Yasal mirasçılar, vasiyetname veya miras sözleşmesi bulunmasa da kanun gereği mirasbırakanın mirasçısı olan kişilerdir: altsoy, ana-baba ve altsoyu, büyük ana-baba ve altsoyu, sağ kalan eş, evlatlık ve Devlet. Önceki zümrede tek mirasçının bulunması sonraki zümreyi dışlar; sağ kalan eş altsoyla 1/4, ana-baba zümresiyle 1/2, büyük ana-baba zümresiyle 3/4 pay alır.
Bir yakının ölümünden sonra ilk sorulan soru, terekenin kimlere ve hangi oranda geçeceğidir. Mirasbırakan geride bir vasiyetname bırakmamışsa bu sorunun cevabı tamamen Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 495 ila 501. maddelerinden çıkar. Sonuç, tapuda intikalden banka hesaplarına kadar her işlemin dayanağı olan mirasçılık belgesine yansır.
Uygulamadaki uyuşmazlıkların büyük kısmı kuralın kendisinden değil, yanlış uygulanmasından doğar: önce ölmüş bir çocuğun eşine pay verilmesi, anne ayrı kardeşlere eşit pay ayrılması veya eski Medeni Kanun döneminde ölen bir kişinin mirasına bugünkü oranların uygulanması bunların başında gelir. Bu rehber, söz konusu hataları Yargıtay kararları üzerinden ele alır; miras hukukuna ilişkin diğer başlıklar Miras Hukuku sayfasında konularına göre gruplandırılmıştır.
İçindekiler
- 1. Yasal Mirasçılar Kimlerdir?
- 2. Zümre Sistemine Göre Miras Payları Nasıl Belirlenir?
- 3. Sağ Kalan Eşin Miras Payı Ne Kadardır?
- 4. Evlatlık, Evlilik Dışı Çocuk ve Devlet Mirasçı Olur mu?
- 5. Halefiyet İlkesi Nedir ve Kimler Halef Olamaz?
- 6. Mirasın Reddi ve Mirastan Feragat Payları Nasıl Değiştirir?
- 7. Hangi Kanun Uygulanır: Ölüm Tarihi Miras Paylarını Nasıl Etkiler?
- 8. Mirasçılık Belgesi Yasal Mirasçıları ve Payları Nasıl Gösterir?
- 9. Mirasçılık Belgesindeki Paylar Nasıl Kontrol Edilir?
- 10. Sonuç ve Değerlendirme
- 11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar
1. Yasal Mirasçılar Kimlerdir?
Yasal mirasçılık, zümre sistemi ve hak sahipleri (TMK m. 495, 499, 501); mirasbırakanın kan hısımları, evlatlığı, sağ kalan eşi ve mirasçı bulunmaması halinde Devleti kapsar. Kan hısımlığında üç dereceli zümre sistemi geçerlidir; önceki zümrede mirasçı bulunması sonraki zümrelerin mirasçılığını tamamen engeller. Sağ kalan eş her zümreyle birlikte mirasçı olur; hiçbir mirasçı kalmadığında tereke Devlete intikal eder. Emredici miras hukuku kuralıdır.
Yasal mirasçılık, mirasbırakanın iradesine bağlı değildir; kanun, mirasçıları ve paylarını doğrudan belirler. Mirasbırakan sağlığında bu düzeni ancak vasiyetname düzenleyerek veya miras sözleşmesi yaparak ve saklı pay sınırları içinde değiştirebilir.
Yasal mirasçılar listesi kapalıdır. Kayın hısımları (gelin, damat, kayınvalide, üvey çocuk), nişanlı ve resmi nikahı bulunmayan birlikte yaşanan kişi yasal mirasçı değildir.
