...
Türk Medeni Kanunu uyarınca paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda bir paydaşın kendi payını üçüncü kişilere satması halinde diğer paydaşların sahip olduğu hisseli tapuda önalım hakkı müessesesini, sınır tespiti yapılan paylı araziyi ve şüfa davası hakkını sembolize eden; geniş yeşil tarım arazileri ve yanındaki yerleşim yerinin üzerinde, belirli bir parselin konum işaretçileri ve kesikli beyaz çizgilerle sınırlandırılmış havadan çekilmiş geniş açılı drone görünümü.

Hisseli Tapuda Önalım (Şufa) Hakkı

Temmuz 21, 2026
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ön ödemeli konut satışlarında müteahhitlerin yaptırmakla yükümlü olduğu bina tamamlama teminatlarını ve konut garanti sigortası haklarını sembolize eden; beyaz masa üzerinde "SİGORTA" yazılı ahşap harf bloklarının, küçük bir ahşap maket ev figürünün ve arkada maket evi elleriyle koruma altına alan beyaz gömlekli kurumsal bir profesyonelin önden görünümü.

Konut Garanti Sigortası ve Tüketici Hakları: Kapsam, Zorunluluklar ve Yargı Uygulaması

Temmuz 22, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Müteahhitten Daire Alımı: Hukuki Riskler, Tapu Devri ve İptal Süreçleri

Makale Yol Haritası
Sözleşmenin Şekli ➔ Temliken Tescil ➔ Teslim ve Gecikme ➔ Fesih ve Tazminat ➔ Kontrol Listesi

Müteahhitten daire alımı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılacak bağımsız bölümün, inşaat tamamlanmadan veya tapu devri gerçekleşmeden önce üçüncü kişiye devredilmesidir. Bu işlemde alıcı, taşınmazın tapu malikinden değil; malike karşı yalnızca kişisel (şahsi) hak sahibi olan yükleniciden hak devralır.

Bu ayrım, sürecin tüm hukuki riskini belirler. Alıcının tapuyu kendi adına tescil ettirebilmesi, kural olarak yüklenicinin arsa sahibine karşı üstlendiği inşaat edimini yerine getirmiş olmasına bağlıdır. Yüklenici edimini ifa etmemişse, bedeli tamamen ödemiş olan alıcı dahi arsa sahibinden tapu talep edemez.

Aşağıda; sözleşmenin geçerlilik şekli, temliken tescil davasının koşulları, teslimde gecikme halinde başvurulabilecek seçimlik haklar, imar planı ve ruhsat iptalinin sonuçları ile yüklenicinin iflası halinde izlenecek yol, güncel yargı kararları esas alınarak incelenmektedir.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Gayrimenkul Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Müteahhitten Daire Alımı Nedir ve Hukuki Niteliği Nedir?

Müteahhitten daire alımı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye düşecek bağımsız bölüm üzerindeki kişisel hakkın üçüncü kişiye devredilmesidir. Alıcı bu devirle mülkiyeti değil, yüklenicinin arsa sahibinden olan alacağını kazanır; mülkiyet ancak tapuya tescille doğar.

1.1. Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Yapısı

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz satış vaadi ile eser sözleşmesini bünyesinde birleştiren karma nitelikli bir sözleşmedir. Arsa sahibi, inşaatın karşılığında arsa paylarının bir bölümünü yükleniciye devretmeyi; yüklenici ise finansmanı sağlayarak yapıyı fen ve sanat kurallarına uygun biçimde tamamlamayı üstlenir.

Sözleşme taşınmaz mülkiyetinin devri vaadini içerdiğinden, kural olarak noterde düzenleme şeklinde yapılması geçerlilik şartıdır. Aynı nitelikteki sözleşme, tek taraflı irade beyanıyla sona erdirilemez; tarafların fesih iradesi birleşmiyorsa mahkeme kararı gerekir.

1.2. Yükleniciden Temlik: Alıcı Neyi Devralır?

Yükleniciden daire alan kişi, alacağın devri (temlik) hükümleri uyarınca yüklenicinin arsa sahibine karşı sahip olduğu kişisel hakkı devralır. Bu devir için arsa sahibinin rızası aranmaz; ancak arsa sahibi, yükleniciye karşı ileri sürebileceği tüm def’ileri devralan alıcıya karşı da ileri sürebilir.

