...
6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu kapsamında karot örneği alınarak depreme dayanıksız olduğu iddia edilen eski binanın görünümü ve bu idari rapora karşı yapılacak riskli yapı tespitine itiraz prosedürleri ile kentsel dönüşüm iptal davası süreçlerini sembolize eden; dış cephe kiremitleri yıpranmış, pencereleri ve çatısı deforme olmuş çok katlı eski ahşap ve kagir yapı modelinin alt açıdan dış görünümü.

Riskli Yapı Tespitine İtiraz: 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Rehber

Temmuz 19, 2026
6292 sayılı Kanun kapsamında orman vasfını yitirmiş hazine arazileri üzerinde zilyetliği bulunan hak sahiplerinin yasal başvuru yöntemlerini ve 2B arazisi satın alma süreçlerini sembolize eden; yoğun ve sık yeşil orman ağaçlarının önünde, geniş çim alan ve patika yolun ortasında konumlanmış, üç katlı ahşap orman evi ve kırsal yerleşim yapısının önden görünümü.

2B Arazisi Satın Alma Süreci: Hak Sahipliği, Bedel ve Güncel Yargı Kararları

Temmuz 21, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Tapu Tahsis Belgesi ile Tapu Devri Süreci: Şartlar, Dava Yolu ve Tazminat

Makale Yol Haritası
Belgenin Hukuki Niteliği ➔ Tapuya Dönüşüm Şartları ➔ Görevli Yargı Yolu ➔ Hakkın Devri ➔ Tapu Verilemezse Tazminat

Tapu tahsis belgesi, 2981 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen ve sahibine mülkiyet hakkı değil, taşınmazın fiilî kullanımını belgeleyen kişisel (şahsi) bir hak sağlayan zilyetlik belgesidir. Uygulamada "gecekondu tapusu" olarak anılması, belgenin tapu senedi ile eşdeğer sanılmasına yol açmakta; bu yanılgı ise yıllar süren tapu iptali ve tescil davalarıyla sonuçlanmaktadır.

Belgenin tapuya dönüşmesi kendiliğinden gerçekleşmez. Yargıtay uygulamasında, tahsise konu yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için altı koşulun birlikte gerçekleşmesi aranır. Bu koşullardan biri eksikse tescil talebi reddedilir; kimi hâllerde ise talep, adli yargı yerine idari yargıda çözümlenir. Aşağıda süreç, doğrulanmış yargı kararları ve mevzuat metinleri üzerinden adım adım açıklanmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Gayrimenkul Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Tapu Tahsis Belgesi Nedir?

Tapu tahsis belgesi, 2981 sayılı Kanun uyarınca kamu taşınmazı üzerindeki gecekondu sahibine verilen, mülkiyeti değil fiilî kullanımı ve kişisel hakkı belgeleyen bir zilyetlik belgesidir. Tapu sicilinin beyanlar hanesine işlenir ve ıslah imar planı ya da kadastro planı yapıldıktan sonra verilecek tapuya esas teşkil eder.

Belge, imar affı olarak bilinen düzenlemenin bir görünümüdür. Amaç, kentlere göç eden dar gelirli vatandaşların barınma ihtiyacını karşılamak ve imar mevzuatına aykırı yapılardan belli şartları taşıyanları hukukileştirmektir. Bu nedenle belge, klasik anlamda bir mülkiyet aracı olarak değil, kanunun öngördüğü idari sürecin bir aşaması olarak tasarlanmıştır.

📜 KANUN METNİ — 

''Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "Tapu Tahsis Belgesi" verilir.''

— Mülga 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6758 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun m. 10/a

Not: 2981 sayılı Kanun, 6306 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri uyarınca 31.05.2023 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Kanun yürürlükteyken doğmuş hak sahipliği talepleri bakımından değerlendirme, işlem ve dava tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre yapılmaktadır.