| Mirasçı Grubu | Kimleri Kapsar | Dayanak |
|---|---|---|
| 1. Zümre | Çocuklar, torunlar ve daha alt dereceler | TMK m. 495 |
| 2. Zümre | Ana, baba; önce ölmüşlerse kardeşler ve yeğenler | TMK m. 496 |
| 3. Zümre | Büyük ana-babalar; önce ölmüşlerse amca, hala, dayı, teyze ve altsoyları | TMK m. 497 |
| Sağ kalan eş | Ölüm anında geçerli evlilik içindeki eş | TMK m. 499 |
| Evlatlık | Evlatlık ve altsoyu | TMK m. 500 |
| Devlet | Hiç yasal mirasçı bulunmayan durumlar | TMK m. 501 |
2. Zümre Sistemine Göre Miras Payları Nasıl Belirlenir?
Zümre sisteminde miras paylarının belirlenmesi ve kök esası (TMK m. 495, 496, 497, 499); sağ kalan eşin miras payı öncelikle ayrılarak kalan tereke en yakın zümre mirasçılarına tahsis edilir. Zümre içi dağılım kök başları arasında eşit paylaştırma ve halefiyet esasına dayanır; mirasbırakandan önce ölen kök başının payı kendi altsoyuna intikal eder. Önceki zümre sonraki zümreyi tamamen dışlar. Emredici miras kuralıdır.
Kök esası, payın kişi başına değil kol başına hesaplanması demektir. Bir kolda kaç kişi bulunursa bulunsun, o kola düşen pay sabittir ve yalnızca o kolun içinde bölünür.
2.1. Birinci Zümre: Altsoy (TMK m. 495)
KANUN METNİ —
“Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 495
Sağ olan bir çocuk, kendi çocuklarını dışlar. Torunlar ancak anne veya babaları mirasbırakandan önce ölmüşse kendi kollarına düşen payı alır.
Örnek: Eşi daha önce ölmüş bir mirasbırakanın iki çocuğundan biri sağ, diğeri üç çocuk bırakarak önce ölmüştür. Sağ çocuk mirasın 1/2'sini alır; diğer 1/2 üç torun arasında bölünür ve her torun 1/6 pay alır.
2.2. İkinci Zümre: Ana, Baba ve Kardeşler (TMK m. 496)
KANUN METNİ —
“Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 496

İkinci zümrede tereke anne kolu ve baba kolu olarak ikiye ayrılır. Önce ölen annenin payı annenin altsoyuna (mirasbırakanın kardeşleri, onlar da ölmüşse yeğenleri), önce ölen babanın payı babanın altsoyuna geçer. Anne ve babadan yalnızca birinden gelen kardeşlerin payı bu nedenle farklıdır (bkz. 5.2).
Bir kolda hiç mirasçı kalmamışsa o kolun payı Hazineye değil, diğer koldaki mirasçılara geçer. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararında, anne tarafında mirasçı bulunmadığı halde bu kolun payını Hazineye bırakan mirasçılık belgesinin iptali onanmıştır.
2.3. Üçüncü Zümre: Büyük Ana, Büyük Baba ve Altsoyları (TMK m. 497)
Üçüncü zümre, altsoyu, ana-babası ve kardeş kolu bulunmayan mirasbırakanın büyük ana ve büyük babalarıdır. Tereke anne tarafı ve baba tarafı olarak iki hatta ayrılır; her hatta bir büyük ana ve bir büyük baba bulunduğundan, sağ kalan eş yoksa her biri kural olarak 1/4 pay alır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir diğer kararında bu iki hatlı yapı ve 1/4 pay esası benimsenmiştir.
Sağ kalan eş yoksa önce ölen büyük ana veya büyük babanın yeri her derecede kendi altsoyuna geçer; amca, hala, dayı, teyze ve onlar da ölmüşse kuzenler mirasçı olur. Bir hatta hiç mirasçı yoksa o hattın payı diğer hatta kalır.
Sağ kalan eş varsa kural değişir ve halefiyet büyük ana-babaların çocuklarında durur:
KANUN METNİ —
“(...) Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 497
Bu hüküm ve TMK m. 499/3 birlikte uygulandığında, sağ kalan eşle birlikte kuzenler mirasçı olamaz. Büyük ana-babalar ve onların çocukları yoksa mirasın tamamı eşe kalır. Üçüncü zümreden sonra kan hısımlığına dayalı yasal mirasçılık sona erer.
