Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca boşanma aşamasında sıkça uyuşmazlık konusu olan düğün takıları kime ait sorusunu ve eşlerin ziynet eşyası alacağı taleplerini sembolize eden; koyu gri taş zemin üzerinde ışıldayan kalın altın bir alyans yüzük ile örgülü yapıda altın bir zincir kolyeyi yakından gösteren kurumsal aile hukuku görseli.

Düğün Takıları Kime Aittir? Yargıtay’ın Güncel Görüşü

12 Temmuz 2026
Türk Medeni Kanunu uyarınca resmi vasiyetname şeklinde noter huzurunda iki tanığın katılımıyla düzenlenen miras sözleşmesi imza anını ve ölüme bağlı tasarrufları sembolize eden; ahşap masa üzerinde duran resmi akit belgesini dolma kalemle imzalayan yaşlı bir kişi ile yanındaki hukuk danışmanının ellerini yakından gösteren kurumsal miras hukuku görseli.

Miras Sözleşmesi: Olumlu ve Olumsuz Türleri, Geçerlilik Şartları ve İptal Davası

13 Temmuz 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Saklı Pay Oranları ve Hesaplama Yöntemi: Kimin Payı Ne Kadar Korunur?


Saklı pay, mirasbırakanın vasiyet veya bağışla ortadan kaldıramayacağı, altsoy, ana-baba ve sağ kalan eşe kanunla ayrılmış asgari miras payıdır. Saklı pay oranı altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biri, eş için duruma göre yasal payın tamamı veya dörtte üçüdür. Hesap, ölüm tarihindeki tenkise esas tereke üzerinden yapılır.

Mirasbırakan malvarlığının bir bölümünü vasiyetle veya sağlığında bağışla tek bir kişiye bıraktığında, diğer mirasçıların ilk sorusu genellikle aynıdır: “Bana kanunen ne kadar kalmalıydı?” Bu sorunun yanıtı yalnızca oran tablosundan okunamaz; mirasçıların kimler olduğu, eşin hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğu, sağlığında yapılan kazandırmalar ve terekenin borçları sonucu doğrudan değiştirir.

Bu yazı, miras hukuku kapsamında saklı payın oranlarını ve hesap yöntemini ele alır: aile durumuna göre hazır oranlar, tenkise esas terekenin kalem kalem kurulması, rakamlı bir örnek olay ve hesapta sık yapılan hatalar. Saklı payın ihlali halinde açılacak davanın şartları, ispatı ve yargılama süreci ise tenkis davası rehberinde ayrıca anlatılmaktadır.

1. Saklı Pay Nedir ve Kimler Saklı Paylı Mirasçıdır?

Saklı pay kavramı, tasarruf özgürlüğünün sınırları ve saklı paylı mirasçılar (TMK m. 505, 506); mirasbırakanın tasarruf serbestisini sınırlayan, üzerinde karşılıksız kazandırma yapılamayan asgari kanuni korumadır. Kanunda saklı paylı mirasçılar sınırlı sayıda sayılmıştır: altsoy, ana-baba ve sağ kalan eştir. Kardeşler, büyükanne, büyükbaba veya diğer hısımların saklı pay hakkı bulunmaz. İhlal halinde saklı pay tenkis davasıyla talep olunur.

Türk Medeni Kanunu (TMK), terekeyi iki bölüme ayırır: saklı paylar toplamı ve tasarruf edilebilir kısım. Mirasbırakan tasarruf edilebilir kısım üzerinde dilediği kişiye vasiyet yapabilir, bağışta bulunabilir veya mirasçı atayabilir. Saklı paylara dokunan kazandırmalar ise geçersiz olmaz; saklı payı aştığı ölçüde indirime (tenkise) tabi hale gelir.

