Miras sözleşmesi, mirasbırakanın sağlığında ve karşı tarafın katılımıyla noter huzurunda düzenlediği, ölümünden sonra hüküm ve sonuç doğuran, kural olarak tek taraflı geri alınamayan çift taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyetnameden temel farkı, iki tarafın karşılıklı ve bağlayıcı iradesine dayanmasıdır.
Türk Medeni Kanunu (TMK) miras sözleşmesini iki temel türe ayırır: mirasbırakanın bir kazandırma yükümlülüğü altına girdiği olumlu miras sözleşmesi (TMK m. 527) ile mirasçının beklenen miras hakkından tamamen veya kısmen vazgeçtiği olumsuz miras sözleşmesi, yani mirastan feragat (TMK m. 528). Her iki tür de geçerlilik için resmî vasiyetname şekline (noter ve iki tanık huzurunda) ve tarafların tam fiil ehliyetine tabidir.
Bu rehber; miras sözleşmesinin türlerini, geçerlilik şartlarını, ivazlı-ivazsız feragat ayrımını, mirasın açılmasından önce ve sonra yapılan devir sözleşmelerini, sözleşmenin sona ermesi ile iptalini ve konuya ilişkin güncel Yargıtay içtihatlarını nesnel biçimde ele almaktadır.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Miras Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Miras Sözleşmesi Nedir? Tanımı ve Hukuki Niteliği
- 2. Olumlu Miras Sözleşmesi (TMK m. 527) Nedir?
- 3. Olumsuz Miras Sözleşmesi: Mirastan Feragat (TMK m. 528-530)
- 4. Miras Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları: Şekil ve Ehliyet
- 5. Mirasın Açılmasından Önce ve Sonra Yapılan Sözleşmeler
- 6. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile İlişkisi
- 7. Miras Sözleşmesinin Sona Ermesi ve İptali
- 8. Mirastan Feragatin Mirasçılık Belgesine Etkisi
- 9. Sonuç ve Değerlendirme
- 10. İlgili Makaleler
1. Miras Sözleşmesi Nedir? Tanımı ve Hukuki Niteliği
Miras sözleşmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 527 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ölüme bağlı tasarrufların hüküm ve sonuçlarını mirasbırakanın ölümünden sonra doğurması nedeniyle kanun koyucu bu tasarrufları sıkı şekil şartlarına bağlamıştır.
1.1. Vasiyetnameden Farkı
Kanun koyucu ölüme bağlı tasarruflar için iki farklı biçim öngörmüştür: mirasbırakanın tek taraflı yaptığı ve her zaman dönebileceği vasiyetname ile iki taraflı ve bağlayıcı olan miras sözleşmesi. Vasiyetnameden dönmek her an mümkünken, miras sözleşmesinden kural olarak tek taraflı dönülemez; bu özellik karşı tarafa hukuki güvenlik sağlar.
1.2. Miras Sözleşmesinin Türleri
TMK, miras sözleşmesini içeriğine göre olumlu ve olumsuz olmak üzere iki ana kategoride ele alır. Olumlu miras sözleşmesinde mirasbırakan bir kazandırma yükümlülüğü altına girer; olumsuz miras sözleşmesinde ise mirasçı beklenen miras hakkından vazgeçer.
📜 KANUN METNİ —
“Mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını veya belirli malını sözleşme yaptığı kimseye ya da üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir. Mirasbırakan, malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir; ancak, miras sözleşmesindeki yükümlülüğü ile bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz edilebilir.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 527
| Sözleşme Türü | Tanım | Temel Özellik |
|---|---|---|
| Olumlu Miras Sözleşmesi (TMK m. 527) | Mirasçı atama veya belirli mal bırakma yükümlülüğü. | Mirasbırakan malvarlığında tasarruf yetkisini korur; ancak yükümlülükle bağdaşmayan tasarruflara itiraz edilebilir. |
| Olumsuz Miras Sözleşmesi / Mirastan Feragat (TMK m. 528) | Mirasçının beklenen miras hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmesi. | Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder; ivazlı feragat aksi kararlaştırılmadıkça altsoyu da bağlar. |
2. Olumlu Miras Sözleşmesi (TMK m. 527) Nedir?
Olumlu miras sözleşmesinde lehdarın konumu, kazandırmanın niteliğine göre değişir. Mirasçı atanan kişi külli halef sıfatını kazanırken, belirli bir mal bırakılan (vasiyet alacaklısı) kişi yalnızca bir alacak hakkı elde ederek cüz'i halef olarak kabul edilir.