3. Sağ Kalan Eşin Miras Payı Ne Kadardır?
Sağ kalan eşin yasal miras payı oranları ve zümrelere göre dağılımı (TMK m. 499); eşin tereke payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre kademeli belirlenir. Mirasbırakanın altsoyu ile mirasçılıkta 1/4, ana-baba zümresiyle birlikte 1/2, büyük ana-baba ve çocuklarıyla 3/4 oranında hak kazanır. Belirtilen derecelerde hiçbir kan hısımı bulunmadığı takdirde terekenin tamamı münhasıran sağ kalan eşe intikal eder. Emredici miras hukuku kuralıdır.
KANUN METNİ —
“Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 499
| Birlikte Mirasçı Olunan Zümre | Eşin Payı | Zümreye Kalan Pay |
|---|---|---|
| Altsoy | 1/4 | 3/4 |
| Ana-baba ve altsoyu | 1/2 | 1/2 |
| Büyük ana-babalar ve çocukları | 3/4 | 1/4 |
| Hiçbiri yok | Tamamı | - |
Eşin payı en sık, altsoyu olmayan mirasbırakanda hatalı belirlenir. Kardeşler ikinci zümre mirasçısı olduğundan, kardeşi bulunan mirasbırakanın eşi mirasın ancak yarısını alır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararında, ikinci zümre mirasçıları varken mirasın tamamını eşe veren mirasçılık belgesinin iptali onanmıştır.
3.1. Sağ Kalan Eşin Mirasçı Olabilmesinin Şartları
Sağ kalan eşin mirasçı olabilmesi için mirasbırakanın ölüm anında aralarında resmi nikaha dayanan geçerli bir evliliğin bulunması gerekir. Dini nikah veya fiili birliktelik mirasçılık sağlamaz.
- Boşanma kararı kesinleşmiş eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz (TMK m. 181/1).
- Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse, ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa sağ kalan eş mirasçılığını kaybeder (TMK m. 181/2).
- Evliliğin butlanı davası sonunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan eş yasal mirasçı olamaz (TMK m. 159).
3.2. Miras Payından Önce Katılma Alacağının Ayrılması
Eşlerden birinin ölümü, edinilmiş mallara katılma rejimini sona erdirir (TMK m. 202, m. 225). Bu rejimde “Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar.” (TMK m. 236/1). Sağ kalan eşin katılma alacağı bir miras payı değil, terekeden önce ayrılması gereken bir alacaktır.
Sağ kalan eş ayrıca birlikte yaşadıkları ve ölen eşe ait olan konut üzerinde, katılma alacağına mahsup edilmek üzere intifa veya oturma hakkı, ev eşyası üzerinde ise mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 240).
Önemli: Katılma alacağı ayrılmadan terekenin tamamı üzerinden pay hesaplanırsa, sağ kalan eşin hakkı önemli ölçüde eksik belirlenir ve diğer mirasçılar kendilerine ait olmayan bir değeri paylaşmış olur.
3.3. Örnek Hesaplama: Eş ve İki Çocuk
Örnek (varsayımsal): A, eşi B ve iki çocuğu C ile D’yi bırakarak ölmüştür. A’nın evlilik içinde edindiği malların borçlar düşüldükten sonraki değeri (artık değer) 4.000.000 TL, evlilik öncesinden kalan kişisel mallarının değeri 1.000.000 TL’dir. B’nin kendi artık değeri bulunmamakta, terekede başka borç yer almamaktadır.
1. B’nin katılma alacağı: 4.000.000 TL x 1/2 = 2.000.000 TL.
2. Tereke: 1.000.000 TL kişisel mal + (4.000.000 TL - 2.000.000 TL) = 3.000.000 TL.
3. B’nin miras payı: 3.000.000 TL x 1/4 = 750.000 TL.
4. C ve D’nin her birinin payı: 3.000.000 TL x 3/8 = 1.125.000 TL.
5. B’nin toplam hakkı: 2.000.000 TL + 750.000 TL = 2.750.000 TL.
Katılma alacağı göz ardı edilseydi B’ye 5.000.000 TL’nin 1/4'ü, yani 1.250.000 TL düşecekti. Aradaki 1.500.000 TL’lik fark, mal rejimi tasfiyesinin miras payından önce yapılmasının pratik sonucudur. Paylar belirlendikten sonraki aşama miras paylaşımıdır.