Saklı paylı mirasçı olmak için önce yasal mirasçı olmak gerekir. Bu nedenle mirasçılık sırası ve paylar, saklı pay hesabının başlangıç noktasıdır; zümre sistemi ve yasal paylar yasal mirasçılar ve miras payları yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

1.1. Torun ve Evlatlığın Durumu

Torun, mirasbırakandan önce ölmüş olan çocuğun yerine geçerek mirasçı olur ve ölen ebeveyninin saklı pay oranından, yani yasal payının yarısından yararlanır. Mirasbırakanın çocuğu sağsa, o çocuğun altsoyu mirasçı olmadığından saklı pay da talep edemez.

Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olur ve altsoy için öngörülen saklı pay oranından yararlanır. Evlatlık, evlat edinenin saklı payını zedeleyen bağışlarına karşı tenkis talebinde bulunabilir.

1.2. Kardeşlerin Saklı Payının Kaldırılması

Kardeşlerin saklı payı, 04.05.2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanun ile TMK m. 506'nın üçüncü bendi yürürlükten kaldırılarak sona erdirilmiştir. Bu tarihten sonra açılan miraslarda kardeşler, mirasçı olsalar bile saklı pay iddiasıyla tenkis davası açamaz.

Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 sayılı Kanun m. 17). Bu nedenle 01.01.2002 öncesindeki ölümlerde 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin farklı oranları, 5650 sayılı Kanunun yürürlüğünden önceki ölümlerde ise kardeşin saklı payını da öngören eski düzenleme uygulanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021 tarihli kararı da 1991 yılında açılan bir mirasta bu geçiş kuralını esas almıştır.

2. Saklı Pay Oranları Ne Kadardır?

Saklı pay oranları, yasal miras payı ilişkisi ve hak sahiplerine dağılımı (TMK m. 506); oranlar yasal miras payı üzerinden kademeli hesaplanır. Altsoy için yasal payın yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biri; sağ kalan eş için altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçılıkta yasal payının tamamı, diğer hallerde dörtte üçüdür. Kardeşlerin saklı pay hakkı bulunmaz.

KANUN METNİ —

“Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir: 1. Altsoy için yasal miras payının yarısı, 2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, 3. (Mülga: 4/5/2007-5650/2 md.) 4. Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 506

Saklı pay oranı terekenin değil, mirasçının yasal miras payının bir kesridir. Örneğin yasal payı terekenin 3/8'i olan bir çocuğun saklı payı terekenin 3/16'sıdır. Hesapta yapılan hataların önemli bir kısmı, oranın doğrudan terekeye uygulanmasından kaynaklanır.

Saklı Pay Oranları (TMK m. 506)
MirasçıSaklı Pay Oranı
Altsoy (çocuk, torun, evlatlık)Yasal payın 1/2'si
Ana ve babadan her biriYasal payın 1/4'ü
Eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte)Yasal payın tamamı
Eş (büyükanne-büyükbaba zümresiyle veya tek başına)Yasal payın 3/4'ü
Kardeşler ve diğer hısımlarSaklı pay yok

Eşin saklı payı en çok yanlış hesaplanan kalemdir. Eş, ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal payının tamamı saklı paydır; bu kural, ana ve baba ölmüş olup mirası onların yerine kardeşler alıyorsa da uygulanır, çünkü kardeşler ana-baba zümresi içinde mirasçı olur. Eşin oranı ancak büyükanne-büyükbaba zümresiyle birlikte veya tek başına mirasçı olduğunda dörtte üçe düşer.

3. Aile Durumuna Göre Saklı Pay ve Tasarruf Edilebilir Kısım Ne Kadardır?

Tasarruf edilebilir kısım hesabı ve aile kompozisyonuna göre saklı pay oranları (TMK m. 505, 506); net terekeden tüm saklı paylar toplamı düşüldükten sonra geriye kalan serbest tasarruf oranıdır. Eş ve çocuklarda tasarruf edilebilir kısım 3/8, yalnız çocuklarda 1/2, yalnız ana-babada 3/4, yalnız eşte 1/4 oranındadır. Yalnız kardeşler varsa saklı pay bulunmadığından terekenin tamamı serbestçe tasarruf edilebilir.