2.1. Mirasçı Atama ve Belirli Mal Bırakma
Mirasbırakan, olumlu miras sözleşmesiyle sözleşmenin karşı tarafını mirasçı atayabilir veya ona belirli bir malı bırakabilir. Mirasbırakan sağlığında malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisini kural olarak korur; ancak sözleşmedeki yükümlülükle bağdaşmayan sonraki ölüme bağlı tasarruflarına ve bağışlamalarına, ölümünden sonra itiraz edilebilir (TMK m. 527/2).
2.2. Üçüncü Kişi Lehine Olumlu Miras Sözleşmesi
Olumlu miras sözleşmesi üçüncü bir kişi lehine de düzenlenebilir. Bu durumda mirasbırakan, sözleşmenin diğer tarafıyla anlaşarak, üçüncü kişinin işleme katılmasına veya haberi bulunmasına gerek olmaksızın onu mirasçı atayabilir ya da vasiyet alacaklısı yapabilir. Yargıtay, belirli bir kişi lehine yapılan ivazlı feragatin, lehine feragat edilen kişi bakımından aynı zamanda üçüncü kişi yararına olumlu miras sözleşmesi niteliği taşıdığını ve bu kişinin yasal mirasçı olmasının gerekmediğini kabul etmektedir.
“TMK m. 529 uyarınca mirastan feragat sözleşmesinde lehine feragat edilen kişinin yasal mirasçı olması gerekmediğinden ve dava konusu sözleşmeler ... için mirastan feragat sözleşmesi niteliğinde iken davacı ... için TMK m. 527'de düzenlenen üçüncü kişi yararına olumlu miras sözleşmesi niteliğinde olduğundan davacının davada taraf sıfatı vardır.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.10.2024 tarihli, 2024/860 E. ve 2024/4724 K. sayılı İlamı
3. Olumsuz Miras Sözleşmesi: Mirastan Feragat (TMK m. 528-530)
📜 KANUN METNİ —
“Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 528
Mirastan feragat, mirasın tamamından olabileceği gibi bir kısmından, saklı paydan veya saklı payın belirli bir bölümünden de yapılabilir. Kısmi feragatte feragat edenin mirasçılık sıfatı korunur; yalnızca payı feragat oranında azalır.
3.1. İvazlı ve İvazsız Feragat Ayrımı
Feragatin bir karşılık (ivaz) alınarak veya karşılıksız yapılması, feragatin altsoya etkisi bakımından belirleyicidir. İvazlı feragatte, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyu da mirasçılık sıfatını kaybeder. İvazsız feragatte ise feragat edenin altsoyu bu durumdan etkilenmez ve mirasçı olmaya devam eder. Bu ayrım, aile içi malvarlığı planlamasında en kritik risk alanlarından biridir.
| Ölçüt | İvazlı (Karşılıklı) Feragat | İvazsız (Karşılıksız) Feragat |
|---|---|---|
| Altsoya Etki | Aksi kararlaştırılmadıkça altsoy da mirasçılıktan çıkar. | Altsoy etkilenmez; mirasçı olmaya devam eder. |
| Feragat Edenin Durumu | Karşılık alarak mirasçılık sıfatını kaybeder. | Karşılık almadan mirasçılık sıfatını kaybeder. |
| Alacaklıların Korunması | TMK m. 530 uyarınca zenginleşme tutarında sorumluluk gündeme gelebilir. | Kural olarak bu kapsamda ek sorumluluk doğmaz. |
3.2. Feragatin Hükümden Düşmesi
Belli bir kişi lehine yapılan feragat, o kişinin herhangi bir sebeple (ölüm, mirastan yoksunluk, mirasçılıktan çıkarma vb.) mirasçı olamaması hâlinde kendiliğinden hükümden düşer. Feragat belli bir kişi lehine yapılmamışsa en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır.