4. Evlatlık, Evlilik Dışı Çocuk ve Devlet Mirasçı Olur mu?
Evlatlık, evlilik dışı çocuk ve Devletin yasal mirasçılığı (TMK m. 498, 500, 501); evlatlık ve altsoyu evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; ancak evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamaz. Soybağı tanıma veya mahkeme hükmüyle kurulan evlilik dışı çocuk babasına evlilik içi çocukla tamamen eşit mirasçıdır. Hiçbir yasal mirasçı bulunmadığı takdirde tereke Devlete intikal eder. Emredici miras hukuku kuralıdır.
4.1. Evlatlığın Mirasçılığı (TMK m. 500)
KANUN METNİ —
“Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 500
Evlatlık birinci zümre mirasçısıdır ve öz çocuklarla eşit pay alır. Evlatlık, biyolojik anne ve babasının da mirasçısı olmaya devam eder; mirasçılık çift yönlüdür.
İlişki karşı yönde işlemez. Evlatlık altsoyu ve eşi bulunmadan ölürse, mirası evlat edinene değil biyolojik ailesindeki zümre mirasçılarına geçer. Evlat edinmenin şartları bu nedenle miras planlamasıyla birlikte değerlendirilmelidir.
4.2. Evlilik Dışı Çocuğun Mirasçılığı (TMK m. 498)
Ana ile çocuk arasında soybağı doğumla kurulur (TMK m. 282); evlilik dışı çocuk annesinin mirasçısıdır. Babasına mirasçı olabilmesi için ise soybağının tanıma veya babalık hükmüyle kurulmuş olması gerekir (TMK m. 498).
Tanıma; babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusuyla ya da resmi senette veya vasiyetnamede yapacağı beyanla olur (TMK m. 295). Baba ölmüşse babalık davası mirasçılarına karşı açılır (TMK m. 301).
Yurt dışında yapılan tanıma da altsoy sıfatı kazandırabilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararında, yurt dışında resmi belgeyle tanınan ve bu nedenle Türkiye’deki nüfus kaydında görünmeyen çocuklar altsoy kabul edilmiş; mirasın mirasbırakanın anne ve kardeşlerine verilemeyeceği sonucu onanmıştır. Yabancılık unsuru taşıyan durumlar için yurt dışındaki mirasın Türkiye’de tasfiyesi ayrıca incelenmelidir.
4.3. Devletin Mirasçılığı (TMK m. 501)
Mirasçı bırakmaksızın ölen kişinin mirası Devlete geçer (TMK m. 501). Devlet son sıradaki yasal mirasçıdır; herhangi bir zümrede tek bir mirasçının varlığı Devletin mirasçılığını ortadan kaldırır.
Hazineyi tek mirasçı gösteren belge, gerçek mirasçılar ortaya çıktığında iptal edilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararında, babası kendisinden önce ölen ve bekar olarak vefat eden mirasbırakanın mirasçılarının babanın altsoyu olduğu tespit edilerek Hazine lehine düzenlenmiş belgenin iptali onanmıştır.
5. Halefiyet İlkesi Nedir ve Kimler Halef Olamaz?
Halefiyet ilkesi, işleyişi ve halefiyet ehliyetinin sınırları (TMK m. 495, 496, 497); mirasbırakandan önce ölen kök başının tereke payının aynen kendi altsoyuna intikal etmesini sağlayan temel yasal mekanizmadır. Halefiyet hakkı münhasıran önce ölenin kan hısımı veya evlatlık ilişkisi bulunan altsoyuna aittir. Ölen mirasçının sağ kalan eşi, kayın hısımları ile o eşin başka ilişkisinden çocukları halef olamazlar. Emredici miras hukuku kuralıdır.
5.1. Önce Ölen Mirasçının Eşi ve Sonradan Ölen Mirasçının Payı
Mirasbırakandan önce ölen oğlun eşi (gelin) ya da kızın eşi (damat), kayınvalide veya kayınpederine mirasçı olamaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında, önce ölen mirasçının eşine ve o eşin önceki evliliğinden olan çocuklarına pay verilerek gerçek mirasçıların payının azaltılması bozma sebebi sayılmıştır.