Bu nedenle alıcının hukuki durumu, doğrudan yüklenicinin sözleşmesel performansına bağlıdır. Yargıtay uygulamasında, temlike dayalı tapu iptali ve tescil davalarında arsa sahibi ile yüklenici arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmektedir.

📜 KANUN METNİ — 

''Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır.''

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706/1

📜 KANUN METNİ — 

''Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.

Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.''

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 237/1-2

2. Müteahhitle Yapılan Sözleşme Hangi Şekilde Geçerlidir?

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, noterde düzenleme şeklinde yapılmadıkça kural olarak geçersizdir. Ancak taraflar edimlerini karşılıklı olarak tamamen ya da önemli ölçüde ifa etmişse, şekle aykırılığın sonradan ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması sayılır ve sözleşme geçerli kabul edilir.

Uygulamada alıcılar sıklıkla adi yazılı “daire satış sözleşmesi”, “satış protokolü” veya makbuz düzeyinde belgelerle işlem yapmaktadır. Bu belgeler kural olarak geçerlilik şeklini karşılamaz.

Bununla birlikte 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; kat mülkiyetine tabi olacak yapıda bağımsız bölüm satımında alıcı borçlarını tamamen yerine getirmiş, bağımsız bölüm kendisine teslim edilmiş ve malik gibi kullanılmışsa, dürüstlük kuralı gözetilerek tescil davasının kabulü mümkündür.

Yükleniciden yapılan temlikte ise, mülkiyetin devri değil kişisel hakkın devri söz konusu olduğundan, üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olması yeterli görülmektedir.

Kararda; şekil şartına uygun düzenlenmemiş olsa dahi taraflarca edimlerin ifasına başlanmışsa sözleşmenin şekil nedeniyle geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, proje ruhsatının idare mahkemesince iptal edilmesi üzerine alıcı bakımından sözleşmeyi sürdürmenin beklenemez hale geldiği ve haklı feshe bağlı olarak ödenen bedelin iadesi gerektiği yönündeki ilk derece kararının onandığı belirtilmiştir. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.05.2025 tarihli, 2025/2361 E. ve 2025/3437 K. sayılı İlamı

3. Müteahhitten Alınan Dairenin Tapusu Nasıl Alınır?

Yükleniciden daire alan kişi, tapuyu temliken tescil (tapu iptali ve tescil) davasıyla talep eder. Davanın kabulü için yüklenicinin inşaat edimini ifa etmiş olması, alıcının bedeli ödemiş bulunması ve bağımsız bölümün sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılan bölümlerden olması gerekir.

Temliken tescil davası, arsa sahibi ile yükleniciye birlikte yöneltilir. Mahkeme, keşif ve bilirkişi incelemesiyle inşaatın fiziki seviyesini belirler; eksik ve ayıplı işler varsa, bunların bedeli alıcı tarafından depo edildikten sonra tescile karar verilebilir.

Buna karşılık yüklenici edimini yerine getirmemiş ve arsa sahibi sözleşmeyi haklı olarak feshetmişse, alıcının tescil talebi reddedilir. Ayrıca dava tarihinde bağımsız bölüm üçüncü kişiye devredilmişse, davanın o kişiye de yöneltilmemesi ret sebebidir.

Kararda; yüklenicinin arsa sahiplerine karşı kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle üstlendiği yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediği, harici satışa konu bağımsız bölümü hukuken elde edemediği, bu nedenle alıcının alacağın temliki hükümlerine dayanarak bu bağımsız bölümü talep edemeyeceği ve dava tarihinde arsa sahibinin de malik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın onandığı ifade edilmiştir. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.09.2023 tarihli, 2022/2362 E. ve 2023/2804 K. sayılı İlamı

Sözleşmenin başka bir yükleniciye devredilmesi halinde ise, devralan taraf sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlarla birlikte tarafı olma sıfatını da kazanır. Bu durumda bağımsız bölümü devretme yükümlülüğü de devralan yükleniciye geçer ve alıcının talebini bu tarafa yöneltmesi gerekir.