📜 KANUN METNİ —
“Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmış olup bu kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde, feragat hükümden düşer. Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmamışsa, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır ve bunların herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde, feragat yine hükümden düşer.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 529
3.3. Tereke Alacaklılarının Korunması
İvazlı feragat, tereke alacaklılarının haklarını zedeleyemez. Mirasın açıldığı anda tereke borçları karşılayamıyor ve borçlar mirasçılarca ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, aldıkları karşılık oranında alacaklılara karşı sorumlu tutulabilir.
📜 KANUN METNİ —
“Mirasın açılması anında tereke, borçları karşılayamıyorsa ve borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, alacaklılara karşı feragat için ölümünden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında sorumludurlar.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 530
4. Miras Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları: Şekil ve Ehliyet
4.1. Resmi Şekil Şartı (TMK m. 545)
Miras sözleşmesinin (olumlu veya olumsuz) geçerli olabilmesi için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur. Adi yazılı şekilde yapılan feragat veya mirasçı atama taahhütleri geçersizdir. Yargıtay yerleşik içtihadında, resmî şekle uyulmadan yapılan mirastan feragat sözleşmesinin hukuken geçerli olmadığını ve bu geçersizliğin emredici kural niteliğinde olduğunu vurgulamaktadır.
📜 KANUN METNİ —
“Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 545
“Mirastan feragat sözleşmesi, hukuki niteliği itibariyle bir miras sözleşmesi olduğu için ... resmi şekil koşuluna uyulmadan yapılan sözleşmenin hukuken geçerliliği bulunmadığından iptali de söz konusu değildir. Türk Medeni Kanununun 545. maddesinde belirtilen emredici kural nedeniyle geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinden söz edilemez.”
— Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.02.2021 tarihli, 2017/1857 E. ve 2021/651 K. sayılı İlamı
4.2. Tam Fiil Ehliyeti (TMK m. 503)
Vasiyetnameden farklı olarak, miras sözleşmesi yapan tarafların yalnızca ayırt etme gücüne sahip olması yeterli değildir; aynı zamanda ergin olmaları ve kısıtlı bulunmamaları (tam fiil ehliyeti) gerekir. Mirasbırakanın sözleşme tarihinde tasarruf ehliyetinin bulunmaması, sözleşmeyi geçersiz kılar; bu nitelikteki geçersizlik hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi değildir.
“Mirasbırakanın sözleşme tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığının saptandığı, dolayısıyla sözleşmenin geçersiz olup ileri sürülmesinin hak düşürücü süre ya da zamanaşımına tabi olmadığı ... anlaşılmakla, sözleşmenin hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğrudur.”
— Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.05.2025 tarihli, 2025/2030 E. ve 2025/2522 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
4.3. Tanıklık Yasağı (TMK m. 536)
Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memur ile tanıkların; bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarının, kardeşlerinin ve bu kişilerin eşlerinin, o vasiyetname ile lehlerine kazandırmada bulunulamaz. Aynı kural, resmî vasiyetname şeklinde yapılan miras sözleşmeleri ve mirastan feragat sözleşmeleri için de geçerlidir. Örneğin mirasbırakanın damadının tanık olduğu bir feragat sözleşmesi geçersizdir.
📜 KANUN METNİ —
“Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 536/2
“Mirasbırakanın damadı ...'ın uyuşmazlığa konu düzenleme şeklinde mirastan feragat sözleşmesinde tanık olarak yer aldığı, Türk Medeni Kanununun 536. maddesinde belirtilen emredici ve yasaklayıcı kural nedeniyle geçerli bir mirastan feragat sözleşmesinden söz edilemeyeceği ... anlaşılmaktadır.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.09.2025 tarihli, 2025/7 E. ve 2025/3827 K. sayılı İlamı
5. Mirasın Açılmasından Önce ve Sonra Yapılan Sözleşmeler
5.1. Açılmamış Miras Üzerinde Sözleşme (TMK m. 678)
Mirasbırakan henüz hayattayken, bir mirasçının açılmamış miras hakkında diğer mirasçılarla veya üçüncü kişilerle yapacağı sözleşmelerin geçerliliği, mirasbırakanın sözleşmeye katılmasına veya iznine bağlıdır. Mirasbırakanın katılımı veya muvafakati olmaksızın yapılan bu tür sözleşmeler hükümsüzdür.