Ölüm sırası tersine döndüğünde sonuç değişir. Mirasçı, mirasbırakandan sonra ölmüşse halefiyet değil ardışık miras söz konusudur: Mirasçıya geçmiş olan pay, mirasçının kendi terekesine girer ve eşi dahil kendi mirasçılarına geçer. Bu nedenle mirasbırakandan sonra ölen oğlun eşi, eşi üzerinden dolaylı olarak pay alabilir.
Yargılama sırasında ölen bir mirasçıya pay verilemez; payın ölen mirasçının mirasçılarına geçtiği gösterilmelidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025 tarihli kararıyla, ölü bir kişiye pay verilmesi nedeniyle bozulan dosyada yeniden kurulan hükmü onamıştır.
5.2. Tam Kan ve Yarım Kan Kardeşlerin Payı
İkinci zümrede anne ve babası aynı olan kardeş (tam kan) hem anne kolundan hem baba kolundan pay alır. Yalnızca babası veya yalnızca annesi aynı olan kardeş (yarım kan) ise sadece ortak ebeveynin kolundan pay alır.
Örnek: Eşi, altsoyu ve ana-babası bulunmayan mirasbırakanın anne ve babası bir kardeşi K ile yalnızca babası bir kardeşi L vardır. Baba kolunun 1/2'si K ve L arasında bölünür (her biri 1/4); anne kolunun 1/2'si yalnızca K’ye kalır. Sonuçta K mirasın 3/4'ünü, L 1/4'ünü alır.
“(...) Bu nedenle anne baba bir kardeş ile anne ayrı baba bir kardeşin paylarının eşit olması mümkün değildir.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli, 2024/2323 E. ve 2024/3972 K. sayılı İlamı
6. Mirasın Reddi ve Mirastan Feragat Payları Nasıl Değiştirir?
Mirasın reddi ve feragatin miras paylarına etkisi ile intikal kuralları (TMK m. 528, 611); mirasın reddinde yasal mirasçının payı mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi altsoyuna geçer. İvazsız feragatte feragat edenin payı altsoyuna kalırken; ivazlı feragatte altsoyu da etkilenerek pay diğer yasal mirasçılara dağıtılır. Her iki halde de miras payları kalan mirasçılar arasında oranlarına göre yeniden belirlenir. Emredici miras hukuku kuralıdır.
Ret, mirasçıyı paylaşımdan çıkarır ama payı ortadan kaldırmaz; pay, reddeden önce ölmüş gibi halefiyet kurallarıyla yeniden dağıtılır. Reddeden çocuğun kendi çocukları varsa pay bu torunlara geçer. Sürenin ve usulün ayrıntıları mirasın reddi süresi başlığında ele alınmıştır.
Altsoyun tamamı mirası reddederse kural değişir: Reddedilen pay torunlara değil sağ kalan eşe geçer (TMK m. 613). Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında, tek çocuğun reddi üzerine payın mirasbırakanın torununa değil eşine kalacağı sonucu onanmıştır. Sağ kalan eş yoksa en yakın mirasçıların tamamı mirası reddetmiş olur ve terekenin tasfiyesi gündeme gelir.
| Durum | Payın Akıbeti | Dayanak |
|---|---|---|
| Bir yasal mirasçının reddi | Reddeden sağ değilmiş gibi; varsa altsoyuna, yoksa aynı zümredeki diğer mirasçılara geçer | TMK m. 611 |
| Altsoyun tamamının reddi | Sağ kalan eşe geçer | TMK m. 613 |
| En yakın yasal mirasçıların tamamının reddi | Tereke sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; artan değer reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir | TMK m. 612 |
| Karşılık alınarak feragat | Feragat eden ve aksi kararlaştırılmadıkça altsoyu mirasçı olmaz | TMK m. 528 |
| Karşılıksız feragat | Yalnızca feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder; altsoyu halef olur | TMK m. 528 |
TMK m. 612'deki “en yakın mirasçılar”, mirasbırakanın ölümünde doğrudan mirasçı sıfatına sahip olan kişilerdir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2021 tarihli kararına göre bu durumda belgede ret yokmuş gibi tüm mirasçılar gösterilmeli, ret durumuna işaret edilmeli ve terekenin tasfiyesi için reddi tespit eden sulh hukuk mahkemesine bildirim yapılmalıdır. Borca batık terekelerde mirasçının borçlardan sorumluluğu bu nedenle ret kararından önce değerlendirilmelidir.
