🔍 Bu Makalede Ne Bulacaksınız?
✓ Dolandırıcılık suçunun yasal tanımı ve suçun oluşması için aranan dört unsur
✓ Basit yalan ile cezalandırılabilir hile arasındaki sınırın yargı kararlarında nasıl çizildiği
✓ Hukuki ihtilaf gerekçesiyle verilen takipsizlik kararlarına itiraz usulü ve soruşturmanın genişletilmesi
✓ Basit ve nitelikli dolandırıcılıkta ceza, görevli mahkeme, zamanaşımı ve uzlaştırma tablosu
✓ 7589 sayılı Kanunla eklenen TCK m. 158/4 indirimi ile etkin pişmanlık ve HAGB rejimi
Dolandırıcılık suçu, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak onun veya bir başkasının zararına, kendisine veya üçüncü kişiye haksız bir yarar sağlamasıdır. Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Malvarlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde 157. maddede düzenlenmiştir. Kısa yanıt şudur: basit dolandırıcılık suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır, suç şikayete tabi olmayıp savcılıkça resen soruşturulur, asliye ceza mahkemesinde görülür, dava zamanaşımı 8 yıldır ve suç uzlaştırma kapsamındadır. Nitelikli haller TCK m. 158'de ayrıca düzenlenmiş olup ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer.
Uygulamada bireysel şikayetlerin önemli bir bölümü, hile unsurunun somut olarak ortaya konulamaması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlık hukuki niteliktedir gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmaktadır. Bu nedenle dolandırıcılık suçunda belirleyici olan, ödemenin yapılmış olması değil, ödemeyi doğuran iradenin hangi davranışla sakatlandığının delillendirilmesidir.
Konuyla ilgili diğer makalelere ''Ceza Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Dolandırıcılık Suçu Nedir (TCK 157)?
- 2. Dolandırıcılık Suçunun Unsurları
- 3. Hukuki İhtilaf mı Dolandırıcılık mı? Takipsizlik Kararlarında Kırılma Noktası
- 4. Dolandırıcılık Suçunun Cezası ve 2026 Yılı Değişiklikleri
- 5. Basit Dolandırıcılık Suçunda Uzlaştırma
- 6. Sonuç ve Değerlendirme
- 7. İlgili Makaleler
1. Dolandırıcılık Suçu Nedir (TCK 157)?
Dolandırıcılık suçu, hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması ve bu aldatma sonucunda mağdurun veya üçüncü kişinin zararına olarak failin ya da bir başkasının haksız yarar elde etmesidir. Suç hem malvarlığını hem de irade serbestisini korur. Basit hali TCK m. 157'de, nitelikli halleri TCK m. 158'de düzenlenmiştir.
Suçun temel hali, malvarlığına karşı işlenen bir suç olmakla birlikte yalnızca ekonomik değerleri korumaz. Fail, mağdurun karar verme sürecine müdahale ederek gerçeğe uygun olmayan bir irade oluşturmakta, mağdur da bu sakat irade üzerine malvarlığı tasarrufunda bulunmaktadır. Bu yönüyle dolandırıcılık, malvarlığının yanında hukuki işlem güvenliğini ve irade özgürlüğünü de koruyan karma nitelikli bir suç tipidir.
📜 KANUN METNİ —
"Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir."
— 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 157/1
1.1. Basit Dolandırıcılık ile Nitelikli Dolandırıcılık Arasındaki Fark
Basit dolandırıcılık, suçun TCK m. 158'de sayılan nitelikli hallerden hiçbirine girmeyen, çoğunlukla yüz yüze ilişkide gerçekleşen temel biçimidir. Nitelikli haller ise dinsel inancın istismarı, kişinin içinde bulunduğu zor durumdan yararlanma, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması, bilişim sistemlerinin veya banka ile kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, tacir veya şirket yöneticisi sıfatıyla ticari faaliyet sırasında işlenme ve kendisini kamu görevlisi ya da banka çalışanı olarak tanıtma gibi durumları kapsar. Nitelendirmedeki bu fark yalnızca ceza miktarını değil, görevli mahkemeyi, uzlaştırma imkanını ve zamanaşımı süresini de değiştirir.
