...
Eşlerin boşanma sürecinde diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla mülk devretmesi veya gizlemesi gibi boşanmada mal kaçırma eylemlerine karşı açılan davaları ve mahkeme kararlarını sembolize eden; ortadan ikiye ayrılmış bir maket ev figürünün arkasında havada duran hakim tokmağını ve bulanık arka planda cübbeli bir hukukçuyu gösteren kurumsal aile hukuku görseli.

Boşanmada Mal Kaçırma Amaçlı Devirler ve TMK 229: Eklenecek Değerler Rehberi

Temmuz 12, 2026
Türk Medeni Kanunu uyarınca mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü kısıtlayan ve koruma altına alınan saklı pay oranlarının ihlali durumunda açılan tenkis davası mahkeme karar sürecini sembolize eden; ahşap masa üzerindeki resmi yasal belgeye mühür/kaşe basan cübbeli bir hukukçunun elini, arka planda ise adalet terazisini ve hakim tokmağını gösteren kurumsal miras hukuku görseli.

Saklı Pay Oranları ve Korunması: Tenkis Davası Rehberi

Temmuz 13, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Düğün Takıları Kime Aittir? Yargıtay’ın Güncel Görüşü

Makale Yol Haritası
Kadına Özgü Ziynet  ➔  2024 İçtihat Değişikliği  ➔  Takı Türüne Göre Aidiyet  ➔  İspat Yükü  ➔  İade ve Bedel

Düğün takıları, evlilik töreni sebebiyle gelin ve damada takılan bilezik, kolye, set, küpe, tam-yarım-çeyrek altın ve benzeri ekonomik değeri olan hediyelerdir. Bu takıların boşanma sonrasında kime ait olacağı, uzun yıllar “kime takılırsa takılsın kadına aittir” kuralıyla belirlenmişti. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 4 Nisan 2024 tarihli içtihat değişikliğiyle bu kuralı yeniden şekillendirmiştir.

Güncel içtihada göre çekirdek yanıt şudur: Kadına özgü ziynet eşyaları (bilezik, kolye, set, küpe gibi) kime takılırsa takılsın kadının kişisel malı sayılmaya devam eder. Buna karşılık kadına özgü olmayan ve erkeğe takılan çeyrek altın, tam altın gibi değerler artık erkeğin kişisel malı kabul edilmektedir. Taraflar arasında bir paylaşım anlaşması ya da ispatlanmış yerel bir örf-âdet varsa, öncelikle o uygulanır. Bu yazıda, düğün takılarının aidiyetine ilişkin güncel Yargıtay ölçütleri, ispat yükü ve ziynet alacağı davasının usulü ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Aile Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Düğün Takıları Kime Aittir?

Düğün takılarının aidiyeti, takının niteliğine göre belirlenir. Kadına özgü ziynet eşyaları (bilezik, kolye, set, küpe) kime takılırsa takılsın kadının kişisel malıdır. 2024 içtihat değişikliğiyle, kadına özgü olmayan ve erkeğe takılan altın türleri erkeğin kişisel malı sayılır; anlaşma veya örf-âdet varsa o uygulanır.

Düğün sırasında takılan ziynetin aidiyeti konusunda kanunda özel bir hüküm bulunmaz. Bu nedenle konu, Türk Medeni Kanunu’nun kişisel mallara ilişkin düzenlemeleri ve Yargıtay içtihadı çerçevesinde çözülür. Ziynet eşyası, altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden yapılan ve evlilik münasebetiyle gelin ile damada verilen süs eşyası olarak tanımlanır.

1.1. Kadına Özgü Ziynet Eşyası Kavramı

Bilezik, altın kelepçe, kolye, gerdanlık, takı seti, bileklik, küpe ve yüzük gibi kadına özgü takılar, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında kadının kişisel malı kabul edilir. Bu takılar kim tarafından ve hangi eşe takılmış olursa olsun, aksine bir anlaşma veya yerel âdet yoksa kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malı niteliğini kazanır.

Önemli olan takının kadına özgü olup olmadığıdır. Düğünde erkeğe takılmış olsa dahi, kadına özgü nitelikteki bir bilezik ya da set, ispat kuralları çerçevesinde kadının malı sayılır.

1.2. Kişisel Mal Olarak Ziynet (TMK m. 220)

Türk Medeni Kanunu, kişisel malları sınırlı biçimde saymıştır. Ziynet eşyası, “yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya” ve “karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler” kapsamında kişisel mal olarak değerlendirilir. Kişisel mallar, mal rejiminin tasfiyesinde artık değer hesabına katılmaz; doğrudan iadeye konu olur.