📜 KANUN METNİ —
“Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 678
“Sözleşme düzenlendiği zaman tarafların miras bırakanı ... sağ olduğu, ... 678 inci maddesi bu tür sözleşmelerin geçerliliğini sağ olan miras bırakanın katılmasına veya oluruna bağlı tuttuğundan, mirasbırakanın iştiraki veya muvafakati olmaksızın yapılan dava konusu sözleşme hükümsüzdür.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.05.2024 tarihli, 2023/2852 E. ve 2024/2654 K. sayılı İlamı
Geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen bedeller ise sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca, denkleştirici adalet ilkeleri çerçevesinde güncellenerek geri istenebilir.
“... geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen bedel yönünden sebepsiz zenginleşme söz konusu olduğundan, satış bedeli denkleştirici adalet ilkelerine göre güncellenerek tespit edilerek bu bedel üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekir.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.06.2025 tarihli, 2024/4791 E. ve 2025/3052 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
5.2. Miras Payının Devri (TMK m. 677)
Mirasın açılmasından sonra, mirasçılar arasında yapılan miras payı devri sözleşmeleri adi yazılı şekilde geçerlidir; üçüncü kişilerle yapılan devirler ise noterlikçe düzenleme şeklinde olmalıdır. Mirasçılar arasındaki payın devri mülkiyetin devrine yönelik ayni hak doğurduğundan zamanaşımına tabi değildir.
📜 KANUN METNİ —
“Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 677
“Miras payının devrine konu sözleşmeler, gayrimenkulün aynına ilişkin olup, mülkiyet hakkının mirasçılar arasında devrine ilişkindir. ... Mülkiyetin devrine yönelik ayni hakkı içerdiğinden zamanaşımına tabi değildir.”
— Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.04.2021 tarihli, 2019/5202 E. ve 2021/3390 K sayılı İlamı
5.3. Miras Taksim (Paylaşma) Sözleşmesi (TMK m. 676)
Mirasçıların tereke mallarını paylaşmak amacıyla yaptıkları taksim sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır ve tüm mirasçıların katılımı zorunludur. Usulüne uygun düzenlenen taksim sözleşmesi tarafları bağlar; ikiden fazla mirasçının bulunduğu ortaklıkta bir mirasçı, karşı ifayı tek başına dava edebilir.
📜 KANUN METNİ —
“Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 676
“Dayanak miras paylaşım sözleşmesi, TMK'nin 676. maddesi uyarınca tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun olarak düzenlenmiştir. ... Mirasçılar söz konusu bu miras taksim sözleşmesinde yazılı hükümleri yerine getirmek zorundadır.”
— Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.03.2021 tarihli, 2019/1141 E. ve 2021/2866 K. sayılı İlamı
| Sözleşme / İşlem | Şekil Şartı | Dayanak |
|---|---|---|
| Miras sözleşmesi (olumlu/olumsuz) | Resmî vasiyetname (noter + iki tanık) | TMK m. 545 |
| Açılmamış miras üzerinde sözleşme | Mirasbırakanın katılımı/izni zorunlu | TMK m. 678 |
| Miras payı devri (mirasçılar arası) | Adi yazılı şekil | TMK m. 677/1 |
| Miras payı devri (üçüncü kişiye) | Noterlikçe düzenleme | TMK m. 677/2 |
| Miras taksim (paylaşma) sözleşmesi | Yazılı şekil + tüm mirasçıların katılımı | TMK m. 676 |
| Ölünceye kadar bakma sözleşmesi | Miras sözleşmesi (resmî) şekli | TBK m. 612 |
6. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile İlişkisi
📜 KANUN METNİ —
“Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, ölünceye kadar bakma sözleşmesine miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 611
Bu nedenle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin, resmî vasiyetnamenin şekline ilişkin TMK m. 545 ile tanıklık yasağını düzenleyen TMK m. 536 kurallarına da uyması gerekir. Yargıtay, bakım alacaklısının eşinin tanık olarak yer aldığı bir ölünceye kadar bakma sözleşmesini, tanıklık yasağına aykırılık nedeniyle geçersiz saymıştır.