| Karşılaştırma Ölçütü | Basit Dolandırıcılık (TCK 157) | Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) |
|---|---|---|
| Hapis cezası | 1 yıldan 5 yıla kadar | 3 yıldan 10 yıla kadar |
| Adli para cezası | Beşbin güne kadar | Beşbin güne kadar; belirli bentlerde menfaatin iki katından az olamaz |
| Görevli mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesi | Ağır Ceza Mahkemesi |
| Şikayet | Şikayete tabi değil, resen soruşturulur | Şikayete tabi değil, resen soruşturulur |
| Uzlaştırma | Kapsamdadır (CMK m. 253) | Kapsam dışıdır |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl | 15 yıl |
| Örnek görünüm | Yüz yüze ikna, sahte senaryo ile borç alma | Sahte polis araması, bilişim sistemiyle sahte satış, IBAN üzerinden tahsilat |
1.2. Daha Az Cezayı Gerektiren Hal (TCK 159)
Dolandırıcılığın bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Bu hüküm, failin gerçekte var olan bir alacağını hileli yolla tahsil ettiği durumlara özgüdür ve genel dolandırıcılıktan farklı olarak şikayete tabidir. Uygulamada bu ayrım gözden kaçtığında, aslında TCK m. 159 kapsamında kalan bir eylem için temel hükümden ceza verilmesi bozma sebebi oluşturmaktadır.
2. Dolandırıcılık Suçunun Unsurları
Dolandırıcılık suçunun oluşması için dört unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir: kandırmaya elverişli hileli davranış, mağdurun bu davranış nedeniyle aldanması, aldanma sonucu yapılan malvarlığı tasarrufu ve bu tasarrufun yol açtığı zarar ile haksız yarar. Unsurlardan birinin eksikliği halinde suç oluşmaz.
Yargı kararlarında bu unsurlar sistematik biçimde ele alınmaktadır. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli kararına ekli karşı oy gerekçesinde, dairelerin ve Ceza Genel Kurulunun ortak kabulü şu üç başlıkta özetlenmiştir: failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarda bulunması, hileli davranışların mağduru aldatabilecek nitelikte olması ve fail tarafından mağdurun veya bir başkasının aleyhine haksız yarar sağlanması.
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve dairelerin dolandırıcılık suçu yönünden ortak olarak kabul ettiği unsurlar şunlardır; 1- Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarda bulunması, 2- Hileli davranışların mağduru aldatabilecek nitelikte olması, 3- Failin hileli davranışlar sonucunda mağdurun veya başkasının aleyhine, kendisi veya başkası lehine haksız bir yarar sağlamasıdır."
— Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2022/9201 E. ve 2026/1369 K. sayılı İlamı karşı oy gerekçesi
2.1. Hileli Davranış: Basit Yalan Suç Oluşturur mu?
Salt yalan söylemek dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Yalanın hile sayılabilmesi için aldatma kabiliyetinin yüksek olması, muhatabın inceleme ve araştırma eğilimini etkisiz bırakacak yoğunluğa ulaşması ve gerektiğinde sahte belge düzenleme, sahte kimlik kullanma ya da kurgulanmış bir senaryo gibi dış hareketlerle desteklenmesi gerekir. Basit bir çabayla gerçeğe ulaşılabilecek durumlarda hile unsuru gerçekleşmiş sayılmaz.
"Ancak sadece yalan söylemek, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Kanun koyucu yalanı belirli bir takım şekiller altında yapıldığı ve kamu düzenini bozacak nitelikte bulunduğu hallerde cezalandırmaktadır."
— Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2014 tarihli, 2013/262 E. ve 2014/37 K. sayılı İlamı
Bu ölçüt iki yönlü işler. Bir yandan her ödenmemiş borcu suç haline getirmeyi engeller, diğer yandan hilenin yoğunluğu ispatlandığında olayın hukuki ihtilaf sayılmasının önüne geçer. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli kararında, indirimli ürün satışı vaadiyle katılanlardan para alan sanığın eyleminin, denetleme yeteneğini ortadan kaldıran nitelikli bir yalan boyutuna ulaşıp ulaşmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği belirtilmiştir (karardan aktarılarak özetlenmiştir).
2.2. Hile ile Zarar Arasındaki İlliyet Bağı
Mağdurun malvarlığındaki azalma, doğrudan failin uyguladığı hileli davranışın sonucu olmalıdır. Mağdur, failin beyanlarına inanmamış ve zarar başka bir sebeple doğmuşsa nedensellik bağı kopar ve suç oluşmaz. Aynı şekilde, mağdur hataya düşmeseydi de aynı tasarrufta bulunacak olduğu söylenebiliyorsa illiyet bağının bulunmadığı sonucuna varılır.