📜 KANUN METNİ — 

“Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır: 1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, 2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, 3. Manevî tazminat alacakları, 4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 405

2. Yargıtay’ın 2024 İçtihat Değişikliği: Eski ve Yeni Görüş

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli kararıyla düğün takılarının aidiyetine ilişkin yerleşik görüşünü değiştirmiştir. Artık “kime takılırsa takılsın hepsi kadınındır” kuralı terk edilmiş; kadına özgü takılar hariç, takı kime takıldıysa ona ait sayılmaya başlanmıştır.

Uzun yıllar uygulanan eski görüşe göre, aksine bir anlaşma veya örf-âdet kuralı yoksa düğünde takılan ziynet, altın, döviz ve para (kime takılırsa takılsın) kadına ait sayılırdı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin değişmesi, ekonomik ilişkilerin dinamik yapısı ve düğünlerde eşlere maddi katkı amacıyla ekonomik değerli başka şeylerin de verilmesi karşısında Daire, içtihadını güncellemiştir.

"Davacı karşı davalı kadının delil olarak sunduğu ve erkek tarafından inkar edilmeyen mesaj kayıtlarına göre de kadının erkekten altınlarını getirmesi istendiğinde erkeğin "söz getireceğim, bıktım artık bu konudan yeter" dediği anlaşılmıştır. Davalı karşı davacı erkek, 03.11.2022 tarihli dilekçede bu mesaj kayıtlarından sonraki bir tarihte bileziklerin teslim edildiğini ve ziynetlerin kadında olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirerek erkeğe geçmiş olup davalı karşı davacı erkek ziynetlerin uhdesinde olmadığını ve kadına iade edildiğini sunulan delillerle ispatlayamamıştır. O halde, talebe konu edilen ve dilekçeler aşamasındaki iddia ve savunmalar ile özellikle davalı karşı davacı erkeğin dava konusu ziynetlerle ilgili aidiyet savunması da bulunmadığı dikkate alınarak ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir."

— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, 2023/5704 E. ve 2024/2402 K. sayılı İlamı

Yargıtay, bu içtihat değişikliğinin “sürpriz karar yasağı” çerçevesinde değerlendirilmesi ve derhal uygulanmaması yönündeki itirazları da karşılamış; makul gerekçeyle yapılan ve istikrarlı biçimde uygulanan içtihat değişikliğinin, tek başına adil yargılanma hakkını ihlal etmeyeceğini belirterek yeni ilkenin uygulanmasını sürdürmüştür (Yargıtay 2. HD, E: 2024/9259, K: 2025/1648, T: 18.02.2025).

Düğün Takılarının Aidiyetinde Eski ve Yeni Yargıtay Görüşü
Dönem Temel İlke Örnek Karar
Eski Görüş (2024 Öncesi) Aksine anlaşma ya da örf-âdet yoksa, kime takılırsa takılsın düğünde takılan tüm takılar kadına ait sayılır. HGK, E. 2017/1038, K. 2021/458
Yeni Görüş (2024 Sonrası) Anlaşma ve örf-âdet yoksa, kadına özgü olanlar dışındaki takılar kime takılmışsa ona aittir. 2. HD, E. 2023/5704, K. 2024/2402

2.1. Güncel Paylaşım Hiyerarşisi

Güncel içtihatta aidiyet, kademeli bir hiyerarşiye göre belirlenir. Sıralama, en son tarihli kararlarda da aynen korunmaktadır (Yargıtay 2. HD, E: 2025/8772, K: 2026/3891, T: 09.04.2026):

  • Taraflar arasındaki anlaşma: Eşler takıların paylaşımı konusunda anlaşmışsa, paylaşım bu anlaşmaya göre yapılır (HGK, E. 2018/898, K. 2021/1656).
  • Yerel örf ve âdet: Anlaşma yoksa ve yerel bir âdetin varlığı iddia ediliyorsa, bu âdet tanık ve araştırmayla ispatlanmak kaydıyla uygulanır.
  • Bireysel mülkiyet esası: Anlaşma ve âdet yoksa, ekonomik değerli takı kime takılmışsa kural olarak ona aittir.
  • Cinsiyete özgülük istisnası: Takı, karşı cinse özgü bir eşyaysa, kime takıldığına bakılmaksızın ait olduğu cinse verilmiş sayılır.

2.2. Cinsiyete Özgülük İstisnası

Yeni ilkenin en kritik ölçütü, takının bir cinse özgü olup olmadığıdır. Kadına özgü bir bilezik erkeğe takılmış olsa bile kadına ait sayılır; benzer şekilde erkeğe özgü bir takı kadına takılmış olsa erkeğe ait sayılabilir. Özgü olma konusunda çekişme varsa, gerektiğinde kuyumcu bilirkişiden rapor alınması gerekir. Bilirkişi incelemesi sonucunda takının her iki cinse de özgü olduğu belirlenirse, o takı kendisine takılan eşe ait olur (Yargıtay 2. HD, E: 2025/469, K: 2025/2669, T: 13.03.2025).