1.1. Belgenin Hukuki Niteliği: Şahsi Hak mı, Ayni Hak mı?

Tapu tahsis belgesi ayni hak doğurmaz. Türk Medeni Kanunu taşınmazlarda hak sahipliğini belirlerken tapu senedini esas alır; tapu senedi herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak sağlar. Tapu tahsis belgesi ise yalnızca kişinin taşınmazı elinde bulundurduğunu gösterir ve belge sahibine mülkiyet hakkı tanımaz.

Bu ayrım, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763 Esas, 1996/864 Karar sayılı kararından bu yana istikrarlı biçimde uygulanmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de, kanunda öngörülen şartlar yerine getirilmediği için tescil edilemeyen taşınmaz bakımından başvurucunun meşru beklenti kapsamında dahi bir hak veya alacağının bulunmadığını kabul etmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise bu belgenin şartlı bir hak sağladığını, uzun süreli kullanımın tek başına mülkiyet hakkı doğurmayacağını benimsemiştir (aktarım: Yargıtay HGK, E: 2022/289, K: 2023/1135).

"Bu durumda mahkemece 2981 sayılı Kanun uyarınca davacı adına düzenlenen tahsis belgesinin iptali nedeniyle davacının ödediği bedelin güncellenmiş değeri olan 3.624,26 TL’ye hükmedilmesi, taşınmaz üzerinde bulunan yapı yönünden ise davacının gecekonduyu yaptığı tarihte iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden, konusunda olan uzman bilirkişiler aracılığıyla gerektiğinde mahallinde yeniden keşif de yapılarak TMK'nın 723 üncü maddesi dikkate alınmak suretiyle yapının asgari levazım bedeli belirlenerek bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davaya konu taşınmaz ve üzerindeki yapının dava tarihi itibariyle belirlenen rayiç değerine hükmedilmesi yerinde değildir."

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2023 tarihli, 2022/289 E. ve 2023/1135 K. sayılı İlamı

Buna karşılık belge, hiçbir hukuki değer taşımayan bir kâğıt da değildir. Danıştay, belgenin kanunun aradığı şartların gerçekleşmesi hâlinde mülkiyeti kazandırabilecek nitelikte olduğunu; bu nedenle belge sahibinin taşınmaza ilişkin imar planlarına karşı dava açma ehliyetinin bulunduğunu kabul etmektedir.

"Bu durumda, davacının daha önce hak sahibi olduğunu belirtilen ve hak sahipliğini gösteren tapu tahsis belgesi sahibi ...'dan taşınmazı satış yoluyla devraldığı, bu yöntemle mülkiyete ilişkin hak sahipliğinin kendisine geçtiğini ileri sürdüğü yapının satış yoluna devrine ilişkin emlak beyannamesinin tapu tahsis makbuzlu olarak temyiz dilekçesi ekinde sunduğu, ilaveten temyiz dilekçesinde maliki olduğunu belirttiği taşınmazın temyize konu kararda maddi hatalı olarak ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz olarak yazıldığı, oysa dava konusu edilmesi gereken taşınmazın ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz olduğu, karışıklığın buradan ileri geldiğinin öne sürüldüğü görüldüğünden, İdari Dava Dairesince hak sahipliğinin kendisine geçtiğini gösteren davacı adına düzenlenen bir tapu tahsis belgesinin bulunup bulunmadığı, temyize konu kararda belirtilen maddi hatanın bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir."

— Danıştay 6. Dairesinin 04.06.2024 tarihli, 2020/6441 E. ve 2024/3582 K. sayılı İlamı

1.2. Tapu Senedi ile Tapu Tahsis Belgesi Arasındaki Farklar

Aşağıdaki karşılaştırma, iki belgenin doğurduğu hukuki sonuçları özetlemektedir.

