Dijital miras; mirasbırakanın ölümüyle mirasçılarına geçen, dijital ortamda bulunan malvarlığı haklarının bütünüdür. Türk hukukunda dijital mirası özel olarak düzenleyen bir kanun bulunmamakla birlikte, Türk Medeni Kanunu'nun külli halefiyet ilkesi (TMK m. 599) çerçevesinde ekonomik değer taşıyan kripto varlıklar, gelir getiren sosyal medya hesapları, alan adları ve dijital cüzdanlar terekeye dâhil kabul edilmektedir.
Buna karşılık, sorunun ağırlık merkezi hukuki halefiyet değildir. Asıl güçlük, mirasçının hak sahibi olması ile bu hakka fiilen erişebilmesi arasındaki mesafedir: özel anahtarın bilinmemesi, platform kullanıcı sözleşmelerindeki devredilmezlik kayıtları ve özel hayatın gizliliği sınırları, mahkeme kararına rağmen erişimi imkânsız kılabilmektedir. Aşağıda bu ayrımın hukuki sonuçları, güncel yargı kararları ve doğrulanmış mevzuat metinleri üzerinden ele alınmaktadır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Miras Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Dijital Miras Nedir ve Neleri Kapsar?
- 2. Kripto Varlıklar Miras Yoluyla İntikal Eder mi?
- 3. Sosyal Medya Hesapları ve E-Hesaplar Terekeye Dahil midir?
- 4. Vefat Sonrası Hesaplara Yetkisiz Erişimin Cezai Sonuçları Nelerdir?
- 5. Dijital Terekenin Tespiti ve Korunması Nasıl İstenir?
- 6. Dijital Mirasta Vergilendirme ve MASAK Denetimi
- 7. Sonuç ve Değerlendirme
- 8. İlgili Makaleler
1. Dijital Miras Nedir ve Neleri Kapsar?
Türk miras hukukunun temelinde külli halefiyet ilkesi yer alır. Mirasçılar, mirasbırakanın malvarlığını ayrı ayrı devir işlemlerine gerek olmaksızın, bir bütün olarak ve ölüm anında kazanırlar. Kanun, kazanılan hakları sayarken "diğer malvarlığı hakları" ifadesine yer vermiştir; bu açık uçlu ifade, dijital varlıkların da intikal edebilecek değerler arasında değerlendirilmesine imkân tanır.
📜 KANUN METNİ —
“Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 599
1.1. Dijital Terekenin Kapsamı
Dijital tereke; kripto varlıklar ve cüzdanlar, e-posta hesapları, bulut depolama içerikleri, alan adları, çevrimiçi oyun hesapları, dijital abonelikler ile sosyal medya ve video paylaşım hesaplarını kapsayacak biçimde geniş yorumlanmaktadır. Belirleyici ölçüt, varlığın "dijital" olması değil, para ile ölçülebilir bir değer taşıyıp taşımadığıdır.
1.2. Ekonomik Değer Ölçütü ve Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar
Doktrinde, TMK m. 599/2 bağlamında yalnızca ekonomik nitelik taşıyan değerlerin intikale elverişli olduğu; salt kişisel kullanıma yönelik dijital unsurların ise miras dışında kalabileceği savunulmaktadır. Ancak hangi verinin "kişiye sıkı sıkıya bağlı", hangisinin "ekonomik" olduğunu gösteren yasal bir liste bulunmamaktadır. Bu belirsizlik, uygulamada hâkimin TMK m. 1 çerçevesinde somut olaya göre değerlendirme yapmasını zorunlu kılmaktadır.
Pratik sonuç şudur: reklam geliri üreten bir içerik hesabı ile mirasbırakanın özel yazışmalarını barındıran bir e-posta kutusu, aynı hukuki rejime tabi tutulamaz. Birincisi ticari işletme benzeri bir değer olarak terekeye dâhil edilirken, ikincisinde mirasçının erişim talebi hem mirasbırakanın hem de yazıştığı üçüncü kişilerin özel hayatının gizliliğiyle çatışabilir.