Aşağıdaki tablo, en sık karşılaşılan aile yapılarında saklı payları ve tasarruf edilebilir kısmı doğrudan terekenin oranı olarak gösterir. Eşin yasal payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre altsoyla 1/4, ana-baba zümresiyle 1/2, büyükanne-büyükbaba zümresiyle 3/4'tür.

Aile Durumuna Göre Saklı Paylar ve Tasarruf Edilebilir Kısım (Terekenin Oranı)
MirasçılarSaklı PaylarToplam Saklı PayTasarruf Edilebilir Kısım
Yalnız çocuklarÇocukların toplamı 1/21/21/2
Eş ve çocuklarEş 1/4, çocukların toplamı 3/85/83/8
Eş, ana ve babaEş 1/2, ana 1/16, baba 1/165/83/8
Yalnız ana ve babaAna 1/8, baba 1/81/43/4
Ana ve kardeşler (baba önceden ölmüş)Ana 1/8, kardeşler 01/87/8
Eş ve kardeşler (ana-baba önceden ölmüş)Eş 1/2, kardeşler 01/21/2
Eş ve büyükanne-büyükbaba zümresiEş 9/169/167/16
Yalnız eşEş 3/43/41/4
Yalnız kardeşler veya daha uzak hısımlarSaklı pay yok0Tamamı

Tablodan iki pratik sonuç çıkar. Birincisi, çocuk sayısı toplam saklı payı değiştirmez; eş ve çocuklar mirasçıysa mirasbırakan, çocuk sayısı ne olursa olsun terekenin en fazla 3/8'i üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Çocuk sayısı yalnızca her çocuğun kendi saklı payını belirler: eş ve iki çocuk varsa her çocuğun saklı payı terekenin 3/16'sı, eş ve üç çocuk varsa 1/8'idir.

İkincisi, ana ve babadan biri ölmüşse onun yerine mirasçı olan kardeşlerin saklı payı bulunmaz. Bu durumda sağ kalan ebeveynin küçük saklı payı dışında terekenin büyük bölümü serbestçe vasiyet edilebilir. Vasiyetname hazırlayan kişinin bu sınırı baştan bilmesi, ileride tenkis uyuşmazlığı doğmasını önler; ölüme bağlı tasarrufun şekil şartları vasiyetname nasıl düzenlenir yazısında yer almaktadır.

4. Saklı Pay Nasıl Hesaplanır?

Saklı payın hesaplanması, net terekenin tespiti ve tenkis matrahı (TMK m. 507, 508, 560); tereke mevcuduna tenkise tabi sağlararası kazandırmalar eklenip tereke borçları ile TMK m. 507 giderleri düşülerek tenkise esas net tereke bulunur. Bu meblağ mirasçının yasal payı ve saklı pay oranıyla çarpılır; mirasçının fiilen elde ettiği değer düşülerek ihlal edilen saklı pay miktarı belirlenir.

Saklı payın ihlal edilip edilmediğini anlamak için şu sıra izlenir:

1. Ölüm tarihi ve uygulanacak kanun belirlenir; mirasçılar ve yasal payları ortaya konur.

2. Mirasbırakan evliyse ve eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyse, ölümle sona eren mal rejimi önce tasfiye edilir (TMK m. 225). Sağ kalan eşin katılma alacağı terekenin borcudur ve saklı pay hesabından önce düşülür; bu alacağın hesabı mal rejimi tasfiyesi yazısında anlatılmıştır.

3. Mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığı (taşınmazlar, banka hesapları, araçlar, alacaklar, şirket payları, kripto varlıklar) ölüm tarihindeki değeriyle tespit edilir. Malvarlığının dağınık olduğu durumlarda tereke tespit davası bu aşamanın ön adımıdır.