Feragat konusunda bölge adliye mahkemeleri arasında farklı kararlar bulunuyordu. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023 tarihli kararıyla bu farklılığı gidermiş; mirastan feragat eden mirasçının mirasçılık belgesinde gösterilmesi ve payının kime kaldığının kararda belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Aynı ilke ret için de geçerlidir:
“Bu nedenlerle mirası reddeden mirasçı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin, kime kalacağının da gösterilmesi gerekir.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.03.2025 tarihli, 2024/3494 E. ve 2025/1720 K. sayılı İlamı
7. Hangi Kanun Uygulanır: Ölüm Tarihi Miras Paylarını Nasıl Etkiler?
Ölüm tarihine göre uygulanacak miras hukuku ve zaman bakımından uygulama (4722 s. K. m. 17); mirasçılık sıfatı ile tereke payları murisin ölüm tarihinde yürürlükte olan kanun hükümlerine tabidir. 01.01.2002 sonrasındaki vefatlarda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, önceki ölümlerde ise 743 sayılı mülga Kanun uygulanır. Mirasçılık belgesinin sonradan talep edilmesi uygulanacak hukuku ve yasal oranları asla değiştirmez. Emredici miras hukuku kuralıdır.
“4722 sayılı Kanun madde 17 uyarınca, miras hükümleri, mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir.”
— Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.11.2020 tarihli, 2016/18458 E. ve 2020/7195 K. sayılı İlamı
Tapuda hala ölmüş kişiler adına kayıtlı taşınmazlarda kural özellikle önemlidir. 743 sayılı Kanun’un 444. maddesi, 23.11.1990'da yürürlüğe giren 3678 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir; bu nedenle eşin payı üç farklı döneme göre hesaplanır.
| Ölüm Tarihi | Uygulanacak Hüküm | Sağ Kalan Eşin Payı |
|---|---|---|
| 04.10.1926 - 22.11.1990 | 743 sayılı Kanun m. 444 (ilk hali) | Altsoyla: seçimine göre 1/2 intifa veya 1/4 mülkiyet; ana-baba zümresiyle: 1/4 mülkiyet ve 1/2 intifa; büyük ana-baba zümresiyle: 1/2 mülkiyet ve 1/4 intifa; hiçbiri yoksa tamamı |
| 23.11.1990 - 31.12.2001 | 3678 sayılı Kanun'la değişik 743 sayılı Kanun m. 444 | - |
| 01.01.2002 ve sonrası | 4721 sayılı TMK m. 499 | 1/4, 1/2, 3/4 veya tamamı |
İlk dönemde eşin hakkı mülkiyet ve intifa hakkının birleşimiydi. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararında, ana-babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın eşine 1/4 pay veren hüküm bozulmuş; eşin 1/2 mülkiyet ile 1/4 intifa hakkına sahip olduğu, kalan payların amca, hala, dayı, teyze ve altsoylarına geçtiği belirtilmiştir.
Ardışık ölümlerde her ölüm, kendi tarihindeki kanuna göre değerlendirilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında, 1960'ta ölen mirasbırakanın mirası ve sonraki ölümler için 743 ve 4721 sayılı Kanunlar birlikte uygulanarak tereke 15.360 pay üzerinden hesaplanmış; dağıtılan payların toplamı 15.300'de kaldığı için hüküm bozulmuştur.