Tapu Senedi ile Tapu Tahsis Belgesi Karsilastirmasi
Karsilastirma Olcutu Tapu Senedi Tapu Tahsis Belgesi
Sagladigi hak Mutlak (ayni) hak - mulkiyet Nispi (sahsi) hak - zilyetlik
Kime karsi ileri surulur Herkese karsi Yalnizca iliskinin tarafina karsi
Tapu sicilindeki yeri Mulkiyet sutununda tescil Beyanlar hanesinde gosterim
Dayanagi 4721 sayili Turk Medeni Kanunu 2981 sayili Kanun (mulga: 31.05.2023)
Tek basina yeterliligi Mulkiyeti ispat icin yeterli Tescil icin tek basina yeterli degil
Idarece iptali Ancak mahkeme karariyla duzeltilir Idari islemle iptal edilebilir

2. Tapu Tahsis Belgesi Tapuya Nasıl Çevrilir? (6 Şart)

Tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilebilmesi için altı koşulun birlikte gerçekleşmesi aranır: geçerliliğini koruyan bir belge bulunması, tahsise konu yerde imar veya ıslah imar planı yapılmış olması, ilgiliye başka yerden tahsis yapılmamış olması, yerin kamu hizmetine ayrılmamış olması, keşifle yer tespiti yapılması ve arsa bedelinin ödenmiş ya da depo edilmiş olmasıdır.

Bu koşullar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararlarında ayrıntılı biçimde sıralanmaktadır. Şartlardan yalnızca birinin gerçekleşmemesi dahi tescil talebinin reddine yol açar.

"Davacının tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminin dinlenilebilmesi için kendi üzerine düşen edimlerin tam olarak yerine getirmiş olması gereklidir. Dosyada yer alan belgelerden zemin değeri ile harç ve diğer masraflardan oluşan tapu tahsis belgesine dayalı satış bedeli toplamının 160.910,00 TL olduğu tespit edilmektedir. Davacının tapu tahsis belgesine dayalı satış bedelinin 2.000,00 TL'nı ödediği dosya kapsamından belli ise de kalan satış bedelini ödediğini davacı kanıtlayamamıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifada sıra" başlıklı 97 nci maddesinde yer alan "karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir" hükmü gereğince davacı tarafından ödenmeyen tahsis bedelinin depo edilmesi zorunludur."

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.01.2023 tarihli, 2021/8163 E. ve 2023/199 K. sayılı İlamı

Tapu Tahsis Belgesinin Tapuya Cevrilmesinde Aranan 6 Sart
Sira Aranan Sart Uygulamadaki Karsiligi
1 Gecerli bir tapu tahsis belgesi bulunmasi Belgenin asli getirtilir; idarece iptal edilip edilmedigi arastirilir
2 Imar veya islah imar planinin yapilmis olmasi 3194 sayili Kanun m. 18 ya da 2981 sayili Kanun uyarinca uygulama aranir
3 Baska yerden tahsis yapilmamis olmasi Ayni kisiye mukerrer tahsis bulunmadigi idareden sorulur
4 Yerin kamu hizmetine ayrilmamis olmasi Yol, park, gunubirlik tesis veya kiyi kenar cizgisi icinde kalmamalidir
5 Kesif ile yer ve nitelik tespiti Tahsise konu yer ile dava konusu tasinmazin ayni yer oldugu belirlenir
6 Arsa bedelinin odenmis olmasi Odenmemisse rayic deger uzerinden eksik bedel hukumden once depo edilir

2.1. Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Kesintisi

Tescil koşulları oluşsa dahi tahsis edilen alanın tamamı tescil edilmez. Tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payı hak sahibini de bağlar; bu oranda indirim yapıldıktan sonra kalan miktarın tescili gerekir. Uygulamada DOP oranının hangi belgeye dayanılarak ve hangi yöntemle hesaplandığının dosyada açıkça ortaya konulmaması, bozma sebebi sayılmaktadır.

2.2. Bedelin Ödenmemiş Olması Hâlinde Depo Zorunluluğu

Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifasını isteyen tarafın kendi borcunu ifa etmiş veya ifasını önermiş olması gerekir. Bu nedenle tahsis bedelini ödemeyen hak sahibinin tescil talebi dinlenmez. Bedelin bir kısmı ödenmişse, ödenmeyen kısmın oranı belirlenir ve bu oranın taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine karşılık gelen tutarı mahkeme veznesine ya da belirlenecek tevdi mahalline depo ettirilir.