4. Bu değere tenkise tabi sağlararası kazandırmalar eklenir; borçlar ve giderler düşülür. Sonuçta tenkise esas tereke bulunur.

5. Her mirasçının yasal payı tenkise esas tereke ile, çıkan tutar da saklı pay oranı ile çarpılır.

6. Mirasçının miras ve kazandırma yoluyla fiilen eline geçen değer saklı payıyla karşılaştırılır; eksik kalan tutar saklı payın ihlal edilen kısmıdır.

“Miras bırakanın mevcut mal ve haklarına, yukarıda belirtilen değerlerin eklenip çıkarılması sonucunda farazi bir tereke değeri elde edilmiş olur ve ortaya çıkan bu değere tenkise esas tereke adı verilir. Belirtmek gerekir ki; tereke değerinin hesaplanmasında yapılan bu eklemeler ve çıkarmalar varsayımsaldır, yani kâğıt üzerinde yapılan bir hesap işlemidir.”

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.04.2024 tarihli, 2022/380 E. ve 2024/192 K. sayılı İlamı

4.1. Terekeye Eklenen ve Terekeden Düşülen Kalemler

Tenkise esas tereke, ölüm anında fiilen var olan mallardan ibaret değildir. Mirasbırakanın sağlığında elden çıkardığı bazı değerler hesaba geri eklenir; aksi halde saklı pay, ölümden kısa süre önce yapılan bağışlarla kolayca etkisiz kılınabilirdi.

Tenkise Esas Terekenin Kalemleri
KalemHesaptaki YeriDayanak
Ölüm tarihindeki malvarlığıEklenir (aktif)TMK m. 507
Tenkise tabi sağlararası kazandırmalarEklenirTMK m. 508, m. 565
Denkleştirmeye tabi kazandırmalarEklenirTMK m. 669
Hayat sigortasının satın alma değeriEklenirTMK m. 509, m. 567
Vasiyet ve miras sözleşmesiyle bırakılan mallarAyrıca eklenmez (zaten terekede)Yargıtay uygulaması
Mirasbırakanın borçlarıDüşülürTMK m. 507/2
Cenaze, mühürleme ve tereke yazım giderleriDüşülürTMK m. 507/2
Birlikte yaşanan ve bakılan kişilerin 3 aylık geçim gideriDüşülürTMK m. 507/2
Eşin mal rejiminden doğan katılma alacağıDüşülür (terekenin borcu)TMK m. 225 vd.

Sağlararası kazandırmaların hepsi hesaba eklenmez. TMK m. 565'e göre yalnızca şu karşılıksız kazandırmalar tenkise tabidir: miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar ile alışılmışın dışındaki çeyiz ve kuruluş sermayesi; miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar; serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlar ile ölümden önceki bir yıl içinde adet üzere verilen hediyeler dışındaki bağışlar; saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar.

Vasiyet ve miras sözleşmesiyle yapılan kazandırmalar ise ayrıca terekeye eklenmez. Bu mallar miras açıldığında henüz terekeden çıkmamış olduğundan, ikinci kez eklenmeleri tereke değerini yapay olarak şişirir ve saklı payları olduğundan yüksek gösterir.

4.2. Değerleme Tarihi

Saklı payın ihlal edilip edilmediği, terekenin mirasbırakanın ölüm günündeki durumuna ve değerine göre belirlenir (TMK m. 507). Bağışlanan bir taşınmazın değeri de bağış tarihine göre değil, ölüm tarihine göre hesaba katılır. Değerlerin dava tarihine veya bilirkişi inceleme tarihine göre alınması hesabı baştan bozar.

İhlal belirlendikten sonra, bölünemeyen bir malın tenkisinde ödenecek para farklı bir tarihe göre hesaplanır. Böyle bir malın karar tarihine en yakın değeri tespit edilir ve bu değer sabit tenkis oranıyla çarpılır (TMK m. 564/2). Sabit tenkis oranının hesabı ve tercih hakkının kullanımı, tenkis davası sürecinin konusudur.

