...
Karayolları Trafik Kanunu kapsamında belirlenen promil sınırının aşılması neticesinde uygulanan alkollü araç kullanma cezası, sürücü belgesinin geri alınması ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yaptırımlarını sembolize eden, gece vakti hareket halindeki bir otomobilin direksiyonunu ve iç panel göstergelerini tutan sürücü elleri kurumsal hukuk görseli.

Alkollü Araç Kullanma Cezası ve Ehliyetin Geri Alınması (2026)

Temmuz 6, 2026
Gün batımında elinde açık bir kelepçe tutan takım elbiseli bir kişinin silüetini gösteren, ceza infaz hukukunda denetimli serbestlik tedbiri ile cezaevinden tahliye edilme, hürriyete kavuşma ve yasal entegrasyon süreçlerini simgeleyen kurumsal hukuk görseli.

Denetimli Serbestlik ve Koşullu Salıverilme: Şartlar, Süreler ve Güncel İçtihat

Temmuz 6, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Uyuşturucu Kullanım ve Ticaret Ayrımı: TCK 188 İçin 5 Kritik Ölçüt

Makale Yol Haritası
Suçun Ayrımı ➔ Yargıtay Ölçütleri ➔ Miktar ve Paketleme ➔ Teknik Deliller ➔ Özel Durumlar ➔ Sonuç

Uyuşturucu kullanım ve ticaret ayrımı, ele geçirilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım amacıyla mı (TCK m. 191) yoksa satma, devretme veya başkasına verme gibi kazanç ya da yayma amacıyla mı (TCK m. 188/3) bulundurulduğunun belirlenmesidir. Bu ayrım, verilecek cezayı ve yargılama sürecini kökten değiştirir: kullanım suçunda ceza iki yıldan beş yıla kadar hapisken, ticaret suçunda temel ceza on yıldan az olamaz.

Yargıtay, bu nitelendirmeyi yalnızca ele geçirilen maddenin miktarına indirgemez. Belirleyici olan, failin bulundurma amacıdır. Bu amaç; maddenin miktarı, paketlenme biçimi, hassas terazi gibi yardımcı materyallerin varlığı, failin ekonomik durumu ve teknik kullanım bulguları bir bütün olarak değerlendirilerek tespit edilir. Ticaret kastına dair kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği fail lehine olan kullanım hükümleri uygulanır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Ceza Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Uyuşturucu Kullanım ve Ticaret Suçu Arasındaki Fark Nedir?

Uyuşturucu kullanım ve ticaret ayrımı, failin bulundurma amacına göre yapılır. Madde kişisel tüketim için bulunduruluyorsa TCK m. 191 (2–5 yıl hapis) uygulanır; satma, verme, nakletme gibi kazanç veya yayma amacı varsa TCK m. 188/3 (asgari 10 yıl hapis) devreye girer.

Türk Ceza Kanunu, uyuşturucu suçlarını iki ana eksende düzenler. TCK m. 188/3 uyuşturucu madde ticaretini; TCK m. 191/1 ise kullanmak için madde satın alma, kabul etme veya bulundurmayı cezalandırır. İlginç olan, “satın alma”, “kabul etme” ve “bulundurma” fiillerinin her iki suç tipinde de yer almasıdır. Bu nedenle fiilin dış görünüşü tek başına yeterli değildir; hukuki nitelendirme, failin sübjektif amacına göre yapılır.

1.1. Ticaret Suçu (TCK m. 188/3) Seçimlik Hareketleri

Ticaret suçu, seçimlik hareketli bir suçtur. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak maddeyi satmak, satışa arz etmek, başkasına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek veya bulundurmak fiillerinden herhangi biri suçu oluşturur. Bu hareketlerin ortak paydası, eylemin kullanmak dışında bir amaçla işlenmesidir.

📜 KANUN METNİ — 

''Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.''

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 188/3

1.2. Kullanma İçin Bulundurma (TCK m. 191/1)

Kullanma suçunda temel saik, failin maddeyi bizzat tüketme arzusudur. Kanun koyucu bu kişiyi öncelikle tedavi ve topluma yeniden kazandırma perspektifiyle ele alır; bu nedenle soruşturmada beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik gibi özel kurumlar öngörülmüştür.

📜 KANUN METNİ — 

''Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.''