2.3. Zarar, Yarar ve Suçun Tamamlanma Anı
Suçun tamamlanması için mağdurun veya üçüncü kişinin malvarlığında eksilme, failin veya bir başkasının malvarlığında ise artış meydana gelmelidir. Zararın kesin miktarının tespit edilmiş olması şart değildir, malvarlığında olumsuz bir sonucun doğması yeterlidir. Buna karşılık yalnızca şifre veya kişisel bilgilerin hileyle elde edilmesi, henüz haksız yarar sağlanmadığı sürece dolandırıcılık suçunu tamamlamaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli kararına konu olayda, hile ile hesap bilgileri elde edildikten sonra transferin bizzat failler tarafından yapılması durumunda eylemin dolandırıcılık mı yoksa bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık mı sayılacağı tartışılmış, daire çoğunluğu ile bölge adliye mahkemesi arasındaki uyuşmazlık nedeniyle dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
2.4. Manevi Unsur
Dolandırıcılık yalnızca kastla işlenebilen bir suçtur, taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin aldatma iradesi ile birlikte kendisine veya başkasına yarar sağlama bilincine sahip olması gerekir. Kanun özel bir saik aramadığından genel kast yeterlidir.
2.5. Fail, Mağdur ve Suçtan Doğrudan Zarar Gören
Dolandırıcılık özgü suç değildir, herkes fail veya mağdur olabilir. Ancak aldatılan kişi ile mağdur her zaman aynı kişi olmayabilir. Mağdur sıfatı, aldatma sonucu malvarlığında doğrudan eksilme meydana gelen kişiye aittir. Bu ayrım, davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkı bakımından belirleyicidir.

3. Hukuki İhtilaf mı Dolandırıcılık mı? Takipsizlik Kararlarında Kırılma Noktası
Bir olayın hukuki ihtilaf sayılabilmesi için taraflar arasında gerçek bir sözleşme ilişkisinin bulunması ve edimin yerine getirilmemesinin baştan itibaren aldatma kastına dayanmaması gerekir. Failin başlangıçtan beri edimi ifa niyeti yoksa ve bunu gizleyen bir kurgu varsa, uyuşmazlık hukuki ihtilaf değil dolandırıcılık suçudur.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, savcılığın şikayet dilekçesi üzerine yeterli araştırma yapmadan olayı ticari ilişkiden kaynaklı hukuki ihtilaf sayarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi, sulh ceza hakimliğinin de itirazı reddetmesidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin son yıllardaki kanun yararına bozma kararları, bu pratiği açıkça hukuka aykırı bulmaktadır. Ortak gerekçe şudur: Cumhuriyet savcısı, ihbar veya şikayet üzerine derhal işin gerçeğini araştırmaya başlamak, şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. Ortada usulüne uygun bir soruşturma yoksa, itiraz mercii soruşturmanın genişletilmesine karar vermelidir.
| Karar Künyesi | Somut Olay | Bozma Gerekçesi |
|---|---|---|
| Yargıtay 11. CD, E: 2023/2420, K: 2024/640, T: 22.01.2024 | Tanışma sitesi üzerinden kurulan duygusal ilişkide güven sağlanarak muhtelif tarihlerde para alınması | Şüphelinin benzer eylemlerine ilişkin dosyalar getirtilmeden, para transferlerinin akıbeti araştırılmadan verilen takipsizlik kararı eksik soruşturmaya dayanmaktadır |
| Yargıtay 11. CD, E: 2024/2995, K: 2024/7352, T: 03.06.2024 | Sosyal medya reklamıyla yönlendirilen uygulamada günlük görev karşılığı kazanç vaadi | Dekontlardaki hesap sahipleri ve hat kullanıcısı tespit edilmeden basit yalan denilerek karar verilmesi hukuka aykırıdır |
| Yargıtay 11. CD, E: 2024/4024, K: 2025/911, T: 20.01.2025 | Sosyal medya üzerinden ayakkabı satışı, bedel alındıktan sonra iletişimin kesilmesi | Şüphelinin ifadesi dahi alınmadan, benzer soruşturma dosyaları araştırılmadan hukuki ihtilaf denilemez |
| Yargıtay 11. CD, E: 2025/799, K: 2025/11397, T: 15.09.2025 | Ucuz akaryakıt vaadiyle akaryakıt istasyonu işletmecisinden 200.000 TL peşinat alınması | Telefon ve IBAN bilgileri dosyada olmasına rağmen şüpheliler tespit edilmeden karar verilmesi eksik soruşturmadır |
3.1. Soruşturmada Yapılması Gereken Asgari İşlemler
Yargı kararlarında, dolandırıcılık soruşturmalarında araştırılması zorunlu görülen hususlar somutlaştırılmıştır. Bunlar arasında paranın gönderildiği hesap sahiplerinin ve iletişim kurulan hat sahiplerinin kimlik ile adres bilgilerinin tespiti, banka hesap hareketleri ve taraflar arasındaki yazışmaların incelenmesi, HTS kayıtlarının getirtilmesi ve failin benzer eylemleri nedeniyle başka soruşturma veya kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığının araştırılması yer alır.
"başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastı bulunup bulunmadığının tespiti açısından UYAP kayıtları üzerinde araştırma yapılarak benzer eylemleri nedeniyle sanık hakkında soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının araştırılması"
— Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli, 2024/760 E. ve 2024/975 K. sayılı İlamı
3.2. Takipsizlik Kararına İtiraz Usulü
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, suçtan zarar görene tebliğ edilir. Tebliğden itibaren on beş gün içinde, kararı veren savcılığın yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olay ve deliller gösterilir. Sulh ceza hakimliği, yeterli delil bulunmaması halinde itirazın reddine, yeterli delil bulunması halinde itirazın kabulüne ya da eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilir.
4. Dolandırıcılık Suçunun Cezası ve 2026 Yılı Değişiklikleri
Basit dolandırıcılık suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkra uyarınca, suça iştiraki yalnızca hesabını veya ödeme aracını başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezası yarı oranında indirilir.
4.1. Temel Ceza ve Adli Para Cezasının Hesaplanması
Hakim, temel cezayı belirlerken hilenin yoğunluğunu, zararın ağırlığını, mağdurun durumunu ve suçun işleniş biçimini dikkate alır. Nitelikli hallerin bir kısmında adli para cezası bakımından özel bir hesaplama usulü öngörülmüştür.
"adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği"
— Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli, 2021/13098 E. ve 2022/20359 K. sayılı İlamı
4.2. Hesabını veya Kartını Kullandıranlar İçin Yeni İndirim (TCK m. 158/4)
Kamuoyunda hesap kiralama olarak bilinen fiil, uygulamada çoğunlukla asli faillik kapsamında değerlendiriliyor ve TCK m. 39'daki yardım edene özgü indirim uygulanmıyordu. 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesiyle bu duruma özgü bir indirim sebebi getirilmiştir. Düzenleme bir cezasızlık hali değildir, kusurla orantılı bir indirim öngörmektedir.
📜 KANUN METNİ —
"Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir."
— 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/4 - 7589 sayılı Kanun m. 13, RG 31.07.2026, S. 33326
Kanun, derdest ve kesinleşmiş dosyalar için geçiş hükümleri de öngörmüştür. Kanun yolu incelemesinde bulunan ve yeni fıkranın uygulanacağı dosyalar bakımından bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi, infaz aşamasındaki hükümlülerden haklarında TCK m. 168 uygulanmamış olanlar bakımından ise mahkemece yapılacak ihtar üzerine zararın giderilmesine imkan tanınması öngörülmüştür.
4.3. Etkin Pişmanlık ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Etkin pişmanlık, dolandırıcılık suçunda cezayı önemli ölçüde etkileyen kurumdur. Fail, azmettiren veya yardım eden, kovuşturma başlamadan önce mağdurun zararını aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderirse cezada üçte ikiye kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderirse yarıya kadar indirim yapılır. Kısmi iadede indirimden yararlanılabilmesi için mağdurun rızası aranır.