5. Örnek Olay: Vasiyet ve Bağış Karşısında Saklı Pay Hesabı

Aşağıdaki senaryo tamamen varsayımsaldır ve yalnızca hesap yöntemini göstermek amacıyla hazırlanmıştır.

Mirasbırakan 10.03.2026 tarihinde ölmüştür. Mirasçıları eşi E ile iki çocuğu A ve B’dir. Eşler arasında mal ayrılığı rejimi sözleşmesi bulunduğundan mal rejimi tasfiyesinden doğan bir alacak yoktur.

  • Ölüm tarihindeki malvarlığı: 4.000.000 TL değerinde daire ve 500.000 TL banka mevduatı, toplam 4.500.000 TL.
  • Terekenin borçları ve giderleri: 350.000 TL kredi borcu ile 150.000 TL cenaze ve tereke yazım gideri, toplam 500.000 TL.
  • Sağlararası kazandırma: Mirasbırakan 2024 yılında A’ya, geri verilmemek kaydıyla ölüm tarihindeki değeri 2.000.000 TL olan bir arsa devretmiştir. Altsoya bu şekilde yapılan devir TMK m. 565 uyarınca tenkise tabidir.
  • Ölüme bağlı tasarruf: Mirasbırakan vasiyetnameyle ölüm anındaki tüm malvarlığını eşi E’ye bırakmıştır.

Hesap şu adımlarla yapılır:

1. Tenkise esas tereke: 4.500.000 + 2.000.000 − 500.000 = 6.000.000 TL.

2. Yasal paylar: E için 1/4 (1.500.000 TL), A ve B için 3/8'er (2.250.000'er TL).

3. Saklı paylar: E için yasal payın tamamı (1.500.000 TL), A ve B için yasal payın yarısı (1.125.000'er TL). Saklı paylar toplamı 3.750.000 TL, tasarruf edilebilir kısım 2.250.000 TL’dir.

4. Fiilen ele geçen değerler: E, borçlar ödendikten sonra vasiyet yoluyla 4.000.000 TL; A, bağış yoluyla 2.000.000 TL; B ise hiçbir değer almamıştır.

Örnek Olayda Saklı Pay Karşılaştırması
MirasçıSaklı PayEle Geçen DeğerSonuç
Eş (E)1.500.000 TL4.000.000 TLİhlal yok
Çocuk (A)1.125.000 TL2.000.000 TLİhlal yok
Çocuk (B)1.125.000 TL0 TL1.125.000 TL ihlal

B’nin saklı payının 1.125.000 TL’lik kısmı ihlal edilmiştir. TMK m. 570 uyarınca tenkis önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse en yeni tarihliden başlayarak sağlararası kazandırmalardan yapılır. Bu nedenle ilk sırada eşe yapılan vasiyet indirilir.

Ancak eş de saklı paylı mirasçıdır ve kazandırmadan yalnızca kendi saklı payını aşan kısımla sorumludur (TMK m. 561). Eşin aldığı 4.000.000 TL’den kendi saklı payı olan 1.500.000 TL düşüldüğünde kalan 2.500.000 TL, B’nin 1.125.000 TL’lik eksiğini karşılamaya yeterlidir. Sonuç olarak B’nin saklı payı tümüyle vasiyetin tenkisiyle tamamlanır; A’ya yapılan bağışa sıra gelmez.

“Diğer taraftan, lehine kazandırma yapılan davalının da saklı pay mirasçısı olması durumunda, ona yapılan kazandırma tutarından saklı payı indirildikten sonra tenkise tabi kazandırma miktarının dikkate alınması gerekmektedir.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli, 2025/1141 E. ve 2025/2470 K. sayılı İlamı

Örnek, iki önemli sonucu gösterir. Birincisi, A kendi saklı payından fazlasını bağış yoluyla almış olduğundan saklı pay iddiasında bulunamaz; mirasçıya sağlığında yapılan kazandırma, o mirasçının saklı payına sayılır. İkincisi, tenkis sırası nedeniyle hangi kazandırmanın indirileceği, saklı pay tutarı kadar sonucu belirleyen bir unsurdur.