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 191/1

2. Yargıtay Kullanım ve Ticaret Ayrımını Hangi Ölçütlere Göre Yapar?

Yargıtay, bulundurma amacını üç temel ölçüte göre belirler: (1) failin satma, devir veya tedarik yönünde bir davranışının bulunup bulunmadığı, (2) maddenin bulundurulduğu yer ve biçim (fişek paketleme, hassas terazi, zula), (3) maddenin çeşit ve miktarı. Bu ölçütler bütüncül olarak değerlendirilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, uzun süredir istikrarlı biçimde uyguladığı bir ölçütler seti geliştirmiştir. Bu ölçütler, tek tek değil, somut olayın tüm delilleriyle birlikte değerlendirilir. Aşağıdaki karar, bu üç ana ölçütü ve kişisel kullanım miktarına ilişkin yaklaşımı ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır.

“Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.”

— Yargıtay Ceza Genel Kurulnun 28.12.2021 tarihli, 2019/453 E. ve 2021/679 K. sayılı İlamı

2.1. Bulundurma Yeri ve Paketleme Biçimi

İkinci ölçüt, maddenin nerede ve nasıl bulundurulduğudur. Kişisel kullanım için madde bulunduran kişi, bunu genellikle evinde veya iş yerinde, kolayca erişebileceği bir yerde tutar. Buna karşın maddenin depo, mağara ya da samanlık gibi ulaşılması güç yerlere gizlenmesi kullanım dışı bir amaca işaret edebilir. Aynı şekilde maddenin özenle hazırlanmış, aynı gramajdaki küçük paketçikler (fişek) hâlinde olması, yakınında hassas terazi ve ambalaj malzemesi bulunması, ticaret kastının güçlü belirtileridir.

“Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır.”

— Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11.09.2023 tarihli, 2023/12410 E. ve 2023/7555 K. sayılı İlamı

Ancak hassas terazi veya paketleme malzemesinin bulunması dahi, tek başına ve diğer delillerle desteklenmediğinde ticaret için kesin kanıt sayılmaz. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, evinde 14 gram esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi ile metamfetamin kalıntısı taşıyan hassas terazi ele geçirilen sanık hakkında, madde miktarının kişisel kullanım sınırında kalması ve teknik-fiziki takip bulunmaması nedeniyle ticaret kastının şüphe boyutunu aşmadığına hükmetmiştir. Bu kararda mahkeme, şüpheden sanık yararlanır ilkesini belirleyici saymıştır.

2.2. Miktar ve Çeşitlilik Ölçütü

Üçüncü ölçüt, bulundurulan maddenin çeşit ve miktarıdır. Kullanıcı genellikle tek veya benzer etkili bir madde bulundururken; eroin, kokain, esrar ve amfetamin gibi farklı etkili maddelerin bir arada bulundurulması ticaret kastına işaret edebilir. Adli Tıp Kurumu mütalaalarında, esrar kullananların her defasında 1–1,5 gram olmak üzere günde birkaç kez tüketebildikleri belirtilmektedir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar; kişinin fiziksel-ruhsal yapısı ile maddenin cinsi ve kalitesine göre değişir, bu nedenle mutlak bir eşik değildir.

Tablo 1: TCK m. 188/3 (Ticaret) ile m. 191/1 (Kullanim) Karsilastirmasi
Olcut Ticaret (TCK 188/3) Kullanim (TCK 191/1)
Temel ceza On yildan az olmamak uzere hapis + adli para cezasi Iki yildan bes yila kadar hapis
Gorevli mahkeme Agir Ceza Mahkemesi Asliye Ceza Mahkemesi
Amac (saik) Satma, verme, kazanc veya yayma Kisisel tuketim
Ozel usul Erteleme ongorulmez 5 yil kamu davasinin acilmasinin ertelenmesi (zorunlu)
Belirleyici deliller Fisek paketleme, hassas terazi, satis davranisi Kullanim sinirinda miktar, teknik kullanim bulgusu

3. Teknik Deliller ve Failin Durumu Nitelendirmeyi Nasıl Etkiler?

Sanığın kan veya idrar tahlilinde ele geçen maddeyle aynı cinsten uyuşturucu kullandığının tespit edilmesi, kullanım savunmasını güçlendirir. Buna karşılık failin ekonomik durumuyla orantısız miktarda madde bulundurması ticaret kastına işaret edebilir.