7589 sayılı Kanunla CMK m. 231'in beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden düzenlenmiştir. Yeni rejimde hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranmakta, denetim süresi beş yıl olarak uygulanmaktadır. Zararın derhal giderilememesi halinde taksitlendirme imkanı öngörülmüştür.
| Kurum | Uygulama Şartı | Sonuç |
|---|---|---|
| TCK m. 158/4 indirimi | İştirakin yalnızca hesap veya ödeme aracını verme fiiliyle sınırlı kalması | Verilecek cezada yarı oranında indirim |
| TCK m. 168/1 etkin pişmanlık | Zararın kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmesi | Üçte ikiye kadar indirim |
| TCK m. 168/2 etkin pişmanlık | Zararın kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce giderilmesi | Yarıya kadar indirim |
| CMK m. 231 HAGB | Ceza 2 yıl veya daha az, sabıkasızlık ve zararın giderilmesi | Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5 yıl denetim |
| CMK m. 253 uzlaştırma | Eylemin TCK m. 157 kapsamında kalması | Uzlaşma sağlanırsa kamu davası açılmaz veya düşer |
5. Basit Dolandırıcılık Suçunda Uzlaştırma
Basit dolandırıcılık suçu uzlaştırma kapsamındadır. Mahkeme, eylemin TCK m. 157 kapsamında kaldığını kabul ediyorsa hüküm kurmadan önce dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermek zorundadır. Bu işlem yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırılık oluşturur ve bozma sebebidir.
TCK m. 157/1'de düzenlenen basit dolandırıcılık, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle CMK m. 253 ve 254'te yapılan değişiklik sonucunda uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Uzlaştırma bir tercih değil, yasal zorunluluktur. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılıktan dava açılmış olsa bile, yargılama sırasında eylemin basit dolandırıcılık olduğu kabul edilirse dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerekir. Uygulamada, görevsizlik kararıyla ağır ceza mahkemesine gelen dosyalarda dahi eylemin TCK m. 157 kapsamında kaldığı belirlendiğinde uzlaştırma prosedürünün işletildiği görülmektedir.
Uzlaştırma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına dair raporun büroya verildiği tarihe kadar dava zamanaşımı durur. Bu husus, özellikle uzun süren dosyalarda zamanaşımı hesabı bakımından belirleyicidir.
6. Sonuç ve Değerlendirme
Dolandırıcılık suçunda dosyanın kaderini belirleyen unsur çoğu zaman zararın miktarı değil, hilenin teknik olarak ortaya konulup konulamamasıdır. Şikayet dilekçesinin yalnızca ödeme yapıldığını anlatması halinde, savcılık olayı sözleşmeden kaynaklanan hukuki ihtilaf sayarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilmektedir. Buna karşılık banka dekontları, yazışma kayıtları, hat ve hesap bilgileri, failin benzer eylemlerine ilişkin dosyalar ile HTS kayıtlarının baştan itibaren talep edilmesi, hem soruşturmanın genişletilmesi kararının alınmasını hem de kamu davasının açılmasını mümkün kılmaktadır.
Şüpheli konumundaki kişiler bakımından ise 2026 yılı önemli bir değişiklik getirmiştir. Suça katkısı yalnızca hesabını veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı kalan kişiler için TCK m. 158/4 kapsamında yarı oranında indirim öngörülmüş, kanun yolu ve infaz aşamasındaki dosyalar için geçiş hükümleri düzenlenmiştir. Ayrıca yeniden düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması rejimi ile etkin pişmanlık hükümleri, zararın giderilmesini süreç yönetiminin merkezine yerleştirmiştir.
Her somut olayda hilenin yoğunluğu, mağdurun konumu, olayın gelişimi ve failin kastının içeriği birlikte değerlendirildiğinden, hem şikayet hem de savunma sürecinde delillerin usulüne uygun biçimde toplanması ve hukuki nitelendirmenin doğru yapılması belirleyici olmaktadır. Sürecin ceza muhakemesi usulüne hakim bir vekil aracılığıyla yürütülmesi, hak kayıplarının ve süre aşımlarının önlenmesi bakımından önem taşır.
¹ TEZCAN, ERDEM, ÖNOK - Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku -syf. 790 - Seçkin - 16. Baskı - Ankara.
² TEZCAN, ERDEM, ÖNOK - Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku -syf. 805-806 - Seçkin - 16. Baskı - Ankara.
³ TEZCAN, ERDEM, ÖNOK - Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku -syf. 809 - Seçkin - 16. Baskı - Ankara.
⁴ TEZCAN, ERDEM, ÖNOK - Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku -syf. 810 - Seçkin - 16. Baskı - Ankara.