8. Mirasçılık Belgesi Yasal Mirasçıları ve Payları Nasıl Gösterir?
Mirasçılık belgesinde yasal mirasçıların ve miras paylarının gösterilmesi (TMK m. 598, HMK m. 303); belgede tüm yasal hak sahipleri, murisle irs ilişkileri ve tereke payları kesirli oranlar biçiminde tereddütsüz belirtilir. Tanzim edilen belge maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayıp aksi ispatlanabilen adi kanuni karine sağlar; hak sahipliğine ilişkin çelişkiler asliye hukuk mahkemesinde süresiz açılacak iptal davasıyla giderilir.
Noter, nüfus kayıtlarının yetersiz olduğu, tanık dinlenmesi veya bilirkişi incelemesi gerektiren ya da yabancılık unsuru taşıyan durumlarda mirasçılık belgesi veremez; bu durumda sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Noterlikçe verilen belgeye karşı yetkili sulh hukuk mahkemesine itiraz edilebilir. Başvurunun adımları mirasçılık belgesi alınması başlığında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Mahkeme kararıyla verilmiş hatalı bir belgenin düzeltilmesi mirasçılık belgesinin iptali davası ile istenir. Bu davada hakim, mirasbırakanın tüm mirasçılarını ve paylarını re’sen araştırır; belgede mirasçı görünen herkes ile ölmüşlerse mirasçıları davada yer almak zorundadır. Nüfus kaydıyla çelişen bir ibare de iptal sebebidir: Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli kararında, çocuklu ölen bir mirasçının “çocuksuz” gösterildiği belgenin iptali onanmıştır.
9. Mirasçılık Belgesindeki Paylar Nasıl Kontrol Edilir?
Mirasçılık belgesinde pay denetimi, hesaplama basamakları ve matematiksel doğrulama (TMK m. 495, 499, 598); denetim; murisin ölüm tarihi, eşin varlığı, en yakın zümre, kök içi halefiyet ve feragat veya ret durumları sırasıyla incelenerek yapılır. Dağıtılan pay oranlarının toplamının mutlak surette bire eşit olması ve ölü kişiye doğrudan pay özgülenmemesi zorunludur. Hatalı pay tespiti belgenin iptalini gerektirir.
Aşağıdaki sıra, elinizdeki belgeyi nüfus kayıt örneğiyle (vukuatlı ve ölüm tarihlerini gösteren) karşılaştırarak izlenebilir:
1. Ölüm tarihi: 01.01.2002 öncesi mi? Öncesiyse 743 sayılı Kanun dönemlerinden hangisinin uygulandığını kontrol edin (Bölüm 7).
2. Sağ kalan eş: Ölüm anında boşanmamış resmi eş var mı? Varsa birlikte olduğu zümreye uygun oran verilmiş mi (Bölüm 3)?
3. Zümre: Altsoy varken ana-baba veya kardeşlere, ikinci zümre varken amca veya kuzenlere pay verilmiş mi? Verilmişse belge hatalıdır.
4. Kökler: Önce ölen her mirasçının payı yalnızca kendi kan bağıyla gelen altsoyuna mı geçmiş; tam ve yarım kan kardeşler ayrıştırılmış mı (Bölüm 5)?
5. Ret ve feragat: Reddeden veya feragat eden mirasçı gösterilmiş ve payının kime kaldığı belirtilmiş mi (Bölüm 6)?
6. Pay toplamı: Tüm payların toplamı paydaya eşit mi? Örneğin 64 pay kabul edilmişse dağıtılan paylar tam 64 olmalıdır.
7. Ölü mirasçı: Belge tarihinden önce ölmüş bir kişi adına pay gösterilmiş mi?
Bu adımlardan birinde hata saptanırsa, belgeyi düzenleyen mercie göre itiraz veya iptal yoluna gidilir (Bölüm 8). Hatalı belgeyle yapılan tapu intikali, belgenin iptalinden sonra ayrıca düzeltme gerektirir.
10. Sonuç ve Değerlendirme
Yasal mirasçılık, birbirini dışlayan üç zümre ile bu zümrelere eklenen sağ kalan eş payından oluşan kapalı bir düzendir. Payların doğru belirlenmesi; önce ölüm tarihinin, sonra eşin durumunun, ardından mirasçısı bulunan en yakın zümrenin ve son olarak kök esasına göre dağılımın tespitine bağlıdır.