Teknik analizler, failin amacını belirlemede somut veri sağlar. Sanığın tahlillerinde ele geçen maddeyle aynı cinsten uyuşturucu kullandığının saptanması ve miktarın kullanım sınırında kalması, eylemin kullanım suçunu oluşturduğuna yönelik güçlü bir karinedir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kullanım sınırındaki maddeyi kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna dair kesin delil bulunmayan sanıklar bakımından ticaret mahkûmiyetlerini bozmaktadır.

“Savunmalarında, ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanmak için satın aldıklarını belirten sanıkların olay sonrası yaptırılan tahlillerinde ele geçen uyuşturucu maddelerle aynı cinste uyuşturucu madde kullandıklarının anlaşıldığı, tüm dosya kapsamına göre; ele geçen miktar itibarıyla kullanım sınırlarındaki uyuşturucu maddeyi satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduklarına dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı”

— Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli, 2022/4662 E. ve 2024/16487 K. sayılı İlamı

Ekonomik Durum ve Hayatın Olağan Akışı

Failin gelir düzeyi ile ele geçen maddenin ekonomik değeri arasındaki orantı da dikkate alınır. Ceza Genel Kurulu, tarım işçisi olan ve geçimini ev hanımı annesinin sağladığı bir sanığın, satışa hazır 20 paketçik hâlindeki eroini kişisel kullanım için edindiği savunmasını, ekonomik durumla orantısızlık ve paketleme biçimi nedeniyle inandırıcı bulmamış; eylemi ticaret suçu olarak nitelendirmiştir. Bu karar, miktar tek başına kullanım sınırında görünse bile, paketleme ve ekonomik orantısızlığın birlikte ticaret kastını ortaya koyabileceğini göstermektedir.

Tablo 2: Ticaret ve Kullanim Kastini Ayirt Eden Belirtiler
Belirti Kullanima Isaret Eder Ticarete Isaret Eder
Bulundurma yeri Ev, is yeri (kolay erisim) Depo, zula, ulasilmasi guc yer
Paketleme Tek parca / daginik Ayni gramajli cok sayida fisek
Yardimci materyal Yok Hassas terazi, ambalaj malzemesi
Teknik tahlil Ayni cins madde kullanimi pozitif Kullanim bulgusu yok
Ekonomik oranti Gelirle uyumlu miktar Gelirle orantisiz yuksek deger

4. Reçeteli İlaçlar ve Başkasına Verme Hangi Suçu Oluşturur?

Reçeteye tabi ilaçların (Rivotril, buprenorphine içeren müstahzarlar vb.) yalnızca kullanmak amacıyla bulundurulması, TCK m. 188/6 saklı kalmak kaydıyla suç oluşturmayabilir. Buna karşılık uyuşturucu maddeyi hangi amaçla olursa olsun başkasına vermek, TCK m. 188/3 kapsamında değerlendirilir.

4.1. Reçeteli İlaçların Hukuki Niteliği

Bazı ilaçlar, yüksek dozda uyarıcı etki doğursa da, uyuşturucu madde mevzuatındaki listelerde yer almayabilir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kırmızı reçeteye tabi buprenorphine etkin maddeli bir tableti kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna dair delil bulunmayan ve kullanımı teknik yöntemlerle saptanamayan sanık hakkında beraat gerektiğine hükmetmiştir. Benzer biçimde clonazepam etkin maddeli Rivotril isimli ilacın da, TCK m. 188/6 saklı kalmak üzere kullanmak amacıyla bulundurulmasının suç oluşturmayacağı kabul edilmiştir.

“5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin birinci fıkrası ile altıncı fıkrasında öngörülen suçlar saklı kalmak üzere, bu maddenin “kullanmak amacı ile bulundurulmasının” suç oluşturmayacağı ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanamadığı gözetilmeden, sanığın unsurları oluşmayan atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi”

— Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli, 2019/3981 E. ve 2020/154 K. sayılı İlamı

4.2. Ticari Amaç Olmaksızın Başkasına Verme

Uyuşturucu maddeyi başkasına vermek, kazanç amacı taşımasa bile TCK m. 188/3’teki “başkalarına verme” seçimlik hareketini oluşturur ve ticaret suçu gibi cezalandırılır. Ancak Yargıtay, sanık ve tanıkların yalnızca birlikte kullanmak amacıyla bir araya geldikleri ve ticaret kastının bulunmadığı hâllerde eylemin kullanım suçu kapsamında kalabileceğini de kabul etmektedir. Bu ince ayrım, somut olaydaki amacın titizlikle incelenmesini gerektirir.