Kararda; yüklenici ile devralan şirket arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Kanun’un 205/1. maddesi anlamında sözleşmenin devri niteliğinde olduğu, devir sözleşmesiyle çekişmeli bağımsız bölümün devralan yükleniciye bırakılmasının kararlaştırıldığı ve bu bölümün davacıya devredilme yükümlülüğünün de devralan yükleniciye geçtiği belirtilerek arsa sahibinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediği açıklanmıştır. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 04.02.2025 tarihli, 2023/3645 E. ve 2025/320 K. sayılı İlamı

Tablo 1: Temliken Tescil Talebinde Aranan Temel Koşullar
Koşul Aranan Durum
Geçerli bir devir Yüklenici ile alıcı arasındaki temlikin yazılı olması; taşınmaz satış vaadi niteliğindeki sözleşmelerde ise resmî şeklin bulunması aranır.
Yüklenicinin edimini ifası Yüklenici, arsa sahibine karşı üstlendiği inşaatı tamamlamış ya da önemli ölçüde ifa etmiş olmalıdır.
Alıcının bedeli ödemesi Alıcı, bağımsız bölüm bedelini yükleniciye ödemiş olmalı ve bunu ispat edebilmelidir.
Bölümün yükleniciye ait olması Talep edilen bağımsız bölüm, sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılan bölümlerden biri olmalıdır.
Eksik iş bedelinin depo edilmesi Eksik veya ayıplı işler bulunuyorsa, bilirkişice belirlenen bedelin mahkeme veznesine depo edilmesi gerekir.
Zorunlu dava arkadaşlığı Dava, arsa sahibi ve yükleniciye birlikte yöneltilmelidir; taşınmaz üçüncü kişiye geçmişse ona da husumet yöneltilmelidir.

4. Müteahhitten Daire Alımında Karşılaşılan Başlıca Riskler Nelerdir?

Müteahhitten daire alımının başlıca riskleri; yüklenicinin inşaatı tamamlamaması, arsa payı karşılığı sözleşmenin feshi veya devri, imar planı ile inşaat ruhsatının iptali, yapı kullanma izninin alınmaması, yüklenicinin iflası ve bağımsız bölümün üçüncü kişiye devredilmesidir.

Bu risklerin ortak özelliği, alıcının hukuki konumunun kendi kusuru bulunmasa dahi zayıflamasıdır. Alıcı bedeli tam ödemiş olsa bile, yüklenicinin arsa sahibine karşı temerrüde düşmesi tapu talebini doğrudan etkiler.

Nitekim arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verilen bir uyuşmazlıkta, yüklenicinin imar planı değişikliği ve belge temini gibi gerekçelerinin, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü karşısında gecikmeyi haklı kılmadığı kabul edilmiştir.

Kararda; sözleşmede kararlaştırılan sürede yapı ruhsatının alınıp inşaatın teslim edilmemesi nedeniyle fesih koşullarının oluştuğu, geriye etkili fesihte arsa sahibinin yalnızca menfi zararlarını isteyebileceği ve bu kapsamda kira kaybı ile hafriyat taşıma bedeline hükmedilirken, yeni yapılacak binadan elde edilecek kira gelirine ilişkin talebin müspet zarar niteliğinde olması sebebiyle reddedildiği belirtilmiştir. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.03.2025 tarihli, 2024/2037 E. ve 2025/945 K. sayılı İlamı

Tablo 2: Müteahhitten Daire Alımında Riskler ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar
Risk Doğurduğu Sonuç Başvurulabilecek Hukuki Yol
Yüklenicinin inşaatı tamamlamaması Arsa sahibi tapu devrinden kaçınabilir; tescil istemi reddedilir. Yükleniciye karşı ödenen bedelin iadesi ve tazminat talebi
Sözleşmenin arsa sahibince feshi Yüklenicinin kişisel hakkı sona erer; temlik dayanaksız kalır. Sebepsiz zenginleşme ve tazminat talepleri
Sözleşmenin başka yükleniciye devri Devretme yükümlülüğü devralan yükleniciye geçer. Talebin devralan yükleniciye yöneltilmesi
İmar planı veya ruhsatın iptali İfa hukuken engellenir ya da belirsiz hale gelir. Haklı fesih ve ödenen bedelin iadesi talebi
Yüklenicinin iflası Aynen ifa talebi para alacağına dönüşür. İflas masasına kayıt kabul davası (İİK m. 235)
Yapı kullanma izninin alınmaması Anahtar teslim borcu ifa edilmiş sayılmaz. Teslimi kabulden kaçınma ve gecikme tazminatı
Bağımsız bölümün üçüncü kişiye devri İyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir. Tapu kaydına ihtiyati tedbir ve yolsuz tescil iddiası

📜 KANUN METNİ — 

“Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1023

📜 KANUN METNİ — 

“Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112

5. Ön Ödemeli Konut Satışında Alıcı Hangi Korumalardan Yararlanır?

