlemesi gözetilerek dosya değerlendirildiğinde, Cumhuriyet Başsavcısının 'delillerin toplanmadığı, analiz raporlarının sonuçlarının beklenmediği' gerekçesiyle soruşturmaya devam edilmesi için Cumhuriyet Savcısının verdiği takipsizlik kararını kaldırma yetkisinin bulunmadığı, ancak müşteki olan kuruma tebligat yapılarak itiraz haklarının hatırlatılmasından sonra takipsizlik kararına karşı itiraz merciine bu hakkın kullanılması ... gerektiği..."

— Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarihli, 2018/10484 E. ve 2021/2408 K. sayılı İlamı

5. Sonuç ve Değerlendirme

Takipsizlik kararına itiraz, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılığı tarafından verilen kararların bağımsız bir yargı mercii önünde denetlenmesini sağlayan önemli bir usul güvencesidir. İtiraz süresinin doğru hesaplanması, dilekçenin somut olay ve delillere dayandırılması ve itiraz merciinin karar seçenekleri arasındaki farkların bilinmesi, sürecin sonucunu doğrudan etkilemektedir. 7499 sayılı Kanun ile getirilen süre değişikliği ve bu değişikliğin yürürlük tarihine bağlı geçiş kuralı, somut olayda hangi sürenin uygulanacağının belirlenmesi bakımından ayrıca dikkat gerektirmektedir. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, itiraz sürecinin bu koşullara göre değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Takipsizlik kararına itiraz süresi kaç gündür?
1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda itiraz süresi iki haftadır. Bu tarihten önce verilen kararlarda onbeş günlük eski süre uygulanmaya devam eder (CMK m.173/1).
2Takipsizlik kararına itiraz dilekçesi nereye verilir?
İtiraz dilekçesi, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine veya kararı veren Cumhuriyet başsavcılığına verilir.
3Soruşturmaya yer olmadığına dair karara (SYOK) itiraz edilebilir mi?
Evet. CMK m.158/6 uyarınca verilen SYOK kararlarına karşı da, CMK m.173'teki itiraz usulü aynen uygulanır.
4İtirazın reddedilmesi hâlinde aynı fiil nedeniyle yeniden dava açılabilir mi?
Yalnızca kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil elde edilmesi ve bu hususta sulh ceza hâkimliğinin ayrıca bir karar vermesi şartıyla mümkündür (CMK m.172/2, 173/6).
5Sulh ceza hakimliğinin soruşturmanın genişletilmesine karar vermesi ne anlama gelir?
Hakimlik, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması gerektiğini düşündüğünde nihai kararını vermeden önce bu hususu belirterek Cumhuriyet başsavcılığından ek soruşturma işlemleri yapılmasını isteyebilir; bu bir ara karardır.