6. Saklı Pay Hesabında En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

Saklı pay hesabında sık yapılan hatalar ve tenkis matrahı tespiti (TMK m. 506, 507, 565); sağlararası tenkise tabi karşılıksız kazandırmaların hesaba katılmaması, eşin mal rejimi tasfiye alacağının borç olarak düşülmemesi, malların ölüm günü yerine dava tarihindeki durumuna göre değerlendirilmesi ve saklı payı bulunmayan kardeşlere pay tanınmasıdır. Bu usuli yanılgılar bilirkişi raporlarının ve hükmün bozulmasına yol açar.

Hesaptaki hatalar, ya ihlalin gözden kaçmasına ya da ihlal olmayan bir durumda dava açılarak yargılama giderleriyle karşılaşılmasına yol açar. Uygulamada en sık görülen hatalar ve sonuçları şunlardır:

Bağışları hesaba katmamak: Yalnızca ölüm anındaki mallar üzerinden yapılan hesap, sağlığında yapılan büyük bağışları görünmez kılar. Sonuç olarak saklı pay olduğundan düşük hesaplanır ve ihlal fark edilmez.

Yanlış değerleme tarihi: Taşınmaz değerlerinin dava tarihine göre alınması, özellikle değer artışının yüksek olduğu dönemlerde oranları bozar. Esas alınacak tarih ölüm tarihidir.

Mal rejimini atlamak: Eşin katılma alacağı düşülmeden yapılan hesapta tereke olduğundan büyük görünür; hem saklı paylar hem de tasarruf edilebilir kısım yanlış çıkar.

Bugünkü oranları eski ölümlere uygulamak: Ölüm tarihi 2007 değişikliğinden veya 01.01.2002'den önceyse, bugünkü oran tablosuyla yapılan hesap hatalı sonuç verir. Uygulanacak kanun, bölüm 1.2'deki geçiş kuralına göre ölüm tarihi esas alınarak belirlenmelidir.

Tapudaki intikali hak kaybı sanmak: Tapuda mirasçılar adına intikal yapılmış olması saklı pay talebini ortadan kaldırmaz; miras ölümle kendiliğinden kazanılır ve intikal yalnızca açıklayıcıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararı, bu gerekçeyle verilen ret kararını bozmuştur.

Terekenin bir bölümünü dışarıda bırakmak: Mahkeme, terekeyi temlik içi ve temlik dışı tüm unsurlarıyla kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Davacının vasiyet alacaklısına da mirasçı olması gibi gerekçelerle bu araştırmanın yapılmadan talebin reddedilmesi, bozma sebebidir.

7. Saklı Pay Hangi Durumlarda Talep Edilemez?

Saklı payın talep edilemeyeceği haller ve sıfat kaybı nedenleri (TMK m. 510, 528, 578, 605); mirasçılık sıfatını yitiren veya saklı payı terekeden tamamen karşılanan kişilerce ileri sürülemez. Haklı sebeple mirasçılıktan usulünce çıkarılan, mirastan yoksun kalan, geçerli feragat eden ya da mirası reddeden yasal mirasçı saklı pay isteyemez. Murisin vasiyetle pay bırakmaması saklı pay hakkını asla düşürmez.

Saklı payın talep edilemediği başlıca durumlar şunlardır:

Mirasçılıktan çıkarma: Mirasbırakan, kanunda sayılan ağır sebeplerden biri bulunduğunda ölüme bağlı tasarrufla saklı paylı mirasçıyı mirasçılıktan çıkarabilir. Çıkarma sebebi gerçekleşmemişse veya tasarrufta gösterilmemişse, çıkarılan kişi saklı payını isteyebilir.