2.3. Kişisel Nitelikteki Engeller (Ev veya İş Yeri Sahibi Olmama)

2981 sayılı Kanun, arsa tahsis edilecek kişinin, kendisinin, eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya, bir eve, bağımsız bölüme veya bir bölümü iş yeri olarak kullanılan yapıya sahip olmamasını aramaktadır. Bu koşulu taşımayan kişilere tahsis yapılamaz; koşulun ihlali, sonradan açılan tescil davalarının reddedilmesine yol açmaktadır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E: 2023/5682, K: 2024/5303, T: 27.11.2024).

3. Tapu Tahsis Belgesi Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Görevli yargı yolu talebin niteliğine göre belirlenir. Hak sahipliğinin tespiti ve idarece tapu verilmesi amaçlanıyorsa uyuşmazlık idari yargıda; belge geçerliliğini korurken özel hukuk ilişkisine dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat isteniyorsa adli yargıda çözümlenmektedir. Nitelendirme, tarafların adlandırmasına değil talebin özüne göre yapılır.

Uyuşmazlık Mahkemesi, 2981 sayılı Kanun kapsamındaki hak sahipliği taleplerinde idari yargıyı görevli kabul etmektedir. Gerekçe, idarenin hak sahibi olduğu saptanan kişilere tapu verme yetkisini idari nitelik taşıyan uygulama işlemlerinin doğrudan bir sonucu olarak kullanması ve bu yolla kurulan mülkiyetin Medeni Kanun hükümleri dışında idari bir işlemin icrası niteliğini taşımasıdır.

"davacıların anılan taşınmazın üzerinde yer alan gecekondu için 2981 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvuru sonucunda tapu tahsis belgesi düzenlendiği ve arsanın davalı idareye devredildiği, yıkılan yapının 1. Etap sınırları dışında kaldığı ileri sürülerek, taşınmazın emsali arsanın davacılar adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde verilmesi gereken 1,5 daire karşılığı rayiç değerin tespit edilerek belirlenecek tutarın ödenmesi, aksi halde güncel müspet zararın tazmini istemiyle bu davanın açıldığı; davacıların dava açmaktaki asıl amacının, taşınmazın Medeni Kanun hükümleri uyarınca adına tescilini sağlamak değil, 2981 sayılı Kanun ile 6306 sayılı Kanun'da öngörülen hak sahipliğinin tespiti veya taşınmaz bedelinin tespiti ile taraflarına ödenmesi talebini içerdiği, bu istemin ise 2981 ve 6306 sayılı Kanun'lar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır."

— Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 07.10.2024 tarihli, 2024/220 E. ve 2024/331 K. sayılı İlamı

Buna karşılık, ortada iptali istenen bir idari işlem bulunmuyor ve talep doğrudan tapu iptali ile tescile veya ikinci kademede tazminata yönelikse, Yargıtay uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiğini kabul etmiştir. Nitekim aynı yönde bir kararda, idari bir işlem ve kararın iptalinin istenmediği hâllerde uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay HGK, E: 2022/289, K: 2023/1135 içinde aktarılan Özel Daire kararı).

Tapu Tahsis Belgesi Uyusmazliklarinda Gorevli Yargi Yolu
Talebin Niteligi Gorevli Yargi Yolu Dayanak
Hak sahipliginin tespiti / idarece tapu verilmesi Idari yargi Uyusmazlik Mahkemesi, E: 2021/577, K: 2021/557
Kentsel donusumde bagimsiz bolum / arsa tahsisi Idari yargi Uyusmazlik Mahkemesi, E: 2024/220, K: 2024/331
Tapu tahsis belgesinin iptaline iliskin idari islem Idari yargi Danistay 10. Daire, E: 2016/12267, K: 2021/4296
Idari islem iptali istenmeksizin tapu iptali ve tescil Adli yargi Yargitay HGK, E: 2022/289, K: 2023/1135
Belgeye dayali sahsi hakkin devrinden dogan uyusmazlik Adli yargi Yargitay 7. HD, E: 2025/1490, K: 2025/2147

4. Tapu Tahsis Belgesindeki Hak Devredilebilir mi?

Tapu tahsis belgesinin sağladığı hak şahsi nitelikte olduğundan, belge geçerliliğini koruduğu sürece noterde düzenlenecek taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle devredilebilir. Ancak belge idarece iptal edilmişse veya devre konu yapı için düzenlenmiş bir belge hiç yoksa, silsile yoluyla devir hukuken sonuç doğurmaz.