2. Kripto Varlıklar Miras Yoluyla İntikal Eder mi?
Kripto varlıkların hukuki niteliği, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na 7518 sayılı Kanun'la eklenen tanım hükmüyle açıklığa kavuşturulmuştur. Bu tanım, kripto varlığı maddi bir eşya olarak değil, gayri maddi bir varlık olarak konumlandırır. Dolayısıyla eşya hukuku hükümlerinin doğrudan uygulanması mümkün değildir; buna karşılık ekonomik değer taşıması sebebiyle terekeye dâhil olması tartışmasızdır.
📜 KANUN METNİ —
“Kripto varlık: Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları,”
— 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 3/1 - bb
2.1. Hizmet Sağlayıcı Nezdinde Tutulan Kripto Varlıklar
Kripto varlıklar bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı (platform veya saklama kuruluşu) nezdinde tutuluyorsa, intikal görece uygulanabilirdir. Hizmet sağlayıcılar 5549 sayılı Kanun kapsamında kimlik tespiti yapmak ve kayıtları güvenli biçimde tutmakla yükümlüdür. Mirasçılar, mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ile hizmet sağlayıcıya başvurarak hesaptaki varlıkların terekeye aktarılmasını talep edebilir; gerektiğinde sulh hukuk mahkemesinden alınacak tereke tespiti kararı bu başvuruyu destekler.
2.2. Soğuk Cüzdan ve Özel Anahtar Sorunu
Mirasbırakan varlığı kendi kontrolündeki bir cüzdanda (özellikle soğuk cüzdanda) saklamış ve özel anahtarı ya da kurtarma ifadesini geride bırakmamışsa, tablo tersine döner. Bu durumda varlık hukuken terekede yer alsa da fiilen erişilemez hâle gelir. Mahkeme kararı, blokzincir üzerindeki bir kaydı açacak teknik bir anahtar üretmez. Uygulamada bu, "hukuki hak sahipliği" ile "fiilî imkânsızlık" arasında sıkışan bir sonuç doğurur.
Bu risk, mirasbırakanın sağlığında alacağı önlemlerle azaltılabilir: özel anahtarların güvenli biçimde saklanması, erişim bilgilerinin bir vasiyetname eki veya emanet düzeni içinde bırakılması, dijital varlık envanterinin tutulması. Ancak erişim bilgilerinin doğrudan vasiyetname metnine yazılması, vasiyetnamenin açılmasıyla birlikte bilginin ilgisiz kişilere ulaşması riskini taşır; bu nedenle şifrenin kendisi değil, şifreye ulaşma yönteminin gösterilmesi tercih edilmelidir.
2.3. Platform Sorumluluğu ve Oltalama (Phishing) Riski
Kripto varlıkların bir platformda tutulması da riski tümüyle ortadan kaldırmaz. Yargı kararlarında, kullanıcının kimlik ve şifre bilgilerinin sosyal mühendislik yoluyla ele geçirildiği hâllerde, platformun sisteminde teknik bir güvenlik açığı bulunmadıkça zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Bu, mirasçılar bakımından da önemlidir: murisin hesabına ilişkin erişim bilgileri üçüncü kişilerin eline geçmişse, terekedeki değerin kaybı platformdan tazmin edilemeyebilir.
"Tüm bu bilgi ve belgeler, CBS dosyası ve yukarıda yapılan tespitler ışığında somut olay incelendiğinde mahkeme karar gerekçesinde de açıklandığı üzere, davacının davalı platformda işlem yapmak için kullanığı kullanıcı hesabına ilişkin şifre diğer gerekli bilgilerini koruyamadığı, davacının hesabında bitcoin satma ve başka hesaba gönderme şeklinde yapılan işlemlerin davacının kullanıcı adı, şifresi ve hesaba tanımladığı e posta adresi üzerinden gerçekleştirildiği, Bilgisayar Programcısı Bilirkişinin yaptığı teknik incelemede davacının oltalama/yemleme şekildeki dolandırıcılığa maruz kaldığı, davalının söz konusu bu durumu tespit edemeyeceği, işlemlerin yapılması sırasında güvenlik açığının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı kanaatine varıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir."
— İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 09.10.2025 tarihli, 2022/244 E. ve 2025/1603 K. sayılı İlamı
Aşağıdaki tablo, kripto varlığın saklandığı yere göre mirasçıların önündeki tabloyu özetlemektedir.
| Saklama Biçimi | Hukuki Durum | Fiilî Erişim | İzlenecek Yol |
|---|---|---|---|
| Kripto varlık hizmet sağlayıcısı (platform/saklama kuruluşu) | Terekeye dâhildir | Mümkündür | Mirasçılık belgesi ile hizmet sağlayıcıya başvuru; gerekirse tereke tespiti kararı |
| Sıcak cüzdan (özel anahtar mirasbırakanda, erişim bilgisi biliniyor) | Terekeye dâhildir | Anahtar biliniyorsa mümkündür | Anahtarın terekede tespiti; tüm mirasçıların katılımıyla tasarruf |
| Soğuk cüzdan (özel anahtar/kurtarma ifadesi bilinmiyor) | Terekeye dâhildir | Teknik olarak imkânsızdır | Envanter ve tespit yapılabilir; erişim sağlanamaz, değer fiilen kaybolur |
| NFT / dijital koleksiyon | Terekeye dâhildir | Cüzdan erişimine bağlıdır | Değerleme ve taksim sorunu; kişilik hakkı ihlali varsa ayrıca dava |
3. Sosyal Medya Hesapları ve E-Hesaplar Terekeye Dahil midir?
3.1. Kişisel Veri mi, Ticari Değer mi?
Yargı kararlarında, profesyonel ağ hesaplarının içerdiği fotoğraf, yazı ve kişisel bilgiler nedeniyle doğrudan kullanıcıya ait olduğu ve kişisel veri niteliği taşıdığı; bu hesaplardaki bağlantı listelerinin ise herkes tarafından görüntülenebilir olmaları sebebiyle işverenin ticari sırrı sayılamayacağı kabul edilmiştir. Bu yaklaşımın miras hukukuna yansıması nettir: bir hesabın ücretinin başkası tarafından ödenmiş olması, o hesabın mülkiyetini ona kazandırmaz.
"Tüm bu bilgi ve belgeler, CBS dosyası ve yukarıda yapılan tespitler ışığında somut olay incelendiğinde mahkeme karar gerekçesinde de açıklandığı üzere, davacının davalı platformda işlem yapmak için kullanığı kullanıcı hesabına ilişkin şifre diğer gerekli bilgilerini koruyamadığı, davacının hesabında bitcoin satma ve başka hesaba gönderme şeklinde yapılan işlemlerin davacının kullanıcı adı, şifresi ve hesaba tanımladığı e posta adresi üzerinden gerçekleştirildiği, Bilgisayar Programcısı Bilirkişinin yaptığı teknik incelemede davacının oltalama/yemleme şekildeki dolandırıcılığa maruz kaldığı, davalının söz konusu bu durumu tespit edemeyeceği, işlemlerin yapılması sırasında güvenlik açığının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı kanaatine varıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir."
— İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 09.10.2025 tarihli, 2022/244 E. ve 2025/1603 K. sayılı İlamı
3.2. Gelir Getiren Hesaplar ve Dijital İçerikler
Reklam geliri üreten video ve içerik kanalları, ekonomik işlevleri bakımından ticari işletme benzeri bir değere sahiptir ve terekeye dâhil edilmelidir. Bu tür hesaplardaki içeriklerin üçüncü kişilerce kaynak gösterilmeden ticari amaçla kullanılması, içerik eser niteliği taşımasa bile TTK m. 55 kapsamında haksız rekabet oluşturabilir. Mirasçılar, terekeye dâhil bu değerleri korumak için haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat yollarına başvurabilir.