3. Erkeğe Takılan Takılar ve Nakit Paranın Durumu

Erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan çeyrek/tam altın gibi değerler, güncel içtihatta erkeğin kişisel malı sayılır. Düğün sahiplerince çantaya/keseye konulan nakit paralar ise eşlerin ortak malı kabul edilir.

Yeni içtihadın uygulamaya en belirgin yansıması, düğün kayıtlarının (video/fotoğraf) incelenerek takının kime takıldığının tespit edilmesidir. Düğün CD’si esas alınarak yapılan bilirkişi incelemesinde, erkeğe takıldığı belirlenen çeyrek altınların erkeğin kişisel malı sayıldığı, düğün sahiplerince çantaya konulan nakit paraların ise eşlerin ortak malı kabul edildiği kararlaştırılmıştır (Yargıtay 2. HD, E: 2024/3085, K: 2024/3672, T: 21.05.2024).

Aynı ilke, sonraki kararlarda da tutarlı biçimde uygulanmıştır: Erkeğe takıldığı tespit edilen çeyrek altınlar (ister on adet, ister tek adet olsun) erkeğin kişisel malı kabul edilerek, bu kısım yönünden kadının talebinin reddi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, E: 2024/5797, K: 2024/10388, T: 24.12.2024).

Takı Türüne Göre Aidiyet (2024 Sonrası İçtihat)
Takının Türü Kural Olarak Aidiyet
Kadına özgü ziynet (bilezik, kolye, set, küpe) Kime takılırsa takılsın kadının kişisel malı
Erkeğe takılan, kadına özgü olmayan değer (çeyrek/tam altın vb.) Erkeğe takıldıysa erkeğin kişisel malı
Her iki cinsin kullanımına uygun (uniseks) takı Kime takıldıysa ona aittir
Takı kesesine/sandığına konulan, cinse özgü olmayan değer Her iki cinse de özgüyse ortak (paylı) mülkiyet
Düğün sahiplerince çantaya konulan nakit para Eşlerin ortak malı

4. İspat Yükü ve İade Yükümlülüğü

Ziynet alacağı davasında ispat yükü kural olarak kadındadır: Takıların cins, sayı ve miktar olarak varlığını, ayrıca bunların kendisinde olmadığını ispatlamalıdır. Erkek, takıları bozdurup harcadığını kabul ederse ispat yükü ona geçer.

Olağan olan, kadına özgü ziynetin kadının himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın, iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu ispat iki aşamalıdır: Önce takıların varlığı, ardından bu takıların evlilik birliği içinde kendisinden alındığı ve iade edilmediği şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanmalıdır.

📜 KANUN METNİ — 

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 222/1

Kadın, ziynetlerin kendi himayesinden çıkıp erkeğin himayesine girdiğini şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlarsa, bu kez erkek; söz konusu ziynetleri iade ettiğini veya iade edilmemek üzere aldığını ispat yükü altına girer. Nitekim erkeğin, takıları evlilik birliği içinde bozdurup harcadığını kabul etmesi (ikrarı) halinde ispat yükü erkeğe geçer ve erkek iade borcundan ancak “geri istenmemek üzere verildiğini” kanıtlayarak kurtulabilir (Yargıtay HGK, E: 2017/2715, K: 2021/360, T: 30.03.2021).

Bozdurulan ve “Emanet” Takıların Durumu

Takıların evlilik birliği giderleri, düğün masrafları veya erkeğin borçları için bozdurulmuş olması, tek başına kadının bunları bağışladığı anlamına gelmez. Kadının rızasıyla bozdurulmuş olması dahi sonucu değiştirmez; erkek, bu takıların “iade edilmemek üzere” verildiğini ispatlayamazsa bedelini ödemekle yükümlüdür (Yargıtay 2. HD, E: 2022/10989, K: 2024/1262, T: 27.02.2024).

Düğünde “emanet” olarak takıldığı ileri sürülen kadına özgü ziynetler bakımından da, Dairenin yerleşik içtihadına göre kaynağı ne olursa olsun kadına takılan kadına özgü ziynet, kadının kişisel malı kabul edilir ve iadesi gerekir (Yargıtay 2. HD, E: 2024/4997, K: 2025/2198, T: 13.02.2025).

Tam, yarım ve çeyrek altınların “yatırım aracı” olduğu gerekçesiyle ziynet sayılamayacağı yönündeki değerlendirme ise Yargıtay tarafından yanılgılı bulunmuştur; bu tür altınlar da ziynet eşyası niteliğindedir (Yargıtay HGK, E: 2017/2055, K: 2021/1208, T: 12.10.2021).