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, henüz var olmayan bir hakkın devredilmeye çalışılmasıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararında; tapu tahsis belgesi tek katlı mesken için verilmişken, üzerine ilave katlar yapılarak oluşacak dairelerin adi yazılı sözleşmeyle devredilmesi taahhüdünün, tapu tahsis belgesindeki şahsi hakkın devri olarak yorumlanamayacağı; tapulu taşınmaz bakımından ise devrin ancak resmî şekilde yapılabileceği belirtilmiştir (E: 2025/1490, K: 2025/2147, T: 21.04.2025 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).

Belgenin geçerliliğini yitirmesi hâlinde de devir zinciri çöker. Danıştay, aynı belediye sınırları içinde eşi adına da tapu tahsis belgesi düzenlendiği gerekçesiyle geçersiz sayılan belgeye dayalı hakların devredilemeyeceği sonucuna varmıştır.

"Bu durumda ... adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesinin hukuki geçerliliği bulunmadığı anlaşıldığından, bu tapu tahsis belgesine dayalı olan hakların noterde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlenerek silsile yoluyla davacıya geçmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmış olup; taşınmazın ...'nin tapu tahsis belgesine dayalı olarak davacı tarafından satışı istenilen 3671/6488 hissesinin tekrar Maliye Hazinesi adına tescilinin yapılması yolunda tesis olunan İstanbul Defterdarlığı Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın işlemi ile taşınmazın tekrar Maliye Hazinesine adına tescilini uygun bulan Belediye Encümeninin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır."

— Danıştay 10. Dairesinin 27.09.2021 tarihli, 2016/12267 E. ve 2021/4296 K. sayılı İlamı

5. Tapu Verilemiyorsa Ne Kadar Tazminat İstenebilir?

Tapu iptali ve tescile hükmedilmesi imkânsız hâle gelmişse, hak sahibi taşınmazın rayiç bedelini değil, tahsis sırasında ödediği bedelin güncellenmiş değerini isteyebilir. Taşınmaz üzerindeki yapı bakımından ise Türk Medeni Kanunu m. 723 uyarınca, iyiniyet durumuna göre uygun tazminata ya da asgari levazım bedeline hükmedilir.

Bu ayrım, tazminat miktarını çarpıcı biçimde etkiler. Hukuk Genel Kurulu’nun incelediği olayda, arsa ve bina için talep edilen rayiç bedel 482.500,00 TL iken; ödenen tahsis bedelinin dava tarihi itibarıyla güncellenmiş değeri 3.624,26 TL olarak belirlenmiş ve rayiç bedele hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Yapı yönünden ise, gecekondunun yapıldığı tarihte iyiniyetten söz edilemeyeceği gerekçesiyle asgari levazım bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğine karar verilmiştir.

Kararda azınlık görüşü, tapu tahsis belgesi sahibinin mülkiyet hakkına ulaşacağı yönünde meşru bir beklenti içinde olduğunu ve idarenin kusurlu imar işlemiyle ifayı imkânsız hâle getirdiğini vurgulayarak gerçek zararın esas alınması gerektiğini savunmuştur. Bu görüş, konunun içtihatta tartışmalı yönünü göstermesi bakımından önemlidir.

📜 KANUN METNİ — 

‘’Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür.’’

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 723/1

6. Sonuç ve Değerlendirme

Tapu tahsis belgesi, sahibine güçlü bir beklenti sağlamakla birlikte tek başına mülkiyet doğurmaz. Belgenin tapuya dönüşmesi; belgenin geçerliliğini koruması, imar veya ıslah imar planının yapılmış olması, yerin kamu hizmetine ayrılmamış olması ve bedelin ödenmiş bulunması gibi birbirini tamamlayan koşulların varlığına bağlıdır.