Mirastan feragat: Mirasbırakanla resmi şekilde yapılan feragat sözleşmesi, saklı pay hakkını da kapsar. Feragatin kapsamı ve karşılık alınmasının sonuçları mirastan feragat sözleşmesi yazısında açıklanmıştır.

Mirasın reddi: Mirası reddeden mirasçı, mirasbırakandan önce ölmüş gibi değerlendirilir; paylar kalan mirasçılara göre yeniden hesaplanır. Ret süresi ve şekli için reddi miras süresi yazısına bakılabilir.

Saklı payın terekeden karşılanması: Mirasçı, temlik dışında kalan terekeden saklı payını alabiliyorsa ortada bir ihlal yoktur. Bu durumda yapılacak işlem tenkis değil, miras paylaşımıdır.

Mirasbırakanın vasiyetnamede bir çocuğuna “pay bırakmıyorum” demesi ise başlı başına mirasçılıktan çıkarma değildir. Danıştay 3. Dairesi 2020 tarihli kararında, vasiyetle mirastan pay bırakılmayan çocuğun saklı payının ve tenkis davası açma imkanının bulunduğunu, bu nedenle mirasbırakanın vergi borcundan sorumluluğu değerlendirilirken tenkis davası açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini kabul etmiştir. Mirasçının tereke borçlarından sorumluluğu mirasçının borçlardan sorumluluğu yazısında ele alınmıştır.

8. Saklı Pay İhlal Edilirse Hangi Yola Başvurulur?

Saklı pay ihlali, tenkis davası ve hak düşürücü süreler (TMK m. 560, 571); saklı payı zedelenen mirasçının başvuracağı hukuki yol asliye hukuk mahkemesinde tenkis davasıdır. Dava hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma, diğer kazandırmalarda ölüm tarihinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürede düşer; tenkis def’i ise süresiz ileri sürülebilir.

Tenkis davası asliye hukuk mahkemesinde, mirasbırakanın son yerleşim yerinde açılır (HMK m. 11). Dava, saklı payı aşan kazandırmayı alan kişiye yöneltilir; bu kişinin mirasçı olması gerekmez. Hangi yolun izleneceği, kazandırmanın türüne göre değişir:

Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılan kazandırma: Ölüme bağlı tasarruflar, tasarruf edilebilir kısmı aştığı ölçüde her durumda tenkise tabidir; başvurulacak yol tenkis davasıdır.

Sağlığında yapılan açık bağış: Bağış, TMK m. 565'te sayılan hallerden birine giriyorsa tenkise tabidir. Saklı payı etkisiz kılma amacı, tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir.

Satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünümünde bağış: Bu durumda öncelikle muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istenir, kabul edilmezse tenkis kademeli (terditli) olarak talep edilir; ayrıntılar mirastan mal kaçırma ve tapu iptal tescil davası yazısındadır.

Vasiyet alacaklısının ifa talebi: Vasiyet alacaklısı vasiyetin yerine getirilmesini dava ettiğinde, saklı paylı mirasçı tenkisi savunma (def’i) olarak ileri sürebilir.

Önemli: Tenkis davasına ilişkin 1 ve 10 yıllık süreler hak düşürücü niteliktedir; süre geçtikten sonra dava yoluyla saklı pay talep edilemez. Bir yıllık süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihte başlar; vasiyetname söz konusuysa bu tarih çoğu zaman vasiyetnamenin mirasçıya tebliğ edildiği tarihtir. Dava şartları, ispat yükü ve yargılama süreci tenkis davası rehberinde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

9. Sonuç ve Değerlendirme

Saklı pay iddiasında ilk adım, rakamı doğru kurmaktır. Bunun için mirasçılık belgesi, mirasbırakanın ölüm tarihindeki tüm malvarlığının kayıtları, sağlığında yapılan bağış ve devirlerin tapu ve banka belgeleri, borçlara ilişkin belgeler ve varsa vasiyetnamenin açılma kararı bir araya getirilmelidir.