5. Ziynet Alacağı Davası: Usul, Değer ve Faiz

Ziynet alacağı davası bir istihkak (mülkiyete dayalı iade) davasıdır. Aile mahkemesinde görülür; talep, takıların aynen iadesi, mümkün değilse bedelinin tahsili biçimindedir. Dava dilekçesinde dava konusunun değeri gösterilmelidir.

Ziynet alacağı talebi hukuki nitelik olarak ödünç sözleşmesine değil, istihkak talebine dayanır. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilir; istem, eşyaların aynen iadesi, bu mümkün değilse dava tarihindeki bedelinin ödenmesi biçiminde gerçekleşir (Yargıtay 3. HD, E: 2022/4382, K: 2023/829, T: 28.03.2023).

5.1. Dava Dilekçesinde Değer Gösterme Zorunluluğu

Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri dilekçede açıkça gösterilmelidir. Mahkemece verilen bir haftalık kesin süre içinde bu eksiklik giderilmezse dava açılmamış sayılabilir. Bu nedenle talep edilen ziynetlerin cins, sayı, nitelik ve değerinin başından itibaren açıkça ortaya konması önem taşır (Yargıtay HGK, E: 2017/2414, K: 2021/298, T: 18.03.2021).

5.2. Aynen İade, Bedel ve Güncel Değer

Talep, öncelikle takıların aynen iadesi; bu mümkün olmazsa bedelinin ödenmesi biçiminde ileri sürülür. Bedelin hangi tarihe göre hesaplanacağı (dava tarihi, ıslah tarihi veya güncel değer) ve faiz, davacının talep biçimine bağlıdır. Davacı yalnızca dava/ıslah tarihindeki bedeli talep etmişse, mahkeme talep sonucuyla bağlı kalır (Yargıtay 2. HD, E: 2024/7460, K: 2024/7518, T: 16.10.2024).

📜 KANUN METNİ — 

‘’(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.’’

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26

6. Sonuç ve Değerlendirme

Düğün takılarının aidiyeti, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli içtihat değişikliğiyle daha kademeli bir yapıya kavuşmuştur. “Düğünde takılan her şey kadına aittir” biçimindeki mutlak kural terk edilmiş; artık takının niteliği (kadına özgü olup olmadığı) ve kime takıldığı belirleyici hale gelmiştir. Kadına özgü ziynet eşyaları kadının kişisel malı sayılmaya devam ederken, erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan altın türleri erkeğin kişisel malı kabul edilmektedir.

Bu tablo içinde düğün kayıtlarının (video, fotoğraf, düğün CD’si) ayrıntılı incelenmesi ve “kadına özgü” kavramının somut olayda doğru değerlendirilmesi belirleyici olmaktadır. Konu, ispat yükü, dava dilekçesinde değer gösterme ve bedel hesabı gibi teknik usul kurallarını da içerdiğinden, somut uyuşmazlıkların bir avukat aracılığıyla, güncel içtihat ve mevzuat çerçevesinde profesyonelce değerlendirilmesinde yarar vardır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Düğünde takılan altınlar kime aittir?
Düğünde takılan altınların aidiyeti takının niteliğine göre belirlenir. Kadına özgü ziynet (bilezik, kolye, set, küpe) kime takılırsa takılsın kadınındır. 2024 sonrası içtihada göre erkeğe takılan çeyrek/tam altın gibi kadına özgü olmayan değerler ise erkeğe aittir.
2Erkeğe takılan çeyrek altınlar kimindir?
Güncel Yargıtay içtihadına göre, erkeğe takıldığı düğün kayıtlarıyla tespit edilen ve kadına özgü olmayan çeyrek altınlar erkeğin kişisel malı sayılır. Eskiden bu altınlar da kadına ait kabul edilirdi; 04.04.2024 tarihli içtihat değişikliğiyle bu görüş terk edilmiştir.
3Kadına özgü ziynet eşyası ne demektir?
Kadına özgü ziynet eşyası; bilezik, kolye, gerdanlık, takı seti, bileklik, küpe ve yüzük gibi yalnızca kadın tarafından kullanılan takılardır. Bunlar erkeğe takılmış olsa dahi kural olarak kadının kişisel malı kabul edilir.
4Ziynet alacağı davasında ispat yükü kimdedir?
İspat yükü kural olarak kadındadır. Kadın, takıların cins, sayı ve miktar olarak varlığını ve bunların kendisinde olmadığını ispatlamalıdır. Erkek takıları bozdurup harcadığını kabul ederse ispat yükü erkeğe geçer.
5Düğün takıları bozdurulmuşsa ne olur?
Takıların evlilik giderleri veya borçlar için bozdurulmuş olması, kadının onları bağışladığı anlamına gelmez. Erkek, takıların “iade edilmemek üzere” verildiğini ispatlayamazsa bedelini ödemekle yükümlüdür.