Sağ kalan eş bakımından miras payından önce katılma alacağının ayrılması, ret ve feragat bakımından ise payın akıbetinin belgede açıkça gösterilmesi uygulamada en çok hak kaybına yol açan iki noktadır. Mirasbırakan vasiyetname bırakmışsa yasal paylar saklı pay oranları çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Nüfus kayıtlarının ve ölüm sırasının teknik incelemesini gerektiren bu süreç, hak kaybına yol açmaması için özenle yürütülmelidir.

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat
Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Üvey Çocuk Üvey Anne veya Babasına Mirasçı Olur mu?
Üvey çocuk, evlat edinilmedikçe üvey anne veya üvey babasının yasal mirasçısı olmaz; üvey ebeveyn ile üvey çocuk arasında kan hısımlığı değil kayın hısımlığı bulunur (TMK m. 18). Üvey çocuğun terekeden pay alabilmesi için evlat edinilmesi veya lehine vasiyetname ya da miras sözleşmesi düzenlenmesi gerekir.
Aynı Kazada Ölen Eşler Birbirine Mirasçı Olur mu?
Aynı olayda ölen ve hangisinin önce öldüğü ispat edilemeyen kişiler, TMK m. 29 uyarınca aynı anda ölmüş sayılır ve birbirine mirasçı olmaz. Bu durumda her eşin mirası, eşin kendi altsoyu, ana-babası veya diğer zümre mirasçıları arasında ayrı ayrı paylaştırılır; ölüm sırasının ispatı sonucu tamamen değiştirebilir.
Ana Rahmindeki Çocuk Mirasçı Olabilir mi?
Ana rahmindeki çocuk, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur; çocuğun hak ehliyeti ana rahmine düştüğü andan başlar (TMK m. 28). Mirasbırakanın ölümünden sonra sağ doğan çocuk diğer çocuklarla eşit pay alır; doğumdan önce düzenlenen ve bu çocuğu göstermeyen mirasçılık belgesi doğumla birlikte hatalı hale gelir.
Vasiyetname Varsa Yasal Mirasçıların Payı Değişir mi?
Vasiyetname, yasal miras paylarını mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısım ölçüsünde değiştirebilir. Altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş saklı paylı mirasçıdır (TMK m. 506); vasiyetname saklı payı zedelerse bu mirasçılar tenkis davası açarak saklı paylarını koruyabilir.
Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar
Bu makale 26.10.2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 18, 28, 29, 159, 181, 202, 225, 236, 240, 282, 295, 301, 495-501, 506, 528, 598, 611-613 — https://csgb.gov.tr/Media/jrpl5fqg/4721-sayılı-medeni-kanunu.pdf (m. 18-301)
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17
- 743 sayılı (mülga) Türk Kanunu Medenisi m. 444 ve 3678 sayılı Kanun (ölüm tarihine göre)
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.12.2025 tarihli, 2025/2166 E. ve 2025/5607 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.04.2025 tarihli, 2024/4028 E. ve 2025/2213 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.04.2025 tarihli, 2024/3262 E. ve 2025/1750 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.03.2025 tarihli, 2024/2929 E. ve 2025/1452 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.01.2024 tarihli, 2022/7274 E. ve 2024/496 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.06.2025 tarihli, 2023/1464 E. ve 2025/5054 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.05.2025 tarihli, 2025/1865 E. ve 2025/2768 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli, 2024/2323 E. ve 2024/3972 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.05.2025 tarihli, 2024/4555 E. ve 2025/2700 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 07.06.2021 tarihli, 2021/1730 E. ve 2021/3788 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.07.2023 tarihli, 2023/2198 E. ve 2023/3745 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.03.2025 tarihli, 2024/3494 E. ve 2025/1720 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.11.2020 tarihli, 2016/18458 E. ve 2020/7195 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.06.2024 tarihli, 2024/2258 E. ve 2024/3521 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.01.2025 tarihli, 2024/4529 E. ve 2025/172 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.06.2023 tarihli, 2022/2380 E. ve 2023/3543 K. sayılı İlamı