“TMK'nın 545 inci maddesinin uygulanması gerekli olup bu madde ile ilişkili olan 536 ncı maddenin 2 nci fıkrasının gereğince tanıklık yasağına uyulmaması sebebiyle dava konusu sözleşmenin geçersizliği konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarihli, 2023/5039 E. ve 2024/3939 K. sayılı İlamı
7. Miras Sözleşmesinin Sona Ermesi ve İptali
7.1. Sona Erme Halleri
Miras sözleşmesinden kural olarak tek taraflı dönülemez. Ancak mirasçının mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi (TMK m. 510) oluşturan bir davranışta bulunması hâlinde mirasbırakan sözleşmeden tek taraflı dönebilir. Bunun yanında; tarafların karşılıklı yazılı beyanı, sağlararası edimlerin yerine getirilmemesi durumunda Borçlar Kanunu uyarınca dönme hakkının kullanılması ve mirasçı atanan kişinin mirasbırakandan önce ölmesi de sona erme sebepleridir.
7.2. İptal Davası ve Muris Muvazaası ile İlişkisi
Şekil veya ehliyet şartı eksik olan miras/feragat sözleşmesi geçersizdir; bu geçersizlik kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen dikkate alınır. Yargıtay, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında; muvafakatname niteliğindeki belgelerin mirastan feragat sözleşmesi sayılamayacağını ve mirasın açılmasından önce doğmamış bir haktan feragat edilemeyeceğini vurgulamıştır.
“... muvafakatnamelerin, mirastan feragat sözleşmesi niteliğinde olmadığı gibi, mirasbırakanın ölmüş olması, muvafakatname tarihlerinde davacıların henüz mirasçı sıfatları bulunmaması karşısında doğmamış bir haktan feragat da edilemeyeceği ... nazara alınmalıdır.”
— Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07.02.2022 tarihli, 2021/1023 E. ve 2022/805 K. sayılı İlamı
Ayrıca ölünceye kadar bakma sözleşmesinin de miras sözleşmesi hükümlerine (TMK m. 545) uygun, resmî şekilde ve iki tanık huzurunda düzenlenmesi zorunludur; bu şekle aykırı düzenlenen bakım/temlik belgeleri geçerli sayılmaz.
“Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin miras sözleşmesi şeklinde düzenlenmesi gerektiği ... miras sözleşmesi ise resmî vasiyetname şeklinde, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenmediği müddetçe geçerli değildir.”
— Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.09.2021 tarihli, 2021/2668 E. ve 2021/4775 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
8. Mirastan Feragatin Mirasçılık Belgesine Etkisi
Yargıtay, mirastan çıkarma, mirastan feragat, mirasın reddi veya mirastan yoksunluk hâllerinin mirasçılık belgesi verilmesine engel olmadığını; bu olguların belgede belirtilerek payın kime kaldığının gösterilmesi gerektiğini kabul etmektedir.
“Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması, ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel bir neden olmadığı gibi, ilgili kişinin mirasçılık sıfatını da ortadan kaldırmaz.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 05.06.2023 tarihli, 2023/1360 E. ve 2023/3088 K. sayılı İlamı
9. Sonuç ve Değerlendirme
Miras sözleşmesi, mirasbırakanın sağlığında terekesi üzerinde en güçlü bağlayıcılığa sahip hukuki araçtır. Olumlu miras sözleşmesi lehdara ölüm sonrası için güvence sağlarken; olumsuz miras sözleşmesi (feragat), mirasçının saklı pay dâhil haklarından vazgeçmesini sağlayarak terekenin diğer mirasçılar arasında paylaştırılmasını kolaylaştırır.
Uygulamada en kritik risk alanları resmî şekil şartı, tam fiil ehliyeti ve tanıklık yasağıdır. İncelenen Yargıtay kararları, bu şartlardan herhangi birine aykırılığın sözleşmeyi geçersiz kıldığını istikrarlı biçimde göstermektedir. İvazlı feragatin altsoyu da kapsaması ve mirasın açılmasından önce doğmamış haktan feragat edilememesi de sıklıkla uyuşmazlık doğuran noktalardır.
Miras sözleşmeleri, ölüme bağlı sonuç doğuran ve geriye dönüşü güç işlemler olduğundan, düzenleme aşamasında şekil ve ehliyet şartlarının titizlikle sağlanması, sürecin hukuki değerlendirmeyle yürütülmesini gerektirir. Somut uyuşmazlıkların, güncel mevzuat ve içtihat ışığında değerlendirilmesi önem taşır.