"dava konusu röportaj görüntülerinin eser vasfını haiz bulunmaması nedeniyle davacıların eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği gibi TMK'da düzenlenen kişilik haklarının ihlalinin de söz konusu olmadığı, ancak davalının dava konusu kullanımlarının FSEK'in 84 maddesi atfıyla TTK'ın 55. v.d maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacıların uğradığı maddi ve manevi zararlarının tahsilini davalıdan isteyebileceği, somut olayda ihlal konusu oluşturan görüntülerin davalının yayınladığı programların sadece bir kısmında kullanıldığı, dolayısıyla davalının bahsi geçen programlardan elde ettiği reklam gelirinin ne kadarlık bir kısmının ihalal oluşturan görüntülerden kaynaklandığının tespitinin mümkün olmadığı, bu itibarla mahkemece TBK'nın 50. maddesi gözetilerek takdir edilen maddi tazminatın ,ihlalin niteliği, boyutu dikkate alındığında yerinde bulunduğu, yine aynı gerekçelerle mahkemece hüküm altına manevi tazminat miktarının da uygun olduğu, diğer yandan somut olayda FSEK 86/2 maddesi hükmünün uygulanma yeri bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir."
— Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 27.10.2023 tarihli, 2021/1300 E. ve 2023/1321 K. sayılı İlamı
3.3. Mirasbırakanın Görüntülerinin Kullanımı: FSEK m. 86 ve NFT
Dijital mirasın kişilik hakları boyutu, mirasbırakanın resim ve portreleri bakımından açık bir yasal korumaya bağlanmıştır. FSEK m. 86, eser niteliği taşımasalar bile resim ve portrelerin, ölümden itibaren on yıl geçmedikçe mirasçıların (m. 19/1'de sayılanların) izni olmaksızın umuma arz edilemeyeceğini öngörür. Bu koruma, dijital ortamdaki kullanımları da kapsar.
📜 KANUN METNİ —
“Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez.”
Bu hükmün NFT (misli olmayan jeton) uygulamalarına yansıması, güncel bir istinaf kararında somutlaşmıştır. Bir kişinin görüntülerinin izinsiz biçimde NFT'ye dönüştürülüp satışa sunulması kişilik haklarına tecavüz ve haksız rekabet olarak nitelendirilmiş; blokzincir üzerindeki kaydın silinemez yapısı nedeniyle NFT'nin arşive kaldırılmış veya satılmamış olmasının tecavüzü sona erdirmediği vurgulanmıştır.
“Önemli olan husus, kullanımın kişinin içtimai ya da siyasi/ toplumdaki rolüyle ilgili olması olup hukuka uygun kullanım için toplumun haber alma hakkı kapsamında güncel bir olayla ilişkili olarak ve ticari amacı olmayan kullanımlar kastedilmiştir.”
Aynı kararda, blokzincir teknolojisinin verileri değiştirilemez biçimde kaydettiği; bu nedenle NFT'nin arşive kaldırılmasının veya satışının bulunmamasının davacının hukuki menfaatini ortadan kaldırmadığı gibi tecavüzün son bulduğunu da göstermediği belirtilmiştir. (Bu ikinci husus karardan aktarılarak özetlenmiştir.)
— İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 26.03.2026 tarihli, 2024/322 E. ve 2026/505 K. sayılı İlamı
4. Vefat Sonrası Hesaplara Yetkisiz Erişimin Cezai Sonuçları Nelerdir?
Uygulamada sıkça karşılaşılan senaryo şudur: muris vefat eder, telefonu ve eşyaları yakınlarından birine teslim edilir, ardından mobil bankacılık üzerinden hesaptaki paralar bu kişinin hesabına aktarılır. Yargıtay, bu tür bir olayda, TCK m. 167'de düzenlenen akrabalık temelli şahsi cezasızlık sebeplerinin dar yorumlanması gerektiğini; kayın hısımlığının evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmayacağına ilişkin TMK m. 18 kuralının evlenme yasağı ve miras hukuku bakımından geçerli olduğunu, ceza hukuku bakımından uygulanamayacağını vurgulamıştır.
“murisin vefatından sonra hesabında bulunan para üzerinde mirasçılarının hak sahibi olduğu, bu kapsamda mirasçı olan şikâyetçinin diğer mirasçının kendi bilgisi ve rızası dışında murisin hesabından para çektiğini iddia ettiği gözetildiğinde”
Kararda, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itirazın reddi hukuka aykırı bulunarak, soruşturmanın genişletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve karar kanun yararına bozulmuştur.
— Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/13770, K. 2024/18589, T. 04.12.2024
Eylemin nitelendirilmesi bakımından ayrıca, internet bankacılığı şifrelerinin ele geçirilerek paranın başka bir hesaba aktarılmasının, "veriyi göndermek" değil "parayı mal edinmek" kastı taşıdığı; dolayısıyla bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu yerleşik biçimde kabul edilmektedir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2020/3602, K. 2020/13626, T. 12.11.2020).
Murisin veya mirasçıların kişisel verilerinin izinsiz yayılması ise ayrı bir suç tipini gündeme getirir. Bir verinin daha önce herkese açık bir profilde paylaşılmış olması, üçüncü kişilere onu rıza dışı yayma hakkı vermez.
📜 KANUN METNİ —
“Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
— 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 136/1
Nitekim Yargıtay, kamuya açık bir profilden elde edilen fotoğrafların rıza dışı paylaşılmasının, bu görüntülerin kişisel veri olma niteliğini ortadan kaldırmadığını ve TCK m. 136 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4834, K. 2024/8047, T. 24.12.2024). Bir başkası adına sahte hesap açılarak özel görüntülerin paylaşılması hâlinde ise özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2023/20, K. 2023/769, T. 20.02.2023).
| Vefat Sonrası Eylem | Muhtemel Hukuki Nitelendirme | Başvurulacak Yol |
|---|---|---|
| Murisin telefonu/şifresi ile mobil bankacılıktan para aktarma | Bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık; akrabalık temelli şahsi cezasızlık dar yorumlanır | Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet; ayrıca tereke tespiti |
| Murisin sosyal medya hesabını ele geçirip kullanma | Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme/yayma (TCK m. 136) | Şikâyet; içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebi |
| Murisin fotoğraflarını izinsiz ticari amaçla kullanma/NFT'ye dönüştürme | FSEK m. 86 ve TMK m. 24 uyarınca kişilik haklarına tecavüz; TTK m. 55 haksız rekabet | Tespit, men ve ref davası; maddi–manevi tazminat |
| Terekedeki dijital varlığı diğer mirasçılardan gizleme | Miras ortaklığına aykırılık; koşulları varsa mirastan yoksunluk tartışması | Tereke tespiti; miras sebebiyle istihkak / ortaklığın giderilmesi |
5. Dijital Terekenin Tespiti ve Korunması Nasıl İstenir?
📜 KANUN METNİ —
“Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 589/1-2
Dijital varlıklar bakımından bu önlemler somut olarak şu talepleri içerebilir: kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların tespiti, banka ve ödeme kuruluşları kayıtlarının celbi, alan adı kayıt kuruluşlarından sorgu, murisin cihazlarında bilirkişi incelemesi ve tespit edilen hesaplarda işlem kısıtı konulması. Gecikme hâlinde dijital varlıkların üçüncü kişilerce boşaltılması riski bulunduğundan, tereke tespiti talebinin ölümden sonra gecikmeksizin yapılması pratik önem taşır.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları bakımından ayrıca, 6362 sayılı Kanun'un 35/B maddesi uyarınca müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli taleplerin münhasıran hizmet sağlayıcılar tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir. Bu hüküm, mahkeme kararlarının muhatabının doğru belirlenmesi bakımından yol göstericidir.
Dijital Vasiyet ve Erişim Planlaması
Uyuşmazlığın kaynağında çoğu zaman bir hukuki boşluk değil, bir planlama eksikliği bulunur. Mirasbırakanın sağlığında bir dijital varlık envanteri hazırlaması, vasiyetnamesinde dijital varlıklara ilişkin tasarrufta bulunması ve erişim bilgilerinin güvenli biçimde saklanmasını sağlaması, mirasçıların hem hak kaybını hem de mirasçılar arası uyuşmazlığı önemli ölçüde azaltır.
Bu noktada, hizmet sağlayıcı kullanıcı sözleşmelerindeki "hesabın devredilemezliği" veya "ölümle sona erme" kayıtlarının, TMK'nın emredici miras hükümleriyle çatıştığı hatırlanmalıdır. Karşılaştırmalı hukukta Alman Federal Mahkemesi'nin sosyal medya hesabına ilişkin kararı, bu tür sözleşme hükümlerine rağmen hesabın mirasçılara geçebileceğini kabul etmiştir; Türk hukukunda da benzer bir yorumun benimsenmesi savunulmaktadır.