Ön ödemeli konut satışı, tüketicinin bedeli önceden kısmen veya tamamen ödediği, konutun ise gelecekte teslim edildiği sözleşmedir. 6502 sayılı Kanun kapsamında satıcıya teminat sağlama zorunluluğu getirilmiş; tüketiciye cayma hakkı ile sınırlı tazminatla sözleşmeden dönme imkânı tanınmıştır.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 40 ve devamı maddeleri uyarınca ön ödemeli konut satış sözleşmesinin yazılı şekilde ve kural olarak noterde düzenlenmesi, satıcının ise teslim güvencesi niteliğinde teminat sağlaması aranmaktadır.

Tüketici, kanunda öngörülen süre içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin cayma hakkını kullanabilir. Devir veya teslime kadar geçen sürede ise, kanunda belirlenen sınırlı orandaki tazminatı ödeyerek sözleşmeden dönebilir. Devir ve teslim süresi bakımından da azami bir üst sınır öngörülmüştür.

Ancak taşınmazın yatırım amacıyla edinildiğinin ileri sürülmesi halinde tüketici sıfatı tartışma konusu olabilmekte; yüklenici hakkında iflas kararı verilmişse uyuşmazlık, tüketici mahkemesinden çıkarak iflas masasına kayıt kabul davasına dönüşebilmektedir.

6. Müteahhit Daireyi Teslim Etmezse Alıcının Hakları Nelerdir?

Teslimde temerrüt halinde alıcı üç seçimlik haktan birini kullanır: aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatı isteyebilir, ifadan vazgeçerek ifa yerine geçen tazminatı talep edebilir veya sözleşmeden dönerek ödediklerinin iadesini isteyebilir. Vazgeçme iradesinin borçluya derhal bildirilmesi gerekir.

İfa yerine geçen tazminat talep edildiğinde zarar, teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli üzerinden hesaplanır. Yargı uygulamasında bu bedelin dava tarihi itibarıyla bilirkişi marifetiyle belirlenmesi benimsenmektedir.

Anahtar teslim taahhüdü bulunan sözleşmelerde, yalnızca mülkiyetin devri teklifi ifa sayılmaz. Bağımsız bölümün iç imalatının yanı sıra ortak alanların ve yapı kullanma izninin de tamamlanmış olması gerekir; aksi halde alıcı teslimi kabulden kaçınabilir ve alacaklı temerrüdüne düşmez.

Kararda; belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede konutu teslim edememesi nedeniyle davacının 6098 sayılı Kanun’un 125. maddesi kapsamındaki seçimlik haklardan yararlanabileceği, zararın teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadar olduğu ve rayiç bedelin dava tarihi itibarıyla bilirkişice hesaplanmasının yerinde bulunduğu açıklanmıştır. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.03.2025 tarihli, 2024/2985 E. ve 2025/2068 K. sayılı İlamı

Tablo 3: Teslimde Temerrüt Halinde Alıcının Seçimlik Hakları
Seçimlik Hak Talep Edilebilecek Kalemler Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Aynen ifa ve gecikme tazminatı Dairenin teslimi ile gecikme süresine ilişkin zarar (emsal kira bedeli). İfa mümkün olduğu sürece ileri sürülebilir; teslim beklentisi korunur.
İfadan vazgeçip müspet zarar Teslim edilmeyen dairenin rayiç bedeli veya sözleşmeye uygun tamamlama maliyeti. Vazgeçme iradesi borçluya derhal bildirilmelidir.
Sözleşmeden dönme (menfi zarar) Ödenen bedelin iadesi ve sözleşmeye güvenden doğan giderler. Geriye etkili fesihte ileriye dönük kira geliri talep edilemez.

📜 KANUN METNİ — 

“Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 471

7. İmar Planı İptali, İflas ve Kentsel Dönüşüm Kaynaklı Özel Durumlar

7.1. İmar Planı ve İnşaat Ruhsatının İptali

İdari yargı kararıyla imar planının veya inşaat ruhsatının iptali, projenin sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler. Alıcı bakımından bu durum, taşınmazın kendisine teslim edilemeyeceği ya da ileride hukuki engellerle karşılaşılacağı endişesi doğurduğunda haklı fesih sebebi olarak değerlendirilebilmektedir.

Buna karşılık idareye yöneltilen tazminat taleplerinde, zararın kesinleşmiş ve hesaplanabilir olması aranır. İdarenin iptal kararı sonrasında yeni plan yaparak yürürlüğe koyduğu hallerde, muhtemel zarar iddiasına dayalı taleplerin karşılanmadığı görülmektedir.