Eşin yasal payının zümreye göre değişmesi, kardeşlerin saklı payının bulunmaması, mal rejimi tasfiyesinin önceliği ve tenkis sırası gibi unsurlar, aynı tereke üzerinde çok farklı sonuçlar doğurabilir. Hesabın ardından tenkis davası için öngörülen bir yıllık sürenin kısa olduğu gözetilerek sürecin özenle ve zamanında yürütülmesi, hak kaybı riskini azaltır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Mirasbırakan Hayattayken Saklı Pay İçin Dava Açılabilir mi?

Saklı pay için dava, ancak mirasbırakanın ölümüyle miras açıldıktan sonra açılabilir. Mirasbırakan hayattayken yaptığı vasiyet veya bağış, saklı paylı mirasçıya dava hakkı vermez. Tenkis davası için öngörülen bir yıllık süre de en erken mirasın açıldığı gün, yani mirasbırakanın ölüm tarihinde işlemeye başlar.

Saklı Pay Hakkı Mirasçılara Geçer mi?

Saklı pay hakkına dayanan dava hakkı, saklı paylı mirasçı tenkis davası için öngörülen süre dolmadan ölürse kendi mirasçılarına geçer. Süre saklı paylı mirasçının sağlığında dolmuşsa, onun mirasçıları bu hakka dayanarak tenkis davası açamaz. Bu nedenle sürenin hangi tarihte başladığı, ölüm tarihi itibarıyla ayrıca incelenmelidir.

Saklı Pay Mal Olarak mı Para Olarak mı Alınır?

Saklı payın mal veya para olarak alınması, tenkise konu tasarrufun türüne bağlıdır. Belirli bir mal vasiyet edilmiş ve bu mal değer kaybı olmadan bölünemiyorsa, kazandırmayı alan kişi malı alıkoyup tenkis tutarını ödemeyi veya malı bırakıp parasını almayı seçebilir. Mirasçı atanmasında ise tenkise saklı pay oranında karar verilir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesiyle Devredilen Mal Saklı Pay Hesabına Girer mi?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan devir, bakım karşılığında yapılan karşılıklı bir işlem olduğundan kural olarak tenkise esas terekeye eklenmez. Sözleşme, bakım amacından çok bağışı gizlemek ve mirastan mal kaçırmak için yapılmışsa muvazaa nedeniyle tapu iptali istenebilir; mirasbırakanın kendisinde kalan intifa hakkını başkasına bedelsiz kullandırması ise tenkise tabi olabilir.

Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar

Bu makale 27.10.2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 225, 499, 505, 506, 507, 508, 509, 561, 564, 565, 567, 570, 571, 669
  • 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17
  • 5650 sayılı Kanun (04.05.2007)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 11
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2026 tarihli, 2025/44 E. ve 2026/16 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.04.2024 tarihli, 2022/380 E. ve 2024/192 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli, 2025/1141 E. ve 2025/2470 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.05.2025 tarihli, 2024/4725 E. ve 2025/2611 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.05.2024 tarihli, 2023/2400 E. ve 2024/2744 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.02.2023 tarihli, 2021/8124 E. ve 2023/798 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 14.12.2021 tarihli, 2021/7816 E. ve 2021/12963 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.01.2022 tarihli, 2020/1350 E. ve 2022/371 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.12.2025 tarihli, 2025/5329 E. ve 2025/5935 K. sayılı İlamı
  • Danıştay 3. Dairesinin 04.03.2020 tarihli, 2016/15170 E. ve 2020/1251 K. sayılı Kararı
  • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı Kararı (kararlarda atıf yapıldığı biçimiyle)
Hukuki Sorumluluk Reddi Bu makalede yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmuş olup, hukuki danışmanlık veya görüş niteliği taşımamaktadır. Somut olaylar bakımından bir hukukçuya danışılması tavsiye olunur.