6. Dijital Mirasta Vergilendirme ve MASAK Denetimi
7338 sayılı Kanun uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetindeki kişilere ait malların veraset yoluyla veya ivazsız olarak intikali veraset ve intikal vergisine tabidir. Kripto varlıklar da "mameleke girebilen hak" niteliğiyle bu kapsamdadır. Beyan edilmemesi hâlinde vergi cezaları ve gecikme faizi riski doğar. Değerleme bakımından, özellikle NFT gibi piyasa değeri değişken ve eşsiz varlıklarda hangi tarihteki değerin esas alınacağı henüz netleşmemiş bir tartışma alanıdır.
Denetim boyutunda ise MASAK süreçleri belirleyicidir. Kripto kazançlarının bankaya aktarılması hâlinde, işlemin aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe doğarsa, işlemler yasal süre boyunca ertelenebilir.
📜 KANUN METNİ —
“Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir.”
— 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m. 19/A/1
Bu sürenin aşılması hâlinde blokenin hukuka uygunluğu tartışmalı hâle gelir. Nitekim bir istinaf kararında, ertelemenin yedi iş günü ile sınırlı olduğu; bildirim üzerine verilen erteleme kararlarından sonra bu sürenin aşılıp aşılmadığının, aşılmışsa yasal ve haklı bir dayanağının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ile verilen ret kararı kaldırılmıştır.
Kararda; şüpheli işlem bildiriminin maddi bir delile dayanıp dayanmadığı, ilgili yönetmelikte aranan koşulları taşıyıp taşımadığı ve yedi iş günlük yasal sürenin aşılıp aşılmadığı hususlarının bilirkişi incelemesiyle değerlendirilmeden karar verilmesi eksik inceleme sayılmış; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosya iade edilmiştir. (Karardan aktarılarak özetlenmiştir; metinde OCR kaynaklı bozulma bulunduğundan birebir alıntı yapılmamıştır.)
— İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 20.03.2025 tarihli, 2022/1614 E. ve 2025/476 K. sayılı İlamı
Mirasçılar bakımından pratik sonuç şudur: terekedeki kripto varlığın nakde çevrilmesi ve bankaya aktarılması aşamasında, intikalin miras yoluyla gerçekleştiğini gösteren belgelerin (mirasçılık belgesi, tereke tespiti kararı, hizmet sağlayıcı yazışmaları) hazır bulundurulması, olası bir şüpheli işlem sürecinde açıklayıcı işlev görür.
7. Sonuç ve Değerlendirme
Dijital miras, klasik miras hukukunun külli halefiyet ilkesi ile dijital dünyanın şifreleme ve gizlilik mimarisi arasındaki gerilim alanında yer alır. Hukuki çerçeve, ekonomik değer taşıyan dijital varlıkların terekeye dâhil olduğu noktasında büyük ölçüde açıktır; belirsizlik, bu hakların fiilen kullanılabilmesi aşamasında yoğunlaşmaktadır.
Mirasçılar bakımından üç husus öne çıkar: dijital varlıkların ölümden sonra gecikmeksizin tespit ettirilmesi, hesaplara yetkisiz erişimin miras hukuku değil ceza hukuku sonuçları doğurabileceğinin bilinmesi ve intikalin vergi ile MASAK süreçleri gözetilerek belgelendirilmesi. Mirasbırakan bakımından ise dijital varlık envanteri ve erişim planlaması, hak kaybını önlemenin en etkili yoludur.
Dijital mirasa ilişkin uyuşmazlıklar, miras hukuku, bilişim hukuku, kişisel verilerin korunması ve sermaye piyasası mevzuatının kesiştiği bir alanda yürütülür. Sürecin her aşamasında ayrı usul ve süre kuralları uygulandığından, somut olayın kendi koşulları içinde ve hukuki destek alınarak değerlendirilmesi yerinde olacaktır.