7.2. Yüklenicinin İflası veya Konkordatosu

Yüklenici hakkında iflas kararı verilmesi halinde, alacaklıların takip ve dava yolları İcra ve İflas Kanunu hükümlerine tabi olur. Aynen ifa talebinden vazgeçilerek para alacağı istenmesi durumunda dava, iflastan sonra açılan kayıt kabul davası niteliği kazanır ve asliye ticaret mahkemesi görevli hale gelir.

Konkordato sürecinde ise, kesin mühletin sözleşmelerin sona erdirilmesine ilişkin sonuçları gündeme gelir. Bu durumda alıcının talebi, çoğunlukla masaya kayıt yoluyla ve sıra cetveli üzerinden değerlendirilir.

7.3. Kentsel Dönüşüm Kapsamındaki Projeler

6306 sayılı Kanun kapsamındaki riskli yapılarda, maliklerin kanunda öngörülen çoğunlukla aldığı karar doğrultusunda imzalanan inşaat sözleşmesinin, karara katılmayan malik tarafından esastan iptali talep edilememektedir. Bu husus, dönüşüm projelerinden daire alan üçüncü kişiler bakımından da belirleyicidir.

Kararda; taşınmaz üzerindeki yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğu, arsa maliklerinin kanunda öngörülen çoğunluğunun iradesiyle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin, çoğunluk dışında kalan paydaşın talebiyle esastan iptaline karar verilemeyeceği, hak kaybı bulunması halinde ilgili mercilere başvurulmasında hukuki engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın onandığı belirtilmiştir. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05.02.2025 tarihli, 2024/1806 E. ve 2025/337 K. sayılı İlamı

Hisseli taşınmazlarda, diğer paydaşlarla sözleşme yapılması şartına bağlanan ve bu nedenle askıda geçersiz sayılan sözleşmelerde ise, yüklenicinin hisse bütünlüğünü sağlamaya yönelik somut çaba göstermemesi halinde arsa sahibinin makul bekleme süresiyle bağlı tutulamayacağı kabul edilmektedir. Bu değerlendirme, aynı projeden daire alan üçüncü kişilerin hukuki durumunu da etkiler.

Kararda; hisseli taşınmazda diğer paydaşlarla sözleşme yapılması şartına bağlanan sözleşmenin askıda geçersiz olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihten dava tarihine kadar geçen dokuz yıllık sürede yüklenicinin hisse bütünlüğünü sağlamaya yönelik somut bir çaba göstermediği, imar sürecinden bağımsız yürütülebilecek bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi karşısında arsa sahibi bakımından makul bekleme süresinin aşıldığı ve sözleşmenin geçersizliğinin tespitinin talep edilebileceği belirtilmiştir. (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli, 2021/669 E. ve 2023/412 K. sayılı İlamı

8. Alım Öncesinde Yapılması Önerilen Kontroller Nelerdir?

Müteahhitten daire alımında risk, işlem öncesinde yapılacak tapu ve belediye incelemeleriyle önemli ölçüde azaltılabilir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin içeriği, yüklenicinin hak edişi, tapu kaydındaki şerh ve takyidatlar ile ruhsat durumu ayrı ayrı incelenmelidir.
  • Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin noter onaylı örneği incelenmeli; alınacak bağımsız bölümün yükleniciye bırakılan bölümler arasında yer alıp almadığı doğrulanmalıdır.
  • Sözleşmede yüklenicinin haklarını üçüncü kişilere devretmesini yasaklayan bir hüküm bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
  • Tapu kaydındaki şerhler, ipotekler, hacizler ve ihtiyati tedbirler tapu müdürlüğünden alınacak takyidatlı kayıtla incelenmelidir.
  • İlgili belediyeden imar durumu, yapı ruhsatı, tadilat ruhsatı ve varsa yapı kullanma izin belgesi sorgulanmalıdır.
  • Projeye ilişkin idari yargıda derdest bir imar planı veya ruhsat iptali davası bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
  • Yüklenici hakkında icra takibi, iflas veya konkordato süreci olup olmadığı değerlendirilmelidir.
  • Ödemeler mutlaka banka kanalıyla ve açıklama yazılarak yapılmalı; ödeme belgeleri saklanmalıdır.
  • Sözleşmenin resmî şekilde (noterde düzenleme şeklinde satış vaadi) yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi talep edilmelidir.