“sanığın kullanmak amacıyla getirmiş olduğu uyuşturucu maddeyi ticaret amacıyla bulundurduğuna, verdiğine veya temin ettiğine ilişkin savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu”

— Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.10.2025 tarihli, 2021/2266 E. ve 2025/10541 K. sayılı İlamı

5. Ticaret Suçundan Verilen Mahkumiyet Hangi Hallerde Bozulur?

Ticaret kastına dair kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığında, ticaret suçundan verilen mahkûmiyet bozulur. Teknik veya fiziki takip yoksa, hassas terazi ele geçirilmemişse ve miktar kullanım sınırındaysa eylem kullanım suçu olarak kabul edilir.

Yargıtay, ispat standardını yüksek tutar. Diğer sanıkların soyut beyanları dışında somut delil bulunmadığında, ya da teknik-fiziki takip yapılmamış, hassas terazi ele geçirilmemiş ve miktar kullanım sınırında kalmışsa, ticaret suçundan mahkûmiyet hukuka aykırı bulunur. Ticaret suçuna dair kuşkuyu aşan delil bulunmadığında sanığın salıverilmesine dahi karar verilebilir.

“suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş biçimi dikkate alınarak, savunmasının aksine, ele geçirilen uyuşturucu maddeyi başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmayan sanığın eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu”

— Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11.03.2025 tarihli, 2024/9401 E. ve 2025/2597 K. sayılı İlamı

6. Sonuç ve Değerlendirme

Uyuşturucu kullanım ve ticaret ayrımı, ceza adaletinin en hassas sınır hatlarından birini oluşturur. Yargı mercileri bu ayrımı yaparken; failin amacını, maddenin miktarını, paketlenme biçimini, hassas terazi gibi materyallerin varlığını ve teknik kullanım bulgularını bir bütün olarak değerlendirir. Miktar önemli bir başlangıç noktası olsa da, tek başına belirleyici değildir.

İncelenen kararların ortak paydası, ticaret kastının somut ve dışa vuran delillerle ortaya konması gerektiğidir. Böyle bir delil yoksa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği kullanım hükümleri uygulanır. Her somut olay kendi delil bütünlüğü içinde değerlendirildiğinden, sürecin usul kurallarına uygun ve titizlikle yürütülmesi büyük önem taşır. Bu tür bir uyuşmazlıkta, dosyaya özgü koşulların hukuki açıdan ayrıntılı biçimde incelenmesi yerinde olur.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Uyuşturucu bulundurma cezası kaç yıldır?
Uyuşturucu bulundurma cezası, bulundurmanın amacına göre değişir. Kişisel kullanım amacıyla bulundurmada TCK m. 191 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis; satma veya verme amacıyla bulundurmada TCK m. 188/3 uyarınca on yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülür.
2Kullanım ile ticaret ayrımında miktar tek başına belirleyici midir?
Miktar, ayrımın en önemli başlangıç noktasıdır ancak tek başına belirleyici değildir. Yargıtay; paketleme biçimini, hassas terazi varlığını, failin ekonomik durumunu ve teknik kullanım bulgularını da bir bütün olarak değerlendirir.
3Reçeteli ilaç bulundurmak suç mudur?
Reçeteye tabi ilaçların yalnızca kişisel kullanım amacıyla bulundurulması, TCK m. 188/6 saklı kalmak kaydıyla suç oluşturmayabilir. Ancak bu ilaçların ticari amaçla veya izinsiz biçimde uyuşturucu etkisi için bulundurulması suç kapsamındadır.
4Uyuşturucuyu para almadan arkadaşa vermek suç mudur?
Evet. Uyuşturucu maddeyi kazanç amacı olmasa dahi başkasına vermek, TCK m. 188/3’teki “başkalarına verme” seçimlik hareketini oluşturur ve ticaret suçu gibi cezalandırılır. Yalnızca birlikte kullanım amacının bulunduğu istisnai hâller ayrıca değerlendirilir.
5Ticaret suçundan yargılanan sanık hangi hâllerde kullanım suçundan ceza alır?
Ele geçen madde kullanım sınırındaysa, sanığın tahlilinde aynı cins madde kullanımı saptanmışsa ve ticaret kastına dair kesin delil yoksa, eylem kullanım suçu olarak nitelendirilir. Bu durumda ticaret mahkûmiyeti bozulur.