Sürecin en kritik aşaması, talebin doğru yargı kolunda ve doğru hukuki nitelendirmeyle ileri sürülmesidir. Yanlış yargı yolunda açılan davalar yıllar süren görev uyuşmazlıklarına, hatalı talep biçimleri ise rayiç bedel yerine güncellenmiş tahsis bedeliyle sınırlı bir sonuca yol açabilmektedir. 2981 sayılı Kanun’un yürürlükten kalkmış olması da, mevcut belgelere dayalı taleplerde işlem ve dava tarihindeki hukuki durumun ayrıca değerlendirilmesini gerektirir.

Bu nedenle, elinde tapu tahsis belgesi bulunan kişilerin; belgenin idari kayıtlardaki güncel durumunu, taşınmazın imar planındaki fonksiyonunu ve ödeme belgelerini dava açmadan önce eksiksiz biçimde tespit ettirmeleri, sürecin hukuken öngörülebilir biçimde yürütülmesi bakımından önem taşımaktadır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Tapu tahsis belgesi mülkiyet hakkı verir mi?
Hayır. Tapu tahsis belgesi mülkiyet belgesi değildir; fiilî kullanımı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Belge, ıslah imar planı veya kadastro planı yapıldıktan sonra verilecek tapuya esas teşkil eder; ancak kanuni şartlar gerçekleşmedikçe tek başına tescile yeterli olmaz.
2Tapu tahsis belgesiyle tapu almak için hangi dava açılır?
Talep, idarece tapu verilmesi veya hak sahipliğinin tespitine yönelikse idari yargıda iptal ya da tam yargı davası açılır. Ortada iptali istenen bir idari işlem yoksa ve doğrudan tapu iptali ile tescil isteniyorsa, dava asliye hukuk mahkemesinde görülmektedir.
3Tapu tahsis belgesi satılabilir mi?
Belgenin sağladığı hak şahsi niteliktedir ve belge geçerliliğini koruduğu sürece noterde düzenlenecek taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle devredilebilir. Belge idarece iptal edilmişse, bu belgeye dayanan devirler hukuki sonuç doğurmaz.
4Tahsis edilen yer imar planında yola veya parka denk gelirse ne olur?
Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış olması tescil şartlarındandır. Yerin yol, park, günübirlik tesis alanı veya kıyı kenar çizgisi içinde kalması hâlinde tescile karar verilemez; bu durumda tazminat talebi gündeme gelir.
5Tapu verilemezse taşınmazın rayiç bedeli istenebilir mi?
Yerleşik uygulamada rayiç bedele hükmedilmemektedir. Hak sahibi, tahsis sırasında ödediği bedelin güncellenmiş değerini isteyebilir. Taşınmaz üzerindeki yapı için ise Türk Medeni Kanunu m. 723 uyarınca, iyiniyet durumuna göre belirlenecek tazminata veya asgari levazım bedeline hükmedilir.
6Arsa bedeli ödenmemişse dava reddedilir mi?
Doğrudan reddedilmez; ancak ödenmeyen bedelin depo edilmesi zorunludur. Mahkeme, ödenmeyen kısmın oranını belirleyerek bu oranın taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine karşılık gelen tutarını hükümden önce depo ettirir.
7Eşi adına ev veya tapu tahsis belgesi bulunan kişi hak sahibi olabilir mi?
Kural olarak hayır. Kanun, tahsis yapılacak kişinin, eşinin veya reşit olmayan çocuğunun aynı belediye ve mücavir alan sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya, eve, bağımsız bölüme ya da iş yeri niteliğinde yapıya sahip olmamasını aramaktadır.
8Tapu tahsis belgesi sahibi imar planına dava açabilir mi?
Danıştay, tapu tahsis belgesi sahibinin taşınmaza ilişkin menfaatinin Anayasa m. 35 ve Ek 1 No.lu Protokol m. 1 kapsamında korunan bir mülk oluşturduğunu kabul ederek dava açma ehliyeti bulunduğu yönünde değerlendirme yapmıştır.