Yetki bakımından, taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Buna göre İstanbul’da bulunan bir bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescil talebi, taşınmazın bağlı olduğu yargı çevresindeki İstanbul adliyelerinde görülür; uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret veya tüketici mahkemesi görevli olabilir.

9. Sonuç ve Değerlendirme

Müteahhitten daire alımı, alıcıya tapu maliki karşısında doğrudan bir aynî hak sağlamaz; kazanılan hak, yüklenicinin sözleşmesel performansına bağlı kişisel bir haktır. Bu nedenle sürecin belirleyici unsuru satış bedelinin ödenmesi değil, yüklenicinin arsa sahibine karşı edimini yerine getirmiş olmasıdır.

İncelenen yargı kararlarında; şekle aykırılığın ifa halinde ileri sürülemeyeceği, edimini ifa etmeyen yükleniciden hak devralan alıcının tescil talebinin reddedileceği, sözleşmenin devri halinde yükümlülüğün devralan yükleniciye geçeceği ve teslim edilmeyen konut bakımından rayiç bedel üzerinden tazminat hesaplanacağı yönünde istikrarlı bir yaklaşım görülmektedir.

Buna göre alım kararından önce sözleşme, tapu ve ruhsat kayıtlarının birlikte incelenmesi; işlemin resmî şekilde yapılması ve ödemelerin belgelendirilmesi, sonradan doğabilecek uyuşmazlıklarda ispat yükünün karşılanması bakımından önem taşır. Her uyuşmazlığın kendi maddi vakıaları ve süreleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Müteahhitten alınan dairenin tapusu ne zaman alınabilir?
Tapu, yüklenicinin arsa sahibine karşı inşaat edimini tamamlaması ve bağımsız bölümün yükleniciye düşen bölümlerden olması halinde alınabilir. Devir yapılmazsa arsa sahibi ve yükleniciye karşı tapu iptali ve tescil davası açılır; eksik işler varsa bedelinin depo edilmesi istenebilir.
2Adi yazılı sözleşmeyle müteahhitten daire alınabilir mi?
Taşınmaz satış vaadi kural olarak resmî şekle tabidir ve adi yazılı sözleşme geçersizdir. Ancak taraflar edimlerini önemli ölçüde ifa etmiş, bedel ödenmiş ve daire teslim edilmişse, şekle aykırılığın ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırı bulunabilmektedir.
3Müteahhit daireyi süresinde teslim etmezse ne yapılabilir?
Alıcı; aynen ifa ile gecikme tazminatı isteyebilir, ifadan vazgeçerek ifa yerine geçen tazminatı talep edebilir ya da sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini isteyebilir. İfadan vazgeçme iradesinin karşı tarafa gecikmeksizin bildirilmesi gerekir.
4İnşaat ruhsatı iptal edilirse alıcı sözleşmeyi feshedebilir mi?
Ruhsatın idari yargı kararıyla iptal edilmesi, taşınmazın teslim edilemeyeceği veya ileride hukuki engel doğacağı endişesi yaratıyorsa sözleşmenin sürdürülmesi alıcıdan beklenemez. Bu durumda haklı fesih ve ödenen bedelin iadesi gündeme gelir.
5Müteahhit iflas ederse ödenen para geri alınabilir mi?
İflas kararından sonra talepler iflas masasına yöneltilir. Aynen ifa talebinden vazgeçilerek para alacağı istenmesi halinde dava, kayıt kabul davası niteliği kazanır ve alacak, sıra cetveli çerçevesinde masaya kaydedilerek değerlendirilir.
6Anahtar teslim taahhüdü neyi kapsar?
Anahtar teslim taahhüdü yalnızca mülkiyetin devrini değil; bağımsız bölümün sözleşme ve teknik şartnameye uygun biçimde tamamlanmasını, ortak alanların bitirilmesini ve yapı kullanma izninin alınmış olmasını kapsar. Bu koşullar yoksa alıcı teslimi kabulden kaçınabilir.
7Kentsel dönüşümde çoğunlukla imzalanan sözleşme iptal ettirilebilir mi?
6306 sayılı Kanun kapsamında maliklerin kanunda öngörülen çoğunluğuyla usulüne uygun imzalanan inşaat sözleşmesinin, karara katılmayan malik tarafından esastan iptali istenememektedir. Hak kaybı iddiaları ayrı taleplerle ileri sürülebilir.